EÇS IV 358a
Bu
hikmete
ehl-i Kûfe eydür. "Bir gün Kamber-i Alî'nin bir evlâdın bir arslan Hazret-i Fât …
Bu hikmete ehl-i Kûfe eydür. "Bir gün Kamber-i Alî'nin bir evlâdın bir arslan Hazret-i Fâtımatü'z-Zehrâ'nın yanından kapup kaçarken Hazret-i Fâtıma bir asâ ile esede yetişüp döğe döğe {esedden} ma‘sûmu halâs edüp ol mahalde iki rek‘at salât-ı hâcet kılup eydür: İlâhî! Esedullah Alî hürmetine bu diyârın esedlerin nisâ tâ’ifesi destinde zebûn edüp cümle nisvân-ı Bağdâd'ı isyândan ve âfât-ı arslandan masûn [u] mahfûz eyle!" deyü du‘â etdiğinden ilâ yevminâ hâzâ hâk-i Bağdâd'da avretler arslanın kuyruğundan yapışup "Yâ ibne'l-kelb!" deyü döğe döğe kovduğun bu hakîr dahi birkaç kerre görmek [nasib] olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 358a ·
metinde göster ·
Alıntıyı kopyala
EÇS VI 20a
… a dek bîdâr ve bîzâr karavul bekledik, ammâ Hazret-i Hallâku ale'l-ıtlâk cellet
hikmetehu'nun
kârhâne-i sun‘unda muktezâ-yı hikmet-i ezeliyye ve meşiyyet ve kudret-i lem-yez …
"Sabâh ceng-i sultânî ve neberd-i hâkânîdir gâfil mebâş. Atlarınız bir e[y] ü saklan ve silâhlarınız yoklan ve gâfil yatman" deyü çavuşlar tenbîh edüp nâdîler feryâd edüp her cânibe karavullar ta‘yîn olunup bizler dahi Melek Paşa askeriyle dağlar içre atlarımız ellerimizde sabâha dek bîdâr ve bîzâr karavul bekledik, ammâ Hazret-i Hallâku ale'l-ıtlâk cellet hikmetehu'nun kârhâne-i sun‘unda muktezâ-yı hikmet-i ezeliyye ve meşiyyet ve kudret-i lem-yezeliyyesi üzre eşref-i mahlûk olan şecâ‘at ve mehâbet sâhibi benî Âdemdir. Andan âfât-ı mühlike ve âhât-ı muzırra indifâ‘ı ve envâ‘-ı menâfi‘-i eşyânın intifâ‘ı olmağın benî Âdemden sonra eşref-i mahlûk es-sâfinâtü'l-ciyâd misilli küheylân atlardır kim bu karavul beklediğimiz şeb-i târda bî-tâb u bî-mecâl ve zerre mikdârı askerimizde dermân muhâl olup subh-ı kâzibde niçe yüz askerlerimiz nefîr-i hâb çalarlarken ellerimizde licâmları olan küheylân atlarımızın niçe yüzü horuldayup hırıldayup burunları kırıldayup ürküşmeye başladıklarında cümle karavulumuz yiğitleri atlar cünbüşünden yine tirkeşüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 20a ·
metinde göster ·
Alıntıyı kopyala
EÇS X Y428b
… mdır. Bunun dahi başı kûh-ı Demâvend-misâldir. Vücûdu pul pul zeyn olmuşdur. Ve
hikmeten
başı bir buhayre kenârına vâki‘ olmuşdur. Anı üstâd-ı sihr-âsâr emek sarf edüp …
Bu dahi bir çemenzâr sahrâ içre bir tûlânîce vâki‘ olmuş bir cebel-i azîmi tîşeler ile kese kese bir balık tasvîri etmişler kim gûyâ neheng-i Bahr-i Muhît'dir. Tûlü kâmil bin altmış adımdır. Bunun dahi başı kûh-ı Demâvend-misâldir. Vücûdu pul pul zeyn olmuşdur. Ve hikmeten başı bir buhayre kenârına vâki‘ olmuşdur. Anı üstâd-ı sihr-âsâr emek sarf edüp bir mâhî tasvîri etmiş kim felekde nazîri yokdur. Anı ubûr edüp yine cânib-i garbda bir sâ‘at ba‘îd,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y428b ·
metinde göster ·
Alıntıyı kopyala