Ba‘dehu cemî‘i guzât-ı müslimînin cesed-i şerîflerin sekiz aded
hunka
, ya‘nî sekiz aded yumru depeler edüp cümle şühedâları defn ederler. Hâlâ sekiz …
Ba‘dehu cemî‘i guzât-ı müslimînin cesed-i şerîflerin sekiz aded hunka, ya‘nî sekiz aded yumru depeler edüp cümle şühedâları defn ederler. Hâlâ sekiz yığın ziyâretgâhdır. Deli Gâzî Hasan Paşa ve Dervîş Paşazâde merkadleri âşikârelerdir, ammâ mâ‘adâları hunka depelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 72b ·
metinde göster ·
… li Gâzî Hasan Paşa ve Dervîş Paşazâde merkadleri âşikârelerdir, ammâ mâ‘adâları
hunka
depelerdir.
Ba‘dehu cemî‘i guzât-ı müslimînin cesed-i şerîflerin sekiz aded hunka, ya‘nî sekiz aded yumru depeler edüp cümle şühedâları defn ederler. Hâlâ sekiz yığın ziyâretgâhdır. Deli Gâzî Hasan Paşa ve Dervîş Paşazâde merkadleri âşikârelerdir, ammâ mâ‘adâları hunka depelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 72b ·
metinde göster ·
Ammâ Süleymân [Hân] dahi bunda gelüp bir âlî toprakdan
hunka
depe yığmış, kal‘ası bir batak kenârında bir alçak yerde sa‘b bir hisâr-ı üstüv …
Ammâ Süleymân [Hân] dahi bunda gelüp bir âlî toprakdan hunka depe yığmış, kal‘ası bir batak kenârında bir alçak yerde sa‘b bir hisâr-ı üstüvârı var, yanına varmak muhâl, zîr[â] niçe yüz bin küffârı kal‘a altında cenge âmâde dururlardı. Bunu dahi ubûr edüp giderken ileride çarhacı giden âdemlerimizden altı nefer yiğitlerimiz at boynuna düşüp seğirderek gelüp "Muşduluk kâfirden kırk aded esîr dil aldık" deyüp dilleri meydâna getirdiklerinde diller eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 3b ·
metinde göster ·
: Bir vâsi‘ sahrâda bir mürtefi‘ topraklı bayırdır, ammâ amelî yığılmışdır. Anda …
Menzil-i Hunka: Bir vâsi‘ sahrâda bir mürtefi‘ topraklı bayırdır, ammâ amelî yığılmışdır. Anda bir gece gâyet tedârik üzre yatup ertesi ale's-seher cemî‘i kâfir kellelerin birer dâne sırıkların üstüne ârâyiş-i nîze şekilli edüp ve kâfirlere davulları ve boruları ve torompetelerin çaldırarak ve haçlı bayrakların baş aşağı açdırarak bir şenlik ve şâdımânlık ederek bir alay-ı azîm ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 9a ·
metinde göster ·
… ri gûyâ nakıl-ı sûr-ı zifâfdır ve lâşe-i murdârları Bağdala ovasında yedi yerde
hunkalar
, ya‘nî depeler yığılmışdır.
Bu gazâ-yı meserretde kırk yedi bin küffâr kırıldı ki sicilde mastûrdur. Ve hâlâ Polata Varoşu ve Beşli Varoşu ve Uzun Varoş'un kapularının yemîn ü yesârında çam direklerine servî gibi dizilmiş küffâr kelleleri gûyâ nakıl-ı sûr-ı zifâfdır ve lâşe-i murdârları Bağdala ovasında yedi yerde hunkalar, ya‘nî depeler yığılmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 13a ·
metinde göster ·
Ve bu şehrin varoşundan taşra nehr-i Layta aşırı Fâtih-i Yanık Sinân Paşa bur
hunka
, ya‘nî bir yığın yığmış, tâ Yanık kal‘asından bu yığına gelince bizim Yanık eyâ …
Ve bu şehrin varoşundan taşra nehr-i Layta aşırı Fâtih-i Yanık Sinân Paşa bur hunka, ya‘nî bir yığın yığmış, tâ Yanık kal‘asından bu yığına gelince bizim Yanık eyâleti imiş. Ve bunda bizim elçiye bir kîse guruş harçlık verdiler idi, ammâ bu kal‘adan top şenliği etmedikleriyçün {paşa} kal‘a kapudanına gâyet muğber-hâtır olup kîse ve hedâyâların almayınca hemân kapudan yer öpüp {eydir}:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 50b ·
metinde göster ·
nâm yığın yerlerin (---) sâ‘atde yüz bin renc-i anâ ve derd-i ser çekerek gâfil …
Bunda dahi üç gün sohbet edüp kal‘a neferâtların yoklayup hakîre iki yüz guruş ve bir at ve bir Macar gulâmı ücret-i kadem ile iki yüz aded pür-silâh refîkler verüp andan cümle ahbâb ile vedâ‘laşup cânib-i cenûba çöl-i çölistân içre el-ıyâzen billâh küffârın hunka nâm yığın yerlerin (---) sâ‘atde yüz bin renc-i anâ ve derd-i ser çekerek gâfil me-bâş deyerek gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 78a ·
metinde göster ·
… yiğit ile (---) sâ‘at cânib-i garba yine çöl-i çölistân kızlıkda giderken niçe
hunka
depelerini geçerek,
Hakîr dahi bu gâzîlere merhamet edüp kal‘a yoklaması bahâların almayup ancak bir Macar gulâmı ve iki çift karabina çarhlı tüfenglerin alup iki yüz yiğit ile (---) sâ‘at cânib-i garba yine çöl-i çölistân kızlıkda giderken niçe hunka depelerini geçerek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 78b ·
metinde göster ·
Dizdârı mükellef ağalıkdır ve üç yüz aded şecî‘ ve nâmdâr kulları var. Hattâ biz anda iken Orta Macar'dan dörd yüz katana kâfir gelüp kal‘adan taşra hunkalar yığınlarının ardlarında ümmet-i Muhammed'i kâfirler katlanup vakt-i seherde asker-i İslâm taşra çıkınca çet-a-çat gûnâ-gûn bir ceng-i azîm olup Beşli Ağası Sübhânzâde ve martolosân ağası ve on bir yiğit şehd-i şehâdet câmın nûş edüp âhır-ı kâr meydân-ı ma‘reke gâzîlerde kalup elli aded kâfiri dendân-ı tîğdan geçirüp kelleleri galtân olup otuz aded küffâr dahi esîr-i bend-i zencîr olup bir kapudanı sancağ u haçlı bayrağıyla ve silâhları ve seksen kadar atlarıyla cümle guzât muğtenim olup alay ile kal‘aya gelüp şâdımânlar ile şühedâ helvâları yeyüp şühedâların defn etdiler. Tâ bu mertebe nâmdâr ve yarar ve dilâver server hünerv[er] fetâları var, ammâ fakîrlerdir. Bunlardan bu fakîr yoklama nâmına bir habbe almayup iki esîr kefere ve katana atı ve iki Macar tüfengi verdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 81a ·
metinde göster ·
"Elhamdü lillâh uğurdur, Osmânlı yüzü gördük. Ağa seni uğur okuduk. Hele dur, ma‘an bizimle çeteye ve poturaya gidelim. İşte bağdala hunkasında kâfirin katana yunakları bizi katlanır, durma gidelim" dediklerinde hakîr bağdala hunkası dedikleri yüksek depenin dibinde kara nahır gibi kara şapkalı ve kara saçlı küffâr çet-a-çet olmuş dururlar. Hikmet-i Hudâ bu hakîr ol tarafdan geldim. Kâfir hakîri görüp aslâ hareket etmemişler kim ihtimâldir kal‘a halkı duyar deyü hâmûş olup yatmışlar. Hemân hakîr ol kadar kâfirin kesret [ü] vefretin görünce,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 84a ·
metinde göster ·
dedikleri yüksek depenin dibinde kara nahır gibi kara şapkalı ve kara saçlı küf …
"Elhamdü lillâh uğurdur, Osmânlı yüzü gördük. Ağa seni uğur okuduk. Hele dur, ma‘an bizimle çeteye ve poturaya gidelim. İşte bağdala hunkasında kâfirin katana yunakları bizi katlanır, durma gidelim" dediklerinde hakîr bağdala hunkası dedikleri yüksek depenin dibinde kara nahır gibi kara şapkalı ve kara saçlı küffâr çet-a-çet olmuş dururlar. Hikmet-i Hudâ bu hakîr ol tarafdan geldim. Kâfir hakîri görüp aslâ hareket etmemişler kim ihtimâldir kal‘a halkı duyar deyü hâmûş olup yatmışlar. Hemân hakîr ol kadar kâfirin kesret [ü] vefretin görünce,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 84a ·
metinde göster ·
… alallâh" deyüp kal‘adan yüz yüz elli adım kadar çıkdığımızda hemân kâfir mezkûr
hunka
depe ardından at depüp meydân-ı ma‘rekeye girüp at başı berâber çet-a-çet rikâb …
"Bismillâh niyyetü'l-gazâ, tevekkülen alallâh" deyüp kal‘adan yüz yüz elli adım kadar çıkdığımızda hemân kâfir mezkûr hunka depe ardından at depüp meydân-ı ma‘rekeye girüp at başı berâber çet-a-çet rikâb rikâba durdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 84a ·
metinde göster ·
Azeb kapusundan taşra ağaç köprü başında ziyâretgâh-ı şühedâlar
hunkası
. Niçe yüz bin şühedâ ve sulehâ-yı ümmetden kimesneler medfûndur. Himmetleri hâz …
Azeb kapusundan taşra ağaç köprü başında ziyâretgâh-ı şühedâlar hunkası. Niçe yüz bin şühedâ ve sulehâ-yı ümmetden kimesneler medfûndur. Himmetleri hâzır u nâzır ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 84b ·
metinde göster ·
… r eder. Hâlâ bu Salanta sahrâsında cemî‘i şühedâların cesed-i pâkleri iki yerde
hunka
yığılup ziyâretgâhdır.
Hikmet-i Hudâ sene (---) târîhinde Budin vezîri Nasûh Paşazâde Hüseyin Paşa bu Salanta kal‘ası altında Orta Macar ve Kurs Macarı ve Erdel Macarı ve Seykel Macarı ve Hayduşak Macarlarıyla ceng-i azîm edüp hikmet-i Bârî üçüncü günün cenginde Hüseyin Paşa Budin askeriyle ve gayri leşker ile münhedim olup yetmiş bin âdem şehâdet câmın nûş etdikde Hüseyin Paşa hemân ancak iç ağalarıyla kalup firâr eder. Hâlâ bu Salanta sahrâsında cemî‘i şühedâların cesed-i pâkleri iki yerde hunka yığılup ziyâretgâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 84b ·
metinde göster ·
… le re‘âyâ cem‘ olup eğer müselmânı ve eğer küffârı dağlar gibi yığup üzerlerine
hunka
toprak yığup İslâm askeri meyyitleri üzre 85a yeşil tahtadan bir sırık üzre b …
Ve bu kadar gâziyân-ı mücâhidân, mü’minân-ı ehl-i îmân şehîd oluncaya dek yüz bin iki yüz küffâr dendân-ı tîğ-ı insândan geçüp lâşe-i nâ-pâkleri yedi yerde yığılıdır, zîrâ bu serhadlerde kânûndur kim bir savaş-ı perhâş yerine cümle re‘âyâ cem‘ olup eğer müselmânı ve eğer küffârı dağlar gibi yığup üzerlerine hunka toprak yığup İslâm askeri meyyitleri üzre 85a yeşil tahtadan bir sırık üzre bayrak dikerler, küffâr leşleri hunkası üzre ağaçdan haçlar dikerler. Mü’min ve gayr-i mü’min mezâristânının alâmetleri budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 84b–85a ·
metinde göster ·
Ve bu kadar gâziyân-ı mücâhidân, mü’minân-ı ehl-i îmân şehîd oluncaya dek yüz bin iki yüz küffâr dendân-ı tîğ-ı insândan geçüp lâşe-i nâ-pâkleri yedi yerde yığılıdır, zîrâ bu serhadlerde kânûndur kim bir savaş-ı perhâş yerine cümle re‘âyâ cem‘ olup eğer müselmânı ve eğer küffârı dağlar gibi yığup üzerlerine hunka toprak yığup İslâm askeri meyyitleri üzre 85a yeşil tahtadan bir sırık üzre bayrak dikerler, küffâr leşleri hunkası üzre ağaçdan haçlar dikerler. Mü’min ve gayr-i mü’min mezâristânının alâmetleri budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 84b–85a ·
metinde göster ·