Memdûh-ı âhar: 95b Cümle kûh-ı bülendleri çamlık olmağıla kurâlarında ikişer kulplu çam bardakları olur. İkisin bir hımâra tahmîl ederler. Anın içinden bir katre mâ-i sâfî nûş eden âb-ı hayât nûş etmiş olur. Diyâr-ı Hind'e hedâyâ götürürler. Kûze-i sanavber deyü memdûh-ı Hindistân'dır. Hattâ Hindistân diyârında bir nisvân-ı sâhib-isyân ehline muğber-i hâtır olsa "Ben senin neni gördüm. Yohsa bana Rûm'un sanevber kûzesinden âb-ı hayât mı nûş etdirdin?" deyü ehline itâb eder. Hakkâ ki latîf, gûnâ-gûn, musanna‘ çam bardakları ve ibrîkları yaparlar, meşhûrdur. Bu diyârda ol bardaklara boduç ve senek derler. Rûm'a dahi hedâyâ gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 95a–95b ·
metinde göster ·
… ürehne ve ser-bürehne Hindî'nin avret yerin örtmek merdlikdir. Hemân Hindîlerin
Hind'e
kığırsınlar. Bizim Rûmluyu Hind'de bulursa kırsınlar." deyü nâmeler yazılup Hin …
Bu mazmûn-ı füsûn üzre Ka‘be örtmeden bir sefîl pâ-bürehne ve ser-bürehne Hindî'nin avret yerin örtmek merdlikdir. Hemân Hindîlerin Hind'e kığırsınlar. Bizim Rûmluyu Hind'de bulursa kırsınlar." deyü nâmeler yazılup Hind pâdişâhına Bekir Ağa nâm ser-bevvâbân-ı hümâm ile Hind'e gitmede. Ammâ İrân-zemîn tarafında Şâh Safî'den aslâ bir elçi gelmedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 338a ·
metinde göster ·
… r." deyü nâmeler yazılup Hind pâdişâhına Bekir Ağa nâm ser-bevvâbân-ı hümâm ile
Hind'e
gitmede. Ammâ İrân-zemîn tarafında Şâh Safî'den aslâ bir elçi gelmedi.
Bu mazmûn-ı füsûn üzre Ka‘be örtmeden bir sefîl pâ-bürehne ve ser-bürehne Hindî'nin avret yerin örtmek merdlikdir. Hemân Hindîlerin Hind'e kığırsınlar. Bizim Rûmluyu Hind'de bulursa kırsınlar." deyü nâmeler yazılup Hind pâdişâhına Bekir Ağa nâm ser-bevvâbân-ı hümâm ile Hind'e gitmede. Ammâ İrân-zemîn tarafında Şâh Safî'den aslâ bir elçi gelmedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 338a ·
metinde göster ·
Timur Kudüs'de bu inhizâmı istimâ‘ edüp kûs-i irtihâlin çalup yine şâm'a gelüp şâm'dan Timur şâh bu kadar bin katâr ester-i üştür bâr cevâhir sîm ü zer-i hâlis ile Hind'e gidüp [[(---) (---)]] merhûm oldu. Anıniçün Hindustân'da mâl-ı firâvândır, derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y242b ·
metinde göster ·
… -i Muhît'den bir koldur. Süveys benderinden bir âdem murâd edinse zevrak ile tâ
Hind'e
ve Sind'e gider. İşte mâ-tekaddem Ka‘be çölleri deryâ iken kuruyup ancak bu mez …
Ol deryâdan ancak Habeş'in Zeylâ‘ tarafından Yemen'in Tağâr benderi mâbeyni iki yüz mîldir. Küşâde hevâda Yemen dağlarından Habeş, Habeş cibâllerinden Yemen nümâyândır. Bu boğazdan içeri Bahr-i Kulzüm tâ Mısır kurbunda bender-i Süveys'e varınca tûlu bin mîl bir acı zehr-i mâr deryâdır. Bahr-i Muhît'den bir koldur. Süveys benderinden bir âdem murâd edinse zevrak ile tâ Hind'e ve Sind'e gider. İşte mâ-tekaddem Ka‘be çölleri deryâ iken kuruyup ancak bu mezkûr P 114a Süveys deryâsı kalmışdır. Âye[t]: Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y271b ·
metinde göster ·
… er yüz tuc topları ve üçer bin âdem alur ve bin âdem kâmil keştîbânları vardır.
Hind'e
ve Sîn'e ve Yeni Dünyâ'ya işlerler. Donkarka gemileridir kim çârsû-yı bâzâr ve …
Ve bunların bir gûne gemileri var yedişer kat anbârları var. Ve üçer yüz tuc topları ve üçer bin âdem alur ve bin âdem kâmil keştîbânları vardır. Hind'e ve Sîn'e ve Yeni Dünyâ'ya işlerler. Donkarka gemileridir kim çârsû-yı bâzâr ve at değirmen[i] ve hammâmı ve kıçında bâğçesi var, görmeğe muhtâc vâcibü's-seyir gemilerdir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y35a ·
metinde göster ·
"Mısırı Megâribe'ye versen lecûc ve tammâ‘ ve nâpâk kavimdir. Ve Hind'e versen mesâfe-i ba‘îdedir gelüp mutasarrıf olamaz. Acem'e versen mezhebinde şübhe var. Ekrâda versen devletlerinde devâm [u] şânları yokdur. Gelin âl-i Osmân'a verelim. Hem mü’min ü muvahhidler, hem muhibb-i ulemâ ve sulehâ ve meşâyih, ve hem ehl-i şer‘ ve sâhibü's-seyfdirler. Her ne cânibe varsa mansûr u muzaffer oluyorlar. Gelin anlara verelim" deyü ittifâk edüp Fâtiha-i şerîf tilâvet edüp Ebussu‘ûd-ı Cârihî ve Merzûk-ı Kifâfî,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y46a ·
metinde göster ·
… ır kim hâlâ mutasarrıfîndendir. Ba‘zı kimesneler zî-kıymet metâ‘ın anda bırağup
Hind'e
Yemen'e gidüp selâmet geldikde mâlın alır, bir kimesne vaz‘-ı yed edemez. Bu me …
Anda Dâvûd el-Garb hazretleri bir âsitâne-i kübrâda medfûndur kim niçe bin keşf [ü] kerâmâtları zâhir ü bâhir olup cümle menâkıb kitâblarında ve Tabakât-ı şa‘râvî'de mastûrdur. Abdülkâdir el-Cîlânî ve Cüneyd-i Bağdâdî ve Ahmed-i Bedevî ve İbrâhîm-i Dessûkî mertebesinde emr-i azîm ulu sultândır kim hâlâ mutasarrıfîndendir. Ba‘zı kimesneler zî-kıymet metâ‘ın anda bırağup Hind'e Yemen'e gidüp selâmet geldikde mâlın alır, bir kimesne vaz‘-ı yed edemez. Bu mertebe ulu sultândır. Andan Mansûre hâkinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y359a ·
metinde göster ·
… kim Yemen'in intihâ-i hudûdudur. Andan öte şarka Lahsa'nın hükmüdür. Ammâ hakîr
Hind'e
ve Lahsa'[ya] varmadım, Allâhümme yessir bi'l-hayr.
Bu şehrin şark cânibi karşusı yedi yüz mîl Hindistân'ın Dîvâbâd ve Ahmedâbâd benderleridir kim bu Zeyla‘'a karşu karşudur. Ve bu Zeyla‘'ın yıldız tarafına karşusı üç yüz mîl Yemen iskelesinden bender-i (---)dir kim Yemen'in intihâ-i hudûdudur. Andan öte şarka Lahsa'nın hükmüdür. Ammâ hakîr Hind'e ve Lahsa'[ya] varmadım, Allâhümme yessir bi'l-hayr.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·