âyîn-i dîn-i millet-i iryâziliye olurdu kim dîn-i Hazret-i Mesîh-i enfâsdır. Ev …
Bu sene-i mezbûrda yine Kostantîn kıyâma gelüp Ayasofya deyrinin cânib-i erba‘asına binbir kubâb-ı azîmeler binâ edüp herbirinde âyîn-i dîn-i millet-i iryâziliye olurdu kim dîn-i Hazret-i Mesîh-i enfâsdır. Evvelâ binâ olunan kubâb-ı âlînin biri hâlâ Arslanhâne ve Nakkâşhâne olan kubbe-i nühtâkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 12b ·
metinde göster ·
… nde iken üç bin aded ma‘sûmların üç bin aded babaları ve üç bin aded anaları ki
herbiri
ciğer-pârelerinden ayrılıyor ve on bin aded akrabâ ve ta‘allukâtları ile cümle …
"Ey kıralım, eğer sıhhat istersen bu senin derdine bundan gayrı ilâc yokdur. Evvelâ bir büyük sarnıc havz eyle ol havzın içini anası memesin henüz emen ma‘sûmların kanıyla ol havzı leb-ber-leb edüp içine girüp bir sâ‘at dur, andan çıkup hammâma gir, kırk gün bu hâl üzre ma‘sûmların kanıyla her gün havzı pür edüp girirsen bu cüzâm zahmetinden halâs olursun" dedikde derhâl {Kostantîn} emr edüp üç bin aded nâ-resîde merdüm-i şîr ma‘sûmları cem‘ edüp cellâdlar havuz kenârında ol ân boğazlamak sadedinde iken üç bin aded ma‘sûmların üç bin aded babaları ve üç bin aded anaları ki herbiri ciğer-pârelerinden ayrılıyor ve on bin aded akrabâ ve ta‘allukâtları ile cümle yigirmi bin ciğeri yanmış benî âdem baş açup derûn-ı dilden ve cân [u] gönülden lisân-ı Yûnânca :
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 13a ·
metinde göster ·
… biri üzre metânet buldu. Ve ol mîlin cemî‘i taşları ekâlîm-i seb‘a şehirlerinin
herbirinden
gelüp binâ olunduğıyçün milyonpar derler. Hâlâ sâbit dâ’im bir ibret-nümâ hezâr …
On beşinci tılısmât: Atmeydânı'nda Milyonpar nâm amelî bir sütûn-ı âlîdir kim zirâ‘-ı bennâ ile kaddi yüz elli arşındır. Kostantîn zamân-ı hükûmetinde kabza-i tasarrufunda olan pâdişâhların dest-i hükûmetlerinde olan kılâ‘ların ve şehr-i azîmlerin adedince her pâdişâh-ı hâkimden ol kadar makbûl [u] mu‘teber reng-â-reng ahcâr-ı zî-kıymet taleb edüp geldikde Atmeydânı sahrâsında dağlar gibi yığılup tamâm oldukda hisâb [u] kitâb etdiler üç kerre yüz bin seng-i gûnâ-gûn gelmiş. Andan bildiler kim Kostantîn üç kerre yüz bin kal‘a ve şehre mâlik kıral imiş. Ba‘dehu bir üstâd-ı kâmil bu taşlar inkırâzu'd-devrân mü’ebbed durmak içün Atmeydânı'nda merkûm taşlardan kılâ‘ [u] büldânın nizâmı intizâmıyçün bir mîl minâre tılısm edüp mîlin tâ ortasında bir kalın demir mîl diküp cânib-i erba‘asına mezkûr taşları hendese üzre inşâ edüp mîlin tâ zirve-i a‘lâsında hammâm kubbesi kadar bir mıknatîs taşı koyup ol mîlin ortasına vaz‘ olunan hadîd mîli seng-i mıknatîs cezb edüp cümle seng-i gûnâ-gûnlar dahi birbiri üzre metânet buldu. Ve ol mîlin cemî‘i taşları ekâlîm-i seb‘a şehirlerinin herbirinden gelüp binâ olunduğıyçün milyonpar derler. Hâlâ sâbit dâ’im bir ibret-nümâ hezârân-pâre bir alâmetdir. Ve mi‘mârbaşı mîlin dibinde medfûndur kim Uryarin nâm bir üstâd-ı kâmildir. Ayasofya'yı binâ eden Ağnados mi‘mârın oğludur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 17a ·
metinde göster ·
… mdır ve dîvârının kaddi kırk zirâ‘dır ve üç kullesi seksener zirâ‘-ı melikîdir.
{Herbiri
kehkeşân-âsâ semâya ser çeküp tâ zirve-i a‘lâları alemi yerinde gûnâ-gûn dîdebâ …
İşte Rûmeli Hisârı bu eşkâlde bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn yalçın kayalar üzre garb cânibi evce peyveste olmuş kayalardır. Ve dâ’iren-mâdâr aslâ handakı yokdur, zîrâ cümle yalçın mâvî kayalar üzredir. Ve cirmi etrâfı altı bin adımdır ve dîvârının kaddi kırk zirâ‘dır ve üç kullesi seksener zirâ‘-ı melikîdir. {Herbiri kehkeşân-âsâ semâya ser çeküp tâ zirve-i a‘lâları alemi yerinde gûnâ-gûn dîdebân kadehleri vardır. Ve herbiri onar tabaka hücrelerdir. Kaçan kim taraf-ı pâdişâhîden bir âdem mağzûb olsa bunda Mîm kullesine haps ederler kim kat-ender-kat müzehheb ve latîf kâ‘alar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 137a ·
metinde göster ·
… r çeküp tâ zirve-i a‘lâları alemi yerinde gûnâ-gûn dîdebân kadehleri vardır. Ve
herbiri
onar tabaka hücrelerdir. Kaçan kim taraf-ı pâdişâhîden bir âdem mağzûb olsa bun …
İşte Rûmeli Hisârı bu eşkâlde bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn yalçın kayalar üzre garb cânibi evce peyveste olmuş kayalardır. Ve dâ’iren-mâdâr aslâ handakı yokdur, zîrâ cümle yalçın mâvî kayalar üzredir. Ve cirmi etrâfı altı bin adımdır ve dîvârının kaddi kırk zirâ‘dır ve üç kullesi seksener zirâ‘-ı melikîdir. {Herbiri kehkeşân-âsâ semâya ser çeküp tâ zirve-i a‘lâları alemi yerinde gûnâ-gûn dîdebân kadehleri vardır. Ve herbiri onar tabaka hücrelerdir. Kaçan kim taraf-ı pâdişâhîden bir âdem mağzûb olsa bunda Mîm kullesine haps ederler kim kat-ender-kat müzehheb ve latîf kâ‘alar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 137a ·
metinde göster ·
… rı vardır. Cümle karşu Rûmeli kal‘asına ve Karadeniz Boğazı'na nâzır toplardır.
Herbiri
onar mîl alur balyemez topları kirpi gibi zeyn olmuşdur. (---)
Ve kıbleye nâzır bir demir kapusu vardır. Dâ’iren-mâdâr cirmi sekiz yüz adımdır. İçinde seksen mikdârı neferât hücreleri vardır, dizdârı ve üç yüz neferâtları vardır. Ve dahi Sultân Murâd Hân'ın bir câmi‘i ve iki buğday anbârı ve yüz aded topları vardır. Cümle karşu Rûmeli kal‘asına ve Karadeniz Boğazı'na nâzır toplardır. Herbiri onar mîl alur balyemez topları kirpi gibi zeyn olmuşdur. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 138b ·
metinde göster ·
… isre varınca çınâr-ı müntehâlar var kim Hudâ âlimdir, her biri eflâke ser çeküp
herbirinin
şu‘beleri üzre niçe yüz bin balıkcıl kuşları âşiyân edüp başlarındaki cığaların …
Ve bu mahalde nehr-i zülâlin tarafeyninde tâ haşeb cisre varınca çınâr-ı müntehâlar var kim Hudâ âlimdir, her biri eflâke ser çeküp herbirinin şu‘beleri üzre niçe yüz bin balıkcıl kuşları âşiyân edüp başlarındaki cığaların düneklerine bırağup Emîrgûneoğlu bâğçesi üstâdı alur. Ve bu belîdenin garbî cânibinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146a ·
metinde göster ·
ehli yanında birer ma‘nâsı vardır, tâ ki ol ferzendi görenler pîr-perver olmuş …
Bu tarzların herbirinin ehli yanında birer ma‘nâsı vardır, tâ ki ol ferzendi görenler pîr-perver olmuş ve üstâd-ı kâmil ü mükemmel ve sâhib-i ayâr olduğu ma‘lûm olup ol ferzend bu şedlerle kemer-beste ve miyân-beste oldukdan sonra cümle huzzâr-ı meclis bir ağızdan, 149b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 149a–149b ·
metinde göster ·
birer enbiyâ ve evliyâ ve atalardan kalmışdır. İnşâ’allâhü Ta‘âlâ herbiri ehl-i …
Ammâ bu bâlâdâ tahrîr olunan cihâz-ı fukarânın herbiri birer enbiyâ ve evliyâ ve atalardan kalmışdır. İnşâ’allâhü Ta‘âlâ herbiri ehl-i hıref tahrîr olanda terkîm olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 150b ·
metinde göster ·
… rânın herbiri birer enbiyâ ve evliyâ ve atalardan kalmışdır. İnşâ’allâhü Ta‘âlâ
herbiri
ehl-i hıref tahrîr olanda terkîm olunur.
Ammâ bu bâlâdâ tahrîr olunan cihâz-ı fukarânın herbiri birer enbiyâ ve evliyâ ve atalardan kalmışdır. İnşâ’allâhü Ta‘âlâ herbiri ehl-i hıref tahrîr olanda terkîm olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 150b ·
metinde göster ·
… subaşı ve gayrı gılmân-ı hâssa: Subaşı ardı sıra zer-ender-zere müstağrak olup
herbiri
birer pençe-i âfitâb gılmân mehtâblardır kim sâfinâtü'l-ciyâd misilli atlar üzr …
{Esnâf-ı huddâmân-ı gılmân} ve huddâmân-ı gılmân subaşı ve gayrı gılmân-ı hâssa: Subaşı ardı sıra zer-ender-zere müstağrak olup herbiri birer pençe-i âfitâb gılmân mehtâblardır kim sâfinâtü'l-ciyâd misilli atlar üzre ubûr ederler. Bu gılmân huddâmânın pîrleri zamân-ı kadîmde Hazret-i Yûsuf idi. Ammâ Hazret-i Risâlet asrında bu tâ’ifenin pîr-perverleri Hazret-i Enes ibn Mâlik ve Hazret-i Selmân-ı Pâris'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 153b ·
metinde göster ·
… lın seyf-i müczemleriyle merdâne cünbüş ederek ubûr ederler. Ammâ ne‘ûzü billâh
herbirinin
çehresinde nûr kalmayup zehir damlar. 155a Andan,
Bu kavmin üstâd-ı kâmili Murâd Hân'ın cellâdı Kara Alî, bâzûların sığayup tîğ-ı Dahhâk'dan nişân verir tîğ-ı âteş-tâbın kemerine bend kılup sâ’ir işkence ve karabend ve nakşbend ve kemenbend ve zünnârbend edecek ucu aşıklı yağlı kemendleri kemerine asup ve sâ’ir âlât-ı işkencelerden kelpedân ve burgu ve mismâr ve buhûr-ı fitîl ve semîn sünger ve tilsimân ve yakakârt ve deri yüzecek sıntırâş ve pûlâd tâs ve niçe elvân zehirli göz mîlleri ve malafa ve çimşîr işkence ve ne‘ûzü billâh el ayak kırmağa balta ve malafaların cümle kemerine bend kılup sâ’ir halîfeleri dahi yetmiş yedişer pâre âlât-ı cellâdları kemerlerine zeyn kılup sâ’ir huddâmların omuzlarında altunlu münakkaş serâmed servi haşebinden râyiha-yı tayyibeli kazıklar ile ve bellerinde seyâhat urganları ve ellerinde yalın seyf-i müczemleriyle merdâne cünbüş ederek ubûr ederler. Ammâ ne‘ûzü billâh herbirinin çehresinde nûr kalmayup zehir damlar. 155a Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 154b–155a ·
metinde göster ·
mekteb-i sıbyânları birer gûne libâs ile gûnâ-gûn şakalar edüp kimisi "illâ yan …
Bu zikr olunan mu‘allimhânelerin niçe kerre yüz bin ecinne askeri gibi sağîr ü kebîr tıflân-ı ebcedhânları bilâ-hisâb kâğızdan külâhlar geyüp ellerinde deblekler çalup herbir mekteb-i sıbyânları birer gûne libâs ile gûnâ-gûn şakalar edüp kimisi "illâ yansuru's-sultân" diyerek kimisi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 157a ·
metinde göster ·
… ça⟧ nass-ı kâtı‘ına mazhar olmuş bir alay-ı azîm cerrâr [ü] kerrâr garîblerdir.
Herbiri
birer hırka-i peşmîneler ve ellerinde gûnâ-gûn alemleri, başlarında bûryâdân ve …
Tâ’ife-i fukarâ-i dilenciyân: Nefer 7000, âye[t]: Arapça nass-ı kâtı‘ına mazhar olmuş bir alay-ı azîm cerrâr [ü] kerrâr garîblerdir. Herbiri birer hırka-i peşmîneler ve ellerinde gûnâ-gûn alemleri, başlarında bûryâdân ve lîf-i hurmâdan destârları ile Yâ Fettâh esmâsıyla cümle a‘mâları birbirinin omuzlarına yapışup kimi leng ve kimi a‘rec ve kimi ık‘ansis ve kimi meflûc ve kimi masrû‘ ve kimi bî-dest ve kimi bî-pâ ve kimi uryân ü büryân ve kimi hımâr-süvâr bir hengâme du‘â ile niçe bin bayrakların mâbeynine cerrârlar şeyhini ortaya alup şeyhleri du‘â etdükce yedi bin fukarâ bir sadâdan Allâh Allâh ile âmîn dediklerinde sadâları evce peyveste olur. Bu tertîb üzre anların dilenciler şeyhi alay içinde alayköşkü dibinden ubûr mahallinde durup pâdişâha hayır du‘â edüp ihsân [ü] in‘âmlar alup ubûr ederler. Pîrleri eş-Şeyh Hâfî'dir, Selmân belin bağlamışdır. Gazâdan gelen guzât-ı müslimînden âye[t]: Arapça nassı üzre "Şey’ullâh" deyüp sadaka alırdı. Kabri Medîne-i Münevvere'de Kıbleteyn kurbünde medfûndur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 157a ·
metinde göster ·
… si kadar gûnâ-gûn sarıklar sarup destârların götürmeğe gerdânları tahammül edüp
herbirinin
destârın beşer onar âdem dayanup götürürler, kimi har-süvâr ve kimi piyâde-reft …
Esnâf-ı şeyhü'l-arasât: Nefer 155, bunların her biri hammâm kubbesi kadar gûnâ-gûn sarıklar sarup destârların götürmeğe gerdânları tahammül edüp herbirinin destârın beşer onar âdem dayanup götürürler, kimi har-süvâr ve kimi piyâde-reftârdır, kimi çemendere süvâr olup sarığın başka bir ata yükledüp herbiri birer gûne destârıyla 157b el açup du‘â ederek ubûr ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 157a–157b ·
metinde göster ·
… kimi piyâde-reftârdır, kimi çemendere süvâr olup sarığın başka bir ata yükledüp
herbiri
birer gûne destârıyla 157b el açup du‘â ederek ubûr ederler. Andan,
Esnâf-ı şeyhü'l-arasât: Nefer 155, bunların her biri hammâm kubbesi kadar gûnâ-gûn sarıklar sarup destârların götürmeğe gerdânları tahammül edüp herbirinin destârın beşer onar âdem dayanup götürürler, kimi har-süvâr ve kimi piyâde-reftârdır, kimi çemendere süvâr olup sarığın başka bir ata yükledüp herbiri birer gûne destârıyla 157b el açup du‘â ederek ubûr ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 157a–157b ·
metinde göster ·
… nek çalup sille-i pehlivânîler urarak her bir dîvâne ejder-misâl zencîr kırarak
herbiri
birer evzâ‘ [u] etvâr ile kimi uryân ve kimi giryân ve kimi nâlân ve kimi handâ …
Esnâf-ı tîmârhâneciyân: Pîrleri Dîvâne Hurûm'dur, Selmân-ı Pâk nazar-gerdesidir, Hazret-i Hamza yâr-ı gârlarıdır. Kabri (---) medfûndur. İslâmbol içre beş aded tîmârhânenin ne kadar dîvâneleri var ise iki yüz aded bîmârhâneciler iki üç yüz yeri göğü bilmez dîvâne zir-zop bel-hop dîvâneleri altun ve gümüş yaldızlı demir zencîrler ile hekîmbaşı halîfeleri ellerinde şîşeler içre mecnûnlara devâ olacak eşribeler verüp ba‘zısın ser-tîmârhâneci gülâbîler al aşağı edüp deyenek çalup sille-i pehlivânîler urarak her bir dîvâne ejder-misâl zencîr kırarak herbiri birer evzâ‘ [u] etvâr ile kimi uryân ve kimi giryân ve kimi nâlân ve kimi handân olup halt-ı kelâm ederek seyirciler üzre hücûm edüp halkı gürûh gürûh kaçırarak kimi na‘ra urarak âdem ejderhâsı-misâl ubûr ederler. Eğer bunların evsâfların ol alay gününde tahrîr etsek bir mücelled olur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 158b ·
metinde göster ·
… ı âlî: Cümle yüz altmış iki aded yeniçeri odalarının yedi yüz sakkâları vardır.
Herbiri
abraş gül-endâm-misâl küheylân atlarının üzerlerine telâtîn meşkleri ve telâtîn …
Esnâf-ı sakkâyân-ı yeniçeriyân-ı dergâh-ı âlî: Cümle yüz altmış iki aded yeniçeri odalarının yedi yüz sakkâları vardır. Herbiri abraş gül-endâm-misâl küheylân atlarının üzerlerine telâtîn meşkleri ve telâtîn kovaları yükledüp atlarının yeleleri ve kuyrukları ve şikemleri Hasanî Hüseynî Kerbelâ kâtili ve Tuna geçidi kınalı atların sînelerinde ve kusgun ve paldımlarında gûnâ-gûn zîl ü bem çınkıraklar ve her atların başlarında beyâz ablak sorguclar ile tezyîn edüp sakkâlar siyâh çizme ve siyâh meşin dolamalarla ve serlerinde turna cığaları ile atların gûnâ-gûn çiçekler ile zeyn edüp piyâdeleri tarafeynde olan ibâdullâhlara mataralar ve sumaklar ile mâ’-i tâhir bezl edüp "Sakkâ sebîlillâh, şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ ervâhlarıyçün sebîl" deyü feryâd ederler. Zîrâ bu tâ’ife dahi ekmekciye yamakdır. Zîrâ ekmek susuz, ev tuzsuz olmaz. Bu sakkâların pîri Selmân-ı Kûfî'dir. Selmân-ı Pâris belin bağladı. Kabri Rey şehrindedir, yüz otuz yaşında âhirete nakl eyledi, cümle sakkâların silsilesi ana çıkar. Ammâ bu tâ’ifenin zâbitleri yeniçeri ocağında bölükbaşılardan bir çorbacı sakkâbaşıdır kim gedik sâhibidir, yoluyla gelüp kethudâyeri ve muhzır ağa olur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 160a ·
metinde göster ·
… rîr olunan üç bin aded kapudanlar çifte çifte rikâb rikâbe at başı berâber olup
herbirinin
önlerinde pençe-i âfitâb gemi muçoları piyâde şâtırlar yerine gidüp ellerinde k …
Bunların dahi pîrleri Hazret-i Nûh'dur, sonra Risâlet asrında Ebü'l-mahz-ı Ummânî'dir. Ve tahrîr olunan üç bin aded kapudanlar çifte çifte rikâb rikâbe at başı berâber olup herbirinin önlerinde pençe-i âfitâb gemi muçoları piyâde şâtırlar yerine gidüp ellerinde kırkar ellişer dirhem Nova ve Gabele ve Taşlıca ve Cezâyir'in dalyan tüfengleri ve gemi harbeleri ve zemberekleri ile saf saf olup cümle kapudanlar ubûr edüp her kapudana önlerinde gemilerinin zerdûz münakkaş ibret-nümâ gûnâ-gûn sancaklar ve bayraklar ve filandıralar taşırlar. Ve her kapudanların önünde altunlu fânûsları gider. Ve cümle kapudanlar semmûr hil‘at-ı fâhireler ve akmişe-i gûnâ-gûnlar ile mülebbes olup geçerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 165a ·
metinde göster ·
… n cânib-i erba‘asında ve Levend çiftliği karyelerinde cümle iki bin mandıradır.
Herbirinde
yetmiş ve seksen sürü koyun vardır ve her mandırada kırkar ve ellişer ipden ve …
Esnâf-ı mandıracıyân: İslâmbol'un cânib-i erba‘asında ve Levend çiftliği karyelerinde cümle iki bin mandıradır. Herbirinde yetmiş ve seksen sürü koyun vardır ve her mandırada kırkar ve ellişer ipden ve kazıkdan halâs olmuş şehbâz mandıra-oğlanları vardır. Bunlar dahi pür-silâh ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 167a ·
metinde göster ·
… ‘yân-ı devlet: İslâmbol'un cânib [ü] etrâfında kâmil bin altmış çiftlik vardır.
Herbirinde
cebr-i noksân onar âdemden cümle (---) bin çiftlik huddâmlarıdır. Bunlar dahi p …
E(v)snâf-ı çiftlikân-ı a‘yân-ı devlet: İslâmbol'un cânib [ü] etrâfında kâmil bin altmış çiftlik vardır. Herbirinde cebr-i noksân onar âdemden cümle (---) bin çiftlik huddâmlarıdır. Bunlar dahi pür-silâh ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 167a ·
metinde göster ·
… ahi önüne niçe yüz muğ-pîçe pençe-i âfitâbe kızları zer ü zîvere müstağrak edüp
herbiri
birer libâs-ı fâhireler ile ubûr etdirdi. Anlardan sonra niçe bin pâk ü pâkîze …
Bunlardan sonra esîrhâne emîni dahi önüne niçe yüz muğ-pîçe pençe-i âfitâbe kızları zer ü zîvere müstağrak edüp herbiri birer libâs-ı fâhireler ile ubûr etdirdi. Anlardan sonra niçe bin pâk ü pâkîze süğlün gözlü ve münevver yüzlü mahbûb-ı devrân esîr gulâmları şâtırlar yerine önüne alup saf saf ubûr edüp ardı sıra kendünün hâs iç gulâmları bu emînin ardı önü oğlanlar ile çatılup ubûr ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 176a ·
metinde göster ·
… m raflar üzre yüz, iki yüz şîşeler içre elvân elvân şarâblar, "bire meded" deyü
herbiri
birer şî[şe]den nûş edüp on üç nefer kimesnenin ol mahalde ciğerleri ve bağırsa …
Hikâye{-i münâsib}: Hikmet-i Hudâ bir gün İslâmbol'da Yahûdî mahallesinde ihrâk-ı azîm vakı‘ olup bostâncıbaşı ve yeniçeri ağası yankını söndürmeğe varup bir kaç bostâncı ve yeniçeriler bu tîz-âbcı kârhânesinin birine girüp görseler kim raflar üzre yüz, iki yüz şîşeler içre elvân elvân şarâblar, "bire meded" deyü herbiri birer şî[şe]den nûş edüp on üç nefer kimesnenin ol mahalde ciğerleri ve bağırsakları tarfetü'l-ayn içre taşra çıkup merhûm olup vücûdları âteşe yanup kaldı. Tîz-âb (---)(---) hâsıl olur. Böyle mel‘ûn şeydir kim kîmyâcılara dahi lâzımdır. Ve bu Yahûdîler dahi kîmyâya çalışırlar, ba‘zısı vâsıl olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 187b ·
metinde göster ·
… kuşu kezâlik kafesinin içinden mankır taşır bir turfe kuşdur. Ve sâ’ir kuşların
herbiri
birer 191b gûne nevâhânlık edüp feryâd ederek sayyâdları dahi gûnâ-gûn şakala …
Esnâf-ı sayyâd-ı serçeciyân ve gayrı murgân: Bunların dükkânı yokdur, hemân bâğ u bâğçeler kenârında dâm [ü] duzahlar ile ve dutkal gibi ökseleri çalılara sürüp serçe ve iskete ve filorunya ve başdankara ve ispinoz ve saka kuşu ve işlibe ve ferye ve kuyruk atan ve kara bülbül ve bokluca bülbül ve bülbül-i gûyâ-yı hezâr ve mankır kuşu ve pozbakal ve İshâk kuşu ve sarı asma ve kara tavuk ve kârvân kuşu ve üğeyik ve hakkuran ve Yûsuf Mısır'da satıldı ve beyâz kumru, bu makûle murgân-ı hoş-nevâları sayd edüp kafesler içre mahbûs edüp giderken saka kuşları kafesleri altındaki kâseler içinden yüksük kadar kovacıklar ile minkârıyla ve nâhunuyla su çeküp kovadan nûş eder. Mankır kuşu kezâlik kafesinin içinden mankır taşır bir turfe kuşdur. Ve sâ’ir kuşların herbiri birer 191b gûne nevâhânlık edüp feryâd ederek sayyâdları dahi gûnâ-gûn şakalar ederek ubûr ederler. Bunlar dahi garâyib esnâfdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 191a–191b ·
metinde göster ·
… ız" deyü feryâd ederek ubûr ederler. Gûyâ ecinne askerleridir. Allâhümme âfinâ.
Herbiri
birer âdem ejdehâsı, yetmiş tâsdan geçme semm-i helâhillerdir. {Pîrleri Reşâd i …
"Dikiciler, sikiciler, çekiciler, çekişciler bekârlarız" deyü feryâd ederek ubûr ederler. Gûyâ ecinne askerleridir. Allâhümme âfinâ. Herbiri birer âdem ejdehâsı, yetmiş tâsdan geçme semm-i helâhillerdir. {Pîrleri Reşâd ibn Muhammed Ekber-i Yemenî'dir. Yüz yigirmi sene mu‘ammer olup kabri cezâyir-i Ummân'dadır}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 195b ·
metinde göster ·
… arabalar bu şehre giremez. Ve ba‘zı evleri kimi derede ve kimi depede olmağile
herbiri
birer cânibe nâzırdır.
Ve tarîk-ı âmları eniş ve yokuş olduğundan ve daracık zıyk yollar olmağile arabalar bu şehre giremez. Ve ba‘zı evleri kimi derede ve kimi depede olmağile herbiri birer cânibe nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y25a ·
metinde göster ·
… tîn-i seleflerin nazargâhıdır. Niçe yerden âb-ı hayât uyûn-ı câriyeleri var kim
herbiri
şarâben tahûr-âsâ selsebîl gibi cereyân edüp ahâlî-i şehir bu cây-ı sürûrda zev …
Mesîregâh-ı Alaşehir: Bu şehrin cânib-i cenûbunda ılıcalar ile şehir mâbeyninde bir mesîre ve teferrücgâh yer vardır. Rub‘-ı meskûnda misli meğer Konya'da bâğ-ı Merâm yâhûd Malatıyye'de bâğ-ı Azpuzu ola. Ammâ bu anlardan gâlibdir kim midhatinde diller kâsırdır. Rûm ve Arab u Acem seyyâhânı içre Alaşehir'in Hüseyin Bınarı mesîregâhı deyü meşhûr-ı âfâkdır. Koyah-ı hıyâbân-ı Acem'den nişân verir bir cây-ı sürûr makâm-ı latîfdir kim gûnâ-gûn soffalar ve havz u şâzrevânlar Y 27a var kim selâtîn-i seleflerin nazargâhıdır. Niçe yerden âb-ı hayât uyûn-ı câriyeleri var kim herbiri şarâben tahûr-âsâ selsebîl gibi cereyân edüp ahâlî-i şehir bu cây-ı sürûrda zevk [u] safâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y26b–Y27a ·
metinde göster ·
… n dahi cümle evleri kiremit ile mestûr iki bin altı yüz beyt-i ma‘mûrlardır kim
herbiri
vâsi‘ bâğ u bâğçeli ve âb-ı revânlı müzeyyen evlerdir kim yüzleri cümle kıble c …
Ve hân u hammâm ve çârsû-yı bâzâr dahi yokdur. Cümle aşağı şehirdedir. Anın dahi cümle evleri kiremit ile mestûr iki bin altı yüz beyt-i ma‘mûrlardır kim herbiri vâsi‘ bâğ u bâğçeli ve âb-ı revânlı müzeyyen evlerdir kim yüzleri cümle kıble cânibine nâzır evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y86b ·
metinde göster ·
sergüzeşt [ü] serencâmın tahrîr etmişler kim âdemin aklı perîşân olur.
"Şu mahalde kırk yıl zencîrkeş olup ibâdet etdim" ve biri dahi "Üç kerre esîr oldum" ve biri dahi "İki galyon mâl ile otuz yıl esîr oldum ve üç Y 114b bin deyenek yedim" ve biri dahi "Gözüm çıkardılar ve cümle dişlerim çekdiler ve kollarımdan üç gece asdılar" ve biri dahi "Mısır pâdişâhı Sultân İnal'ın Hanefî kadıaskeri idim. Şu günc-i gamda cümle esîrlere kadı idim" deyü herbiri sergüzeşt [ü] serencâmın tahrîr etmişler kim âdemin aklı perîşân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y114a–Y114b ·
metinde göster ·
… er-kat toprak örtülü kal‘a-misâl kâ[r]gîr binâ ma‘mûr u müzeyyen evlerdir, gûyâ
herbiri
birer sarây-ı âlîlerdir. Ve Freng tarzı musanna‘ evlerdir. Ammâ evlerinde havlı …
Ve aşağı varoşda cümle iki yüz hâne-i zîbâlardır. Ve müselmânlar içün bir mescidi var, mâ‘adâ kenîselerdir. Ve kat-ender-kat toprak örtülü kal‘a-misâl kâ[r]gîr binâ ma‘mûr u müzeyyen evlerdir, gûyâ herbiri birer sarây-ı âlîlerdir. Ve Freng tarzı musanna‘ evlerdir. Ammâ evlerinde havlıları dardır. Ve kesîf sokakları vardır, ancak iki âdem yanyana geçer, zîk sokaklardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y122b ·
metinde göster ·
im‘ân-ı nazar ile nigerân etsen dîde-i bînâ hîrelenüp âdem vâlih [ü] hayrân kal …
Ve bu kayalar altında niçe yüz mağâralar var kim herbirine im‘ân-ı nazar ile nigerân etsen dîde-i bînâ hîrelenüp âdem vâlih [ü] hayrân kalur. Meselâ ol mağâraların kapularının cânib-i erba‘ası ve revzenleri ve nerdübânları ve gilvi ve rafları eyle seng-i hârâdan peynir oyar gibi oyup hurde rûmî ve islimî ve şükûfeler ile müzeyyen edüp nakş-ı bûkalemûn etmiş. Hâlâ üstâd mühendis destinden henüz çıkmış hurde münakkaşdır. Azamet-i Hudâ zamân-ı kadîmde dahi şîvekârlık şîrînkârlık ve üstâd mi‘mârlık var imiş. El-hâsıl ma‘mûr şehr-i azîm imiş. Ammâ hâlâ leb-i deryâda bir küçük kasabadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y126b ·
metinde göster ·
… ış zann olunur. Ve bu şâhrâhın iki cânibinde olan ibret-nümâ mermer sandûklarla
herbiri
birer hücre zann olunur. Ve ba‘zısının kapakların açmışlar. Cümle lâşe ile ve ü …
Ve bu Karakaldırım'ın her cânibi fîl cüssesi-misâl seng-i hârâlardır kim üstâd mühendis destinden henüz çıkmış zann olunur. Ve bu şâhrâhın iki cânibinde olan ibret-nümâ mermer sandûklarla herbiri birer hücre zann olunur. Ve ba‘zısının kapakların açmışlar. Cümle lâşe ile ve üstühân-ı na‘şe ile memlûdur. Ve her sandûka üzre lisân-ı Yûnân ile ikişer üçer satır târîhleri vardır. Ve böyle niçe yüz bin sandûklar nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y134a ·
metinde göster ·
… ilir üç kat demir kapulardır. Ve bu kapunun iki tarafında olan dîvâr taşlarının
herbirinde
celî hat ile esmâ’ü'l-hüsnâ tastîr olunmuşdur. Ve dizdâr bunda sâkin olur. Cüml …
Ve garba nâzır ancak bir kapusu var. Ağaç cisr ile geçilir üç kat demir kapulardır. Ve bu kapunun iki tarafında olan dîvâr taşlarının herbirinde celî hat ile esmâ’ü'l-hüsnâ tastîr olunmuşdur. Ve dizdâr bunda sâkin olur. Cümle kırk altı hurde toprak örtülü evlerdir. Ve bir câmi‘den gayri bir şey yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y145a ·
metinde göster ·
… ) (---)(---)(---)]] kırkar ve ellişer tahtânî ve fevkânî hücreleri vardır. Ve
herbiri
bir bâğ u bâğçe içinde inşâ olunmuşdur.
Ve Kas Arpa mahallesinde Şeyh Alî Y 146a Sultân el-ulemâ el-mubahhirîn medresesi ki [[(---) (---) (---) (---)]] kırkar ve ellişer tahtânî ve fevkânî hücreleri vardır. Ve herbiri bir bâğ u bâğçe içinde inşâ olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y145b–Y146a ·
metinde göster ·
… eng tablına turralar ve nefîr kûs ve nakkârelere darblar urulup yedi şehzâdenin
herbiri
kûh-ı şecâ‘atde Sâm u Nerîmân ve vâdî-i heybetde yedi başlı su‘bân-misâl olup v …
Fî'l-hâl yedi şehzâdeye yedişer bin müsellah ve müretteb esb-i sabâ-reftârlı asker verüp ve her birine yedişer kat mehterhâne verüp âlem ağyardan bî-haber iken ve cümle küffâr Tumtum sahrâsında mest [ü] medhûş iken yedi şehzâde yedi koldan ve koca vezîr sekizinci koldan ceng tablına turralar ve nefîr kûs ve nakkârelere darblar urulup yedi şehzâdenin herbiri kûh-ı şecâ‘atde Sâm u Nerîmân ve vâdî-i heybetde yedi başlı su‘bân-misâl olup vakt-i Şâfi‘îde yek-dil [ü] yek-cihet tarfetü'l-ayn içre sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup Kassâb Cömerd köçeği-misâl küffâra eyle bir dendân-ı tîg çekerler kim sahrâ-yı Tumtum cesed-i insân ile şecer-i Vakvâk zeyline dönüp ol fezâ deryâ-yı hûn olup bakiyyetü's-seyf küffâr-ı dûzah-karâr Ayntâb'a firâr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y162b ·
metinde göster ·
… îm kal‘a içinde değildir. Ammâ her sokak başında birer tedribe kapuları var kim
herbiri
kal‘a kapularından metîn ü mühkemdir. Ve her birinde birer bevvâbân açar kapar. …
El-hâsıl ma‘mûr u müzeyyen şâhrâhları pâk şehr-i şîrîndir. Ve câ-be-câ sûk-ı sultânîsinde Haleb tarzı kâ[r]gîr binâ çârsûlarıdır. Ammâ bu medh etdiğimiz varoş-ı azîm kal‘a içinde değildir. Ammâ her sokak başında birer tedribe kapuları var kim herbiri kal‘a kapularından metîn ü mühkemdir. Ve her birinde birer bevvâbân açar kapar. Ve her şeb cümle sokaklarında kûçe-be-kûçe kanâdîller ile çerâğân olup dîdebân ve pâsbân eyle âmâde olup şeb-i tavîlde subaşı cümle tevâbi‘âtları ile kol dolaşır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y164a ·
metinde göster ·
Ve bu kal‘a(nın) ancak garba nâzır bir kapudur ammâ yedi kat demir kapudur.
Herbir
kapusunun mâbeyninde gûnâ-gûn muhyel ceng içün demir âletler ve demir asma kafe …
Ve bu kal‘a(nın) ancak garba nâzır bir kapudur ammâ yedi kat demir kapudur. Herbir kapusunun mâbeyninde gûnâ-gûn muhyel ceng içün demir âletler ve demir asma kafesler ve paçarızlar ve gûnâ-gûn saçma toplar vardır. Bu kapu mâbeynleri âlât-ı harb ve elvân silâhlar ile ârâstedir ve kal‘a neferâtıyla pîrâstedir. Ve bâdger-misâl bir hevâdar câ-yı karârdır. Ve handak kenârında olan iki kat demir kapu Y 164b üzre beyâz mermerde celî hatt ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y164a–Y164b ·
metinde göster ·
… âsın cemî‘i fukarâya bezl eder. Ve cümle memlûklerin i‘tâk edüp mâl-ı ganâyimle
herbirin
behremend edüp kendüsi mâsivâdan el çeküp Mevlevîhâne yerinde dörd ay mu‘ammer …
Ve Mevlevîhâne kapusu dibinde Hoca Dûr, karîbü'l-ahd bir ulu bâzergânmış. Bir kerre Leyle-i Kadre erüp ale's-sabâh yetmiş katâr deve zî-kıymet cevâhir makûlesi eşyâsın cemî‘i fukarâya bezl eder. Ve cümle memlûklerin i‘tâk edüp mâl-ı ganâyimle herbirin behremend edüp kendüsi mâsivâdan el çeküp Mevlevîhâne yerinde dörd ay mu‘ammer olup ba‘dehu Arapça emrine fermânber olup kurb-i Mevlâ'ya müteveccih olup hâlâ kabr-i münîri Mevlevîhâne kapusu dibinde medfûndur. Ve Dede Şücâ’eddîn,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y167a ·
metinde göster ·
… ksân cümle (---) bedendir ve cümle altmış iki dirsekdir ve cümle tokuz kapudur.
Herbiri
ikişer üçer kat demir kapulardır. Ve mâbeynlerinde âlât-ı silâhlar ile ârâste v …
Cebr-i noksân cümle (---) bedendir ve cümle altmış iki dirsekdir ve cümle tokuz kapudur. Herbiri ikişer üçer kat demir kapulardır. Ve mâbeynlerinde âlât-ı silâhlar ile ârâste ve dîdebân [u] bevvâbân ile pîrâste derveze-i halbâdır. Ve her kullede gûnâ-gûn hatlar ile kankı pâdişâhın binâsı olduğuna müş‘ir târîhler mastûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y170a ·
metinde göster ·
… ân mekteb-i sıbyân-ı ebcedhân ve mahbûb tıflân var. Ve yedi dâr-ı kurrâ vardır.
Herbirinde
niçe yüz hamele-i Kur’ân vardır. Şeb [u] rûz kırâ’at-i Hafz ve İbn Kesîr ve Seb …
Ve iki yüz on yedi nazargâh-ı uşşâkân mekteb-i sıbyân-ı ebcedhân ve mahbûb tıflân var. Ve yedi dâr-ı kurrâ vardır. Herbirinde niçe yüz hamele-i Kur’ân vardır. Şeb [u] rûz kırâ’at-i Hafz ve İbn Kesîr ve Seb‘a ve Aşere ve Takrîb kırâ’atleri tilâvet olunur. Ve Vücûhât okuyanların vecihleri nûr-ı mübîn olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y172a ·
metinde göster ·
… kîm olunmuşdur. Ammâ meşhûr-ı âfâk olan ziyâretgâhlar bu sultânlardır. Bunların
herbirin
ziyâret etdükde rûh-ı şerîfleriyçün birer Yâsîn yâhûd bir Fâtiha-i şerîf tilâve …
Ve bunlardan mâ‘adâ ziyâret etdiklerimiz bâlâda mahallinde terkîm olunmuşdur. Ammâ meşhûr-ı âfâk olan ziyâretgâhlar bu sultânlardır. Bunların herbirin ziyâret etdükde rûh-ı şerîfleriyçün birer Yâsîn yâhûd bir Fâtiha-i şerîf tilâvet edüp hâklerine yüzüm sürüp rûhâniyyetlerinden istimdâd taleb etdim. Hamd-i Hudâ hâzâ min fazlı Rabbî ve Hudâ hakkıyçün şehr-i Haleb'e on bir kerre uğramak müyesser olmuşdur. Ve niçe bin âsitâneye yüzüm sürüp birer Fâtiha-i şerîfile âşinâlık kesb etmişimdir. Ammâ tahrîri tatvîl-i kelâm olup seyâhatden ârâm bulamam kim sâ’ir müverrih gibi âb ü tâb verüp tavsîf edem. Ancak alâ kadri'l-imkân bu mertebe iktidârımız oldu. Afvile mestûr buyurula.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y174b ·
metinde göster ·
Ve bu meydânın etrâfında âdem beli kaddince sekiz küçük mağâralar vardır.
Herbirinde
birer İbrâhîm isimli sultânlar var imiş. İbrâhîm-i Edhem ile uzlet-nişînler imi …
Ve bu meydânın etrâfında âdem beli kaddince sekiz küçük mağâralar vardır. Herbirinde birer İbrâhîm isimli sultânlar var imiş. İbrâhîm-i Edhem ile uzlet-nişînler imiş. Bi-emrillâh şol mertebe kuvvet-i kudsiyyeye mâlik olmuşlar kim meşhûr-ı âfâkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y181a ·
metinde göster ·
taşı altışar zirâ‘ taşdır. Ve üstâd mühendis bennâ herbir taşı birbirlerine had …
Ve dîvârlarının herbir taşı altışar zirâ‘ taşdır. Ve üstâd mühendis bennâ herbir taşı birbirlerine hadîd-i rusâs ile eyle mümtezic etmiş kim dikkat olunsa iki taşın imtizâcı fark olunmaz. Ve herbir seng-i ebyazı eyle mücellâdır kim ibret nazariyle nazar edenin reng-i rûyları nümâyândır. Ve bu der-i dîvârda aslâ kireç ve cibs ve tîn yokdur. Cümle demir kened ile binâ olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y182a ·
metinde göster ·
Ve dîvârlarının herbir taşı altışar zirâ‘ taşdır. Ve üstâd mühendis bennâ
herbir
taşı birbirlerine hadîd-i rusâs ile eyle mümtezic etmiş kim dikkat olunsa iki t …
Ve dîvârlarının herbir taşı altışar zirâ‘ taşdır. Ve üstâd mühendis bennâ herbir taşı birbirlerine hadîd-i rusâs ile eyle mümtezic etmiş kim dikkat olunsa iki taşın imtizâcı fark olunmaz. Ve herbir seng-i ebyazı eyle mücellâdır kim ibret nazariyle nazar edenin reng-i rûyları nümâyândır. Ve bu der-i dîvârda aslâ kireç ve cibs ve tîn yokdur. Cümle demir kened ile binâ olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y182a ·
metinde göster ·
… s ile eyle mümtezic etmiş kim dikkat olunsa iki taşın imtizâcı fark olunmaz. Ve
herbir
seng-i ebyazı eyle mücellâdır kim ibret nazariyle nazar edenin reng-i rûyları n …
Ve dîvârlarının herbir taşı altışar zirâ‘ taşdır. Ve üstâd mühendis bennâ herbir taşı birbirlerine hadîd-i rusâs ile eyle mümtezic etmiş kim dikkat olunsa iki taşın imtizâcı fark olunmaz. Ve herbir seng-i ebyazı eyle mücellâdır kim ibret nazariyle nazar edenin reng-i rûyları nümâyândır. Ve bu der-i dîvârda aslâ kireç ve cibs ve tîn yokdur. Cümle demir kened ile binâ olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y182a ·
metinde göster ·
… al‘a-i Menkûb böyle sa‘b değildir. Gerçi anlar da Yed-i Kudret kal‘asıdır, ammâ
herbirinin
birer kubhu vardır. Bunun misli meğer kal‘a-i Moton ve kal‘a-i Koron ve kal‘a-i …
El-hâsıl Şâm-ı Tarabulus eyâletinde değil, belki kal‘a-i Van ve kal‘a-i Mardin ve kal‘a-i Şebin Karahisâr ve Acem'de Kahkahâ ve Kırım'da kal‘a-i Menkûb böyle sa‘b değildir. Gerçi anlar da Yed-i Kudret kal‘asıdır, ammâ herbirinin birer kubhu vardır. Bunun misli meğer kal‘a-i Moton ve kal‘a-i Koron ve kal‘a-i Yanık ve kal‘a-i Beç ve kal‘a-i Kandiye'dir. Yine anların herbirine Âl-i Osmân zafer bulup feth etmişdir. Ammâ bu Hüsnâbâd kal‘ası yâ muhâsara ile yâhûd hîle ve emân ile feth olmuşdur. Zîrâ kendüye havâle ebr-i kebûd ve şems ü kamerden gayri havâlesi yokdur. Meğer ilm-i kâfe mâlik bir pâdişâh feth ede, deyü yazmışlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y183b ·
metinde göster ·
… ‘a-i Koron ve kal‘a-i Yanık ve kal‘a-i Beç ve kal‘a-i Kandiye'dir. Yine anların
herbirine
Âl-i Osmân zafer bulup feth etmişdir. Ammâ bu Hüsnâbâd kal‘ası yâ muhâsara ile …
El-hâsıl Şâm-ı Tarabulus eyâletinde değil, belki kal‘a-i Van ve kal‘a-i Mardin ve kal‘a-i Şebin Karahisâr ve Acem'de Kahkahâ ve Kırım'da kal‘a-i Menkûb böyle sa‘b değildir. Gerçi anlar da Yed-i Kudret kal‘asıdır, ammâ herbirinin birer kubhu vardır. Bunun misli meğer kal‘a-i Moton ve kal‘a-i Koron ve kal‘a-i Yanık ve kal‘a-i Beç ve kal‘a-i Kandiye'dir. Yine anların herbirine Âl-i Osmân zafer bulup feth etmişdir. Ammâ bu Hüsnâbâd kal‘ası yâ muhâsara ile yâhûd hîle ve emân ile feth olmuşdur. Zîrâ kendüye havâle ebr-i kebûd ve şems ü kamerden gayri havâlesi yokdur. Meğer ilm-i kâfe mâlik bir pâdişâh feth ede, deyü yazmışlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y183b ·
metinde göster ·
… in pâre gemi gelir. Husûsân İngilis ve Felemenk ve Fransa'dan gemiler gelir kim
herbiri
altışar ayda leb-ber-leb olup giderler. Hâsıl mahsûlünü paşa kal‘a neferâtların …
Eğer bu kavim mutî‘ olsalar on Mısır hazînesi mâl hâsıl olur, zîrâ vilâyetleri gâyet mahsûldârdır. Evvelâ cümle mahsûl-i hâsları niçe kerre yüz bin kantâr harîr hâsıl olur. Ve niçe kerre yüz bin Mağrib cerresi zeyt yağı ve zeytûn hâsıl olur. Ve kılye ta‘bîr ederler bir türâb vardır, niçe Y 185a bin deve yükü iskeleye getirüp Freng gemilerine bey‘ ederler. (---) yük akçe iltizâm gümrükdür. Beher sene ekâlîm-i seb‘adan bin pâre gemi gelir. Husûsân İngilis ve Felemenk ve Fransa'dan gemiler gelir kim herbiri altışar ayda leb-ber-leb olup giderler. Hâsıl mahsûlünü paşa kal‘a neferâtlarına ve Bağdâd kuluna ve mâl-ı pâdişâhîye verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y184b–Y185a ·
metinde göster ·