İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

hukemâ

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
83
isabet
79 cümle/beyitte
30,8
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
94 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi8333,9

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 83

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“hukemâ” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 3a 157. Fasl-ı râbi‘de hekîmbaşı ve dekâkîn-i hukemâ ve kavm-i kehhâlân-ı basar.
EÇS I 10a–10b … ği o şehr-i kadîm harâb [ü] yebâb olmuş, hemân sâ‘at Makdon'da meks edüp cemî‘i hukemâ ve kehene ve âsafları ile meşveret edüp cümle memâlik zabtı içün İslâmbol'u tah …
EÇS I 19a … olur. Andan dahi gûnâ-gûn bardaklar ve çanaklar ve sifâller îcâd ederler. Ammâ hukemâ kavlince bu hâkin kûzesinden âb-ı sâfî nûş eden renc-i bâsûr-ı demevîden halâs …
EÇS I 31a … -ı müntehâlarına berâber yığup defter ile ibtidâ asker-i İslâm içre hidmet eden hukemâ ve kehhâl ve cerrâha ve gassâle ve gûr kazanlara ihsân etdiler.
EÇS I 32b … edüp bu ayn-ı Şem‘ûn'da ıslanan pembe cümle pembelerden hafîf gelmek ile kavl-i hukemâ gâyet latîf su olduğundan Ebü'l-feth Sultân Mehemmed dâ’imâ ol âb-ı nâbdan nûş …
EÇS I 93a … mrillâh üç günde hasta şifâ bulur. Ve gâyetü'l-gâye üstâd-ı kâmil fassâd-ı âmil hukemâ ve cerrâhları var. Bu dâr-ı menâsın evsâfında lisân kâsırdır. Ammâ Bâyezîd Hân …
EÇS I 158a Esnâf-ı dekâkîn-i hukemâ : 700, neferât 1000, niçe yüz bin dükkânları yokdur. Ammâ hîn-i alayda bunlar ta …
EÇS I 158a … kkânları yokdur. Ammâ hîn-i alayda bunlar tahtırevânlar üzre dükkânların âlât-ı hukemâ ve eşribe hokkaları ve gûnâ-gûn hab şîşeleri ve çifteler ile zeyn edüp {ba‘zı e …
EÇS I 158a … kâmil olmasa ol şehirde ve orduda olmak câ’iz değildir. İmdi ol ecilden ibtidâ hukemâ ve kehhâl esnâfları tahrîr olundu.
EÇS I 159a … hâsıl edici kavmdir. Elzem-i levâzımından olmağile askerî tâ’ifesi ve ulemâ ve hukemâ esnâflarından sonra bu çiftci tâ’ifesi takdîm olundu. Zîrâ esnâf-ı kadîmdir. Dî …
EÇS I 164b … a ibtidâ elzem-i levâzımından makbûl olan askerî ve ulemâ-yı monlâ-orduyî(?) ve hukemâ ve kehhâl ve habbâzîn ve mahfil-i Resûlullâh ve habbâzlara mensûb esnâf-ı keştî …
EÇS I 171a Hukemâ kavlince çölistânda gezenlere sam yeli def‘iyçün gâyet lâzımdır. Ve Kur’ân-ı az …
EÇS I 206b … kim sâz [u] söz sevdâyı mahv edüp def‘-i gam eder. Teferrüc ve mahbûb-ı cemâl, hukemâ kavlince kalbin âyînesin jeng-i gamdan mücellâ edüp âdemi tâze cüvân eder. Beyt …
EÇS I 214b … ifâtlardır. Ammâ şarâb-ı bî-hicâbın gerçi nass-ı kâtı‘la katresi harâmdır, ammâ hukemâ kavlince mel‘ûna rûh-ı sânî demişler. Nûş eden cânların cânına cân verüp bî-cân …
EÇS I 215a Dördüncü fasılda, cümle hukemâ ve cerrâhân güzer etdiler kim ordu-yı İslâmda elzem-i levâzımındandır, cümle ya …
EÇS II 227a … rda vardır. Bi-emrillahi Te‘âlâ bir mâ-i zülâl kükürd ma‘denine uğrasa bi-kavli hukemâ ol su âteşde kaynar gibi kaynayup ne‘ûzübillah âdemi pişirüp helâk eder. Ammâ b …
EÇS II 288b–289a … Kal‘a-i Hınıs'a ve Malazgird'e ve Bingöl yaylasına andan gider. Bu dağda cemî‘î hukemâ edviyeleri olur. Şükûfe-i tûtyâ râyihasından âdemin dimâğı mu‘attar olur. Ve da …
EÇS II 315b–316a … n sonra taraf-ı Hakka yönelin ve dahi enfa‘ işler vardır, anı eylen" deyü cümle hukemâ , İskender'in Bahr-i Haraz'ı Karadeniz'e mahlût etmemesine zâhib olup Karadeniz' …
EÇS III 43b Bi-kavli hukemâ : Bu ayn-ı zülâlin ecelden gayriye yetmiş gûne hâsiyyetin tahrîr etmişler. Beher …
EÇS III 143b–144a … ‘ u çezağ düşdü. Ve cümle ağavâtın hâl-i pür-melâlleri diyer-gûn oldu. Ve cümle hukemâ paşaya ilâc etmeden kaldı. Ve cümle gılmân-ı enderin paşanın sıhhatinden me’yûs …
EÇS III 173a … lç marazına mübtelâ olup bir kolu ve ağzı ve burnu eğilüp kec-dehân olmuş. Niçe hukemâ ve etıbbâ-yı hâzık yetmiş bin kîl u kâl ile cevâb-ı nâ-savâblar verdiler. Âhir …
EÇS IV 222a Âhir-i kâr veca‘-ı karneynine dâ-i devâ içün yine hukemâ ve ulemâlarının ilkâsıyla derdine devâ ararken {İskender'e Hazret-i Allah taraf …
EÇS IV 257b–258a Gerçi bu belde-i tayyibenin hevâsı letâfetinden hukemâ lâzım değildir ammâ müsta‘idd olduklarından etıbbâsı vardır. İlm-i nabızda Mes‘ …
EÇS IV 346a … r ederler. Ve'l-hâsıl bir şey’i hebâya gitmez, üç yüz gûne nef‘i var. Ve kavl-i hukemâ üzre üç yüz hâssası vardır.
EÇS IV 351b Âhirü'l-emr bir gün Hazret-i Mu‘âviye'nin zekerin akreb sokup niçe bin hukemâ ve etıbbâ ilâcında âciz kaldılar. Âhir-i kâr "Yâ emîre'l-mü’minîn cimâ‘ eyle!" …
EÇS IV 394a … cm edüp her gice niçe bin yıldızlar semâdan yere düşer. Ammâ be-kavl-i mezheb-i hukemâ ol yıldızların ömürleri âhir olup zemîne düşer derler. Kavl-i za‘îf-i indîdir, …
EÇS IV 399b–400a … n berü cümle vakâyi‘ât tahrîr olunmuş tevârîh kitâblarıdır ve Me’mûn Halîfe'nin hukemâ vü kehene vü ulemâları kıbâb-ı evvelde yığılı olan üstühânlardan niçe yük kemik …
EÇS V 22b … , zîrâ her kahvehânede gûnâ-gûn sâz u sûz ve Hüseyin Baykara fasılları olur kim hukemâ kavlince âdem def‘-i gam eder ve her bir kahvehânede kıssahân ve hânendegân ve …
EÇS V 131a–131b … nin surutkasın yağmâ edüp nûş ederler. Hakkâ ki gayrı diyârlarda dahi be-kavl-i hukemâ sarı keçi südü bahâr eyyâmında hoşdur kim vücûdda olan safra ve sevdâ ve balgam …
EÇS VI 9a Ve bu şehirde cümle erbâb-ı ma‘ârif, hukemâ ve etibbâ ve kehhâlleri ve cümle diyâr keferelerinin mün‘imleri güz eyyâmlarınd …
EÇS VI 13b … mlardan âteşleri görünür. Ve dellâkları cümle kocakarılardır kim her biri birer hukemâ fertûte-i pîrezendir. Hukemâ-yı kudemâ böyle hammâm te’lîf etmişler kim aslâ âd …
EÇS VI 13b Evvelâ bu şehirde aslâ tâ‘ûn olmaz. Be-kavl-i hukemâ tâ‘ûn nâ-pâklıkdan olur derler. Anıniçün bu keferelerin şehri ve kendi lisânlar …
EÇS VI 156a … n eti muzırdır, sığır eti nâfi‘dir kim âdemi rî edüp tabi‘at-ı insânı be-kavl-i hukemâ mu‘tedil dutar" derler.
EÇS VII 58a … ardır kim her biri gûyâ Restâlîs ve Câlinûs ve Bokrât ve Sokrât misilli pîrezen hukemâ karılardır. Kîseyi anlar sürüp şerbetler ve ihtikânlar ve kırık ve çıkık olan k …
EÇS VII 64a Ve bu şehrin cümle şey’i memdûh [u] meşhûrdur, ammâ hezâr ahsend pesend cümle hukemâ ve cerrâh u fassâd u kehhâl u nakkâş ve sâ‘atçi ve tüfengci ve çıkrıkçı ve soka …
EÇS VII 75a … âkimidir. Bu manastırın dahi rub‘-ı meskûnda misli yokdur. Bunda olan etıbbâ ve hukemâ ve cerrâhân-ı fassâdânı ve bunda olan teşrîhât bir kâfiristânın düyûrlarında yo …
EÇS VII 152a Bu diyârda obur tanıtıcı, ya‘nî câdî sihirbâz bilici hasîbü'n-nesîb hukemâ şekilli ihtiyâr Çerkez âdemleri vardır. Anlara ölü sâhibleri mâl verüp mukaddem …
EÇS VII 158b Ve cümle seyyâhân-ı kudemâ ve ulemâ-yı hukemâ eyle derler kim iklîm-i evvelde 19 dağdır ve iklîm-i sânîde 27 cibâldir.
EÇS VII 159b–160a … em uyluğu kalınlıkda kara başlı ve kara gözlü buzdan cânlı kur[d]ları olur, ana hukemâ âb-ı zülâl derler. [Ta]vustân hânları Mehemmed Geray Hân'a hedâyâ getirmişlerdi …
EÇS VIII 251a Ve'l-hâsıl cemî‘i hukemâ bu Atina şehrinin âb [u] hevâsını beğenüp cây-ı vatan edinüp ale'l-ittifâk bu ş …
EÇS VIII 251a … mân bulamayup ishâlden merhûm olunca hemân Eflâtûn-ı ilâhî terk-i dünyâ edüp ve hukemâ mezhebinden çıkup Hazr[et-i] (---) (---) dînin kabûl edüp seyâhat ederek Budin …
EÇS VIII 251a … dahi ziyâde amâr edüp anın cünûdu bu şehr-i Atina'ya hükm edüp medrese-i dâr-ı hukemâ olmuş idi kim bin yedi yüz yıllık kâr-ı kadîm ve bender şehr-i azîmdir. Niçe yü …
EÇS VIII 254a–254b … eşşâ’iyyûn ve şehr-i (---) derler. Ol asırda hukemâlar var imiş kim Bağdâd'daki hukemâ ile bu Atina'daki hukemâları bî-zebân bilâ-vâsıta birbirleriyle şeb [ü] rûz kel …
EÇS VIII 254b–255a Ve bu şehir İşpanya 255a kralı elinde iken cemî‘i vilâyetlerden hukemâ ve etıbbâlar bu kûha gelüp cem‘ etdikleri nebâtât-ı devâ içün yüz bin altun güm …
EÇS VIII 350b Ve Aya Nikola mahallesinde bir âb-ı hayât çeşme-sâr vardır. Be-kavl-i hukemâ cümle sulardan hafîf tartılup bunu dahi şîşelerle ve tutyâ kumkumalar ile Dib F …
EÇS IX Y12b … rûyları humret üzre olup tendürüst halkı vardır. Her bir uyûnlarının be-kavl-i hukemâ birer hâsıyyeti vardır. Ol kadar serî‘u'l-hazm âb-ı nâblardır kim bir âdem bir …
EÇS IX Y62a … r semîn ve cesîm olur kim ta‘bîr olunmaz. Cümle halkı lahm-ı bakar yerler, zîrâ hukemâ kavlince lahm-ı bakar tenâvül eden zeyrek ve tîz-fehm olur. Zîrâ bakar çobansız …
EÇS IX Y128b Ba‘zı hukemâ ana ispet yağı derler, ammâ değildir. Bunun bir zerre yağı âdemin eline ve esbâ …
EÇS IX Y128b–Y129a … sevâhil diyârda âlâm-ı şedâyid çekerek cüzâm zahmetine mübtelâ olurlar. Cemî‘i hukemâ ilâclarında âcizmânde olurlar. Âhir Dârâ Şâh kızı bir hokkasından mezkûr sığala …
EÇS IX Y151b … latîfdir kim Erzurum ve Sivas'dan cümle Türkmân bunda sehillenirler. Ve hevâsı hukemâ kavlince gâyet mukavvîdir. Cümle sâkin olan Türkmân "Hay yurtdur, hay" diye med …