… etdiklerinde ricâları hayyiz-i kabûlde olup ol Hâtem-i Tay sâhib-i kerem, ehl-i
himem
on kîse dahi kemâl-i kereminden Kanije'nin havâtînlerine ihsân edüp ol ân cemî‘ …
"Devletli vezîr, sen safâ geldin ve Hızır gibi yetişdin. Bizim bu kal‘ada olan ehl [ü] iyâlimiz bile cân baş ile bize imdâd edüp ehillerimiz bile bizimle ceng edüp üç yüzden ziyâde hâtûnlarımız ve kızlarımız şehîde olup hâlâ niçe yüzü top ve kumbara serpindisinden mecrûhalardır. Anlara da ihsân eyle" deyü ricâ etdiklerinde ricâları hayyiz-i kabûlde olup ol Hâtem-i Tay sâhib-i kerem, ehl-i himem on kîse dahi kemâl-i kereminden Kanije'nin havâtînlerine ihsân edüp ol ân cemî‘i yakın sancaklara ve karîb kazâlara yüz dâne maslahat-güzâr ağalar her sancaklara emrlerle pârekende ve perîşân olup Kanije'ye ale'l-acele zahîre getirmeğe gitdiler. Ve Sadrıa‘zam Kanije kal‘asın seyr [ü] temâşâya gidüp vîrân hâlde görünce,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 179a ·
metinde göster ·
Evvelâ gâyet sâlih ve mütedeyyin ve halîm ü halûk dîndâr ve harâmdan perhîzkâr ve müttakî ve tama‘-ı hâmlıkdan berî bir pîr-i nûrânî ehl-i vukûf sâhib-i kerem ve sâhib-i him[em] hayrât [u] hasenâta mâil cemî‘i ken[g]eşlerde, ya‘nî müşâverelerde hak söze kâ’il ve erbâb-ı ma‘âriflere mâil ve niçe kibâr-ı evliyâullâhların şeref-i sohbetlerine nâ’il olmuş nüktedân ve zarîf ü reşîd ve hezârfen pür-ma‘rifet-i dünyâ ve ma‘rifetullâh-ı uhrâ sâhibi sâhib-i sülûk ve bir ankâ-yı cem-cenâm sâhib-i sülûk kimesnedir. Ve dâ’imâ hem-enîsi ve hem-celîsi seyyâhân-ı berr [ü] bihâr ve ulemâ-yı müdekkıkîn ve fuzalâ’u'd-dehrden kimesneler ile künc-i vahdeti ve savma‘asında mübâhese-i ilm-i şer‘iyye ve gûnâ-gûn ulûm-ı Arabiyye ve Acemiyyeye meşgûller idi. Ve kendülerinin dahi ilm-i şi‘rde dîvânı olup Çağatayî pâkîze eş‘âr-ı belîğleri vardır kim "Hânî" tahallüs eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 126a ·
metinde göster ·
… ve bir Ca‘fer-i Bermekî gibi sâhib-i kerem Âl-i Cingiziyândan böyle bir sâhib-i
himem
bir şehzâde-i cüvân-baht gelmemişdir. Hüsn-i hulku gibi münevver yüzlü ve şîr[î …
El-hâsıl bu tabî‘atde bir Cem ü Cemşîd-sıfat ve bir Hâtem-i Tayy ve bir Ca‘fer-i Bermekî gibi sâhib-i kerem Âl-i Cingiziyândan böyle bir sâhib-i himem bir şehzâde-i cüvân-baht gelmemişdir. Hüsn-i hulku gibi münevver yüzlü ve şîr[în sö]zlü ve merâlî ve gazâlî gözlü vasatu'l-kâme dest-i keffi vâsi‘ kuvvet-i kudret pençesine mâlik her ne cânibe dest ursa düşmandan intikâm alır ve mesâkîn ü fukarâlara gâyet mahabbet edüp el-âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 129b ·
metinde göster ·
… na Hacı Bektaş-ı Velî'den beri böyle bir velî-ni‘am ve sâhib-i kerem ve sâhib-i
himem
bir merd-i Hudâ nâmdâr dilâver server gelmemişdir. Vilâyet-i Rûmeli'nde Arnavud …
Yeniçeri ocağına Hacı Bektaş-ı Velî'den beri böyle bir velî-ni‘am ve sâhib-i kerem ve sâhib-i himem bir merd-i Hudâ nâmdâr dilâver server gelmemişdir. Vilâyet-i Rûmeli'nde Arnavudistân'ın Elbasan nâm sancağı hâkinde Pekin nâm kal‘a maskat-ı re’si olup Âsitâne-i sa‘âdet'de neşv [ü] nemâ bulup yeniçeri ocağında kulkethudâsı olup cihân-ârâ oldu. Âhır-ı kâr sene 1061 târîhinde Melek Ahmed Paşa efendimiz sadâretden ma‘zûl olup yerine Siyâvuş Paşa sadrıa‘zam olup cümleden mâl almak içün Bektaş Ağa'yı ve yeniçeri ağası ve bu kulkethudâsı ve Sarı Kâtib'i ve niçe bî-günâh kimesneleri katl etdiğinden mâ‘adâ efendisi Sultân Murâd vâlidesi Kösem Sultân'ı dahi şehîde edüp kendüsi de elli dörd günden sonra bir musîbet-i elîm ile mühürden ma‘zûl olup uryân büryân ü giryân u nâlân Rûmeli mansıbına gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 209a ·
metinde göster ·
sıdk ile ol Hacı Hüseyn / Yapdı bu ka‘be-i uşşâkı zehî câ-yi emîn / İhtitâmın g …
Kıldı hoş sa‘y-i himem sıdk ile ol Hacı HüseynYapdı bu ka‘be-i uşşâkı zehî câ-yi emînİhtitâmın göricek dedi Şifâyî târîhBâreka'llâh ki zehî câmi‘-i firdevs-i berîn.Sene 1062
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y45b ·
metinde göster ·
… şehr-i Itşân nâm mahalle vaz‘-ı kadem ve şehrini seyr [ü] temâşâ etmeğe bezl-i
himem
edüp ârifâne bu şehr-i mezbûrun kûçe ve bâzârını zâyir ü sâyir olduğumuzdan son …
Bu hakîr seyyâh-ı âlem ve nedîm-i benî âdem Evliyâ-i Gülşenî aktâr-ı âlemi geşt ü güzâr ve seyr [ü] temâşâ-yı şehr ü diyâr ederek hıtta-i esved ya‘nî karalar diyârında Sûdân diyârının şehirlerinden bu şehr-i Itşân nâm mahalle vaz‘-ı kadem ve şehrini seyr [ü] temâşâ etmeğe bezl-i himem edüp ârifâne bu şehr-i mezbûrun kûçe ve bâzârını zâyir ü sâyir olduğumuzdan sonra mezkûr bostânda battîh faslı ederken memâliklerimizden Kâzım ve Sührâb ber-pâ durup cânib-i erba‘aya nigerân idiler. Zîrâ bir ân dîdebân ve nigâhbânsız olmazdım, zîrâ İbrîm ve Sây şehrinde eyle vasıyyet etdiler. Hemân mezbûr gulâmlar, Y 411a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y410b–Y411a ·
metinde göster ·