… e müşerref olup pederimizin hemşîresin cümle guzât-ı müslimîn Sultân Mehemmed'e
hibe
edüp ana dahi Akşems[eddîn] telkîn-i İslâm etdükde tereddüd edüp İslâm kabûl et …
"Bizim pederimiz Fransa kıralı (---) nâm kıralın oğlu idi. Ol zamân kim Fransa kıralı pederimizin hemşîresin İslâmbol tekuruna vermeğe ta‘ahhüd edüp mâl-ı cihâzın tedârük etmek içün altı yüz pâre gemiyle {kal‘a-i} Akka câniblerin nehb ü gâret edüp bu kadar mâl-ı ganâyimle ve bu kadar esîr [ve] esîre ile vilâyetimiz olan taht-ı kadîm Paris'e gelüp şâdumânlar ederler. Ol gelen ganâyim esîrelerden kıral pederime bir seyyide câriye verir. Hakîr ol seyyideden müştak olup üç yaşında iken pederimizi kıral dedemiz hemşîresiyle İslâmbol'a girirken bu kadar mâl-ı firâvân ile Sarâyburnu'nda bizi Osmânlı alup Tershâne bâğçesinde bizi Sultân Mehemmed'e teslîm edüp ba‘de'l-feth pederimiz Sultân Mehemmed huzûrunda Akşemseddîn hazretleri telkîniyle İslâm ile müşerref olup pederimizin hemşîresin cümle guzât-ı müslimîn Sultân Mehemmed'e hibe edüp ana dahi Akşems[eddîn] telkîn-i İslâm etdükde tereddüd edüp İslâm kabûl etmeyince {Sultân Mehemmed Hân} biz anı hüsn-i terbiyeye koruz deyü ibrâm [u] ilhâh-ı tâm [u] ihtimâm etmediler. Ammâ hakîr ol asırda beş yaşında idim. Akşemseddîn, hakîre ta‘lîm-i İslâm edince bilâ-tereddüd hamd-i Hudâ İslâm ile müşerref olup pederimizi dergâh-ı âlî kapucıbaşları zümresine ilhâk edüp hakîr Sarây-ı Hâs'da pederimiz hemşîresi halamızın yanında olurdum" deyü nakl ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 28b ·
metinde göster ·
etdüğiyçün Manastır-ı Sencovaniyye derlerdi. Cânib-i erba‘asına başka kal‘a dîv …
Hazret-i Yahyâ, Hazret-i Îsâ'nın vâlidesi tarafından akrabâ-yı karîbi olması ciheti ile Kostantîn'in vâlidesi bu Zeyrekbaşı'ndaki câmi‘i inşâ edüp Hazret-i Yahyâ rûhuna hibe etdüğiyçün Manastır-ı Sencovaniyye derlerdi. Cânib-i erba‘asına başka kal‘a dîvârı ve bir su sarnıcı ve üç bin bıtrîke hücreler imâret edüp âbâdân etmişdi. Ba‘de'l-feth Sultân Mehemmed câmi‘ etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 39b ·
metinde göster ·
Ve Çekmece-i Kebîr cisrine mübâşeret edüp itmâmı Selîm-i Sânî'ye müyesser oldu. Ve hayrât-ı Şehzâde câmi‘i, Süleymân Hân'ındır. Ve hayrât-ı câmi‘-i Cihângîr. Ve hayrât-ı câmi‘-i imâret-i Hâsekiyye. Ve hayrât-ı Tershâne-i cedîd. Ve Halıcılar köşkünde medrese-i Selîm Hân, Süleymân binâsıdır kim pederi rûhuna savâbın hibe eylemişdir. Hayrât-ı câmi‘-i iskele-i Üsküdar, duhter-i bülend-ahterleri Mihribân Sultân içün bir câmi‘ ve iki hân ve bir imâret inşâ etdi. Rûmeli'ndeki hayrâtları bî-hisâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 46a ·
metinde göster ·
… âdı ve Ahmed-âbâdı ve niçe kılâ‘ları Freng-i Portakal'dan feth edüp Hind râyına
hibe
edüp bu kadar mâl-ı ganâyimle Yemen'de bender-i Adeni feth edüp Özdemir Beğ ile …
Vezîr-i a‘zam Süleymân Paşa: Beyâz tavâşî olup Harem'den Şâm, andan Mısır andan donanma ile Hindistân'da bender-i Dîv-âbâdı ve Ahmed-âbâdı ve niçe kılâ‘ları Freng-i Portakal'dan feth edüp Hind râyına hibe edüp bu kadar mâl-ı ganâyimle Yemen'de bender-i Adeni feth edüp Özdemir Beğ ile Habeş'i feth edüp Âsitâne'de vezîr-i a‘zam oldu. Andan
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 47b ·
metinde göster ·
eyleyüp Fâtihatü'l-kitâb ile hatm-i kelâm edüp dest-i şerîflerinde yek pâre müc …
"Bir aşr-ı Kur’ân-ı azîm tilâvet eyle" deyü hitâb etdikde üstâdımız Evliyâ Efendi'den gördüğümüz üzre leyle-i Kadir'de Ayasofya-i Kebîr'de sûre-i En‘âm âhirinde kalup bism-i İlâh ile sûre-i A‘râf'ın ibtidâsından bed’ edüp iki yüz altı aded âyet-i şerîfi savt-ı a‘lâ ile on iki makâm yigirmi dörd şu‘be ve kırk sekiz terkîb üzre itmâm edüp ba‘de'd-du‘â Sultân Osmân'ı ve pederi Sultân Ahmed'i ve Âl-i Osmâniyân'ın selâtîn-i seleflerinin rûh-ı şerîflerin yâd edüp savâb-ı Kur’ân-ı azîmi rûhlarına hibe eyleyüp Fâtihatü'l-kitâb ile hatm-i kelâm edüp dest-i şerîflerinde yek pâre mücevher balık dişinden bir arka kaşağısı var idi, hakîre ihsân etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 70b ·
metinde göster ·
eyledi. Leb-i deryâya karîb âsitâne-i Ensârî'de bir düz zemînde bir câmi‘-i keb …
Evvelâ Câmi‘-i selâtîn Eyyûb Sultân. Bizzât Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân Gâzî binâ edüp Ebâ Eyyûb-ı Ensârî hazretleri rûhuna savâbın hibe eyledi. Leb-i deryâya karîb âsitâne-i Ensârî'de bir düz zemînde bir câmi‘-i kebîrdir. (---) kubbedir. Mihrâb tarafında bir nîm kubbe dahi vardır ammâ ol kadar âlî kubbeleri yokdur. Ve câmi‘ içre aslâ amûdlar yokdur, ancak orta kubbe etrâfında metîn kemerler ile mebnîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 119a ·
metinde göster ·
Mesîregâh-ı Cân Kuyusu: Eyyûb'un şimâlinde mezâristân içre bir kaç hâneler vardır, anda bir beyt-i kadîmde bir su kuyusu vardır. Bir âdemin bir şey’i gâ’ib olsa evvel pâk âbdest alup ol çâh-ı mâ kenârında iki rek‘at namâz kılup ve Fâtiha-yı şerîf tilâvet edüp savâbın Hazret-i Yûsuf rûhuna hibe edüp eyide kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 120a ·
metinde göster ·
… çe-i Kazancıoğlu: Bu yalı dahi pâdişâhlara intikâl edüp Murâd Hân Kaya Sultân'a
hibe
eyledi. Vâcibü's-seyr bir yalıdır. Bunda bir fevkânî şâzrevân vardır kim cemî‘i …
Bâğçe-i Kazancıoğlu: Bu yalı dahi pâdişâhlara intikâl edüp Murâd Hân Kaya Sultân'a hibe eyledi. Vâcibü's-seyr bir yalıdır. Bunda bir fevkânî şâzrevân vardır kim cemî‘i dünyâda eyle musanna‘ fevvâreler yokdur. 135a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 134b–135a ·
metinde göster ·
… id'e Seyfullâhi'l-meslûl buyurdular ve cümle üsârâ-yı sıbyânları Ashâb-ı güzîne
hibe
eylediler. Acemî olanların bir aslı dahi budur. Pîrleri guzât-ı müslimîn olmuş …
Yine ol sene Hazret-i Risâlet-penâh Hâlid ibn Velîd hazretlerin Şâm'a serdâr edüp ibtidâ gazâ-yı Rûm oldur. Şâm'da cümle Rûm keferesin dendân-ı tîğdan geçirüp kırk bin esîr ile Medîne'ye geldikde Hazret-i Resûl, Hâlid'e Seyfullâhi'l-meslûl buyurdular ve cümle üsârâ-yı sıbyânları Ashâb-ı güzîne hibe eylediler. Acemî olanların bir aslı dahi budur. Pîrleri guzât-ı müslimîn olmuş olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 153b ·
metinde göster ·
… da olan gazâlardan niçe yüz oğlanları Orhân Beğ, Hazret-i Hacı Bektaş-ı Velî'ye
hibe
eyleyüp Hacı Bektaş dahi terbiye edüp yine Orhân Gâzî sefere giderken yeniçerid …
Ammâ sene (---) târîhinde Orhân Gâzî asrında olan gazâlardan niçe yüz oğlanları Orhân Beğ, Hazret-i Hacı Bektaş-ı Velî'ye hibe eyleyüp Hacı Bektaş dahi terbiye edüp yine Orhân Gâzî sefere giderken yeniçeridir, ya‘nî yeni askerdir deyü Orhân'a hedâyâ verdi. Bir sığın, bir gayrı libâs ile acemî oğlanımızdır deyü Orhân'a pîşkeş verdi. Bu takdîrce yeniçerinin ve acemî oğlanlarının pîrleri Hacı Bektaş-ı Velî'dir. Horasân erenlerindendir. Kabr-i münevveri Kırşehrinde medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 153b ·
metinde göster ·
… ed Paşa'nın otâğına gönderüp "Cümlesin karındaşım Bâkî Paşa'ya ve Seydî Paşa'ya
hibe
eyledim" deyü çâşnigîrbaşına tenbîh eyledi ve akîbince Çukâdar Behlül Ağa ile S …
Evvelâ cümleden biri; Ketenci Ömer Paşazâde Urfa'dan ma‘zûl Erzurûm'da dernek muhâfazasında iken etdüğü şûh-ı şengülliği budur kim; pâk, pâkize, müte‘azzım ve muhteşem ve müdebbir ve âkıbet-endîş, lâubâlî, âyine-vâr mücellâ, dil-i uşşâk gibi pür-safâ ve küşâde-meşreb bir âdemdir. Kendüden ba‘zı evzâ‘ı görülürdü kim ol ahvâl-i garîbeler zencîr-keş mecnûn-ı Melâmiyyûndan sâdır olmazdı. Hattâ Gönye gazâsından geldikden sonra cümle vüzerâ ve mîr-i mîrânlar ve ümerâlar ile sımât-ı Muhammedî başında ta‘âm yerken Seydî Ahmed Paşa ile Bâkî Paşa esnâ-yı kelâmda azğaşup bu kadar huzzâr-ı meclis var iken ta‘âmı bırakup yaka yakaya gelüp, "Kalk Evliyâ! Biz iki paşa güleş ederiz. Bizi salavâtla. Aç karnına bir eyi gürüş edüp sonra ta‘âm yiyelim" deyince hemen hakîr nola deyüp "Şast ber-kabza, çekilmiş yay oku gibi hâzırum", deyüp sofra başından ayak üzre kalkup "Allah, Allah! Hâce-i âlem, seyyid-i kâ’inât ve mefhar-i mevcûdât ber-cemâl-i kemâl Muhammed Mustafâ-râ salavât. Engürü'de er yatır, Rûm'da, Sarı Saltık, tan giyer ve tumman çeker. Pîrimiz Hazret-i Mahmûd, pîr-i yâr-ı velî aşkına iki vezîrdir. İkisinin dahi dutduğun Allah öğer, dîn [u] imân ile gide" deyüp bu iki zor-âver ve vezîr-i dilâvereyn-i servereyn-i hünervereyn-i vali-i mihtereynler birbirleriyle koç koç gağ olup keşân-ber-keşân yaka çâk rûyları otâğ içre hâk yaka yakaya olup pehlivân-âsâ küşte-gîrlik edüp Bâkî Paşa zeber-dest ve pîl-ten bir dilâver ü server u zor-âver olmağıla Seydî Paşa'yı zorına dutup Seydî Paşa'ya galebe sadedinde iken iki hamle mâbeynden hatâ geçüp Seydî Paşa dahi gayret-i akrân çeküp var kuvveti bâzûya getirüp yan başı hânesinden dağ pâresi-misâl Bâkî Paşa'yı sımmât-ı Muhammedî içine eyle atdı kim yetmiş aded zî-kıymet Mertebânî ve fağfûr çinî, çin-ender-çîn kırk pâre iken cümle hurd-ı haşhâş-misâl niçe bin pâre olup her pâresi gûş-vâr ve mısır pâresi gibi oldu. Bu kadar mümessek ni‘met-i nefîse içre iki vezîr ni‘met ile mülemma‘ olup cümle ni‘met sarhoş kusmuğuna dönüp üstleri ve başları ve aşları ve işleri harâb [u] yebâb olup vezîr iken vizir olup zerve olup bî-meze işkembe çorbası oldular. Cümle huzzâr-ı meclis, mîr-i mirân, ümerâ ve a‘yânlar vâlih [u] hayrân [u] cey‘ân olup herkes haymelerine gitmek sadedinde iken sâhib-i hayme Defterdârzâde Mehemmed Paşa efendimiz "Tiz gayrı ta‘âm" deyüp der-‘akab yine gayrı yire elli aded sîm-i hâlis suhûnlar ile sükkerî ter ü tâze ta‘âmlar gelüp bu iki vezîre birer kat libas-i fâhireler ihsân etdikde Bâkî Paşa "Ben yenildim, karnım doydu" deyü ta‘âm yimeyüp gidince ol sâhib-i kerem Defterdârzâde Mehemmed Paşa efendimiz on altı aded gümüş sahanlar ile ve cümle sofra âvânı ve gümüş sinisiyle ve kâseler ve peşkîr ve leğen-ibrikle çâşnigîrbaşına teslîm edüp Bâkî Paşa'nın otâğına gönderdi. Ve on iki sahan ve cümle alât-ı sîm-âvâniyle Seydî Ahmed Paşa'nın otâğına gönderüp "Cümlesin karındaşım Bâkî Paşa'ya ve Seydî Paşa'ya hibe eyledim" deyü çâşnigîrbaşına tenbîh eyledi ve akîbince Çukâdar Behlül Ağa ile Seydî Paşa'ya bir semmûr ve Silâhdâr Filibeli Mehemmed Ağa ile Bâkî Paşa'ya birer semmûr kürk gönderüp "Sakının, birer şey verirse alman. Yohsa kelleniz tenlerinizden cüdâ ederim" deyü tenbîh buyurdular. Cümle huzzâr-ı meclis Defterdârzâde'nin keremkârlığına âlem-i hayretde kaldılar. Bu keremi meğer Ca‘fer-i Bermekkî ve Hâtem-i Tâyyî etmiş ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 334a ·
metinde göster ·
… bir kal‘a-i zîbâ idi. Sene (---) İdrivne kralı binâ edüp Yanko oğlu Aline krala
hibe
eyleyüp ol kadar ma‘mûr oldu kim Aline kral İslâmbol'da tekür sarâyında sâkin o …
Sebeb-i tesmiyyesi, Rûm lisânı üzre kal‘alara "pirgaz" derler. Ol isim ile müsemmâ bir kal‘a-i zîbâ idi. Sene (---) İdrivne kralı binâ edüp Yanko oğlu Aline krala hibe eyleyüp ol kadar ma‘mûr oldu kim Aline kral İslâmbol'da tekür sarâyında sâkin olurdu. Kâhice bu Pürgaz'da meştâ edüp eyyâm-ı bahârda Istıranca dağına yaylağa çıkardı. Bu Pürgaz böyle bir sevâd-ı mu‘azzam idi. Hâlâ âsâr-ı binâları nümâyândır. Ekseriyyâ bu şehri Selîm Hân-ı Sânî'nin Sokollu Mehemmed Paşa'sı imâr etdükde âsâr-ı binâların münhedim edüp şehr-i Bürgaz'ı imâr etdi. Ammâ ibtidâ fâtihi sene 720 târîhinde Gâzî Hudâvendigâr feth etmede usret çeküp "Bre gâzîler şu Bürgaz'ı feth edüp münhedim edelim" deyüp ba‘de'l-feth esâsından münhedim etmişdir. Câ-be-câ niçe yüz yerde âsâr-ı binâları ma‘lûmdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 107b ·
metinde göster ·
Bu abd-i hakîr muhibb-i evliyâ olmak ile kubbe-i pür-envârına dâhil olup rızâ-yı Rahmân içün bir Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp savâbın Sultân Veys'e hibe eyleyüp rûh-ı şerîflerinden isti‘ânet taleb eyledik kim zîrâ hadîs-i sahîhde Arapça buyurulmuşdur. Hikmet-i Hudâ ol kabr-i münevverde bu dil-i vîrânım ma‘mûr u mesrûr ve münevver olunca hâtıra bu ebyât lâyıh olup kilk-i dürer-gûyım ele alup rûy-ı dîvârda tahrîr etdiğimiz ebyât budur. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 220b ·
metinde göster ·
… tebe akkâmbaşıya ve seyisbaşıya varınca cümle paşalıya yetmiş re’s küheyl atlar
hibe
eyledi kim en ednâsı bir kise guruş değer atlardır. Paşa dahi hâna on günde sek …
Evvelâ üç aded bikr-i nâ-şüküfte-i bâkire bintân ve üç aded pençe-i âfitâb mahbûb gılmân ve on aded hudûd-ı küheyl-i cığıldân-ı mu‘teber at-ı hussân. Biri murassa‘ zeynli ve altun zencîrli küheylân ve üç aded mücevher tüfeng-i Mâzenderân ve yigirmi cild kitâb-ı Tefsîr-i Kadı Beyzavî ü Keşşâf u Kâmûs u Takvîmü'l-Büldân ve niçe gûne mülûke mahsûs zî-kıymet kütüb-i nefîseler verdi. 235b Ve üç aded ibrişim ve zerdûz haliçe-i Isfahân ve üç aded haliçe-i keçe-i Nahşevân ve kırk aded şemşîr-i elvân ve on katar üştür-i nerre-revân ve on katar üştür-i küheylân verdi. Ve bu hedâyâlardan sonra Hân dervîşlik edüp "Bu pîşkeşleri kabûl eylen" deyü dest-bûs etdi. Ve Hân yine paşa huzûrunda paşa kethudâsına bir sırma mebrûm zeynli bir küheylân at ve bir yelegendez at ve bir katar-ı katır verdi.Ve'l-hâsıl paşanın yigirmi yedi aded mertebe sâhiblerine birer re’s küheylân atlar ihsân etdiğinden sonra ta ednâ mertebe akkâmbaşıya ve seyisbaşıya varınca cümle paşalıya yetmiş re’s küheyl atlar hibe eyledi kim en ednâsı bir kise guruş değer atlardır. Paşa dahi hâna on günde sekiz semmûr kürk giydirüp bu vedâ‘ mahal hedâyâsında bir beyâz semmûr kürk giydirdi kim bizzât Âl-i Osmân pâdişâhında nâdirdir. Ve kendi belinden cevâhir kuşağın ve bıçağın ve mücevher hançerin Hân'ın kemerine paşa-bend etdi. Ve Hân'ın dörd aded ciğer-kûşesine ve Çâker Ağa nâm kethudâsına birer semmûr kürkler giydirdi kim her biri biner guruş değer ve haremde hanıma bir semmûr ve bir mücevher tâc ve yetmiş kıt‘a akmişe-i fâhire dîbâ vü zîbâ ve şîb ü zerbâf ve niçe kıt‘a elmas u la‘l [u] yakut u zeberced ve lü‘lü-i danedâr Amber Ağa ile sultâna hedâyâ gönderdi. Ve ibtidâ hân nökerlerinden aşçıbaşıya ve yetmiş aded mertebe sâhibi aşîret beğlerine gûnâ-gûn çuka kerrâkeler ve a‘lâ vü evsat kuşaklık ta‘bîr etdikleri hil‘at-i fâhireler giydirüp hân gâyet mahzûz olup şehr-i Bitlîs'in ahâlîleri cümle mesrûr [u] hândân oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 235a–235b ·
metinde göster ·
… de çullar at ihsân etdi. Ve bir Gürcî gulâmı cemî‘i esbâbıyla, pür-silâh atıyla
hibe
eyledi. Ve on dörd aded şehzâdegân-ı ciğer-kûşeleri ve hân kethudâsı Çâker Ağa …
Andan dördüncü gün hân-ı âlîşân bu hakîri hâkden ref‘ edüp beyne'l-akrân irtifâ‘-ı kadrimiz dutup hakîre evvelâ bir semmûr kafası yeşil çukaya kaplı kürk ve serâvîl kamîse varınca ser ü pâ bir kat libâs-ı fâhire ve bir kise guruş ve bir esb-i sabâ-sür‘at biri katîfe üzre mebrûm sırmalı eğer ve raht ve gaddâresiyle ve dikdiği ile bir küheylân at ve bir dahi yelegendez sâde çullar at ihsân etdi. Ve bir Gürcî gulâmı cemî‘i esbâbıyla, pür-silâh atıyla hibe eyledi. Ve on dörd aded şehzâdegân-ı ciğer-kûşeleri ve hân kethudâsı Çâker Ağa ve Haydar Ağa ve Arab Halîl Ağa ve'l-hâsıl cümle a‘yân [u] eşrâf ve aşîret beğleri kılıç u gaddâre ve tüfeng ü zırh ve kalkan u çâryek kuşak ve hançer ü serbend ve pârçe harîr ü buhtî ve çaşkâvî yetmiş aded hançerler ve gayrı tuhaf u Keşmirî şâl ve şapik ve kâse u öd ve amber ve fincânlar verdiler kim üç günde üç sepet esbâb ve yedi küheylân at peydâ etdim ve harem-i muhteremden Hân'ın ehli Zâl Paşa kızı sultân hazretleri bir boğça-i zerdûz içre bir kat pâk esvâb ve üç yüz guruş göndermiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 236b ·
metinde göster ·
… dörd aded sandûka ve pîştahtaları âb-ı rûları ve miftâhlarıyla Ziyâeddîn Hân'a
hibe
eyleyüp cümle huzzâr-ı meclis paşaya hayr du‘â etdiler. (---)(---)(---).
Paşa-yı ârif eyitdi. "Oğul, ne hoş! Bukâ-âlûd oldun. Senin dîdelerinden nem kapdım. Yohsa bu pîştahtalar senin midir?" dedikde hân-ı cedîd eyitdi: "Belî! Cümle benimdir, babamın değildir. Zîrâ ekseriyyâ kitâblar kendi hattımlandır. Ketebeleri ve imzâ ve mühürleri şâhid-i âdildir" dedikde paşa adâlet ve ayn-ı inâyet eyleyüp ol dörd aded sandûka ve pîştahtaları âb-ı rûları ve miftâhlarıyla Ziyâeddîn Hân'a hibe eyleyüp cümle huzzâr-ı meclis paşaya hayr du‘â etdiler. (---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 275a ·
metinde göster ·
… le bizimle gelen tevâbi‘ u levâhık olan asker-i İslâm'a bu kadar mâl [u] menâli
hibe
eyledi.
Bu şehrin niçe gûne ahvâl-i pür-melâllerine kırk günde vâkıf olup niçe bin gûne seyr [ü] temâşâlar ederek ser-i kârda olan kefereler ile hüsn-i ülfet edüp her bâr ziyâfet-i uzmâlar tenâvül olunup niçe kerre bu şehrin şimâli tarafında rub‘ sâ‘at ba‘îd yerde bâğ-ı İremlerde Beğ, Ahmed Ağa efendimize ziyâfet-i uzmâlar eyleyüp gûnâ-gûn hedâyâlar verirdi. Hattâ bir kerre mukaddemâ Yaş gölünde gazâ günlerinde gark olan küffârların cümle lâşe-i murdârların atları ve donlarıyla gölden çıkarup cümle raht u bahtları ve âlet-i silâhları ve bellerinde kemerlerin bile bizimle gelen tevâbi‘ u levâhık olan asker-i İslâm'a bu kadar mâl [u] menâli hibe eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 108a ·
metinde göster ·
Bu kazâ mukaddemâ Boğdan hükmünde idi. Sene (---) târîhinde Boğdan Beği Sultân Osmân'a "Hoş kadem geldiniz" deyü pâyendâz yerine hibe eyleyüp İshâkcı kazâsına ilhâk olundu. "Timar ova"dan galat "Tomarova" nâmıyla şöhre-i şehir olmuş bir ma‘mûr ve mahsûldâr {birkaç dükkânları var} kazâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 109a ·
metinde göster ·
Sene 1048 târîhinde Koca Mûsâ Paşa Budin vâlîsi iken bu mahalde haydûd eşkıyâları bir kârbân-ı azîm bozup hayli ümmet-i Muhammed kırdıkları ecilden Mûsâ Paşa bu mahalle bu kal‘a-i zîbâyı inşâ edüp Fâtih-i Bağdâd Sultân Murâd'a hibe eylediğiyçün "Binâ-yı Mûsâ Paşa kal‘a-i Sultân Murâd" derler. Hattâ cenûba nâzır ancak bir demir kapusu üzre çâr-kûşe mermer-i müzehhebde celî hat ile târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 109b ·
metinde göster ·
… üp ve zahîre-bahâ bir akçe ve habbe almayup kal‘a imâmı Nâ’imîzâde'ye bir sarık
hibe
edüp bu kal‘adan kırk aded refîkler ile bir günde cânib-i (---),
Bunlarda aslâ koyun ve kuzu ve keçi ve sığır ve at ve katır yokdur. Gerçi çemenzâr yerlerdir, ammâ kâfir derdinden bir kobla, ya‘nî bir kısrak beslemeğe kâdir değiller. Bu kavme yazığım gelüp ve zahîre-bahâ bir akçe ve habbe almayup kal‘a imâmı Nâ’imîzâde'ye bir sarık hibe edüp bu kal‘adan kırk aded refîkler ile bir günde cânib-i (---),
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 157b ·
metinde göster ·
Paşa cümle hedâyâlara nazar edüp bunlardan dahi hazz edüp niçe eşyâlardan "el-hedâyâ tüşterek" deyü ağavâtlara birer şey hibe edüp, "Evliyâm, hoş geldin ve safâ geldin, ammâ kanı Bihke kapudanı" dedikde, "Sultânım, niçe zindândan çıkarup ayağından neybe demirin kırup bir kat esbâb semmûr kürküyle ve müsellâh bir küheylân atıyla ikrâm olunup, "Belki küffâristândır, yine âzâd etdiklerine peşîmân olalar" deyü ol ân kraldan izin alıverüp, ‘Banım 163b kapudan cisrine kavuşmağa gitseler’ dedikde ricâmız kabûl olup Bihke kapudanı bin aded güzîde atlılar ile ılkar edüp Bihke'ye gider, ammâ ne gider. şimdi Kıradişka'dan haber gönderdim. Yarın ya bir gün bunda hâk-i pâye gelüp yüz sürmesi mukarrerdir" deyüp Zirinoğlu ahvâllerin ve vilâyetin imârâtın ve gayrı temâşâ etdiğimiz kılâ‘-ı metîneleri su’âl ederek musâhabet ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 163a–163b ·
metinde göster ·
… üleymân asrında Seykel kâfiri elinden Koca Betlen Gabor feth edüp Saz Macarı'na
hibe
eyledi. Hâlâ Erdel kralları hükmündedir, ammâ Saz Macarı elindedir. Cümle üç bi …
Lisân-ı Macar'da (---)(---) demekdir. Bânîsi Hel Ban Yoram'dır. Süleymân asrında Seykel kâfiri elinden Koca Betlen Gabor feth edüp Saz Macarı'na hibe eyledi. Hâlâ Erdel kralları hükmündedir, ammâ Saz Macarı elindedir. Cümle üç bin aded cünûd-ı cünübü cümle Saz kâfirleridir. Lâkin mukaddemâ asker-i İslâm Tise kenârına giderken Tatar askeri tâ bu mahalle gelince çapul civerüp ne Saz kavmi ve ne Laz ve ne çok ve ne az bilüp bu kal‘a varoşu keferelerin cümle evli evlerinde bulup bir cân halâs olmadan cümlesin esîr edüp ba‘dehu on bin Tatar on bin ok ucuna kibrît ve çıra bağlayup enderûn-ı kal‘aya okları şast ber-kabza endâht edince cümle tahta örtülü evler üzre kibrît ve çıra düşünce derûn-ı kal‘ada ve varoşunda olan evler tutuşup kal‘adan dahi cümle küffâr hemân veled-i pelîdlerin ellerine ve kucaklarına alup taşra çıkınca el kaldıranları dest-i Tatar'da kılıçdan geçüp bakıyyetü's-seyfleri Tatar-ı adüv-şikâ[r] destinde esîr-i pây-beste ve dil-haste olmuşlardır. Anıniçün bu kal‘aya geldiğimizde berbâd bulduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 19b ·
metinde göster ·
… altunlarla Allâh içün her gece her odada hatm-i şerîfler okuyup sevâbın rûhuma
hibe
edeler. Ve her Cum‘a geceleri Risâlet-penâh rûhiyçün kırk bin salavât-ı şerîfe …
"Allâh emâneti olsun, bu teslîm-i mütevellî etdiğim altunlarla Allâh içün her gece her odada hatm-i şerîfler okuyup sevâbın rûhuma hibe edeler. Ve her Cum‘a geceleri Risâlet-penâh rûhiyçün kırk bin salavât-ı şerîfe tilâvet oluna. Ve benim vücûdum bir kubbeli yerine komayup Ebâ Eyyûb-ı Ensârî civârında velî-ni‘am üstâdım Kiçi Mehemmed Efendi hazretlerinin pây-ı sa‘âdetleri cenbinde beni defn edün ve üzerime bir kubbe ve âsâr-ı binâlar etmen. Ancak sebeb(?) üzre başım ve ayağım uçlarına hice taşları alâmet dikin ve oğlum İbrâhîm'ime on bin altun ve ker[î]mem (---) Fâtım'a on bin altun verüp anları Allâh'a ısmarladım ve edenleri(?) de ol Kâdir ü Kayyûm ve Kahhâr Allâh'a havâle eyledim" deyü yedi sâ‘at kâmil vasiyyetler edüp mecmereler ile buhûr ve amber-i hâm ve ûdlar yanup cümle iç ağalarıyla kendüler bile Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp bir vakit namâzın cemâ‘atsiz kılmayup ve bir vaktin kazâya komayup edâ-yı salât ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 45a ·
metinde göster ·
Kaya Sultân'ı almazdan mukaddem yedi yüz aded müşterâ abd-i memlûkleri var idi kim cümle Çerkez ve Abaza ve Gürcî gulâmları var idi. "Rûsi'l-asl bî-asl ve bî-edebdir" deyü Rûs gulâmların almazdı, meğer alâ tarîki'l-hedâye gelirse kabûl edüp ba‘dehu bir ağavâta hibe ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 49a ·
metinde göster ·
olunup niçelerine turna telleri verildi. Ve getirdikleri esîrlerin birkaçından …
Cümle gâzîler görürler kim gerüden gelen imdâdın nâm [u] nişânları yok. Hemân mansûr u muzaffer yüz kırk nefer kâfiri esîr-i bend-i zincîr ve iki re’s avret-ı sâhib-i şîr ve yüz on yedi kelle-i küffâr-ı dilîr ve elli aded şehîdân-ı sâhib-i şemşîr ve on aded mecrûh yiğitler ile cümle selâmet yine kal‘adan taşra çıkup cümle esîrleri ve kelleleri ve şehîd [ve] mecrûhları Sadrıa‘zam huzûruna götürüp bî-hadd ü bî-kıyâs ihsân u in‘âm ve ze‘âmetler sadaka olunup şehîdlerin defn edüp cümle esîrleri kendülerine hibe olunup niçelerine turna telleri verildi. Ve getirdikleri esîrlerin birkaçından su’âl olundukda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 116b ·
metinde göster ·
… k olup ba‘dehu Süleymân Hân Nemse ile dost olup tâc-ı İskender'i Nemse çâsârına
hibe
eyleyüp Zirin ve Beganoğulları elinden niçe yüz pâre kal‘alar alup Süleymân Hân …
Ba‘dehu bu kal‘a feth olup tâc-ı İskender'i bu kal‘adan kaldırup kal‘a-i Budin'e koyup üç sene {durur. İbtidâ} tâc İskender'indir. Andan Enûşirvân'a intikâl eden tâca Âl-i Osmân mâlik olup ba‘dehu Süleymân Hân Nemse ile dost olup tâc-ı İskender'i Nemse çâsârına hibe eyleyüp Zirin ve Beganoğulları elinden niçe yüz pâre kal‘alar alup Süleymân Hân Seğitvar kal‘asın feth ederken merhûm olup hâlâ tâc Nemse çâsârları destinde kaldı. İnşâallâhu Te‘âlâ eşkâl-i tâc-ı Gorona mahallin[d]e tavsîf olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 28b ·
metinde göster ·
Andan Sadrıa‘zam Ciğerdelen kal‘ası imâretine Kayseriyyeli Dilâver Paşazâde'yi me’mûr edüp andan nefîr-i rıhletler çalınup ba‘dehu Ciğerdelen sahrâsından kalkılup sene-i sâbıkda kırdığımız küffâr lâşeleri içinden asâkir-i İslâm ubûr edüp azamet-i Hudâ cümle küffâr leşleri kuruyup kadîd olup ve cümle îmânsız olup derileri kemiklerine yapışup çakıl taşı gibi sahrâ-yı Ciğerdelen'de dizin dizin sürü sürü olup yatırlar, ammâ merhûm ve mağfûrun leh Kadızâde İbrâhîm Paşa ile kâfire sekiz hov edüp kâfirleri kırdığımız meydân-ı ma‘rekemize vardık. Anda dahi küffâr leşi cüste cüste ve püşte püşte olup yatırlardı, ammâ bir yıldan berü bunları ne kurd ve ne kuş ve ne mûr-ı mâr yemeyüp hemân bunlar dahi kadîd-i mahz kalmışlar. Ammâ şehîd olan atlarımızı bir yere yığmışdık. Anlar dahi ter ü tâze durur gibi dururlardı. Andan cümle şehîd olan refîklerimiz bir yere defn etmişdik, anları da ziyâret edüp rûh-ı şerîfleriyçün bir Yâsîn-i şerîfe tilâvet edüp savâbın rûh-ı pür-fütûhlarına hibe edüp 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 29a ·
metinde göster ·
Yine bu [kubbe-i pür]-envârının içinde rûy-i dîvâr[da] bu ebyât-ı nâ-matbû‘umuz tahrîr edüp rû[h-ı] pür-fütûhlarıyçün bir sûre-i Mülk tilâvet edüp rû[h]-ı şerîfine savâbın hibe eyledik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 207a ·
metinde göster ·
… yüz bin ihlâs-ı şerîfler tilâvet olunup savâbları şehîdân-ı gâziyân ervâhlarına
hibe
olup ale's-sabâh hakîr cümle ahbâb ile vedâ‘laşup ve yarar refîkler verüp önümü …
Bu ziyâretleri edüp ol gece şehirde cemî‘i şühedâların gâzîler helvâsı ziyâfetleri yeyüp niçe yüz bin ihlâs-ı şerîfler tilâvet olunup savâbları şehîdân-ı gâziyân ervâhlarına hibe olup ale's-sabâh hakîr cümle ahbâb ile vedâ‘laşup ve yarar refîkler verüp önümüzce kulağız-ı pür-silâh olup maşrık cânibine 3 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 270b ·
metinde göster ·
… er guruş ve bir tu[r]na teli çelenk başlarına takılup yine esîrleri kendilerine
hibe
olunup belli başlı kapudanları ve ceneraller pâdişâh içün zabt u ahz olunup sâh …
Bu hâl 299a üzre cümle guzât kal‘a altından ubûr edüp huzûr-ı Sadrıa‘zama gelüp Göllük tarafında olan vüzerâlar ve mîr-i mîrânlar ve mîr-i livâlar ve cümle ocak ağaları ve cümle iş erleri ve gayr[i] alaybeğlerine hil‘at-i fâhireler geydirilüp kelle getirenlere yüzer guruş ve dil getirenlere yüz ellişer guruş ve bir tu[r]na teli çelenk başlarına takılup yine esîrleri kendilerine hibe olunup belli başlı kapudanları ve ceneraller pâdişâh içün zabt u ahz olunup sâhiblerine birer kîse guruş ihsân olunup küffârın cümle kuyruksuz atların ve âlât-ı silâh cebehânelerin cümle mîrîye alınup getirenlere belağan-mâ-belağ ihsânlar olup İbrâhîm Paşa ve Kaplan Paşa'ya birer semmûr postîn kürkler in‘âm olunup hamd-i Hudâ âye[t] sûre-i (---)Arapça nassı fehvâsınca cümle cüyûş-ı müslimîn mansûr u muzaffer oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 298b–299a ·
metinde göster ·
… Hüseyin Paşa çeşmesi. Andan Peygamber çeşmesi binâ olunup rûh-ı şerîfine 315b
hibe
olundu. Niçe çeşme-sârlar vardır ammâ âb-ı nâbların nûş edüp ma‘lûmumuz olan çe …
Andan Cânrîz kapusu kurbunda Abaza Sarı Hüseyin Paşa çeşmesi. Andan Peygamber çeşmesi binâ olunup rûh-ı şerîfine 315b hibe olundu. Niçe çeşme-sârlar vardır ammâ âb-ı nâbların nûş edüp ma‘lûmumuz olan çeşmeler bunlardır kim bu mahalde tamâm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 315a–315b ·
metinde göster ·
… düp hatm-i şerîfin savâbın pederimizin ve Gâzî Sinân Paşa'nın rûh-ı şerîflerine
hibe
edüp andan beğ ile vedâ‘laşup andan kıble tarafına bir öz içre gidüp,
Karye-i Mikat: Bir bayır dibinde bâğlı ve bâğçeli ve bir câmi‘li ve bir müferrih fezâ-yı lâlezârlı karyedir. Ve ma‘mûr sarây-ı azîm çiftliği var kim Sinân Paşazâde Yûsuf Beğ efendimizle kâmil bir hafta bu karye-i merâmda murâd [u] merâmımız üzre cân sohbetleri edüp yetmiş sene mukaddem pederimiz merhûm bizim gibi seyâhatle ol dahi bu köye gelüp bu hânedânda mihmân olup niçe sene sâkin olduğu hücresinde biz de sâkin olup pederimiz rûhiyçün bir hatm-i şerîf tilâvet edüp rûy-ı dîvâra yazduğu hatları ve niçe âsârların ve Yûsuf Beğ'de olan yazduğu kitâbları cümle temâşâ edüp hatm-i şerîfin savâbın pederimizin ve Gâzî Sinân Paşa'nın rûh-ı şerîflerine hibe edüp andan beğ ile vedâ‘laşup andan kıble tarafına bir öz içre gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 360b ·
metinde göster ·
… asofya-i Kebîr vâcibü's-seyrdir. Ammâ yukaru kal‘a önünde Ohrîzâde'nin pâdişâha
hibe
etdiği câmi‘ önünde bir âb-ı hayât su kuyusu var kim üstâd-ı Ferhâd bu çâh-ı mâ …
Der-terkîm-i binâ-yı ibret-nümâ-yı âbâdân: Cümleden câmi‘-i Ayasofya-i Kebîr vâcibü's-seyrdir. Ammâ yukaru kal‘a önünde Ohrîzâde'nin pâdişâha hibe etdiği câmi‘ önünde bir âb-ı hayât su kuyusu var kim üstâd-ı Ferhâd bu çâh-ı mâya eyle Ferhâdî külüngler urup bir bi’r-i ibret-nümâ kazup umku kâmil seksen kulaçdır. Garâ’ib anda kim üstâd-ı kûhken kayaları lağım ile delüp tâ Ohri gölünden ilm-i hendese ile su getirüp âb dollâblarıyla suyu çekilüp imârete ve câmi‘in havuzu ve Hanefî çeşmelerine ve gayri yerlerde isti‘mâl olunur bir temâşâgâh-ı vâcibü's-seyrdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 371a ·
metinde göster ·
eyleyüp ve rûhlarından istiânet taleb edüp meded cânib-i Hak'dan yetişdi. Ol ge …
Hamd-i Hudâ ziyâret edüp rûh-ı şerîfleriyçün bir Yâsin-i Şerîf tilâvet edüp savâbın rûh-ı şerîflerine hibe eyleyüp ve rûhlarından istiânet taleb edüp meded cânib-i Hak'dan yetişdi. Ol gece künc-i mihnetde zâr ü giryân ve nâlende bî-riyâ ve bî-recâ hâb-âlûde Q 2aP 2a yatırken menâmımda üstâdımız Evliyâ Efendi kim hamele-i Kur’ân-ı azîm ve fürkân-ı kerîm ve sâhib-i takrîb-i şeyhü'ş-şüyûh sâhib-i kurrâ ve imâm-ı muktedâ-yı Sultân Ahmed ve Sultân Mustafâ idi. Anları gördüm ve peder-i vâcid-i mâcidimiz Dervîş Mehemmed Ağa-yı Zıllî nedîm-i Sultân Süleymân Hân ve serzergerân-ı Dergâh-ı âlî ve dervîşân-ı zîşân kimesneler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y2b ·
metinde göster ·
… z sürdükde hatm-i şerîf eyleyüp âşinâlık kesbetdik ve savâbın rûh-ı şerîflerine
hibe
eyleyüp rûhâniyyetlerinden istimdâd taleb etdik.
Ziyâretgâh-ı Lâtikıyye: Şehrin yıldız cânibinde nîm sâ‘at ba‘îd leb-i deryâya karîb Hazret-i Risâlet-penâh'ın ammetesi Hazret-i Mes‘ûd ibn Ümmühânî vâlideleri künyeti ile meşhûrlardır. Râvî-i hadîsdir ve bir kubbe-i pür-envârın içinde medfûnlardır. Radıyallâhu anh. Şehirde bir hatm-i şerîf tilâvet edüp kabr-i şerîflerine yüz sürdükde hatm-i şerîf eyleyüp âşinâlık kesbetdik ve savâbın rûh-ı şerîflerine hibe eyleyüp rûhâniyyetlerinden istimdâd taleb etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y178b ·
metinde göster ·
Ve bu makâmın kıblesi tarafında yalçın seng-i hârâ kaya şakk olup Cibrîl-i Emîn vahy ve suhuf getirdiği mahal bir mücellâ yerdir kim tavsîf olunmaz. Ve bu âsitâneyi ziyâret etdiğimiz mahalde sûretü'l-Mülk'de kalmış bir hatm-i şerîfim var idi, anı tamâm edüp savâbın rûh-ı şerîflerine hibe eyleyüp rûhâniyyetlerinden şefâ‘at [u] istimdâd taleb edüp âşinâlık kesb etdik, rahmetullâhi aleyh Hudâ kabûl ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y203a ·
metinde göster ·