… nde iken üç bin aded ma‘sûmların üç bin aded babaları ve üç bin aded anaları ki
herbiri
ciğer-pârelerinden ayrılıyor ve on bin aded akrabâ ve ta‘allukâtları ile cümle …
"Ey kıralım, eğer sıhhat istersen bu senin derdine bundan gayrı ilâc yokdur. Evvelâ bir büyük sarnıc havz eyle ol havzın içini anası memesin henüz emen ma‘sûmların kanıyla ol havzı leb-ber-leb edüp içine girüp bir sâ‘at dur, andan çıkup hammâma gir, kırk gün bu hâl üzre ma‘sûmların kanıyla her gün havzı pür edüp girirsen bu cüzâm zahmetinden halâs olursun" dedikde derhâl {Kostantîn} emr edüp üç bin aded nâ-resîde merdüm-i şîr ma‘sûmları cem‘ edüp cellâdlar havuz kenârında ol ân boğazlamak sadedinde iken üç bin aded ma‘sûmların üç bin aded babaları ve üç bin aded anaları ki herbiri ciğer-pârelerinden ayrılıyor ve on bin aded akrabâ ve ta‘allukâtları ile cümle yigirmi bin ciğeri yanmış benî âdem baş açup derûn-ı dilden ve cân [u] gönülden lisân-ı Yûnânca :
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 13a ·
metinde göster ·
… mdır ve dîvârının kaddi kırk zirâ‘dır ve üç kullesi seksener zirâ‘-ı melikîdir.
{Herbiri
kehkeşân-âsâ semâya ser çeküp tâ zirve-i a‘lâları alemi yerinde gûnâ-gûn dîdebâ …
İşte Rûmeli Hisârı bu eşkâlde bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn yalçın kayalar üzre garb cânibi evce peyveste olmuş kayalardır. Ve dâ’iren-mâdâr aslâ handakı yokdur, zîrâ cümle yalçın mâvî kayalar üzredir. Ve cirmi etrâfı altı bin adımdır ve dîvârının kaddi kırk zirâ‘dır ve üç kullesi seksener zirâ‘-ı melikîdir. {Herbiri kehkeşân-âsâ semâya ser çeküp tâ zirve-i a‘lâları alemi yerinde gûnâ-gûn dîdebân kadehleri vardır. Ve herbiri onar tabaka hücrelerdir. Kaçan kim taraf-ı pâdişâhîden bir âdem mağzûb olsa bunda Mîm kullesine haps ederler kim kat-ender-kat müzehheb ve latîf kâ‘alar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 137a ·
metinde göster ·
… r çeküp tâ zirve-i a‘lâları alemi yerinde gûnâ-gûn dîdebân kadehleri vardır. Ve
herbiri
onar tabaka hücrelerdir. Kaçan kim taraf-ı pâdişâhîden bir âdem mağzûb olsa bun …
İşte Rûmeli Hisârı bu eşkâlde bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn yalçın kayalar üzre garb cânibi evce peyveste olmuş kayalardır. Ve dâ’iren-mâdâr aslâ handakı yokdur, zîrâ cümle yalçın mâvî kayalar üzredir. Ve cirmi etrâfı altı bin adımdır ve dîvârının kaddi kırk zirâ‘dır ve üç kullesi seksener zirâ‘-ı melikîdir. {Herbiri kehkeşân-âsâ semâya ser çeküp tâ zirve-i a‘lâları alemi yerinde gûnâ-gûn dîdebân kadehleri vardır. Ve herbiri onar tabaka hücrelerdir. Kaçan kim taraf-ı pâdişâhîden bir âdem mağzûb olsa bunda Mîm kullesine haps ederler kim kat-ender-kat müzehheb ve latîf kâ‘alar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 137a ·
metinde göster ·
… rı vardır. Cümle karşu Rûmeli kal‘asına ve Karadeniz Boğazı'na nâzır toplardır.
Herbiri
onar mîl alur balyemez topları kirpi gibi zeyn olmuşdur. (---)
Ve kıbleye nâzır bir demir kapusu vardır. Dâ’iren-mâdâr cirmi sekiz yüz adımdır. İçinde seksen mikdârı neferât hücreleri vardır, dizdârı ve üç yüz neferâtları vardır. Ve dahi Sultân Murâd Hân'ın bir câmi‘i ve iki buğday anbârı ve yüz aded topları vardır. Cümle karşu Rûmeli kal‘asına ve Karadeniz Boğazı'na nâzır toplardır. Herbiri onar mîl alur balyemez topları kirpi gibi zeyn olmuşdur. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 138b ·
metinde göster ·
birer enbiyâ ve evliyâ ve atalardan kalmışdır. İnşâ’allâhü Ta‘âlâ herbiri ehl-i …
Ammâ bu bâlâdâ tahrîr olunan cihâz-ı fukarânın herbiri birer enbiyâ ve evliyâ ve atalardan kalmışdır. İnşâ’allâhü Ta‘âlâ herbiri ehl-i hıref tahrîr olanda terkîm olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 150b ·
metinde göster ·
… rânın herbiri birer enbiyâ ve evliyâ ve atalardan kalmışdır. İnşâ’allâhü Ta‘âlâ
herbiri
ehl-i hıref tahrîr olanda terkîm olunur.
Ammâ bu bâlâdâ tahrîr olunan cihâz-ı fukarânın herbiri birer enbiyâ ve evliyâ ve atalardan kalmışdır. İnşâ’allâhü Ta‘âlâ herbiri ehl-i hıref tahrîr olanda terkîm olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 150b ·
metinde göster ·
… subaşı ve gayrı gılmân-ı hâssa: Subaşı ardı sıra zer-ender-zere müstağrak olup
herbiri
birer pençe-i âfitâb gılmân mehtâblardır kim sâfinâtü'l-ciyâd misilli atlar üzr …
{Esnâf-ı huddâmân-ı gılmân} ve huddâmân-ı gılmân subaşı ve gayrı gılmân-ı hâssa: Subaşı ardı sıra zer-ender-zere müstağrak olup herbiri birer pençe-i âfitâb gılmân mehtâblardır kim sâfinâtü'l-ciyâd misilli atlar üzre ubûr ederler. Bu gılmân huddâmânın pîrleri zamân-ı kadîmde Hazret-i Yûsuf idi. Ammâ Hazret-i Risâlet asrında bu tâ’ifenin pîr-perverleri Hazret-i Enes ibn Mâlik ve Hazret-i Selmân-ı Pâris'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 153b ·
metinde göster ·
… ça⟧ nass-ı kâtı‘ına mazhar olmuş bir alay-ı azîm cerrâr [ü] kerrâr garîblerdir.
Herbiri
birer hırka-i peşmîneler ve ellerinde gûnâ-gûn alemleri, başlarında bûryâdân ve …
Tâ’ife-i fukarâ-i dilenciyân: Nefer 7000, âye[t]: Arapça nass-ı kâtı‘ına mazhar olmuş bir alay-ı azîm cerrâr [ü] kerrâr garîblerdir. Herbiri birer hırka-i peşmîneler ve ellerinde gûnâ-gûn alemleri, başlarında bûryâdân ve lîf-i hurmâdan destârları ile Yâ Fettâh esmâsıyla cümle a‘mâları birbirinin omuzlarına yapışup kimi leng ve kimi a‘rec ve kimi ık‘ansis ve kimi meflûc ve kimi masrû‘ ve kimi bî-dest ve kimi bî-pâ ve kimi uryân ü büryân ve kimi hımâr-süvâr bir hengâme du‘â ile niçe bin bayrakların mâbeynine cerrârlar şeyhini ortaya alup şeyhleri du‘â etdükce yedi bin fukarâ bir sadâdan Allâh Allâh ile âmîn dediklerinde sadâları evce peyveste olur. Bu tertîb üzre anların dilenciler şeyhi alay içinde alayköşkü dibinden ubûr mahallinde durup pâdişâha hayır du‘â edüp ihsân [ü] in‘âmlar alup ubûr ederler. Pîrleri eş-Şeyh Hâfî'dir, Selmân belin bağlamışdır. Gazâdan gelen guzât-ı müslimînden âye[t]: Arapça nassı üzre "Şey’ullâh" deyüp sadaka alırdı. Kabri Medîne-i Münevvere'de Kıbleteyn kurbünde medfûndur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 157a ·
metinde göster ·
… kimi piyâde-reftârdır, kimi çemendere süvâr olup sarığın başka bir ata yükledüp
herbiri
birer gûne destârıyla 157b el açup du‘â ederek ubûr ederler. Andan,
Esnâf-ı şeyhü'l-arasât: Nefer 155, bunların her biri hammâm kubbesi kadar gûnâ-gûn sarıklar sarup destârların götürmeğe gerdânları tahammül edüp herbirinin destârın beşer onar âdem dayanup götürürler, kimi har-süvâr ve kimi piyâde-reftârdır, kimi çemendere süvâr olup sarığın başka bir ata yükledüp herbiri birer gûne destârıyla 157b el açup du‘â ederek ubûr ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 157a–157b ·
metinde göster ·
… nek çalup sille-i pehlivânîler urarak her bir dîvâne ejder-misâl zencîr kırarak
herbiri
birer evzâ‘ [u] etvâr ile kimi uryân ve kimi giryân ve kimi nâlân ve kimi handâ …
Esnâf-ı tîmârhâneciyân: Pîrleri Dîvâne Hurûm'dur, Selmân-ı Pâk nazar-gerdesidir, Hazret-i Hamza yâr-ı gârlarıdır. Kabri (---) medfûndur. İslâmbol içre beş aded tîmârhânenin ne kadar dîvâneleri var ise iki yüz aded bîmârhâneciler iki üç yüz yeri göğü bilmez dîvâne zir-zop bel-hop dîvâneleri altun ve gümüş yaldızlı demir zencîrler ile hekîmbaşı halîfeleri ellerinde şîşeler içre mecnûnlara devâ olacak eşribeler verüp ba‘zısın ser-tîmârhâneci gülâbîler al aşağı edüp deyenek çalup sille-i pehlivânîler urarak her bir dîvâne ejder-misâl zencîr kırarak herbiri birer evzâ‘ [u] etvâr ile kimi uryân ve kimi giryân ve kimi nâlân ve kimi handân olup halt-ı kelâm ederek seyirciler üzre hücûm edüp halkı gürûh gürûh kaçırarak kimi na‘ra urarak âdem ejderhâsı-misâl ubûr ederler. Eğer bunların evsâfların ol alay gününde tahrîr etsek bir mücelled olur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 158b ·
metinde göster ·
… ı âlî: Cümle yüz altmış iki aded yeniçeri odalarının yedi yüz sakkâları vardır.
Herbiri
abraş gül-endâm-misâl küheylân atlarının üzerlerine telâtîn meşkleri ve telâtîn …
Esnâf-ı sakkâyân-ı yeniçeriyân-ı dergâh-ı âlî: Cümle yüz altmış iki aded yeniçeri odalarının yedi yüz sakkâları vardır. Herbiri abraş gül-endâm-misâl küheylân atlarının üzerlerine telâtîn meşkleri ve telâtîn kovaları yükledüp atlarının yeleleri ve kuyrukları ve şikemleri Hasanî Hüseynî Kerbelâ kâtili ve Tuna geçidi kınalı atların sînelerinde ve kusgun ve paldımlarında gûnâ-gûn zîl ü bem çınkıraklar ve her atların başlarında beyâz ablak sorguclar ile tezyîn edüp sakkâlar siyâh çizme ve siyâh meşin dolamalarla ve serlerinde turna cığaları ile atların gûnâ-gûn çiçekler ile zeyn edüp piyâdeleri tarafeynde olan ibâdullâhlara mataralar ve sumaklar ile mâ’-i tâhir bezl edüp "Sakkâ sebîlillâh, şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ ervâhlarıyçün sebîl" deyü feryâd ederler. Zîrâ bu tâ’ife dahi ekmekciye yamakdır. Zîrâ ekmek susuz, ev tuzsuz olmaz. Bu sakkâların pîri Selmân-ı Kûfî'dir. Selmân-ı Pâris belin bağladı. Kabri Rey şehrindedir, yüz otuz yaşında âhirete nakl eyledi, cümle sakkâların silsilesi ana çıkar. Ammâ bu tâ’ifenin zâbitleri yeniçeri ocağında bölükbaşılardan bir çorbacı sakkâbaşıdır kim gedik sâhibidir, yoluyla gelüp kethudâyeri ve muhzır ağa olur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 160a ·
metinde göster ·
… ahi önüne niçe yüz muğ-pîçe pençe-i âfitâbe kızları zer ü zîvere müstağrak edüp
herbiri
birer libâs-ı fâhireler ile ubûr etdirdi. Anlardan sonra niçe bin pâk ü pâkîze …
Bunlardan sonra esîrhâne emîni dahi önüne niçe yüz muğ-pîçe pençe-i âfitâbe kızları zer ü zîvere müstağrak edüp herbiri birer libâs-ı fâhireler ile ubûr etdirdi. Anlardan sonra niçe bin pâk ü pâkîze süğlün gözlü ve münevver yüzlü mahbûb-ı devrân esîr gulâmları şâtırlar yerine önüne alup saf saf ubûr edüp ardı sıra kendünün hâs iç gulâmları bu emînin ardı önü oğlanlar ile çatılup ubûr ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 176a ·
metinde göster ·
… m raflar üzre yüz, iki yüz şîşeler içre elvân elvân şarâblar, "bire meded" deyü
herbiri
birer şî[şe]den nûş edüp on üç nefer kimesnenin ol mahalde ciğerleri ve bağırsa …
Hikâye{-i münâsib}: Hikmet-i Hudâ bir gün İslâmbol'da Yahûdî mahallesinde ihrâk-ı azîm vakı‘ olup bostâncıbaşı ve yeniçeri ağası yankını söndürmeğe varup bir kaç bostâncı ve yeniçeriler bu tîz-âbcı kârhânesinin birine girüp görseler kim raflar üzre yüz, iki yüz şîşeler içre elvân elvân şarâblar, "bire meded" deyü herbiri birer şî[şe]den nûş edüp on üç nefer kimesnenin ol mahalde ciğerleri ve bağırsakları tarfetü'l-ayn içre taşra çıkup merhûm olup vücûdları âteşe yanup kaldı. Tîz-âb (---)(---) hâsıl olur. Böyle mel‘ûn şeydir kim kîmyâcılara dahi lâzımdır. Ve bu Yahûdîler dahi kîmyâya çalışırlar, ba‘zısı vâsıl olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 187b ·
metinde göster ·
… kuşu kezâlik kafesinin içinden mankır taşır bir turfe kuşdur. Ve sâ’ir kuşların
herbiri
birer 191b gûne nevâhânlık edüp feryâd ederek sayyâdları dahi gûnâ-gûn şakala …
Esnâf-ı sayyâd-ı serçeciyân ve gayrı murgân: Bunların dükkânı yokdur, hemân bâğ u bâğçeler kenârında dâm [ü] duzahlar ile ve dutkal gibi ökseleri çalılara sürüp serçe ve iskete ve filorunya ve başdankara ve ispinoz ve saka kuşu ve işlibe ve ferye ve kuyruk atan ve kara bülbül ve bokluca bülbül ve bülbül-i gûyâ-yı hezâr ve mankır kuşu ve pozbakal ve İshâk kuşu ve sarı asma ve kara tavuk ve kârvân kuşu ve üğeyik ve hakkuran ve Yûsuf Mısır'da satıldı ve beyâz kumru, bu makûle murgân-ı hoş-nevâları sayd edüp kafesler içre mahbûs edüp giderken saka kuşları kafesleri altındaki kâseler içinden yüksük kadar kovacıklar ile minkârıyla ve nâhunuyla su çeküp kovadan nûş eder. Mankır kuşu kezâlik kafesinin içinden mankır taşır bir turfe kuşdur. Ve sâ’ir kuşların herbiri birer 191b gûne nevâhânlık edüp feryâd ederek sayyâdları dahi gûnâ-gûn şakalar ederek ubûr ederler. Bunlar dahi garâyib esnâfdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 191a–191b ·
metinde göster ·
… ız" deyü feryâd ederek ubûr ederler. Gûyâ ecinne askerleridir. Allâhümme âfinâ.
Herbiri
birer âdem ejdehâsı, yetmiş tâsdan geçme semm-i helâhillerdir. {Pîrleri Reşâd i …
"Dikiciler, sikiciler, çekiciler, çekişciler bekârlarız" deyü feryâd ederek ubûr ederler. Gûyâ ecinne askerleridir. Allâhümme âfinâ. Herbiri birer âdem ejdehâsı, yetmiş tâsdan geçme semm-i helâhillerdir. {Pîrleri Reşâd ibn Muhammed Ekber-i Yemenî'dir. Yüz yigirmi sene mu‘ammer olup kabri cezâyir-i Ummân'dadır}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 195b ·
metinde göster ·
… arabalar bu şehre giremez. Ve ba‘zı evleri kimi derede ve kimi depede olmağile
herbiri
birer cânibe nâzırdır.
Ve tarîk-ı âmları eniş ve yokuş olduğundan ve daracık zıyk yollar olmağile arabalar bu şehre giremez. Ve ba‘zı evleri kimi derede ve kimi depede olmağile herbiri birer cânibe nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y25a ·
metinde göster ·
… tîn-i seleflerin nazargâhıdır. Niçe yerden âb-ı hayât uyûn-ı câriyeleri var kim
herbiri
şarâben tahûr-âsâ selsebîl gibi cereyân edüp ahâlî-i şehir bu cây-ı sürûrda zev …
Mesîregâh-ı Alaşehir: Bu şehrin cânib-i cenûbunda ılıcalar ile şehir mâbeyninde bir mesîre ve teferrücgâh yer vardır. Rub‘-ı meskûnda misli meğer Konya'da bâğ-ı Merâm yâhûd Malatıyye'de bâğ-ı Azpuzu ola. Ammâ bu anlardan gâlibdir kim midhatinde diller kâsırdır. Rûm ve Arab u Acem seyyâhânı içre Alaşehir'in Hüseyin Bınarı mesîregâhı deyü meşhûr-ı âfâkdır. Koyah-ı hıyâbân-ı Acem'den nişân verir bir cây-ı sürûr makâm-ı latîfdir kim gûnâ-gûn soffalar ve havz u şâzrevânlar Y 27a var kim selâtîn-i seleflerin nazargâhıdır. Niçe yerden âb-ı hayât uyûn-ı câriyeleri var kim herbiri şarâben tahûr-âsâ selsebîl gibi cereyân edüp ahâlî-i şehir bu cây-ı sürûrda zevk [u] safâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y26b–Y27a ·
metinde göster ·
… n dahi cümle evleri kiremit ile mestûr iki bin altı yüz beyt-i ma‘mûrlardır kim
herbiri
vâsi‘ bâğ u bâğçeli ve âb-ı revânlı müzeyyen evlerdir kim yüzleri cümle kıble c …
Ve hân u hammâm ve çârsû-yı bâzâr dahi yokdur. Cümle aşağı şehirdedir. Anın dahi cümle evleri kiremit ile mestûr iki bin altı yüz beyt-i ma‘mûrlardır kim herbiri vâsi‘ bâğ u bâğçeli ve âb-ı revânlı müzeyyen evlerdir kim yüzleri cümle kıble cânibine nâzır evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y86b ·
metinde göster ·
sergüzeşt [ü] serencâmın tahrîr etmişler kim âdemin aklı perîşân olur.
"Şu mahalde kırk yıl zencîrkeş olup ibâdet etdim" ve biri dahi "Üç kerre esîr oldum" ve biri dahi "İki galyon mâl ile otuz yıl esîr oldum ve üç Y 114b bin deyenek yedim" ve biri dahi "Gözüm çıkardılar ve cümle dişlerim çekdiler ve kollarımdan üç gece asdılar" ve biri dahi "Mısır pâdişâhı Sultân İnal'ın Hanefî kadıaskeri idim. Şu günc-i gamda cümle esîrlere kadı idim" deyü herbiri sergüzeşt [ü] serencâmın tahrîr etmişler kim âdemin aklı perîşân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y114a–Y114b ·
metinde göster ·
… er-kat toprak örtülü kal‘a-misâl kâ[r]gîr binâ ma‘mûr u müzeyyen evlerdir, gûyâ
herbiri
birer sarây-ı âlîlerdir. Ve Freng tarzı musanna‘ evlerdir. Ammâ evlerinde havlı …
Ve aşağı varoşda cümle iki yüz hâne-i zîbâlardır. Ve müselmânlar içün bir mescidi var, mâ‘adâ kenîselerdir. Ve kat-ender-kat toprak örtülü kal‘a-misâl kâ[r]gîr binâ ma‘mûr u müzeyyen evlerdir, gûyâ herbiri birer sarây-ı âlîlerdir. Ve Freng tarzı musanna‘ evlerdir. Ammâ evlerinde havlıları dardır. Ve kesîf sokakları vardır, ancak iki âdem yanyana geçer, zîk sokaklardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y122b ·
metinde göster ·
… ış zann olunur. Ve bu şâhrâhın iki cânibinde olan ibret-nümâ mermer sandûklarla
herbiri
birer hücre zann olunur. Ve ba‘zısının kapakların açmışlar. Cümle lâşe ile ve ü …
Ve bu Karakaldırım'ın her cânibi fîl cüssesi-misâl seng-i hârâlardır kim üstâd mühendis destinden henüz çıkmış zann olunur. Ve bu şâhrâhın iki cânibinde olan ibret-nümâ mermer sandûklarla herbiri birer hücre zann olunur. Ve ba‘zısının kapakların açmışlar. Cümle lâşe ile ve üstühân-ı na‘şe ile memlûdur. Ve her sandûka üzre lisân-ı Yûnân ile ikişer üçer satır târîhleri vardır. Ve böyle niçe yüz bin sandûklar nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y134a ·
metinde göster ·
… ) (---)(---)(---)]] kırkar ve ellişer tahtânî ve fevkânî hücreleri vardır. Ve
herbiri
bir bâğ u bâğçe içinde inşâ olunmuşdur.
Ve Kas Arpa mahallesinde Şeyh Alî Y 146a Sultân el-ulemâ el-mubahhirîn medresesi ki [[(---) (---) (---) (---)]] kırkar ve ellişer tahtânî ve fevkânî hücreleri vardır. Ve herbiri bir bâğ u bâğçe içinde inşâ olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y145b–Y146a ·
metinde göster ·
… eng tablına turralar ve nefîr kûs ve nakkârelere darblar urulup yedi şehzâdenin
herbiri
kûh-ı şecâ‘atde Sâm u Nerîmân ve vâdî-i heybetde yedi başlı su‘bân-misâl olup v …
Fî'l-hâl yedi şehzâdeye yedişer bin müsellah ve müretteb esb-i sabâ-reftârlı asker verüp ve her birine yedişer kat mehterhâne verüp âlem ağyardan bî-haber iken ve cümle küffâr Tumtum sahrâsında mest [ü] medhûş iken yedi şehzâde yedi koldan ve koca vezîr sekizinci koldan ceng tablına turralar ve nefîr kûs ve nakkârelere darblar urulup yedi şehzâdenin herbiri kûh-ı şecâ‘atde Sâm u Nerîmân ve vâdî-i heybetde yedi başlı su‘bân-misâl olup vakt-i Şâfi‘îde yek-dil [ü] yek-cihet tarfetü'l-ayn içre sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup Kassâb Cömerd köçeği-misâl küffâra eyle bir dendân-ı tîg çekerler kim sahrâ-yı Tumtum cesed-i insân ile şecer-i Vakvâk zeyline dönüp ol fezâ deryâ-yı hûn olup bakiyyetü's-seyf küffâr-ı dûzah-karâr Ayntâb'a firâr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y162b ·
metinde göster ·
… îm kal‘a içinde değildir. Ammâ her sokak başında birer tedribe kapuları var kim
herbiri
kal‘a kapularından metîn ü mühkemdir. Ve her birinde birer bevvâbân açar kapar. …
El-hâsıl ma‘mûr u müzeyyen şâhrâhları pâk şehr-i şîrîndir. Ve câ-be-câ sûk-ı sultânîsinde Haleb tarzı kâ[r]gîr binâ çârsûlarıdır. Ammâ bu medh etdiğimiz varoş-ı azîm kal‘a içinde değildir. Ammâ her sokak başında birer tedribe kapuları var kim herbiri kal‘a kapularından metîn ü mühkemdir. Ve her birinde birer bevvâbân açar kapar. Ve her şeb cümle sokaklarında kûçe-be-kûçe kanâdîller ile çerâğân olup dîdebân ve pâsbân eyle âmâde olup şeb-i tavîlde subaşı cümle tevâbi‘âtları ile kol dolaşır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y164a ·
metinde göster ·
… ksân cümle (---) bedendir ve cümle altmış iki dirsekdir ve cümle tokuz kapudur.
Herbiri
ikişer üçer kat demir kapulardır. Ve mâbeynlerinde âlât-ı silâhlar ile ârâste v …
Cebr-i noksân cümle (---) bedendir ve cümle altmış iki dirsekdir ve cümle tokuz kapudur. Herbiri ikişer üçer kat demir kapulardır. Ve mâbeynlerinde âlât-ı silâhlar ile ârâste ve dîdebân [u] bevvâbân ile pîrâste derveze-i halbâdır. Ve her kullede gûnâ-gûn hatlar ile kankı pâdişâhın binâsı olduğuna müş‘ir târîhler mastûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y170a ·
metinde göster ·
… in pâre gemi gelir. Husûsân İngilis ve Felemenk ve Fransa'dan gemiler gelir kim
herbiri
altışar ayda leb-ber-leb olup giderler. Hâsıl mahsûlünü paşa kal‘a neferâtların …
Eğer bu kavim mutî‘ olsalar on Mısır hazînesi mâl hâsıl olur, zîrâ vilâyetleri gâyet mahsûldârdır. Evvelâ cümle mahsûl-i hâsları niçe kerre yüz bin kantâr harîr hâsıl olur. Ve niçe kerre yüz bin Mağrib cerresi zeyt yağı ve zeytûn hâsıl olur. Ve kılye ta‘bîr ederler bir türâb vardır, niçe Y 185a bin deve yükü iskeleye getirüp Freng gemilerine bey‘ ederler. (---) yük akçe iltizâm gümrükdür. Beher sene ekâlîm-i seb‘adan bin pâre gemi gelir. Husûsân İngilis ve Felemenk ve Fransa'dan gemiler gelir kim herbiri altışar ayda leb-ber-leb olup giderler. Hâsıl mahsûlünü paşa kal‘a neferâtlarına ve Bağdâd kuluna ve mâl-ı pâdişâhîye verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y184b–Y185a ·
metinde göster ·
… metînlerin ağaları ve her birinde yüzer neferâtları vardır. Azîm kullelerdir ki
herbiri
birer hisâr-ı metîndir, zîrâ Tarabulus limanı vâsi‘ limandır. Bin pâre barça ve …
Ve Âsitâne'den birer oda topçu ve cebeciler var idi, ref‘ olundu. Ve kal‘a dizdârı ve on iki bölük nefer ağavâtları ve cümle (---) altmış kal‘a neferâtlarıdır. Ammâ leb-i deryâda limana nâzır altı pâre kulle-i metînlerin ağaları ve her birinde yüzer neferâtları vardır. Azîm kullelerdir ki herbiri birer hisâr-ı metîndir, zîrâ Tarabulus limanı vâsi‘ limandır. Bin pâre barça ve karavana alır. Mâ-tekaddem kal‘a-i metîn bu mahalde imiş. Hâlâ âsâr-ı binâları âşikâredir. Ba‘dehu sene (---) târîhinde İşpanya elinden Mısır pâdişâhlarından Sultân Kalâvûn feth edüp kal‘asın yere berâber münhedim edüp leb-i deryâdan şark cânibine kâmil bin adım ba‘îd Cebelü'l-Lübnân dâmeninde bir püşte üzre şekl-i murabba‘ bir metîn ü müstahkem bir kal‘a-i sengîn binâ edüp küffâr elinden halâs olur. Ammâ Âl-i Osmâniyân'dan Selîm Şâh-ı Evvel destinden halâs olmayup hâlâ bir şehr-i mu‘azzamdır. Hafizakallâh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y185a ·
metinde göster ·
… düşmandan halâs içün leb-i deryâda altı dâne kulle-i üstüvâr binâ etmişler kim
herbiri
birer rükn-i Kahkahâ'dır.
Ve gâyet büyük liman olmağile âsûde olan gemileri düşmandan halâs içün leb-i deryâda altı dâne kulle-i üstüvâr binâ etmişler kim herbiri birer rükn-i Kahkahâ'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y187a ·
metinde göster ·
birbirlerine birer dalyan tüfeng kurşumu menzili birbirlerinden ba‘îddir. Ve he …
Ve herbiri birbirlerine birer dalyan tüfeng kurşumu menzili birbirlerinden ba‘îddir. Ve herbirinin dizdârı ve merdümân-ı hisârı mevcûd ve mükemmeldir. Ve deryâya nâzır balyemez topları ve cebehâneleri âmâdedir. Ammâ limanın garbî tarafındaki Arab burcu (---)(---)(---) semender-vâr (---)(---) içinde kulle-i Feltaberyüz karadan tokuz göz cisir ile varılır bir sedd-i Ye’cûc kulledir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y187a ·
metinde göster ·
… ir. Ve mezkûr iki burunda deryâ içre iki metîn liman kal‘aları inşâ olunmuş kim
herbiri
metîn ü müstahkem burc [u] bârûlu kal‘a-i ra‘nâlardır. Ve başka dizdârları ve y …
Ve şehri leb-i deryâda iki burun ortasında bir kumsal yerde şehr-i müzeyyendir. Ve mezkûr iki burunda deryâ içre iki metîn liman kal‘aları inşâ olunmuş kim herbiri metîn ü müstahkem burc [u] bârûlu kal‘a-i ra‘nâlardır. Ve başka dizdârları ve yüzer neferât merdüm-hisârları ve cebehâneleri vardır. Ve limana nâzır azîm topları vardır, dâ’imâ küffâr havfinden âmâdedirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y190a ·
metinde göster ·
… aşında iki yüzden mütecâviz bâzergân mahzenleri ve on altı hân-ı azîm var, gûyâ
herbiri
birer kal‘a-i metînlerdir ve emvâl [ü] erzâk ile mâl-â-mâldir. Ve bu mahalde is …
Ve bu limanın leb-i deryâsında iskele başında iki yüzden mütecâviz bâzergân mahzenleri ve on altı hân-ı azîm var, gûyâ herbiri birer kal‘a-i metînlerdir ve emvâl [ü] erzâk ile mâl-â-mâldir. Ve bu mahalde iskele başında gümrükhâne köşkü mâ-tekaddem bir çeşme imiş. Mürûr-ı eyyâm ile bu kasrı inşâ edüp emînhâne olmuş. Köşkün dîvârında çeşme olduğunun çâr-kûşe mermer üzre celî hatt ile Karahisârî tarzı bir hatdır kim misli meğer İslâmbol'da ola. Târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y190a ·
metinde göster ·
… Mustafâ Paşa evkâfıdır ki üç yüz pâre ma‘mûr u âbâdân kurâları var idi kim gûyâ
herbiri
birer kasaba idi. Bu kadar zamândan beri vakfullâhdır, deyü ığmâz ederlerdi. Am …
Ammâ sene 1071 târîhinde Sultân Mehemmed-i Râbi‘ asrında Köpürlüoğlu Fâzıl Ahmed Paşa şâm vâlîsi iken bu sancağı müceddeden tahrîr edüp eyâlet olmağa tahammülü olduğundan Kuneytara evkâfı Süleymân Hân vezîrlerinden Lala Mustafâ Paşa evkâfıdır ki üç yüz pâre ma‘mûr u âbâdân kurâları var idi kim gûyâ herbiri birer kasaba idi. Bu kadar zamândan beri vakfullâhdır, deyü ığmâz ederlerdi. Ammâ Köpürlüzâde Ahmed Paşa tahrîr edüp vakfın mürtezikasın ve imâret ve gayri masârıfın ihâta edecek kadar alıkoyup mâ-bâkî kurâların Sayda sancağına ilhâk edüp bir eyâlet tahrîr olunup hâlâ vezâretdir. Ammâ şâm-ı Tarabulus'u gibi iltizâmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y193a ·
metinde göster ·
kal‘a-misâl hânlardır. Evvelâ Pirinc hânı ve Küçük hân ve iskele başında Freng …
Ve dörd hânı var kim herbiri kal‘a-misâl hânlardır. Evvelâ Pirinc hânı ve Küçük hân ve iskele başında Freng hânı yedi kralın konsolozları bu hânda sâkin olurlar, kal‘a-misâl bir hân-ı metîndir. İçinde üç yüz kat-ender-kat hücrelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y194a ·
metinde göster ·
… p meks ederler. Bir cem‘iyyet-i kübrâ olup ayş [u] işret edüp mezkûr uyûnlardan
herbiri
emrâzına göre nûş edüp şifâ bulurlar. Herbiri defe‘âtile tecrübe olunmuş uyûnla …
Evsâf-ı ayn-ı Tibnîn: On yerden kaynar uyûnlardır. Herbirinin lezzeti ve ismi ve hâssası vardır. Ve bu mahalde bir hân-ı azîm binâ olunmuşdur kim her sene evvelbahârda niçe bin âdem bu fezâya hayme vü hargâhları ile gelüp meks ederler. Bir cem‘iyyet-i kübrâ olup ayş [u] işret edüp mezkûr uyûnlardan herbiri emrâzına göre nûş edüp şifâ bulurlar. Herbiri defe‘âtile tecrübe olunmuş uyûnlardır. Evvelâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y197a ·
metinde göster ·
Evsâf-ı ayn-ı Tibnîn: On yerden kaynar uyûnlardır. Herbirinin lezzeti ve ismi ve hâssası vardır. Ve bu mahalde bir hân-ı azîm binâ olunmuşdur kim her sene evvelbahârda niçe bin âdem bu fezâya hayme vü hargâhları ile gelüp meks ederler. Bir cem‘iyyet-i kübrâ olup ayş [u] işret edüp mezkûr uyûnlardan herbiri emrâzına göre nûş edüp şifâ bulurlar. Herbiri defe‘âtile tecrübe olunmuş uyûnlardır. Evvelâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y197a ·
metinde göster ·
… etdükde fî'l-hâl Hazret-i Ya‘kûb on evlâdıyla bu uyûn-ı Tibnîn mahalline gelüp
herbiri
birer yer kazup bu uyûnlar nümâyân olunca ol ân Hazret-i Cibrîl-i Emîn kıbel-i …
"Yâ Ya‘kûb! On evlâdınla filân sahrâya var. Her oğlun birer yer kazsınlar. Andan çıkan suları nûş etsinler", deyü emr etdükde fî'l-hâl Hazret-i Ya‘kûb on evlâdıyla bu uyûn-ı Tibnîn mahalline gelüp herbiri birer yer kazup bu uyûnlar nümâyân olunca ol ân Hazret-i Cibrîl-i Emîn kıbel-i Hak'dan nâzil olup herbir aynın hâsıyyetin ilm-i hikmet üzre bildirüp cemî‘i kavimleri nûş etmeğe başlayup bi-emrillâh cümlesi dürr-i beyze dönüp bir ağızdan "Lâ ilâhe illallâh, Ya‘kûb nebiyyullâh" deyüp İslâm ile müşerref oldular. Hâlâ ol kavmin evlâdlarından bu uyûnlar kurbunda sâkinlerdir. Bir derde mübtelâ olan anlara gelüp anların ta‘lîmi ile mezkûr uyûnlardan nûş edüp tendürüst olurlar. Aceb ihsân-ı Hudâ'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y197b ·
metinde göster ·
… al‘asın Buhtu'n-nasr münhedim etmiş. Cebelinde beş yüzden mütecâviz gârlar var.
Herbiri
gâr-ı yetîmândan nişân verir. Benî İsrâ‘îl tâ‘ûndan firâr edüp bu mağâralara ka …
Cebel-i Ukkâb: Kadîm eyyâmda kal‘asın Buhtu'n-nasr münhedim etmiş. Cebelinde beş yüzden mütecâviz gârlar var. Herbiri gâr-ı yetîmândan nişân verir. Benî İsrâ‘îl tâ‘ûndan firâr edüp bu mağâralara kapanmışlar. Cenâb-ı izzet bunlara bir rîh-i akîm gönderüp cümlesi ol gârlar içre helâk olurlar. Hâlâ üstühânları yığın yığın nümâyândır. Ba‘zı zamân içinde ahâlî-i vilâyetin keçileri ve koyunları kışlar. Ol mahalli geçüp yine kıble cânibine bir sâ‘at ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y201b ·
metinde göster ·
… u Mescid-i Aksâ kıble olunmak fermân-ı Rabbânî olup ba‘dehu niçe mülûkler gelüp
herbiri
Mescid-i Aksâ'ya birer âsâr-ı binâ zamîme ederek cennet-i a‘lâ olmuşdur. Tâ Haz …
Ba‘dehu Mescid-i Aksâ kıble olunmak fermân-ı Rabbânî olup ba‘dehu niçe mülûkler gelüp herbiri Mescid-i Aksâ'ya birer âsâr-ı binâ zamîme ederek cennet-i a‘lâ olmuşdur. Tâ Hazret-i Risâlet-penâh ba‘de'l-hicre Medîne-i Münevverede on sene mutavattın iken âye[t], Arapça âyeti nâzil olup kıble Kudüs'den Mekke'ye tahvîl olundu. Ammâ yine Kudüs-i şerîf hakkında âye[t]Arapça âyeti nâzil olmuşdur. Hâlâ fukarâların Kâ‘besidir azîm câmi‘-i pür-envârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y210b ·
metinde göster ·
… ri elvân amûd-ı müntehâlar ve amelî pâyeler cümle yetmiş sütûn sun‘-ı Hudâ'dır.
Herbiri
birer cevâhirdir kim birer Mısır hazînesi değer.
Kıble kapusundan tâ mihrâba varınca tûlu üç yüz ayakdır kâmil ve arzı şark Y 211a tarafında Hazret-i Ömer mihrâbından tâ Mâlikî mihrâbı köşesine varınca dörd yüz ayakdır. Ve içinde sağîr ü kebîr sommâkî ve gayri elvân amûd-ı müntehâlar ve amelî pâyeler cümle yetmiş sütûn sun‘-ı Hudâ'dır. Herbiri birer cevâhirdir kim birer Mısır hazînesi değer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y210b–Y211a ·
metinde göster ·
Ve bu câmi‘ içre sihr-âsâr ibrîşim hâlîçeler var kim
herbiri
Rûm ve Arab [u] Acem yâdigârları kim gayri cevâmi‘lerde nazîri yokdur. Ve bu câ …
Ve bu câmi‘ içre sihr-âsâr ibrîşim hâlîçeler var kim herbiri Rûm ve Arab [u] Acem yâdigârları kim gayri cevâmi‘lerde nazîri yokdur. Ve bu câmi‘ içre niçe bin zî-kıymet musanna‘ âvîzelerden mâ‘adâ cümle yedi bin hurde kanâdîllerdir. Her şeb bin mikdâr kanâdîl-i kebîrler yanup mâ‘adâsı leyle-i mübârekelerde yanup câmi‘ içi nûr iken nûrun alâ-nûr olup derûn-ı câmi‘ nûr-ı pür-envâr olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y211b ·
metinde göster ·
Ve bu deyrin cânib-i erba‘ası niçe yüz zî-kıymet sandalîlerdir kim
herbiri
birer kralın ve birer kefere-i kibârın yâdigârıdır. Ve şark cânibinde bir tâk a …
Ve bu deyrin cânib-i erba‘ası niçe yüz zî-kıymet sandalîlerdir kim herbiri birer kralın ve birer kefere-i kibârın yâdigârıdır. Ve şark cânibinde bir tâk altında Meryem Ana timsâli var, gûyâ Hazret-i Îsâ'yı âlem-i sabâvetinde dirâgûş eylemiş. Bu dahi gûyâ zî-rûh olup ümm-i rûhullâhdır. Ve gerdeninde olan incü-yi dürr-i yetîm ve la‘l yâkût ve elmâs beş Mısır hazînesi mâl var. Ve gûnâ-gûn heyâkiller var kim her biri birer kâfirelerin teberrüküdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y223a ·
metinde göster ·
… merâlî ve gazâlî mukehhal gözlü ve şîrîn sözlü duhter-i pâkîze-ahterler var kim
herbiri
sûret-i Meryem ve Züleyhâ'dan nişân verir. Cümle üç yüz Mığdisiyye bikirler var …
Ermeni avretlerinin manastırı: Bu dahi vâcibü's-seyr budur kim ol kadar pençe-i âfitâbe merâlî ve gazâlî mukehhal gözlü ve şîrîn sözlü duhter-i pâkîze-ahterler var kim herbiri sûret-i Meryem ve Züleyhâ'dan nişân verir. Cümle üç yüz Mığdisiyye bikirler vardır. Ba‘zıları yüze çıkmış sinni yüze bâlig fertûte-i zâl-i zamâne bâkireler var, bu deyrde ifnâ-yı vücûd etmişler. Ve bunların herbiri birer diyârdan gelmişdir kim âlem-i tufeyleliğinde hasta olup babaları,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y224b ·
metinde göster ·
… ûte-i zâl-i zamâne bâkireler var, bu deyrde ifnâ-yı vücûd etmişler. Ve bunların
herbiri
birer diyârdan gelmişdir kim âlem-i tufeyleliğinde hasta olup babaları,
Ermeni avretlerinin manastırı: Bu dahi vâcibü's-seyr budur kim ol kadar pençe-i âfitâbe merâlî ve gazâlî mukehhal gözlü ve şîrîn sözlü duhter-i pâkîze-ahterler var kim herbiri sûret-i Meryem ve Züleyhâ'dan nişân verir. Cümle üç yüz Mığdisiyye bikirler vardır. Ba‘zıları yüze çıkmış sinni yüze bâlig fertûte-i zâl-i zamâne bâkireler var, bu deyrde ifnâ-yı vücûd etmişler. Ve bunların herbiri birer diyârdan gelmişdir kim âlem-i tufeyleliğinde hasta olup babaları,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y224b ·
metinde göster ·
… ssedâr amûd-ı âlîlerdir. Cümlenin kadleri kâmil otuzar zirâ‘ kad senglerdir. Ve
herbiri
birer hikmet ile tahmîr olunmuş gûnâ-gûn mevzûn ibret-nümûn sütûnlardır kim kır …
Ammâ deyr-i Beytü'l-lahm'in tûlu iki yüz ayakdır ve arzı yüz ayakdır. Ve derûn-ı deyrde altmış ibret-nümâ sütûn-ı müntehâlardır. Otuzu üçer âdem dirâgûş eder cüssedâr amûd-ı âlîlerdir. Cümlenin kadleri kâmil otuzar zirâ‘ kad senglerdir. Ve herbiri birer hikmet ile tahmîr olunmuş gûnâ-gûn mevzûn ibret-nümûn sütûnlardır kim kırk bir senede müşkilim hall oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y226a ·
metinde göster ·
… dlerinin başları ve ayakları ucunda seng-i mezârları olan amûd-ı müntehâlar kim
herbiri
semâya ser çekmiş birer serâmed amûdlardır kim ilm-i hendese üzre yetmiş seksen …
Seng-i sommâkî meğer ma‘cûn imiş, zîrâ bu sütûnların emsâli Heyhât sahrâsı ki ana ba‘zı müverrihîn Deşt-i Kıpçak derler, bu hâmûnun cânib-i şarkîsinde Vilâyet-i Alatır derler bir şehr-i azîm var kim mahallinde evsâfı tahrîr olunmuşdur. Bu şehre karîb Rüstem ü Sam [u] Nerîmân ve Zâl [u] Köstehem merkadlerinin başları ve ayakları ucunda seng-i mezârları olan amûd-ı müntehâlar kim herbiri semâya ser çekmiş birer serâmed amûdlardır kim ilm-i hendese üzre yetmiş seksen arşın âlî amûdlardır. Anlara âdem parmağıyla yazılmış mezkûr pehlivânların ismiyle resmiyle ve sinn-i sâlleri ile bir gûne hat ile yazılmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y226a ·
metinde göster ·
… ender-zer murassa‘ ile tezyîn olmuşdur. Ve bu mahalde on iki kanâdîller var kim
herbiri
birer Rûm harâcı değer.
Makâm-ı Hazret-i Îsâ: Âlem-i tufûliyyetde mübârek vücûd-ı şerîfi konduğu bir beyâz mermer-i hâmdır. Mübârek arkası üzre yatduğı gibi cesed-i şerîfleri gömülüp re’s-i şerîfleri ve mübârek kitifleri ve mübârek pây-i şerîfleri taşa te’sîr edüp hâlâ nümâyândır. Ve kaddi hakîrin şibriyle beş karışdır. Zîrâ dahi âlem-i mehdde iken bu seng-i beyâz üzre komuşlar. Hâlâ mübârek ser-i sa‘âdetlerinin çukuruna iki vukıyye gülâb doldurup cemî‘i züvvâr yüzlerine sürerler. Ve bu çukurun etrâfı zer-ender-zer murassa‘ ile tezyîn olmuşdur. Ve bu mahalde on iki kanâdîller var kim herbiri birer Rûm harâcı değer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y226b ·
metinde göster ·
… flerinin yerleri beşik taşda zâhirdir. Bu mahalde dahi on iki kandîller var kim
herbiri
birer kralın yâdigârıdır kim birer Mısır hazînesi değer.
Hazret-i Îsâ Beşiği: Bir seng-i ahmerdir ve tekne gibi oyulmuşdur. Gâyet mücellâ seng-i musaffâdır. Hattâ Hazret-i Cibrîl-i Emîn bu beşik içre Hazret-i Îsâ'i üğürdüğü vakit dest-i şerîflerinin yerleri beşik taşda zâhirdir. Bu mahalde dahi on iki kandîller var kim herbiri birer kralın yâdigârıdır kim birer Mısır hazînesi değer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y226b ·
metinde göster ·
… dibinde tulû‘ edüp bir azîm kaynakdır. Andan aşağa üç aded azîm birkelerdir kim
herbiri
tûlen ve arzen ikişer yüz adımdır. Bu birkeler leb-ber-leb olup ba‘dehu kemerle …
Ve bu uyûnlar kal‘a dîvârı dibinde tulû‘ edüp bir azîm kaynakdır. Andan aşağa üç aded azîm birkelerdir kim herbiri tûlen ve arzen ikişer yüz adımdır. Bu birkeler leb-ber-leb olup ba‘dehu kemerlerle ve ka‘r-ı zemîn ile Kudüs-i şerîfe cereyân eder azîm hayrâtdır. Bu kal‘ayı ubûr edüp yine kıble cânibine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y227b ·
metinde göster ·