… ser-bürehne ve bî-pîrehen Şeyh Bekkâr iki ellerin kitiflerine komış zengûle ve
hurde ve
türtelleri salınup zâhir olup asker-i İslâm içre "Ene câ‘e'l-Bağdâd!" diyerek u …
Şeyh Bekkâr Uryân: Şeyh Bekkâr cânib-i şarkdan berü pâ-bürehne ve ser-bürehne ve bî-pîrehen Şeyh Bekkâr iki ellerin kitiflerine komış zengûle ve hurde ve türtelleri salınup zâhir olup asker-i İslâm içre "Ene câ‘e'l-Bağdâd!" diyerek ubûr ederken Akkâmbaşı Halîl Ağa, gâyet sulehâ-yı ümmetden kimesne idi. Ol eyitdi: "Yâ Şeyh Bekkâr! Eyne hedâ-yı Bağdâd?" deyince hemân Şeyh Bekkâr'ın iki elleri omuzunda iken "Bismillah" deyüp sağ eliyle omuzundan bir salkım Bağdâd'ın hıstâvî hurması kim henüz Bağdâd'ın Rûm nahiye şehrinden kopmuş gibi kırk batman-ı Osmânî gelir bir salkım hıstâvîyi akkâmbaşının eline verüp "Hazâ temme'l-Bağdâd" deyüp Şeyh Bekkâr sehel gidüp gülerek Murtezâ Paşa'nın yanına gelüp tebessüm ederek "Yâ Murtezâ! Rûh ile'r-Rûm ba‘dehû râh ile'l-Kostantiniyye ve râh Arzırûm, râh ilâ (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) râh ile'l-Bağdâd ve râh ilâ bilâdi'l-Ekrâd, mâte min muhabbetillah, eş-şehîd fî kılâ‘ı'd-Dühük" deyüp bu gûne rumûz [u] künûz kelimâtlar edüp Şeyh Bekkâr'ın bu kelâm-ı rumûzundan bir ferd-i âferîde haberdâr olmayup Şeyh Bekkâr Şâm'a doğru teveccüh edüp ân-ı vâhidde zıll-ı zâ’il gibi gâ’ib oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 50a ·
metinde göster ·
… lkı cümle balıkçılar ve bâğbânlardır 341a kim ıstafilya dedikleri çekirdeksiz
hurde ve
siyâh kuş üzümü bunda hâsıl olup kurusun gemilerle Dib Frengistân'a götürürler.
Halkı cümle balıkçılar ve bâğbânlardır 341a kim ıstafilya dedikleri çekirdeksiz hurde ve siyâh kuş üzümü bunda hâsıl olup kurusun gemilerle Dib Frengistân'a götürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 340b–341a ·
metinde göster ·
… bir küçük depe-misâl yığındır. Berrde ve bahirde Cenâb-ı Bârî ne kadar gûnâ-gûn
hurde ve
mücellâ taş halk etdi ise anda mevcûddur. Bu diyâr kavminin zu‘mu oldur ki bu e …
Elbis Çakılı demek ile ma‘rûf bir küçük depe-misâl yığındır. Berrde ve bahirde Cenâb-ı Bârî ne kadar gûnâ-gûn hurde ve mücellâ taş halk etdi ise anda mevcûddur. Bu diyâr kavminin zu‘mu oldur ki bu elvân hurde taşları şeytânlar yığmış olalar. Ve hakîkatü'l-hâl bu yığılan taşlar kâr-ı insâna müşâbeheti yokdur. Bu mahalden bir sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y143a ·
metinde göster ·
… içre vardıkda mezkûr Hazret-i şeyh Bekkâr iki ellerin kitiflerine koyup uryânen
hurde ve
türtüllerin sallayarak dal yarak olup gelir.
"Sensiz bize dirlik yokdur. Elbette bu cem‘iyetimiz perîşân etme, bilece olun" deyü ricâ edüp hâh-nâ-hâh on bir yârân-ı zarîfân piyâdegân reftâr ederek Sinâniyye çârsûsu izdihâmı içre vardıkda mezkûr Hazret-i şeyh Bekkâr iki ellerin kitiflerine koyup uryânen hurde ve türtüllerin sallayarak dal yarak olup gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y249b ·
metinde göster ·
… . Kapukulu kethudâsı Ahmed Ağa ve şâm başçavuşu Hasan Ağa paşaya birer peştemâl
hurde ve
münakkaş balıklar getirdiler. Paşa su’âl edüp,
Hikmet-i Hudâ bu mahalde ne deryâ var ve ne de buhayre var. Kapukulu kethudâsı Ahmed Ağa ve şâm başçavuşu Hasan Ağa paşaya birer peştemâl hurde ve münakkaş balıklar getirdiler. Paşa su’âl edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y275a ·
metinde göster ·