Ol asırda Bursa'da Ulu Câmi‘'i ve Edirne'de Eski Câmi‘i Yıldırım Hân
içün binâ
eden Mi‘mâr Alî Neccâr hayâtda olmağile fi'l-hâl Ebü'l-feth Kostantîn'e dostluğ …
Ol asırda Bursa'da Ulu Câmi‘'i ve Edirne'de Eski Câmi‘i Yıldırım Hân içün binâ eden Mi‘mâr Alî Neccâr hayâtda olmağile fi'l-hâl Ebü'l-feth Kostantîn'e dostluğa binâen sûret-i mahabbetden görünüp Ayasofya'nın ta‘mîr [ü] termîmiyçün Koca Mi‘mâr Alî'yi Tekur'a gönderüp kıral gâyet haz edüp Ayasofya'nın cânib-i erba‘asına azîm pâyeler inşâ etdi kim her biri birer sedd-i Kahkahâ ve sedd-i Ye’cûc-misâl sedd-i bî-sütûnlardır. Hâlâ Ayasofya câmi‘inin etrâfında ol pâyeler zâhir ü bâhir olup Ayasofya anlar ile metânet bulmuşdur. Ammâ Ayasofya'nın sağ tarafındaki Sarıkcılar dükkânları mâbeyninde olan pâyenin içini Mi‘mâr Alî iki yüz kademe minâre yolu gibi yol eyledikde kıral-ı dâl,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 36a ·
metinde göster ·
… -i ra‘nâ mekteb-i sıbyân-ı fukarâ ve hâs u âmm nâ-resîde tıflân-ı ebced-hânları
içün binâ
olunmuş bir dârü't-ta‘lîm-i Kur‘ândır kim cümle eytâma cânib-i vakfdan rûz-merr …
Cümle (---) aded mektebdir. Evvelâ Orta Hisâr'da Mekteb-i Ebü'l-feth Gâzî ve Mekteb-i Yeni Câmi‘ Şeyh Ricâlî hazretleri mu‘allim-i sıbyân [ve] sâhib-i feyz bir nûrânî azîzdir kim bunlardan bir kerre "Bismillah" diyen ma‘sûm-ı pâk elbette feyz-yâb olup âlim ve fâzıl olması mukarrerdir. Ve Mekteb-i mükellef-i Hâtûniyye: Câmi‘in cânib-i garbîsinde kârgîr binâ ve kubbe-i ra‘nâ mekteb-i sıbyân-ı fukarâ ve hâs u âmm nâ-resîde tıflân-ı ebced-hânları içün binâ olunmuş bir dârü't-ta‘lîm-i Kur‘ândır kim cümle eytâma cânib-i vakfdan rûz-merreteyn ta‘âmları ve îd-ı şerîfde libâsları ve arakıyye ve serâvîl kamîsları ve surre ve atıyyeleri dâ’imdir. Bu dârü't-ta‘lîmin itmâmına târîhdir "fe-temmet" [920] lafzı kapusu üzre tahrîr olunmuşdur. ve Mekteb-i İskender Paşa: (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) . Meşhûr mektebler bunlardır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 251b ·
metinde göster ·
… açılan kapunın kurbunda (---)(---) hammâmdır kim biri nisvân-ı sâhib-isyânlar
içün binâ
olunmuşdur. Ve hammâm-ı (---) bir dilküşâ hammâm-ı rûşenâdır. İç Kulle ta‘bîr e …
Evvelâ Orta Hisâr'da iki hammâm-ı latîf vardır. Biri kal‘a dîvârının Aşağı Hisâr'a açılan kapunın kurbunda (---)(---) hammâmdır kim biri nisvân-ı sâhib-isyânlar içün binâ olunmuşdur. Ve hammâm-ı (---) bir dilküşâ hammâm-ı rûşenâdır. İç Kulle ta‘bîr etdikleri kal‘anın şimâlî tarafındaki dîvâra karîb Kulle Hammâmı derler. Bunun dahi âb [u] hevâsı latîfdir ammâ yektâ hammâmdır. Ve kâfirden kalmış hammâmdır derler. Ve İmâret Hammâmı, Hâtûniyye binâsıdır ve Hâtûniyye Câmi‘i kurbunda ve Aşağı Hisâr Hammâmı yektâ hammâm-ı latîfdir. Ve İskender Paşa Hammâmı çiftedir ve gâyet müferrahdır. Ve Kâfir hammâmı: Mahalle-i Yeni Cum‘a ile Gavur meydânı mâbeyninde bir hammâm-ı hoş-hevâdır. Ve Tekfur Sarâyı Hammâmı: Bu dahi âb [u] hevâsı mu‘tedil hammâm-ı pâkdir. Bu zikr olunan yedi adet hâs u âm hammâmlardan mâ‘adâ şehr-i Tarabefzûn içre ikiyüz kırk beş sarây-ı hammâm-ı hâs var kim Sicil'de mestûrdur. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 251b ·
metinde göster ·
edüp etrâfına ve derûn-ı kal‘aya on iki bin cirid atlı Kara zengi Arab askeri k …
Evsâf-ı kal‘a-i Karalar: Sene (---) târîhinde (---)(---) binâsıdır. Bu çölü Urbân-ı uryân aşkıyâsından halâs içün binâ edüp etrâfına ve derûn-ı kal‘aya on iki bin cirid atlı Kara zengi Arab askeri koyup rûh-ı Şâm emîn olduğiyçün Karalar kal‘ası derler. Ammâ kal‘ası bu çölistân içre bir yalçın kara kayalar üzre şekl-i muhammes seng-binâ bir kal‘a-i bâlâdır. Ammâ mürûr-ı eyyâm ile câ-be-câ yerleri münhedim olup içinde benî Âdem'den nâm [u] nişân yokdur. Selîm Hân Mısır'a giderken sene 922 târîhinde feth edüp ba‘dehû zulm [ü] ta‘addîden harâb olmuşdur. Andan yine cânib-i şimâle (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 50a ·
metinde göster ·
etmişdir, ammâ mürûr-ı eyyâm ile sehel câ-be-câ münhedim olup dizdârı ve neferâ …
Sivas eyâleti hâkinde Türkmân ağası hükmünde yüz elli akçe şerîf kazâdır. Kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve subaşısı vardır. Müftîsi ve nakîbi ve ulemâsı vardır. Kal‘ası bir yalçın taşlık yerde bir püşte-i alî üzre şekl-i murabba Hazret-i Ömer evlâdı fâtih-i Malâtiyye (---) binâsıdır. Vilâyet-i Ermen'i kabza-i teshîre almak içün binâ etmişdir, ammâ mürûr-ı eyyâm ile sehel câ-be-câ münhedim olup dizdârı ve neferâtları yokdur. Şehr-i Karadoruk hâkinde nehr-i (---) kenarında bin aded tahtânî ve fevkânî taş ve kerpiç ile mebnî cîr ü turâb ile mestûr bâğlı ve bâğçeli ve yedi mihrâbı ve hân u hammâmlı ve çârsû-yı bâzârı müzeyyen bir şehr-i ma‘mûr kenar-ı derede Darende şehridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 73a ·
metinde göster ·
… ktidârları 152b yokdur. Ve eyle kelâmullah-ı kebîrdir kim bu kürsî ancak anın
içün binâ
olunmuşdur.
Bu kıble kapusundan tâ mihrâba varınca derûn-ı câmi‘ tûlen yüz kademdir. Ve arzen iki yüz elli ayakdır. Ve cümle amelî (---) aded amûd-ı sitte üzre beş aded kubbe-i nîl-gûn-ı ibret-nümûnlardır kim her biri kubbe-i eflâkden nişân verir. Bu beş aded kubbe-i acîbe ve garîbenin derûnuna üstâd-ı nakkaş niçe bin elvân la‘lî ve siylû ve lacüverd ve semâyî ve sebz-gûn ve asfer-gûn boyalar ile eyle nakş-ı bukalemûn-ı ibret-nümûn etmiş kim im‘ân-nazar ile temâşâ eder ma‘ârif-şinâs engüşt-ber-dehen edüp vâlih [ü] hayrân dem-beste ve ser-gerdân olur. Gûyâ bu beş aded kubbe-i azîmlerin nakşını Nakkâş-ı ezel yed-i kudret ile resm etmişdir. Behzâd ve Mânî bir ser-i mû kilk-i cevâhir-i nisârın çekmede âcizlerdir. Erbâb-ı ma‘ârife nihân u pinhân değildir. Ve bu genc-i kubbe içre olan nakş-ı ibret-nümâlar bir kubbede olan boyalar ve bir kubbede olan keyfiyyet-i tarh-ı mersûmlar bir kubbe-i nîl-gûnda yokdur. Ve bu kıbâb-ı ibret-nümâlar pes-pâye olmağıla gâyetü'l-gâye {latîf} seyr olunur. Ve mihrâb [u] minberinde envâ‘-ı gûn fusûs-ı mukavvim mahkûk gûnâ-gûn-ı ibret-nümûn ruhâm-ı ma‘kûk-ı ile ma‘kûd kılınmışdır. Ve mehâfil-i mü’ezzinân-ı eczâhân kürsîleri köşe be-köşe umk-ı mencûklar ile ve beyâz ve siyâh, ahmer-gûn ve gayri gûnâ-gûn ahcâr-ı zî-kıymetler ile ârâste ve seng-i aynu'l-hûr ve aynu'l-hirre mânendi hurda taşlar ile münakkaş-ı pîrâste olmuş makâm-ı meşâyihân-ı hümâm kürsîleridir. Ve bu câmi‘in sol tarafında olan kürsî üzre bir kelâm-ı kadîm vardır. Zamânemiz hattâtları ol gûne kalem-i kelâm-ı kudreti yazmağa iktidârları 152b yokdur. Ve eyle kelâmullah-ı kebîrdir kim bu kürsî ancak anın içün binâ olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 152a–152b ·
metinde göster ·
etmemiş idi. Muhibb-i Celâleddîn-i Rûmî, ya‘nî muhibb-i Hazret-i Monla Hünkâr o …
Ahsen-i mesâcid, derler. Mâ-tekaddem câmi‘ olmak içün binâ etmemiş idi. Muhibb-i Celâleddîn-i Rûmî, ya‘nî muhibb-i Hazret-i Monla Hünkâr olmak ile bu âsitâneyi iki kubbeli bir Mevlevîhâne etmişdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 153a ·
metinde göster ·
… âsitâneyi gürbüz ü tüvânâ ve zorâver ü dilâver [ü] server-i hünerver fetâ erler
içün binâ
etmişdir. Ammâ hakkâ ki asker-i İslâm'a revnak vermişdir. Hâlâ bunda olan Rûmel …
Tekye-i Küşte-gîrân ya‘nî Güreşçiyân: Âsitâne-i Seyyîd Cemâleddîn Sultân: Ba‘de'l-feth Gâzî Hudâvendigâr İslâm-ı cüyûş revnak bulsun içün bu âsitâneyi gürbüz ü tüvânâ ve zorâver ü dilâver [ü] server-i hünerver fetâ erler içün binâ etmişdir. Ammâ hakkâ ki asker-i İslâm'a revnak vermişdir. Hâlâ bunda olan Rûmeli dilâverleri cem‘ olup haftada bir kerre rûz-ı cum‘ada cem‘ olup yetmiş seksen çift yağa müstağrak olmuş selefin sâhib- 158b -kırânları gibi Rüstem-akrân şecî‘ ü tüvânâ pehlivânân birbirleriyle musâfaha edüp dest-bûsdan sonra kepiş-misâl baş dokuşup gülbâng-ı Muhammedî çekilüp meydân-ı muhabbetde küştegirlik etdiklerinde âdem vâlih [ü] hayrân ve dem-beste ser-gerdân olur. Hakkâ ki pîr-i perverleri olan Hazret-i Mahmûd-ı Püryâr [vü] velînün rûh-ı şerîfin yâd edüp cümle guzât-ı müslimîni râh-ı gazâya tergîb ederler. {Bu tekye} zemîni seng-i siyâh-vâr yağ ile mülemmâ‘ bir meydân-ı arbededir. Ehil olmayan âdemler ol âsitâneye kadem bassa yağ üstinde tepesi üzre gelüp kendi kendüye yenilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 158a–158b ·
metinde göster ·
… Acem eyle tahrîr ü terşîd eylemişler kim, "Bu kal‘a hemân bir kasr-ı azîm olmak
içün binâ
olunup on iki tabaka imiş kim beş menzil yerde Kabr-i Hazret-i Alî nümâyân olma …
Sene (---) târîhinde zamân-ı Pervîz Şâh'da âbâdân olmuş bir belde-i mu‘azzam idi. Niçe mülûkdan mülûka harâmîlik ile alınup kalmak ile kal‘a-i Lusûs ya‘nî Harâmî kal‘ası derler. Ammâ aslında ismi Pervîz-âbâd kal‘asıdır. Timur Hân harâb etmezden mukaddem bu kal‘a evsâfın müverrihân-ı Acem eyle tahrîr ü terşîd eylemişler kim, "Bu kal‘a hemân bir kasr-ı azîm olmak içün binâ olunup on iki tabaka imiş kim beş menzil yerde Kabr-i Hazret-i Alî nümâyân olmak içün eyle âlî binâ olunmuş ve cümle tabakâtında on iki bin revzenleri var idi." deyü tahrîr etmişlerdir. Hâlâ eser-i binâları âşikârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 317a ·
metinde göster ·
olunmuş bir küçük kal‘a imiş. Âb [u] havâsının letâfetinden ve hâk-i pâk-i ambe …
Tâ İskender-i Kübrâ zamânında karavulhâne içün binâ olunmuş bir küçük kal‘a imiş. Âb [u] havâsının letâfetinden ve hâk-i pâk-i amber-nâki mahsûldâr olduğundan kavm-i Hırvad ve Islovin ve Dodoşka kavimleri sengistân yerlerden firâr edüp bu mezra‘aları hûb ve hâk-i pâki mergûb bu vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-eş‘âr olan zemînde tavattun edüp tenâsül bularak bu cây-ı mu‘teberi amâr edüp şehr-i mu‘azzam olur. Ba‘dehû sene 944 târîhinde bu şehr-i ma‘mûr içün Âl-i Osmân tama‘a düşüp sene-i mezbûrede Gâzî Hüsrev Paşa bu şehrin etrâfların feth ederek etrâf-ı şehr-i Dirniş'i şemşîr-i nîş ile harâb ve hânelerin yebâb mesken-i bûm u gurâb ederek bu şehr-i Dirniş'e bir iş oldu kim kaht [u] galâdan işleri teşvîş oldu. Âhirü'l-emr derûn-ı hisârda mütehassın olan küffâr krallarına başları dûd ve her bâr cümle kapuları mesdûd olup bir vech ile derûn-ı kal‘ada bir ân ârâma imkân olmaduğın kral-ı dâll-ı bed-fi‘âllerine bildirüp ol ân kral-ı bî-îmân kırk bin asker-i be-nâm bed-fercâm ile şehr-i Dirniş'e gelüp imdâd eder. Hersek sancağında Ahmed Paşa bu işden haberdâr olup Gâzî Hüsrev Beğ'e ve Malkoç Beğ'e ve Murâd Beğ'e ve Bektaş Beğ'e ve İzvornik Beği Pılak Beğ'e ve bunun emsâli niçe ümerâlara ve serhad gâzîlerinin bahâdırân-ı dilâverân şahbâzlarına haber gönderüp otuz üç bin güzîde "Benem, diğer nîst!" diyen yarar ve bahâdır ve akrânları nâdir yiğitler ile ılkarup bir gece vakt-i şâfi‘îde kal‘a-i Dirniş altında mest ü harâbât evkâr-ı bî-kâr yatırlarken cümle gâzîler şeb-revânî esbâblarıyla kâfire şebhûn edüp kâfire bir tîğ-i Ahmedî eyle ururlar kim kâfir kellelerin[den] cereyân eden hûn-ı insân kelleyi kelle üstüne yuvarlayup gider. Bakıyyetü's-seyf olan küffârlar firâr edüp dağlara ve gârlara girir. Bu cengde bile mevcûd olan yüz kırk dokuz yaşında bir pîr-i fânîden bu hakîr bu cengin evsâfın istimâ‘ etdikde anlar buyururlar ki,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 147a ·
metinde göster ·
Lisân-ı Latince (---)(---)(---) demekdir. Bânîsi Hırvad hersekleri ve segleri cây-ı amân içün binâ edüp âhir dest-i İslâm'dan amân bulmayup sene 945 târîhinde Yahyâ Paşazâde, Hüsrev Paşa i‘ânetiyle ceng-i azîm edüp dest-i Hırvat'dan bu kal‘ayı feth edüp içine müstevfâ asker ve cebehâne-i mükemmel koyup asâkir-i İslâm ile amâr etdiler. Hâlâ Çernik sancağına tâbi‘ voyvadalıkdır. Kapudanı ve üç yüz mükemmel pür-silâh gâzî neferâtları var, zîrâ gâyetü'l-gâye intihâ-i serhadd-i bî-amân yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 157b ·
metinde göster ·
olunan kasr-ı İremlerdir kim her birinin kubâblarında birer altun top olduğıyçü …
Yedi kral içün binâ olunan kasr-ı İremlerdir kim her birinin kubâblarında birer altun top olduğıyçün Kızılelma Sarâyı denildiği bâlâda endek mastûrdur, ammâ Ungurus krallarına mahsûs olmak içün kırk ayak taş nerdübân ile urûc olunur bir kasr-ı serâmedi var kim evc-i semâya ser çekmiş bir ser-bülend kasr-ı bî-mânendi var kim dillerde dâstândır. Üstâd mühendis-i bennâ var makdûrun sarf edüp bu kasrı bir tarz-ı acîb ü garîbe üzre tarh etmiş kim şekl-i müsemmeninden dahi aslâ bu kasr içre oturanlara âfitâb-ı âlem-tâb te’sîr etmez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 82a ·
metinde göster ·
… er bu dîvârı selefde Maskov kralları Kalmık memleketlerin harâb u yebâb etmesin
içün binâ
etmiş. Kâmil üç aylık yol bu dîvârı sedd etmiş. "Nihâyeti tâ Bahr-i Harez’e var …
"Büyük Heyhât sahrâsı arz-ı hâliyedir, andan ubûr edelim" deyüp yolumuz garba iken yedi gün şark cânibine gidüp bir dîvâr-ı tavîl-i azîme râst gelinüp kaddi evce ser çekmiş ve birer top menzili yerlerde birer dâne kulle-i azîmleri var, ammâ kulleleri içlerinde âdem ve âdemî-zâtdan eser yok. Meğer bu dîvârı selefde Maskov kralları Kalmık memleketlerin harâb u yebâb etmesin içün binâ etmiş. Kâmil üç aylık yol bu dîvârı sedd etmiş. "Nihâyeti tâ Bahr-i Harez’e varır" deyü yine Maskov esîrleri haber verdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 115b ·
metinde göster ·
… mle bir hândır. Ve cümle bir kesîf hammâmdır kim bir şeyh-i azîz kendüsü girmek
içün binâ
etmiş ancak bir iki âdem sığar hammâmcıkdır.
Ve bu kal‘a kapusu önü bir azîm meydândır kim cânib-i erba‘asında cümle altmış aded müfîd [ü] muhtasar dükkânlardır. Ve cümle bir hândır. Ve cümle bir kesîf hammâmdır kim bir şeyh-i azîz kendüsü girmek içün binâ etmiş ancak bir iki âdem sığar hammâmcıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 145b ·
metinde göster ·
… an ulu pâdişâh olup Hazret-i Süleymân'ın bu Kavala kal‘ası zemîninde Belkîs Ana
içün binâ
etdiği maksûre yerine bu Kavala kal‘asın Feylekos binâ edüp hükûmetin Kavala nâ …
Hazret-i Süleymân Nebî evlâdı Hazret-i Melik Rac‘îm asrında bu kal‘ayı Feylekos-ı hakîm binâ etdi kim beşinci âbâda nesebi Hazret-i Süleymân'a müntehîdir. Ba‘zı Yûnâniyân müverrihleri bu Feylekos, Süleymân Nebî oğlu Melik Rac‘îm oğlu Feylekos'dur, derler. Rûm-ı Yûnâniyân pâdişâhlarından ulu pâdişâh olup Hazret-i Süleymân'ın bu Kavala kal‘ası zemîninde Belkîs Ana içün binâ etdiği maksûre yerine bu Kavala kal‘asın Feylekos binâ edüp hükûmetin Kavala nâm bir oğluna verüp amâr etdiğiyçün anın ismiyle müsemmâ olup Rûm tevârîhlerinde bile Kavala derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 215b ·
metinde göster ·
… dilküşâ hammâmdır. Andan Eski hammâm, çifte hammâm-ı azîmdir kim biri avretler
içün binâ
olunmuşdur. Andan Kâbil Ağa hammâmı, müferrihdir. Andan (---) hammâmı, bu dahi …
Der-medh-i hammâm-ı râhat-ı cân: Cümle beş aded hammâm-ı hâss u âmmdır. Cümleden biri Bayrak câmi‘i kurbunda kurşum kubâblı Pîrî Paşa hammâmı, gâyet müferrih [ve] dilküşâ hammâmdır. Andan Eski hammâm, çifte hammâm-ı azîmdir kim biri avretler içün binâ olunmuşdur. Andan Kâbil Ağa hammâmı, müferrihdir. Andan (---) hammâmı, bu dahi âb [u] hevâsı ve binâsı latîf hammâm-ı rûşenâdır. Gerçi bu şehr-i azîme göre bu zikr olunan beş aded hammâmlar azdır, ammâ 236b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 236a–236b ·
metinde göster ·
… zârı ve hammâmı ve imâreti ve câmi‘den bir isr-i âsâr yokdur. Ancak bâzergânlar
içün binâ
olunmuş mihmânsarâylar ve leb-i deryâda niçe mehâzinleri cümle taşdan kârgîr bi …
Leb-i deryâ-yı 351b körfezde meşhûr-ı âfâk bir Sayada benderidir kim Rûm'da ve Arab u Acem ve Frengistân mellâhânları içre ma‘rûf iskeledir, ammâ çârsû-yı bâzârı ve hammâmı ve imâreti ve câmi‘den bir isr-i âsâr yokdur. Ancak bâzergânlar içün binâ olunmuş mihmânsarâylar ve leb-i deryâda niçe mehâzinleri cümle taşdan kârgîr binâlı hânlardır. Cemî‘i ekâlîm-i seb‘anın seyyâhân-ı berr [ü] bihârları ve tüccârları bu hânlarda ve yukaru Sayada köyünde kefere evlerinde konup cemî‘i eşyâların gümrük hânına koyup gümrük-i pâdişâhî verirler. Taraf-ı pâdişâhîden başka gümrük emîni oturup kırk yük akçe iltizâm tahsîl eder. Venedik kralı tarafından dahi bir konsoloz kâfir oturup keferelerin metâ‘ların yazup ol dahi avâ’id [ü] fevâ’idin alır, zîrâ pek işler iskele-i azîmdir. Yanya'nın ve Tırhala'nın ve Yenişehir'in ve Selânik'in ve Serez'in ve niçe kılâ’ şehirlerin iskelesidir. Ammâ yolları sarpdır, aslâ ve kat‘â yollarında araba işlemez. Hemân cümle kirâ katırları işleyüp tâ Sofya ve Edirne'ye gidüp gelir. Ve bu Sayada iskelesinden cezîre-i Venedik körfezinin bâğ u bâğçeleri ve liman kılâ‘ları cümle nümâyândır kim cenûb tarafında deryâ içinde iki mîl alarka bir cezîre-i âbâdândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 351a–351b ·
metinde göster ·
… deryâda bir küçücük kal‘acıkdır. Venedik küffârının balık dalyanların muhâfaza
içün binâ
etdi ammâ metîn ve kavî edüp hâlâ Venedik Körfezi cezîresinin iskelesidir. Karş …
(---) sene (---) târîhinde Beğko Paşa feth eyleyüp devlet tarafından yine Venedik keferesine verdiler. Leb-i deryâda bir küçücük kal‘acıkdır. Venedik küffârının balık dalyanların muhâfaza içün binâ etdi ammâ metîn ve kavî edüp hâlâ Venedik Körfezi cezîresinin iskelesidir. Karşu tarafı bir mîlden ziyâde Körfez adasıdır, ammâ mâbeyne-hümâları sığdır, engin deryâ değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 351b ·
metinde göster ·
… tinde bu Avlonya kal‘asını binâ etmesi bu limanda yatan gemileri muhâfaza etmek
içün binâ
edüp ba‘dehu donanma-i hümâyûnu bunda koyup andan Venedik'in Körfez cezîresi ka …
Avlonya kal‘ası ile Yengeç kal‘ası mâbeyni cümle liman-ı azîmdir kim bin pâre gemi alır. Hattâ Sultân Süleymân eyyâm-ı hilâfetinde bu Avlonya kal‘asını binâ etmesi bu limanda yatan gemileri muhâfaza etmek içün binâ edüp ba‘dehu donanma-i hümâyûnu bunda koyup andan Venedik'in Körfez cezîresi kal‘asına sarıldı, ammâ iri barça kalyonlar Avlonya altına gelemeyüp nîm mîl alarka lenger-endâht olup yatırlar. Ve bu şehr-i Avlonya ile deryâ mâbeyninde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 362a ·
metinde göster ·
… relerdir. Ve kal‘a-misâl Öküz Mehemmed Paşa hayrâtıdır. Mâ-tekaddem kal‘a olmak
içün binâ
olunup ba‘dehu hân olmuşdur. Ba‘dehu büyük kal‘a binâ olunup bu hânı dahi büyük …
Gümrük emîni anda sâkin olur bir hâne-i azîmdir kim seksen ocak kat-ender-kat hücrelerdir. Ve kal‘a-misâl Öküz Mehemmed Paşa hayrâtıdır. Mâ-tekaddem kal‘a olmak içün binâ olunup ba‘dehu hân olmuşdur. Ba‘dehu büyük kal‘a binâ olunup bu hânı dahi büyük kal‘aya muttasıl etmişlerdir. Anıniçün bu hân-ı azîm içre kal‘a gibi burc [u] bârûlu ve mazgallı ve top ve tüfengli ve müzeyyen bedenli ve cedîd ve metîn kapulu hândır. Ortasında bir âbdest havzu ve çeşmeleri ve fevkânî bir küçük mescidi ve bir kapusu garb tarafında deryâya ve bir kapusu büyük aşağı büyük kal‘aya nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y71a ·
metinde göster ·
olunmuşdur. Hemân bir sivri taş üzre bir kulledir. Kemend ile çıkılır imiş. İçi …
Gözcü kal‘ası: Zamân-ı kadîmde bunda bâc alınmak içün binâ olunmuşdur. Hemân bir sivri taş üzre bir kulledir. Kemend ile çıkılır imiş. İçinde benî âdem yokdur. Anı ubûr edüp ol mahalde Avari çayın bir göz cisir üzre ubûr edüp dörd sâ‘at dağlara çıkup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y142a ·
metinde göster ·
… ri depe üzre bir vîrân küçük kal‘ası var. Mâ-tekaddem cisir başında bâc alınmak
içün binâ
olunmuşdur. Anı temâşâ edüp yine şarka 2 sâ‘at gidüp,
Nehr-i Mah Kulaç: Bu dahi Nûr yaylasından gelüp bu mahalde deryâya mahlût olur. Bu nehr-i azîm olmak ile iki göz cisr-i âlîden ubûr edüp bu cisir kurbunda bir sivri depe üzre bir vîrân küçük kal‘ası var. Mâ-tekaddem cisir başında bâc alınmak içün binâ olunmuşdur. Anı temâşâ edüp yine şarka 2 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y151b ·
metinde göster ·
Ve taşra varoşunda elli mikdârı re‘âyâ hâneleri ve bir harâbe hammâmı ve bir mu‘attal kenîsesi var. Câmi‘-i Ümeyye tarzı binâ olunmuş ve ol kadar vardır. İçinde benî âdemden bir cân yokdur. Ancak kıblesi cânibinde millet-i Mesîhî'den Hazret-i Îsâ havâriyyûn Şem‘ûn Safâ'nın pederi anda medfûndur. Ziyâretgâh-ı Rûm u Freng'dir. Bu kal‘a anlar içün binâ olunmuşdur, deyü Yanvan-ı Yûnân tevârîhinde mastûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y182b ·
metinde göster ·
… hallinde bir kasr-ı âlî var kim cihân-nümâdır. Sene 1029 târîhinde Sultân Osmân
içün binâ
olunmuş bir kasr-ı Havernak'dır. Bu kasırdan Paşa sarâyı bir seng menzili yerdi …
Ve bu kal‘a içre Selîm Hân câmi‘i ve yetmiş neferât hânesi ve cebehâne ve anbârları ve bir hammâm-ı muhtasarı ve darbhâne ve yeniçeri ağası ve dizdârhânesi vardır. Ve şimal cânibi rüknünde bedenler mahallinde bir kasr-ı âlî var kim cihân-nümâdır. Sene 1029 târîhinde Sultân Osmân içün binâ olunmuş bir kasr-ı Havernak'dır. Bu kasırdan Paşa sarâyı bir seng menzili yerdir. Sarâya gâyet havâledir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y241a ·
metinde göster ·
… e-i Resûlullâh'dır. Anıniçün Peygamber Eşmesi derler. Ve bu kal‘a ol şerefiyyet
içün binâ
olunmuşdur.
Bu kal‘a içre şâm yeniçeriyânından bir çorbacıyla iki yüz neferâtı vardır. Topçu ve cebeciyânı ve mükellef topları ve cebehânesi vardır. Bu kal‘a içre iki yüz mikdâr hücreleri vardır. Ve bir mescid ve bir hammâm-ı sağîresi var. Ve Hazret-i Risâlet-penâh Mekke'den Busrâ şehrine ticâret ile giderken bizzât mübârek dest-i şerîfleri ile eşdiği eşme kal‘a içinde kaynar bir âb-ı zülâl-i cân-perverîdîr. Ve huccâcdan ishâl marazına mübtelâ olan nûş etse bi-emrillâh şifâ bulur. Mu‘cize-i Resûlullâh'dır. Anıniçün Peygamber Eşmesi derler. Ve bu kal‘a ol şerefiyyet içün binâ olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y267a ·
metinde göster ·
… âdem sığar şâhâne bir müdevver kârgîr-binâ bir kubbe-i mînâdır. Tarîk-ı Halvetî
içün binâ
olunmuş evkâf-ı metîn[dir.] Yüzden mütecâviz fukarâları ve herbirinin başka hüc …
Yekpâre bir azîm beyâz kirec ile pûşîde kubbe-i âlîdir, gûyâ Kasr-ı Ayn tekyesinin kubbesidir. Me’âl-i kelâm içine bin âdem sığar şâhâne bir müdevver kârgîr-binâ bir kubbe-i mînâdır. Tarîk-ı Halvetî içün binâ olunmuş evkâf-ı metîn[dir.] Yüzden mütecâviz fukarâları ve herbirinin başka hücreleri ve kifâyet mikdârı ta‘amları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y115a ·
metinde göster ·
… taşlar üzre müzehheb Mısır bağlamaları bir âsâr-ı binâda yokdur. Tarîk-ı Ahmedî
içün binâ
olunmuşdur. Üç yüzden mütecâviz fukarâları vardır. Ni‘metleri kifâyet mikdârı e …
Ve mihrâbında olan san‘at-ı sadefkârî ve çâr dîvârında kaplı olan yeşm-i harekânî taşlar üzre müzehheb Mısır bağlamaları bir âsâr-ı binâda yokdur. Tarîk-ı Ahmedî içün binâ olunmuşdur. Üç yüzden mütecâviz fukarâları vardır. Ni‘metleri kifâyet mikdârı evkâflarındandır. Kal‘a-misâl bir tekyedir, cümle fukarâ anda sâkin olur. Ve senede bir kerre azîm mevlûdu olup üç gün üç gece sohbet-i hâssu'l-hâs olur. Bu dergâhın kıble tarafı bir hıyâbân bâr-ı nahlistân gül [ü] gülistândır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y115b ·
metinde göster ·
etmişdir. Ammâ bir âsitâne-i kubbe-i azîm dergâh-ı İmâm Alî'dir. Her leyle-i cu …
Bu dahi Tophâne'ye karîb tarîk-ı Halvetî içün (---)(---) binâ etmişdir. Ammâ bir âsitâne-i kubbe-i azîm dergâh-ı İmâm Alî'dir. Her leyle-i cum‘ada niçe bin uşşâk gelüp âyîn-i Haydarî ederler. Birinde (?)[târîh:]
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y115b ·
metinde göster ·
Mısır'ın şarkında bir sâ‘at ba‘îd bir âsitâne-i tarîk-ı Bedevî
içün binâ
olunmuşdur. Bu dahi Tophâne tekyesi gibi nigârhâne-i nakş-ı Çîn gûyâ nakş-ı mih …
Mısır'ın şarkında bir sâ‘at ba‘îd bir âsitâne-i tarîk-ı Bedevî içün binâ olunmuşdur. Bu dahi Tophâne tekyesi gibi nigârhâne-i nakş-ı Çîn gûyâ nakş-ı mihr-i nigîn gibi hurde bahâr ile münakkaşdır. Ve ferşi eyle hurde ruhâmdır kim ta‘bîr ü tavsîfi mümkin değildir.Ve bu âsitânede mihrâb [u] minber dahi vardır, cum‘a edâ olunur. Ve bu Gavrî başka esvâk-ı muhtasarı ile bir mahalledir. Cümle bin mikdârı fukarâ-yı Bedevîdir. Evkâf-ı za‘îf olmağile ni‘metleri yokdur, kendiler kifâflanırlar. Ammâ sulehâ-yı ümmetden bir sâlih kimesne tarîk şeyhi vardır. Bunda dahi yılda bir kerre mevlûd-ı azîm olup tevhîd-i sultânî olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y115b ·
metinde göster ·
… ıdır. Ve Mısır kurbunda Kandûme şehrin Ceyrûn Hayrûn Habrûn vezîr Harûbâ Melike
içün binâ
etdi.}
Ammâ Eski Mısır hâkimi (---)(---) ve cebel-i Mukattam dâmeninde Eşmûn bin Kıbtîm bir şehir binâ edüp ismine Otıtıs dedi. Ve Cîze tarafında şehr-i Etrîb yine Etrîb Melik binâsıdır. Ve Mısır kurbunda Kandûme şehrin Ceyrûn Hayrûn Habrûn vezîr Harûbâ Melike içün binâ etdi.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y141b ·
metinde göster ·
… ve hargûş makûlesi şikârlar bulunur. İnşâallâh aşağıda mahalliyle bânîsi ve ne
içün binâ
olunup mutalsam olundu, anı beyân ederiz, ve's-selâm. Ve,
Efvâh-ı nâsda Ehrâm dağı derler. Avâm mâbeyninde Fir‘avn dağları derler. Ammâ lisân-ı Kıbtîde Berâbî derler. Bi-kavli Târîh-i İbn Celâl ibtidâ bu Heremler dağların binâ eden Kâyin oğlu Hunûh oğlu Mahvîl oğlu Dermeşîl oğlu Berâb binâ etdiğiyçün bu dağlara Heremeyn-i Berâbî derler. Nîl'in cânib-i garbîsine vâki‘ olmuş iki büyük ve bir küçük dağlardır. Cânib-i erba‘ası ceyrân ve gâv-ı beyâbânî ve kurd ve hargûş makûlesi şikârlar bulunur. İnşâallâh aşağıda mahalliyle bânîsi ve ne içün binâ olunup mutalsam olundu, anı beyân ederiz, ve's-selâm. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y225b ·
metinde göster ·
olunan sarâyda sâkin olup sikke ve hutbe sâhibi oldu, ammâ hüküm Tâhir Baybars' …
El-Mustansır Bağdâd'a varup âl-i Abbâsiyân tâze cân bulup âl-i Abbâsiyân'ın on yedincisi el-Mütevekkil Alallâh Mısır'a gelüp Kal‘atü'l-kepş'de el-Mustansır Billâh içün binâ olunan sarâyda sâkin olup sikke ve hutbe sâhibi oldu, ammâ hüküm Tâhir Baybars'ın idi. Andan sene 666 vefât idüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y266a ·
metinde göster ·
… eryâ içindedir. Başka dizdârı neferâtları vardır. Kalyon limanın muhâfaza etsin
içün binâ
olunmuşdur. Cümle Âsitâne'ye gidecek bârûd-ı siyâhı Mısır'dan getirüp bunda pin …
Bu kal‘adan leb-i deryâ ile varoşa doğru gelirken beş yüz adımda Kız kullesi nâmında bir burc-ı azîmdir. Cümle deryâ içindedir. Başka dizdârı neferâtları vardır. Kalyon limanın muhâfaza etsin içün binâ olunmuşdur. Cümle Âsitâne'ye gidecek bârûd-ı siyâhı Mısır'dan getirüp bunda pinhân ederler, mustahfızları vardır. Ve lodosa nâzır bir demir kapusu vardır. İçinde neferât hâneleri ve gayrı imâret yokdur. Dâyiren-mâdâr cirmi üç yüz adımdır. Kapusu üzre târîhi "Sultân Çakmak binâsıdır."
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y325b ·
metinde göster ·
Yine bu şehirden şark cânibine hûrmâ bâğları içre kumsal yerleri ubûr ederek Akdeniz sâhiline gelüp kumluk içre on iki tula-binâ mîller ki Reşîd yolu alâmetidir, hilâf gidilmesin içün binâ olmuşdur, âdem kaddi bâlâ mîllerdir, anları ubûr edüp kasaba-i Utku'dan Reşîd'e dörd sâ‘atde gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y332b ·
metinde göster ·
olunmuşdur, bu târîh ta‘mîr [ü] termîmine tahrîr olunmuşdur. Bir rûhâniyyetli c …
Hîn-i fetihde Hazret-i Ömer içün binâ olunmuşdur, bu târîh ta‘mîr [ü] termîmine tahrîr olunmuşdur. Bir rûhâniyyetli câmi‘-i atîkdir. Ba‘zılar Hazret-i Ömer nâmiyle binâ olunmamışdır, âl-i Fâtımiyyûndan Halîfe Ömer binâsıdır kim hamsemi’e'de Mısır'a mâlik olmuşdu, derler, el-uhdetü ale'r-râvî. Ve çârsû içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y368b ·
metinde göster ·
… uluk'da ve Eydincik'de çokdur. Zîrâ bu Eydincik şehri dahi Süleymân Nebî Belkîs
içün binâ
edüp hâlâ harâbistânında niçe yüz amûd-ı serâmedler pâymâl-i rimâl olup yatırla …
Ve bu câmi‘in enderûn [u] birûnunda cümle bin yedi yüz aded sommâkî-i ahmergûn var kim herbiri âsumâna ser çekmiş hemvâr ve musaykal u mücellâ amûd-ı ra‘nâlardır. Hakkâ ki la‘l-i Bedahşân gibi kırmızı cevâhirlerdir, birinin bir yerinde rahnedâr yeri yokdur. Bu amûdlara mânend ne Kudüs'de ve ne Şâm'da ve ne Mısır'da nazîrleri yokdur, ammâ İskenderiyye'de ve İslâmbol'da ve Atina'da ve Ayasuluk'da ve Eydincik'de çokdur. Zîrâ bu Eydincik şehri dahi Süleymân Nebî Belkîs içün binâ edüp hâlâ harâbistânında niçe yüz amûd-ı serâmedler pâymâl-i rimâl olup yatırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y407a ·
metinde göster ·
… Mısır'ın iç kal‘asına yedi kulle-i azîmi binâ edüp bir dahi paşalar âsî olmasın
içün binâ
olunan kullelerin cümle topların paşa sarâyına havâle eyleyüp iç kal‘a içinde b …
Ve âhir İbrâhîm Paşa kat‘-ı menâzil ederek Mısır'a gelüp Ahmed Paşa ile hıyânet 'ya ihânet edenlerden yigirmi bin âdem katl edüp Mısır'ı eşirrâdan tathîr edüp Ahmed Paşa'nın mâl-ı Kârûnile Mısır'ın iç kal‘asına yedi kulle-i azîmi binâ edüp bir dahi paşalar âsî olmasın içün binâ olunan kullelerin cümle topların paşa sarâyına havâle eyleyüp iç kal‘a içinde bir nârin hazîne kal‘ası içinde bir kulle dahi inşâ etdi. Hâlâ cümle hazâyin ve defterhâne el-ıyâz(?) cümle ol kullede mahfûzdur. Ba‘dehu bu kal‘aya sekiz bin kapukulu yeniçeri revâne oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·