Ve bir hasım dahi kendi toplarıdır. Böyle iken yine
her topun
ardında fakîr topcular karınca gibi kaynarlar. Bi-emrillâh bunlara bir du‘â te’ …
Ve bir hasım dahi kendi toplarıdır. Böyle iken yine her topun ardında fakîr topcular karınca gibi kaynarlar. Bi-emrillâh bunlara bir du‘â te’sîr etmişdir. Âsitânelerinin kapusu üzre olan kasra İbrâhîm Hân gelüp meks etmişdir. Ol zamândan berü pâdişâhlara mahsûs kasr olmuşdur. 132a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 131b–132a ·
metinde göster ·
Bu kal‘a dahi Köpürlü vezîria‘zam re’yile sene 1068 târîhinde bizzât Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ gazâ mâlıyla müceddeden binâ edüp bu mahalde sa‘âdetlü pâdişâh vardıkda cümle donanma-yı hümâyûn forsa pâyzenleri ve cümle eyâlet-i Kapudan Paşa zu‘amâsı ve erbâb-ı tîmârı ve cebelüleri ve bu kadar mi‘mâr ve bennâ ve on bin aded re‘âyâ vü berâyâ cem‘ olup cidd ü cehd ile inşâ etmeğe ihtimâm-ı tâmları olup leb-i deryâda yalçın kaya burun üzre ibtidâ azîm tabyalar binâ edüp üzerlerine yigirmişer pâre balyemez toplar ve aşağı leb-i deryâya elli pâre şayka toplar koyup her biri ejder-i heft-ser-misâldir. Hattâ sa‘âdetlü pâdişâh bu mahalle başdarda-i hümâyûn ile gelirken cemî‘i toplara âteş edüp şâdumânîler etdikde her topun gülleleri rûy-ı deryâda seke seke tâ Bozcaada'ya karîb gitdiler, zîrâ bu kal‘a Akdeniz'e göğüs vermiş yalçın kaya üzre ensesi dağlar üzre, mahallinde binâ olunmuşdur. Hakkâ ki be-dest-i Kapudan Alî Paşa bu kal‘a-i üstüvâr aceb hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a oluyor. Hakk celle ve alâ hayr ile itmâmın müyesser ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 93a ·
metinde göster ·
… pâre balyemez ve kâfire amân u zamân vermez top-ı serâmedleri dâ’imâ âmâde olup
her topun
yanlarında mühimmât [u] levâzımâtları ve huddâmâtları fitilleri ellerinde ve kı …
Ve bu dîvâr üzre iki yüz aded top çitleri var kim yaban asmalarından örülmüş her birinin kaddi üçer âdem kaddinden bâlâ çitlerdir ve her birinin içleri horasân ve kireç ve alçı ile rıhtım olmuş siper çitlerdir kim kal‘a dîvârından metîn çitlerdir kim her biri hammâm kubbesi kadardır. Bu çitler mezkûr Depedelen havâlesine karşu durup bu çit [ve] sepetler mâbeynlerinde kâmil elli pâre balyemez ve kâfire amân u zamân vermez top-ı serâmedleri dâ’imâ âmâde olup her topun yanlarında mühimmât [u] levâzımâtları ve huddâmâtları fitilleri ellerinde ve kılıçları bellerinde pür-silâh şehbâz u şehnâzlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 93b ·
metinde göster ·
… mühimmâtlarıyla âmâde cümle üstleri tahta örtülü hâzır-bâş ağızlı toplardır kim
her topun
hüddâmları yaz ve kış yanlarında yatırlar, zîrâ gâyet serhad yerdedir. Ve bu iç …
Ve bu kal‘a-i Kahkahâ-yı Hırvadistân'ın çâr-kûşe rükn-i a‘zam-misâl Şeddâdî tula binâ dörd aded tabya-i azîmleri var kim her birinde biner âdem ceng etse yerim dar demez ve her birinde onar aded balyemez topları var kim gûyâ her biri birer siper ardında ejder-i heft-ser gibi kemîngâhda durup her biri buheyre içindeki sazlığa ve karşu tavla kenârlarındaki sahrâlarda kuş kondur[maz] balyemezler ve kâfire amân vermezler top-ı serâmedlerdir. Ve bu topların mâ-fevkinde birer kat dahi on aded kolumburna topların her birisi çim ve rıhtım toprak dolma siperlerin ardlarında cemî‘i mühimmâtlarıyla âmâde cümle üstleri tahta örtülü hâzır-bâş ağızlı toplardır kim her topun hüddâmları yaz ve kış yanlarında yatırlar, zîrâ gâyet serhad yerdedir. Ve bu iç kal‘a[nın] kıbleye nâzır bir kapusu var, ammâ üç kat Metîn ve Kavî ismine mazhar olmuş hadîd kapulardır. Metânet üzre olsun içün alçak ve küçük kapulardır kim her birinin arasında niçe bin hiyel ü şeytanat ile âmâde dervezelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 176b ·
metinde göster ·
… âmâde olduğundan mâ‘adâ cümlesi ağızlı olup fitilleri ve topçuları şeb [ü] rûz
her topun
yanlarında yatırlar.
Ve bu kal‘anın dörd köşesinde Çâryâr-ı güzîn aşkına dörd aded tabya-i azîmleri var kim kal‘adan taşra birer burun gibi yüzer arşın göl içine çıkmış her biri birer Mardin ve Van kal‘alarına mânend tabyalardır. Ve her birinde her cânibe nâzır ikişer kat suya berâber şayka toplar ve mâ-fevkınde kat-ender-kat balyemez ve küffâra amân u zamân vermez kırkar ve ellişer pâre altun gibi mücellâ kırmızı keçeler ile örtülü ve üzerleri tahta damlı toplar var kim her biri birer kal‘a değer. Bu topların eşlerini(?) Akdeniz'de Rodos kal‘asında görmüşüm ve her topların elzem-i levâzımından olan mühimmât u levâ[z]ımâtları ve gülleleri ve paça[v]ra ve keçeleri ve masdarları ve lunbarların cümle âmâde olduğundan mâ‘adâ cümlesi ağızlı olup fitilleri ve topçuları şeb [ü] rûz her topun yanlarında yatırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 181a ·
metinde göster ·