… ran berrâk ve mücellâ câmlardır kim bu câmlara âfitâb-ı âlem-tâb urdukda hammâm
içi nûrun
alâ nûr olur. Ve bu hammâmlardan taşra cümle bâğ-ı İrem'dir kim niçe bin hezârı …
Ammâ 230a bunun kubbe-i mînâsı kâşî ile rengîndir ve niçe bin âvîzeler ile müzeyyen olmuş bir kubbe-i metîndir. Andan içeri hammâm-ı germâbdır kim âdem dâhil olsa gûyâ nûr içre girmiş olur. Zîrâ eflâke ser çekmiş kubbe-i âlîsinin etrâfında aslâ der-i dîvârdan eser yokdur. Hemân bu kubbe-i azîm cümle amûd-ı müntehâlar üzre vaz‘ olunmuş bir kubbe-i müdevverdir ve ol amûdların mâbeynleri cümle tahta tahta ibret-nümâ billûr ve necef u moran berrâk ve mücellâ câmlardır kim bu câmlara âfitâb-ı âlem-tâb urdukda hammâm içi nûrun alâ nûr olur. Ve bu hammâmlardan taşra cümle bâğ-ı İrem'dir kim niçe bin hezârın hezârân nâle ve feryâdları istimâ‘ olunup âdem gasl ederken bülbüller pençelerine gıd urduğu temâşâ olunur ve cemî‘i dırahtların şükûfeleri ve mürğân-ı hoş-elhân-ı hoş-nevânın âşiyânları seyr olunur. Zemîninde olan nebâtât-ı giyâhât ve sâ’ir şükûfelerin kadd-i kâmet-i renkleri temâşâ olunur. Ve bu hammâmın ortasında bir havz-ı azîmi var, cânib-i erba‘asında fevvâreler pertâb edüp ortadaki fıskiyye ta kubbedeki tasda nihâyet bulup andan aşağı ser-nigûn mâ-i germâ havz içre dökülür. Bu havz içre la‘l-gûn gül varakları ve karanfil bergleri gâsilîn vücûdlarına yapışup râyiha-i tayyibeden bîni-i insân mu‘attar olur. Ve her halvetde dahi kulleteynler mukarrerdir ve bu dahi eyle musanna‘ ruhâm döşenmişdir kim âdemin çeşmi hîrelenir. Zîrâ kuş gözü misâl yeşim ve pîrûze ve balgamî ve kehribâ ve aynu's-semek ve akîk ve yemenî ve silân makûlesi taşlar ile ruhâm olmuş ibret-nümâ bir hammâm-ı rûşenâdır. Ve mezkûr camlar mâbeyninde olan amûdlarda muttasıl balgamîden ve somakîden ve seng-i yarekandan ve seng-i ferahdan ve fağfûr-ı Çîn'den kurnalar var kim her üstâd-ı mermer-bür her birinde birer gûne tîşe-kârlık etmiş kim âdem hayrân olur. Cümle lüleleri altun ve gümüşdür ve taslar kezâlik ve fevvâreler dahi cümle sîm-i hâlisdendir. Ve âb u hevâsı ol kadar latîfdir kim âdem hayât-ı câvidân bulur. Ve gûnâ-gûn âvîzelere ve çarhlara ve tıhtab-ı maslûb tas-ı ser-nigûnlara şadırvânlar isâbet etdikçe ol dollâb-ı musanna‘âtlar deverân etmededir. Bu dahi bir temâşâgâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 229b–230a ·
metinde göster ·
… an musanna‘ elvân câmlar var kim âyetün min âye[t]dir. Şemsin aksi urup câmi‘in
içi nûrun
alâ-nûr olur. Ve câmi‘in içinde niçe bin zî-kıymet âvîze ve kanâdîller maslûbdu …
Ve mihrâb ve minberi evsâfında zebân âciz [ü] kâsırdır. Ammâ mihrâb dîvârında revzenleri yokdur. Lâkin küşâde olmak içün üstâd mühendis kıble kapusu cânibinde yedi vâsi‘ kapu etmiş. Ve bu kapular üzre ve câmi‘in cânib-i erba‘asında eyle müşebbek billûr ve moran musanna‘ elvân câmlar var kim âyetün min âye[t]dir. Şemsin aksi urup câmi‘in içi nûrun alâ-nûr olur. Ve câmi‘in içinde niçe bin zî-kıymet âvîze ve kanâdîller maslûbdur kim vasfında lisân mânde ve cümle nuzzârân bî-dermânde olur. Ve mü’ezzin mahfili sütûn-ı rakîkler üzre müşebbek bir kasırdır kim gûyâ kasr-ı İremdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y155a ·
metinde göster ·
… i câm-ı gülgûnlara şems-i âteştâb fer urdukça Hazret-i Risâlet-penâh'ın kubbesi
içi nûrun
âlâ-nûr olur.
Ve bu tâklar üzre nakş-ı bûkalemûn tavanlardır Q 117a kim Mânî Y 282a ve Bihzâd [ve] Erjenk kalem mûyin çekmede kemeri mûmiyân olurlar. Böyle bir sihr-i mübîn ve sihr-i i‘câz kalemdir kim bu kadar yüz yıldan berü henüz altun ve levha ve lâciverd silu'su nîlgûn-vâr şa‘şa‘a urur bir ibret-nümûn nakş-ı bûkalemûn tavandır. Ammâ muvâce[he]-i Resûl-i Mübîn önü üzre kârgîr binâ altı kubbe-i hurdedir. Ammâ bunların dahi içleri eyle nakş olunmuşdur kim gûyâ nigârhâne-i nakş-ı Çîn'dir. Bu kubâbların cânib-i erba‘asındaki câm-ı gülgûnlara şems-i âteştâb fer urdukça Hazret-i Risâlet-penâh'ın kubbesi içi nûrun âlâ-nûr olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y281b–Y282a ·
metinde göster ·
… i üzre sihr-i i‘câz hurde kuş gözü câmları var kim güneş pertev urdukca câmi‘in
içi nûrun
alâ-nûr olur. Bu câmların misli İslâmbol'da Süleymâniyye câmi‘inde ola. Lâkin b …
Ve bu câmi‘in cânib-i erba‘ası cümle toloz kemer Y 96b kubbelerdir, aslâ amûdlar yokdur. Ve gûnâ-gûn zî-kıymet âvîzeler ile müzeyyendir. Ve sûk-ı sultânîye nâzır pençereleri üzre sihr-i i‘câz hurde kuş gözü câmları var kim güneş pertev urdukca câmi‘in içi nûrun alâ-nûr olur. Bu câmların misli İslâmbol'da Süleymâniyye câmi‘inde ola. Lâkin bu câmi‘ teng mahalde vâki‘ olmağile aslâ haremi yokdur. Gûyâ bir kasr-ı âlîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y96a–Y96b ·
metinde göster ·