Bunun dahi zîr-i zemînleri kavîdir ve serâpâ kurşumlu kubbelerdir.
İçinde cümle
altı yüz dollâbdır. Ve cümle bin aded neferâtlardır. Ammâ bunda Bedâsten-i atîk …
Bunun dahi zîr-i zemînleri kavîdir ve serâpâ kurşumlu kubbelerdir. İçinde cümle altı yüz dollâbdır. Ve cümle bin aded neferâtlardır. Ammâ bunda Bedâsten-i atîk gibi zî-kıymet cevâhir makûlesi eşyâlar satılmaz, Cümle harîre ve elbise-i fâhireye müte‘allik metâ‘lar bey‘ olunur. Bu ehl-i bedâstenin pîrleri (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 201b ·
metinde göster ·
ma‘mûr [u] âbâdân ve kat-ender-kat tarz-ı kadîm yigirmi üç bin hâne a‘yân-ı kib …
Bu cirmde olan kal‘a-i azîmin içinde cümle ma‘mûr [u] âbâdân ve kat-ender-kat tarz-ı kadîm yigirmi üç bin hâne a‘yân-ı kibâr ve gayrı büyût-i ricâl [ü] sığâr vardır. Cümleden mükellef sarây-ı azîm ve âlî yukaru iç kal‘ada pâdişâhlara mahsûs sarây-ı kebîrdir kim üç hammâmı ve altı yüz müte‘addid hücresi vardır. Ammâ teng mahalde olmağıla bâğçesi yokdur. Ve Paşa Sarâyı ve Molla Sarâyı
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 223a ·
metinde göster ·
… di. Önünde kıble tarafı bir sahrâ-yı Pasîn'dir kim tûlu yedi konakdır. Bu kal‘a
içinde cümle
beş yüz doksan hâne toprak örtülü tahtânî ve kârgîr binâ kış evleridir.
Andan aşağı varoş, Rıbât kal‘ası alçak yerde iki kat bir kal‘a-i azîmdir. Dâiren-mâdâr cirmi altı bin adım şekl-i murabba‘dan tûlânîce seng-binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim beyâz kuğu gibi nümâyândır. Ammâ dîvârları on sekizer arşın alçak kaddi vardır. Lâkin iki dîvârdır ve cânib-i selâsında handakı dahi gâyet alçakdır, ammâ düşmandan aslâ havf [u] haşyeti yokdur. Zîrâ alçak sulu zemîn olmağıla düşman meterise giremez. Bir zirâ‘ kazılsa suyı çıkar, batak ve çatak yerdir. Ve cümle (---) kapusu var, cânib-i garba Erzurûm kapusu, demir kanatlı azîm kapudur ve Ilıca kapusu ve Uğrun kapusu mesdûd, cânib-i şarkda cânib-i Kars'a açılır. Cümle yedi yüz kulu ve dizdârı ve mükellef cebehânesi ve altmış pâre sağîr ü kebîr topları vardır kim azîm cebehâneli kal‘a-i kavîdir. Lâkin sene (---) târihinde Abaza Paşa ale'l-gafle hîle ile bu kal‘ayı alup andan isyân etdi. Önünde kıble tarafı bir sahrâ-yı Pasîn'dir kim tûlu yedi konakdır. Bu kal‘a içinde cümle beş yüz doksan hâne toprak örtülü tahtânî ve kârgîr binâ kış evleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 290b ·
metinde göster ·
… bir tîr-i kemân-ı Hazret-i Alî asılmışdır kim alâmet-i azîmdir. Ve bu kal‘anın
içinde cümle
toprak örtülü sağîr ü kebîr altı yüz hâne-i zîbâlardır. Lâkin teng mahalde vâki …
Eşkâl-i kal‘a-i Kemâh: Şekl-i muhammes şeddâdî taş binâ kal‘a-i zîbâdır. Her burc [u] bârûsu seng-i azîmler ile yalçın kayalar üzre mebnî bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a-i âlîdir. Erzurûm serhadlerinde nazîri meğer Şebin Karahisârı ola. Bir kal‘a-i bî-nazîr demek olmaya, ammâ nehr-i Furât aşırı sehl havâlesi vâr şekildir. Ammâ andan zarar isâbet etmez bir kal‘a-i üstüvârdır ve dâiren-mâdâr cirmi (---) adımdır ve handakı (---) ve kıbleye nâzır bir kapusu var. Andan içeri iki kat kapular dahi var, üçü dahi musanna‘ ve metîn demir kapulardır. İbtidâki kapunun iç yüzünde, sağında ve solunda birer tuç toplar vardır kim ikisi dahi vâcibü's-seyr toplardır. Her birinde birer eskici girüp köşkerlik eylese yerim dar demez. Tâ bu mertebe vâsi‘ ve azîm ve tavîl Süleymân Hân toplarıdır. Üç kantar taş gülle atup kadleri yigirmi yedişer karış demir küpeli serâmed toplardır. Garâbet andadır kim böyle mefret topları ol yalçın kaya üzre eyle sa‘b mahalle niçe çıkarup vaz‘ etdiler, aceb san‘at-ı cerr-i eskâl ile çeküp eyle âli yire böyle top-ı kebîrleri komuşlardır. Ve tâ içerdeki üçüncü kapunun atebe-i âlisi kemeri üzre bir gürz-i pehlivânî ve bir tîr-i kemân-ı Hazret-i Alî asılmışdır kim alâmet-i azîmdir. Ve bu kal‘anın içinde cümle toprak örtülü sağîr ü kebîr altı yüz hâne-i zîbâlardır. Lâkin teng mahalde vâki‘ olmağıla bâğ u bâğçesiz ve susuz hânedânlardır. Ve cümle a‘yân-ı vilâyet ve kal‘a neferâtı hâneleridir. Kara Ya‘kûboğlu'nun ve İbrâhîm Çelebi'nin hânelerinden gayrı bâğçeli ev yokdur. Ve bu kal‘a içre mu‘attal arz-ı hâliye yerler çokdur. Hattâ hâlî olan yerlerde beş aded buğdây anbârları vardır. Leb-ber-leb Selîm Hân'dan berü pirinç çeltiği ve darı vardır. Sanasın bugün harmandan gelüp der-anbâr olmuş hububâtdır. Hîn-i muhâsarada onlar ile kut-ı kanâ‘at edinirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 340a ·
metinde göster ·
… ıkdır. Cirmi ne mikdâr olduğu ma‘lûmum değildir. Aşağıda şehri iki dere-i vâsi‘
içinde cümle
yigirmi mahalle ve kırk bir mihrâbdır. Lâkin selâtîn câmi‘leri gibi mükellef câ …
Ahvâl-i pür-me’âl-i Bebekbâzârı: İbtidâ bânisi ma‘lûmum değildir. Lâkin ibtidâ fâtihi Kütâhiyye pâdişâhlarından Germiyânoğlu Ya‘kûb Şâh'ın vezîri Dinar Hezâr feth etmeğile Germiyân Hezârı derler. Ammâ şehrinin ulemâ ve zurefâları şehr-i Bebekbâzârı derler. Amma lisân-ı Etrâk'da Beğbâzarı derler. Hakkâ ki haftada bir gün güzel müzeyyen bâzârı durup cemî‘î zî-kıymet [ü] bî-kıymet bulunur. Ammâ cümle halkının kâr [u] kesbleri tiftik keçisi olmağıla sûf ipliği çok füruht olunur. Ammâ meterisi var deresinde niçe bin kantar sûf ipliği bey‘ ve şirâ olunur. Lâkin sofî olmaz. Ammâ lâtif muhayyeri olur. Bâzâr-ı azîmde her hafta etrâf kurâlardan on bin âdem cem‘ olur. Hâlâ bu şehr Anadolu eyâleti hâkinde Engürü sancağı hudûdunda Âsitâne-i sa‘âdetde her kim şeyhülislâm ise anların hâssıdır kim hâss-ı hümâyûndan ifrâz olunup müftî tarafından subaşısı hâkimdir ve yüz elli akçe ile sadaka olunur kazâdır. Senevî kadısına yedi kîse hâsıl olur şerîf kazâdır. Ve cümle (---) aded kurâları vardır. Ve damga emîni ve sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı vardır. Lâkin dizdârı ve kal‘a neferâtları yokdur. Zirâ kal‘ası bir kaya üzre şekl-i murabba‘dan tûlânî ilhaf taş dîvârlı bir ince kal‘a olmak ile ma‘mûr olmayup neferâtı yokdur. Kal‘a kayası bir dere içine vâkı‘ olmuş kal‘anın iki cânibi balık arkası gibi bir sırtlı kaya üzre kal‘acıkdır. Cirmi ne mikdâr olduğu ma‘lûmum değildir. Aşağıda şehri iki dere-i vâsi‘ içinde cümle yigirmi mahalle ve kırk bir mihrâbdır. Lâkin selâtîn câmi‘leri gibi mükellef câmi‘leri yokdur. Evvelâ çârsû içinde (---) câmi‘i
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 367a ·
metinde göster ·
(---) hâne ve câmi‘i var, ammâ çârsû-yı bâzârı yokdur. (---) nâzır bir kapusu v …
Mîr-i livâsının hâssı (---) akçedir. Zu‘amâsı (---) ve erbâb-ı timarı (---) ve alaybeği ve çeribaşısı vardır. Hîn-i gazâda paşası asker ile cümle sekiz yüz asker olup sefer eşerler. Ve yüz elli akçe kazâdır. Ve cümle (---) aded nâhiye kurâlarıdır. Sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi vardır. Kal‘ası (---) üzre şekl-i murabba‘dan tûlânîce bir seng-binâ kal‘a-i ra‘nâdır. İçinde cümle (---) hâne ve câmi‘i var, ammâ çârsû-yı bâzârı yokdur. (---) nâzır bir kapusu var. Ve aşağı varoş cümle (---) aded toprak örtüli bâğlı ve bâğçeli ve âb-ı hayât sulı ma‘mûr kasabadır. Şehr (---) den nehr-i sagîr-i (---) cereyân edüp iner. Nehr-i (---) mahlût olur. Bu şehrin ekseriyyâ ahâlîsi Mamalı Türkmânı'dır (---) .
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 62b ·
metinde göster ·
… debânları ve bâcdâr [u] muhtesib âdemleriyle mâl-â-mâldır. Bu cirmde olan kal‘a
içinde cümle
(---) aded tahtânî ve fevkânî bâğ u bâğçesiz hâne-i mergûblardır. Ve derûn-ı hi …
Evvelâ şehr-i Rûmdan add olunur bir vâsi‘ düz fezâda kal‘ası nehr-i Uluırmak kenarında şekl-i murabba‘ seng-i mutarraş ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir kim tâ şehrin vasatında vâki‘ olmuşdur. Ammâ burc [u] bârûları ol kadar âlî değildir. Lâkin selef-i mi‘mârî mühendisleri yine cümle ebrâcların ve dendân-ı bedenlerin ve mazgal deliklerin cümle hendese ile binâ etmiş bir kal‘a-i müzeyyendir ve cümle (---) aded kulleleri birbirlerine nâzırdır kim hîn-i muhâsarada her kullenin ceng-âver bahâdırları tüfeng ile kulleleri muhâfaza ederler ve bu kal‘anın dâ’iren-mâdâr etrafı (---) aded germe adımdır. Van ve Diyârbekir ve Erzurûm kal‘aları kadar büyük değildir ve cânib-i erba‘asında handakı (---) bu cirmde olan sûr-ı üstüvârın cümle etrâfında beş kapudur. Evvelâ Küçük kapu cânib-i garba nâzırdır ve Demir kapu semt-i kıbleye meftûhdır ve Kiçkapusu dahi taraf-ı kıbleye mekşûfdur. Ve Ereğli kapusu cânib-i cenûba nâzırdır ve Konya kapusu taraf-ı garba manzûrdur. Mezkûr kapuların dîdebânları ve bâcdâr [u] muhtesib âdemleriyle mâl-â-mâldır. Bu cirmde olan kal‘a içinde cümle (---) aded tahtânî ve fevkânî bâğ u bâğçesiz hâne-i mergûblardır. Ve derûn-ı hisârda her hayrât [u] hasenâtdan mevcûd olduğundan mâ‘âdâ zamân-ı Celâlî'de gılâl anbârları vardır, ammâ cebehânesi yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 70a ·
metinde göster ·
… yyen değildir. Dâ’iren-mâdâr cirmi (---) ve cânib-i (---) nâzır bir kapusu var.
İçinde cümle
(---) hânedir. Furât'dan su alınır yolu vardır ve kifâyet mikdârı cebehânesi va …
Sebeb-i tesmiyyesi oldur kim kayâsıralardan kayser Âvîh kızı Âgîn nâm bir duhter binâ edüp sene (---) târîhinde Hazret-i Ömer evlâdlarından fâtih-i Malâtiyye Emîr Ömer ibn Lokmân fethidir. Ba‘dehû Ermen kayserleri istîlâ edüp Hârûnu'r-Reşîd asrında Seyyid Ca‘fer Battâl Gâzî fethidir. Ba‘dehû yine kefere istîlâ edüp Âl-i Selçukiyân'dan Sultân Alâ’eddîn fethidir. Andan yine küffâr hurûc edüp kabza-i tasarrufa alup sene (---) târîhinde Timur hâdisesinden sonra Çelebi Sultân Mehemmed'e Ermenî tâ’ifesi amân ile kal‘ayı teslîm edüp cümle ahâlîleri mutî‘ [u] münkâd oldular. Anın içün hâlâ üç yüz aded kefereleri kırk yedi tekâlîf-i örfiyyeden mu‘âf [u] müsellemdirler. Kal‘ası nehr-i Furât kenarında bir püşte üzre şekl-i murabba Şeddâdî seng-binâ bir kal‘a-i köhne-binâdır. İç il olmağıla kal‘ası ol kadar müzeyyen değildir. Dâ’iren-mâdâr cirmi (---) ve cânib-i (---) nâzır bir kapusu var. İçinde cümle (---) hânedir. Furât'dan su alınır yolu vardır ve kifâyet mikdârı cebehânesi vardır. Süleymân Hân tahrîri üzre Sivas eyâletinde (---) ve yüz elli akçe şerîf kazâdır. Sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve kal‘a dizdârı ve kal‘a neferâtları ve muhtesibi ve şehir nâ’ibi vardır. Ammâ şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı bir konak karîb kal‘a-i Malâtiyye'dedir ve cemî‘i köylerinde olan re‘âyâlarının tekâliflerin Malâtiyye muhassılı tahsîl eder. Bu şehrin ekseriyyâ imâretleri cümle kayalar üzre vâki‘ olup cümle bâğ-ı İremleri aşağı nehr-i Furât kenarında vâki‘ olmuşdur. Ve nehr-i Furât üzre ibret-nümâ Burma köprü bu şehre karîbdir. Kal‘ada ve aşağı şehirde cümle (---) bin aded hâk-i pâk ile mestûr âbâdân [u] ma‘mûr hâne-i zîbâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 81b ·
metinde göster ·
… l altı bin adımdır. Selânik kadar büyük kal‘a değildir. Ve bu cirmde olan kal‘a
içinde cümle
on dörd mahalledir. Güleşciler tekyesi kurbunda üç aded mahall-i müslimîn vardı …
Ve devr-i sûrunda cümle altı aded kapulardır. Evvelâ maşrık tarafına Balıkbâzârı kapusu, ikinci yine cânib-i şarka İğneciler kapusu, üçüncü Zindân kapusu, dördüncü Manyas kapusu, bu iki bâblar cânib-i cenûba Meriç kenarına mekşûfdur kim nehr-i Meriç'den su alınır. Beşinci kapu Mihal kapusu cânib-i şimâle meftûhdur. Bu bâb-ı izdihâmların cümlesi ikişer kat bâb-ı hadîdlerdir. Ammâ dâ’iren-mâdâr kal‘a bir kat hisâr-ı üstüvârdır. Sâ’ir kılâ‘lar gibi ikişer üçer kat değildir. Ammâ bu kapulardan mâ‘adâ ba‘dehû kal‘anın niçe divârın nakb edüp uğrun kapular etmişler. Meselâ biri Alî Paşa çârsûsu içre Uğrun kapudur. Ve kal‘a-i Edirne dâ’iren-mâdâr kâmil altı bin adımdır. Selânik kadar büyük kal‘a değildir. Ve bu cirmde olan kal‘a içinde cümle on dörd mahalledir. Güleşciler tekyesi kurbunda üç aded mahall-i müslimîn vardır. Ve bir mahalle-i muvahhidîn Topkapusu iç yüzündedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 149b ·
metinde göster ·
… de ide niçe küffârları dendân-ı tîğdan geçirüp âhir kendiler de bî-hisâb küffâr
içinde cümle
şehîd olup Ebü'l-Makassıd nâm bir hümâm-ı be-nâm kalup bi-emrillah Alina Kral'ı …
Bu ceng 193a ü cidâlden on altı sene mürûr edüp hicret-i nebeviyyenin iki yüz kırk dört senesinde Hârûnu'r-Reşîd müstakil halîfe-i Bağdâd olup yüz elli bin asker ile bu Malatıyye'yi mukaddemâ serdârlıklarında bî-feth avdet etdüğinden bu Malatıyye'de muhabbeti kalmış idi. Seydi Battâl Gâzî hâtıriyçün niçe hazâ’in-i Irâk masraf edüp Malatıyye'ye bir sûr-ı üstüvâr inşâ etdi. Ba‘dehû iki kerre yüz bin asker ile İslâmbol'u {Hârûnu'r-Reşîd} muhâsara edüp âhir bilâ feth avdet müşkildir deyü sulha rağbet eyleyüp bir sığır postu cirminde İslâmbol içre yer istedikde Alina Kral rızâ verüp Hârûnu'r-Reşîd sığır derisin incecik sırım dilüp Koca Mustafâ Paşa Câmi‘i yerinde Kızlar Manastırı nâm mahalde bir kal‘a binâ edüp içine kifâyet mikdârı cebehâne ve asker koyup beher sene küffârdan ellişer bin altun harâc gelmek üzre Hârûnu'r-Reşîd Bağdâd'a avdet edüp Malatıyye'de meştâ edüp imâr ederken İslâmbol'da Alina Kral-ı dâll isyân edüp İslâmbol içindeki ümmeti Muhammed'i katl-i âm ederken içlerinde ashâb-ı güzînden iş görmüş şecî‘ âdemler var idi. Ceng-i azîm ide ide niçe küffârları dendân-ı tîğdan geçirüp âhir kendiler de bî-hisâb küffâr içinde cümle şehîd olup Ebü'l-Makassıd nâm bir hümâm-ı be-nâm kalup bi-emrillah Alina Kral'ı katl edüp kendiyi de şehîd etdiler. Bu ahvâl-i pür-melâli Hârûnu'r-Reşîd ve Seyyid Battâl Gâzî Malatıyye'de istimâ‘ edüp İslâmbol'da şehîd olanlara bedel iki o kadar olmak üzre diyâr-ı İslâmda bulunan üsârâ küffârlardan yigirmi bin kefere ve fecere katl ederler. Hâlâ Malatıyye hâricinde nehr-i Deyr-i Mesîh ve nehr-i Pül sâhilinde çâh-ı gayyâlar içre üstühân-ı kefereler leb-ber-lebdir. Netîce-i kelâm mürûr-ı eyyâm ile bu Malatıyye üzre niçe ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl olup âhir ibtidâ Rûm'a kadem basan Âl-i Selçukiyân'dan Sultân Alâeddîn sene 76 târîhinde ceng-i azîm ile Ermenî destinden dest-i kuvvetle feth edüp cümle küffârı dendân-ı tîğdan geçirüp kal‘asın hâke berâber etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 192b–193a ·
metinde göster ·
… derler, ammâ nehr-i Dicle yine nehr-i Şattu'l-Arab'dır. Ammâ bu Cezîre-i Dicle
içinde cümle
yüz yetmiş altı pâre imâr ve mükellef kal‘ası vardır. Yetmiş altısı dahi Hulâgû …
Der-beyân-ı cezîre-i azîm, Dicle-i kadîm: Cenâb-ı İzzet bu rûy-ı arzı halk idelden berü bu cezîre-i ma‘mûr nehr-i Furât ile nehr-i Şattu'l-Arab'ın mâbeyninde bir sevâd-ı mu‘azzam cezîre halk olunmuşdur kim bu cezîrenin ibtidâsı cânib-i şimâlde kal‘a-i Harput ve kal‘a-i Pertek kurblarında İzoli ekrâdı içindedir. Andan bir ucu cânib-i kıbleye Bağdâd çölü ve Kûfe ve Kerbelâ çölleri içre gidüp ta kal‘a-i Kurna'ya varınca tûlânî bir cezîre-i azîmdir kim tûlâsı kırk altı konakdır, ammâ arzı üç menzil, ya yedi menzil, on konak, en nihâyeti on beş konakdan ba‘îd arîz yeri yokdur. Ta bu mertebe Cezîre-i Dicle'dir. Şat ile Furât mâbeyninde olmağile Cezîre-i Dicle derler, ammâ nehr-i Dicle yine nehr-i Şattu'l-Arab'dır. Ammâ bu Cezîre-i Dicle içinde cümle yüz yetmiş altı pâre imâr ve mükellef kal‘ası vardır. Yetmiş altısı dahi Hulâgû ve Timur-ı bî-nûr asrında harâb u yebâb olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 209b ·
metinde göster ·
… edâyâ getirüp çümle asker-i İslâm dağlara ve taşlara konup paşa bir çemenzâr öz
içinde cümle
Vanlı ile meks etdiler. Beğleri ol gice kayd ü bend edüp cümle kûh-ı Kuskunkıra …
Menzil-i karye-i Surp: Van deryâsı kenârından ba‘îd Van hâkinde iki yüz hâneli ma‘mûr Ermenî köyüdür. Bir deyr-i kadîm vengi vardır. Papasları paşaya hedâyâ getirüp çümle asker-i İslâm dağlara ve taşlara konup paşa bir çemenzâr öz içinde cümle Vanlı ile meks etdiler. Beğleri ol gice kayd ü bend edüp cümle kûh-ı Kuskunkıranlara karavullar kodular. Andan ale's-seher yine tuğlar ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 281a ·
metinde göster ·
… rlı ve kırk kulle ve iki kapulu ve handaksız dört bin adım cirmli bir kal‘adır.
İçinde cümle
sekiz yüz kadar hâk-i pâk ile mestûr bir rabât-ı ma‘mûrdur. Bir câmi‘i ve hânı …
Sitâyiş-i Aşağı Rabât: Bu diyârda varoşa rabât derler. Bu dahi bir dere içre cânib-i erba‘ası havâleli ve garb tarafı nehr-i Hoşâb'dır, alçak dîvârlı ve kırk kulle ve iki kapulu ve handaksız dört bin adım cirmli bir kal‘adır. İçinde cümle sekiz yüz kadar hâk-i pâk ile mestûr bir rabât-ı ma‘mûrdur. Bir câmi‘i ve hânı ve bir kesîf hammâmı ve bir kaç dükkâncıkları vardır. Gayri ibret-nümâ âsâr-ı binâsı kal‘asından gayrı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 286a ·
metinde göster ·
… arka nâzır bir küçük kapudur kim bu aşağı kal‘a tâ nehr-i Turla kenârına varır.
İçinde cümle
evleri şark cânibine nâzır biri biri üzre Turla'ya bakar cümle üç yüz aded taht …
Ve bu kal‘anın içinde bir demir kapu dahi aşağı hisâra iner. şarka nâzır bir küçük kapudur kim bu aşağı kal‘a tâ nehr-i Turla kenârına varır. İçinde cümle evleri şark cânibine nâzır biri biri üzre Turla'ya bakar cümle üç yüz aded tahta şindire örtülü hânelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 38a ·
metinde göster ·
… lânîce vâki‘ olup Anadolu'da Kazdağı cânibine (---) mahalle (---) mîl karîbdir.
İçinde cümle
(---) pâre ma‘mûr u âbâdân bâğlı ve bâğçeli kurâları ve âb-ı hayât suları ve ku …
Eşkâl-i cezîre-i Bozca: Dâ’iren-mâdâr cirmi altmış mîldir, lâkin kıbleye tûlânîce vâki‘ olup Anadolu'da Kazdağı cânibine (---) mahalle (---) mîl karîbdir. İçinde cümle (---) pâre ma‘mûr u âbâdân bâğlı ve bâğçeli kurâları ve âb-ı hayât suları ve kuyuları vardır ve cümle dağları bâğlardır. Misket üzümü olur kim rub‘-ı meskûnda yokdur. Hattâ Kadıasker-i Rûm Dahkî Efendi bâğlarında olan on yedi gûne mümessek üzümü {olur kim} cebel-i Sincâr'da olmaz. Meğer Kuds-i şerîf kurbunda Hazret-i Halîlü'r-rahmân üzümü ola, ammâ bu Bozcaada üzümü halîlîden âbdâr ve lezîz ve hoş-hâr ve mümessekdir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 92a ·
metinde göster ·
Bu kal‘anın (---) cânibi tarafında leb-i deryâda varoşu (---)
içinde (---)(---)(---)(---)(---) cümle
(---) aded tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ şekilli cümle kiremit örtülü evlerdir …
Bu kal‘anın (---) cânibi tarafında leb-i deryâda varoşu (---) içinde (---)(---)(---)(---)(---) cümle (---) aded tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ şekilli cümle kiremit örtülü evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 92a ·
metinde göster ·
dörd yüz aded dükkânlardır, lâkin bezzâzistânı ve medrese ve dârü'l-hadîs ve dâ …
Ve hisâr içinde cümle dörd yüz aded dükkânlardır, lâkin bezzâzistânı ve medrese ve dârü'l-hadîs ve dârü'l-kurrâsı yokdur, ammâ çârsû-yı bâzârı gâyet müzeyyendir. Cümle sokakları serâpâ tahta döşelidir. Aslâ taş kaldırım yokdur ve mümkün değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 119a ·
metinde göster ·
bin aded kiremit ve şindire tahta örtülü bâğ u bâğçesiz tahtânî ve fevkânî evle …
Ve kal‘a içinde cümle bin aded kiremit ve şindire tahta örtülü bâğ u bâğçesiz tahtânî ve fevkânî evlerdir, ammâ kârgîri azdır, zîrâ zemîni Tuna kenârında olmağile batakdır ve cümle sokakları serâpâ ağaç direk döşelidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 183a ·
metinde göster ·
… u metîn bir Şeddâdî taş binâ hisâr-ı ra‘nâdır. Ve maşrık cânibine iki kapusu ve
içinde cümle
topları ve cebehânesi mükellef ve mükemmel iken gulgule-i Rûm ve velvele-i Rûm …
Erdel kralları mülküdür. Kal‘ası bir dere ağzında havâleli şekl-i murabba‘ ve on bir kulleli sa‘b u metîn bir Şeddâdî taş binâ hisâr-ı ra‘nâdır. Ve maşrık cânibine iki kapusu ve içinde cümle topları ve cebehânesi mükellef ve mükemmel iken gulgule-i Rûm ve velvele-i Rûm sadâsı havfından 3b kal‘a içre cümle mâl [ü] menâllerin bırağup ancak evlâd [u] ensâblarıyla dağlara ve sa‘b mağâralara firâr etmişler. Biz dahi iki yüz yiğit cür’et edüp âheste reviş kal‘a içine girdik. Aslâ âdem ve âdemî-zâd yok.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 3a–3b ·
metinde göster ·
… kal‘a-i metîn etmişdir kim gece vâkı‘sında gören âdemin dudakları uçuklar. Hâlâ
içinde cümle
keferesi Nemse ve kapdanı ve ir[ş]ekleri ve şagları ve nemeşleri cümle Nemse'di …
Ba‘dehu sene (---) târîhinde Erdel hâkimi Betlen Gabor kral Süleymân Hân'ın izniyle 12b bu kal‘a-i Husvar'ı Kurs Macarı elinden kuvvet-i Âl-i Osmân ile alup bir kal‘a-i metîn etmişdir kim gece vâkı‘sında gören âdemin dudakları uçuklar. Hâlâ içinde cümle keferesi Nemse ve kapdanı ve ir[ş]ekleri ve şagları ve nemeşleri cümle Nemse'dir, lâkin Zolomioğlu milkidir. Kal‘ası Hasun yaylası dibinde dîvârları dolma rıhtım-ı Şeddâdî sedd-i İskender-misâl beyâz kuğu gibi kal‘adır kim sûr-ı üstüvârının kaddi evc-i âsumâna berâber bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn nev-binâ bir hisâr-ı zîbâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 12a–12b ·
metinde göster ·
… limdir bir kürrâs olur. Bu kasaba bir (---) deresinin kenârında ve bir vâsi‘ öz
içinde cümle
altı yüz aded saz ve kamış ve tahta ve kiremit örtülü bâğlı ve bâğçeli ve hıyâb …
Lisân-ı Bulgar'da (---)38b(---) demekdir. Kıratova nâhiyesidir ve Köstendil beğinin hâssıdır kim subaşısı hâkimdir, ammâ ol dahi haydud kefereleriyle yek-dil [ü] yek-cihetdir ve niyâbetdir. Cümle re‘âyâsı âşikâre haydudlardır kim kârbâ[n] bozarlar. Cenâb-ı Kibriyâ bizi hıfz edüp bunda Kâsım Ağa'nın hânesine dahil düşüp cânımız halâs etdik. Eğer bu serencâmımız bir bir tahrîr eylesek Hudâ âlimdir bir kürrâs olur. Bu kasaba bir (---) deresinin kenârında ve bir vâsi‘ öz içinde cümle altı yüz aded saz ve kamış ve tahta ve kiremit örtülü bâğlı ve bâğçeli ve hıyâbânlı mesîregâh ve sayd [u] şikârgâh dağlar ve ormanlar içinde vâkı‘ bir rabta-i vâsi‘ zemîn-i mahsûldâr bir dâr-ı diyârdır, ammâ deyyâr halkında merhamet yokdur. Dağlarına sayd [u] şikâra giden haydudlara kendi şikâr olup şehre uryân gelüp yâhûd başdan olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 38a–38b ·
metinde göster ·
… ya üzre şekl-i muhammes seng binâ-yı atîkdir. Cânib-i (---) kapusu var ve kal‘a
içinde cümle
üç yüz aded kiremitli büyût-ı ra‘nâlar var ve kiliseden bozma Ebü'l-feth Sultân …
Bânîsi Kostantin kızı Vizo nâm bir melike binâsı olmağile ol melike ismiyle müsemmâ bir kal‘a-i zîbâ imiş. Mürûr-ı eyyâm ile câ-be-câ harâbe olmuş kal‘ası bir sivri kaya üzre şekl-i muhammes seng binâ-yı atîkdir. Cânib-i (---) kapusu var ve kal‘a içinde cümle üç yüz aded kiremitli büyût-ı ra‘nâlar var ve kiliseden bozma Ebü'l-feth Sultân Mehemmed câmi‘i var, kubâbı kurşum ile mestûr câmi‘-i ma‘mûrdur. (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 41b ·
metinde göster ·
… ası leb-i deryâda bir püşte üzre çâr-kûşe seng binâ bir küçük kal‘a-i yebâbdır.
İçinde cümle
kefereler sâkindir. Câmi‘ ve hân ve hammâmı ve gayri âbâdânları yokdur, lâkin b …
Evsâf-ı kal‘a-i Vasiligoz Purgaz: Lisân-ı Rûmca Vasiligoz, ya‘nî büyük ayu demekdir. Burgoz kal‘a demekdir. Kostantin bed-nâmlarından Vasil nâm bir kefere-i benâm binâsı olmağile anın ismiyle ma‘rûf bir kal‘a-i meksûf harâbdır. Ammâ sene (---) târîhinde Sultân Mûsâ Çelebi ibn Yıldırım Hân fethidir. Kal‘ası leb-i deryâda bir püşte üzre çâr-kûşe seng binâ bir küçük kal‘a-i yebâbdır. İçinde cümle kefereler sâkindir. Câmi‘ ve hân ve hammâmı ve gayri âbâdânları yokdur, lâkin bâğları ve bâde-i hamrâsı çokdur. Ve (---)(---) dükkânları vardır. Bu dahi (---)(---) hâkinde (---)(---) hükûmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 50b ·
metinde göster ·
Çûn vakt-i seher olunca yine fermân-ı vezîr üzre toplar atılup cümle guzât karılup katılup bir kara tuman içinde cümle guzât "Allâh Allâh" deyüp dal tîğ-i uryân birbirleri ardlarından kesilmeyüp ân-ı vâhidde ibtidâ yeniçeri bayrağı kal‘anın dîvârı üzre dikilüp ardınca vezîria‘zam askeri sökülüp alay alay cümle guzât mûr mâra üşer gibi üşüp kal‘anın cümleden dendân-ı bedenleri ve tabyaların zabt edüp kâfirin meterisleri içine girüp zabt ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 92b ·
metinde göster ·
… kapusu bu çarh değirmeni kapusunda tamâm olup bu üç aded kapulu varoş-ı ma‘mûr
içinde cümle
kat-ender-kat iki bin tokuz yüz aded tahtânî ve fevkânî odalardır, ammâ bâğçele …
İmdi azîz-i men bu varoşun üç aded kapusu bu çarh değirmeni kapusunda tamâm olup bu üç aded kapulu varoş-ı ma‘mûr içinde cümle kat-ender-kat iki bin tokuz yüz aded tahtânî ve fevkânî odalardır, ammâ bâğçeleri olmadığından mâ‘adâ aslâ havlıları yok daracık kesîf evleri vardır. Hattâ ba‘zı hânelerin meyyitlerin taşra sokaklarda gusl ederler, gâyet zîk hâneleri vardır, ammâ hîn-i muhâsarada bu varoşun evleri masûn u mahfûz ve tahta örtülü evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97a ·
metinde göster ·
… edüp hemân ol mahalde nehr-i Tuna'ya mahlût olur. Anıniçün Şemetorna bir batak
içinde cümle
(---) mahalle ve cümle (---) aded şindire tahta örtülü varoşdur, ammâ kârgîr bi …
Ammâ varoşu nehr-i Şarviz batağı kenârında yine ağaç palanka-i azîm ve metîn ve kavî hisâr-ı üstüvârdır. Nehr-i Şarviz mezkûr Balatin gölünün ayağıdır. Bu kal‘a-i Şemetorna altından geçüp Segsar kal‘ası önünde Yeni Palanka nâm cisrinin altından ubûr edüp hemân ol mahalde nehr-i Tuna'ya mahlût olur. Anıniçün Şemetorna bir batak içinde cümle (---) mahalle ve cümle (---) aded şindire tahta örtülü varoşdur, ammâ kârgîr binâ hânedânları nâdirdir. Bu dahi dâ’iren-mâdâr palanka dîvârdır, ammâ tabyaları ve dirsekleri ma‘mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 12a ·
metinde göster ·
(---) mahalle-i müslimîn ve cümle üç mahalle-i fâcirîndir. Ve cümle (---) aded …
Ve cümle (---) kapusu vardır. Ve kal‘a içinde cümle (---) mahalle-i müslimîn ve cümle üç mahalle-i fâcirîndir. Ve cümle (---) aded tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ serâpâ şindire tahta örtülü evlerdir. Bir Süleymân câmi‘i ve bir zâviyesi ve gılâl anbârı ve kifâyet mikdârı cebehânesi vardır, ammâ ebrâcları ve dendân-ı bedenleri ma‘mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 33b ·
metinde göster ·
beş yüz aded dîk ve dar ve daracık dârları var, aslâ bâğçeli ve ağaçlı hânedânl …
Ve bu iç kal‘a içinde cümle beş yüz aded dîk ve dar ve daracık dârları var, aslâ bâğçeli ve ağaçlı hânedânları yokdur,cümle haşeb binâ ve serâpâ şindire tahta örtülü evlerdir, ammâ cümleden Paşa sarâyı ve Alaybeğ hânesi mükellefdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 34b ·
metinde göster ·
… ifani deyrinin çanlığı âlî olup cümle yedi yüz yetmiş kademe taş nerdübândır ve
içinde cümle
üç yüz aded sağîr ü kebîr hücre-i bıtrîkânlar vardır. Ve dahi tâ zirve-i a‘lâsı …
Ve cümle kullelerden bu İstifani deyrinin çanlığı âlî olup cümle yedi yüz yetmiş kademe taş nerdübândır ve içinde cümle üç yüz aded sağîr ü kebîr hücre-i bıtrîkânlar vardır. Ve dahi tâ zirve-i a‘lâsında bir altun topu var, kâmil yüz elli vukıyye altun-ı hâlis top doludur. İçi on şinik buğday alır derler. Kaçan kim Süleymân Hân sene 936 târîhinde bu Beç kal‘asın muhâsara edüp bu kulle-i bâlâyı döğmeğe kıyamayup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 61b ·
metinde göster ·
… ib-i garba bir kapusu var. Dâ’iren-mâdâr bu varoşun cirmi kâmil bin adımdır. Ve
içinde cümle
tahtânî ve fevkânî tahta şindire kiremit örtülü vâsi‘ce yüz seksen beş hânedir, …
Mezkûr iç kal‘a handakı hâricinde bir cemâ‘at-i kesîrelice mescidi var mahkeme-i şer‘-i Resûl-i mübîn bundadır. Ve bu varoş kal‘a rıhtım dolma çit palankadır kim cânib-i garba bir kapusu var. Dâ’iren-mâdâr bu varoşun cirmi kâmil bin adımdır. Ve içinde cümle tahtânî ve fevkânî tahta şindire kiremit örtülü vâsi‘ce yüz seksen beş hânedir, ammâ cümleden Beğzâde hânesi mükellef ü mükemmel hânedândır. Bu sarâya muttasıl bir vîrân manastırı ve sekiz aded dükkâncıkları vardır. Ve bu orta varoşun cümle sokakları tahta kaldırım döşelidir, zîrâ kışı şedîd olup bârân-ı rahmetden çamuru ziyâde olur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 81b ·
metinde göster ·
… ı var. Ve bunda ancak elli aded şindire tahta örtülü evleri ve buğday anbârları
içinde cümle
darudur ve buğday ve arpa ve sâ’ir gılâl-ı hubûbâtlar leb ber-lebdir. Bu varoşu …
Bu varo[ş] iç kal‘anın cânib-i selâsin ihâta edüp iç kal‘anın kıble cânibi deryâ-misâl bataklıkdır. Ve bu Orta varoşun dîvârı göl kenârında kırk ayak enli rıhtım dolma palanka-i metîn dîvâr olup yigirmi aded arşın yüksek olup fecc-i amîk bataklık içinde şekl-i murabba‘ bir sûr-ı rabâtdır kim dâ’iren-mâdâr cirmi iki bin arşındır. Azîm vezni üzre yedi aded yedi iklîmden ve seb‘a-i seyyâreden nişân verir sedd-i Ye’cûc tabya-i ibret-nümâlardır kim her birine yetmişer pâre sağîr ü kebîr balyemez topları var. Ve bunda ancak elli aded şindire tahta örtülü evleri ve buğday anbârları içinde cümle darudur ve buğday ve arpa ve sâ’ir gılâl-ı hubûbâtlar leb ber-lebdir. Bu varoşun ancak iki kapusu var; biri su kapusu ve biri büyük kapu kâ[r]gîr binâ kemerlidir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 83b ·
metinde göster ·
Sitâyiş-i enderûn-ı imâret-i kal‘a-i Gözlev: Bu kal‘a-i azîmin
içinde cümle
yigirmi dörd aded mihrâbdır. On ikisi câmi‘-i selâtîn ve gayri a‘yân cevâmi‘ler …
Sitâyiş-i enderûn-ı imâret-i kal‘a-i Gözlev: Bu kal‘a-i azîmin içinde cümle yigirmi dörd aded mihrâbdır. On ikisi câmi‘-i selâtîn ve gayri a‘yân cevâmi‘leridir. Mâ‘adâsı mahalle mesâcidleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 118b ·
metinde göster ·
üç yüz altmış aded kat-ender-kat şâhnişîn ve kâ‘alı ve cihân-nümâ kasr-ı âlîler …
Ve bu kapuların içinde cümle üç yüz altmış aded kat-ender-kat şâhnişîn ve kâ‘alı ve cihân-nümâ kasr-ı âlîler ve müta[‘a]ddid gûnâ-gûn nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn hücrelerdir. Her biri birer pâdişâhın âsâr-ı binâlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 125a ·
metinde göster ·
… ebzezâr çemenzâr bir vâdî-i lâlezârdır kim iki tarafı Azak deryâsıdır. Bu burun
içinde cümle
Kırım halkının hayvânâtları otlayup gezerlerken Kalmık küffârı bu buruna Azak d …
Ve bu kulleden 9 sâ‘at cânib-i şimâle gidüp bir ince burundur. Azak deryâsın bulmuş(?) sebzezâr çemenzâr bir vâdî-i lâlezârdır kim iki tarafı Azak deryâsıdır. Bu burun içinde cümle Kırım halkının hayvânâtları otlayup gezerlerken Kalmık küffârı bu buruna Azak denizi sığlarından yol bulup bu burunda olan cümle Kırım halkı hayvânâtların sürüp götürdükde yine Mehemmed Geray Hân Or kal‘ası kapusundan Kalmığ'a yetişüp cümle hayvânâtları Kalmığa bırakdırup halâs etdi, ammâ Kalmık sihr edüp halâs olup kırılmadı. Ba‘dehu bu mezkûr burunun tâ ucuna bir kal‘a yasadup ismine Çikişke deyü nâm verdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 143a ·
metinde göster ·
… alçak ve kumsaldır. Bir karış kazsan su çıkar. Handak olmak mümkin değildir. Ve
içinde cümle
yüz aded toprak ile mestûr hâne-i ma‘mûrları vardır. Ve kıblesi tarafı nehr-i K …
Kal‘ası bir kumsal zemînde şekl-i murabba‘ kârgîr ve yalın kat dîvârlı sarp kal‘adır kim cirmi dörd yüz adımcıkdır. Her köşesinde birer kullesi var. Her burcları üstlerinde tahta örtülü kubbesi var, ammâ etrâfında handakı yokdur, zîrâ alçak ve kumsaldır. Bir karış kazsan su çıkar. Handak olmak mümkin değildir. Ve içinde cümle yüz aded toprak ile mestûr hâne-i ma‘mûrları vardır. Ve kıblesi tarafı nehr-i Kuban'dır. Ve şark tarafı Kuban nehrinden azmış bir azîm sığlık göldür, ammâ lezîzdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 145b ·
metinde göster ·
tokuz bin aded bâğ u bâğçesiz daracık tahta örtülü kârgîr binâ dâr-ı menhûslard …
Ve kal‘a içinde cümle tokuz bin aded bâğ u bâğçesiz daracık tahta örtülü kârgîr binâ dâr-ı menhûslardır. Ve cemî‘i sokakları sadranç nakşı tarh olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 167a ·
metinde göster ·
yigirmi üç aded dükkânları vardır. Ve Sultân Bâyezîd-i Velî câmi‘i tûlen yüz ay …
Ve bu Freng hisârı içinde cümle yigirmi üç aded dükkânları vardır. Ve Sultân Bâyezîd-i Velî câmi‘i tûlen yüz ayakdır ve arzen yüz elli ayak tarz-ı kadîm toprak örtülü ve tahta minâreli câmi‘-i atîkdir. Ve bu câmi‘in sol tarafı köşesindeki bakkal dükkânı içre bir çâr-kûşe beyâz mermer üzre celî hatt ile câmi‘in târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 184b ·
metinde göster ·
bin aded küçük küçük müfîd ü muhtasar evlerdir. Ancak beş altı kadar evlerin me …
Ve bu Freng hisârı içinde cümle bin aded küçük küçük müfîd ü muhtasar evlerdir. Ancak beş altı kadar evlerin meyyit yaykayacak kadar havlıları vardır. Mâ‘adâ hasır ve kamışdan dîvârlı ve toprak örtülü evlerdir. Cümleden paşa sarâyı ve yeniçeri ağası ve cebecibaşı ve kul kethudâsı ve dizdâr ağa ve azeb ağası ve gayri kırk aded ağaların hâneleri vâsi‘ce olup at âhûrları vardır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 184b ·
metinde göster ·
… bin adımdır. Hemân İslâmbol'da Eskisarây cirmindedir. Ve bu toprak kal‘a bölüğü
içinde cümle
bin yüz elli aded vâsi‘ce evlerdir kim bunlar dahi saz ve kamış ve haşebden tah …
Ve dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin adımdır. Hemân İslâmbol'da Eskisarây cirmindedir. Ve bu toprak kal‘a bölüğü içinde cümle bin yüz elli aded vâsi‘ce evlerdir kim bunlar dahi saz ve kamış ve haşebden tahtânî ve fevkânî üstleri türâblı hânelerdir. Lâkin bunlar da vâsi‘ havlılı ve âhûrlu evlerdir, zîrâ cümle halkı at besler bir alay sipâh-misâl Tatar kalpaklı askerî tâ’ifesi evleridir. Ve cümle altmış aded bozahâneleri ve gayri dükkânları vardır. Ve bunda dahi at arabaları giremez, zîrâ sokakları ve kal‘a kapuları dardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 185a ·
metinde göster ·
bin beş yüz Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikâr evleri ve obaları var. Ve hâlâ yüz …
Ve içinde cümle bin beş yüz Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikâr evleri ve obaları var. Ve hâlâ yüz aded obalı Kalmık Tatarları gelüp İslâm ile cümle müşerref olup bu Karatayak varoşunda konmuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 185a ·
metinde göster ·
(---) aded tahtânî ve fevkânî kâ[r]gîr binâ kiremit örtülü bâğ u bâğçeli ve âb- …
Bir vâsi‘ vâdî içinde cümle (---) aded tahtânî ve fevkânî kâ[r]gîr binâ kiremit örtülü bâğ u bâğçeli ve âb-ı hayât sulu şehircikdir. Müferrih câmi‘leri var. Cümleden çârsû içre (---) câmi‘i (---)(---)(---) câmi‘i (---)(---). Mâ‘adâ mahalle buk‘alarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 213a ·
metinde göster ·
… pusundan mihrâba varınca tûlu iki yüz yigirmi ayakdır ve arzı yüz elli ayakdır.
İçinde cümle
sağîr ü kebîr yüz elli aded sütûn-ı somâkîler ve beyâz mermer sütûnlardır kim b …
Câmi‘-i Cezerî Kâsım Paşa: Bu dahi kurşum örtülü servi ağaçlarından harpüşte tahta kubbe-i âlîdir, ammâ bunun dahi kurşumu gâyet musanna‘ örtülüdür. Bu câmi‘in kıble kapusundan mihrâba varınca tûlu iki yüz yigirmi ayakdır ve arzı yüz elli ayakdır. İçinde cümle sağîr ü kebîr yüz elli aded sütûn-ı somâkîler ve beyâz mermer sütûnlardır kim biri biri üzre ba‘zı kemerlerde amûd-ı sağîreler vardır, zîrâ bu câmi‘ iki kat binâ olunmuşdur. Ve câmi‘ içindeki döşeme mermerlerinin tûlu ve arzı beşer ve altışar arşın beyâz mermer-i mücellâlardır kim her biri birer hâlîçe kadar büyük çâr-kûşe mermerlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 226a ·
metinde göster ·
… urumdur ve dereli ve depeli yerlerdir. Şehir dahi bir dereli ve depeli vâsi‘ öz
içinde cümle
4.000 aded kiremitli ve bâğ u bâğçeli ve her hânede birer âb-ı hayât cârî olmuş …
Ve bu kal‘anın iki tarafı çâh-ı gayyâ ve derk-i esfel-misâl uçurumdur ve dereli ve depeli yerlerdir. Şehir dahi bir dereli ve depeli vâsi‘ öz içinde cümle 4.000 aded kiremitli ve bâğ u bâğçeli ve her hânede birer âb-ı hayât cârî olmuş tahtânî ve fevkânî kârgîr binâlı ma‘mûr u müzeyyen hânedân-ı zîbâlardır. Cümleden Bekir Efendi sarâyı ve Mustafâ Ağa sarâyı ve (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) meşhûr büyûtlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 233a ·
metinde göster ·
… ‘anın ortasında vâki‘ olup tûlu iki yüz elli ayakdır ve arzı seksen ayakdır. Ve
içinde cümle
altmış aded beyâz mermer direği amûd-ı müntehâlarla biri biri üzre iki kat vaz‘ …
Bu kal‘a içre bir câmi‘dir, ammâ bu cihânı geşt [ü] güzâr eden seyyâh-ı âlem ve nedîm-i âdem olanların mâbeynlerinde memdûh u meşhûr olan câmi‘-i pür-nûr-ı ibret-nümâ bu kal‘anın ortasında vâki‘ olup tûlu iki yüz elli ayakdır ve arzı seksen ayakdır. Ve içinde cümle altmış aded beyâz mermer direği amûd-ı müntehâlarla biri biri üzre iki kat vaz‘ olunmuş sütûn-ı mevzûn-ı ibret-eserlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 251b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu bu üçüncü kat kapudan içeri sevâd-ı azîm kal‘a
içinde cümle
iki yüz aded cümle tahtânî kârgîr binâlı ve serâpâ kiremit örtülü müselmân evle …
Ba‘dehu bu üçüncü kat kapudan içeri sevâd-ı azîm kal‘a içinde cümle iki yüz aded cümle tahtânî kârgîr binâlı ve serâpâ kiremit örtülü müselmân evleri var, aslâ kefere hâneleri yokdur. Meğer müselmânların avretleri kâfire ola. Yohsa bu kal‘aya kâfirler giremezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 258a ·
metinde göster ·
seksen aded kiremit ile mestûr tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ hânedân-ı ma‘mûrl …
Ve bu kal‘a içinde cümle seksen aded kiremit ile mestûr tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ hânedân-ı ma‘mûrlar vardır. Ve cümle cânib-i şarka nâzır bir demir kapusu var ammâ iki kat kapulardır. Ammâ 266a şarka nâzır orta kapu önünde Sultân Süleymân câmi‘i var, tarz-ı kadîm bir musanna‘ câmi‘-i rûhânîdir. Ve taşra büyük kapunun iç yüzünde bir âb-ı hayât çeşme-i âb-ı hoş-güvârı var. Bu kapu dahi cânib-i şarka mekşûfdur. Bu kapudan taşra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 265b–266a ·
metinde göster ·
Bu iç kal‘a yalınızca cirmi kâmil bin hatvedir ammâ germe adımdır. Ve
içinde cümle
33 aded bâğçesiz kiremit örtülü ma‘mûr evleri vardır. Ve semt-i şimâle nâzır bi …
Bu iç kal‘a yalınızca cirmi kâmil bin hatvedir ammâ germe adımdır. Ve içinde cümle 33 aded bâğçesiz kiremit örtülü ma‘mûr evleri vardır. Ve semt-i şimâle nâzır bir kapusu var. Kapu arası üzre bir azîm kubbe-i âlîdir. Kal‘a ağalarının ve neferâtlarının dîvânhâneleridir kim şeb [ü] rûz cemî‘i dîdebân ve pâsbânlar bunda pür-silâh âmâde olup nevbet beklerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 267b ·
metinde göster ·