dağlarından kenz-i Kârûn çıkarup ol genc-i firâvân ile Bağdâd'ı behişt-âbâd etd …
Bânî-i sâdisi, sene (---) târîhinde Me’mûn Halîfe'dir kim Bağdâd'dan Mısır'a varup îze tarafındaki Heremeyn dağlarından kenz-i Kârûn çıkarup ol genc-i firâvân ile Bağdâd'ı behişt-âbâd etdi. Andan bakıyye-i mâl ile diyâr-ı Yunaniyân'a sefer edüp Adana şehrinin cânib-i garbîsinde altı sâ‘at karîb şehr-i Tarsus'u {Fireng elinden} dest-i kahr ile feth edüp ba‘dehû kal‘ayı ta‘mîr ü termîm ederken merhûm olup Câmi‘u'n-nûr nâmında bir câmi‘-i münevveri sâhasında âsûde olup mermer sandûkasında târîhiyle cild-i (---)(---) mastûrdur. Ba‘dehû bu şehr-i Bağdâd'ı sene (---) târîhinde yine Âl-i Abbâsiyân'dan (---)(---) Billah halîfe iken kavm-i Tatar-ı adüv-şikârdan Hulâgû Hân Bağdâd'a istîlâ edüp halîfe ve yetmiş bin hurme hâtûnun karnın yarup katl edüp Bağdâd-ı behişt-âbâd iken harâb-âbâd eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 333a ·
metinde göster ·
… râr etmek içün şehr-i Mısır'dan nehr-i Nil'i ubûr edüp karşu Cîze şehri hâkinde
Heremeyn
ya‘nî Fir‘avn dağları kurbünde Busır nâm mahalle varup "Ebü'l-Müslim elinden ha …
Bu kal‘a-i sene 121 târîhinde Âl-i Emeviyyûn'dan Mervân-ı Hımâr binâ etdiğiyçün kal‘a-i Hımmâr derler. Mervân-ı Hımâr bu hisâr-ı üstüvârı ol kadar imâr etdi kim yetmiş bin alaca atlı askeri ve iki kerre yüz bin gayrı nökeri atlanırdı. Ebü'l-Müslim-i Mervî Horasân'dan on iki bin leşker-i muvahhidîn ile hurûc edüp Mervân dahi üç kerre yüz bin cünûd-ı cünübiyle Ane ve Seleme sahrâlarında Ebü'l-Müslim ile ceng-i perhâş edüp yedi gün savaş-ı azîm ederek âhir Mervân'ın dedesi Mu‘âviye Hazret-i Alî ile nehr-i Furât sâhilinde Ca‘ber kal‘ası altında Hazret-i Alî ile Sıffîn cengi etdikleri yerde Mervân ve Ebü'l-Müslim ceng edüp bi-emri Hudâ sekizinci günde Mervân-ı Hımâr münhedim olup Şâm'a firâr etdikde iki kerre yüz bin asker-i Mervâniyân teber-i Ebü'l-Müselmân'dan geçüp Mervân'ın akîbince Ebü'l-Müslim askeri Mervân'ı kovarak Şâm'dan Gazze'ye, andan Arz-ı Hasan-ı Bilbeys'e andan Mısır'a varınca Mervân'ı kovup âhir Mervân Mısır'da dahi karâr edemeyüp diyâr-ı Sudan'a firâr etmek içün şehr-i Mısır'dan nehr-i Nil'i ubûr edüp karşu Cîze şehri hâkinde Heremeyn ya‘nî Fir‘avn dağları kurbünde Busır nâm mahalle varup "Ebü'l-Müslim elinden halâs oldum." deyü mezkûr karyede hâb-âlûd olmuşken Ebü'l-Müslim tarafından kova gelen Âmir ibn Cürcânî ibn Abdullah-ı Mâznî Mervân-ı Hımâr'ı yorgun argın ve durgun eşek gibi yatır bulup hımâr-ı eşek gibi anırda anırda katl edüp başın Haleb'de Ebü'l-Müslim'e götürüp kavm-i Müslimî emîn oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 366a ·
metinde göster ·
dağları nâmıyla ma‘rûf üç aded amelî ve çâr-kûşe dağlardır kim ikisi dörder yüz …
Ammâ sene (---) târîhinde Âl-i Abbâsiyân'dan Me’mûn Halîfe diyâr-ı Bağdâd'dan diyâr-ı Mısr-ı Kâhire-i mağziyye-i Ümm-i Dünyâ'ya gelüp şehr-i Fustât ki Mısr-ı atîkdir, anın mukâbelesinde nehr-i Nil aşrı Cîze şehri garbîsinde nîm sâ‘at Heremeyn dağları nâmıyla ma‘rûf üç aded amelî ve çâr-kûşe dağlardır kim ikisi dörder yüz arşın âlî binâ olunup evc-i âsumâna ser çekmişlerdir. Biri gâyet alçacık yine çâr-kûşe amelî seng-binâ kûh-ı sağîredir. Hâlâ bu kûhlara elsine-i nâsda Fir‘avn dağı derler. Me’mûn Halîfe bu kûh-ı bülendlerde defîne vardır deyü bu kûh-ı Heremeynleri asker-i deryâ-misâline ve üstâd-ı kûh-kenlere bu kûhları nakb u kam‘ u hedm etdirüp yetmiş günde güc ile bir defîne mâla râst gelüp anda bir seng-i hârâ üzre hatt-ı Hazret-i İdrîs-i hoş-nüvis ile bir hacer zâhir olup böyle tahrîr etmiş kim "Ey bu makâlîd-i âlîlerden defîne istihrâcına mukayyed olan mülûk. Ne kadar cidd ü cehd-i tâm-ı ihtimâm itsen renc [ü] anâ çeküp ifnâ-yı vücûd etdiğin günlerin masrûfu kadar mâla mâlik olursun, ve's-selâm. Ammâ ilm-i târîh ve ilm-i evvelîn ü âhirîn istersen, hâsıl olup bu edîm-i arzın ibret hırmeni mahsûlün dirersin, ve's-selâm. Ve illâ dahi ziyâde tama‘-ı hâma düşersen ifnâ-yı vücûd edersin, hatmü'l-kelâm." deyü merkûm seng-i hârâda bu gûne hatları Me’mûn kırâ’at etdikde cemî‘i ulemâsıyla Me’mûn Halîfe müşâvere edüp kenz-i Kârûn'dan ferâğat edüp "Hemân bize ilm-i evvelîn ü âhirîn lâzımdır. Elbette ana müte‘allık kitâblar vardır." diyerek cebel-i Heremeynleri kam‘ u hedm ederek bir kubbe-i yekpâre zâhir olup anı kam‘ edüp derûn-ı kubbeye duhûl edüp gördüler kim mâl-â-mâl deve kemikleri ve fil ve gergerdân üstühânlarıyla leb-ber-leb olmuş bir kubbe-i nüh-tâk cümle kemikler üzre hatt-ı gûnâ-gûnlar yazılmış ve niçe bin gûne rümûzlar kazılmış. O kubbeden içeri bir tuç bâb-ı sağîre nümâyân olup ol dervezeyi hâh nâ-hâh küşâde kılup gördüler kim bir kubbe-i ser-bülend-i nuh-tâkı eflâke kemend atmış ammâ derûn-ı kubbe kat-ender-kat kitâb-ı müstetâblar ile mâl-â-mâl.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 399b ·
metinde göster ·
… avn dağı derler. Me’mûn Halîfe bu kûh-ı bülendlerde defîne vardır deyü bu kûh-ı
Heremeynleri
asker-i deryâ-misâline ve üstâd-ı kûh-kenlere bu kûhları nakb u kam‘ u hedm etd …
Ammâ sene (---) târîhinde Âl-i Abbâsiyân'dan Me’mûn Halîfe diyâr-ı Bağdâd'dan diyâr-ı Mısr-ı Kâhire-i mağziyye-i Ümm-i Dünyâ'ya gelüp şehr-i Fustât ki Mısr-ı atîkdir, anın mukâbelesinde nehr-i Nil aşrı Cîze şehri garbîsinde nîm sâ‘at Heremeyn dağları nâmıyla ma‘rûf üç aded amelî ve çâr-kûşe dağlardır kim ikisi dörder yüz arşın âlî binâ olunup evc-i âsumâna ser çekmişlerdir. Biri gâyet alçacık yine çâr-kûşe amelî seng-binâ kûh-ı sağîredir. Hâlâ bu kûhlara elsine-i nâsda Fir‘avn dağı derler. Me’mûn Halîfe bu kûh-ı bülendlerde defîne vardır deyü bu kûh-ı Heremeynleri asker-i deryâ-misâline ve üstâd-ı kûh-kenlere bu kûhları nakb u kam‘ u hedm etdirüp yetmiş günde güc ile bir defîne mâla râst gelüp anda bir seng-i hârâ üzre hatt-ı Hazret-i İdrîs-i hoş-nüvis ile bir hacer zâhir olup böyle tahrîr etmiş kim "Ey bu makâlîd-i âlîlerden defîne istihrâcına mukayyed olan mülûk. Ne kadar cidd ü cehd-i tâm-ı ihtimâm itsen renc [ü] anâ çeküp ifnâ-yı vücûd etdiğin günlerin masrûfu kadar mâla mâlik olursun, ve's-selâm. Ammâ ilm-i târîh ve ilm-i evvelîn ü âhirîn istersen, hâsıl olup bu edîm-i arzın ibret hırmeni mahsûlün dirersin, ve's-selâm. Ve illâ dahi ziyâde tama‘-ı hâma düşersen ifnâ-yı vücûd edersin, hatmü'l-kelâm." deyü merkûm seng-i hârâda bu gûne hatları Me’mûn kırâ’at etdikde cemî‘i ulemâsıyla Me’mûn Halîfe müşâvere edüp kenz-i Kârûn'dan ferâğat edüp "Hemân bize ilm-i evvelîn ü âhirîn lâzımdır. Elbette ana müte‘allık kitâblar vardır." diyerek cebel-i Heremeynleri kam‘ u hedm ederek bir kubbe-i yekpâre zâhir olup anı kam‘ edüp derûn-ı kubbeye duhûl edüp gördüler kim mâl-â-mâl deve kemikleri ve fil ve gergerdân üstühânlarıyla leb-ber-leb olmuş bir kubbe-i nüh-tâk cümle kemikler üzre hatt-ı gûnâ-gûnlar yazılmış ve niçe bin gûne rümûzlar kazılmış. O kubbeden içeri bir tuç bâb-ı sağîre nümâyân olup ol dervezeyi hâh nâ-hâh küşâde kılup gördüler kim bir kubbe-i ser-bülend-i nuh-tâkı eflâke kemend atmış ammâ derûn-ı kubbe kat-ender-kat kitâb-ı müstetâblar ile mâl-â-mâl.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 399b ·
metinde göster ·
… lîn ü âhirîn lâzımdır. Elbette ana müte‘allık kitâblar vardır." diyerek cebel-i
Heremeynleri
kam‘ u hedm ederek bir kubbe-i yekpâre zâhir olup anı kam‘ edüp derûn-ı kubbeye …
Ammâ sene (---) târîhinde Âl-i Abbâsiyân'dan Me’mûn Halîfe diyâr-ı Bağdâd'dan diyâr-ı Mısr-ı Kâhire-i mağziyye-i Ümm-i Dünyâ'ya gelüp şehr-i Fustât ki Mısr-ı atîkdir, anın mukâbelesinde nehr-i Nil aşrı Cîze şehri garbîsinde nîm sâ‘at Heremeyn dağları nâmıyla ma‘rûf üç aded amelî ve çâr-kûşe dağlardır kim ikisi dörder yüz arşın âlî binâ olunup evc-i âsumâna ser çekmişlerdir. Biri gâyet alçacık yine çâr-kûşe amelî seng-binâ kûh-ı sağîredir. Hâlâ bu kûhlara elsine-i nâsda Fir‘avn dağı derler. Me’mûn Halîfe bu kûh-ı bülendlerde defîne vardır deyü bu kûh-ı Heremeynleri asker-i deryâ-misâline ve üstâd-ı kûh-kenlere bu kûhları nakb u kam‘ u hedm etdirüp yetmiş günde güc ile bir defîne mâla râst gelüp anda bir seng-i hârâ üzre hatt-ı Hazret-i İdrîs-i hoş-nüvis ile bir hacer zâhir olup böyle tahrîr etmiş kim "Ey bu makâlîd-i âlîlerden defîne istihrâcına mukayyed olan mülûk. Ne kadar cidd ü cehd-i tâm-ı ihtimâm itsen renc [ü] anâ çeküp ifnâ-yı vücûd etdiğin günlerin masrûfu kadar mâla mâlik olursun, ve's-selâm. Ammâ ilm-i târîh ve ilm-i evvelîn ü âhirîn istersen, hâsıl olup bu edîm-i arzın ibret hırmeni mahsûlün dirersin, ve's-selâm. Ve illâ dahi ziyâde tama‘-ı hâma düşersen ifnâ-yı vücûd edersin, hatmü'l-kelâm." deyü merkûm seng-i hârâda bu gûne hatları Me’mûn kırâ’at etdikde cemî‘i ulemâsıyla Me’mûn Halîfe müşâvere edüp kenz-i Kârûn'dan ferâğat edüp "Hemân bize ilm-i evvelîn ü âhirîn lâzımdır. Elbette ana müte‘allık kitâblar vardır." diyerek cebel-i Heremeynleri kam‘ u hedm ederek bir kubbe-i yekpâre zâhir olup anı kam‘ edüp derûn-ı kubbeye duhûl edüp gördüler kim mâl-â-mâl deve kemikleri ve fil ve gergerdân üstühânlarıyla leb-ber-leb olmuş bir kubbe-i nüh-tâk cümle kemikler üzre hatt-ı gûnâ-gûnlar yazılmış ve niçe bin gûne rümûzlar kazılmış. O kubbeden içeri bir tuç bâb-ı sağîre nümâyân olup ol dervezeyi hâh nâ-hâh küşâde kılup gördüler kim bir kubbe-i ser-bülend-i nuh-tâkı eflâke kemend atmış ammâ derûn-ı kubbe kat-ender-kat kitâb-ı müstetâblar ile mâl-â-mâl.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 399b ·
metinde göster ·
Andan diyâr-ı Yunan'a ve diyâr-ı Acem'e ve diyâr-ı Rûm'a ve niçe bin gûne tevârîh münteşir olmuşdur. Meğer bu kitâb-ı mu‘tebereler zâyi‘ olmasın içün Hazret-i İdrîs aleyhi's-selâm emr-i Hak ile Tûfân-ı Nûh olacağın bilüp Surîd Hâkim-i Mekik'e emr edüp bu Heremeyn cebellerin inşâ etdirüp cümle kitâbları anda pinhân edüp gûnâ-gûn mutalsamât-ı ibret-nümûnlar ile niçe bin künûzlar defn etmişlerdi ve niçe bin mülûkların na‘şların anda defn etmişlerdi. Hâlâ üstühân-ı benî Âdem mâl-â-mâldır. Hatta 1081 târîhinde Kethudâ İbrâhîm Paşa vâlî-i Mısır iken bu abd-i kemter niçe yüz kimesneler ile fânûs ve şem‘a ve meş‘aller çerâğân edüp künc künc benî Âdem üstühânları gördük ammâ genc-i âdem ile genc-i Kârûnları görmedik. Bâlâda cild-i (---)(---) mastûrdur kim tatvîl-i kelâma hâcet yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 400a ·
metinde göster ·
… stân u Moltân diyârları sâhibi olmuşlar iken devlet-i Mısr'a tama‘ edüp cebel-i
Heremeyn'den
mâl-ı defâyin-küşâlık idelim derken Mısır'da merhûm olup cebel-i Heremeyn'de me …
Ba‘dehû Ferîdûn Şâh'ın Hazret-i Hûd du‘âsıyla on bir aded oğlu bu şehr-i Musul'da vücûda geldi. Büyük oğlu Tûr'dur, anın oğlu Nâdîm'dir, anın oğlu Peşeng'dir ve anın zâdesi Efrâsiyâb'dır. Ferîdûn'un gemide bile olan evlâdı Ebrec Şâh'dır, anın oğlu Kûşeng'dir ve anın zâdesi Menûçehr'dir kim Hazret-i Mûsâ Nebî'ye îmân getirmişdir ve yüz yigirmi yıl pâdişâhlık edüp hükmünde olan kal‘aları âbâdân eyleyüp bu şehr-i Musul'un cânib-i etrâfına handaklar kazdırup nehr-i Şatt'ı handaklar içre ve çölistân-ı Irâk içre cereyân edüp hayli mu‘ammer oldu ve merhûm olup Deşt-i Kıpçak'da Kazan şehrinde Menûçehr Şâh medfûndur. Andan sonra bu Musul'a Ferîdûn'un Selem nâm bir oğlu şâh oldu ve anın zâdesi Gâv-ı Isfahânî hâkim oldu ammâ Isfahân'da tevellüd etdi. Anın oğlu Kareb şâh oldular kim her biri birer pehlivân-ı cihân idiler. Bunlar cümle oğul oğula nebîrezâdeler İrân u Turan ve Semerkand u Luristân u Moltân diyârları sâhibi olmuşlar iken devlet-i Mısr'a tama‘ edüp cebel-i Heremeyn'den mâl-ı defâyin-küşâlık idelim derken Mısır'da merhûm olup cebel-i Heremeyn'de medfûnlardır deyü müverrihân-ı Acem ve müverrih Mıkdısî-i Yarmenî böyle tahrîr etmişlerdir ve gerçi Me’mûn Halîfe mezkûr Ehrâm dağlarından İdrîs Nebî tevârîhleri âşikâre olunandan mukaddem Arab u Acem ve Kabâbıta ve Yunaniyân-ı Rûm ve İsrâîlî târîhleri var idi ammâ bu cebel-i Heremeyn'den Me’mûn'un ihrâc etdiği târîhler cihâna velvele-ârâ oldu. Ve bu şehr-i Musul Ferîdûn ve Menûçehr devletinden sonra Âl-i Ekâsire'den Enûşirvân-ı âdile intikâl edüp Hazret-i Risâlet'in vilâdeti gicesi Tâk-i Kisrâ ve âteşgede-i Nemrûd ve niçe mutalsamâtlar ve kıbâb-ı Ayasofya ve kubbe-i Kızılelma münhedim olup ol leyle-i mübârekede bu şehr-i Musul serâpâ münhedim olup ecinne pâdişâhlarından Melik Sırfeyâîl mâlik-i Musul olup benî Âdem varamaz oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 400b ·
metinde göster ·
… i Heremeyn'den mâl-ı defâyin-küşâlık idelim derken Mısır'da merhûm olup cebel-i
Heremeyn'de
medfûnlardır deyü müverrihân-ı Acem ve müverrih Mıkdısî-i Yarmenî böyle tahrîr …
Ba‘dehû Ferîdûn Şâh'ın Hazret-i Hûd du‘âsıyla on bir aded oğlu bu şehr-i Musul'da vücûda geldi. Büyük oğlu Tûr'dur, anın oğlu Nâdîm'dir, anın oğlu Peşeng'dir ve anın zâdesi Efrâsiyâb'dır. Ferîdûn'un gemide bile olan evlâdı Ebrec Şâh'dır, anın oğlu Kûşeng'dir ve anın zâdesi Menûçehr'dir kim Hazret-i Mûsâ Nebî'ye îmân getirmişdir ve yüz yigirmi yıl pâdişâhlık edüp hükmünde olan kal‘aları âbâdân eyleyüp bu şehr-i Musul'un cânib-i etrâfına handaklar kazdırup nehr-i Şatt'ı handaklar içre ve çölistân-ı Irâk içre cereyân edüp hayli mu‘ammer oldu ve merhûm olup Deşt-i Kıpçak'da Kazan şehrinde Menûçehr Şâh medfûndur. Andan sonra bu Musul'a Ferîdûn'un Selem nâm bir oğlu şâh oldu ve anın zâdesi Gâv-ı Isfahânî hâkim oldu ammâ Isfahân'da tevellüd etdi. Anın oğlu Kareb şâh oldular kim her biri birer pehlivân-ı cihân idiler. Bunlar cümle oğul oğula nebîrezâdeler İrân u Turan ve Semerkand u Luristân u Moltân diyârları sâhibi olmuşlar iken devlet-i Mısr'a tama‘ edüp cebel-i Heremeyn'den mâl-ı defâyin-küşâlık idelim derken Mısır'da merhûm olup cebel-i Heremeyn'de medfûnlardır deyü müverrihân-ı Acem ve müverrih Mıkdısî-i Yarmenî böyle tahrîr etmişlerdir ve gerçi Me’mûn Halîfe mezkûr Ehrâm dağlarından İdrîs Nebî tevârîhleri âşikâre olunandan mukaddem Arab u Acem ve Kabâbıta ve Yunaniyân-ı Rûm ve İsrâîlî târîhleri var idi ammâ bu cebel-i Heremeyn'den Me’mûn'un ihrâc etdiği târîhler cihâna velvele-ârâ oldu. Ve bu şehr-i Musul Ferîdûn ve Menûçehr devletinden sonra Âl-i Ekâsire'den Enûşirvân-ı âdile intikâl edüp Hazret-i Risâlet'in vilâdeti gicesi Tâk-i Kisrâ ve âteşgede-i Nemrûd ve niçe mutalsamâtlar ve kıbâb-ı Ayasofya ve kubbe-i Kızılelma münhedim olup ol leyle-i mübârekede bu şehr-i Musul serâpâ münhedim olup ecinne pâdişâhlarından Melik Sırfeyâîl mâlik-i Musul olup benî Âdem varamaz oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 400b ·
metinde göster ·
… cem ve Kabâbıta ve Yunaniyân-ı Rûm ve İsrâîlî târîhleri var idi ammâ bu cebel-i
Heremeyn'den
Me’mûn'un ihrâc etdiği târîhler cihâna velvele-ârâ oldu. Ve bu şehr-i Musul Fer …
Ba‘dehû Ferîdûn Şâh'ın Hazret-i Hûd du‘âsıyla on bir aded oğlu bu şehr-i Musul'da vücûda geldi. Büyük oğlu Tûr'dur, anın oğlu Nâdîm'dir, anın oğlu Peşeng'dir ve anın zâdesi Efrâsiyâb'dır. Ferîdûn'un gemide bile olan evlâdı Ebrec Şâh'dır, anın oğlu Kûşeng'dir ve anın zâdesi Menûçehr'dir kim Hazret-i Mûsâ Nebî'ye îmân getirmişdir ve yüz yigirmi yıl pâdişâhlık edüp hükmünde olan kal‘aları âbâdân eyleyüp bu şehr-i Musul'un cânib-i etrâfına handaklar kazdırup nehr-i Şatt'ı handaklar içre ve çölistân-ı Irâk içre cereyân edüp hayli mu‘ammer oldu ve merhûm olup Deşt-i Kıpçak'da Kazan şehrinde Menûçehr Şâh medfûndur. Andan sonra bu Musul'a Ferîdûn'un Selem nâm bir oğlu şâh oldu ve anın zâdesi Gâv-ı Isfahânî hâkim oldu ammâ Isfahân'da tevellüd etdi. Anın oğlu Kareb şâh oldular kim her biri birer pehlivân-ı cihân idiler. Bunlar cümle oğul oğula nebîrezâdeler İrân u Turan ve Semerkand u Luristân u Moltân diyârları sâhibi olmuşlar iken devlet-i Mısr'a tama‘ edüp cebel-i Heremeyn'den mâl-ı defâyin-küşâlık idelim derken Mısır'da merhûm olup cebel-i Heremeyn'de medfûnlardır deyü müverrihân-ı Acem ve müverrih Mıkdısî-i Yarmenî böyle tahrîr etmişlerdir ve gerçi Me’mûn Halîfe mezkûr Ehrâm dağlarından İdrîs Nebî tevârîhleri âşikâre olunandan mukaddem Arab u Acem ve Kabâbıta ve Yunaniyân-ı Rûm ve İsrâîlî târîhleri var idi ammâ bu cebel-i Heremeyn'den Me’mûn'un ihrâc etdiği târîhler cihâna velvele-ârâ oldu. Ve bu şehr-i Musul Ferîdûn ve Menûçehr devletinden sonra Âl-i Ekâsire'den Enûşirvân-ı âdile intikâl edüp Hazret-i Risâlet'in vilâdeti gicesi Tâk-i Kisrâ ve âteşgede-i Nemrûd ve niçe mutalsamâtlar ve kıbâb-ı Ayasofya ve kubbe-i Kızılelma münhedim olup ol leyle-i mübârekede bu şehr-i Musul serâpâ münhedim olup ecinne pâdişâhlarından Melik Sırfeyâîl mâlik-i Musul olup benî Âdem varamaz oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 400b ·
metinde göster ·
… r. Be-kavl-i tevârîh-i Âzeryâ. Ol tevârîhdir kim Tûfân-ı Nûh'dan sonra Mısır'da
Heremeyn
dağları ki efvâh-ı nâsda Fir‘avn dağı derler ba‘de't-Tûfân bu dağlar içre bulun …
Ziyâret-i Hazret-i şu‘ayb Nebî salavâtullâhi aleyhi ve selâme: Bu dere içre tarîk-ı âmmın sağ tarafında kayalar altında azîm gârlardır. Ol gâr-ı pür-envârların derûnunda medfûnlardır. Be-kavl-i tevârîh-i Âzeryâ. Ol tevârîhdir kim Tûfân-ı Nûh'dan sonra Mısır'da Heremeyn dağları ki efvâh-ı nâsda Fir‘avn dağı derler ba‘de't-Tûfân bu dağlar içre bulunan hatlar kim Hazret-i İdrîs Nebî'nin ve gayri kehenelerin hattları kim deve ve sığır ve koyun kemikleri ve kürekleri üzre lisân-ı İbrî ve Süryânî hatları ile tahrîr olunmuşdu. Ol hatları Sâm oğullarından Âzeryâ nâm hakîm cem‘ edüp tahrîr etmişdir. Cümle tevârîhler andan istihrâc olunup cemî‘i peygamber ve peygamberzâde ve cemî‘i vakâyi‘ât ve hâdisâtlar anda tahrîr olunup mu‘teber tevârîhdir. Cümle Mısır Kıbtîleri i‘tibâr ederler. Anın kavl-i mu‘teberi üzre bu Arz-ı Mukaddes'de medfûn olan peygamberleri ziyâret edüp evsâfların alâ-kadri'l-bizâ‘a istinsâh etdik. Cenâb-ı Bârî bu müsevvedâtımız ziyâret etdiğimiz sultânların âb-ı rûyiyçün Y 202b ola, itmâmı müyesser ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y202a–Y202b ·
metinde göster ·
… kim hâlâ yine şehr-i atîkdir. Ve eser-i binâlarında olan seng-i kebîrler meğer
Heremeyn
dağlarında ola. Her taşı tûlen ve arzen yigirmişer on beşer arşın taşlardır. Ba …
Tûfân-ı Nûh'a gelince azîm ma‘mûr [u] âbâdân belde-i ma‘mûre olmuşdu kim hâlâ yine şehr-i atîkdir. Ve eser-i binâlarında olan seng-i kebîrler meğer Heremeyn dağlarında ola. Her taşı tûlen ve arzen yigirmişer on beşer arşın taşlardır. Ba‘zı kimseler görüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y5a ·
metinde göster ·
… inâsı olmağile Mısır-ı atîki ma‘mûr etdiler. Kalîmûn kâhin bin sene ma‘mûr olup
Heremeyn-i
a‘lâda ceddi Nakrâveş'i Mısrâyim'in yanında defn etdiler. Tûfân'dan sonra fevt …
Andan Kalîmûn kâhinin tahrîkiyle Bayzar bin Hâm ehl [ü] iyâlini alup şehr-i Emsûs ki Eski Mısır'dır Kalîmûn'un ecdâdı binâsı olmağile Mısır-ı atîki ma‘mûr etdiler. Kalîmûn kâhin bin sene ma‘mûr olup Heremeyn-i a‘lâda ceddi Nakrâveş'i Mısrâyim'in yanında defn etdiler. Tûfân'dan sonra fevt olan Y 6b ibtidâ bu Kalîmûn'dur kim Mısır'da Elvâh şehrin binâ etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y6a–Y6b ·
metinde göster ·
… iklîme hâkim olup Mısrâyim dahi yedi yüz yıldan sonra Arapça emrine râm olup
Heremeyn-i
Kebîr'de babası Bayzar ile Tûfân'dan evvel merhûm olan Melik Sûrîd yanında defn …
Bu Mısrâyim'in evlâdları birer iklîme hâkim olup Mısrâyim dahi yedi yüz yıldan sonra Arapça emrine râm olup Heremeyn-i Kebîr'de babası Bayzar ile Tûfân'dan evvel merhûm olan Melik Sûrîd yanında defn eylediler. Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y7a ·
metinde göster ·
… m dörd yüz seksen sene pâdişâhlık edüp âhir ol dahi câm-ı nîşi nûş edüp cebel-i
Heremeyn'de
babası Mısrâyim cenbinde defn etdiler.
Ve ilhâm-ı Rabbânî ile Kıbtîm, Kıbtî lisânın fesâhat üzre tekellüm ederdi. Ve bu Kıbtîm dörd yüz seksen sene pâdişâhlık edüp âhir ol dahi câm-ı nîşi nûş edüp cebel-i Heremeyn'de babası Mısrâyim cenbinde defn etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y7b ·
metinde göster ·
… yıl mu‘ammer olup yüz seksen sene melik olup âhir âhar dünyâya dahi mâlik olup
Heremeyn'de
babası Hırbıtâ'nın yanında defn etdiler.
Ba‘dehu Hazret-i İbrâhîm'e mahabbetinden nehr-i Nîl'i Benî Süveyf şehri mukâbelesinden dağları kesüp üç günlük yol ile Süveys deryâsına Nîl'i akıdup Nîl ile Süveys'e niçe yüz gemi zahîre gönderüp Mekke'yi ganîmet ederdi. İki yüz yıl mu‘ammer olup yüz seksen sene melik olup âhir âhar dünyâya dahi mâlik olup Heremeyn'de babası Hırbıtâ'nın yanında defn etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y8a ·
metinde göster ·
… aşırı olan cibâllere cibâl-i Garbî ve cebel-i Cüzâm ve cebel-i Hirâm ve cibâl-i
Heremeyn
derler.
Kabâbıta kavmi Rûm'a harâc-güzâr olup Eski Mısır'ın cânib-i şarkîsinde bir sâ‘at ba‘îd cebel-i Mukattam ki hâlâ cebel-i Cûşî ve cebel-i Becâmîm ve cebel-i Takâtu‘ ve cebel-i Şarkî ve cebel-i Mukattab ya‘nî Kutbü'l-aktâb dağı ve cebel-i Lûkân ve cebel-i Hicân derler. Ammâ Nîl aşırı olan cibâllere cibâl-i Garbî ve cebel-i Cüzâm ve cebel-i Hirâm ve cibâl-i Heremeyn derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y75b ·
metinde göster ·
dağları vardır, iki büyük bir küçük amelî dağdır. Anlara beyne'l-halk Ehrâm dağ …
Yigirmi iki arşını geçüp yigirmi dörd arşın olduğu zamân mine'l-cebel ile'l-cebel deyü nidâ ederle, ya‘nî bir dağdan bir dağa Nîl taşdı, demekdir. Dağdan murâd Mısır'ın cânib-i garbîsinde Cîze tarafında Heremeyn dağları vardır, iki büyük bir küçük amelî dağdır. Anlara beyne'l-halk Ehrâm dağları derler, ammâ efvâh-ı avâmda Fir‘avn dağı derler. Nîl-i mübârek anların dâmenine dek taşsa mine'l-cebel ile'l-cebel derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y147a ·
metinde göster ·
… âyin oğlu Hunûh oğlu Mahvîl oğlu Dermeşîl oğlu Berâb binâ etdiğiyçün bu dağlara
Heremeyn-i
Berâbî derler. Nîl'in cânib-i garbîsine vâki‘ olmuş iki büyük ve bir küçük dağl …
Efvâh-ı nâsda Ehrâm dağı derler. Avâm mâbeyninde Fir‘avn dağları derler. Ammâ lisân-ı Kıbtîde Berâbî derler. Bi-kavli Târîh-i İbn Celâl ibtidâ bu Heremler dağların binâ eden Kâyin oğlu Hunûh oğlu Mahvîl oğlu Dermeşîl oğlu Berâb binâ etdiğiyçün bu dağlara Heremeyn-i Berâbî derler. Nîl'in cânib-i garbîsine vâki‘ olmuş iki büyük ve bir küçük dağlardır. Cânib-i erba‘ası ceyrân ve gâv-ı beyâbânî ve kurd ve hargûş makûlesi şikârlar bulunur. İnşâallâh aşağıda mahalliyle bânîsi ve ne içün binâ olunup mutalsam olundu, anı beyân ederiz, ve's-selâm. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y225b ·
metinde göster ·
üzerlerin dibâçe ile pûşîde kılup kenz etdi. Ve sâhil-i Nîl'de bir şehr-i mu‘az …
Ve itmâmından sonra bu üç ehrâmları mâl-ı hazâyin ile pür edüp âlât-ı silâh ve Hazret-i İdrîs'in cemî‘-i ulûmlarının kitâbların koyup tılısmâtlar ile müvekkiller nasb edüp heremeynlerin üzerlerin dibâçe ile pûşîde kılup kenz etdi. Ve sâhil-i Nîl'de bir şehr-i mu‘azzam binâ edüp heremeynlerin muhâfızları ol şehirde sâkin olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y232a ·
metinde göster ·
… âçe ile pûşîde kılup kenz etdi. Ve sâhil-i Nîl'de bir şehr-i mu‘azzam binâ edüp
heremeynlerin
muhâfızları ol şehirde sâkin olur.
Ve itmâmından sonra bu üç ehrâmları mâl-ı hazâyin ile pür edüp âlât-ı silâh ve Hazret-i İdrîs'in cemî‘-i ulûmlarının kitâbların koyup tılısmâtlar ile müvekkiller nasb edüp heremeynlerin üzerlerin dibâçe ile pûşîde kılup kenz etdi. Ve sâhil-i Nîl'de bir şehr-i mu‘azzam binâ edüp heremeynlerin muhâfızları ol şehirde sâkin olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y232a ·
metinde göster ·
medfûn genc-i firâvânı feth etmeğe bel bağlayup yedi ay kâmil ihtimâm himmetler …
Hattâ Me’mûn Halîfe Bağdâd'dan Mısır'a gelüp Heremeyn'de medfûn genc-i firâvânı feth etmeğe bel bağlayup yedi ay kâmil ihtimâm himmetler ile bezl-i himmet edüp odunlar yığdırup âteşler yakup üzerlerine sirkeler dökerek ve mancınıklar ile seng-i azîmler atarak yigirmi arşın mikdârı yerin münhedim edüp bir zeberced murassa‘ küp bulur, içinde bin altun bulunur kim her altun bir vukiyye idi. Ve bir hacer üzre yazılmış bir hat kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y232b ·
metinde göster ·
Ammâ Yûsuf Salâhaddîn Mısır kal‘asın müceddeden binâ etdükde
Heremeyn
cebellerinden taşlar çıkarup Mısır'ın iç kal‘asın ve aşağı kal‘asın binâ etmişd …
Ammâ Yûsuf Salâhaddîn Mısır kal‘asın müceddeden binâ etdükde Heremeyn cebellerinden taşlar çıkarup Mısır'ın iç kal‘asın ve aşağı kal‘asın binâ etmişdir. Ve ba‘dehu Sultân Mü’eyyed dahi Heremeynler kurbunda on bir kantara etmişdir, cümle Heremeyn dağlarından çıkan taşlar ile binâ etmişdir. Hâlâ yerleri âşikâredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y232b ·
metinde göster ·
… ın iç kal‘asın ve aşağı kal‘asın binâ etmişdir. Ve ba‘dehu Sultân Mü’eyyed dahi
Heremeynler
kurbunda on bir kantara etmişdir, cümle Heremeyn dağlarından çıkan taşlar ile b …
Ammâ Yûsuf Salâhaddîn Mısır kal‘asın müceddeden binâ etdükde Heremeyn cebellerinden taşlar çıkarup Mısır'ın iç kal‘asın ve aşağı kal‘asın binâ etmişdir. Ve ba‘dehu Sultân Mü’eyyed dahi Heremeynler kurbunda on bir kantara etmişdir, cümle Heremeyn dağlarından çıkan taşlar ile binâ etmişdir. Hâlâ yerleri âşikâredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y232b ·
metinde göster ·
… a‘dehu Sultân Mü’eyyed dahi Heremeynler kurbunda on bir kantara etmişdir, cümle
Heremeyn
dağlarından çıkan taşlar ile binâ etmişdir. Hâlâ yerleri âşikâredir.
Ammâ Yûsuf Salâhaddîn Mısır kal‘asın müceddeden binâ etdükde Heremeyn cebellerinden taşlar çıkarup Mısır'ın iç kal‘asın ve aşağı kal‘asın binâ etmişdir. Ve ba‘dehu Sultân Mü’eyyed dahi Heremeynler kurbunda on bir kantara etmişdir, cümle Heremeyn dağlarından çıkan taşlar ile binâ etmişdir. Hâlâ yerleri âşikâredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y232b ·
metinde göster ·
binâ eden Sûrîd, "Altı yılda binâ Y 233a etdim, benden sonra gelen mülûk altı …
Bu hakîr eyitdim: Heremeyn'i binâ eden Sûrîd, "Altı yılda binâ Y 233a etdim, benden sonra gelen mülûk altı yüz yılda münhedim edebilsin", deyü da‘vâ-yı merd etmiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y232b–Y233a ·
metinde göster ·
oldur kim Melik Mukavkıs'dan Hazret-i Risâlet'e elçilik ile gidüp îmâna ⟦Y 234a …
Tetimme-i cebel-i Heremeyn oldur kim Melik Mukavkıs'dan Hazret-i Risâlet'e elçilik ile gidüp îmâna Y 234a gelen Zünnûn-ı Mısrî Sa‘îd-i âlî'de Şark Ahmîm nâhiyesinde mütevellid olmuş ferîdü'd-dehr bir fusahâ-yı bülegâ kimesne kişi idi. Ba‘de'l-feth Amr ibnü'l-Âs'ın izniyle bu Zünnûn Ehrâm dağlarına girüp anda olan ibret-nümâ hatları okuyup lisân-ı Arabîye terceme eder. Ol hatlar budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y233b–Y234a ·
metinde göster ·
… aymağı fürûht olunur kim cemî‘i züvvârın derûn [u] bîrûnu beyâz yoğurd olur. Ve
Heremeyn
dağları bu cânibde olmağile beş on yârân bir yere cem‘ olup kimi piyâde ve kimi …
Ve bu su mevlûdun üç gününde cüllâb-misâl su cereyân eder. Ve lezzeti Hudâ hakkıyçün gûyâ âb-ı Zemzem'dir. Ve tabî‘atı sehel müshildir. Yetmiş yedi emrâz-ı muhtelifeye dâ‘-i devâdır. Bu âbdan bir kerre nûş eden sene-i âtiyeye varınca aslâ ve kat‘â bir marîze mübtelâ olmayup Hakîm-i Lem-yezel'den gayrı hâkim [ü] hükemâya muhtâc olmaz. Ammâ i‘tikâd-ı tâm ile nûş etmek gerek. Hattâ dem-i fâsidi vücûdda olan ahlâtı ve ra‘şe ve beras ve cüzâmı def‘ eder. Mezkûr ayn sene-i âtiyeye varınca bayağı turna gözü âb-ı latîf cereyân eder. Ve yine mâh-ı Temmûz'da kırk gün kırk gece kan akar. Yevm-i mevlûdda kan dinüp mücellâ cüllâb-misâl cereyân eder. Bi-emrillâh ilâ mâşaallâh âdetullâh bunun üzerine cârîdir. Ve bu mevlûd-ı şerîfde bu ayn içün ol kadar yüz kerre yüz bin cerre ve bardak ve mecur ve çanak bey‘ olunur kim hisâbın Cenâb-ı Bârî bilür. Ve yine ol gün ol kadar mecur Cîze yoğurdu ve kaymağı fürûht olunur kim cemî‘i züvvârın derûn [u] bîrûnu beyâz yoğurd olur. Ve Heremeyn dağları bu cânibde olmağile beş on yârân bir yere cem‘ olup kimi piyâde ve kimi har-süvâr olup Fir‘avn dağların temâşâya giderler. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y271b ·
metinde göster ·
… babası Bayzar ibn Hâm vefât edüp tûfândan evvel vefât eden Hürmüs Melik yanında
Heremeyn'de
defn etdiler.
Binâ-yı azîm ve diyâr-ı kadîm şehirdir. Bu sedd-i Ye’cûc-misâl kal‘a-i İskenderiyye'nin hakkında niçe bin müverrihler evsâfın tahrîr etmişlerdir, ammâ cümleden mu‘teber Kabâbıta tevârîhleri mu‘temed tevârîhlerdir kim hübût-ı Âdem'den sonra kalem Hazret-i İdrîs'e verilmişdir. Kıbtî kavmi ol zamândan berü ilâ yevminâ hâzâ rûz-merre cümle vakâyı‘âtı tahrîr etmededirler. Eğer kefereler ise de anlardan cemî‘i zamânda kizb ve habt-ı kelâm sâdır olmamışdır. Anıniçün cemî‘i edyânda tevârîhleri mu‘teber olup âl-i Abbâsiyân'dan Me’mûn Halîfe tevârihâta mâ’il olmağile Mısır'a gelüp Ehrâm dağların feth edüp niçe bin pâre kitâb-ı İdrîs'i ve kitâb-ı Dânyâl'ı çıkarup lisân-ı Arabî ile terceme etdi. Ve niçe yüz Kıbtî tevârîhlerin dahi lisân-ı Kıbtîden Arabî ile terceme edüp ol tevârîhlerin kavli üzre, ibtidâ bu İskenderiyye tûfân-ı Nûh'dan sonra Bayzar bin Hâm ki birâder-i Sâm'dır, Nûh Nebî gayrı evlâdlarından rûgerdân olup bu Bayzar'a du‘â edüp tenâsül bulup Mısır'a mâlik olup İskenderiyye'yi binâ etdi ve Menûf'u taht edindi. Ol asırda İskenderiyye şehrinin ismi Rukûde idi. Hâlâ Alman diyârında İskenderiyye'ye Rukûde derler. Ammâ lisân-ı Yûnânda Aleksandire derler. Cümle kavm-i Kabâbıta bundan tenâsül bulmağile Ebü'l-kabâbıt derler. Otuz evlâdı oldu. Büyük oğlu Mısrâyim idi. Arîş'den tâ İsvân-ı Sûdân'a varınca melik olup ba‘dehu babası Bayzar ibn Hâm vefât edüp tûfândan evvel vefât eden Hürmüs Melik yanında Heremeyn'de defn etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y313b ·
metinde göster ·