… dikde ol tîmârın mahsûlün alup sefere giderler. Ve sefer-i hümâyûnda bu askerin
hidmetleri
top çeküp ve yollar tathîr edüp ve askere zahîre getirmekdir. Bu makûle hidmetl …
Bu tâ’ife şöyledir kim seferde sipâhî dahi olursa Yörüklükden halâs olmaz ve müsellemlere vilâyetlerinden birer çiftlik mikdârı yerler verilmişdir. Çiftliklerinden hâsıl olan kendü terekelerinin öşürleri alınmayup kendülere tîmâr mahsûlü kayd olunmuşdur. Nevbetleri geldikde ol tîmârın mahsûlün alup sefere giderler. Ve sefer-i hümâyûnda bu askerin hidmetleri top çeküp ve yollar tathîr edüp ve askere zahîre getirmekdir. Bu makûle hidmetlerde bunlar çalışup sâ’ir erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı tîmâr ve cebeliyân ancak ceng [ü] cidâle ve harb [ü] kıtâle çalışırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 54b ·
metinde göster ·
… metleri top çeküp ve yollar tathîr edüp ve askere zahîre getirmekdir. Bu makûle
hidmetlerde
bunlar çalışup sâ’ir erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı tîmâr ve cebeliyân ancak ceng [ü …
Bu tâ’ife şöyledir kim seferde sipâhî dahi olursa Yörüklükden halâs olmaz ve müsellemlere vilâyetlerinden birer çiftlik mikdârı yerler verilmişdir. Çiftliklerinden hâsıl olan kendü terekelerinin öşürleri alınmayup kendülere tîmâr mahsûlü kayd olunmuşdur. Nevbetleri geldikde ol tîmârın mahsûlün alup sefere giderler. Ve sefer-i hümâyûnda bu askerin hidmetleri top çeküp ve yollar tathîr edüp ve askere zahîre getirmekdir. Bu makûle hidmetlerde bunlar çalışup sâ’ir erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı tîmâr ve cebeliyân ancak ceng [ü] cidâle ve harb [ü] kıtâle çalışırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 54b ·
metinde göster ·
"İlâhî beni halk mâbeyninde hor hakîr etme, dîn-i mübîne lâyık hidmetler[e] müyesser eyle" deyü tazarru‘ [u] nâlişler eyledi. Gerçi sinn-i sâlde dahi (---) bâliğ idi, ammâ gâyet reşîd ü necîb ve müdebbir ve âkil ü dânâ idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 63b ·
metinde göster ·
… r-ı bâzûları ile veledeş ve gulâmiyyeler isteyüp defterleri mûcebince cümlesine
hidmetler
verilüp ol defter Murâd Hân'da kalup her bir zorba bir diyârda hidmetde iken bu …
Ve'l-hâsıl cümle zorbalar zûr-ı bâzûları ile veledeş ve gulâmiyyeler isteyüp defterleri mûcebince cümlesine hidmetler verilüp ol defter Murâd Hân'da kalup her bir zorba bir diyârda hidmetde iken bunları beşer onar kıra kıra yedi seneye dek zorbaların zoru kesilmeyüp câ-be-câ nihânîce var idi. Ammâ Murâd Hân bir ferd-i âferîdenin hâsılı hareminden bir dâne-i direm dermedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 63b ·
metinde göster ·
… p güzîdesin tophâne ve cebehâne ve bostâncı ocağına verirler, zîrâ ağır pâdişâh
hidmetleridir
.
Evsâf-ı tâ’ife-i değşirme-i gulâmân: Yedi senede bir yeniçeri ocağından yayabaşı cemâ‘atlerinden bir çorbacı Rûmeli diyârına beş altı yüz neferâtlarıyla çıkup her kurâ ve kasabâtlarda mahbûb ve yarar ve tüvânâ Bulkar ve Arnavud ve Sırf ve Urum muğ-pîçeleri ve araya yedi sekiz bin değşirme oğlanı, kânûn-ı Orhân Gâzî ve ta‘lîm-i Hacı Bektaş-ı Velî ile bu kadar bin gulâmları cem‘ edüp Üsküb şehrinde cümlesine kırmızı abâdan omuzu yırtmaçlı muvahhidî abâ ve başına kırmızı keçeden hayâl-i zıl Karagöz'ü şep-külâhı gibi külâhlar ile İslâmbol'a gelüp cümlesin birer ocağa defter ile tevzî‘ edüp her ocakda ve hânedânlarda ilm-i kemâl [u] ma‘rifet tahsîl edüp ba‘dehu Türk üstüne yarımşar akçe ve yarım çuka yıllık ile acemî oğlanları yazup güzîdesin tophâne ve cebehâne ve bostâncı ocağına verirler, zîrâ ağır pâdişâh hidmetleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 195b ·
metinde göster ·
Âhir bir gece Ziyâeddîn Hân-ı nev-cüvân eydir: "Bu gece sizinle âlem ağyârdan bî-haber oldukda hammâmlara girüp hınnâlar ve noralar urunup ve fütûnî kîseler sürünüp cân sohbetleri edeh" dedikde taraf taraf "Vallâh yahşı ve ma‘kul" dediler. Çünki vakit gurûb oldu Summat-ı Muhammedî gelüp mümessek ta‘âmlar tenâvül olunup ba‘de'l-ışâ hân-ı âlîşânın mukaddemâ memdûh olan hammâmın ârâste ve müheyyâ etdikleri haberi gelüp Ziyâeddîn Hân ve büyük karındaşı Bedir Beğ ve dahi kiçi {birâderi} Nûruddehr Beğ ve bu hakîr ve Çaşnigîrbaşı Mustafâ Çelebi ki Diyârbekir'de Rûmiyye şeyhinin akrabâlarından idi. Ve Kıssahân Monla Dilâver-i Isfahanî bu altı aded herîf-i zarîf ile ol hammâm-ı hasretü'l-mülûke girüp mülûkâne bir zevk u safâ edüp havuzlar içre kebûterî perendeler atup yemîn ü yesâra şinâverlikler edüp her birimiz gûnâ-gûn lu‘bedebâzlıklar edüp gark-âlûd oldukda kîse ve sabunları ol mümtâz [ü] müstesnâ gulâm-ı zer-harideler sürüp, hidmetler edüp micmereler içre şemmâme şemmâme amber-i hâmlar yanup demâğlarımız mu‘attar olup gûnâ-gûn mümessek eşribeler nûş edüp pâk 12b u pâkîze olup câmekânda dahi kesb-i tarâvet edüp yine derûn-ı hammâmda havzın fevvârelerinde niçe sihr-i i‘câz san‘atları temâşâ ederken,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 12a–12b ·
metinde göster ·
… kerî gâzîleridir ve bir fırkası berr u bihâr tüccârlarıdır ve bir zümresi ehl-i
hidmetlerdir
ve bir kavmi bâğbân u bağçevânlardır. Ve bir tâ’ifesi keştîbân-ı bahrîlerdir ve …
Ahvâl-i kâr [u] kisb-i ricâlât: Bir sınıfı âvân-ı askerî gâzîleridir ve bir fırkası berr u bihâr tüccârlarıdır ve bir zümresi ehl-i hidmetlerdir ve bir kavmi bâğbân u bağçevânlardır. Ve bir tâ’ifesi keştîbân-ı bahrîlerdir ve bir bölüğü ehl-i hıreflerdir. (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 115b ·
metinde göster ·
… âz ve kimi çerâğbâz ve kimi mihmândâr ve kimi meydândâr, kimi ahur-ı kamber-vâr
hidmetlerinde
ber-karâr merd-i meydânlar var, îmânım. Her birinin ahvâllerinden su’âl etsen h …
Ve bu meydândan hâric meydânda bir matbah-ı Keykâvûsî var kim ol dahi vâcibü's-seyrdir. Yetmiş seksen aded pâ-bürehne ve ser-bürehne sîne-çâk yağ u balî-meşreb, pâk, ucub [u] enâniyyetden geçüp her birleri mertebe-i hâk olmuş hâk-âlûd cânlar riyâzât [u] perhîz-i mücâhede ile giryân ü nâlân ve şâd [u] handân yaşları göl göl olmuş teslîm dâğlı sîneleri bağlı yerleri şerha şerha sırımlı ve bâzûları maktelü'l-Hüseyin cirmli bî-pîrehen tennûre-i aşk içre sûhteliğin bir ten-dürüst cânların kimi aşbâz ve kimi habbâz ve kimi çerâğbâz ve kimi mihmândâr ve kimi meydândâr, kimi ahur-ı kamber-vâr hidmetlerinde ber-karâr merd-i meydânlar var, îmânım. Her birinin ahvâllerinden su’âl etsen her biri bir bâğın gülü ve bir sevdânın esîri ve bir Hudâ-yı 180b Lem-yezel'in kulları, ammâ beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 180a–180b ·
metinde göster ·
zabt ederken Tuna Fethülislâmı yanında bir demir kapu vardır. Rûm ve Arab ve Ac …
Bu uyûn-ı Bınarhisâr hakkında müverrihân-ı Rûm ve Latin kavilleri üzre bu nehir tâ Tuna Demirkapusu'ndan gelir, derler, muhakkakdır, zîrâ bu hakîr Tuna yalılarında ba‘zı hidmetler zabt ederken Tuna Fethülislâmı yanında bir demir kapu vardır. Rûm ve Arab ve Acem seyyâhânları mâbeynlerinde meşhûrdur. Kaçan kim nehr-i Tuna'(nın) tenezzülde olsa ol demir kafes kapu nümâyân olur. Bu kapudan nehr-i Tuna ejdehâ gibi kıjğırup (girüp) tâ on konak yer altından cereyân edüp bu Bınarhisârı'na gelir. Ve Çelebi Sultân Mehemmed ibn Yıldırım Hân evkâfnâmelerinde yazar kim kaçan kim Mehemmed Hân Tuna kenârında Urusçuk kal‘ası mukâbelesinde Tuna aşırı Yergöğü kal‘asın Eflak tarafında binâ ederken gem[i]ler ile Tuna sevâhillerin temâşâ ederek mezkûr demir kapuyu görüp su’âl etdikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 42a ·
metinde göster ·
… (dan)lardır kim her bâr hidmet-i vezîrde mevcûdlardır kim niçe yerlere isti‘câl
hidmetlere
giderler.
Ve bir hâkimi yerli dîvân kapucu ağası var, yüz aded bevvâbân(dan)lardır kim her bâr hidmet-i vezîrde mevcûdlardır kim niçe yerlere isti‘câl hidmetlere giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 79a ·
metinde göster ·
… İbrâhîm Paşa ve Beğko Paşa yanına defn etdiler ve yine herkes me’mûr oldukları
hidmetlerine
gitdiler.
Ve bu mahalde Kütâhiyye vezîri Yûsuf Paşa ve Mağnisa ve Tire ve Aydın ve Saruhan gâzîlerinden yetmiş aded gâziyân-ı mücâhidânlar şehd-i şehâdet câmların nûş edüp meşhed-i müslimînde Yûsuf Paşa'yı ve gayrileri Re’îs Efendi ve İbrâhîm Paşa ve Beğko Paşa yanına defn etdiler ve yine herkes me’mûr oldukları hidmetlerine gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 117a ·
metinde göster ·
… ersek paşası tarafından ve'l-hâsıl cemî‘i diyârlardan gelen tüccârları ve ehl-i
hidmetleri
bu Nazarete hânına kondururlar kim belki tâ‘ûnlu olup şehre girmeye ve niçe ahv …
Bu kâfiristânda Nazarete ana derler kim Hind ü Yemen ve Semerkand ve Arab u Acem'den gelen ve Âsitâne-i sa‘âdet tarafından ve Bosna vezîri ve Hersek paşası tarafından ve'l-hâsıl cemî‘i diyârlardan gelen tüccârları ve ehl-i hidmetleri bu Nazarete hânına kondururlar kim belki tâ‘ûnlu olup şehre girmeye ve niçe ahvâllerine vakıf-ı esrâr olmak içün bu müsâfirhâneye ko[ndu]rup ba‘zı âdemler kırk gün oturup durur ve ekalli on gün ve yedi gün ve üç gün elbette ve elbette oturtmaları mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 150b ·
metinde göster ·
… Mehemmed Paşa'ya hakîr ricâ edüp, "Bu kal‘aya bu yiğitlerin mukaddem târîhiyle
hidmetleri
sebkat etmişdir, bunları yine kal‘a ağalıklarıyla ve kethudâlıkları ve neferâtl …
Lisân-ı Macar'da (---)(---) demekdir. Yine bânîsi Orta Macar banlarıdır. Bu dahi mâ-tekaddem Murâd Hân-ı Sâlis fethi olup ba‘dehu küffâr Filek kal‘asına mutasarrıf olduğu sene-i mezbûrede bunu dahi alup hamd-i Hudâ şimdi sene 1074 târîhinde küffâr gulgule-i Rûm askeri havfinden bu kal‘adan el çeküp hâli üzre mu‘attal bırağup içine Hatvan kal‘amız kulundan fermânsız yüz on yiğit girüp bu kal‘ayı zabt etmişlerdi. Şimdi Eğre vezîri Mehemmed Paşa'ya hakîr ricâ edüp, "Bu kal‘aya bu yiğitlerin mukaddem târîhiyle hidmetleri sebkat etmişdir, bunları yine kal‘a ağalıklarıyla ve kethudâlıkları ve neferâtlıklarıyla çerâğ-ı efrûhte edersiz" deyü ricâ etdiğimde ricâmız hayyiz-i kabûlde vâki‘ olup cümle gâzîleri Hollok kal‘asına ağavât ve neferâtlar etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 41a ·
metinde göster ·
"Ayâ bu cezîre-i kâfiristânda seyâhat ve ticâret ve ziyâret yokdur. Bir yıl ve bir buçuk yıl nice mahpûs gibi durulur" deyü tefekkür ederken hikmet-i Hudâ "İzâ erâdellâhu şey’en heyye’e esbâbehu" mazmûnunca hikmet-i Bârî yârî kılup İşpanya ve Kızkral ve Danimarka ve Donkarkız ve'l-hâsıl yedi kralların vezîrleri ba‘de's-sulh edâ-yı hidmetleri tamâm olduklarında cümle vezîrler kraldan gitmeğe me’zûn olduklarında hemân bu hakîr dahi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 72b ·
metinde göster ·
… akılları târumâr olur. Bu gulâm-ı meh-pâreler cemî‘i âyende vü revendegânların
hidmetlerine
dâmen dermeyân edüp önlerinde dururlar. Her ne hidmet buyursan kulluğa dururlar …
Ve dahi bu düyûrlarda olan mâl-ı hazâ’in cemî‘i kâfiristândan nezerâtlar gelüp der-hazîne ederler. Ve bunda olan mahbûb-ı pençe-i âfitâb mûğ-pîçe ve muğân-pîçeler var kim her biri kâküllerin târ kıldıklarında uşşâkların akılları târumâr olur. Bu gulâm-ı meh-pâreler cemî‘i âyende vü revendegânların hidmetlerine dâmen dermeyân edüp önlerinde dururlar. Her ne hidmet buyursan kulluğa dururlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 212b ·
metinde göster ·
bulunup ve Kandiye gazâsı gibi bir gazâ-yı ekberde bulunup ibtidâ vere günü Göl …
Hamd-i Hudâ böyle azîz sultânların hidmetlerinde bulunup ve Kandiye gazâsı gibi bir gazâ-yı ekberde bulunup ibtidâ vere günü Göllük tarafında Cennet kapusu nâm ta‘bîr etdikleri mahal üzre fetih ezânı okumak hakîre müyesser oldu. Cenâb-ı Hallâk-ı âlem dahi niçe gazâlarda ezânlar ve bâng-ı Muhammedîler çekmek hakîre müyesser ede, âmîn yâ Mu‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 304a ·
metinde göster ·
sonra rûy-ı deryâda emn [ü] emân olup cemî‘i cüyûş-ı muvahhidîne Sadrıa‘zam vüz …
Ba‘dehu cemî‘i guzât-ı müslimîn bu meterisleri tez[yîn] edüp ve kal‘ayı dürr-i beyz-âsâ ta‘mîr [ü] termîm edüp edâ-yı hidmetlerinden sonra rûy-ı deryâda emn [ü] emân olup cemî‘i cüyûş-ı muvahhidîne Sadrıa‘zam vüzerâ ve mîr-i mîrânlara ve mîr-i livâlara merâtiblerine gör[e] ihsân [u] in‘âmlar edüp kol kol sancak be-sancak cümleye düstûr-ı şâhî verilüp herkes vilâyet vilâyet vatan-ı aslîlerine gitmeğe cân atup kalyonlara ve firkatelere ve donanma-i hümâyûn gemileriyle maskat-ı re’sleri olan vatanlı vatanlarına sürûr [u] şâdımânlar ile hamd [ü] senâlar ederek her biri bir tarafa revâne olup ancak Sadrıa‘zam cümle kapu kulları ve gedikli zu‘amâlar ve cemî‘i erbâb-ı dîvân ile kalup bîrûn-ı kal‘ada ordudan bir nâm [u] nişân 307b kalmayup cemî‘i guzât-ı müslimîn derûn-ı kal‘aya sepişüp cümle erbâb-ı dîvâna kışlalar verilüp herkes konakların tathîr ü ta‘mîr ü termîm etmek fermân olup şeyhülislâm molla-yı hoca Hanefî artık mukîm namâzı kılmağa izin verildi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 307a–307b ·
metinde göster ·
… m câmi‘in binâ edüp cümle e’imme ve hutebâları ve sâ’ir mürtezika ve hüddâmları
hidmetlerinde
oldular. İşte bu câmi‘in sebeb-i binâsı eyle olmuşdur, ammâ musanna‘ ve müzeyye …
"Bu kal‘a henüz binâ olundu, bunda Sultân İbrâhîm câmi‘inin münâsebeti nedir?" deyü su’âl olunur. Sultân İbrâhîm Hân asrında bu kal‘anın niçe kerre feth [ü] teshîrine mübâşeret olunup fethi müyesser olmayup âhır-ı kâr yine fethine cidd [ü] ihtimâm [u] bezl-i himmet etmek içün Sultân İbrâhîm Hân bu Kandiye'ye havâle inâdiyye kal‘asın binâ edüp derûn-ı hisârda İbrâhîm Hân içün bir câmi‘-i azîm binâ olunup bu kal‘a feth oldukda inâdiyye kal‘ası ve İbrâhîm Hân câmi‘in cümle münhedim etmek iktizâ edüp Kandiye kal‘ası içre Sultân İbrâhîm câmi‘in binâ edüp cümle e’imme ve hutebâları ve sâ’ir mürtezika ve hüddâmları hidmetlerinde oldular. İşte bu câmi‘in sebeb-i binâsı eyle olmuşdur, ammâ musanna‘ ve müzeyyen câmi‘-i kadîm olup cümle kirişleri ve çatıları serâpâ 313b servi dırahtlarından ve levhalarından olup bu dahi kiremit ile mestûr bir câmi‘-i ma‘mûr[dur].
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 313a–313b ·
metinde göster ·
… Nikola: Yüzden mütecâviz ruhbânları vardır. Âyende ve revendelere ni‘metleri ve
hidmetleri
mebzûl olup Hanya'da Hünkâr câmi‘i evkâfıdır.
Menzil-i manastır-ı Aya Nikola: Yüzden mütecâviz ruhbânları vardır. Âyende ve revendelere ni‘metleri ve hidmetleri mebzûl olup Hanya'da Hünkâr câmi‘i evkâfıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 321b ·
metinde göster ·
… iyye'de zâviye ve türbesinde Y 257a medfûn olan Hazret-i şeyh Üveys-i Halvetî
hidmetleriyle
şerefyâb olup şeyh Üveys'den sonra mezkûr Noktacı Alî Efendi seccâdenişîn olup …
Ve Kutb-ı âfâk, meşâyih-i şâm u Irâk eş-şeyh Hazret-i Noktacı Alî Efendi: Cezîre-i Midilli'dendir. Sâlihiyye'de zâviye ve türbesinde Y 257a medfûn olan Hazret-i şeyh Üveys-i Halvetî hidmetleriyle şerefyâb olup şeyh Üveys'den sonra mezkûr Noktacı Alî Efendi seccâdenişîn olup müstecâbü'd-da‘ve olmuşdu. Ba‘dehu bunlar da azîzî şeyh Üveys türbesinde medfûndurlar. Ve Muhyiddîn el-Arabî'den sonra bu azîzleri ziyâret ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y256b–Y257a ·
metinde göster ·