İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

hukemâ*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
268
isabet
242 cümle/beyitte
99,3
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
22
farklı biçim
27 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi268109,5

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 268

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“hukemâ*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 1b … ülûsu târîhleri ve vezîr-i a‘zamı ve mîrimîrânları ve defterdâr ve ulemâları ve hukemâları .
EÇS I 3a 157. Fasl-ı râbi‘de hekîmbaşı ve dekâkîn-i hukemâ ve kavm-i kehhâlân-ı basar.
EÇS I 9b … an İskender kûh-ı Elbürz dâmeninde pâ-yı tahtı olan Irâk-ı Dâdyân'a gelüp cümle hukemâları ile müşâvere etdiler. Vüzerâ-yı İskender eyitdiler.
EÇS I 9b … âb olup intikâm alırsın ve ahd [ü] emânına dahi durmuş olursun" dedikde cemî‘i hukemâ-yı İskender
EÇS I 9b "Bârekallâh ilhâm-ı Rabbânî ile re’y [ü] tedbîr-i ahsen bu ola" deyü cümle hukemâ-yı kudemâ-yı nüdemâ-yı mühendisîn Karadeniz ile Akdeniz'in irtifâ‘ın alup Bahr-i S …
EÇS I 10a–10b … ği o şehr-i kadîm harâb [ü] yebâb olmuş, hemân sâ‘at Makdon'da meks edüp cemî‘i hukemâ ve kehene ve âsafları ile meşveret edüp cümle memâlik zabtı içün İslâmbol'u tah …
EÇS I 11b … p mâl-ı Kârûn sarf edüp vezîri Rüvende nâm zî-akl âsafın re’y [ü] tedbîriyle ve hukemâ-yı mühendisînin ve mi‘mâr-ı pîşînin re’y-i ahseniyle Sarâyburnu nâm mahalle deryây …
EÇS I 13a … döneyazdı. Cemî‘i Frengistân ve Alman vilâyetin ve Sırf u Bulgar ve Arab u Acem hukemâları cümle bir yere gelüp aslâ birisi derdine bir devâ edemeyüp âhir Kostantîn cümle …
EÇS I 13b "Ya Kostantîn sana bu ma‘sûmları katl eyle diyen Mecûsî hukemâları katl eyle" deyüp Hazret-i Îsâ elindeki asâsıyla Kostantîn'e bir asâ urunca derh …
EÇS I 13b … şdır. Ba‘dehu ma‘sûmları katl eyle ve issi kanlarına gir deyü ta‘lîm eden cümle hukemâları huzûruna kığırdup niçesini katl ederken bir tabîb-i fasîh ü zarîf eydir:
EÇS I 13b … diyârın Bokrât ve Sokrât ve Restetâlîs ve Câlinûs ve Eflâtûn mertebesinde olan hukemâları kıralıma niçe yüz bin gûne edviyeler ile mu‘âlece etdük, aslâ ilâc pezîr olmadı …
EÇS I 14b Hulâsa-i kelâm vaz‘-ı binâsın hukemâ-yı selef istihrâc etmişlerdir. Ve esâs-ı binâsın mühendisîn-i halef istihkâm etmiş …
EÇS I 16b … tılısmât: Altımermer nâm mahalde altı aded amûd-ı müntehâ vardır kim her birin hukemâ-yı kudemâdan üstâdlar rasad etmişlerdir kim biri Kavala kal‘ası sâhibi Feylekos he …
EÇS I 19a … olur. Andan dahi gûnâ-gûn bardaklar ve çanaklar ve sifâller îcâd ederler. Ammâ hukemâ kavlince bu hâkin kûzesinden âb-ı sâfî nûş eden renc-i bâsûr-ı demevîden halâs …
EÇS I 31a … -ı müntehâlarına berâber yığup defter ile ibtidâ asker-i İslâm içre hidmet eden hukemâ ve kehhâl ve cerrâha ve gassâle ve gûr kazanlara ihsân etdiler.
EÇS I 32b … ‘ bir pâdişâh-ı zîşân olmağla; "Âyâ İslâmbol'un kankı suyu latîfdir" deyü cümle hukemâsın cem‘ edüp su’âl buyurdular.
EÇS I 32b … edüp bu ayn-ı Şem‘ûn'da ıslanan pembe cümle pembelerden hafîf gelmek ile kavl-i hukemâ gâyet latîf su olduğundan Ebü'l-feth Sultân Mehemmed dâ’imâ ol âb-ı nâbdan nûş …
EÇS I 58a Asr-ı şerîflerindeki hukemâlardır : Mevlânâ Hekîm Sinân, Hekîm Osmân Efendi, Mevlânâ Hekîm Îsâ, Hekîm İshâk, Hekîm …
EÇS I 91a mazmûnu üzre anda olan üstâd-ı kâmil ü amâmil-i hâzik fassâd-ı âmil hukemâlar ehl-i derde dâ’-i devâ edüp elbette ifâkat bulur bir âsitâne-i cân-bahşdır. El- …
EÇS I 93a … mrillâh üç günde hasta şifâ bulur. Ve gâyetü'l-gâye üstâd-ı kâmil fassâd-ı âmil hukemâ ve cerrâhları var. Bu dâr-ı menâsın evsâfında lisân kâsırdır. Ammâ Bâyezîd Hân …
EÇS I 96b Hukemâlara Ma‘cuncu hammâmı {binâ-i Müftî, kâr-ı Sinân}.
EÇS I 97a Hukemâlara Emîr Hekîmbaşı hammâmı.
EÇS I 157b … ı ordu-yı asâkir-i avân, ba‘dehu asâkir-i şer‘-i Resûl-i Mübîn, ba‘dehu esnâf-ı hukemâ-yı kehhâlân ve cerrâhânı beyân eder. Zîrâ bir diyârda esnâf-ı kehhâl ve cerrâh olm …
EÇS I 157b … ardır. Ve Tekirdağı şehri bu hekîmbaşılara ber-vech-i arpalık ihsân olunmuşdur. Hukemâların pîrleri Hazret-i Zünnûn-ı Mısrî'dir. Mısır meliki Mukavkıs, Hazret-i Risâlet'e …
EÇS I 158a … runda Alî, Zünnûn'un kemerin bağlayup dest-bûs-i Resûl ile şeref-yâb olup cümle hukemâlara pîr [ü] pîşvâ olup Amr ibn el-Âs ile sıla-i rahm içün Mısır gazâsına gelüp şehr …
EÇS I 158a Esnâf-ı dekâkîn-i hukemâ : 700, neferât 1000, niçe yüz bin dükkânları yokdur. Ammâ hîn-i alayda bunlar ta …
EÇS I 158a … kkânları yokdur. Ammâ hîn-i alayda bunlar tahtırevânlar üzre dükkânların âlât-ı hukemâ ve eşribe hokkaları ve gûnâ-gûn hab şîşeleri ve çifteler ile zeyn edüp {ba‘zı e …
EÇS I 158a … kâmil olmasa ol şehirde ve orduda olmak câ’iz değildir. İmdi ol ecilden ibtidâ hukemâ ve kehhâl esnâfları tahrîr olundu.
EÇS I 158a … -ı ilâhî ve Bokrât ve Sokrât ve Restetâlîs ve Câlinûs ve Mernûs [Feylekûs?] nâm hukemâ-yı kudemâlar gelüp akl ile bir kılı kırk yarup ilm ile göğe nerdübân etmişlerdi. Â …
EÇS I 159a … hâsıl edici kavmdir. Elzem-i levâzımından olmağile askerî tâ’ifesi ve ulemâ ve hukemâ esnâflarından sonra bu çiftci tâ’ifesi takdîm olundu. Zîrâ esnâf-ı kadîmdir. Dî …
EÇS I 163a … aç lisâna mâliklerdir, cümleden lisân-ı Latin-i Eflâtîn'e mâliklerdir kim selef hukemâlarına ilm-i hey’et üzre te’lîfâtlarında Kitâb-ı Atlas ve Minor ve Coğrâfiyye ve Papam …
EÇS I 164b … a ibtidâ elzem-i levâzımından makbûl olan askerî ve ulemâ-yı monlâ-orduyî(?) ve hukemâ ve kehhâl ve habbâzîn ve mahfil-i Resûlullâh ve habbâzlara mensûb esnâf-ı keştî …
EÇS I 171a Hukemâ kavlince çölistânda gezenlere sam yeli def‘iyçün gâyet lâzımdır. Ve Kur’ân-ı az …
EÇS I 185b … tancereleri çömlekden idi. Ekseriyyâ eti kebâb ederlerdi. Zîrâ evâyil-i a‘sârda hukemâ-yı kudemâ ta‘âmı yetmiş seksen gûne etmemişlerdi.
EÇS I 196a–196b … ûdü'l-kahr misilli 196b eşyâlar kim cümle üç bin yetmiş aded edviyelerdir kim hukemâ-yı mutekaddimîn Tezkire-i Dâvûd'da cümlesi tabî‘atları ve hâssalarıyla ferâdâ ferâ …
EÇS I 202a–202b … örd usûl ve kırk sekiz terkîb ilm-i mûsikârdan fasl edüp pâdişâhım mesrûr olur. Hukemâ-yı kudemâ kavlince sâz [ü] söz ve hânende ve mahbûb rakkâs âdemin rûhuna safâ veri …
EÇS I 206a–206b … olup safâ-yı hazzından cesed-i Âdem'e girüp karâr etdi. Ol sadânın te’sîrinden hukemâlar rûha gıdâ, câna safâ olmağiçün gûnâ-gûn sâzlar te’lîf etdiler.
EÇS I 206b … kim sâz [u] söz sevdâyı mahv edüp def‘-i gam eder. Teferrüc ve mahbûb-ı cemâl, hukemâ kavlince kalbin âyînesin jeng-i gamdan mücellâ edüp âdemi tâze cüvân eder. Beyt …
EÇS I 213b–214a … îrâ şeytân aleyhi'l-la‘nenin ta‘lîmiyle ibtidâ hamrı Cemşîd peydâ etdi, ba‘dehu hukemâlar bu asl şarâba ba‘zı edviyeler zam eyleyüp gûnâ-gûn mükeyyifâtlar peydâ etdiler. …
EÇS I 214b Bunların şarâbdan mâ‘adâsı müskirât makûlesidir, sonradan hukemâlar îcâdı mükeyyifâtlardır. Ammâ şarâb-ı bî-hicâbın gerçi nass-ı kâtı‘la katresi ha …
EÇS I 214b … ifâtlardır. Ammâ şarâb-ı bî-hicâbın gerçi nass-ı kâtı‘la katresi harâmdır, ammâ hukemâ kavlince mel‘ûna rûh-ı sânî demişler. Nûş eden cânların cânına cân verüp bî-cân …
EÇS I 214b Hakkâ ki nûş edenler arslan südü demişler. Hukemâ-yı kudemâ demişler kim aceb ederiz kim bir âdem elma yiyüp ale's-sabâh bir kâse şa …
EÇS I 215a Dördüncü fasılda, cümle hukemâ ve cerrâhân güzer etdiler kim ordu-yı İslâmda elzem-i levâzımındandır, cümle ya …
EÇS II 227a … rda vardır. Bi-emrillahi Te‘âlâ bir mâ-i zülâl kükürd ma‘denine uğrasa bi-kavli hukemâ ol su âteşde kaynar gibi kaynayup ne‘ûzübillah âdemi pişirüp helâk eder. Ammâ b …
EÇS II 227a … dâl üzre olur. Ba‘dehû benî Âdem ne kadar gasl edüp nûş etse ol kadar nâfi‘dir. Hukemâ-yı kudemâ yetmiş hâssasın yazmışlar. Ammâ çok nûş edenin dişlerin dökmüşler, demiş …
EÇS II 229b … işiz", diğer âyet-i şerîf Arapça âyetleri bu ma‘nâyı îhâm eder. Ve seyyâhân-ı hukemâ-yı kudemâ eyle vâkıf-ı esrâr olup yazmışlar kim "İklîm-i evvelde 19 cebel-i azîmdi …
EÇS II 244a–244b … kirpik dökülüp çâr-darb mutarraş ışığa dönüp cüzzâm ve miskîn olur. Âhir cemî‘î hukemâ-yı kudemâ bu duhtere ilâc etmede âciz olup âhir tebdîl-i hevâ içün ol kızı İslâmbo …
EÇS II 255b–256a … mle kitâbların bu cebelde pinhân edüp ba‘de't-tûfân ol kitâbları çukarup cemî‘î hukemâ-yı kudemâlar tilâvet ederek yüz kırk yedi lisân-ı gûnâ-gûn andan münteşir olup İsm …
EÇS II 288b–289a … Kal‘a-i Hınıs'a ve Malazgird'e ve Bingöl yaylasına andan gider. Bu dağda cemî‘î hukemâ edviyeleri olur. Şükûfe-i tûtyâ râyihasından âdemin dimâğı mu‘attar olur. Ve da …
EÇS II 299b … tâfetinden halkı ten-dürüstler olup hekîm-i hâzıka muhtâc değillerdir ammâ yine hukemâları vardır.