… havf [u] haşyetlerinden kal‘adan taşra firâr edüp kimi İslâm ile müşerref olup
hidmet-i
pâdişâhide oldu, kimi birer diyâra firâr etdi. Ammâ yine küffâr gayret-i Mesîhi …
Bu minvâl-i meşrûh üzre kal‘a-i Kostantıniyye yigirmi gün muhâsara olup aslâ feth [u] fütûhdan bir eser zuhûr etmeyüp cümle guzât-ı müslimîn ve yetmiş evliyâullâh-ı muvahhidîn ve üç binden mütecâviz mezâhib-i erba‘ada fetvâ sâhibi ulemâ-yı âmilîn ve bu kadar meşâyihân-ı sâlikîn kal‘anın yigirmi günden berü feth olmaduğuna müte’ellim olup cümlesi bir yerden Cenâb-ı Bârî'ye derûn-ı dilden teveccüh-i tâm edüp fethin ricâ etdükleri hâlde hemân bi-emrillâhi Ta‘âlâ İslâmbol üzre bir zulemât çöküp bir ra‘d ü berk olup ol ân 27b Atmeydânı tarafında bir âteş zâhir olup evc-i âsumâna peyveste olup evc-i âsumâne şeddâdî binâları perrân ber-hevâ atup kimi berre ve kimi cânib-i bahre düşüp ol gün derûn-ı kal‘adan üç bin kâfir havf [u] haşyetlerinden kal‘adan taşra firâr edüp kimi İslâm ile müşerref olup hidmet-i pâdişâhide oldu, kimi birer diyâra firâr etdi. Ammâ yine küffâr gayret-i Mesîhiyye'yi elden komayup kal‘anın rahnedâr yerlerin termîm edüp ceng ederdi. Ammâ derûn-ı kal‘ada olan küffâr kaht [u] galâdan hâlleri mükedder idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 27a–27b ·
metinde göster ·
… eymân Hân merhûm oldukda yine pederimiz ol gazâda bulunup Devlet-i Âl-i Osmân'a
hidmeti
sebkat etmiş bir pîr-i fânî idi. Dâ’imâ müsin âdemler ile ihtilât edüp mâcerâ-y …
Sıhhat-i hikâyeyi beyân eder: Bu hakîrin pederi Sultân Süleymân Hân ile Belgrad ve Rodos ve Budin ve Ustolni-Belgrad fethlerinde bulunup hattâ Seğitvar gazâsında Süleymân Hân merhûm oldukda yine pederimiz ol gazâda bulunup Devlet-i Âl-i Osmân'a hidmeti sebkat etmiş bir pîr-i fânî idi. Dâ’imâ müsin âdemler ile ihtilât edüp mâcerâ-yı mâzîden söyleşirlerdi. Yâr-ı gâr-ı refîkinden yine bir pîr-i zâl güherâb var idi. Ammâ talâkat-ı lisânda fesâhat [u] belâğatına imri'l-kays ve Ebü'l-me‘âlî hempâ olamazdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 28a ·
metinde göster ·
… e mâl-â-mâl edüp her biri devâm-ı devlet-i pâdişâhî ed‘iyesine müdâvemetde olup
hidmet-i
şehriyârî ile ber-hordâr [u] behre-mend olmada idiler.
Ve bir Atmeydânı cirminde bir havlı-yı ferah-fezânın cânib-i şarkında bir hammâm-ı latîf ana muttasıl hazîne-i hâssa ve ana muttasıl kuşhâne ve ana muttasıl kilar odası andan hazîne odası andan hâsodası [andan]{Hünkâr câmi‘i} andan doğancılar odası andan küçük oda andan büyük oda andan seferliler andan külhan odası andan büyük oda mescidi andan meşkhâne andan yine hammâma gelince bu meydânın etrâfında mezkûr hâsodalar ile ma‘mûr [u] âbâdân edüp cümle odalarda üç bin zer-i zîvere gark olmuş zerdûz tâclı gül pîrehenli Yûsuf-çehre gılmân-ı hâssa ile mâl-â-mâl edüp her biri devâm-ı devlet-i pâdişâhî ed‘iyesine müdâvemetde olup hidmet-i şehriyârî ile ber-hordâr [u] behre-mend olmada idiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32a ·
metinde göster ·
… a Yûsuf Paşa, Âsitâne-i sa‘âdet'e Donanma-yı Hümâyûn ile vardukda Yûsuf Paşa'yı
hidmeti
mukâbelesinde Cinci Hoca tahrîkiyle ol mazlûmu zâlimler amân vermeyüp nâ-hak şe …
Hamd-i Hudâ bu altıncı gazâmızda bulunup inebahtılı Durak Beğ firkateleri ile cezîre-i Çukalar'ı nehb [ü] gâret etmede bile bulunup Durak Beğ ile İnebahtı vilâyetine gidüp fâtih-i Hanya Yûsuf Paşa, Âsitâne-i sa‘âdet'e Donanma-yı Hümâyûn ile vardukda Yûsuf Paşa'yı hidmeti mukâbelesinde Cinci Hoca tahrîkiyle ol mazlûmu zâlimler amân vermeyüp nâ-hak şehîd etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 77b ·
metinde göster ·
… a ile Süleymân Hân'a vâsıl olup Bağdâd fethinde bulunan Palak Mustafâ Paşa'dır.
Hidmeti
mukâbelesinde Mısır ihsân olunup ba‘dehu İslâmbol'da kubbe-nişîn iken merhûm ol …
Ziyâretgâh-ı Gâzî Palak Mustafâ Paşa: Süleymân Hân vezîr[i] kapudan paşalarındandır kim İslâmbol'dan kırk pâre kadırga ile Sebte Boğazı'ndan mühimmât [u] cebehâne ile çıkup Mısır cezîresin ve Habeş burnun dolaşup Lahsa ve Basra'dan Bağdâd altına yigirmi pâre kadırga ile Süleymân Hân'a vâsıl olup Bağdâd fethinde bulunan Palak Mustafâ Paşa'dır. Hidmeti mukâbelesinde Mısır ihsân olunup ba‘dehu İslâmbol'da kubbe-nişîn iken merhûm olup Eyyûb hareminin Hünkârkapusu hâricinde bir kubbe-i mahsûsası içinde medfûndur. Kuddise sırruhu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 122a ·
metinde göster ·
… r. Ve illâ nâ-kâmil ise cümle pîrler hak söyleyüp erenlerin bin bir gününe dahi
hidmet-i
tâm edüp tek-i pû ile pûte-i kalda puhte olup hâlis ayârlık ile ehl-i hâl olup …
Ammâ erkân-ı Resûlullâh budur ki 149a bir kimesne tarîkinde sâhib-i ayâr oldukda cemî‘i pîrler bir yere gelüp cüz’î ve küllî ne ise lokma-yı rızâ yenilüp irşâd olacak ferzend-i şâkirdi meydân-ı mahabbetde huzzâr-ı meclis huzûrunda yolun, erkânın su’âl edeler. Su’âle cevâb verdi ise ve kendü ihtirâ‘ından bir musanna‘ şey binâ etdiyse yâhûd evrâd [u] ezkârında ve yâhûd ilm-i hıfzda ibn Kesîr ve Seb‘a ve Aşere ve Takrîb kırâ’atlerin tekmîl edüp cârî hâfız olduysa ve'l-hâsıl her ne tarîk ve ma‘rifet [u] sanâyi‘de fünûn-ı şettâ sâhibi olup tekmîl-i mâdde etdi ise ana cümle ihtiyârlar sâhib-i post olmağa revâ göreler. Ve illâ nâ-kâmil ise cümle pîrler hak söyleyüp erenlerin bin bir gününe dahi hidmet-i tâm edüp tek-i pû ile pûte-i kalda puhte olup hâlis ayârlık ile ehl-i hâl olup nâ-puhte iken sûhte olup revâne ola. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 148b–149a ·
metinde göster ·
pâdişâhîye istihdâm ederiz. Ben ol vezîr-i âlîşânın henüz kıymetin bildim" deyü …
"İnşâ’llâh ben anları der-i devlete getirüp hidmet-i pâdişâhîye istihdâm ederiz. Ben ol vezîr-i âlîşânın henüz kıymetin bildim" deyüp niçe kelimatlardan sonra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 7a ·
metinde göster ·
"İzzetlü, mürüvvetlü velîyy-i ni‘am efendim sultânım arz-ı dâ‘î-i kemter efkâr-ı ahkar budur kim, Sarı Ken‘ân Paşa-yı muhannes-i keyvân ve nâdân-ı hutemân ile Harem-i Hâs'da neşv ü nemâ bulup Hâsoda'da Hırka-i Resûlullâh huddâmı olup otuz yedi sene hidmeti sebkat etmişken takdîr-i Hudâ donanma-yı hümâyûn dest-i kâfirde münhezim olduğıyçün havf u haşyet-i pâdişâhîden firâr edüp el-âye[t], Sûre-i Vennâzi‘âtda estağfirullâh Arapça âyeti itâbını müşâhede edicek âhirü'l-emr firâr edüp bir alay zaleme haşerâta teba‘iyyet edüp (---) etdiği şenâ‘at ve sefâhatleri bizim gibi çokdur ve sultânımdan gayrı kimsesi yokdur ve kabâhatları bî-nihâye olduğuna ilmimiz lahikdır, ammâ ol Âsitâne-i sa‘âdet'in kadîmî emekdârlarından olduğumuz içün bu hakîre Hasan Paşa ve Tayyarzâde Ahmed Paşa kullarıyla gelüp ‘Dahl-i emân’ deyüp ayağa düşüp bî-tâb ü bî-mecâl geldiler ve emân dileyüp cerâyimlerine özr-hân olup Arapça fehvâsınca cümlesi estağfirullâh Arapça âyetin tilâvet edüp bu muhlîsiniz yanına geldiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 72b ·
metinde göster ·
mukâbelesinde alup iki yüz re’s atlar dahi ihsân olunup Kırım diyârına bu kadar …
Bu günlerde Kalga Sultân Boğdan beğimiz İstifan Beğ'den yigirmi kîse hakk-ı tarîk hidmeti mukâbelesinde alup iki yüz re’s atlar dahi ihsân olunup Kırım diyârına bu kadar esîr [ü] mâl-ı ganâ’imle revâne olurken hakîre dahi beş esîr ve altı yorga ihsân edüp azm-i râh-ı Kırım etdiler, Hudâ-yı Müte‘âl yolların âsân ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 104b ·
metinde göster ·
… de ol bânû-yı muğpîçe-i muğânlar ve ol nâzenîn ve bintân-ı nisvânlar her guzâta
hidmet-i
ma‘kûl [u] nâ-ma‘kûl ederlerdi.
Ve bu nevâhîlerde nüfûs-ı insândan ve devâbbât hayvânından cümlesi dest-i asker-i İslâma girüp kimin giriftâr-i bend-i selâsil ve kimin sümûm-ı helâhil içirüp kiminin kellelerin galtân edüp memâlik-i mahrûseleri hâlî ve mu‘attal kalup cümle tâze cüvân ve nisvân-ı sâhib-isyânları ordu-yı İslâm içinde ve Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikârın hayme ve derim ve koşları içinde ol bânû-yı muğpîçe-i muğânlar ve ol nâzenîn ve bintân-ı nisvânlar her guzâta hidmet-i ma‘kûl [u] nâ-ma‘kûl ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 23b ·
metinde göster ·
… ölmek hayât-ı câvidân imiş, zîrâ merhûma karâbetimizden mâ‘adâ yigirmi bir sene
hidmet-i
şerîfinde olup nazar-kerdesi idim ve bu kadar seyâhatimize sebeb olup bu kadar …
Merhûmun vefâtı hakîre bir kesel vermişdi kim kıtımda bir kâse semm-i helâhil zehrâb içmek bir katre âb-ı nâb içmek kadar değil idi. Ol mahalde bu abd-i za‘îf eyle müşâhede etdim ki bir âşık ma‘şûku uğruna ölmek hayât-ı câvidân imiş, zîrâ merhûma karâbetimizden mâ‘adâ yigirmi bir sene hidmet-i şerîfinde olup nazar-kerdesi idim ve bu kadar seyâhatimize sebeb olup bu kadar gazâlarda bulunup gazâlar da etdik, bu kadar senede hakîre bir kec nazar etmeyüp bir şütûm-ı galîzasın istimâ‘ etmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 46a ·
metinde göster ·
… r hâkimi yerli dîvân kapucu ağası var, yüz aded bevvâbân(dan)lardır kim her bâr
hidmet-i
vezîrde mevcûdlardır kim niçe yerlere isti‘câl hidmetlere giderler.
Ve bir hâkimi yerli dîvân kapucu ağası var, yüz aded bevvâbân(dan)lardır kim her bâr hidmet-i vezîrde mevcûdlardır kim niçe yerlere isti‘câl hidmetlere giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 79a ·
metinde göster ·
… an kim Budin erenlerinden bir cân merhûm olsa vâlî-i vilâyet bu ma‘zûlcinin bir
hidmeti
sebkat etmiş eşbehcesine merhûmun gediğin verir. Âhara tevcîh ederse Balı Paşa …
Evvelâ sağkol ve solkol ve azebistân ve gönüllü ve ma‘zûlciyân ve martolosân ve topçıyân ve cebeciyân ve niçe gûne ocak ağaları var, ammâ kapukulu yeniçeri ağaları yokdur, lâkin ma‘zûlciyân derler bilâ-kayd u bilâ-vazîfe iki bin kadar gâzîler bu diyârda çete ve poturalara gidüp eyi atlar ve eyi gulâmlar ve pâk silâhlar bunlardadır. Ma‘zûlen gedik beklerler. Kaçan kim Budin erenlerinden bir cân merhûm olsa vâlî-i vilâyet bu ma‘zûlcinin bir hidmeti sebkat etmiş eşbehcesine merhûmun gediğin verir. Âhara tevcîh ederse Balı Paşa meydânında gulû edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 90b ·
metinde göster ·
… rafa geçirdiniz. Beri bizim tarafımızda ve sancağ-ı Resûlullâh dibinde ve sizin
hidmet-i
şerîfinizde cüyûş-ı müslimîn az kaldı ve hâlâ cisirden âdem deryâsı karşu taraf …
"Sultânım karşu tarafa eyi asâkir-i İslâm'ın yarar ve nâmdâr ve güzîdelerin karşu tarafa geçirdiniz. Beri bizim tarafımızda ve sancağ-ı Resûlullâh dibinde ve sizin hidmet-i şerîfinizde cüyûş-ı müslimîn az kaldı ve hâlâ cisirden âdem deryâsı karşu tarafa akup gitmededirler. İhtimâldir mel‘ûn küffâr bir hîle ile karşu tarafda böyle bir asker gösterüp ve bir ma‘rekegîrlik edüp ba‘dehu firâr edüp karşu askerimizi kemîngâhlara çeke. Karşu tarafda şimden gerü küffârı kovmasınlar, zîrâ düşmanı çok kovdukça düşman yarar olur. Ve ihtimâldir bu asker-i İslâm karşu tarafa sökün edince ihtimâldir bu taraf boş kalacağın düşman bilüp bu tarafı Zirinoğlu ve Beganoğlu ve Nadajoğlu ve niçe banlar ve niçe hersek ve segler bu tarafa gelüp bir rahne vereler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 105a ·
metinde göster ·
mukâbelesinde bir tuğ dahi ol gün ihsân olunup cemî‘i mâl-ı hazâ’in ve cebehâne …
Beğko Paşa Sadrıa‘zamın hâk-i pâyine yüz sürdükde hidmeti mukâbelesinde bir tuğ dahi ol gün ihsân olunup cemî‘i mâl-ı hazâ’in ve cebehâne ve zahâ’irleri yerli yerine verdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 109a ·
metinde göster ·
… âtlarıyla bu şehir halkının sağîr ü kebîri İslâmbol'a gelüp Âsitâne-i sa‘âdetde
hidmet-i
pâdişâhîde neşv ü nemâ bulup Koca Defterdâr ki {ayağından} sinirinden maslûb Mu …
Sipâh kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve müftîsi ve nakîbü'l-eşrâfı ve muhtesibi ve bâcdârı ve harâc ağası ve pandur ağası, ya‘nî şehri bekleyen sekbân ağası ve şehir kethudâsı ve a‘yân [u] eşrâfı gâyetü'l-gâye çokdur. Hattâ Sultân Bâyezîd-i Velî bu şehre gelüp anın hayr du‘âsı berekâtlarıyla bu şehir halkının sağîr ü kebîri İslâmbol'a gelüp Âsitâne-i sa‘âdetde hidmet-i pâdişâhîde neşv ü nemâ bulup Koca Defterdâr ki {ayağından} sinirinden maslûb Mustafâ Paşa gibi ve Defterdâr Ömer Paşa gibi ve Lübzâde gibi ve Sultân Murâd Hân'ın rûznâmecisi İbrâhîm Efendi gibi ve birâderi Ali Efendi gibi ve Sadrıa‘zam İbrâhîm Hân vezîri Sâlih Paşa ve karındaşı Murtazâ Paşa ve yine karındaşı Zülfikâr Ağa ve Sâlih Paşa kethudâsı Hazînedâr İbrâhîm Paşa ve niçe bin bunun emsâli vüzerâ ve vükelâlar bu Nevesin şehrinden hâsıl olmuşlar, bir 149a şehr-i kadîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 148b–149a ·
metinde göster ·
… îsü'l-küttâb Ferîdûn Efendi ve Kuzu Ali Ağalar pâdişâhın başında musâhabet edüp
hidmet-i
pâdişâhî edüp halvethâne-i şehriyârîde yatup kalkup bir kimesne ile ihtilât etm …
Hikmet-i Hudâ pâdişâh-ı âlî-vakâr bu mahalde müşevveş-hâtır olup kemâl mertebe nıkrîz zahmeti kendülere veca‘ ü derd [ü] elem verüp ekl [ü] şurbdan kaldılar, ammâ âkıl Sokollu Mehemmed Paşa pâdişâhın ser ü katına(?) kırk hâs odalıyı bile uğratmayup ancak Silihdâr Ca‘fer Ağa ve taşradan bu hakîrin pederi Dervîş Mehemmed Ağa ve Re’îsü'l-küttâb Ferîdûn Efendi ve Kuzu Ali Ağalar pâdişâhın başında musâhabet edüp hidmet-i pâdişâhî edüp halvethâne-i şehriyârîde yatup kalkup bir kimesne ile ihtilât etmezler imiş, ammâ her bâr yalnız Sokollu Vezîr gelüp gidüp taşrada kal‘anın mühimmât [u] levâzımâtların görür imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 173a ·
metinde göster ·
… çinin bin aded müsellah kâfirleri var. Size bunlar ey refîkdir, bile götürseniz
hidmet-i
pâdişâhîde bulunup Maskov'dan elçi çıkarmış olursuz" dediğimde Mehemmed Paşa ey …
"Sultânım, bu elçinin bin aded müsellah kâfirleri var. Size bunlar ey refîkdir, bile götürseniz hidmet-i pâdişâhîde bulunup Maskov'dan elçi çıkarmış olursuz" dediğimde Mehemmed Paşa eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 187a ·
metinde göster ·
… eklîf etdinse andan ziyâde bir şey teklîf edemezsin, ammâ mukaddemâ ma‘hûd olan
hidmeti
edâ etmese hemân cemî‘i Zengî Arab kölelerin yine bir zişt-rûy abûsu'l-vech şüt …
Ve ibtidâ satın aldığın mahalde ne hidmet teklîf etdinse andan ziyâde bir şey teklîf edemezsin, ammâ mukaddemâ ma‘hûd olan hidmeti edâ etmese hemân cemî‘i Zengî Arab kölelerin yine bir zişt-rûy abûsu'l-vech şütür-leb bir kara Arab beğleri vardır. Ana varup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 272a ·
metinde göster ·
pâdişâhîye dahi ta‘yîn ederiz" deyüp Kapudan Kaplan Paşa'ya bu hakîri gözedesin …
"İnşâallâhu Te‘âlâ Evliyâ, an-karîb seni bir hidmet-i pâdişâhîye dahi ta‘yîn ederiz" deyüp Kapudan Kaplan Paşa'ya bu hakîri gözedesin deyü tenbîh ü te’kîdler edüp bu hakîri ve Moralı Zekeriyyâ Efendi ile Eğribozlu Kapudan Köse Alî Paşa kadırgasına sekiz aded hüddâmlarımla girüp âmâde olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 329a ·
metinde göster ·
… p sa‘âdetlü pâdişâh içün niçe yüz tulum yükü Aydonat zeytûnu tahsîl eder, yahşi
hidmet-i
şehriyârîdir ve subaşılıkdır.
Be-kavl-i müverrihân-ı Latin bu kal‘ayı Eflâtûn-ı ilâhî ilkâsıyla Rûm krallarından Aydonya nâm kral-ı benâm binâ etdiğinden anın ismiyle müsemmâ olup Aydonat derler. Lisân-ı Rûm'da (---)(---) demekdir. Niçe divelden divelin destine girüp âhır-ı kâr sene (---) târîhinde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân asrında be-dest-i (---) Paşa Rûm elinden feth edüp Rûmeli eyâletinde Delvinye sancağı hudûdunda hâss-ı hümâyûndur kim der-i devlet tarafında kilâr-ı hâssa tarafından her sene bir kilâr ağası gelüp hükûmetin zabt u rabt edüp sa‘âdetlü pâdişâh içün niçe yüz tulum yükü Aydonat zeytûnu tahsîl eder, yahşi hidmet-i şehriyârîdir ve subaşılıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 350a ·
metinde göster ·
pâdişâhîde bulunurlar. Ve eyâletinde evkâf kurâları vardır. Ammâ çoğu eşkinci t …
Ve beş sancak dahi çöl beğleri vardır. Anlar vilâyetlerin mülkiyyet üzre mutasarrıf ederler. Lâkin hîn-i mahalde hidmet-i pâdişâhîde bulunurlar. Ve eyâletinde evkâf kurâları vardır. Ammâ çoğu eşkinci tîmâr ve ze‘âmet sâhibi kurâlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y209a ·
metinde göster ·
… reşîd ü necîb mûğpîçecikler geysûların târumâr edüp hidmet ederler. Ve bu gûne
hidmeti
Urum keferelerine rağmen ederler.
Ve hareminin cânib-i erba‘asında müsâfirhâneleri var, kârbânsarây-vâr. Âyende vü revendeler gelüp üç gün mihmân olup matbah-ı Keykâvus'undan ni‘meti mebzûldür. Eğer müslim ve eğer milel-i muhtelifeye ol kadar i‘zâz u ikrâm ederler kim me’kûlât [u] meşrûbâtlarından kuş südün istesen der-akâb peydâ edüp getirirler. Ve müte‘addid âdemler mihmân oldukça ol kadar mihmândârlık edüp dîbâ ve şîb ü zerbâft câmehâblar getirüp gülâb ûd u ambere varınca getirüp müsâfirin demâğın mu‘attar ederler. Ve tıfl-ı mürekkeb hidmete müsta‘id reşîd ü necîb mûğpîçecikler geysûların târumâr edüp hidmet ederler. Ve bu gûne hidmeti Urum keferelerine rağmen ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y224b ·
metinde göster ·
edâ etdim" dedükde ol taşa nazar etdiler. Gördüler kim bir celî kûfî hatt ile " …
"İşte hidmeti edâ etdim" dedükde ol taşa nazar etdiler. Gördüler kim bir celî kûfî hatt ile "Hâzâ kabrü Muhyiddîn" terkîm olunmuş. Meğer münkirînler şeyhin ba‘zı te’lîfât-ı tasavvufâtının gavrına ve mezâyâsına vâsıl olmayup tekfîr etmişler. Ve kabr-i şerîfi üzre hâk-i mezellet yığmışlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y248b ·
metinde göster ·
Menzil-i Kasr-ı Küçük Ahmed Paşa: Bu alay-ı azîmi gören Urbân meşâyihlerinin câsûsları Urbân'a haber uçurdular kim "Bu seneyi sâ’ir seneye kıyâs etmeyesiz. Sübû‘-ı Asfer ya‘nî Sarı Arslan nâmıyla bir vezîr-i rûşen-zamîr ve bir müdebbir-i re’y-ârâ ve bir âsaf-ı dilârâdır ki seyf-i miczeminden dem cereyân edüp isyân eden bir dem emân bulmayup ol dem dem-beste olup adem râhına revâne olur. Hemân hidmet-i şehriyârîye gelüp cümle evlâd [u] iyâllerinizle gelüp hidmet edesiz" deyü cemî‘i şeyhlere câsûslar gidüp haber verince bir kaçı hemân bu Ahmed Paşa kasrında birer hussân-ı sâfinâtü'l-ciyâd küheylân atlar ile gelüp paşa ile müşerref olduklarında birer hil‘at-i fâhire ile behre-mend olup gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y258a ·
metinde göster ·
"Yetiş yâ Nûreddîn! Senin gelmene tevfîz olunmuşdur. Bu
hidmet-i
celîle sana müyesser olmuşdur. Ve benim şeş cihetim hadîd ve tuçlar ve Horasânî …
"Yetiş yâ Nûreddîn! Senin gelmene tevfîz olunmuşdur. Bu hidmet-i celîle sana müyesser olmuşdur. Ve benim şeş cihetim hadîd ve tuçlar ve Horasânî kârgîr binâlar ile mazrûf ve niçe mâl-ı hazîne masrûf eyle. Senin gelmende sırrullâh vardır. Hidmetin mukâbelesinde sana şehâdet müyesser olup benim alemim dibinde haşr olup, sana şefâ‘at ederim" dedikde hemân Nûreddîn hazretleri hâbdan bîdâr olup görse kim hâne-i Nûreddîn nûr-ender-nûr ve kendü dahi pür nûr olmuş. Tîz pâk tecdîd-i vuzû‘ edüp nısfu'l-leylden tâ vakt-i sabâha dek on iki bin heccân ve küheylân hussân cem‘ edüp altı bin âdem ile heccânlara zâd-ı râhilelerin tahmîl edüp, "Tevekkülen alellâh" deyüp şâm'dan kıble cânibine müteveccih olup âlem ağyârdan bî-haber kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek Aneze nâm mahalde nüzûl edüp sehel istirâhat mahallinde Nûreddîn fikr edüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y284a ·
metinde göster ·
… im Hazret-i Resûl'ün yoluna bezl-i cân ve ifnâ-yı vücûd edüp kırkar ellişer yıl
hidmeti
sebkat etmiş lala-yı siyâh zülâlelerdir. Her birinin destinde micmer-i amberdân …
Evvelâ pâk helâl libâslar geyüp girmek gerek ve dâ’imâ salavât-ı şerîfe müdâvemet etmek gerek. Ve şeyhü'l-harem hazretleri on iki siyâh çerde tavâşî halîfeleri ile kemerlerine beyâz pembe fûtalar kuşanırlar. Bu halîfelerin her biri birer kutb-ı aktâb mertebesinde ulu kimesnelerdir kim Hazret-i Resûl'ün yoluna bezl-i cân ve ifnâ-yı vücûd edüp kırkar ellişer yıl hidmeti sebkat etmiş lala-yı siyâh zülâlelerdir. Her birinin destinde micmer-i amberdân ve gülâbdân buhurdân-ı mücevher ile şebeke-i Resûlullâh'ın bâb-ı şerîfi önüne gelüp ibtidâ şeyhü'l-harem paşa hazretlerinin kemerine bir beyâz fûta kuşadup paşanın destine bir cârûb ya‘nî süpürge verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y290b ·
metinde göster ·
"Biz bu metâ‘lara hayrân değiliz. Ancak şerîf hazretlerinden istikâmet
hidmeti
isteriz. Eğer istikâmet ederler ise, biz anlara kerem [ü] ihsânlar edelim. Eğer …
"Biz bu metâ‘lara hayrân değiliz. Ancak şerîf hazretlerinden istikâmet hidmeti isteriz. Eğer istikâmet ederler ise, biz anlara kerem [ü] ihsânlar edelim. Eğer pâdişâhın doğrusu ise bu sâ‘at pâdişâhımızın vekîl-i mutlakıyım, bana Ka‘be-i şerîfin miftâhların göndersin. Yohsa P 151a bizim bu makûle hâr [u] hâşâke ihtiyâcımız yokdur" deyince şerîf kethudâsı tarfetü'l-ayn içre şerîf Berekât'a varup mâcerâ-yı serencâmı nakl edince şerîf hazretleri,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y365a ·
metinde göster ·
… -i şerîfi bûs edüp mahmil şütürünün licâmın ele alup şütürbân-ı Resûlullâh olup
hidmet-i
şerîfinde olur.
Andan ale's-sabâh alay-ı azîm ile Mısır'ın Bâb-ı Nâsır'ı dibinde Câmi‘-i Cânpûlâdiyyeye girirken Mısır vezîrleri salt bir hayli hayyâlleri ile Mahmil-i şerîf'e istikbâle çıkup dâmen-i Mahmil-i şerîfi bûs edüp mahmil şütürünün licâmın ele alup şütürbân-ı Resûlullâh olup hidmet-i şerîfinde olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y386b ·
metinde göster ·
… gün iki gece a‘yân-ı Mısır'a ziyâfetleri olup mevlûdü'n-nebî edüp cümle âşıkân
hidmet-i
pîr [ü] civânda olup tevâzu‘ meskenet birle hizmet ederler, ale's-sabâh Bedevî …
Ve on bir medrese ve altı dârü'l-kurrâ ve üç dârü'l-hadîs ve kırk mekteb-i sıbyân-ı ebcedhân ve altı tekye-i dervîşân. Cümleden sâhil-i Nîl'de, fevkânî tekye-i İbrâhîm-i Gülşenî'dir. Otuz aded erbâb-ı ma‘rifetden tekmîl-i fünûn edüp Gülşenî'den rûşene erüp şen [ü] şâdumân olmuş ârif-i billâh cânlar var kim her biri bir celâl sâhibi âşıklardır. Hattâ Seyyid Ahmed el-Bedevî mevlûdu günleri bu âsitânede iki gün iki gece a‘yân-ı Mısır'a ziyâfetleri olup mevlûdü'n-nebî edüp cümle âşıkân hidmet-i pîr [ü] civânda olup tevâzu‘ meskenet birle hizmet ederler, ale's-sabâh Bedevî gemileri alay-ı azîm ile avm ederler. Azîm âsitâne-i Gülşenîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y134b ·
metinde göster ·
… ı olur. Bunlar cümle iki bin asker olur, ammâ terakkîleri yokdur. Serdârlarının
hidmeti
mukâbelesine selâmetle edâ-yı hidmet edüp geldikde bir kâşiflik yâhûd bir ağalı …
Bunlar dahi yedi ocakdan bin âdem ta‘yîn olunur. Ve ma‘zûl keşşâfdan ve müteferrikadan biri dahi üç yüz askeriyle Akabe serdârı olur. Bunlar cümle iki bin asker olur, ammâ terakkîleri yokdur. Serdârlarının hidmeti mukâbelesine selâmetle edâ-yı hidmet edüp geldikde bir kâşiflik yâhûd bir ağalık ihsân olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y207a ·
metinde göster ·