… im sûre-i Bakara'da âye[t]: Arapça nassı üzre mihrâb ve minberler olup ibtidâ
hutbe-i
şerîfi Hünkâr imâmı olan Ebussu‘ûd Efendi telâmîzi Nûrullâh Efendi tilâvet edüp …
Ve cemî‘i putları ve nâkûs ve erganon ve torompete nâm Deccâl sazların ve cümle salîbe ve çelipa ve esnâm-ı haşeblerin pâre pâre edüp kerâhet-i bed-âyîn ve kıssîs [ü] ruhbândan cümle düyûrları tathîr edüp mihrâb-ı münhariflerin Mekke-i Mükerreme'ye doğru etdiler kim sûre-i Bakara'da âye[t]: Arapça nassı üzre mihrâb ve minberler olup ibtidâ hutbe-i şerîfi Hünkâr imâmı olan Ebussu‘ûd Efendi telâmîzi Nûrullâh Efendi tilâvet edüp teberrüken imâmeti ol asırda kadıasker olan Ebussu‘ûd Efendi Hünkâr câmi‘i ki hâlâ ana Fethiyye câmi‘i derler, anda imâmet eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 77b ·
metinde göster ·
Andan aşağı câmi‘de nev-binâ mahfilimize urûc edüp devr-i şerîfe başlayup ba‘dehu hakîr devr-i şerîfi itmâmdan sonra ba‘de't-tarziye ve tasliye hatîb-i necîb belîğu'l-ayân ve'l-beyân elinde bir şemşîr-i âteş-tâb-ı uryân ile meşîh-vâr minber-i hûb-manzara urûc edüp seccâde-i Resûlullâh üzre karâr-dâde olup bu hakîr cümle tarîk-i Bilâliyân, ya‘nî zümre-i mü’ezzinânlar ile kıyâma gelüp yekgâh ve dügâh ve segâh ve çârgâh ve pençgâh-ı Muhammedî makâmlarında gûnâ-gûn şu‘abât ve terkîbâtlarda tahrîrât ederek Dâvûdî hoş-elhânlar ile kavl-i Edvâr kitâbı üzre rehâ buldurup 121b gülbâng-ı Muhammedîye müselsel âğâzeler edüp ezân-ı Muhammedî tamâm oldukda cümle cemâ‘at ve dükeli guzât-ı müslimîn ve a‘yân-ı kibâr u sığâr ve muvahhidîn âsûde-hâl oturup hutbe-i şerîfi gûş-ı hûşlarıyla istimâ‘ etmeğe sâmi‘înden olup andan imâm-ı âdil hutbeye bed' edüp ibtidâ hamd-i Hâlık-ı Bîçûn ve ba‘dehu Resûlü's-sakaleyn içün tasliye ve Çâryâr-ı bâ-safâlar içün tarziyelerden sonra nâm-ı hümâyûn-ı pâdişâh-ı zıllullâh hâdimü'l-Haremeyni'ş-şerîfeyn-i cem-cenâbın sefer-i meserretin yâd eyledikde cemî‘i guzât-ı müslimînin mürde dilleri şâd olup hayr du‘âda iken cümle cüyûş-ı muvahhidîn kâffe-i ümem, ki cemâ‘at-i kesîre idi, bu gürûh-ı müslimînin hadd [ü] hasrın Hudâ-yı Müte‘âl bilir kim bu câmi‘ derûnu değil bu evvel cum‘ada kal‘anın şâhrâhları ve der [ü] dîvârları ve sakafları üzre cemâ‘at-i kesîre hınc-â-hınç olup hisâbdan bîrûn idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 121a–121b ·
metinde göster ·
Çünki Selîm Hân-ı Sânî müstakil pâdişâh olup yedi gün yedi gece donanmalar olup cemî‘i diyâra tecdîd-i sikke ve hutbe emirleriyle her diyâra birer ser-bevvâbân-ı dergâh-ı âlîler gidüp ibtidâ Belgrad'da Süleymân Hân câmi‘inde Selîm Hân nâmına hutbe-i şehinşâhı Hâmid Efendi okuyup ba‘de salâti'l-Cum‘a Belgrad kal‘asından tâ vakt-i gurûba varınca bin pâre toplar atılup şâdumânlar olur. Ertesi gün cemî‘i kâfiristân krallarına,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 175b ·
metinde göster ·
cum‘a edâ olunur câmi‘lerdir, ammâ cümleden cemâ‘at-i kesîreye mâlik câmi‘-i se …
Ve cümle yigirmi dörd mihrâbdır ve (---) hutbe-i cum‘a edâ olunur câmi‘lerdir, ammâ cümleden cemâ‘at-i kesîreye mâlik câmi‘-i selâtîn-i selef Sultân Yıldırım Bâyezîd Hân câmi‘i, kâr-ı kadîmdir. Ve gerçi kiremitlidir, ammâ gâyet musanna‘ câmi‘dir. Ve hareminde bir âbdest havuzu vardır. Ve medrese dahi Yıldırım Hân'ındır. Ders-i âmmı ve talebeleri vardır. Beyne'l-ulemâ memdûh merâtib medreselerdendir. Bu câmi‘ tâ şehrin ayne'l-fi‘linde vâki‘ olup şehrin âb-ı rûyi olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y26a ·
metinde göster ·
cum‘a kırâ’at olunur cevâmi‘âtlar bunlardır, mâ‘adâsı mesâcidlerdir. Ve cümle m …
Ve bu şehir içre mükellef hutbe-i cum‘a kırâ’at olunur cevâmi‘âtlar bunlardır, mâ‘adâsı mesâcidlerdir. Ve cümle mesâcidlerden eşbehi çârşû içre cemâ‘at-i kesîreli ve fevkânî Hâce-i Mîr mescidi kapusu üzre târîhi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y81b ·
metinde göster ·
kitâbında zât-ı sıfât-ı Rabbü'l-âlemîn'in Y 246a vahdâniyyetinden ve kevn [ü] …
Ve Sultân Nûreddîn eş-şehîd asrından berü millet-i Mesîhiyye'den kavm-i Ya‘kûbî Hedâye nâmıyla müsemmâ bir hekîmbaşısı var, gûyâ Eflâtûn veya Bokrât veya Câlinûs ve Sokrât'dır, Q 104a cemî‘-i ulûm-ı şettâya mâlikdir. Ve gâyet hüsn-i hattı var. Hattâ sene 1058 târîhinde şâm'a vardığımız esnâda Devâ-yı Rûh nâmıyla ilm-i tıbba müte‘allik bir kitâb te’lîf edüp bir hüsn-i hatt-ı ta‘lîk ile tahrîr ederdi kim asrımızda değme fuzalâ te’lîfine kâdir olmayup hattâtlar terkîmine kâdir değillerdi. İbtidâ hutbe-i kitâbında zât-ı sıfât-ı Rabbü'l-âlemîn'in Y 246a vahdâniyyetinden ve kevn [ü] mekânın lâfz-ı kün ile hilkatinden bed’ edüp kavâ‘id-i musannifîn üzre âlimâne bir kitâb etmişdir kim hakkâ ki devâ-yı rûh-ı pür-futûh deseler sezâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y245b–Y246a ·
metinde göster ·
Ve külfesi içün iki yüz erdep gılâl sadaka olunmuşdur. Ancak hasbî mollâ-yı şer‘-i Resûl-i mübîndir. Lâkin bî-hâsıl ve mesâfe-i ba‘îde mevleviyyet olduğu ecilden hâlâ Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ kânûn etdi kim hutbe-i Arafât'ı kırâ’at edüp yetmiş seksen tevâbi‘iyle ma‘zûlen Âsitâne-i sa‘âdete gelüp mukâbelesinde İslâmbol mollâsı ola. Hâlâ kânûn olup Mekke mevleviyyetine Mısır mevleviyyetinden pâye edüp fermân-ı şehriyârîler böyle sâdır olunca Mekke mevleviyyetine i‘tibâr etmeğe başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y333a ·
metinde göster ·
Âl-i Osmân tilâvet etdirüp mezkûr kal‘aları Hind pâdişâhına hibe edüp bu kadar …
"El-emrü emrüküm" deyü sikke ve hutbe-i Âl-i Osmân tilâvet etdirüp mezkûr kal‘aları Hind pâdişâhına hibe edüp bu kadar mâl-ı firâvân ile Hindustân'dan mansûr [u] muzaffer avdet edüp diyâr-ı Yemen'de dahi yedi aded bender iskeleleri feth edüp andan bender-i Cidde'ye donanma-i hümâyûn ile ve feth olunan küffâr gemileri ile ve bî-hadd [ü] bî-kıyâs mâl-ı firâvân ile Cidde'ye gelüp andan Mekke-i mükerremeye Süleymân Paşa gelüp hacc-ı şerîf edüp bâlâda zikri sebkat eden kırk bir pâre tuç topları hâzır cebehâne bulunmak maslahatıyçün Beyt-i şerîfin cânib-i erba‘asına ziynet içün ale't-tertîb dizmişlerdir. Yohsa anlar berâ-yı maslahat dizilmiş amûdlar değildir. Kuzu Alî Ağa merhûm eyle buyurmuşlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y345a ·
metinde göster ·
Ve Selîm Hân İskenderiyye'den gelüp cümle ulemâ-yı Mısır'ın izniyle Selîm Hân cümle ehl-i dîvân ile Eski Mısır'da câmi‘-i Amr ibnü'l-Âs'da cum‘a namâzın kılup iki kerre yüz bin âdem cem‘ oldu. Zîrâ ol gün Ebussu‘ûd-ı Cârihî ve Merzûk-ı Kifâfî hazretleri hâzır idiler. Anların izn-i şerîfleri ile Ebü'l-alâ hazretleri hutbe-i şerîfi tilâvet edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y56b ·
metinde göster ·
… arâ hâneleri var. Ve cümle yigirmi bir mahalle ve yetmiş yedi mihrâb ve on dörd
hutbe-i
selâtîn-i mâzî ve gayrı câmi‘-i mâzî vü râzî cevâmi‘leri vardır. Cümleden şehri …
Ve şarkdan garba bu şehrin tûlu kâmil üç bin adımdır. Ve cümle beş bin beş yüz toprak örtülü kat-ender-kat mükellef ü müzeyyen ve ma‘mûr hânedânlar ve gayrı fukarâ hâneleri var. Ve cümle yigirmi bir mahalle ve yetmiş yedi mihrâb ve on dörd hutbe-i selâtîn-i mâzî ve gayrı câmi‘-i mâzî vü râzî cevâmi‘leri vardır. Cümleden şehrin cânib-i şarkîsindeki Menyel mahallesinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y305b ·
metinde göster ·