… u mahalde şeb [u] rûz kal‘a dizdârı ve üç yüz neferâtı âmâde dururlar. Ve kal‘a
içinde yüz
seksen hânedir kim cümle kırlankıç âşiyânı gibi kayalara muttasıl bâğçesiz nefe …
Bu mahalde şeb [u] rûz kal‘a dizdârı ve üç yüz neferâtı âmâde dururlar. Ve kal‘a içinde yüz seksen hânedir kim cümle kırlankıç âşiyânı gibi kayalara muttasıl bâğçesiz neferât hâneleridir. Ve bir minâreli Ebü'l-feth Sultân Mehemmed câmi‘i ve iki mesâcid ve iki buğday anbârı var, gayrı çârşû-yı bâzârdan bir imâret yokdur. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 137a ·
metinde göster ·
… â çâr-kûşe kal‘a-i ra‘nâdır. Dâiren-mâdâr cirmi bin üç yüz adım küçük kal‘adır.
İçinde yüz
hânesi ve anbarları ve cebehânesi ve su sarnıçları ve cânib-i garba 284a bir …
Evsâf-ı kal‘a-i Koylıhisâr: Ebü'l-feth havfinden Sultân Uzun Hasan binâ etmişdir. Hikmet-i Hudâ yine sene (---) târîhinde Ebü'l-feth feth etmişdir. Erzurûm eyâletinde Şebin Karahisâr sancağı hâkinde nâhiye ve yüz elli akçe kazâdır. Kal‘ası eflâke ser çekmiş bir yalçın kaya üzre sengîn binâ çâr-kûşe kal‘a-i ra‘nâdır. Dâiren-mâdâr cirmi bin üç yüz adım küçük kal‘adır. İçinde yüz hânesi ve anbarları ve cebehânesi ve su sarnıçları ve cânib-i garba 284a bir demir kaplu kapusu var. Dizdârı ve yetmiş neferâtları ve taşrasında yüz hâneli varoşu ve bir câmi‘i ve bir kaç dükkânlarından mâ‘adâ âsâr-ı binâları yokdur. Kal‘adan on yedi pâre top atılup şâdmânlar oldu ve ahâlî-i kal‘a hedâyâlarıyla gelüp paşa-yı kâmkâra buluşdular. Ve huzûr-ı vezîrde on koyun kurbân edüp on altun ihsân alup gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 283b–284a ·
metinde göster ·
Menzil-i karye-i Mama Hâtûn: Erzurûm nâhiyesinde bir vâsi‘ dereli ve depeli öz
içinde yüz
evli ma‘mûr müselmân köydür. Ve serbest ze‘âmet-i Alî Ağadır. Anda,
Menzil-i karye-i Mama Hâtûn: Erzurûm nâhiyesinde bir vâsi‘ dereli ve depeli öz içinde yüz evli ma‘mûr müselmân köydür. Ve serbest ze‘âmet-i Alî Ağadır. Anda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 285a ·
metinde göster ·
… âbeyni pâyeyndir, ya‘nî iki bin adımdır. Cânib-i şarka bir demir kapusu vardır.
İçinde yüz
hânesi var, neferâtı yokdur ammâ taşra varoşunda hânesi çokdur. Cümle üç bin hâ …
Evsâf-ı kal‘a-i şehr-i kadîm Ûcân: Tebriz'e hâ’il olan kûh-ı Ûcân'ın cânib-i şarkîsi zeylinde bir şehr-i mu‘azzama imiş. Hülâgû Hân harâb etmişdir. İbtidâ bânîsi Peyjen ibn Keyûmers b. Kûderiz binâ etdi. Azerbaycân hudûdunda şehr-i müzeyyen idi. Ba‘dehû yine mürûr-ı eyyâm ile harâb [u] yebâb olup cümle ahâlîsi Tebrîz'e intikâl etdiler. Andan sene (---) târîhinde Âl-i Cengiziyân'dan Muhammed Şâm-ı Gazan ta‘mîr u termîm edüp kûh-ı Ûcân dâmeninde şekl-i murabba‘ kâr-ı sengîn bir kal‘a-yı sûr-ı metin binâ edüp devri kâmil dü hezâr mâbeyni pâyeyndir, ya‘nî iki bin adımdır. Cânib-i şarka bir demir kapusu vardır. İçinde yüz hânesi var, neferâtı yokdur ammâ taşra varoşunda hânesi çokdur. Cümle üç bin hâk-i amber-i pâk örtülü evlerdir deyü kelenteri nakl etdi. Yedi câmi‘ ve üç hammâm ve yedi hân-ı mihmânsarây ve altı yüz dükkândır. Mahsûlâtından gendüm ve fûlü firâvândır. Âbı kûh-ı Ûcân'dan uçup revândır. Meyvesi az olur. Ve cümle ahâlîsi Şâfi‘iyyü'l-mezheb geçinirler ammâ "Üstur zehebeke ve zihabeke ve mezhebeke" kabîlesinden olup mezheb-i mestûrları nâ-ma‘lûmdur. Lâkin cümlesi ehl-i zevk ve meşreb sâhibleridir, mezheb sâhibleri değillerdir. Ve millet-i Mesîhiyyeden bî-mezheb-i sahîh bir cemâ‘at-i Nasârâ Ermenileri vardır ve iki deyr-i Mesîhâları vardır. Bu şehri tamâm seyr [ü] temâşâ edüp kûh-i Seylân câniblerinde sayd [u] şikâr ederek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 305a ·
metinde göster ·
… rvezesi var, biri cânib-i cenûba Bâb-ı Tebrîz, biri cânib-i garba Bâb-ı Menend.
İçinde yüz
aded hâne ve bir câmi‘i var. Bânî-i kal‘a Ferhâd Paşa'dır. Ammâ şehr-i kadîmini …
Evsâf-ı kal‘a-i Hoy-ı dilcûy: (ve) Şehr-i hûb-hûydır ve Menend'e mânend şehr-i İrem'dir, Azerbaycân hâkinde başka sultânlıkdır kim bin mikdârı nökere mâlikdir. Kadı ve müftî ve nakîbi ve münşî ve kelenter darûgası ve korucusu ve diz çökenleri ve mihmândârları vardır. Ve bu şehr-i Hoy-ı hûb, Menend'in cânib-i garbı tarafındadır ve mâbeynehümâsı on fersah yerdir. Kal‘ası bir düz sahrâda vâkı‘ olmuş şekl-i murabba‘ seng-binâ kal‘a-i zîbâdır. Dâiren-mâdâr cirmi yedi bin adımdır. Cânib-i erba‘asında handakı ol kadar amîk değildir. İki dervezesi var, biri cânib-i cenûba Bâb-ı Tebrîz, biri cânib-i garba Bâb-ı Menend. İçinde yüz aded hâne ve bir câmi‘i var. Bânî-i kal‘a Ferhâd Paşa'dır. Ammâ şehr-i kadîminin bânîsi Şah Haydar-ı Kerrârdır. Niçe kerre harâb u âbâdân olmuşdur. Taşra şehri yedi bin hâk-ı amber-i pâk ile mestûr hâne-i pür-nûrlardır. Ve cümle yetmiş mihrâb ve on bir cum‘adır ve iki hammâm ve yedi hân ve bin aded esvâk-ı sultân ve cânib-i erba‘ası bâğ u bostân ile müzeyyen bir hûb-huy ve mahbûb ve mahbûbesi dilcûy, şehri-i müşk-bûydur. Bu şehr-i azîmin devri kâmil on üç bin hatve ile, gulâmlarımız adımlamışdır. Murâd-ı Gâzî harâb idelden berü henüz âbâdân olmadadır. Ve cümle sahrâsında mahsûlâtı dânedâr pirinci hâsıl olduğundan hevâsı harârete mâ’ildir ve pembesi ve âbdâr engûrü olur. Ve nehri Kûh-ı Selmâs'dan cem‘ olup nehr-i Araz'a rîzân olur. Bâğistân, bûsitân [u] gülistânı meşhûrdur. Ve müsmirrâtından 307b memdûhî peygamber emrûdu, şîrîn ve âbdâr-ı hoş-hordur kim nazîri yokdur. Ve âb [u] hevâsının letâfetinden cümle halkının reng-i rûyları gâyet beyâzdır. Ve mahbûb u mahbûbesine hadd [ü] hasr yokdur. Ve ba‘zı müverrih âlimler bu şehre Türkistân, Avşaristân, İrânistân derler. Şehr-i kadîm ve bender-i azîmdir ve cümle nevâhîleri yüz seksen pâre avadân kend [ü] büldânları var. Ve ekseriyyâ halkı Şâfi‘î-Sünnî mezheblerdir. Şâh İsmâ‘îl bu kavmden tûl-i sakal harâcı alırmış. Hâlâ Şâh Safî'den berü mu‘âflardır. Sakalların uzadup sakal harâcı vermezler. Ve mahbûb u mahbûbesine hadd [ü] hasr yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 307a–307b ·
metinde göster ·
… -amân ey asâkir-i Âl-i Osmân!" deyü derûn-ı kal‘adan feryâd etdiler. Zîrâ kal‘a
içinde yüz
yetmiş bin kâfir-i fâcir var idi. Kıllet-i gılâl olunca hemân der-ceng-i evvel …
Ezîn-cânib el-kelâmu tecürrü'l-kelâm fehvâsınca yine sadede rücû‘ edelim. Bu Sofya şehrin binâ eden Sırfa ibn Sırfâyil merhûm olup evlâdları birbirlerine düşüp Bulgarya evlâdından mâyil gelüp Sırfiye şehrine müstevlî olup üç yüz sene Sırfiye şehrinde hükûmet edüp imâr etdi. Tâ Hazret-i İsâ asrında Alina kral İslâmbol'u imâr ederken Makedonya olan Filibe şehrinde Aysof nâm bir kızı nâmdâr olup serîr [ü] devletine asker cem‘ edüp kavm-i Sırfa elinden şehr-i Sırfa'yı alup yüz elli sene mu‘ammere olup Vitoş dağında niçe künûz-ı dahme-i Sırfiyâyiller bulup ol defîne-i gencîne ile Sırfiye şehrin müceddeden imâr etdiğiyçün Aysofya dediler. Ba‘dehû bu Aysof nâm kralın dahme-küşâ olduğun babası Alina kral İslâmbol'da istimâ‘ edüp bin araba ve hıntav mâl ile kızı Aysof'u İslâmbol'a da‘vet edüp Aysof kız ol mâl-ı kenz ile kırk yılda Ayasofya deyrini imâr etdiğiyçün Ayasofya dediler. Ba‘dehû bânî-i Ayasofya kız mürd olup Yeniodalar başında Kadı‘asker hammâmının dibinde amûd-ı müntehânın zirve-i âlîsinde bir mermer sandûka içre yılan havfinden anda defn etdiler. Ertesi gördüler kim ol sandukanın içi mâl-â-mâl yılan ve akreb ve çıyan leb ber-leb olmuş ammâ kızın vücûduna aslâ zarar gelmemiş. İşte şehr-i Sofya'nın bânî-i evveli Tûfân-ı Nûh'dan sonra Sırfiyâyil'dir. Ba‘dehû oğlu Sırfa'dır. Ba‘dehû Alina kral-ı dâll kızı Aysofya'dır. Hulâsa-i kelâm niçe yüz düvelden düvele nakl edüp bu felek-i atlas-ı bukalemûnda şehr-i Sofya kâh imâr u kâh harâb olup âhir hicret-i Nebeviyye'nin sene 786 târîhinde Gâzî Hudâvendigâr'ın vüzerâlarından Balaban Paşa deryâ-misâl asker ile belde-i Sofya-yı muhâsara edüp kâmil yetmiş günde {küffâra} gelen imdâdların kıra kıra derûn-ı kal‘ada Bulgar ve Sırp ve Voynuk ve Laz ve Rûm cümle pür-gumûm olup ale'l-umûm kaht [u] galâdan "Aman el-amân ey asâkir-i Âl-i Osmân!" deyü derûn-ı kal‘adan feryâd etdiler. Zîrâ kal‘a içinde yüz yetmiş bin kâfir-i fâcir var idi. Kıllet-i gılâl olunca hemân der-ceng-i evvel Latin kavminin eşbehleri emân ile sûrdan taşra çıkup Balaban Paşa'nın hâk-i pâyine rûmâlîde edüp şehr-i Sofya'da bir cây-ı karâr istediler. Ricâları hayyiz-i kabûlde olduğun derûn-ı kal‘adaki kavm-i Latin istimâ‘ edüp hemân ol dem emân ile taşra çıkdıkları kapunun miftâhın serdâra teslîm edüp bir tarafa durdular. Andan sonra emân ile Bulgar kavmi çıkup şehirde mekân ricâ etdiler ve ricâları kabûl oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 137b ·
metinde göster ·
elli aded hücreli ve müte‘addid dîvânhâneli sarây-ı azîmdir. Her gelen vüzerâ [ …
Kâmil dörd bin adımdır. İçinde yüz elli aded hücreli ve müte‘addid dîvânhâneli sarây-ı azîmdir. Her gelen vüzerâ [vü] vükelâlar birer hücre ve hammâm ve havuz ve şadırvânlar inşâ edüp kat-ender-kat bir sarây-ı müzeyyen olmuşdur. 200b Cümle revzenleri ve şâhnişînleri Şattu'l-Arab'a ve Sa‘dî köy sahrâsına ve Karadepe nâm vâdîlere nâzır manzara-ı cihân-nümâlardır. Ve sarâyun bir dîvânhâne-i atîki var. Selâtîn-i selefden Sultân (---)(---) binâsıdır. Bunda olan tarz-ı kadîm nakş-ı bukalemun meğer Mısr-ı Kâhire'de kâl‘a-ı Sultân Kalâvân'da ola. Bu kal‘a-i enderûnda cümle (---) aded neferâthâneleridir. Ve bir hammâm ve bir Hâlid ibn Velîd câmi‘i var. Ve on aded su değirmânları var. Bir içkal‘ada böyle âsiyâb-ı mâ yokdur. Ve bir diyâra mahsûs değildir kim paşalar içkal‘aya gireler, değil ki sâkin olalar. İllâ cümle vüzerâ bu Diyârbekr'ün içkal‘asında olurlar. İbtidâ bu sarâyun bânîsi Selîm Hân-ı evvel vezîri fâtih Bıyıklı Mehemmed Paşa'dır. Haylî vâsi‘ sarây-ı azîmdir. Ve içkal‘a-i metîndir. Şehir içinde cânib-i kıbleye nâzır bir demir kapusu var. Dâ’imâ dîdebânları âmâde olup nigehbânlık ederler. Ve dahi bu içkal‘a değirmânları suyu kudretden yine içkal‘a içinde kayadan tulû‘ edüp âsiyâbları deverân etdirüp paşa sarâyından geçüp kal‘a dîvârında bir demir kafes pencereden çıkup Fızkayası'ndan aşağı rîzân olup taşdan taşa kendüyi urup selsebîl-âsâ cereyân ederek nehr-i Şatt'a munsabb olur. Ammâ âb-ı nâbdan nişân verir İçkal‘a aynı'dır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 200a–200b ·
metinde göster ·
… şekl-i bâdemî seng-binâ kal‘a-i ra‘nâdır, ammâ bânîsi ma‘lûmum değildir. Ancak
içinde yüz
hâne-i nev ve elli nökeri ve dizçöken ağası vardır. Ve aşağıda beş yüz hâneli b …
Bu dahi hâk-i Irâk'da hükm-i Dergezîn'de bir püşte üzre şekl-i bâdemî seng-binâ kal‘a-i ra‘nâdır, ammâ bânîsi ma‘lûmum değildir. Ancak içinde yüz hâne-i nev ve elli nökeri ve dizçöken ağası vardır. Ve aşağıda beş yüz hâneli bâğ u bâğçeli ve câmi‘li ve hammâmlı ve hânlı ve bâzârlı kasabası vardır. Bu dahi kelenterlik hâkimdir. Bu kal‘a-i Denâver ile bâlâdaki kal‘a-i Pilever'i sene 994 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Sâlis vezîri Cığalzâde Sinân Paşa bir anda ikisin sa‘b hisâr-ı metînelerdendir. (---)(---). Andan cânib-i kıbleye,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 313b ·
metinde göster ·
… u kal‘anın dahi iki demir kapusu var. Biri kıbleye, biri cânib-i şimâle açılır.
İçinde yüz
mikdârı küçük havlılı bâğçe ve bâğsız cümle toprak örtülü hâne-i müfîd [u] muht …
Bu kal‘anın dahi iki demir kapusu var. Biri kıbleye, biri cânib-i şimâle açılır. İçinde yüz mikdârı küçük havlılı bâğçe ve bâğsız cümle toprak örtülü hâne-i müfîd [u] muhtasarları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 55a ·
metinde göster ·
elli hânesi ve dizdârı ve yetmiş aded neferâtları vardır, ammâ bu hisâr-ı üstüv …
Bu dahi Lipova hükmünde nehr-i Moroş kenârında bir mürtefi‘ bayır üzre şekl-i murabba‘dan tûlânîce palanka-i metîndir. İçinde yüz elli hânesi ve dizdârı ve yetmiş aded neferâtları vardır, ammâ bu hisâr-ı üstüvârın ortasında bir kârgîr binâ kullesi var. Dizdâr anda sâkin olup cümle cebehâne-i pâdişâhî andadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 121a ·
metinde göster ·
asker-i menhûs vardır, lâkin Seydî Ahmed Paşa katl etdiği Rakofçi kralın milki …
Lisân-ı Macar'da (---)(---) demekdir. Bânîsini esîrânımız dahi bilmediler, ammâ Erdel'e tâbi‘dir, ammâ Nemse çâsârından içinde 500 yüz asker-i menhûs vardır, lâkin Seydî Ahmed Paşa katl etdiği Rakofçi kralın milki idi mürd olup anasına kaldı. Kal‘ası Şiçe deresi ağzında bir vâsi‘ (dir) yerde şekl-i müdevver taş binâ beş tabyalı bir hısn-ı hasîn sûr-ı ra‘nâdır. Ve nehr-i Şiçe handakı içinden cereyân edüp deryâ-misâl handakı nısfu'l-leylde cemî‘i der [ü] dîvârın meş‘aller ile çerâğân edüp handak içi münevver olup cümle küffâr derûn-ı hisârdan "Yajuj, Yajuj" deyü nigehbânlık edüp feryâd edüp kal‘a beklerlerdi. Biz dahi ol mahalde tarpadak kal‘a dibine vara düşdük.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 4a ·
metinde göster ·
… kim geçit başında şekl-i murabba‘ bir kapulu ve batak içinde metîn kal‘acıkdır.
İçinde yüz
aded tahta örtülü hâneleri ve bir câmi‘i ve anbârı ve mükemmel cebehânesi ve me …
Sene 950 târîhinde Süleymân Hân Gâzî fethidir. Bânîsi Began ban olmağile ve ol kral-ı dâllin taht-ı menhûsu olduğundan anın ismiyle müsemmâ Began kal‘ası derler, ammâ zamân-ı kadîmde palanka-i azîm imiş. Süleymân Hân feth etdikde bu kal‘a-i kebîrin lüzûmu olmamak ile harâb edüp hâlâ Ustolni-Belgrad'dan nümâyân bir küçük palankacıkdır kim geçit başında şekl-i murabba‘ bir kapulu ve batak içinde metîn kal‘acıkdır. İçinde yüz aded tahta örtülü hâneleri ve bir câmi‘i ve anbârı ve mükemmel cebehânesi ve mehterhâne kullesi önünde handak üzre asma cisri ve on dükkânı ve dizdârı ve yüz seksen aded merdüm-hisârları var, ammâ gâyet şehbâz yiğitlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 12a ·
metinde göster ·
… i muhammes bir Şeddâdî binâ bir küçük kal‘a-i ra‘nâdır, ammâ kapusu ağaçdır. Ve
içinde yüz
mikdârı tahta örtülü âdemsiz boş evler idi, asâkir-i İslâm ile pür olup kenîses …
Eşkâl-i kal‘ası: Bir mürtefi‘ tell-i âlî üzre şekl-i muhammes bir Şeddâdî binâ bir küçük kal‘a-i ra‘nâdır, ammâ kapusu ağaçdır. Ve içinde yüz mikdârı tahta örtülü âdemsiz boş evler idi, asâkir-i İslâm ile pür olup kenîsesi pâdişâhımız içün câmi‘ olup cebehâne ve zahâyir ve mühimmât koyup amâr etmeğe cidd [ü] ihtimâm olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 41a ·
metinde göster ·
Menzil-i Toylu köy[ü]: Bir bayırlı dere içinde yüz hâneli Ermenî keferesi köyüdür, ammâ cümle evleri Erzurûm diyârının evleri gibi çam direklerinden kırlangıç kanadı-misâl çam direğinden kubbeli Ermenî evleridir. Ve bir bayır başında bir mesîregâh kenîseleri var. Bu karyeden yine kıble cânibine 2 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 135a ·
metinde göster ·
Mâ-tekaddem bu iç kal‘ada fânûs yanar imiş, zîrâ Karadeniz
içinde yüz
elli mîl mesâfe-i ba‘îde deryâdan görünüp fenerinden bilirler imiş kim "Suda ka …
Mâ-tekaddem bu iç kal‘ada fânûs yanar imiş, zîrâ Karadeniz içinde yüz elli mîl mesâfe-i ba‘îde deryâdan görünüp fenerinden bilirler imiş kim "Suda kal‘asıdır" deyü nısfu'l-leylde limanına gemiler girirler imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 135b ·
metinde göster ·
… arı ve Dağıstân müslimleri bu ağaç içine bir kıble binâsı mihrâb etmişler. Ağaç
içinde yüz
yüz elli kadar ümmet-i Muhammed sığup ibâdet-i Hak ederler.
Hattâ Noğay Tatarları ve Dağıstân müslimleri bu ağaç içine bir kıble binâsı mihrâb etmişler. Ağaç içinde yüz yüz elli kadar ümmet-i Muhammed sığup ibâdet-i Hak ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 153b ·
metinde göster ·
evli ma‘mûr Kabarti kabağıdır. Andan yine semt-i şarka 4 sâ‘at çengelistân ve d …
Kabak-ı Kodanı: Bir topraklı bayırlı dere içinde yüz evli ma‘mûr Kabarti kabağıdır. Andan yine semt-i şarka 4 sâ‘at çengelistân ve dağıstân yerleri geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 157a ·
metinde göster ·
… da dahi aslâ avret yokdur, ammâ oğlan avredi gâyet çokdur. Bir mescidi ve kulle
içinde yüz
âdem alır bir câmi‘i ve gılâl anbârları vardır. Ve herkesin hücrelerinde darı v …
Bunun dahi içinde Süleymân Paşa'nın askerleri saz ve kamış evlerde mücerreden sâkin olurlar. Bunda dahi aslâ avret yokdur, ammâ oğlan avredi gâyet çokdur. Bir mescidi ve kulle içinde yüz âdem alır bir câmi‘i ve gılâl anbârları vardır. Ve herkesin hücrelerinde darı ve buğday leb ber-leb olup cümle halk buğday ve darı üzre yatırlar, zîrâ küffâr muhâsara eder deyü havflerinden zahîreleri çok hıfz ederler. Bu kal‘ayı dahi seyr [ü] temâşâ edüp nehr-i Ten buzu üzre 187a yine piyâdece gidüp üç yüz adımda iki nehr-i Ten (...) karşu cânibde Maskov vilâyeti tarafında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 186b–187a ·
metinde göster ·
… a bir kulle-i serâmeddir. Cümle zahâ’ir ve cebehâne ve mühimmâtlar bundadır. Ve
içinde yüz
âdeme bir yıl kifâyet eder âb-ı hayât su sarnıcı vardır.
Bu kastelde olan topların her biri boğaz ağzına ve etrâf-ı limana nâzır serâmed balyemez ağreb ü garâ’ibden toplar var kim bu liman etrâfında kuş kondurmaz. Ve bu kastel içinde evce ser çekmiş bir iç kal‘a-misâl kulle-i serâmed var. Taşra mendirek kapusundan girildikde bu kulle kapusuna haşeb cisr ile geçilir, kesme kaya handakdır. Her gece haşeb cisri pâsbânlar kaldırup bu iç kulle gûyâ bir cezîre olur. Sekiz tabaka bir kulle-i serâmeddir. Cümle zahâ’ir ve cebehâne ve mühimmâtlar bundadır. Ve içinde yüz âdeme bir yıl kifâyet eder âb-ı hayât su sarnıcı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 281a ·
metinde göster ·
… a nâzır liman kapusudur, biri cânib-i garba Kandiye tarafına açılır kapulardır.
İçinde yüz
mikdârı hurde havlısız dâr-ı menhûsları ve üç aded manastırları ve ba‘zı meyve …
Kal‘ası bir kayalı yerde şekl-i murabba‘dan tûlânî iki kapulu bir kapusu şarka nâzır liman kapusudur, biri cânib-i garba Kandiye tarafına açılır kapulardır. İçinde yüz mikdârı hurde havlısız dâr-ı menhûsları ve üç aded manastırları ve ba‘zı meyve ağaçları var. Suları cümle bârân-ı rahmetden cem‘ olma sarnıçlardır. Ammâ hayfâ dirîğ kim yigirmi yedi sene bu cezîre-i Girid'e emek çekilüp böyle bir sulh [u] salâhda böyle bir ada Girid'e muttasıl kâfir elinde kala. Vâveylâ vü vâveldâ!
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 323a ·
metinde göster ·
… ve âb-ı nâb kuyuları ve âb u hevâsı gâyet latîf olup bir manastır-ı azîmi var.
İçinde yüz
elli ruhbânları olup harâca tahrîr etmediğimizden cihân kadar hazz edüp hakîre …
Ve âb-ı hayât suları ve âb-ı nâb kuyuları ve âb u hevâsı gâyet latîf olup bir manastır-ı azîmi var. İçinde yüz elli ruhbânları olup harâca tahrîr etmediğimizden cihân kadar hazz edüp hakîre vâfir ri‘âyet edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 335b ·
metinde göster ·
… er yedi aded tabyalı bir Şeddâdî binâ cirmi kâmil bin yüz adım kal‘a-i zîbâdır.
İçinde yüz
aded kiremitli tahtânî ve fevkânî bâğçesiz daracık evlerdir.
Kal‘ası Narda vilâyetinin körfezi ağzında bir kumsal burunda şekl-i müdevver yedi aded tabyalı bir Şeddâdî binâ cirmi kâmil bin yüz adım kal‘a-i zîbâdır. İçinde yüz aded kiremitli tahtânî ve fevkânî bâğçesiz daracık evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 344a ·
metinde göster ·
Ve iki kapusu var. Biri cânib-i şarka nâzır Elbasan kapusudur, biri cânib-i garba meftûh leb-i deryâda emîn iskele kapusudur. İçinde yüz elli aded alçacık binâlı ve kiremitli evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 363a ·
metinde göster ·
… yüz guruş hâsıl olur. Nâhiyesi kırk pâre kurâlardır. Ve bir bâğlı ve bâğçeli öz
içinde yüz
hâneli ve bir câmi‘li ve hammâmsız ve çârsûsuz bir kasabacıkdır. Ve mâ-tekaddem …
Menzil-i kasaba-i Banaz: Kütâhiyye hâkinde yüz elli akçe kazâ-yı sipâhdır, zîrâ cümle ahâlîsi kavm-i sipâhdır. Senevî üç yüz yâ beş yüz guruş hâsıl olur. Nâhiyesi kırk pâre kurâlardır. Ve bir bâğlı ve bâğçeli öz içinde yüz hâneli ve bir câmi‘li ve hammâmsız ve çârsûsuz bir kasabacıkdır. Ve mâ-tekaddem Uşşâk kazâsından ifrâz bir kazâdır. Ve halkı ekseriyyâ gerdir ya‘nî uyuzdur. Darb-ı mesel (---) olur kim olmuş kim bir âdem çok kaşınsa Banaz uyuz mu oldun, derler. Zîrâ âb [u] hevâsı gâyet Y 19a sakîldir. (---)(---) dağı bu kasabanın şimâl cânibine vâki‘ olmuş Q 10bP 10b bir azîm karlı kûh-ı bâlâ yaylakdır. Bu kasabaya iki sâ‘at karîbdir. Andan cereyân eden enhârın birisi bu Banaz kasabası içinden güzer edüp ahâlî-i Banaz bu âb-ı nâbdan nûş edüp uyuzdan halâs olurlar. Ve eğer bu âb-ı zülâl olmasa cümle Banaz halkı uyuzdan helâk olurlardı. Böyle bir sakîl yerdir. Bi'z-zarûrî bir gece anda mihmân olup ertesi cânib-i kıbleye 4 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y18b–Y19a ·
metinde göster ·
toprak örtülü evler içre sâkin ve mevcûdlardır. Ve havlısız ve bâğ u bâğçesiz d …
Ve kal‘ası leb-i deryâda bir amelî burun üzre bir Şeddâdî binâ-yı sa‘b u metîndir kim Anatolu hâkinde böyle bir kâr-ı insân kerb ve müstahkem kal‘a yokdur ve şekl-i murabba‘dır. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi bin adım gûyâ sandûk-misâl bir çetin kozdur. Ve yigirmi arşın bâlâdır. İçi mâl-â-mâl rıhtımdır. Ve dizdârı ve seksen neferâtı İstanköy cezîresi aklâmından ulûfe alırlar. Ve cümle kulu kal‘a içinde yüz toprak örtülü evler içre sâkin ve mevcûdlardır. Ve havlısız ve bâğ u bâğçesiz daracık evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y103a ·
metinde göster ·
… . Ve kıbleye nâzır bir kapusu var. Dizdârı ve kırk neferâtları vardır. Ve kal‘a
içinde yüz
mikdârı havlısız hurde hâneler vardır.
Kal‘ası bir bayır başında şekl-i murabba‘ bir taş binâ kal‘a-i metîndir. Ve burc [u] bârûları vâki‘ olduğu âlî zemîndir. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi altı yüz adımdır. Ve kıbleye nâzır bir kapusu var. Dizdârı ve kırk neferâtları vardır. Ve kal‘a içinde yüz mikdârı havlısız hurde hâneler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y176b ·
metinde göster ·
… e yüz aded kal‘a neferâtı var. Kethudâyeri ve yeniçeri serdârı yokdur. Ve kal‘a
içinde yüz
yigirmi toprak örtülü hâneleri var. Ve iç kal‘ada dizdâr ve imâm ve mü’ezzin sâ …
Ve dizdârı ve yüz aded kal‘a neferâtı var. Kethudâyeri ve yeniçeri serdârı yokdur. Ve kal‘a içinde yüz yigirmi toprak örtülü hâneleri var. Ve iç kal‘ada dizdâr ve imâm ve mü’ezzin sâkin olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y182b ·
metinde göster ·
… bu kal‘aya muttasıl bir kal‘a dahi var. Dâ’iren-mâdâr iki bin yedi yüz adımdır.
İçinde yüz
yetmiş ocak bir hân-ı azîmi var kim diller ile ta‘bîr olunmaz. Istablına üç bin …
Ve bu kal‘aya muttasıl bir kal‘a dahi var. Dâ’iren-mâdâr iki bin yedi yüz adımdır. İçinde yüz yetmiş ocak bir hân-ı azîmi var kim diller ile ta‘bîr olunmaz. Istablına üç bin at sığar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y238a ·
metinde göster ·
elli toprak örtülü hâneler ve bir câmi‘i ve bir hânı ve bir hammâmı ve sûk-ı mu …
Eflâke ser çekmiş bir kûh-ı bâlâ üzre sengîn bünyâd binâ-yı Ferhâd bir kal‘a-i üstâddır. Ve şekl-i muhammes burc-ı bârûsı metîn ve müseddes kulleleri vardır. Cümleden cânib-i cenûba nâzır Tâhir Baybars kullesi gûyâ burc-ı kal‘a-i Kahkahâ'dır. İçinde yüz elli toprak örtülü hâneler ve bir câmi‘i ve bir hânı ve bir hammâmı ve sûk-ı muhtasarı var. Ammâ bâğ u bâğçesi bî-hisâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y265a ·
metinde göster ·
… e Sultân Eşref ve Sultân Seyfeddîn ve Sultân Aybeğ et-Türkmânî ve'l-hâsıl Mısır
içinde yüz
elli altı selâtîn ve ibnü's-sultân câmi‘leri vardır, cümlesinin birer medresesi …
Lâkin hâlâ amârlardan Sultân Hasan ve Sultân Kalavân ve Sultân Sâlih ve Sultân Berkûk ve Sultân Ferec ve Sultân Kayıtbay ve Sultân Çakmak ve Sultân İnal ve Sultân Eşref ve Sultân Seyfeddîn ve Sultân Aybeğ et-Türkmânî ve'l-hâsıl Mısır içinde yüz elli altı selâtîn ve ibnü's-sultân câmi‘leri vardır, cümlesinin birer medresesi hâlâ ma‘mûrdur ve başka minâreleri var, anları gören câmi‘ zan eder, ammâ değildir, cümle medresedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y106a ·
metinde göster ·
… -yı Allâh Allâh ile şâdumânîler ederek limana çeküp Ömer Ağa tâze cân buldu. Ve
içinde yüz
kırk beş ibâdullâhın pâ-bendlerin şikest edüp halâs edüp ol gün îd-i adhâ olup …
Hamd-ı Hudâ öbür gemiye dahi bir top-ı kûp isâbet edüp rahnedâr olunca der-ân demirlerin kesüp bâdbânların küşâde kılup sağa sola tiramola edüp dâğ-ı derûnundan kal‘a cânibine bir kat alabanda toplar atup deryâya çıkup gitdükde derhâl beri kal‘a tarafında kayığ u firkate ve limanda yatan gemi sandallarına asker dolup küffârın alduğı Ömer Ağa şaykasına varup yetişüp sadâ-yı Allâh Allâh ile şâdumânîler ederek limana çeküp Ömer Ağa tâze cân buldu. Ve içinde yüz kırk beş ibâdullâhın pâ-bendlerin şikest edüp halâs edüp ol gün îd-i adhâ olup cümle ibâdullâh hakîre hayır du‘â etdiler kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y331a ·
metinde göster ·
… . Kal‘ası bir yalçın kaya üzre şekl-i müdevver bir Şeddâdî-binâ küçük kal‘adır.
İçinde yüz
mikdâr kamışdan hâneleri var.
Nîl'in cânib-i garbîsinde bir kal‘a-i metîndir. Cümle refîklerimiz beri tarafında meks edüp hakîr gemi ile Nîl'i ubûr edüp hâkimine vardık. Kör Hüseyin Beğ tarafından bir esmerü'l-levn bir âdemdir. Hakîr mektûbların verüp bize hayli ta‘zîm edüp konak verdi. Kal‘ası bir yalçın kaya üzre şekl-i müdevver bir Şeddâdî-binâ küçük kal‘adır. İçinde yüz mikdâr kamışdan hâneleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y395b ·
metinde göster ·