… urâd Hân tahrîri üzre iki kerre yüz bin kâfir ve altmış dörd bin müslim vardır.
Hudâ hıfz
ede.
Ve bu şehir cümle on sekiz mahalle-i müslimîn ve yetmiş mahalle kefere-i Rûm ve üç mahalle Freng-i pür-reng ve bir mahalle-i Yahûdî ve iki mahalle Ermenî vardır. Başhisâr'da aslâ kefere yokdur. Ve ikinci hisârda Arab câmi‘ine gelince aslâ ve kat‘â kefere ve gayrı yokdur ve ahâlî-i mahalle elinde Ebü'l-feth'den berü hatt-ı şerîfleri vardır, kâfiri komazlar ve silâh ile nasârâ görseler ol ân amân [ü] zamân vermeyüp katl ederler. Zîrâ ekseriyyâ İşpanya'dan Sultân Ahmed asrında gelen ciğer-hûn Mübtecel tâ’ifesi müselmânlarıdır kim İşpanya'da küffârdan ciğerleri hûn olmuşdur. Galata'da müsellah kâfir görseler hemân katl ederler. Zîrâ bu iki kal‘adan mâ‘adâ tâ Tophâne'ye varınca iki kal‘a içi mâl-â-mâl yedi kıral Frengi ve cümle nasârâ mâl-â-mâldır. Murâd Hân tahrîri üzre iki kerre yüz bin kâfir ve altmış dörd bin müslim vardır. Hudâ hıfz ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 129a ·
metinde göster ·
… u âyet-i şerîfler ile yedi aded nefisden Cenâb-ı Allah kulların sakındırmışdır,
Hudâ hıfz
eyleye! Ve cümle enfâsın her biri niçe gûne sıfatlarla muttasıf enfâslardır.
âyeti nâzil olmuşdur. Ve sûre-i (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Bu âyet-i şerîfler ile yedi aded nefisden Cenâb-ı Allah kulların sakındırmışdır, Hudâ hıfz eyleye! Ve cümle enfâsın her biri niçe gûne sıfatlarla muttasıf enfâslardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 394b ·
metinde göster ·
ede.Ve bu kal‘a içre aslâ sokaklarında kaldırım yokdur. Ve sokaklarının ba‘zı y …
El-hâsıl ibret-nümâ cebehâne-i ra‘nâdır, Hudâ hıfz ede.Ve bu kal‘a içre aslâ sokaklarında kaldırım yokdur. Ve sokaklarının ba‘zı yerlerinde cümle üç yüz altmış altı aded zîr-i zemîn kuyuları vardır. "Her gün birer kuyu buğday boşalup cümle kal‘a halkı tenâvül edüp yılda bir kerre cümle kuyular tamâm olup yine kuyuları gılâl ile dolduralar" deyü bu tedârikleri etmişler, ammâ hakkâ ki âkılâne tedbîr etmişler. Ve bu mîrî kuyulardan mâ‘adâ bu kal‘a içre iki bin kadar kuyular vardır. İçleri leb-ber-leb buğday ve darı ve arpa vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 132a ·
metinde göster ·
… ıa‘zam varmasa ihtimâl idi kim birkaç günden Kanije kal‘asına bir hatâ ere idi.
Hudâ hıfz
etdi.
Ve Kanije buheyresi kenârında iki yüz pâre kayık ve çırnıkdan ziyâde gemiler var idi kim bunlar ile Kanije'ye yürüyüş edüp asker döğe, ammâ mel‘ûn küffâr var kuvveti bâzûya getirüp Kanije gölün birkaç yerinden birer ok menzili iğne(?) topu doldurmuş. Hakkâ ki Sadrıa‘zam varmasa ihtimâl idi kim birkaç günden Kanije kal‘asına bir hatâ ere idi. Hudâ hıfz etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 179b ·
metinde göster ·
… . Ve her kaçan küffâr gelse yedi kral ibtidâ Kanije'ye bu mahalden pek sarılır,
Hudâ hıfz
eyleye.
Bu Topraklık varoşu dahi mezkûr göl içinde başka bir cezîre-i vâsi‘de başka bir palanka-i hisâr-ı üstüvâr-ı azîm varoşdur kim hemân kal‘asının eşkâli gûyâ bir kurulmuş yay gibidir, ammâ Kanije'den tarafa meselâ yay çilesi olacak yerinde kal‘a dîvârı yokdur. Hemân Kanije'ye nâzır göl kenârında evlerdir. Anıniçün bu tarafda kal‘a dîvârı yokdur kim Allâhümme âfinâ kâfir geldikde her zamân bu Topraklık kal‘asın almağa çalışır. Eğer ol tarafda kal‘a dîvârı olsa ol yay çilesi ta‘bîr etdiğimiz mahallin dîvârı ardlarına kâfir siperlenüp "Kanije kal‘asını döğe döğe berbâd etmesin deyü(p)" bu Topraklık kal‘asının Kanije'ye karşu anıniçün hisâr dîvârı yokdur. Ve her kaçan küffâr gelse yedi kral ibtidâ Kanije'ye bu mahalden pek sarılır, Hudâ hıfz eyleye.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 181b ·
metinde göster ·
… üz âdem nevbet bekler, zîrâ bu kal‘anın bir havf edecek yeri bu cüsûrlardandır.
Hudâ hıfz
ede.
Bu dahi iki kat haşeb kapu-yı musanna‘dır ve cisri bunun dahi asma zemberekli dörder yerden makaralar ile kalkar kantaralardır kim her gece bevvâblar bu cisrleri kaldırup her cisr üzre üçer yüz âdem nevbet bekler, zîrâ bu kal‘anın bir havf edecek yeri bu cüsûrlardandır. Hudâ hıfz ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 15b ·
metinde göster ·
… e Sultân Süleymân'ın bir göz ağaç cisridir, ammâ bu Belgrad cisri tokuz gözdür.
Hudâ hıfz
eyleye, âmîn. Bu cisr-i azîmin altından cereyân eden nehr-i Osum Belgrad şehrin …
Der-binâ-yı cüsûr-ı memerr-i nâs-ı acâ’ibât: Evvelâ şehr-i Belgrad'ın aşağıca Kazgancılar çârsûsu başında nehr-i Osum üzre karşu Koru varoşa ubûr edecek tokuz göz ağaç kantara-i azîmdir, ammâ bu cisrin cümle pâyeleri su içinde kârgîr binâ ibret-nümâ taşlardır. Lâkin üstleri mezkûr Koru dağdan kesme iri meşe ve pelid ağacı direkleri döşelidir. Bir acâ’ib ve garâ’ib pül-i âsâr-ı acîbe ve garîbedir kim gûyâ Hersek vilâyetinde Foça şehrinde nehr-i Dirin üzre Sultân Süleymân'ın bir göz ağaç cisridir, ammâ bu Belgrad cisri tokuz gözdür. Hudâ hıfz eyleye, âmîn. Bu cisr-i azîmin altından cereyân eden nehr-i Osum Belgrad şehrinin karşu tarafındaki sahrâdan cereyân edüp niçe bin pirinç tarlası ve niçe bin müşebbek bostânları var. Ekseriyyâ bu şehr-i Belgrad halkı bu sudan isti‘mâl ederler. Gâyet latîf ve nazîf âb-ı hayâtdır. Ve gâyet lezîz pirinci hâsıl olup cümle Arnavudistân'a gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 359b ·
metinde göster ·
… übeddel oldu. Ammâ ki bu kal‘a-i emângâh olmasa cümle Cezâyirliyi kâfir alırdı.
Hudâ hıfz
etdi.
Ve büyük limanı altı rûzgârdan mahfûzdur. Ammâ lodos ve keşişleme rûzgârından gâyet muhâlifdir, ammâ birkaç demir üzre a‘lâ yatakdır. Ve iki yüz pâre gemi alur. Hattâ sene (---) târîhinde Venedik donanması on yedi pâre Cezâyir galyonların bu limanda kapadup yedi gün yedi gece ceng-i sultânî olup ve kal‘aya niçe bin gülle ve kal‘adan kâfire birkaç balyemez urup küffârın iki pâre paturuna galyonu gark olup Cezâyir kalyonları halâs oldular. Ve gark olan küffârın keştîsin ba‘dehu cemî‘i cebehânesile lâşe-i keştîyi çıkarup mîrîye kabz olunup ol cengde ancak bir Cezâyir kapudanı şehîd olmuşdur. Büyük limanın garbında bir sivri kaya bir türbe-i âsitândır. Ve bir kubbe-i mehbat-ı nûr-ı Hudâ'dır. Bu kal‘a-i metîn sebebi ile küffâr-ı hâksârın karârları firâra mübeddel oldu. Ammâ ki bu kal‘a-i emângâh olmasa cümle Cezâyirliyi kâfir alırdı. Hudâ hıfz etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y103b ·
metinde göster ·
… yeri geşt [ü] güzâr ederim. Böyle sarp derbend-i çalender bî-emân yer görmedim.
Hudâ hıfz
ede. Bu yoldan deve ile gitmek müyesser etmeye. {Zîrâ etdiğin hayr ürkütdüğün k …
Hâsıl-ı merâm hakîr seyyâh-ı âlem Evliyâ otuz üç senedir ekâlîm-i seb‘ada on sekiz pâdişâhlık yeri geşt [ü] güzâr ederim. Böyle sarp derbend-i çalender bî-emân yer görmedim. Hudâ hıfz ede. Bu yoldan deve ile gitmek müyesser etmeye. {Zîrâ etdiğin hayr ürkütdüğün kurbağaya değmez.} Zîrâ hukûk-ı ibâd müşkil derddir. Meğer Cenâb-ı Kibriyâ'nın ihsânı ola. Ammâ at ile ve katır ile gitmek a‘lâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y379b ·
metinde göster ·
… . Allâhümme âfinâ, cümle dünyâ kaht olsa, Mısır mâder gibi dünyâyı besler. Ammâ
Hudâ hıfz
ede, eğer Mısır kaht olsa, cemî‘i dünyâ Mısır'ı besleyemez. Zîrâ cemî‘i dünyâda …
Ve Mısır'ın her kankı şehrine varup im‘ân-ı nazar ile nazar eylesen, âdem deryâsından omuz omuzu sökmeyüp tarîk-ı âmlar içre bir "zahrek" ve "cenbek" ve "hüşşek" ve "yemînek" ve "yesârek" ve "tarîk tarîk" sadâsından geçilmez. Ve çârsû-yı bâzâr içre at ve katır ve deve ve hımâr ve sakâyîn izdihâmından râhat üzre ubûr olunmaz. Zîrâ halkı gâyet fellâhdır, ya‘nî rencberdir. Ferhâd gibi çalışup Mısır'ı ganîmet edüp bu cümle devâbât [u] mahlûkât beslendiğiyçün Ümmü Dünyâ derler. Ve cemî‘i dünyâyı ana gibi Y 228b besleyüp cümle metâ‘ı ekâlîm-i seb‘aya mebzûldür. Allâhümme âfinâ, cümle dünyâ kaht olsa, Mısır mâder gibi dünyâyı besler. Ammâ Hudâ hıfz ede, eğer Mısır kaht olsa, cemî‘i dünyâ Mısır'ı besleyemez. Zîrâ cemî‘i dünyâda ne kadar hayvânât var ise hemân Mısır diyârında andan ziyâde gûnâ-gûn bî-had ü bî-hisâb devâbât u mahlûkât vardır. Ve benî âdem dahi kezâlik eyle bî-had ü bî-pâyândır. Ammâ askerî tâ’ifesi zulmünden re‘âyâsı kavm-i Fir‘avnî olup Yâ Kahhâr ismine mazhar olduklarından fakîr ü hor hakîr ve zelîl olmuşlardır. Cümle tahsîlâtların askerü's-sultân alup fellâh zelîl kalır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y228a–Y228b ·
metinde göster ·
… harifdir. Ammâ bu kadar yüz yıldan berü pîr-i tüvânâ şeklinde kıyâma durmuşdur,
Hudâ hıfz
ede. Zîrâ şeb [ü] rûz altındaki çârsû içre omuz omuzu sökmez âdem deryâsıdır, a …
Bu câmi‘-i zîbânın sağ tarafında çârsû içinde üç tabaka bir minâresi var. Her kimse bu minâreyi göre bu ân yıkılır, deyü bir dahi altından ubûr etmez. Zîrâ ol kadar eğridir kim gûyâ rükû‘a varmış bir minâre-i münharifdir. Ammâ bu kadar yüz yıldan berü pîr-i tüvânâ şeklinde kıyâma durmuşdur, Hudâ hıfz ede. Zîrâ şeb [ü] rûz altındaki çârsû içre omuz omuzu sökmez âdem deryâsıdır, allâhümme âfinâ, münhedim olursa niçe yüz âdem helâk olur. Ammâ üstâd bennâ eyle binâ etmişdir, derler. Ammâ hilâfdır, üstâd-ı kâmil elbetde kemâlin arz edüp mükemmel inşâ etmeğile üstâd-ı kâmil olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y375b ·
metinde göster ·