… ânesi ve bir câmi‘i ve gılâl anbârları ve su sarnıcı ve cebehânesi ve kırk aded
hurde şâhî
topları vardır. Bu kal‘a cümle şehre havâledir ve paşa kal‘asından âlîdir.
Der-eşkâl-i iki aded iç-kal‘a: Birbirlerinden bir ok menzili ba‘îddir. Biri cânib-i kıbleye yüksek kal‘a sene (---) târîhinde Çelebi Sultân Mehemmed binâsıdır. Şekl-i murabba‘ çâr-kûşe handaksız, yalın kat, iki kapulu ve handaksız bir topraklı püşte üzre vâki‘ olmuşdur. İşlek kapusu cânib-i kıbleye aşağı şehre mekşûfdur. Ve bir kapusu şarka Uğrın kapudur. Dâ’imâ mesdûddur. İçinde iki yüz neferât hânesi ve bir câmi‘i ve gılâl anbârları ve su sarnıcı ve cebehânesi ve kırk aded hurde şâhî topları vardır. Bu kal‘a cümle şehre havâledir ve paşa kal‘asından âlîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 74b ·
metinde göster ·
… bâle çıkup derûn-ı sûrda meks edüp ziyâfetler tenâvül olundu ve kal‘adan birkaç
hurde şâhî
toplar atıldı.
Der-beyân-ı eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Şuhoy: Bu kal‘ayı gördüğümüz mahalde hâkimi Muhammed Beğ nâm bir mîr-i benâm idi. Alây ile istikbâle çıkup derûn-ı sûrda meks edüp ziyâfetler tenâvül olundu ve kal‘adan birkaç hurde şâhî toplar atıldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 376a ·
metinde göster ·
… dizdârı ve iki yüz aded müsellâh neferâtları vardır. Cebehânesi ve yigirmi pâre
hurde şâhî
topları vardır. Bu kal‘a altında meks etdiğimiz sâ‘at Melek Paşa efendimiz bu k …
Taşrasında bir kat ağaçdan dolma palanka hisârı vardır. Akkirmân'dan Özü'ye ve Kırım diyârına giden, nehr-i Turla'yı bu Yanık kal‘ası'ndan geçer. Lâzımlı geçit olmağile dizdârı ve iki yüz aded müsellâh neferâtları vardır. Cebehânesi ve yigirmi pâre hurde şâhî topları vardır. Bu kal‘a altında meks etdiğimiz sâ‘at Melek Paşa efendimiz bu kal‘anın handakın fi'l-hâl cümle askere tathîr etdirüp derûn-ı kal‘aya elli aded dalyan tüfengler vakf eyleyüp teslîm-i dizdâr olup Akkirmân sicilline kayd olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 37a ·
metinde göster ·
Ammâ ertesi ale's-sabâh gördük kim kâfirin meterisleri üzre yetmiş yerde yetmiş aded gûnâ-gûn haçlı peykerler nümâyân olup her biri birer hatman u hotmana alâmetdir kim her hatman kolunda birer ikişer hurde şâhî toplar atılup cemî‘i küffâr bir ağızdan "Yajuj Yajuj" deyü çağırup aslâ tabıl çalmamışlar iken ertesi gün torompete ve dankiyo tulumların ve düdükleri ve nâkûs-ı erganonların çalup kara günlük râyihası cihânı mu‘attar edüp bildik ki {kâfirin} henüz imdâd-ı azîmleri gelüp topların atdıkça zerre kadar Özü kal‘asına zarar isâbet etmediğinden derûn-ı hisârda mahsûr olan guzât-ı muvahhidîn hamd edüp cümle paşalı sekbân [u] sarıca yiğitleri kırkar ve ellişer dirhem tüfengleri bir darbdan mazgal deliklerinden kotardıkça küffâr taşrada kurşumu yeyüp meterislerinden baş gösteremezlerdi, lâkin anların lağım hîlesinden havf edüp kal‘anın içinde dîvâr diplerinde lağım yerleri arayup kal‘a dîvârları üzre davullar koyup davullar üzre daru ve buğday döküp lağım hîlesi gözedirdik. Eğer küffâr kal‘a temelin kazup lağım ederse davullar üzre darılar kâfirin külüngi darbından sıçraşırlar. Hamd-i İlah eyle bir lağım hîlesi duyulmadı, ammâ gün be-gün kâfir kırıldıkça anlara nehr-i Özü ile imdâd ve zahîreleri gelmede, ammâ bize imdâd gelmeyüp zahîremiz tükenmede. Ve küffâr nehr-i Özü'den kal‘a içine giren su yolun bulup kesdi. Bi'z-zarûrî kuyulardan acı suları nûş {ederek} benî Âdem hayâtda olmağı ferâmûş edüp sekbân ve sarıcaların ve paşalıların atları acı su içmeden karın ağrısına uğrayup at sâhiblerinin başlarına cihân dâr-ı cahîm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 58a ·
metinde göster ·
topları var, ammâ iri muşkat tüfengleri çokdur. Ve kal‘asının kapusu dâ’imâ kap …
Beş altı kadar hurde şâhî topları var, ammâ iri muşkat tüfengleri çokdur. Ve kal‘asının kapusu dâ’imâ kapalı durup elli aded neferâtları her gece gelüp nevbet beklerler, zîrâ rûz-ı rûşende bu kal‘anın düşmandan havfi yokdur. Ve etrâfında imdâd gelecek benî Âdemleri çokdur ve her zamân bu kal‘a (bu kal‘a)nın karşusunda nehr-i Neretva aşırı Loboşka kâfirleri gelüp tulumlarla nehr-i Neretva'yı yüzüp beri tarafa geçerlerse kal‘adan toplar atılup etrâf [u] eknâfda olan nevâhî halkı haberdâr olup cümle pür-silâh gelüp kâfire bir şey aldırmazlar, gâyet serhad yerdir. Ne‘ûzübillâh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 161b ·
metinde göster ·
… iyle küffârdan kalan cümle sağîr ü kebîr toplardan evvelâ bin yüz pâre münakkaş
hurde şâhî
toplar ve küffârdan kalan kırık toplar cümle dörd yüz seksen aded meksûr toplar …
Evvelâ topçubaşı defteriyle küffârdan kalan cümle sağîr ü kebîr toplardan evvelâ bin yüz pâre münakkaş hurde şâhî toplar ve küffârdan kalan kırık toplar cümle dörd yüz seksen aded meksûr toplar kalmış kim bizim balyemez toplarımız bu küffâr toplarının ağzın ve burnun ve bellerin ve kolları ve kuyrukların eyle kırmış kim aslâ bir topu sağ yok idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 306a ·
metinde göster ·