İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

huccâc

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
277
isabet
230 cümle/beyitte
102,7
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
45 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi277113,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 277

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“huccâc” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 74b … ‘i bender [u] iskeleleri ve cezâyirâtları elden gitdi ve Mısır yoluna tüccâr ve huccâc ve züvvâr gitmeden kaldı. Ve memâlik-i mahrûsalar küffâr-ı bed-girdâr-ı murdârı …
EÇS I 77a–77b … mağiçün İbrâhîm Çelebi nâm {re’îsin} bir azîm karavana kalyonununa üç bin kadar huccâc ü züvvâr ve tüccâr girüp Mısır'a giderken Değirmenlik nâm cezîre önünde altı pâ …
EÇS I 78a … yânı sebebiyle Akdeniz'de olan cemî‘i cezîreleri {küffâr} harâca kesüp niçe bin huccâc [u] tüccâr gemilerin alır oldu. Ve her sene Akdeniz'e çıkan donanma-yı hümâyûnı …
EÇS I 167a … câ‘-ı Basravî'dir, Enes ibn Mâlik kemer-bestesidir. Kabri Vâdi'l-kurâ'dadır kim huccâc ziyâret ederler, tarîk-i âm üzre bir kubbecikde medfûndur. Bunlar dahi müsellah …
EÇS I 169a … elle-i ganem tenâvül ederlerdi. Hâlâ anıniçün sünnet-i Resûl'dür, deyü niçe bin huccâc Cebel-i Ebî Kubeys üzre koyun kellesi yeyüp bi-emrillâh sudâ‘ marazı bir dahi g …
EÇS I 170a–170b … herîse yiyüp hadîs, Arapça buyurmuşlardır. Hâlâ ol dükkânda her sene niçe bin huccâc teberrüken herîse yerler ve işkembe 170b dahi işlenir pâk dükkândır.
EÇS I 205b Huccâc tahtırevâncıları Atbâzârı'ndan musanna‘ ve müşebbek tahtırevânları yaparak ve n …
EÇS II 242a Menzil-i iskele-i Dil : Konya ve Haleb ve Şam ve Mısır'a giden huccâc [u] zevi'l-ihtiyac tüccâr ve züvvâr cümle bu iskelede at kayıklarına süvâr olup …
EÇS II 269a … et-âyîn ile mâl-â-mâl olsa ve niçe ef‘âl-i habîse ile reh-zenlik edüp me‘âbir-i huccâc [u] tüccârı nehb u gâret etseler ve dîn-i Muhammedîye şe’n u rahne verseler ve …
EÇS II 346a … tında eş-Şeyh Yâvedûd Sultân ve Kova mahallesinden yukaru ziyâret-i Hıdırlık ve huccâc istikbâline çıkdıkları mahalde Ziyâret-i Balı Dede ve merhûm [u] mağfûrun leh G …
EÇS III 19a … 'l-feth Sultân Mehemmed Karamânoğlu'nun Varsak aşkiyâsı elinden feth edüp râh-ı huccâc emn [ü] emân oldu. Hâlâ Adana şehri eyâletinde Koson kazâsında ma‘mûr ve cebehâ …
EÇS III 20a–20b … enâvül etmişiz. Ammâ cemî‘i hayrâtlarının elzem-i levâzımından olan bu memerr-i huccâc olan Payas şehri derbend-i Calındır iken imâr edüp emn [ü] emân olup hâlâ bir ş …
EÇS III 21a–21b … mi harâb edüp ba‘dehû İbn Ebî Dâvûd Alayâdî binâ etdi. Yine harâb olup memerr-i huccâc mesdûd olup harâmîler yatağı ve frenk kâfirlerinin durağı olup âhir sene 1021 S …
EÇS III 24a … bn] Zübeyr hazretlerinin fermâniyle Mekke-i Mükerreme'ye bir bâb dahi binâ edüp huccâc birinden girüp birinden çıkarlardı. Ba‘dehû Yûsuf Haccâc-ı Zâlim gelüp zulm ile …
EÇS III 24b … ammâ bî-emân yerdir. Bir sâhib-i hayra Cenâb-ı Bârî imârın nasîb edüp memerr-i huccâc emn [ü] emân ola. Andan yine cânib-i kıbleye kâhîce kayalı ve kâhîce sâzlı ve b …
EÇS III 42b–43a … de işitmesin deyü cümle Şâm huccâcı bu Nâka kayası dibine karîb geldikde yetmiş huccâc bir ağızdan sadâ-yı Allah Allah'a rehâ buldurup sıyt [u] sadâ-yı gülbânk-ı Muha …
EÇS IV 297a … ye gicesi derler. Ol gice {Hazret-i Şeyh Rûmiyye şehrinden} gâ’ib olup üç aydan huccâc ile yine şehr-i Tebrîz'e gelirmiş. Ol hisâb üzre bir gicede Tebrîz'den Arafât'a …
EÇS IV 359b–360a … kasabada ihrâm geydikleri mahaldir. Tur‘a-i Zübeyde Basra'dan Yelemlem şehrine huccâc gemilerle gidüp anda ihrâma girüp andan Ka‘be'ye vâsıl olurlardı. Ya‘nî ol asr- …
EÇS IV 395b … ebî Mekke'de Minâ bâzârında bir taş ile urup İblîs'in gözün çıkardı. Hâlâ cümle huccâc ol zamândan berü Minâ bâzârında altmış iki aded şeytâna racemât taşların atarla …
EÇS IV 400a–400b … ve Mekke vü Bekke ve Bathâ vü Mu‘allâ'ya varınca çölistân-ı Irâk'da yollar açup huccâc içün Musul'dan Mekke'ye bir dîvâr binâ edüp a‘mâlar Bekke'ye ol dîvâra yapışara …
EÇS VIII 302b "Mısır yolu deryâsı içre bizim huccâc gemileri cümle Akdeniz'de emn [ü] emân olsunlar" dedikde cümle küffâr
EÇS IX Y55a–Y55b … ile sûret-i Y 55b zâhirde dost idi. Ammâ nihânîce âyende ve revende tüccâr ve huccâc ve züvvâr gemilerin alup ibâdullâhı esîr-i bend-i zencîr etdikleri pâdişâh-ı Ce …
EÇS IX Y55b … fereler! Niçün sûret-i sulhde görünüp pesü perdeden bu kadar ahid-şikenlik edüp huccâc [u] tüccârımız gemilerin alup bu kadar ibâdullâhı esîr edüp rehzenlik edersiz? …
EÇS IX Y93b … âm köyden ahâlî-i vilâyet gelüp hakîri ve refîklerimizi görüp âşinâlık etdiler. Huccâc ahvâlimiz bu ahâlî-i karyeden su’âl edüp eyliğimize ehl-i belde şehâdet etdikle …
EÇS IX Y156b–Y157a … murâdları ise maksûdlarına vâsıl edüp yanlarından bir ân münfek olmayup avdetde huccâc [u] tüccârdan selâmet kâğıdları alup Misis ağasına mektûbları ibrâz ederler. Hâ …
EÇS IX Y202b … derler. şu‘aybü'n-ni‘am derler bir bâğ-ı İremezât ve âb-ı hayât sulu yerlerdir. Huccâc bu mahalle geldikde tâze cân bulur. Hazret-i şu‘ayb neslinden âdemleri vardır.
EÇS IX Y233b … lesinde iki yüz evli bir karye vardır. Müselmân ve Ya‘kûbî ve Yahûdîler vardır. Huccâc [u] züvvârân her bâr bu âsitâneye geldiklerinde mezkûr kurâdan ahâlîsi gelüp eh …
EÇS IX Y247a … tabileri başkadır, zîrâ kesret-i nâsdan bir ocak iki ocak kahve kifâyet etmeyüp huccâc şâm'a geldikde yevmiyye birer deve yükü kahve sürülür. Ammâ altı ay işler, şitâ …
EÇS IX Y257b … n mahfil-i şerîfin alay-ı azîm ile şehr-i şâm'ı deverân u seyerân etdirüp sâ’ir huccâc dahi tedârüklerin görmeğe cidd ü ihtimâm etdiler.
EÇS IX Y258a … a‘de'd-du‘â ve's-senâ kurbânlar kesilüp ahâlî-i şâm, şâm'a gitdiler. Anda cümle huccâc zeytûn bâğları içre meks edüp üç gün meks edecek iken nısfu'l-leylde şedd-i rah …
EÇS IX Y258a … mâmı ve bir hânı var. Cümle sağîr ü kebîri ve pence-i âfitabe mahbûbları, râh-ı huccâc üzre beyâz çörek ve börek ve matbûh tavuk ve kuzu ve yoğurd ve kaymak ve arpa v …
EÇS IX Y259a … ağı var, mâ-i zülâlden nişân verir. Bu ayn-ı hayât içün bunda meks olunup cümle huccâc kifâyet mikdârı suların aldılar. Havrân kazâsı hudûdunda cânib-i erba‘ası ma‘mû …
EÇS IX Y259a … rî-peyker kamer tal‘at bâkire nâzenînler olur kim âdemin aklı perîşân olup niçe huccâc hacca gitmeden fârig olayazdılar. Zîrâ bu Havran Hûrân'dan galatdır. Hazret-i  …
EÇS IX Y259b–Y260a … â dağlarından gelüp cânib-i garba cereyân ederek Minye buhayresine mahlût olur. Huccâc bu nehri cisirden ubûr edüp karşu cânibde bu nehir kenârında Hüseyin Paşa hazre …
EÇS IX Y260a "Mâh-ı Zilka‘de'nin ibtidâsına varınca on gün on gece oturakdır. Yâ huccâc ! Cümle tedârükleriniz görün" deyü dellâllar nidâ edüp herkes elzem-i levâzımâtı …
EÇS IX Y260a … bin üç yüz hayme vü hargâh hisâb olundu. Zîrâ "Haccü'l-ekberdir" deyü ol kadar huccâc geldi kim hisâbın Cenâb-ı Bârî P 109b bilür.
EÇS IX Y261a … âsı Ahmed Ağa ve vezîr-i a‘zam dâmâdı kapucular kethudâsı Siyâvuş Ağa bir remmâ huccâc ile mezkûr Sanemeyn nâm mahalde bu dipi ve borana râst gelüp bu kadar emvâl [ü] …
EÇS IX Y261a … ahalde bu dipi ve borana râst gelüp bu kadar emvâl [ü] erzâkdan ayrılup ve niçe huccâc sovukdan helâk olup yetmiş bin renc [ü] anâ çekerek salt cânların halâs edüp or …
EÇS IX Y261a … âb-ı şerîfiniz şânına halel gelür. Sultânım buna bir çâre edelim. şâm'dan gelen huccâc dahi gark olup mâldan cândan ayrılup bu kadar nehb [ü] gâret oldu" deyince hemâ …
EÇS IX Y261a "Elhükmü lillâh. Bu sene huccâc gidemezse emn-i tarîk olmayınca {hacc-ı şerîf farz değildir.} Ben huccâcı götür …
EÇS IX Y261a … taht-ı revânların Müzeyrib kal‘asına bırağup hussân-süvâr oldular. Dörd beş yüz huccâc ve niçe tüccâr ve altı yüz piyâde derdmendler cümle gerü Müzeyrib kal‘asına git …
EÇS IX Y262a … er var ise yedi bin kadar deve cem‘ olup nefîr-i şedd-i rahile dem urulup cümle huccâc harekete şurû‘ edüp paşanın cemî‘i bâr [u] büngâhın ref‘ edüp niçe kerre yüz bi …
EÇS IX Y262a Bu hâl üzre yurd yerinde bir huccâc ve bir yük kalmayınca paşa yerinden hareket etmedi. Hakîr dahi beş Türkmân deve …
EÇS IX Y262a–Y262b … rye-i Tarra: Bir püşte üzre iki yüz Arab hâneli ve bir câmi‘li karyedir. Cemî‘i huccâc bu mahalde çemenzâr yerlere konup Cenâb-ı Bârî bir şems-i âteştâb verdi kim cem …
EÇS IX Y262a–Y262b … üp Tarra deresi birez tenezzül bulup öte tarafda gark-ı tîndan halâs olup kalan huccâc dahi beri tarafa nakl edüp cümle huccâc,
EÇS IX Y262a–Y262b … tarafda gark-ı tîndan halâs olup kalan huccâc dahi beri tarafa nakl edüp cümle huccâc ,
EÇS IX Y262b … Hazret-i Dânyâl Nebî aleyhi's-selâm suhuf nâzil olmuş bir peygamber imiş. Cümle huccâc anda varup du‘â eyleyüp kurbânlar edüp fukarâlara bezl edüp,
EÇS IX Y262b … kola me’mûr olup cümle huccâcı on katâr ve iki câniblerinde salma develeri dahi huccâc ile ortaya alup bir yaylım top ve bir kat tüfeng şâdumânından sonra bir gülbang …
EÇS IX Y262b … ubûr ederek cümle ahâlî-i kurâ cemî‘i metâ‘ların tarîk-ı âm üzre çıkarup cümle huccâc me’kûlât [u] meşrûbâtdan müstağnî oldular. Bu mahalde bir musanna‘ beyâz kubbe- …
EÇS IX Y263a … llâh yağmur yağmağa başladı. Cümle huccâcın aklı şaşdı. Bir kaç kerre ubûr eden huccâc ,