EÇS I 63b
"İlâhî beni halk mâbeyninde hor hakîr etme, dîn-i mübîne lâyık
hidmetler[e]
müyesser eyle" deyü tazarru‘ [u] nâlişler eyledi. Gerçi sinn-i sâlde dahi (---) …
"İlâhî beni halk mâbeyninde hor hakîr etme, dîn-i mübîne lâyık hidmetler[e] müyesser eyle" deyü tazarru‘ [u] nâlişler eyledi. Gerçi sinn-i sâlde dahi (---) bâliğ idi, ammâ gâyet reşîd ü necîb ve müdebbir ve âkil ü dânâ idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 63b ·
metinde göster ·
Alıntıyı kopyala
EÇS V 33b
… edüp cümle ağavâtlarının voyvadalığı muhâsebelerin bağışlayup cemî‘i ağavâtları
hidmetlere
yollayup kendüleri kâhîce sayd [u] şikâra ve bâğ u bâğçelerde zevk u safâlar ed …
Evvelâ kasaba-i Çatalca andan kasaba-i Kösdemir, andan karye-i Incıklar, andan karye-i Erikli, andan karye-i Karabınar, andan karye-i Nâdir, andan kal‘a-i Pravadi, andan Ortaköy, andan karye-i Kızılca, andan karye-i Eflatar, andan kal‘a-i Silisre'de paşayı Mankalya'dan taht-ı revân ile getirmişler, bulup, pâyına hakîr yüzüm sürüp cümle mektûbları verüp Çipilyanoğlu Paşa'ya tîmâra başlayup Paşa hamd-i Hudâ günden güne iki ayda ten-dürüst olup cümle fukarâlara yigirmi kîse bezl edüp cümle ağavâtlarının voyvadalığı muhâsebelerin bağışlayup cemî‘i ağavâtları hidmetlere yollayup kendüleri kâhîce sayd [u] şikâra ve bâğ u bâğçelerde zevk u safâlar ederken niçe yüz gulâm yetimleri sünnet edüp kimin birer ağaya ve kimin üstâda ve kimin hocaya verüp birer kat hil‘at-i fâhireler ihsân ederdi. Ve niçe yetîme kerîmeleri ba‘zı müselmânlara verüp geydirüp kuşadup çerâğ-ı efrûhte edüp Silisre içre Çârsûbaşı'ndan tâ İslâmbol kapusuna varınca üçer bin mi‘mâr arşını dolu şâhrâh üzre kârgîr binâ kaldırımlar yapup niçe yollara seyl yolları açup şehr-i Silisre'yi çamur deryâsından halâs edüp bir sarrâchâne ve bir kahvehâne-i âlî ve niçe hâneler binâ edüp tarîk-i âm kaldırımlarına vakf eyleyüp sipâh kethüdâyeri Zankoç Hasan Ağa'yı bu evkâfa mütevellî nasb etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 33b ·
metinde göster ·
Alıntıyı kopyala
EÇS VI 79a
… (dan) lardır kim her bâr hidmet-i vezîrde mevcûdlardır kim niçe yerlere isti‘câl
hidmetlere
giderler.
Ve bir hâkimi yerli dîvân kapucu ağası var, yüz aded bevvâbân(dan) lardır kim her bâr hidmet-i vezîrde mevcûdlardır kim niçe yerlere isti‘câl hidmetlere giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 79a ·
metinde göster ·
Alıntıyı kopyala
EÇS VIII 350b
… . Bir zümresi avânlardır kim kırık çuka dolama ve kopçalı Arnavud çakşırı geyüp
hidmetlere
giderler.
Der-kıyâfet-i kabâ-yı insân: A’yân-ı kibârı mutallâ destâr-ı Muhammedîle semmûr kürklü elvân çukalar ve kontoş ve serhaddî ve ferrâceler geyerler. Tâze fetâları başlarına kırmızı sa[ya] çukalı semmûr kenârlı Rûmeli kalpağı geyüp ba‘zılar kürksüz Arnavud takyesi geyüp bellerinde harîr teybend kuşak ve kortela nâm varsak bıçak taşıyup levendâne baldırı çıplak kubâdî pâypûş geyüp gezerler. Çoğu tüccârdır. Bir sınıfı ehl-i hırefdir. Bir fırkası ulemâlardır. Bir zümresi avânlardır kim kırık çuka dolama ve kopçalı Arnavud çakşırı geyüp hidmetlere giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 350b ·
metinde göster ·
Alıntıyı kopyala