… an beher sene on iki kerre yüz bin tavuk cem‘ olup matbah-ı âmire'ye gelir azîm
hidmetdir}. Ve
{Yigirmi (---) ci, tavuk emîni: Ağa bir, neferât 200, bu matbah emîni (emîni) tarafından pâdişâh içün Tekirdağı ve Malkara ve Hayrabolu ve'l-hâsıl yetmiş kadılık yerde tavuğa bağlı kurâlar vardır, anlardan beher sene on iki kerre yüz bin tavuk cem‘ olup matbah-ı âmire'ye gelir azîm hidmetdir}. Ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 177b ·
metinde göster ·
… ] kisb-i ahâlî-i ricâlât: Bir fırka halkı serhad gâzîleridir. Bir zümresi ehl-i
hidmetdir ve
bir sınıfı ehl-i esnâfdır ve bir kavmi ekseriyyâ tüccârdır ve bir bölük halkı p …
Der-kâr [u] kisb-i ahâlî-i ricâlât: Bir fırka halkı serhad gâzîleridir. Bir zümresi ehl-i hidmetdir ve bir sınıfı ehl-i esnâfdır ve bir kavmi ekseriyyâ tüccârdır ve bir bölük halkı paşalara ve ağavâtlara sekbân yazılup mîrî mâl tahsîl ederler. (---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 131a ·
metinde göster ·
… kâr [u] kisblerinde bir alay tüccâr kavmidir. Bir sınıfı a‘yân-ı kibârdan ehl-i
hidmetdir. Ve
bir zümresi âlimân-ı sâlihân-ı mü’minân-ı muvahhidân e’imme ve hutebâ ve mecma‘ …
Hattâ bu şehrin tâli‘-i imâreti burc-ı mîzânda bulunmak ile mîzân hükmünce cemî‘i ahâlîsi i‘tidâl üzre vezn-i mîzân gibi geçinüp kendi hâllerinde ve kâr [u] kisblerinde bir alay tüccâr kavmidir. Bir sınıfı a‘yân-ı kibârdan ehl-i hidmetdir. Ve bir zümresi âlimân-ı sâlihân-ı mü’minân-ı muvahhidân e’imme ve hutebâ ve mecma‘-ı ulemâ, menba‘-ı fuzalâ ve mesken-i şu‘arâdır. Ve ehl-i sanâyi‘leri gâyet âlüfte ve âşüfte âdemlerdir kim beyt-i zührede bulunduklarından cümle hevâyî san‘at olup sâz söz ve çeng-i rebâb ve def kudûm ve nây musikâr ve santûr ve tanbûr ve tanbûra-misâl sâzlara mâyillerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 221a ·
metinde göster ·
… kâdir değildir. Zîrâ bu azîz hasîb ü nesîbdir. Bunların zürriyyetine mahsûs bir
hidmetdir. Ve
bu türbedârın başı ucunda üç dâne murassa‘ ve mücevher kanâdîller maslûbdur.
Be-kavl-i ibn Abbâs, bu gârın kapusuna bâb-ı Serdâb derler. Taşra harem altından yolu vardır, ammâ kâ[r]gîr binâ ile mesdûddur. Buhtu'n-nasr-ı ahmak cesed-i Hazret-i İbrâhîm'i ve gayri enbiyâların na‘ş-ı şerîflerin çıkarmağa sa‘y-i ihtimâm murâd edindikde niçe bin ummâlleri helâk olup ferâgat etmiş. Ammâ câmi‘ içre âsitâne-i Halîl dibinde bir menfez yeri vardır. Destâr ile bir âdem kellesi sığar bir mevzi‘dir. Ve fevkında iki nahîf mermer-i nazîf üzre bir küçücük kubbeciği vardır. Ve iki rakîk sütûn-ı mermer dahi dîvâra muttasıldır. Bu çâr sütûn üzre mebnî kubbe içre ancak Serdâb türbedârı sığar ve andan gayri bir merd oturmağa kâdir değildir. Zîrâ bu azîz hasîb ü nesîbdir. Bunların zürriyyetine mahsûs bir hidmetdir. Ve bu türbedârın başı ucunda üç dâne murassa‘ ve mücevher kanâdîller maslûbdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y229b ·
metinde göster ·