… isre varınca çınâr-ı müntehâlar var kim Hudâ âlimdir, her biri eflâke ser çeküp
herbirinin
şu‘beleri üzre niçe yüz bin balıkcıl kuşları âşiyân edüp başlarındaki cığaların …
Ve bu mahalde nehr-i zülâlin tarafeyninde tâ haşeb cisre varınca çınâr-ı müntehâlar var kim Hudâ âlimdir, her biri eflâke ser çeküp herbirinin şu‘beleri üzre niçe yüz bin balıkcıl kuşları âşiyân edüp başlarındaki cığaların düneklerine bırağup Emîrgûneoğlu bâğçesi üstâdı alur. Ve bu belîdenin garbî cânibinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146a ·
metinde göster ·
ehli yanında birer ma‘nâsı vardır, tâ ki ol ferzendi görenler pîr-perver olmuş …
Bu tarzların herbirinin ehli yanında birer ma‘nâsı vardır, tâ ki ol ferzendi görenler pîr-perver olmuş ve üstâd-ı kâmil ü mükemmel ve sâhib-i ayâr olduğu ma‘lûm olup ol ferzend bu şedlerle kemer-beste ve miyân-beste oldukdan sonra cümle huzzâr-ı meclis bir ağızdan, 149b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 149a–149b ·
metinde göster ·
… lın seyf-i müczemleriyle merdâne cünbüş ederek ubûr ederler. Ammâ ne‘ûzü billâh
herbirinin
çehresinde nûr kalmayup zehir damlar. 155a Andan,
Bu kavmin üstâd-ı kâmili Murâd Hân'ın cellâdı Kara Alî, bâzûların sığayup tîğ-ı Dahhâk'dan nişân verir tîğ-ı âteş-tâbın kemerine bend kılup sâ’ir işkence ve karabend ve nakşbend ve kemenbend ve zünnârbend edecek ucu aşıklı yağlı kemendleri kemerine asup ve sâ’ir âlât-ı işkencelerden kelpedân ve burgu ve mismâr ve buhûr-ı fitîl ve semîn sünger ve tilsimân ve yakakârt ve deri yüzecek sıntırâş ve pûlâd tâs ve niçe elvân zehirli göz mîlleri ve malafa ve çimşîr işkence ve ne‘ûzü billâh el ayak kırmağa balta ve malafaların cümle kemerine bend kılup sâ’ir halîfeleri dahi yetmiş yedişer pâre âlât-ı cellâdları kemerlerine zeyn kılup sâ’ir huddâmların omuzlarında altunlu münakkaş serâmed servi haşebinden râyiha-yı tayyibeli kazıklar ile ve bellerinde seyâhat urganları ve ellerinde yalın seyf-i müczemleriyle merdâne cünbüş ederek ubûr ederler. Ammâ ne‘ûzü billâh herbirinin çehresinde nûr kalmayup zehir damlar. 155a Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 154b–155a ·
metinde göster ·
… si kadar gûnâ-gûn sarıklar sarup destârların götürmeğe gerdânları tahammül edüp
herbirinin
destârın beşer onar âdem dayanup götürürler, kimi har-süvâr ve kimi piyâde-reft …
Esnâf-ı şeyhü'l-arasât: Nefer 155, bunların her biri hammâm kubbesi kadar gûnâ-gûn sarıklar sarup destârların götürmeğe gerdânları tahammül edüp herbirinin destârın beşer onar âdem dayanup götürürler, kimi har-süvâr ve kimi piyâde-reftârdır, kimi çemendere süvâr olup sarığın başka bir ata yükledüp herbiri birer gûne destârıyla 157b el açup du‘â ederek ubûr ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 157a–157b ·
metinde göster ·
… rîr olunan üç bin aded kapudanlar çifte çifte rikâb rikâbe at başı berâber olup
herbirinin
önlerinde pençe-i âfitâb gemi muçoları piyâde şâtırlar yerine gidüp ellerinde k …
Bunların dahi pîrleri Hazret-i Nûh'dur, sonra Risâlet asrında Ebü'l-mahz-ı Ummânî'dir. Ve tahrîr olunan üç bin aded kapudanlar çifte çifte rikâb rikâbe at başı berâber olup herbirinin önlerinde pençe-i âfitâb gemi muçoları piyâde şâtırlar yerine gidüp ellerinde kırkar ellişer dirhem Nova ve Gabele ve Taşlıca ve Cezâyir'in dalyan tüfengleri ve gemi harbeleri ve zemberekleri ile saf saf olup cümle kapudanlar ubûr edüp her kapudana önlerinde gemilerinin zerdûz münakkaş ibret-nümâ gûnâ-gûn sancaklar ve bayraklar ve filandıralar taşırlar. Ve her kapudanların önünde altunlu fânûsları gider. Ve cümle kapudanlar semmûr hil‘at-ı fâhireler ve akmişe-i gûnâ-gûnlar ile mülebbes olup geçerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 165a ·
metinde göster ·
… al‘a-i Menkûb böyle sa‘b değildir. Gerçi anlar da Yed-i Kudret kal‘asıdır, ammâ
herbirinin
birer kubhu vardır. Bunun misli meğer kal‘a-i Moton ve kal‘a-i Koron ve kal‘a-i …
El-hâsıl Şâm-ı Tarabulus eyâletinde değil, belki kal‘a-i Van ve kal‘a-i Mardin ve kal‘a-i Şebin Karahisâr ve Acem'de Kahkahâ ve Kırım'da kal‘a-i Menkûb böyle sa‘b değildir. Gerçi anlar da Yed-i Kudret kal‘asıdır, ammâ herbirinin birer kubhu vardır. Bunun misli meğer kal‘a-i Moton ve kal‘a-i Koron ve kal‘a-i Yanık ve kal‘a-i Beç ve kal‘a-i Kandiye'dir. Yine anların herbirine Âl-i Osmân zafer bulup feth etmişdir. Ammâ bu Hüsnâbâd kal‘ası yâ muhâsara ile yâhûd hîle ve emân ile feth olmuşdur. Zîrâ kendüye havâle ebr-i kebûd ve şems ü kamerden gayri havâlesi yokdur. Meğer ilm-i kâfe mâlik bir pâdişâh feth ede, deyü yazmışlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y183b ·
metinde göster ·
… ile ubûr olunur. Ve garba nâzır kapudan içeri üç kat demir kapular dahi vardır.
Herbirinin
mâbeyni dîvânhâne-i âlîlerdir. Dâ’imâ kal‘a ağaları ve nigehbânları anda sâkin …
Ve bu kal‘anın cânib-i erba‘ası uçurum yalçın kaya olmak ile handakı yokdur. Ancak garba nâzır bir demir kapusu önünde sehel handakı vardır, asma tahta cisir ile ubûr olunur. Ve garba nâzır kapudan içeri üç kat demir kapular dahi vardır. Herbirinin mâbeyni dîvânhâne-i âlîlerdir. Dâ’imâ kal‘a ağaları ve nigehbânları anda sâkin olup kal‘ayı muhâfaza ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y185a ·
metinde göster ·
… ri birbirlerine birer dalyan tüfeng kurşumu menzili birbirlerinden ba‘îddir. Ve
herbirinin
dizdârı ve merdümân-ı hisârı mevcûd ve mükemmeldir. Ve deryâya nâzır balyemez t …
Ve herbiri birbirlerine birer dalyan tüfeng kurşumu menzili birbirlerinden ba‘îddir. Ve herbirinin dizdârı ve merdümân-ı hisârı mevcûd ve mükemmeldir. Ve deryâya nâzır balyemez topları ve cebehâneleri âmâdedir. Ammâ limanın garbî tarafındaki Arab burcu (---)(---)(---) semender-vâr (---)(---) içinde kulle-i Feltaberyüz karadan tokuz göz cisir ile varılır bir sedd-i Ye’cûc kulledir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y187a ·
metinde göster ·
Evsâf-ı ayn-ı Tibnîn: On yerden kaynar uyûnlardır.
Herbirinin
lezzeti ve ismi ve hâssası vardır. Ve bu mahalde bir hân-ı azîm binâ olunmuşdur …
Evsâf-ı ayn-ı Tibnîn: On yerden kaynar uyûnlardır. Herbirinin lezzeti ve ismi ve hâssası vardır. Ve bu mahalde bir hân-ı azîm binâ olunmuşdur kim her sene evvelbahârda niçe bin âdem bu fezâya hayme vü hargâhları ile gelüp meks ederler. Bir cem‘iyyet-i kübrâ olup ayş [u] işret edüp mezkûr uyûnlardan herbiri emrâzına göre nûş edüp şifâ bulurlar. Herbiri defe‘âtile tecrübe olunmuş uyûnlardır. Evvelâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y197a ·
metinde göster ·
… de mel‘ûnlardır. Ammâ mahbûb [u] mahbûbelerine ve âb [u] hevâsına aşk olsun kim
herbirinin
meralî re gazâlî çeşm-i câdûları var kim,
Karye-i Ceyş: Yüz evli tenâsühî mezhebinde mel‘ûnlardır. Ammâ mahbûb [u] mahbûbelerine ve âb [u] hevâsına aşk olsun kim herbirinin meralî re gazâlî çeşm-i câdûları var kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y198a ·
metinde göster ·
… r imiş. Bir büyük mağâradır. Cânib-i erba‘asında on iki küçük mağâralar vardır.
Herbirinin
birer küçük ağızları vardır. Bunların her birinde Hazret-i Ya‘kûb'un on iki evl …
Ve bu mescidin kıblesi ardında bir mağâra kapusu dahi vardır. Beytü'l-hazen budur. Hazret-i Ya‘kûb bir pençere-misâl bir hücrede otururlar imiş. Bir büyük mağâradır. Cânib-i erba‘asında on iki küçük mağâralar vardır. Herbirinin birer küçük ağızları vardır. Bunların her birinde Hazret-i Ya‘kûb'un on iki evlâd-ı zevi'l-ihtirâmları münzevî imişler. Âdem içeri girdikde bir dehşet hâsıl olur. Ve bir rûhâniyyet var kim müsk [ü] amber-i hâmın râyihasından âşıkân-ı züvvârın demâğı mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y200a ·
metinde göster ·
… rdir. Ammâ âb [u] hevâsı gâyet latîf olduğundan mahbûb u mahbûbesi çokdur. Ammâ
herbirinin
hasîb [ü] nesîbin su’âl eylesen birer peygambere müntehî olur.
Ve bu şehir gerçi iki kûhsârın derûnuna düşüp mahbûb-ı cihân gibi dirâgûş etmişlerdir. Ammâ âb [u] hevâsı gâyet latîf olduğundan mahbûb u mahbûbesi çokdur. Ammâ herbirinin hasîb [ü] nesîbin su’âl eylesen birer peygambere müntehî olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y206b ·
metinde göster ·
… e bebir postlu ve semmûr tâclı (---)(---)(---) yeli mehîb hey’et askerler kim
herbirinin
başında gûnâ-gûn çelenkler ve çıga teller ile eyle müzeyyen (---)(---)(---) ⟦ …
Dahi ardı sıra Emîrü'l-hac Hârmûş Paşa beş yüz pür-silâh çarha askeri ile mehterhânesin çalarak ubûr etdiler. (---)(---)(---) ibtidâ bayrak Tatar askeri küheylân atlar üzre serlerinde şırpırtma ve Nogay ve Kırım huccâcı (---)(---)(---) şıdak kamçı ve tâziyâneler ile atbaşı berâber ubûr ederler. Andan iki bayrak deli ve gönüllü askeri ubûr etdiler. (---)(---)(---) ve Hüseynî Tuna geçidi kınalı atlar üzre kaplan postlu ve bebir postlu ve semmûr tâclı (---)(---)(---) yeli mehîb hey’et askerler kim herbirinin başında gûnâ-gûn çelenkler ve çıga teller ile eyle müzeyyen (---)(---)(---)Q 128b kâtigi(?) her biri küheylân atlar üzre âlât-ı silâha müstağrak enselerinde çifte küçük kafâdârları ile atbaşı berâber güzer ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y311b ·
metinde göster ·
… şerer-pâre hacer gönderüp hevâdan bu Ashâb-ı Fîl üzre ol hacerleri ilkâ edince
herbirinin
kelle-i bî-devletlerine âteş-pâre-i hacer isâbet edince cümlesi helâk oldular.
Hacerü'l-esved'i dahi böyle zahmdâr edüp yerinden kal‘ etdi. Andan Cenâb-ı Bârî anlara ebâbîl kuşu ile Cehennem'den birer şerer-pâre hacer gönderüp hevâdan bu Ashâb-ı Fîl üzre ol hacerleri ilkâ edince herbirinin kelle-i bî-devletlerine âteş-pâre-i hacer isâbet edince cümlesi helâk oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y343b ·
metinde göster ·
… Bu hâl üzre sabâh olup yola revâne olurlar. Ammâ gâyet hasîs ve le'îm kavimdir.
Herbirinin
birer ikişer beşer onar deve yükü zî-kıymet eşyâları vardır. Yine çadır çadır " …
Bu râh-ı Mekke'de böyle basîret üzre hareket ederler. Zîrâ cemî‘i Urbân-ı uryân "Mağribî'de çok tibir ve bî-kıyâs mâl vardır" deyü Urbân yolların beklerler. Ammâ her sene Mağribî Urbânını boza gelmişlerdir. Bu hâl üzre sabâh olup yola revâne olurlar. Ammâ gâyet hasîs ve le'îm kavimdir. Herbirinin birer ikişer beşer onar deve yükü zî-kıymet eşyâları vardır. Yine çadır çadır "şey'en lillâh" deyüp piyâde konakdan konağa taban keşîde edüp Mısır'a gelirler. Andan dörd ayda yine çöl [ü] çölistânda Cezâyire ve Fes'e ve Merânkeş'e ve Tilimsân'a varırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y372a ·
metinde göster ·
… -ı Halvetî içün binâ olunmuş evkâf-ı metîn[dir.] Yüzden mütecâviz fukarâları ve
herbirinin
başka hücreleri ve kifâyet mikdârı ta‘amları vardır.
Yekpâre bir azîm beyâz kirec ile pûşîde kubbe-i âlîdir, gûyâ Kasr-ı Ayn tekyesinin kubbesidir. Me’âl-i kelâm içine bin âdem sığar şâhâne bir müdevver kârgîr-binâ bir kubbe-i mînâdır. Tarîk-ı Halvetî içün binâ olunmuş evkâf-ı metîn[dir.] Yüzden mütecâviz fukarâları ve herbirinin başka hücreleri ve kifâyet mikdârı ta‘amları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y115a ·
metinde göster ·
Alay-ı musâhib-i Sultân Ağagân-ı Tavâşiyân: Bunlar pâdişâh lalalığından mu‘tak olup Mısır'da dörder beşer yüz akçe ulûfeleri var, kimi dârü's-sa‘âde ağalığından, kimi hazînedârbaşılıkdan, kimi şeyhü'l-haremlikden ve kimi musâhiblikden âzâd olup koltuk vüzerâlarıdır, bunlar bin mikdârı muhteşem ağalardır kim her biri pâdişâhâne zer [ü] zîvere müstağrak olurlar. Bunların alayı gibi eğer Mısır'da ve İslâmbol'da böyle mu‘azzam u muhteşemâne alay yokdur. Zîrâ bunların her biri Âsitâne-i sa‘âdetde otuzar kırkar sene hizmet edüp niçe bin kîse ile ve bî-hisâb cevâhir ile âzâd olup Mısır'da böyle bir alay günlerinde bir dârât [u] azamet ile ubûr ederler kim tarîk-ı âm üzre temâşâcı âdemlerin demâğları bunların müşk [ü] anber râyihasından mu‘attar olur. Ve herbirinin ensesinde yetmişer seksener pençe-i âfitâb mehtâb memâlik-i çerkâb tîrkeşli gulâmlar ile ubûr ederler, gâyet müzeyyen alaydır. P 212a Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y152a ·
metinde göster ·
… bunda cümle yüz on beş dükkândır. Nefer iki yüz on beşdir. Ankâ bâzergânlardır,
herbirinin
dükkânında ve mahâzinlerinde beşer onar bin guruşluk bakır âvânî eşyaları vardı …
Esnâf-ı tâcirân: Hân-ı Halîl'de ve Sâlihiyye ve Kalavân kurbunda cümle yüz on beş dükkândır. Nefer iki yüz on beşdir. Ankâ bâzergânlardır, herbirinin dükkânında ve mahâzinlerinde beşer onar bin guruşluk bakır âvânî eşyaları vardır. İmâret kazanları ve kâşif tancereleri bunlarda bulunur. Mısır'da yapamazlar, cümle Rûm'dan gemilerle gelür. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y171b ·
metinde göster ·
ellerinde şem‘-i kâfûrî ve meş‘aller ile çerâğân ederek kazancıbaşı ve dökmecib …
Bu beş esnâf cümle 1065 nefer olup pür-silâh olup herbirinin ellerinde şem‘-i kâfûrî ve meş‘aller ile çerâğân ederek kazancıbaşı ve dökmecibaşı yanyana olup mehterhâneleri ile ubûr ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y171b ·
metinde göster ·
… fürâdâ tahrîr olunmuşdur kim cümle yetmiş bin neferdir ve yetmiş esnâfdır. Eğer
herbirinin
mâhiyyet-i evsâfın tahrîr eylesek tatvîl-i kelâm olup Deccâl'ı medh etmiş oluru …
Evsâf-ı esnâf-ı sunûf-ı bâzbâzân ya‘nî cemî‘i pehlivânân-ı bilâ-dükkân: Cümle bâzbâzân bâlâda fürâdâ fürâdâ tahrîr olunmuşdur kim cümle yetmiş bin neferdir ve yetmiş esnâfdır. Eğer herbirinin mâhiyyet-i evsâfın tahrîr eylesek tatvîl-i kelâm olup Deccâl'ı medh etmiş oluruz. Ammâ bunların ol gece etdikleri şaka ve ibret-nümâ temâşâları pîrleri olan Ebû Alî Sinâ etmemişdir. Cümle temâşâcılar engüşt ber-dehen edüp vâlih [ü] hayrân olup gülmeden mebhût olurlar. Hakkâ ki Mısır'ın Arab veled-i zinâsı Frengistân'da ve Hindistân'da yokdur. Bunların içinde pehlivân-ı âteşbâzân bu alay içre niçe âteş-feşânlıklar ile çerâğân ederler. Bu tâ’ifenin mehterhâneleri yokdur, zîrâ kendüleri mehterhâneden ziyâde temâşâgâhdırlar. Bunların akîbince,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y175b ·
metinde göster ·
… mmâ mülebbes iç ağaları tâvûsî reftâr ederek herbiri bir cümbüş [ü] harekât ile
herbirinin
elinde zeytûnî ve neftî ve sarı ve hıtâyî ve münebbed fenâcînler ile kahve verü …
Ardları sıra yine bir remmâ mülebbes iç ağaları tâvûsî reftâr ederek herbiri bir cümbüş [ü] harekât ile herbirinin elinde zeytûnî ve neftî ve sarı ve hıtâyî ve münebbed fenâcînler ile kahve verüp fincânları almağa muntazır durup kahve nûş olunca yine âdâb üzre fincânları ve kahve makramaların alup giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y182b ·
metinde göster ·
… bi diküp Y 187b götürür. Bu ağavâtların çorbacı oldukları andan ma‘lûmdur. Ve
herbirinin
ardında onar yigirmişer âhenpûş silâhdâr ve kafâdâr mahbûb köçekleri vardır.
Alay-ı sipâhiyân: Bunlar yeşil bayrakları ile mükellef ü müzeyyen kırmızı şalvârları ile enselerinde eli kargı sırıklı çifte köçekleri ile yanyana rikâb rikâba atbaşı berâber ubûr ederler. Ve bunların yüz nefer çorbacıları ikişer ikişer ubûr ederler, ammâ ellerinde sırıkları yokdur, sırıkların önleri sıra kavvâsları direfş-i Kâviyânî alemi gibi diküp Y 187b götürür. Bu ağavâtların çorbacı oldukları andan ma‘lûmdur. Ve herbirinin ardında onar yigirmişer âhenpûş silâhdâr ve kafâdâr mahbûb köçekleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y187a–Y187b ·
metinde göster ·
Alay-ı Çerâkize beğleri: Müsellah u mülebbes ü mücevher eğerli atlar ile başlarında perîşânî destâr ile herbirinin enselerinde kantâr sırıklı atlas ve katîfeye müstağrak kırkar ellişer müstesnâ mahbûb köçekler ubûr ederler. Lâkin bayrağ u sancağ u kösleri yokdur, hemân sâde güzer ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y187b ·
metinde göster ·
… paşa huzûrundan pür silâh ubûr ederler. Ve cümle doğancı Arablar hımârlar üzre
herbirinin
elinde ve kolunda ve başında birer doğan ile Y 211a ubûr edüp on yedi nefer k …
Mısır'ın bahâr eyyâmlarında sekiz yüz aded hûş [u] tuyûru Mısır'a getürüp Gavrî kantaraları kurbunda okıya(?) ta‘lîm etdükleri mahalde doğan yazısı olup yedi bölükden terakkîleri ile yüzer yiğit yazarlar, yüz yiğit dahi doğancıbaşının tevâbi‘i olur ve yedi yüz âdem dahi Arab doğancıbaşıları olur. Cümle iki bin âdem olup bunlar alayları ile paşa huzûrundan pür silâh ubûr ederler. Ve cümle doğancı Arablar hımârlar üzre herbirinin elinde ve kolunda ve başında birer doğan ile Y 211a ubûr edüp on yedi nefer kimse paşa huzûruna çıkup doğancıbaşıyla ve kethudâsıyla ve av ağasıyla hil‘atları geyüp alay ile ubûr ederler. Lâkin bu doğancıbaşı beğ olmamak ile mehterhâne çalmayup dörder kat kösün çalarak ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y210b–Y211a ·
metinde göster ·
yanında birer âdem Y 215a elinde deyeneğiyle çarparak halkı urarak tütün çubu …
Andan yükler katâr katâr yürümeğe başlar. Herbirinin yanında birer âdem Y 215a elinde deyeneğiyle çarparak halkı urarak tütün çubukların kırarak bu üslûb üzre ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y214b–Y215a ·
metinde göster ·
… â-mâl hûrmâ lîfi kefenli benî âdemler yatırlardı. Ve niçe yüz kadîdler var idi,
herbirinin
kadleri yetmiş ve seksener adım idi. Ammâ gurâb kadar yarasa kuşlarının necâset …
Ve bir gâr-ı azîmde mâl-â-mâl hûrmâ lîfi kefenli benî âdemler yatırlardı. Ve niçe yüz kadîdler var idi, herbirinin kadleri yetmiş ve seksener adım idi. Ammâ gurâb kadar yarasa kuşlarının necâseti râyihasından âdem helâk olur. Cemî‘isi kayalarda minkârlarından herbiri asılup dururlardı. Ve ba‘zısı fânûslara ve meş‘allere kendülerin urup perr ü bâlleri ihrâk olurdu. Ve ba‘zısı çehremize ururdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y233a ·
metinde göster ·
… â meşakkat ile tahsîl olunur. Hâm iken nerdübânlar ile âdemler ağaçlarına çıkup
herbirinin
göbeğin bir gûne eğri bıçak ile kesüp sünnet ederlerse gâyet lezîz olur, kesilm …
Ve cümmeyz dahi gâyet çokdur. Çınâr ağaçları gibi dıraht-ı müntehâların dallarında olmayup şeçerin kalın gevdelerinde olur. Turfa mesîre dırahtdır. İncîr gibi bir meyvesi olur. Beyâzı ve sarısı ve kırmızısı gâyet lezîzdir. Sûretde incîr gibidir, ammâ içi boşdur, tohumu yokdur. Ve iki yüzü ve üç yüzü bir yerde top top biter. Yüzü bir paraya bey‘ olunur. Ammâ meşakkat ile tahsîl olunur. Hâm iken nerdübânlar ile âdemler ağaçlarına çıkup herbirinin göbeğin bir gûne eğri bıçak ile kesüp sünnet ederlerse gâyet lezîz olur, kesilmese lezzetli olmaz. Ve misk râyihalı bir serî‘u'l-hazm ve mukavvî semerdir. Ve bu meyveyi serçe ve filorunya ve sakka kuşları tenâvül etmesin içün meyve olan dallara cümle balık ağları çeküp hûş [u] tuyûrdan emîn olur. Ve dırahtının sâyesi gâyet havâdâr koyahdır, aslâ güneş te’sîr etmez ve zıllinde istirâhat eden hafîf kalkar, gûyâ uyumamışdır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y236b ·
metinde göster ·
… ndan cümmeyzi ve bezir yağı meşhûrdur. Nîl kenârında cümmeyz dırahtları var kim
herbirinin
sâyesinde biner koyun mihmân olur, desem vechi vardır. Ve kettânı ve limon u tu …
Ve memdûhâtından cümmeyzi ve bezir yağı meşhûrdur. Nîl kenârında cümmeyz dırahtları var kim herbirinin sâyesinde biner koyun mihmân olur, desem vechi vardır. Ve kettânı ve limon u turuncu dahi meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y297a ·
metinde göster ·
… e oldukda Nîl içinde kantaranın pâyeleri nümâyân olur, yigirmi pâye-i metîndir,
herbirinin
mâbeyni ellişer zirâ‘-ı Mekkî'dir. Hakîr bu kerre görmek müyesser olmuşdur. Reş …
Ve bu şehr-i Zîbâk önüne Sûrîd Melik Nîl üzre bir cisr-i azîm binâ edüp Buhtunnasır bu şehri harâb etdükde ol cisri dahi münhedim eder. Hâlâ Nîl-i mübârek tenezzülde oldukda Nîl içinde kantaranın pâyeleri nümâyân olur, yigirmi pâye-i metîndir, herbirinin mâbeyni ellişer zirâ‘-ı Mekkî'dir. Hakîr bu kerre görmek müyesser olmuşdur. Reşîd'in ma‘âş gemileri ol pâyelerden ihtirâz üzre ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y298b ·
metinde göster ·
Yâfes oğullarından Melik Merzibe oğludur, ismi Merzibâ'dır, lakabı İskender'dir. {Bir kavilde Buhtunnasır şehr-i Menûf'u harâb etdikden yüz yigirmi sene sonra İskender bin Filîş el-Mahzûnî mâl-ı ganâyim-i Acem ile İskenderiyye'yi binâ etdiğinden İskenderiyye derler. Ammâ bu gûne dörd İskender-i Yûnân gelmişdir, anıniçün Y 314b ihtilâf-ı kesîre vardır. Zîrâ dördü dahi bu İskenderiyye'yi amâr etmişlerdir. Hâlâ herbirinin amâr etdiklerinin târîhleri kulleler üzre mastûrdur.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y314a–Y314b ·
metinde göster ·
… eyledik. Ammâ kesret-i kitâbet olmasın içün bu sultânları tahrîr eyledik. Eğer
herbirinin
menâkıbların terkîm eylesek bir mücelled kitâb olur ve's-selâm.
Hamd-i Hudâ Dimyât'da yüzden mütecâviz evliyâullâh ziyâret edüp her birine birer Yâsîn ve birer Fâtiha tilâvet edüp rûh-ı pür-fütûhlarından hadîs-i sahîh mazmûnunca anlardan isti‘ânet taleb eyledik. Ammâ kesret-i kitâbet olmasın içün bu sultânları tahrîr eyledik. Eğer herbirinin menâkıbların terkîm eylesek bir mücelled kitâb olur ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y350b ·
metinde göster ·
… a‘l-çehre; bu memâliklerin cümlesi gûnâ-gûn libâs-ı fâhireler ile müzeyyen olup
herbirinin
destinde birer boğça veyâhûd müşk ü gülâb ve ûd u amber ve kâfûr u zebâd ve den …
Ammâ bu îrâda göre masârıfı dahi bî-hisâb ve hâric-i kitâbdır. Evvelâ Mısır paşasına beher sene yetmiş kîse kalemiyye ve kırk aded küheylân Havvâre at, üçü pâk bisâtlı ve biri altun zencîrli ve murassa‘ zînli ve kırk memlûk-i siyeh-rû Arab, ve on siyâh-çerde Habeşî tavâşî-i la‘l-çehre; bu memâliklerin cümlesi gûnâ-gûn libâs-ı fâhireler ile müzeyyen olup herbirinin destinde birer boğça veyâhûd müşk ü gülâb ve ûd u amber ve kâfûr u zebâd ve dendân-ı fîl ve şâha-i fîl ve siper-i pîl ve kîmuht-ı timsâh ve âlet-i harb makûlesi hedâyâlar ile cümle esved gulâmlar ale't-tertîb gelirler. Ammâ yigirmi aded Fûncî ve Afnuvî burunları ve gûşları menkûşlu esmerü'l-levn cevârîler tehîdest gelir, anların hedâyâları mestûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y373b ·
metinde göster ·
… uya gark edüp yavrularına nafaka eder. İsvân timsâhından mel‘ûn timsâhı vardır.
Herbirinin
kaddi kırkar ve ellişer zirâ‘ gelür. Andan yine Nîl kenârınca say ağacı ormanı …
Bu kal‘a cezîresinde çok timsâh olur. Her bâr koyun ve sığır ve deve kapar, suya gark edüp yavrularına nafaka eder. İsvân timsâhından mel‘ûn timsâhı vardır. Herbirinin kaddi kırkar ve ellişer zirâ‘ gelür. Andan yine Nîl kenârınca say ağacı ormanı içre sekiz sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y405b ·
metinde göster ·
… nişân verir. Q 331a Mîl minâreler ve amûd-ı müntehâ ve kubbe-i âlîler var kim
herbirinin
kadleri kehkeşân-âsâ ayyûka kad çekmişdir. Ve hâlâ bunda olan mutalsamâtlar ve …
Ammâ evvelki ismi şehr-i P 328a Berhıyâ'dır. Eyle şehr-i mu‘azzam imiş kim hâlâ Tâk-ı Kisrâ'dan ve binâ-yı Haleb'den ve san‘at-ı şehr-i Atine ve Kaş'dan nişân verir. Q 331a Mîl minâreler ve amûd-ı müntehâ ve kubbe-i âlîler var kim herbirinin kadleri kehkeşân-âsâ ayyûka kad çekmişdir. Ve hâlâ bunda olan mutalsamâtlar ve künûz [u] defâyinler ve vâcibü's-seyr ibret-nümâ âsârlar var kim im‘ân-ı nazar ile nigerân olunsa âdem vâlih [ü] hayrân olur. Ammâ hâlâ bu imâretden şehirde bin mikdârı kârgîr-binâ hâneler ve yedi câmi‘ minâresiz ve yüz dükkân ve bir hân ve yigirmi bozahâne var, gayrı hammâm u medrese yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y427b ·
metinde göster ·
… rba‘asında avret ve oğlan ve dahi şapka takyeli Yahûdîler ve gûnâ-gûn kavmlerin
herbirinin
ellerinde deff ü nakâre ve dübelek ve çeng ü rebâb ve ıklığ ve barbût ve'l-hâsı …
Çârpâ bir hımâr-ı azîmdir kim kaddi beş cıda kadar vardır. Siyâh taşdan bir kara hımârdır, aslâ gayrı gûne değildir. Ammâ üstünde dağ-pâre bir cesîm ü semîn âdem oturmuş. Bir gözü yok. Cümle vücûdu beyâz mermerden ve başında destârı sarı taşdandır. Bir elinde zekeri, bir eli uyluğu üzre hımâra süvâr durur. Ve cânib-i erba‘asında avret ve oğlan ve dahi şapka takyeli Yahûdîler ve gûnâ-gûn kavmlerin herbirinin ellerinde deff ü nakâre ve dübelek ve çeng ü rebâb ve ıklığ ve barbût ve'l-hâsıl bu rûy-i arzda ne kadar sâz makûlesi mezâmirâtlar var ise her ecnâsın ellerinde birer âletleri ile çalar şeklinde taşdan binâ olunup Deccâl-i la‘înin başına üşmüşler. Bu dahi ve mine'l-acâyibâtdandır. Bunu dahi seyr [ü] temâşâ edüp yine melik ile bu sahrânın cenûbî tarafına bir sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y428a ·
metinde göster ·