… e ma‘sûmları sünnet etdirüp birer üstâda ve hocaya veyâhûd bir vüzerâ ve a‘yâna
hidmete
verirdi. Bu hüsn-i hâl ile bir dervîş âdem idi. Bağdâd fethi haberi geldiği gün …
Ve Keçeli Dede: Geysûdâr Mehemmed Efendi halîfelerinden Mevlevî külâhı ve bol yenli kebe cübbe ve ayağına na‘lın geyüp elinde münakkaş keçesiyle a‘yân-ı kibârı devrân edüp keçesine altun ve guruş doldurup ol dahi kırkar ve ellişer yetîmleri cem‘ edüp mâl-ı firâvân bezl edüp mezkûr yetîmlere pâk libâslar geydirüp çeng [u] çağâna ve hây-hû ile ma‘sûmları sünnet etdirüp birer üstâda ve hocaya veyâhûd bir vüzerâ ve a‘yâna hidmete verirdi. Bu hüsn-i hâl ile bir dervîş âdem idi. Bağdâd fethi haberi geldiği gün Ramazân-ı şerîfde merhûm olup Necâtî Beğ mezâristânında defn olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 114a ·
metinde göster ·
… ı. Ve eğer bir âdem üzre tükürse dîvânda mu‘âteb olması mukarrer idi. Böyle bir
hidmete
me’mûr meczûb-ı ilâhî idi. Hadîs-i Kudsî:
Atmeydânı'nda Sümüklü Dede: Dîvâna giden bir âdeme sümük atsa ol gün dîvânda elbette fâ’ideden hâlî olmazdı. Ve eğer bir âdem üzre tükürse dîvânda mu‘âteb olması mukarrer idi. Böyle bir hidmete me’mûr meczûb-ı ilâhî idi. Hadîs-i Kudsî:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 114b ·
metinde göster ·
… ir oda yeniçeri avcıları vardır, âsitâne-i Bektaşiyân'dır. Cümle huddâmları her
hidmete
cân ve baş ile hizmet ederler ulu âsitânedir. Bunlar pâdişâh içün sığın ve kara …
Mesîregâh-ı Istıranca dağları: Bir ucu Alman dağlarında nihâyet bulur çengelistândır. Bunda yeniçeri ocağından bir oda yeniçeri avcıları vardır, âsitâne-i Bektaşiyân'dır. Cümle huddâmları her hidmete cân ve baş ile hizmet ederler ulu âsitânedir. Bunlar pâdişâh içün sığın ve karaca ve tablalı avlayup pasdırma ederler. Ve Karadeniz Boğazın hıfz [u] hırâset ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146b ·
metinde göster ·
kullanmağa başladılar. Ol gece Bozcaada'nın altıncı gece donanması şâdumânı old …
Hakîkatü'l-hâl yukaru eski kal‘anın hisâr-pîçe tarafına nazar olunmayup niçe yerinden âdem murâd edinse güzer etdi. Ol dahi bir haftada itmâm bulup dahi kara çavlar dururken ve mukaddemâ aşağı kal‘alar meremmât olup anların dahi iskeleleri dururken kal‘ayı beyâz etmeğe Yûsuf Kethüdâ sa‘y edüp yukaru kal‘a tamâm dürr-i yetîm gibi beyâz olup iske[le]leri bozulup aşağı Piyâle Paşa ve Çelebi Hasan Paşa iskeleleri kaldı. Bu mahalde Akkirmân'dan on pâre gemi keraste ve Eflâk ve Boğdan'dan iki bin çerâhor re‘âyâ me’kûlât [u] meşrûbâtlarıyla kal‘a meremmâtı hidmetine gelüp taşra varoşda cümlesin deftere kayd edüp hidmete kullanmağa başladılar. Ol gece Bozcaada'nın altıncı gece donanması şâdumânı oldu kim zemîn ü âsumân dir dir ditreyüp cümle gâzîyân-ı serbâzân mu‘tâdları üzre pür-silâh âmâde durup beş yerden mehterhâneler çalınup gülbâng-ı Muhammedîler çekilüp sabâha dak altı geceden berü böyle şâdumânlar ve zevk [u] safâlar olurdu, ammâ hikmet-i Hudâ-yı Müte‘âl [ü] bî-zevâl,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 56b ·
metinde göster ·
Seydî eydir: "Allâh sultânımdan râzî ola. Bizi dîn uğuruna hidmete kabûl etdiniz." deyüp derhâl kahveler gelüp nûş olunurken Selâm Çavuşu Hüseyin Ağa ve Küçük Çelebi gelüp eydirler:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 185b ·
metinde göster ·
… çarkâb ile zerdûz olmuş fisdânları ve murassa‘ ve mücevher 19b her biri birer
hidmete
me’mûr olup niçe yüz adedi huzûr-ı vüzerâda murassa‘ kâseler ile gûnâ-gûn mümes …
Ertesi gün kral karısı Serdâr Ali Paşa'yı ve yedi veziri ve yirmi iki aded mîr-i mîrânları ve yetmiş aded mîr-i livâları bir bâğ-ı İrem-misâl bir hadîka-i ravza-i cinân gül [ü] gülistân içre bir ziyâfet etmişdir kim bu dahi melike-i mülûkâne ve bir ziyâfet-i şâhâne olmuşdur kim diller ile ta‘bîr ü tavsîf olunur değil idi ve bu rûy-ı arzda böyle bir şeb-i kâfirî üzre bir ziyâfet-i ikrâm görülmemişdir, zîrâ bu ziyâfet avret ziyâfeti olmağile bu şehirde ve gayri yakın ve ba‘îd kılâ‘larda ne kadar pençe-i âfitâbe bikr-i nâ-şüküfte ve nâ-süfte nâ-pûhte meh-cebîn ve nâzenîn kızlar var ise cümlesi şîb ü zerbâf ve çarkâb ile zerdûz olmuş fisdânları ve murassa‘ ve mücevher 19b her biri birer hidmete me’mûr olup niçe yüz adedi huzûr-ı vüzerâda murassa‘ kâseler ile gûnâ-gûn mümessek eşribelerin atşânlara bezl ederlerken her biri birer gûne nâz u istiğnâ ve cünbüş ü harekât ile âdâb-ı vekâr üzre hidmet ederlerdi kim her birinde olan libâs-ı gûnâ-gûn bir duhter-i pâkîze-ahterde yok idi. Ve her birinde olan müşk-i amber-i hâm ve zibâd ve kulle(?) müşk sünbül-i misk-i Arabî ve sünbül-i Hindî râyihaları âdemin demâğın mu‘attar ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 19a–19b ·
metinde göster ·
… elerin bu yed-i kudret ile kaynamış sular ile gasl ederler. Cânib-i vakıfdan bu
hidmete
me’mûr âdemler vardır. Hüsniyyât-ı Budin'in biri dahi bu hayrâtdır, ammâ ekseri …
Ve taşra havz-ı kebîrin etrâfında her kemerler altında sekiz aded Hanefî kurnaları ve müte‘addid halvetleri ve pâk [ü] pâkîze hüddâmları var. Ve cemî‘i ehl-i Budin merhûm olduklarında akrabâları bu ılıcadan gayri germâblardan fıçılar ile sular getirdüp cenâzelerin bu yed-i kudret ile kaynamış sular ile gasl ederler. Cânib-i vakıfdan bu hidmete me’mûr âdemler vardır. Hüsniyyât-ı Budin'in biri dahi bu hayrâtdır, ammâ ekseriyyâ bu Velî Beğ ılıcasından getirdirler, zîrâ kibâr-ı evliyâullâh Gül Baba nazargâhıdır ve suyu gâyet pâk ve nazîf ve latîf mâ-i tâhirdir. Ve taşra câmekânı tahta şindire örtülü serâmed kubbedir, lâkin Yeşil Direkli ılıcasının câmekânından sehel küçükdür. Bu ılıcaya gerçi Velî Beğ ılıcası derler, ammâ câmekânının kapusu üzre celî hatt-ı hûb ile merkûm olan târîh-i mergûb budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 85b ·
metinde göster ·
… Paşa ta‘yîn olunup "Ordudan firâr edenleri katl edüp mâlları mîrî ola" deyü ol
hidmete
me’mûr olup Ciğerdelen'e gitdi. Ba‘dehu ertesi gün alay-ı azîm ile,
Ammâ Sadrıa‘zam-ı âlî-vakâr hemân ba‘de'z-ziyâfe Boğdan Beği Komaran tarafına fermân olundu, Eflak Beği Leve tarafında meks etmek fermân olundu ve Ahmed Giray Sultân ile Bucak Tatarı ve Kardaş Kazak ma‘an Litre kal‘ası tarafına fermân olunup asâkir-i İslâm'ın cânib-i erba‘asına kat-ender-kat muhâfazacılar vaz‘ olundu. Ve Üstürgon köprüsüne Çavuşoğlu Mehemmed Paşa ta‘yîn olunup "Ordudan firâr edenleri katl edüp mâlları mîrî ola" deyü ol hidmete me’mûr olup Ciğerdelen'e gitdi. Ba‘dehu ertesi gün alay-ı azîm ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 114a ·
metinde göster ·
Cümle kefereleri Sırf ve Bulgardırlar ve müsâfirîne ol kadar cân u baş ile hizmet edüp atlara çul ve tobra çıkartmayup atları kendüler tîmâr edüp sallama yemler verüp çizme ve pâbuçlar silüp gece ve gündüz hidmete dürüşürler ve yevmiyye üçer kerre herseke me’kûlât [u] meşrûbâtdan şîr-i hurma ve katrınebat ve emlec-i Kâbülî ve reybâs u amberbâris eşribeleri getirirler. Tâ Gâzî Hudâvendigâr'a ruhbânları itâ‘at edüp evkâfları çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 142a ·
metinde göster ·
… eleri kat‘ olaldan berü anlar da ne âsî ve ne mutî‘ harbe ucuyla geçinüp edâ-yı
hidmete
gelmeyüp kâhîce Kırım hânlarına gelüp gidüp ba‘zı şeyleri mürâca‘at eder oldula …
Sene 1031 târîhinde Hotin'e Âl-i Osmân'ın Sultân Osmân seferinden berü mezkûr Çerkes beğlerine Kefe defterdârları vazîfe-i mu‘ayyene-i salyâneleri kat‘ olaldan berü anlar da ne âsî ve ne mutî‘ harbe ucuyla geçinüp edâ-yı hidmete gelmeyüp kâhîce Kırım hânlarına gelüp gidüp ba‘zı şeyleri mürâca‘at eder oldular. Ammâ tatyîb-i hâtırlarıyla mukayyed olacak lâzımlı ulûfesiz Çerkezistân askerleridir. Gerçi müselmân ve bir mezhebde değillerdir, ammâ Hudâ dahi ziyâde ede, bir gûne mahbûbu'l-kulûb dağ âdemleridir kim müselmânlığ ve kâfirlik nedir bilmezler, ammâ haşr [ü] neşri de inkâr etmezler, bir turfe garîb âdemlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 139b ·
metinde göster ·
… hammâm-ı ma‘mûrdur kim Kefe halkının mahbûb esîr gulâmları bunda cem‘ olup her
hidmete
cân u baş ile müsta‘cillerdir, ammâ münfa‘il ve mef‘ûllerden sehel değillerdir. …
Evvelâ Freng hisârı içinde Hacı Murâd Hammâmı, Acı Hammâm, Tatlı Hammâm. Taşra büyük kal‘ada Sultân Süleymân Gâzî şehzâde hâkim iken esâsın urup ba‘dehu hilâfeti asrında itmâm bulmuş bir vâsi‘ ve hoş-hevâ ve hoş-binâ bir hammâm-ı müferrih-ı dilküşâdır kim misli meğer Bâğçesarây şehrinde Mehemmed Geray hammâmı ola. Serâpâ cemî‘i kıbâbları rusâs-ı hâs-ı nîlgûn ile mestûr bir hammâm-ı ma‘mûrdur kim Kefe halkının mahbûb esîr gulâmları bunda cem‘ olup her hidmete cân u baş ile müsta‘cillerdir, ammâ münfa‘il ve mef‘ûllerden sehel değillerdir. El-hâsıl ruhâm-ı hâm-ı gûnâ-gûn ile mefrûş olmuş altı halvetli bir hammâm-ı rûşenâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 140b ·
metinde göster ·
… d erenlerinden aceb halûk u halîm ü selîm cânlar vardır kim her biri birer gûne
hidmete
me’mûrlardır.
Yetmiş aded fakr [u] fâka sâhibi erbâb-ı ma‘rifet fenâ-fillâh terk [ü] tecrîd erenlerinden aceb halûk u halîm ü selîm cânlar vardır kim her biri birer gûne hidmete me’mûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 245a ·
metinde göster ·
me’mûr yigirmi pâre mu‘âf [u] müsellem köyleri var. Ve ne kadar mücrimleri var …
Bu hidmete me’mûr yigirmi pâre mu‘âf [u] müsellem köyleri var. Ve ne kadar mücrimleri var ise katl etmeyüp bunda mü’ebbed der-zencîr zift ma‘deninde esîr olup hidmet ederler. Ve niçe bin âdemler bu ma‘denlerden kâr edüp beslenirler. Hâlâ bir dağ-ı azîm dahi var idi, meğer bi-emri Hâlık-ı Kevneyn meğer anda dahi zift ma‘deni var imiş. Ol dahi bu mahalde zuhûr edüp anı dahi der-i devlete Avlonya beği arz edüp ol dahi on yük akçe başka iltizâm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 360b ·
metinde göster ·
… rdir. Ba‘zı yerleri makara ile her gece kalkup kal‘a kapusuna siper ederler. Ol
hidmete
me’mûr pâsbânları vardır. Ve bu cisir kapusu üzre bu târîh tahrîr olunmuşdur. T …
Ve kapudan taşra varoşa gitmeğe elli adım cisirdir. Ba‘zı yerleri makara ile her gece kalkup kal‘a kapusuna siper ederler. Ol hidmete me’mûr pâsbânları vardır. Ve bu cisir kapusu üzre bu târîh tahrîr olunmuşdur. Târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y105a ·
metinde göster ·
… rı ve kilarcıları gelüp iki yüz fıçı rub‘ ve limon suyu çıkarırlar. Her sene bu
hidmete
me’mûr halîfeler gelüp limon suyun tahsîl edüp mîrî keştîlere tahmîl edüp Âsita …
Ve bir vukıyye lüffân nârı sicilde mastûrdur. Ve limon suyu ve limon rub‘u cümle vilâyetlere bundan gider. Husûsâ helvâhâne-i hâssadan ve kilar-ı âmireden Hünkâr helvâcıları ve kilarcıları gelüp iki yüz fıçı rub‘ ve limon suyu çıkarırlar. Her sene bu hidmete me’mûr halîfeler gelüp limon suyun tahsîl edüp mîrî keştîlere tahmîl edüp Âsitane'ye götürürler. Ammâ incîri ve zeytûnu az olur. Ve üzümün kurudup ve niçe kerre yüz bin desti üzüm turşusu yapup Mısır'a götürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y107a ·
metinde göster ·
… râc'dan beri sönmemişdir. Huddâmları dâ’imî dühnün koyup fitîlin tecdîd edüp bu
hidmete
me’mûrlardır. Bu gârın içi anınla pür-envârdır. Bu kandîl-i rûşenin altında iki …
Ve Hazret-i Risâlet'e Cibrîl-i Emîn geldikde Sahra gârının yanından çıkmayup gârın üstündeki Sahra şakk olup taşra çıkdıkları delik anda bir kandîl-i azîm Leyle-i Mi‘râc'dan beri sönmemişdir. Huddâmları dâ’imî dühnün koyup fitîlin tecdîd edüp bu hidmete me’mûrlardır. Bu gârın içi anınla pür-envârdır. Bu kandîl-i rûşenin altında iki rek‘at namâz kılan Hudâ hakkıyçün mahrûm kalmaz, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y214a ·
metinde göster ·
… u ambere varınca getirüp müsâfirin demâğın mu‘attar ederler. Ve tıfl-ı mürekkeb
hidmete
müsta‘id reşîd ü necîb mûğpîçecikler geysûların târumâr edüp hidmet ederler. Ve …
Ve hareminin cânib-i erba‘asında müsâfirhâneleri var, kârbânsarây-vâr. Âyende vü revendeler gelüp üç gün mihmân olup matbah-ı Keykâvus'undan ni‘meti mebzûldür. Eğer müslim ve eğer milel-i muhtelifeye ol kadar i‘zâz u ikrâm ederler kim me’kûlât [u] meşrûbâtlarından kuş südün istesen der-akâb peydâ edüp getirirler. Ve müte‘addid âdemler mihmân oldukça ol kadar mihmândârlık edüp dîbâ ve şîb ü zerbâft câmehâblar getirüp gülâb ûd u ambere varınca getirüp müsâfirin demâğın mu‘attar ederler. Ve tıfl-ı mürekkeb hidmete müsta‘id reşîd ü necîb mûğpîçecikler geysûların târumâr edüp hidmet ederler. Ve bu gûne hidmeti Urum keferelerine rağmen ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y224b ·
metinde göster ·