İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

hey*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
559
isabet
474 cümle/beyitte
207,2
milyonda
tüm derleme göre
2
eserde geçiyor
40+
farklı biçim
44 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi519212,0
Dede Korkut Kitabı401.233,0

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 559

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“hey*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 9a Ulûm-ı hey’ete mâlik olan müverrihînin kavl-i sahîhleri üzre Karadeniz Tûfân-ı Nûh zulemâtı su …
EÇS I 9a Cezîre-i Kırım ve Sahrâ-yı Heyhât ve Deşt-i Kıpçağ ve bi'l-cümle Diyâr-ı Sakâlibe serâpâ Karadeniz imiş kim bir f …
EÇS I 9a–9b … İslâm Geray Hân asrında Maskov seferine giderken asker-i Tatar-ı adû-şikâr ile Heyhât sahrâsında Kertmeli ve Biyim ve Eşim nâm yurdlarda tüşün verüp meks etdükde on …
EÇS I 9a–9b … dye ve istiridye misilli haşerâtların kabukları zâhir olurdu. Andan anlanır kim Heyhât vâdîsi dahi Karadeniz imiş. Âye[t]: Arapça 9b
EÇS I 9b … dahi komak içün İskender-i Zülkarneyn'i halk etdi. Zîrâ "izâ erâdellâhu şey’en heyye’e esbâbehu" mazmûnu üzre hübût-ı Âdem'den 5075 sene sonra edîm-i arzda İskender-i …
EÇS I 9b … Semendire sahrâları ve Leh ve Çeh ve Kırım ve Kamerü'l-kum ve Deşt-i Kıpçağ ve Heyhât vâdîleri deryâdan küşâde olup mesken [ü] me’vâ İremezâtü'l-imâd misillü ferah-f …
EÇS I 13a … dîn-i Îsâ üzre nasrânî ya‘nî yardımcı bu olup cümle putları kırmışdır ve cümle heyâkilleri yıkmışdır ve yerlerine âyîn-i Îsâ olacak kenîseler yapmışdır. Ammâ bu Kostantîn …
EÇS I 37b … elâmet etme" deyüp cân [u] dilden istimdâd taleb edince hemân yanında bir sipâh hey’etinde bir muhteşem âdem eydir:
EÇS I 48b Çerkes Kâsım Beğ: Defterdâr iken Kefe eyâlet olmak bunlardan kalup Heyhât sahrâsından Ejderhân seferine gitmişdir.
EÇS I 62a Şâh Safî'nin nâlesi, / Der imiş kim vâhey Bağdâd hey .
EÇS I 69b " Hey şâhım bu tıflı göresin Kayser-zemîn ve Îrân ve Tûrân ve Sûrân-zemîn halkını mât …
EÇS I 70b " Hey şâhım Perverdigâr seni ıslâh eyleye. Pes munlar belî benî âdem değillerdir. Ohu …
EÇS I 70b " Hey şâhım anlar cemâ‘atle namâz kılmazlar ve hükm-i Kur’ân'a amel etmezler. Îrân-ze …
EÇS I 88b "Bire var hey tuyûr İslâmbol'dan taşra feryâd eyle" deyince bi-emrillâh nutk-ı dürer-bârları …
EÇS I 89a … âzillerde olan dere ve depeleri ve mahûf u muhâtara akabe menâzilleri eşkâl [u] hey’etleri ile bir üstâd-ı kâmil nakkâş-ı âmil tasvîr etmişdir kim Erjeng ü Mânî kalemin ç …
EÇS I 163a … ir, cümleden lisân-ı Latin-i Eflâtîn'e mâliklerdir kim selef hukemâlarına ilm-i hey’et üzre te’lîfâtlarında Kitâb-ı Atlas ve Minor ve Coğrâfiyye ve Papamonta misilli …
EÇS I 163a … t olan nehr-i azîmleri ve rû-yı arzda olan dağ ve taşları cümle tasvîre getirüp hey’etle yazup gemicilere fürûht ederler kim cemî‘i keştîbânların bu ilm-i harta cânları …
EÇS I 163a … bû Süfyân ve bu ikrime İslâm ile müşerref olup Selmân-ı Pâk belin kuşadup ehl-i hey’ete pîr oldu. Ve bu ilmi babası Ebû Cehil'den ve Ebû Leheb'den görüp kesret-i seyâh …
EÇS I 173b … zin kârınız olan balık bî-akl olunca siz dahi tenâvül etmeğile hayvân-misâl bir heyûlâsız . Ve sayd etdiğiniz mâhîler ekseriyyâ Bekrî cânlara ta‘âmdır. Kâr [u] kesblerini …
EÇS I 175a Murâd Hân bu esnâfların hey’etlerinden ve evzâ‘ [u] etvârlarından haz edüp kahkahâ ile gülmüşdür. Zîrâ bir âlüfte vü â …
EÇS I 184b … 0, neferât 1000, pîrleri Âhenger-i Horasânî'dir. Selmân nazar-gerdesidir. Kabri Heyrât'dadır (---) (---). Bunlar pîrimiz (---) (---) ammâ galatdır. Bu tâ’ife kubâdî ve mahm …
EÇS I 187b–188a Esnâf-ı mühür-kenân-ı sîm ü heykelân ya‘nî gümüş mühür ve tılısmât kazıcı: Başka esnâfdır, akîk-i Yemenî kazıyamazla …
EÇS I 188a Ve bu sîm mühür-kenler dahi seyishâneler üzre dükkânların gûnâ-gûn mühürler ve heykeller ve vefkler ve hırz-ı yemânîler ve ta‘vîz-i mutalsamlar ile kârhânelerin zeyn ed …
EÇS I 203a … eymân Nebî zamânında def‘-i sevdâ içün Fisagores-i Hekîm te’lîfidir. Ammâ turfa hey’et sâzdır, gûyâ fîl hortumu gibi kırk târlı sâzdır, sadâsı âdeme hayât verir.
EÇS I 217b … sb ederdi. Ammâ İslâmbol halkı bundan bir metâ‘ almasına bahâne edüp bî-bahâ bu hey’et-i mecmû‘a-i ahmerluyu seyr [ü] temâşâ ederlerdi. Ve ol kadar bâzâr ederdi kim akç …
EÇS II 218a 25. Kasaba-i Samanlı ve cezîre-i Heybeli ve cezîre-i Tavşanlı ve cezîre-i Purğazlı.
EÇS II 221a Bu zevk [u] şevk üzre cezîre-i Heybeli önüne vardık. İslâmbol'a on sekiz mildir ve dâiren-mâdâr tokuz mil ihâta eder. …
EÇS II 227b–228a … man cümle âşıkân-ı sâdıkan yek dil, yek cihet olup el ele verüp keştî-bânların " [Hey] yâ Mevlâ" sadâları gibi bir hây-hûy ile el ele deverân etdikçe havz-ı azîm içre …
EÇS II 229a … lup "Çıkayım mı, varayım mı" deyü feryâd eder. Ol gâzî dahi dal kılıç olup "Çık hey anasını fülân etdiğim" deyüp sadâ gelen mahalle bir satur urunca hemândem ol ma …
EÇS II 229b … i azîmlerdir" deyü cümle coğrâfiyye, Atlas Minor'da, Paya Monat'da (?) ve cümle hey’et kitâblarında bu cebel-i azîmler böyle tahrîr olunmuşdur. Ammâ cümle cebellerin …
EÇS II 230a Cebel-i Kâf'dan sonra kûh-ı Elburz'dur kim Heyhât Sahrâsı'nın kıblesinde bir kûh-ı azîmdir.
EÇS II 231a–231b … ricâl makûlesi ol kadar müsinn ü mu‘ammer olurlar kim 231b kuvveti gitmiş ve hey’eti bitmiş musâhebet [u] belâgattan bi'l-külliye kalmış âdemler olur. Hâl sâhibi ni …
EÇS II 241b–242a … n yine dest-i şerîfin bûs edüp hâmûş-bâş durdum. Derhâl anı gördüm, pederim bir heybe hurc içre bir Kitâb-ı Kâfiye ve bir Kitâb-ı Şâfiye ve bir Monla Câmî ve bir Kud …
EÇS II 244b … -ı deryâdan pâre pâre olup kâfirleri gark olur. Ba‘dehû bu Kızılada cezîresi ve Heybeli cezîresi ve Tavşanlı cezîresi ve Burgazlı cezîresinin kefereleri gark olan gemi …
EÇS II 259b–261a … üçer arşın sığlık deryâdır. Bu Balısıra nâm mahal, Taman cezîresi hâkine karîb Heyhât Sahrâsı'nın garbîsi nihâyetinde sâhil-i bahrde bir beyâbân yerdir. Lâkin asker- …
EÇS II 261a–261b … ânibe gidersüz, bir cânibi deryâ, şimâl cânibi kâfiristân, şark ve kıble cânibi Heyhât Sahrâsı" deyü bu kadar müşâvere halkın her kafasından biner sadâ çıkup gûnâ-gûn …
EÇS II 262b … erkez'e, andan Cezîre-i {Taman'a, andan Cezîre-i} Kırım'a dâhil oldular. Kimisi Heyhât sahrâsının şimâl tarafından Çerkes vatanına revâne oldular. Donanma-yı hümâyûn …
EÇS II 262b … lân ağırmak atlar Ulu Tün nehr-i azîmin geçüp yigirmi bir sâ‘atde cânib-i garba Heyhât sahrâsı içre Tatar ılgarıyla gidüp,
EÇS II 274a–274b … Ahmed Hân hayli müte’ellim olup bükâ-âlûd oldular. Hemân Mahmûd Efendi eydür: " Hey beğim! Ne elem çekersin, sözü verenden alan uslu gerek. İbtidâ sernâmelerinde c …
EÇS II 288a … letâfetinden ricâl makûlesi ol kadar müsinn ü mu‘ammer olur kim kuvveti gitmiş, hey’eti bitmiş, ömrü yetmişe, yüze yetmiş, kuvveti kudreti gitmiş [ve] musâhabetden kal …
EÇS II 290a–290b … fenk velvelesinden sît u sadâ-yı top ayyûka çıkup elçi engüşt-i ber-dehen olup " Hey kayser-zemîn şahı! Aceb kal‘a-i Hasan-âbâd'a mâliksin" dedi. Ba‘dehû kal‘aya dâ …
EÇS II 292a … n daltığ-ı perrân olup çaşıdın kellesin galtân edecek mahalde ayak üzre kalkup " Hey demirayak paşa! Endek hâlime merhamet et. Gelin bir danışığım vardır diyem" dey …
EÇS II 293a–293b … edüp ve ablak çığçığa telleri başına bend kılup yanımıza geldikde temennâ edüp " Hey kurbân, tû hayr-mukdem, yüz basa, göz basa gelüp safâ geldiniz" deyü hâne-i cih …
EÇS II 300a … âl makûlesi ol kadar müsinn [ü] şeyh-ışâbb olur kim kuvvet ve kudreti gitmiş ve hey‘eti yitmiş ve ömr-i girân-mâyesi yüz yetmişe yetmiş mu‘ammer olup yine akl-ı Aristo …
EÇS II 302a … na bir dâ’ire getirsinler. Tâ ki hânım keyf-i Hudâyîyi müşâhede ide" dediğimde " Hey Yâr Alî! Aşk-ı Alî içün olsun birâderime bir dâ’ire getir" dedikde ol ân bir Hi …
EÇS II 303b … ı Çerendâb ve mezâristân-ı Keçîlâb ve mezâristân-ı Dolyân-ı Kûh ve mezâristân-ı Heyecân . Bu mekâbirâtdan gayrı niçe yerlerde ziyârâtlar çokdur. Ammâ bu zikr olunan ceb …
EÇS II 311b çakçay / heyhat sahrâsı
EÇS II 312a–312b … ir makûlesi eşyâların alup bir gicede Şemahı'dan azm-i cânib-i Âl-i Osmân deyüp Heyhât sahrâsı içinden kırk günde Kefe'ye gelüp andan bir keştîye süvâr olup Edirne'de …
EÇS II 312b … -ı hümâyûnu Şehzâde Câmi‘i kurbunda Sultân Süleymân Hân'ı seyr [u] temâşâ edüp " Hey Âl-i Osmân hey! Sen bu şân [u] şöhret u şevket ve dârât [u] azametle niçe İrân …
EÇS II 312b … zâde Câmi‘i kurbunda Sultân Süleymân Hân'ı seyr [u] temâşâ edüp "Hey Âl-i Osmân hey ! Sen bu şân [u] şöhret u şevket ve dârât [u] azametle niçe İrân [u] Tûrân şâhı …