… âz ve kimi çerâğbâz ve kimi mihmândâr ve kimi meydândâr, kimi ahur-ı kamber-vâr
hidmetlerinde
ber-karâr merd-i meydânlar var, îmânım. Her birinin ahvâllerinden su’âl etsen h …
Ve bu meydândan hâric meydânda bir matbah-ı Keykâvûsî var kim ol dahi vâcibü's-seyrdir. Yetmiş seksen aded pâ-bürehne ve ser-bürehne sîne-çâk yağ u balî-meşreb, pâk, ucub [u] enâniyyetden geçüp her birleri mertebe-i hâk olmuş hâk-âlûd cânlar riyâzât [u] perhîz-i mücâhede ile giryân ü nâlân ve şâd [u] handân yaşları göl göl olmuş teslîm dâğlı sîneleri bağlı yerleri şerha şerha sırımlı ve bâzûları maktelü'l-Hüseyin cirmli bî-pîrehen tennûre-i aşk içre sûhteliğin bir ten-dürüst cânların kimi aşbâz ve kimi habbâz ve kimi çerâğbâz ve kimi mihmândâr ve kimi meydândâr, kimi ahur-ı kamber-vâr hidmetlerinde ber-karâr merd-i meydânlar var, îmânım. Her birinin ahvâllerinden su’âl etsen her biri bir bâğın gülü ve bir sevdânın esîri ve bir Hudâ-yı 180b Lem-yezel'in kulları, ammâ beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 180a–180b ·
metinde göster ·
bulunup ve Kandiye gazâsı gibi bir gazâ-yı ekberde bulunup ibtidâ vere günü Göl …
Hamd-i Hudâ böyle azîz sultânların hidmetlerinde bulunup ve Kandiye gazâsı gibi bir gazâ-yı ekberde bulunup ibtidâ vere günü Göllük tarafında Cennet kapusu nâm ta‘bîr etdikleri mahal üzre fetih ezânı okumak hakîre müyesser oldu. Cenâb-ı Hallâk-ı âlem dahi niçe gazâlarda ezânlar ve bâng-ı Muhammedîler çekmek hakîre müyesser ede, âmîn yâ Mu‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 304a ·
metinde göster ·
sonra rûy-ı deryâda emn [ü] emân olup cemî‘i cüyûş-ı muvahhidîne Sadrıa‘zam vüz …
Ba‘dehu cemî‘i guzât-ı müslimîn bu meterisleri tez[yîn] edüp ve kal‘ayı dürr-i beyz-âsâ ta‘mîr [ü] termîm edüp edâ-yı hidmetlerinden sonra rûy-ı deryâda emn [ü] emân olup cemî‘i cüyûş-ı muvahhidîne Sadrıa‘zam vüzerâ ve mîr-i mîrânlara ve mîr-i livâlara merâtiblerine gör[e] ihsân [u] in‘âmlar edüp kol kol sancak be-sancak cümleye düstûr-ı şâhî verilüp herkes vilâyet vilâyet vatan-ı aslîlerine gitmeğe cân atup kalyonlara ve firkatelere ve donanma-i hümâyûn gemileriyle maskat-ı re’sleri olan vatanlı vatanlarına sürûr [u] şâdımânlar ile hamd [ü] senâlar ederek her biri bir tarafa revâne olup ancak Sadrıa‘zam cümle kapu kulları ve gedikli zu‘amâlar ve cemî‘i erbâb-ı dîvân ile kalup bîrûn-ı kal‘ada ordudan bir nâm [u] nişân 307b kalmayup cemî‘i guzât-ı müslimîn derûn-ı kal‘aya sepişüp cümle erbâb-ı dîvâna kışlalar verilüp herkes konakların tathîr ü ta‘mîr ü termîm etmek fermân olup şeyhülislâm molla-yı hoca Hanefî artık mukîm namâzı kılmağa izin verildi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 307a–307b ·
metinde göster ·
… m câmi‘in binâ edüp cümle e’imme ve hutebâları ve sâ’ir mürtezika ve hüddâmları
hidmetlerinde
oldular. İşte bu câmi‘in sebeb-i binâsı eyle olmuşdur, ammâ musanna‘ ve müzeyye …
"Bu kal‘a henüz binâ olundu, bunda Sultân İbrâhîm câmi‘inin münâsebeti nedir?" deyü su’âl olunur. Sultân İbrâhîm Hân asrında bu kal‘anın niçe kerre feth [ü] teshîrine mübâşeret olunup fethi müyesser olmayup âhır-ı kâr yine fethine cidd [ü] ihtimâm [u] bezl-i himmet etmek içün Sultân İbrâhîm Hân bu Kandiye'ye havâle inâdiyye kal‘asın binâ edüp derûn-ı hisârda İbrâhîm Hân içün bir câmi‘-i azîm binâ olunup bu kal‘a feth oldukda inâdiyye kal‘ası ve İbrâhîm Hân câmi‘in cümle münhedim etmek iktizâ edüp Kandiye kal‘ası içre Sultân İbrâhîm câmi‘in binâ edüp cümle e’imme ve hutebâları ve sâ’ir mürtezika ve hüddâmları hidmetlerinde oldular. İşte bu câmi‘in sebeb-i binâsı eyle olmuşdur, ammâ musanna‘ ve müzeyyen câmi‘-i kadîm olup cümle kirişleri ve çatıları serâpâ 313b servi dırahtlarından ve levhalarından olup bu dahi kiremit ile mestûr bir câmi‘-i ma‘mûr[dur].
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 313a–313b ·
metinde göster ·