kelimât etdiler. Lafz-ı İbrî yine Arabî hurufu kadardır ve yine ol harflerdir. …
Bu hadîs-i şerîf "Derûn-ı Dakâyık u Hakâyık" nâm kitâb kim Kemâl Paşazâde te’lîfidir, anda mastûrdur. Ammâ Hazret-i Âdem cennetden hübût etdikten sonra kendüye firâk-ı Rabbü'l-âlemîn eleminden nisyân el vurup ba‘dehû cebel-i Arafât'da Hazret-i Havvâ ile kırlangıç tayrı vâsıtalığıyla Âdem Nebî Havvâ'ya buluşup bi-emri Hüdâ lisân-ı Arabî'ye karîb lisân-ı İbrî kelimât etdiler. Lafz-ı İbrî yine Arabî hurufu kadardır ve yine ol harflerdir. Lâkin kalb-i hurûf olup İbrî derler başka bir lisândır kim cild-i (---) imizde mestûrdur. Hazret-i Âdem aleyhi's-selâmın evlâd-ı evlâdı münteşîr olup lisân-ı İbrî ve lisân-ı Süryânî ve lisân-ı İmrânî kelimât ederlerdi. Tâ kim Hazret-i İsmâ‘îl-i Nebî aleyhi's-selâm kırk yaşında mürsel peygamber oldukda ibtidâ lisân-ı Arabî anlardan âşikâre oldu. Ammâ lisân-ı Süryânî ve İmrânî ve niçe lisânlar kâtib-i Hazret-i İdrîs-i Nebî'den kalmışdır ammâ ilâ yevminâ hâzâ lisân-ı Arabî Cenâb-ı Hüdâ'nın medh etdüğü lisândır kim sûre-i (---) bi-lisân-ı Arabî buyurduklarından bir vâsi‘ lisândır kim hadd [u] pâyânı yokdur. Bir lüğât içün yetmiş lüğat vardır. Netekim Mekke'nin üç yüz ismi vardır. Meselâ Mekke ve Bekke ve Ka‘be ve Vâdi'n-Neml ve Mu‘allâ (---) esmâları vardır ve arslan içün üç yüz ismi vardır. Tâ bu mertebe lisân-ı vâsi‘ ve fesâhat ve belâğatlı elfâz-ı tumturâklı lisân-ı fasîhdir. Anınçün kelâm-ı ekâbirde "el-Arabî fesâhatün ve'l-Acemî zarâfetün ve't-Türkî kabâhatün ve sâ’irü'l-lisân galîzatün" demişler. Böyle bir vâsi‘ lisân-ı Arabî Arabistân gibi vâsi‘ arz-ı mukaddesde kavm [ü] kabâ’il-i Urbân'ın hadd [ü] pâyânı olmamak ile lisân-ı Arabî on iki lisândır. Her biri birinden mugâyir lehçe-i mahsûslarıyla tekellüm olunur ammâ cümleden fesâhat ve belâğat üzre lisân-ı Arabî ehl-i Mekke ve Tâ’if ve Hicâz ve Mevâl Urbânının fesâhât [u] belâğat üzre lisânlarıdır kim niçe kelâm-ı dürr-i meknûnları âyet-i şerîf ile kelimât olunur. Ammâ ehl-i Şâm dahi fasîhu'l-lisân ve bedî‘u'l-beyân kelâmın dürer-bârları vardır. Zîrâ ulemâ-yı Şâm meşhûr-ı âfâkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 29a ·
metinde göster ·
yine Arabî hurufu kadardır ve yine ol harflerdir. Lâkin kalb-i hurûf olup İbrî …
Bu hadîs-i şerîf "Derûn-ı Dakâyık u Hakâyık" nâm kitâb kim Kemâl Paşazâde te’lîfidir, anda mastûrdur. Ammâ Hazret-i Âdem cennetden hübût etdikten sonra kendüye firâk-ı Rabbü'l-âlemîn eleminden nisyân el vurup ba‘dehû cebel-i Arafât'da Hazret-i Havvâ ile kırlangıç tayrı vâsıtalığıyla Âdem Nebî Havvâ'ya buluşup bi-emri Hüdâ lisân-ı Arabî'ye karîb lisân-ı İbrî kelimât etdiler. Lafz-ı İbrî yine Arabî hurufu kadardır ve yine ol harflerdir. Lâkin kalb-i hurûf olup İbrî derler başka bir lisândır kim cild-i (---) imizde mestûrdur. Hazret-i Âdem aleyhi's-selâmın evlâd-ı evlâdı münteşîr olup lisân-ı İbrî ve lisân-ı Süryânî ve lisân-ı İmrânî kelimât ederlerdi. Tâ kim Hazret-i İsmâ‘îl-i Nebî aleyhi's-selâm kırk yaşında mürsel peygamber oldukda ibtidâ lisân-ı Arabî anlardan âşikâre oldu. Ammâ lisân-ı Süryânî ve İmrânî ve niçe lisânlar kâtib-i Hazret-i İdrîs-i Nebî'den kalmışdır ammâ ilâ yevminâ hâzâ lisân-ı Arabî Cenâb-ı Hüdâ'nın medh etdüğü lisândır kim sûre-i (---) bi-lisân-ı Arabî buyurduklarından bir vâsi‘ lisândır kim hadd [u] pâyânı yokdur. Bir lüğât içün yetmiş lüğat vardır. Netekim Mekke'nin üç yüz ismi vardır. Meselâ Mekke ve Bekke ve Ka‘be ve Vâdi'n-Neml ve Mu‘allâ (---) esmâları vardır ve arslan içün üç yüz ismi vardır. Tâ bu mertebe lisân-ı vâsi‘ ve fesâhat ve belâğatlı elfâz-ı tumturâklı lisân-ı fasîhdir. Anınçün kelâm-ı ekâbirde "el-Arabî fesâhatün ve'l-Acemî zarâfetün ve't-Türkî kabâhatün ve sâ’irü'l-lisân galîzatün" demişler. Böyle bir vâsi‘ lisân-ı Arabî Arabistân gibi vâsi‘ arz-ı mukaddesde kavm [ü] kabâ’il-i Urbân'ın hadd [ü] pâyânı olmamak ile lisân-ı Arabî on iki lisândır. Her biri birinden mugâyir lehçe-i mahsûslarıyla tekellüm olunur ammâ cümleden fesâhat ve belâğat üzre lisân-ı Arabî ehl-i Mekke ve Tâ’if ve Hicâz ve Mevâl Urbânının fesâhât [u] belâğat üzre lisânlarıdır kim niçe kelâm-ı dürr-i meknûnları âyet-i şerîf ile kelimât olunur. Ammâ ehl-i Şâm dahi fasîhu'l-lisân ve bedî‘u'l-beyân kelâmın dürer-bârları vardır. Zîrâ ulemâ-yı Şâm meşhûr-ı âfâkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 29a ·
metinde göster ·
… İbrî yine Arabî hurufu kadardır ve yine ol harflerdir. Lâkin kalb-i hurûf olup
İbrî
derler başka bir lisândır kim cild-i (---) imizde mestûrdur. Hazret-i Âdem aley …
Bu hadîs-i şerîf "Derûn-ı Dakâyık u Hakâyık" nâm kitâb kim Kemâl Paşazâde te’lîfidir, anda mastûrdur. Ammâ Hazret-i Âdem cennetden hübût etdikten sonra kendüye firâk-ı Rabbü'l-âlemîn eleminden nisyân el vurup ba‘dehû cebel-i Arafât'da Hazret-i Havvâ ile kırlangıç tayrı vâsıtalığıyla Âdem Nebî Havvâ'ya buluşup bi-emri Hüdâ lisân-ı Arabî'ye karîb lisân-ı İbrî kelimât etdiler. Lafz-ı İbrî yine Arabî hurufu kadardır ve yine ol harflerdir. Lâkin kalb-i hurûf olup İbrî derler başka bir lisândır kim cild-i (---) imizde mestûrdur. Hazret-i Âdem aleyhi's-selâmın evlâd-ı evlâdı münteşîr olup lisân-ı İbrî ve lisân-ı Süryânî ve lisân-ı İmrânî kelimât ederlerdi. Tâ kim Hazret-i İsmâ‘îl-i Nebî aleyhi's-selâm kırk yaşında mürsel peygamber oldukda ibtidâ lisân-ı Arabî anlardan âşikâre oldu. Ammâ lisân-ı Süryânî ve İmrânî ve niçe lisânlar kâtib-i Hazret-i İdrîs-i Nebî'den kalmışdır ammâ ilâ yevminâ hâzâ lisân-ı Arabî Cenâb-ı Hüdâ'nın medh etdüğü lisândır kim sûre-i (---) bi-lisân-ı Arabî buyurduklarından bir vâsi‘ lisândır kim hadd [u] pâyânı yokdur. Bir lüğât içün yetmiş lüğat vardır. Netekim Mekke'nin üç yüz ismi vardır. Meselâ Mekke ve Bekke ve Ka‘be ve Vâdi'n-Neml ve Mu‘allâ (---) esmâları vardır ve arslan içün üç yüz ismi vardır. Tâ bu mertebe lisân-ı vâsi‘ ve fesâhat ve belâğatlı elfâz-ı tumturâklı lisân-ı fasîhdir. Anınçün kelâm-ı ekâbirde "el-Arabî fesâhatün ve'l-Acemî zarâfetün ve't-Türkî kabâhatün ve sâ’irü'l-lisân galîzatün" demişler. Böyle bir vâsi‘ lisân-ı Arabî Arabistân gibi vâsi‘ arz-ı mukaddesde kavm [ü] kabâ’il-i Urbân'ın hadd [ü] pâyânı olmamak ile lisân-ı Arabî on iki lisândır. Her biri birinden mugâyir lehçe-i mahsûslarıyla tekellüm olunur ammâ cümleden fesâhat ve belâğat üzre lisân-ı Arabî ehl-i Mekke ve Tâ’if ve Hicâz ve Mevâl Urbânının fesâhât [u] belâğat üzre lisânlarıdır kim niçe kelâm-ı dürr-i meknûnları âyet-i şerîf ile kelimât olunur. Ammâ ehl-i Şâm dahi fasîhu'l-lisân ve bedî‘u'l-beyân kelâmın dürer-bârları vardır. Zîrâ ulemâ-yı Şâm meşhûr-ı âfâkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 29a ·
metinde göster ·
… mestûrdur. Hazret-i Âdem aleyhi's-selâmın evlâd-ı evlâdı münteşîr olup lisân-ı
İbrî
ve lisân-ı Süryânî ve lisân-ı İmrânî kelimât ederlerdi. Tâ kim Hazret-i İsmâ‘îl …
Bu hadîs-i şerîf "Derûn-ı Dakâyık u Hakâyık" nâm kitâb kim Kemâl Paşazâde te’lîfidir, anda mastûrdur. Ammâ Hazret-i Âdem cennetden hübût etdikten sonra kendüye firâk-ı Rabbü'l-âlemîn eleminden nisyân el vurup ba‘dehû cebel-i Arafât'da Hazret-i Havvâ ile kırlangıç tayrı vâsıtalığıyla Âdem Nebî Havvâ'ya buluşup bi-emri Hüdâ lisân-ı Arabî'ye karîb lisân-ı İbrî kelimât etdiler. Lafz-ı İbrî yine Arabî hurufu kadardır ve yine ol harflerdir. Lâkin kalb-i hurûf olup İbrî derler başka bir lisândır kim cild-i (---) imizde mestûrdur. Hazret-i Âdem aleyhi's-selâmın evlâd-ı evlâdı münteşîr olup lisân-ı İbrî ve lisân-ı Süryânî ve lisân-ı İmrânî kelimât ederlerdi. Tâ kim Hazret-i İsmâ‘îl-i Nebî aleyhi's-selâm kırk yaşında mürsel peygamber oldukda ibtidâ lisân-ı Arabî anlardan âşikâre oldu. Ammâ lisân-ı Süryânî ve İmrânî ve niçe lisânlar kâtib-i Hazret-i İdrîs-i Nebî'den kalmışdır ammâ ilâ yevminâ hâzâ lisân-ı Arabî Cenâb-ı Hüdâ'nın medh etdüğü lisândır kim sûre-i (---) bi-lisân-ı Arabî buyurduklarından bir vâsi‘ lisândır kim hadd [u] pâyânı yokdur. Bir lüğât içün yetmiş lüğat vardır. Netekim Mekke'nin üç yüz ismi vardır. Meselâ Mekke ve Bekke ve Ka‘be ve Vâdi'n-Neml ve Mu‘allâ (---) esmâları vardır ve arslan içün üç yüz ismi vardır. Tâ bu mertebe lisân-ı vâsi‘ ve fesâhat ve belâğatlı elfâz-ı tumturâklı lisân-ı fasîhdir. Anınçün kelâm-ı ekâbirde "el-Arabî fesâhatün ve'l-Acemî zarâfetün ve't-Türkî kabâhatün ve sâ’irü'l-lisân galîzatün" demişler. Böyle bir vâsi‘ lisân-ı Arabî Arabistân gibi vâsi‘ arz-ı mukaddesde kavm [ü] kabâ’il-i Urbân'ın hadd [ü] pâyânı olmamak ile lisân-ı Arabî on iki lisândır. Her biri birinden mugâyir lehçe-i mahsûslarıyla tekellüm olunur ammâ cümleden fesâhat ve belâğat üzre lisân-ı Arabî ehl-i Mekke ve Tâ’if ve Hicâz ve Mevâl Urbânının fesâhât [u] belâğat üzre lisânlarıdır kim niçe kelâm-ı dürr-i meknûnları âyet-i şerîf ile kelimât olunur. Ammâ ehl-i Şâm dahi fasîhu'l-lisân ve bedî‘u'l-beyân kelâmın dürer-bârları vardır. Zîrâ ulemâ-yı Şâm meşhûr-ı âfâkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 29a ·
metinde göster ·
… âs Nebî hazretleri Hızır Nebî ile hayâtdadır, derler}. Ammâ ismi ibtidâ lisân-ı
İbrî
üzre Şezânde idi. İbtidâ Hazret-i İdrîs binâ edüp ismini Şezând kodu. Hâlâ makâ …
Ve kal‘ası (---) vâkı‘ olmuşdur. Etrâfında bâğ u bâğçesi bî-hisâbdır. (---)(---)(---)(---) El-hâsıl cemî‘i müverrihân elsine-i muhtelife beyninde bu kal‘a meşhûr ve memdûh-ı âfâkdır. Hattâ cemî‘i ulemâ-yı musannifîn ü mü’ellifîn mâbeyninde munsarıf ve gayri munsarıf ve ilmü lâ yunsarıf-misâlinde ilm-i (---) bu Ba‘albek'e-misâl getirirler. Ba‘l bir pâdişâhın ismi idi. Bek anın sıfatı idi. Bu kal‘aya sekiz yüz sene mutasarrıf olup imâr etdüğünde anın ismiyle müsemmâ kal‘a-i Ba‘albek'dir. {Ve bu Ba‘albek'de Hazret-i İlyâs'ın bir câmi‘i var idi. İlyâs Nebî âlem-i seyâhatde iken Ba‘al pâdişâh bu câmi‘e bir sanem koyup ana, ibâdet ederlerdi. Ol sanemin ismine Ba‘al derlerdi. Hâlâ bu kal‘a ol pâdişâh ve ol sânem ismiyle müsemmâdır. Hazret-i İlyâs seyâhatden gelüp bu câmi‘ içre ol putu görüp halkı esnâm-perest olmadan men‘ edüp ol kavmin haklarında niçe kerre suhuf nâzil oldu. Ahâlî-i Ba‘albek İlyâs Nebî'yi tekzîb ederlerdi. Âhiru'l-emr Cenâb-ı Bârî ol kavme yârî kılmayup cümle halkı kaht [u] galâdan helâk oldular. İlyâs Nebî, bu şehr-i Ba‘al'i terk edüp Elyesa‘ Nebî ile ikisi Cebelü'l-Lübnân dâmeninde Kerk-i Nûh-zemîne gelüp makâm edindiler. Hâlâ Elyesa‘ Nebî Kerk-i Nûh'da medfûndur. Ammâ müfessirînler İlyâs Nebî hazretleri Hızır Nebî ile hayâtdadır, derler}. Ammâ ismi ibtidâ lisân-ı İbrî üzre Şezânde idi. İbtidâ Hazret-i İdrîs binâ edüp ismini Şezând kodu. Hâlâ makâm-ı İdrîs Nebî ve makâm-ı Halîlullah ve kasr-ı Süleymân-ı Emînullah makâmı vardır. (---)(---)(---) Ve bu kal‘aya karîb nehr-i Rabtân; yine Cebelü'l-Lübnân'ın cânib-i şarkından çıkup Ba‘albek kal‘ası kurbundan ubûr edüp Bukâ‘ sahrâsında niçe yüz kurâların mezâriâtların reyy edüp Tûfân-ı Nûh'da tennûr-ı Nûh'dan zâhir olan nehr-i Tennûr'e mahlût olup kal‘a-i Kâsımiyye dibinde Akdeniz'e munsab olur. Bu Ba‘albek kal‘asın seyr [u] temâşâ edüp gelirken Bukâ‘ sahrâsının sağ tarafının kıble cânibinde ziyâret-i Hazret-i Yahûda ibn Hazret-i Ya‘kûb aleyhimâ's-selâm. Hazret-i Yûsuf'un en uluca karındâşıdır. Hattâ Hazret-i Yûsuf'u gayri birâderleri kuyuya atmak murâd edindiklerinde bu Yahûda rızâ vermeyüp âhir sözü geçmeyüp Yûsuf'u kuyuya atdıklarına sûre-i Yûsuf'da Arapça âyeti ve âyet-i diğer Arapça âyeti delîldir. Ba‘dehû Hazret-i Yûsuf'u kuyudan niçe kârbân halkı çıkarup Mısır'da azîz-i Mısır'a satup Cenâb-ı Bârî Yûsuf'u yine imtihân içün sicinde haps etdi ve niçe eyyâmdan sonra nübüvvet ile Mısır'a halîfe etdikde kaht-ı Yûsuf olup Hazret-i Ya‘kûb oğulları Ken‘ân elinden Mısır'a zahîre almağa Hazret-i Yûsuf'a gelince Hazret-i Yûsuf gördi kim kendüyi câh-ı Yûsuf'a ilkâ eden karındâşları Meyâ’il ve Hesyân ve Ruveyl ve Şem‘ûn ve Mesher ve ana baba bir karındâşı Hazret-i İbnyâmin ve Hazret-i Yahûda'dırlar. Hazret-i Yûsuf {bu mezkûr karındâşların gördükde safâ edüp cümlesine belagan mâ-belağ gılâller ihsân etdi. Ammâ birinin rûhlarının haberi yok idi kim halîfe-i rûy-ı zemîn Yûsuf-ı Sıddîk birâderleri idi. Bu kerre Yûsuf ana baba bir karındaşı İbnyâmin'i bir tarîkle alıkomak ister. Karındâşlarına altun kile ile buğday verirken İbnyâmin'in devesi yükü içre altun kileyi pinhân etdirüp "Bre kile gâ’ib oldu" diyerek kileyi tecessüs edüp İbnyâmin yükünde bulup "Hay harâmîyi bulduk" deyü İbnyâmin'i haps etdiklerinde sâ’ir birâderleri aslâ cevâb etmediler ammâ bu Yahûda hazretleri âteş-pâre olup eydür "Bak a halîfe! Bu İbnyâmin'in bir karındâşına Yûsuf derlerdi. Babamız Ya‘kûb Yûsuf'u pek severdi. Bu karındâşlarım Yûsuf'a hasedlerinden kuyuya atup babamıza "Yûsuf'u kurd yedi" dediler. Babamız da aşk-ı Yûsuf ile ağlaya ağlaya alîl oldu ve bu İbnyâmin'i Yûsuf yerine sevmeğe başladı. Şimdi sen bu oğlanı "Hırsızımdır" deyü haps etdin. Ken‘ân eline vardıkda ol ulü'l-azm peygamber pederimize ne cevâb edelim. Tiz şu İbnyâmin'i ver. Yohsa bir na‘ra ederim ki âsumândan bulutlar pâre pâre olup sayhamdan nehr-i Nîl ka‘ra geçüp Mısır âteşe yanup harâb olur" deyü eyle gazâb-alûd oldu kim cemî‘i vücûdunda olan tüğleri esbâbından taşra çıkdı. Hemân Hazret-i Yûsuf karındaşı Yahûda'nın bu gûne âteş-pâre olduğun görünce oğlu Efrâyim'e eydür: "Var şu darılan Yahûda'nın esbâbına elin sürüp bir nezâketle eli eline dokunsun" dedi. Hazret-i Yûsuf oğlu Efrâyim varup bu Yahûda'nın yemîn ü yesârından ubûr ederken elin eline dokundurup Yahûda'nın hiddet-i gazabı teskîn olunca Yahûda eydür: "Ne hikmetdir. Benim yanıma Ya‘kûb evlâdlarından kimesne gelüp eti etime dokunmadı kim gazabım teskîn ola. İşte vücûdım süst olup nutka mecâlim kalmadı" dedi. Bu hâl üzre Hazret-i Yûsuf ile karındâşlarıyla niçe mücâdeleleri olup âhir İbnyâmin'i hapisden halâs etmeyüp niçe yüz deve yükü gılâl dahi birâderlerine hîbe eyleyüp İbnyâmin içün "Hapisdedir" deyüp pederine mektûblar gönderüp birâderleri Ken‘ân eline gidince İbnyâmin'i âlet-i mülâhaza-i kânûn hapisden ıtlâk edüp bağrına basup taht üzre beraber karâr ederlerdi. Hattâ Hazret-i Yûsuf Feyyûm şehrin hilâfeti mahallinde binâ etdüğü mahalde Hazret-i Ya‘kûb Mısır'a geldikde mekşûfu'l-ayn olup Hazret-i Yûsuf'u ve İbnyâmin'i görüp dünya kadar hazz edüp iki evlâdının hasretine kavuşup on yedi sene Hazret-i Ya‘kûb Nebî Mısır'da ehl [ü] ıyâliyle sâkin olup merhûm oldukda Hazret-i Yûsuf, pederi Ya‘kûb Nebî'yi Kudüs'de Halîlü'r-rahmân cenbinde defn etdi. Hâlâ anda medfûndur. Ba‘dehû Hazret-i Yûsuf'u da Hazret-i 37a Süleymân {tuç sandûka ile nehr-i Nîl'den çıkarup} Halîlü'r-rahmân'da Ya‘kûb Nebî cenbinde defn eyledi. Ammâ Hazret-i Yûsuf oğlu Efrâyim'e {Yûsuf} karındâşı İbnyâmin ve Hazret-i Mûsâ vâlidesi (---) Hâtun ve Hazret-i Yûsuf ma‘şûkası Züleyhâ Hâtûn cümle bunlar Mısır'da Kavâfe-i Kübrâda cebel-i Çûşî ki yâ‘nî cebel-i mu‘azzamdır, bu kûh-ı bâlânın zıll-i himâyesinde Abdullah Meğâverî ziyâreti mukâbelesinde bu peygamberzâdeler bir kubbe-i azîm içre medfûnlardır kim hâlâ ziyâretgâh-ı hâss [u] âmm-ı Mısır'dır. Ammâ bu mezkûr Yahûdâ hazretleri, pederi Ya‘kûb Nebî intikâlinden sonra mezkûr Bukâ‘ sahrâsında merhûm olup mezkûr mahalde bir kûh-ı pestin zeylinde müfîd ü muhtasar bir kabr-i münevverde medfûndur. Kaddi kâmil yüz kırk adımdır. Türbe-i pür-envâr cümle kârgîr ile mebnî toprak ile mestûr sutûhı vardır ve birkaç fukarâ Urbân dervîşânı vardır. Lâkin üzerinde sandûka mümkin değil, bir kabr-i tavîl olmağıla ba‘zı vâlîler rûhâniyyetinden istimdâd taleb edüp yeşil çuka ile setr ederler. Ammâ zamânımız kabirleri gibi kıbleye yan bükü değildir. Ser-i sa‘âdetleri Kuds-i şerîfe doğrudur. Hazret-i Ya‘kûb'un büyük evlâdı ve Hazret-i Yûsuf birâderi olduğuna şübhe yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 36b–37a ·
metinde göster ·
Urfa Ruhâsı'n binâ eden Ruhâ Nemrûd'dan evvel binâ edüp bunda fevt olup defn olunduğıyçün Sinn-i Ruhâ derler. İbret-nümâ-yı amûd bunda somaki amûd-ı müntehâ vardır. Ol amûdun taraf-ı şarkîsinde bir gûne hatt-ı İbrî vardır. Cemî‘i erbâb-ı ma‘ârif [u] seyyâhân gelüp anı kırâ’at edüp "Hatt-ı Hazret-i İdrîs aleyhi's-selâmdır" derler. Tûfândan evvel binâ olunmış şehr-i azîm imiş. Kara-Âmid ile kal‘a-i Ruhâ ya‘nî Urfa beynindedir. Hâlâ kavm-i Yahûdî ve kavm-i Kıbâbıta ve kavm-i Mağâribe ol hatt-ı İdrîs olan amûda nazar edüp âh-ı derûn edüp bu şehr-i harâb-âbâdda kırk kenz-i azîm vardır. Ve "Bu dünyâda devr-i kıyâmete dek tâ eşrât-ı sâ‘ate varınca ne vâki‘ olacak ise bu amûdda mestûrdur" deyü Mağâribe akvamı künûzlar içün âh-ı derûn ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 60b ·
metinde göster ·
… tlerinde binâ olunmuşdur. Harem amûdlarının sağ tarafında bir amûd-ı beyâz üzre
İbrî
lisâniyle târîhi vardır. Her divel destinde bu kal‘a oldukça bu binâ-yı kadîm i …
Evvelâ tâ vasat-ı şehirde ma‘bedgâh-ı kadîm ve câmi‘-i azîm âb-ı rûy-ı Diyârbekir ya‘nî Câmi‘-i Kebir. Eğer müverrih-i Rûm ve ger ukalâ-ı dûrbîn-i zevî'l-mefhûm cümlesi müttefiklerdir kim bu ibâdetgâh-ı atîk tâ Hazret-i Mûsâ aleyhisselâmun zamân-ı sa‘âdetlerinde binâ olunmuşdur. Harem amûdlarının sağ tarafında bir amûd-ı beyâz üzre İbrî lisâniyle târîhi vardır. Her divel destinde bu kal‘a oldukça bu binâ-yı kadîm ibâdethâneden gayrı bir şey olmamıştır. Hâlâ eyle rûhâniyyet var kim bir musallî rek‘ateyn ibâdet etse kabûl olduğuna âdemün kalbi şehâdet eder. Gûyâ Haleb'ün Ulu câmi‘i ve Şâm'un câmi‘-i Ümeyyesi ve Kuds-i şerîfün Mescid-i Aksâsı ve Mısr'un câmi‘-i Ezher'i ve İslâmbol'un Ayasofya-i kebîri gibi müstecâbü'd-da‘ve bir câmi‘-i Diyârbekir'dir. Ve kenîseden vely olduğuna eser-i binâlarında niçe bin şâhid-i âdil vardır. Zîrâ minâresi çâr-kûşedir. Deyr-i kadîm iken nâkûshâne imiş. Ve mihrâbı ve minberi tarz-ı kadîmdir. Derûn-ı câmi‘ âvîzeler ve kanâdîller ile müzeyyendir. Ve cümle sağîr ü kebîr gûnâ-gûn üçer kat amûdlar biri biri üzre vaz‘ olunmuşdur. Ve derûn-ı câmi‘de bir câmi‘ dahi Şâfi‘î câmi‘dir. Cümle Şâfi‘î mezhebinde olanlar bunda ibâdet ederler. Ve bu câmi‘ün dört kapusu vardır. Kıble kapusundan mihrâba varınca (---) adımdır. Yemîn ü yesârına varınca tûlu (---) adımdır. Bu câmi‘ içre şeb [ü] rûz cemâ‘atden hâlî olmayup yetmiş seksen yerde gûnâ-gûn ulûm görülür. Ve niçe yerinde sâhib-i sülûk olan kimesneler erba‘îne girüp tevhîd [ü] tezkîre meşgûllerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 200b ·
metinde göster ·
… î üzre bu Kürdim Melik altı yüz sene mu‘ammer olup evlâd-ı evlâdı münteşir olup
İbrî
lisânından gayrı bir lisân-ı İbriyân te’lîf edüp ne İbrîdir ve ne Fârisîdir ve …
Ezîn-cânib kaçan ki Hazret-i Nûh Necî Tûfân'da Cebel-i Cûde üzre keştîsiyle karâr edüp necât oldukda cümle ümmet-i Nûh gemiden taşra çıkup hâk-i anber-i pâke yüz sürüp secde-i şükr etdiler. Cümlesi şükrâne içün herkesde ne bulundu ise bir kazgana koyup aş pişirüp tenâvül etdiler. Hâlâ ol ta‘âma "Âşûra aşı" derler kim Nûh Necî mâh-ı Muharremü'l-harâmın onuncu gününde necât bulduğunda yevm-i âşûradır kim Muhammed ibn İshâk kavlince "Tûfân-ı Nûh'dan Server-i Kâ’inât'a gelince 4.490 senedir. Âdem Nebî'den vilâdet-i Mefhar-i Mevcûdât'a gelince 6.750 senedir", deyü cemî‘i müfessirîn müttefekun aleyh olup tahrîr etmişlerdir ammâ ba‘de't-Tûfân bu dünyanın ibtidâ imârı vilâdet-i Resûl'den mukaddem dörd bin dört yüz doksan sene olmuşdur kim ibtidâ imâr olan keştî-i Nûh'un karâr etdüği Cebel-i Cûde üzre binâ-yı Hazret-i Nûh şehr-i Cûde'dir kim bu cebel hakkında sûre-i (---)Arapça âyeti nâzil olmuşdur. Hazret-i Nûh asrında bir şehr-i mu‘azzam olup gâyet imâr oldu. Hâkimi Hazret-i Nûh ümmetinden Kürdim Melik idi. Bu cebel-i Cûdî üzre bu Kürdim Melik altı yüz sene mu‘ammer olup evlâd-ı evlâdı münteşir olup İbrî lisânından gayrı bir lisân-ı İbriyân te’lîf edüp ne İbrîdir ve ne Fârisîdir ve lisân-ı Derîdir. Ana lisân-ı Kürd, Hazret-i Nûh ümmetinden Melik Kürdim'den kalmışdır. Ba‘dehû Hazret-i Nûh Tûfân'dan sonra Cûde şehrinden yine cebel-i Sincâr'a gelüp imâr olmasiyçün du‘â etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 212b ·
metinde göster ·
… le rengâreng bir seng-i bukalemûn-ı ibret-nümûn görülmemişdir. Üzerinde lisân-ı
İbrî
ve lisân-ı Yunanî hatlar kazılmışdır. Hakkâ ki sihr-i i‘câz yazılmışdır.
Evvelâ Deyr-i Danyal kurbünde bir bâğ-ı İrem-misâl hıyâbân-ı kûyâh içre, ziyâret-i Hazret-i Danyal Gerçi kıbâblar ile mebnî değildir ammâ kabr-i münevveri üzre bir seng-i azîm mestûrdur kim bu kevnde eyle rengâreng bir seng-i bukalemûn-ı ibret-nümûn görülmemişdir. Üzerinde lisân-ı İbrî ve lisân-ı Yunanî hatlar kazılmışdır. Hakkâ ki sihr-i i‘câz yazılmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 316b ·
metinde göster ·
… ı yokdur. Ve âsitânesine karîb kurâlar cümle Dürûzî mezhebinde Râfızîlerdir. Ve
İbrî
lisânı bu dağlardaki mel‘ûnlarda isti‘mâl olunur.
Bu Hazret-i Sayyâh bülend âvâz ile sayha urduğıyçün mübâlaga ile Sayyâh dediler. Ya‘kûb Nebî'nin nebîresidir. Peygamber olup suhuf nâzil olmuşdur. Bir kubbe-i âlî alâmetleri var. Ammâ ancak bir bûriyâ döşelidir. Kanâdîl ve türbedârı yokdur. Ve âsitânesine karîb kurâlar cümle Dürûzî mezhebinde Râfızîlerdir. Ve İbrî lisânı bu dağlardaki mel‘ûnlarda isti‘mâl olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y196b ·
metinde göster ·
… nelerin hattları kim deve ve sığır ve koyun kemikleri ve kürekleri üzre lisân-ı
İbrî
ve Süryânî hatları ile tahrîr olunmuşdu. Ol hatları Sâm oğullarından Âzeryâ nâm …
Ziyâret-i Hazret-i şu‘ayb Nebî salavâtullâhi aleyhi ve selâme: Bu dere içre tarîk-ı âmmın sağ tarafında kayalar altında azîm gârlardır. Ol gâr-ı pür-envârların derûnunda medfûnlardır. Be-kavl-i tevârîh-i Âzeryâ. Ol tevârîhdir kim Tûfân-ı Nûh'dan sonra Mısır'da Heremeyn dağları ki efvâh-ı nâsda Fir‘avn dağı derler ba‘de't-Tûfân bu dağlar içre bulunan hatlar kim Hazret-i İdrîs Nebî'nin ve gayri kehenelerin hattları kim deve ve sığır ve koyun kemikleri ve kürekleri üzre lisân-ı İbrî ve Süryânî hatları ile tahrîr olunmuşdu. Ol hatları Sâm oğullarından Âzeryâ nâm hakîm cem‘ edüp tahrîr etmişdir. Cümle tevârîhler andan istihrâc olunup cemî‘i peygamber ve peygamberzâde ve cemî‘i vakâyi‘ât ve hâdisâtlar anda tahrîr olunup mu‘teber tevârîhdir. Cümle Mısır Kıbtîleri i‘tibâr ederler. Anın kavl-i mu‘teberi üzre bu Arz-ı Mukaddes'de medfûn olan peygamberleri ziyâret edüp evsâfların alâ-kadri'l-bizâ‘a istinsâh etdik. Cenâb-ı Bârî bu müsevvedâtımız ziyâret etdiğimiz sultânların âb-ı rûyiyçün Y 202b ola, itmâmı müyesser ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y202a–Y202b ·
metinde göster ·
Makâm-ı Hazret-i Havvâ Ana. Bu mahalde bir çâr-kûşe taşda
İbrî
lisânı ile bir hatt-ı acîbe var kim bir hatta aslâ müşâbeheti yokdur. Andan Haz …
Makâm-ı Hazret-i Havvâ Ana. Bu mahalde bir çâr-kûşe taşda İbrî lisânı ile bir hatt-ı acîbe var kim bir hatta aslâ müşâbeheti yokdur. Andan Hazret-i İbrâhîm'in türbesi önünde câmi‘ içinde
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y229b ·
metinde göster ·
ve Süryânî lisânı üzre târîhleri mastûrdur. Mümkin olduğu mertebe ol hatlara na …
Ve bu şehrin kapuları üzre birer ikişer satır İbrî ve Süryânî lisânı üzre târîhleri mastûrdur. Mümkin olduğu mertebe ol hatlara nazar eyleyüp nakş almışızdır. İnşâallâh bu müsevveddâtımız tas[h]îha geçdikde tahrîr olunur. Ve ba‘zı kapuların atebe-i âlîleri üzre mehîb iki cenâhlı kuş timsâlleri yâhûd ucbe-likâ dîv sûretleri tasvîr olunmuş. Ve'l-hâsıl her birinde birer ibret-nümâ âsârlar vardır. Eğer manzûrumuz olduğu mertebe tahrîr eylesek tatvîl-i kelâm olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y272a ·
metinde göster ·
… ürhüm'de makâm-ı İbrâhîmin altı yanında bir hacer bulundu, der. Üstünde lisân-ı
İbrî
hattı ile böyle tahrîr olunmuş kim:
Ve Ka‘bü'l-Ahbâr'dan mervîdir kim eyyâm-ı Cürhüm'de makâm-ı İbrâhîmin altı yanında bir hacer bulundu, der. Üstünde lisân-ı İbrî hattı ile böyle tahrîr olunmuş kim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y339a ·
metinde göster ·
: İlâhî bundan nûş eden tâ’ife-i nisvânı mahbûbe eyle ve hüsn-i hulk ver. Ve rah …
Tercüme-i lisân-ı İbrî: İlâhî bundan nûş eden tâ’ife-i nisvânı mahbûbe eyle ve hüsn-i hulk ver. Ve rahmetinle yarlığa kim âcizelerdir. Ve evlâdlarımdan içenlere tâc-ı nübüvvet ver ve garîk garîk rahmet eyleyüp cemî‘i derdlerine devâ ver, deyü du‘â eder. Hakkâ ki âb-ı Zemzem nisâ tâ’ifesine gâyet nâfi‘dir. Ve gâyet mahbûbe olurlar. Ve cümle zenânesi hüsn-i hulk ile meşhûre-i âlemdirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y347a ·
metinde göster ·
… Fârisî ve Pârsî ve Gâzî dahi derler. Zarîf ü latîf lisân-ı nazîfdir. Ve lisân-ı
İbrî
ile müşterek olduğundan lisân-ı kadîmdir, ammâ lisân-ı Arabî gibi fesâhat u bel …
Ve Hazret-i Risâlet-penâh lisân-ı Pârsî tekellüm etmişlerdir. Fârisî ve Pârsî ve Gâzî dahi derler. Zarîf ü latîf lisân-ı nazîfdir. Ve lisân-ı İbrî ile müşterek olduğundan lisân-ı kadîmdir, ammâ lisân-ı Arabî gibi fesâhat u belâgatli lügat-i kesîresi yokdur, zîrâ Kelâm-ı Kibriyâ olan Y 354a yigirmi tokuz aded hurûf-ı teheccîden lisân-ı Fârisîde sekiz aded hurûflar yokdur. Anıniçün lisân-ı Fârisî Arabî gibi lügât-i kesîre değildir. Lisân-ı Fârisîde isti‘mâl olmayan hurûflar bunlardır. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y353b–Y354a ·
metinde göster ·
Ve fesâhat u belâgat ehl-i Mekke ve Yemen'e mahsûsdur. Ammâ hâlâ lisân-ı
İbrî
Berberistân'da ve Funcistân'da ve Kırmanıka'da ve Bağaneski vilâyetlerinde isti …
Ve fesâhat u belâgat ehl-i Mekke ve Yemen'e mahsûsdur. Ammâ hâlâ lisân-ı İbrî Berberistân'da ve Funcistân'da ve Kırmanıka'da ve Bağaneski vilâyetlerinde isti‘mâl olunur. Ve bu zikr olunan bilâdlar Mısır cezîresinde Hatt-ı İstivâda vâki‘ olmuşdur. Hazret-i İdrîs'in ve Hazret-i Kaffâh'ın sâkin olduğu sevâd İsvân'dır. Cümle halkı uryân ve siyâh çerde kavimdir. Cümlesi lisân-ı İbrî tekellüm ederler. Hattâ Hazret-i Kaffâh anlara ba‘s olundukda bu şi‘r anların kelâm-ı dürer-bârlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y354a ·
metinde göster ·
… uğu sevâd İsvân'dır. Cümle halkı uryân ve siyâh çerde kavimdir. Cümlesi lisân-ı
İbrî
tekellüm ederler. Hattâ Hazret-i Kaffâh anlara ba‘s olundukda bu şi‘r anların k …
Ve fesâhat u belâgat ehl-i Mekke ve Yemen'e mahsûsdur. Ammâ hâlâ lisân-ı İbrî Berberistân'da ve Funcistân'da ve Kırmanıka'da ve Bağaneski vilâyetlerinde isti‘mâl olunur. Ve bu zikr olunan bilâdlar Mısır cezîresinde Hatt-ı İstivâda vâki‘ olmuşdur. Hazret-i İdrîs'in ve Hazret-i Kaffâh'ın sâkin olduğu sevâd İsvân'dır. Cümle halkı uryân ve siyâh çerde kavimdir. Cümlesi lisân-ı İbrî tekellüm ederler. Hattâ Hazret-i Kaffâh anlara ba‘s olundukda bu şi‘r anların kelâm-ı dürer-bârlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y354a ·
metinde göster ·
… i Âdem cümle evlâdları ile bir yere cem‘ olup arz-ı Mısır'a du‘â etdüği lisân-ı
İbrî
üzre ol du‘â budur. Zîrâ Hazret-i Âdem cennetden hübût etdikde cennet lisânı ol …
Sonra bu Beytü'l-Ma‘mûr'u tavâf etmeği Rabbü'l-İzzet Âdem'e farz eyleyüp Hazret-i Cibrîl-i Emîn ta‘lîm edüp Âdem Beytü'l-Ma‘mûr'da ibâdet ederdi. Ve niçe müddet bu hâl üzre Mekke'de sâkin olup bi-kavli müverrihîn Hazret-i Âdem'in kırk bin oğlu olup tenâsül bulup her sene evlâd-ı evlâdları ile Beytü'l-Ma‘mûr'u tavâf edüp edâ-yı hac ederlerdi. Ammâ kifâf-ı nefsleriyçün Mekke'de zirâ‘at yeri olmamak ile hayli ıztırâb çeküp ba‘dehu emr-i Hak ile arz-ı Mısır'a gelüp sâhil-i Nîl'de tavattun edüp dördüncü vatanları hâk-i Mısır oldu. Ve ol kadar zirâ‘at edüp hubûbât-ı ganâyime mâlik oldular kim bir buğday dânesinden niçe yüz başak hâsıl olup her başakdan, âye[t]: Arapça hâsıl olup mahsûl olup ibtidâ arz-ı Mısır'a Hazret-i Âdem cümle evlâdları ile bir yere cem‘ olup arz-ı Mısır'a du‘â etdüği lisân-ı İbrî üzre ol du‘â budur. Zîrâ Hazret-i Âdem cennetden hübût etdikde cennet lisânı olan Arabî'yi sudûr eden zelleleri sebebiyle isyân sebebiyle nisyân üzre olup Cibrîl-i Emîn ta‘lîmiyle lisân-ı İbrîce kelimât edüp Mısır'a etdüği du‘â budur kim hakîr Kıbtî tevârîhinden ahz edüp tercümesiyle bu mecmû‘amıza tahrîr olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y2a ·
metinde göster ·
üzre müfte‘ilün müfte‘ilün vezni üzre bu gûne du‘â etmişdir. Anıniçün cemî‘i di …
deyü Hazret-i Âdem Mısır hakkında lisân-ı İbrî üzre müfte‘ilün müfte‘ilün vezni üzre bu gûne du‘â etmişdir. Anıniçün cemî‘i diyârlardan evvel ilâ hâze'l-ân ma‘mûr [u] âbâdân bir şehr-i nısf-ı cihândır. Ammâ ol Hallâk-ı ale'l-ıtlâkın emr-i şerîfiyle Mısır azîm ma‘mûr olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y2b ·
metinde göster ·
… i Hıtat-ı Makrîsî gâyet makbûl sahîh tevârîhdir kim lisân-ı Kıbtîden ve lisân-ı
İbrî
ve Süryânî'den ve lisân-ı Dehlevî ve Moğolî'den ve lisân-ı Latin ve Yûnânî'den …
Evvelâ Tevârîh-i Hıtat-ı Makrîsî gâyet makbûl sahîh tevârîhdir kim lisân-ı Kıbtîden ve lisân-ı İbrî ve Süryânî'den ve lisân-ı Dehlevî ve Moğolî'den ve lisân-ı Latin ve Yûnânî'den cem‘ olmuş bir mu‘teber tevârîhdir kim hâlâ makbûl-i hâss [u] âmdır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y2b ·
metinde göster ·
… idi. Eski Mısır olan yerde bir şehr-i azîm binâ edüp ismini şehr-i Emsûs kodu.
İbrî
lisânınca Emsûs, yeni şehir demekdir. Kıbtîler bu şehre Fustât dediler. Ba‘de't …
Ba‘dehu şît Nebî evlâdının evlâdından Melik Nakrâveş el-Kâhin mine'l-kehhân kehene-i asır idi. Eski Mısır olan yerde bir şehr-i azîm binâ edüp ismini şehr-i Emsûs kodu. İbrî lisânınca Emsûs, yeni şehir demekdir. Kıbtîler bu şehre Fustât dediler. Ba‘de't-tûfân bu şehri ta‘mîr u termîm edüp Mısrâyim dediler. Hâlâ anıniçün Mısır derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y3b ·
metinde göster ·
… ik binâ etdiğiyçün Ehrâm-ı Sûrîd derler. Ve kendü anda yatır. Bir seng-i hârâda
İbrî
hattile târîhleri vardır.
Bundan sonra Melik şeryâk, andan oğlu Melik şehlûk, anın oğlu Melik Sûrîd gâyet cebbâr ve zâlim olmağile ibtidâ rûy-i arzda re‘âyâ üzre harâcı bu ihdâs etdi. Ve Benî Seyf yanındaki büyük ehrâmı bu Sûrîd Melik binâ etdiğiyçün Ehrâm-ı Sûrîd derler. Ve kendü anda yatır. Bir seng-i hârâda İbrî hattile târîhleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y4b ·
metinde göster ·
lisânınca melik nâmıyla yâd olan bu Nakrâveş Mısrâyim'dir. Yüz on sekiz yıl pâd …
İbtidâ evlâd-ı Âdem'de İbrî lisânınca melik nâmıyla yâd olan bu Nakrâveş Mısrâyim'dir. Yüz on sekiz yıl pâdişâh olup cümle aşâyir [ü] kabâ’iline hâkim oldu. Ammâ mu‘ammer oldukça katı cebbâr oldu. Ve kendüden ulu karındaşı Zerâyil'den çok ulûm-ı garîbe vü acîbeler öğrenüp yerden defîneler ve künûz [u] hazîneler çıkarup cümle kavmine emr edüp tağlardan taşlar cem‘ edüp ol cem‘ etdüği mâlile çadırı yerinde bir şehir inşâ edüp adını Emsûs kodu ki hâlâ sâhil-i Nîl'de Eski Mısır dedikleri yerdir kim Kıbtî kavmi ol şehre Fustât derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y5a ·
metinde göster ·
… 'a ibâdet edüp ol dıraht kurbunda bir şehr-i azîm binâ edüp ismini Dersân kodu,
İbrî
dilince cennet kapusu demekdir. Hâlâ Gazze'den Mısır'a gelürken şâhrâhın sağ câ …
Ve âdet-i cârîleri üzre ol dıraht altında Hakk'a ibâdet edüp ol dıraht kurbunda bir şehr-i azîm binâ edüp ismini Dersân kodu, İbrî dilince cennet kapusu demekdir. Hâlâ Gazze'den Mısır'a gelürken şâhrâhın sağ cânibinde âsâr-ı binâları ile zâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y6b ·
metinde göster ·
Ve Hazret-i Âdem'den bu Kıbtîm'e gelince efvâh-ı nâsda lisân-ı
İbrî
tekellüm olurdu. Bu Kıbtîm ulûm-ı şettâya mâlik olmak ile elsine-i muhtelife bu …
Ve Hazret-i Âdem'den bu Kıbtîm'e gelince efvâh-ı nâsda lisân-ı İbrî tekellüm olurdu. Bu Kıbtîm ulûm-ı şettâya mâlik olmak ile elsine-i muhtelife bunun zamânında şâyi‘ oldu, derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y7b ·
metinde göster ·
… etden gelmiş hûrî olmak ile cennet lisânı, Arabî tekellüm ederdi. Âdem oğulları
İbrî
lisânı tekellüm ederdi, tâ ki lisân-ı Arabî Hazret-i İsmâ‘îl'de şâyi‘ oldu.
Ve bir kavilde Hazret-i şît'in hâtûnu cennetden gelmiş hûrî olmak ile cennet lisânı, Arabî tekellüm ederdi. Âdem oğulları İbrî lisânı tekellüm ederdi, tâ ki lisân-ı Arabî Hazret-i İsmâ‘îl'de şâyi‘ oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y22b ·
metinde göster ·
… e şimâl cânibine nâzır bir kapusu vardır. Andan içeri sağ tarafdaki taşlar üzre
İbrî
lisânı üzre kazılmış hatlarda,
Ve hâlâ şimâl tarafındaki Ehrâm'ın yine şimâl cânibine nâzır bir kapusu vardır. Andan içeri sağ tarafdaki taşlar üzre İbrî lisânı üzre kazılmış hatlarda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y232b ·
metinde göster ·
ve bir balık tasvîri var, balık eşkâli üzre kazılmış bir vefk var, bunlardan ga …
Gördüler kim taş geminin altında bir satır hatt-ı İbrî ve bir balık tasvîri var, balık eşkâli üzre kazılmış bir vefk var, bunlardan gayrı bir şey yok. Kâfûr-ı İhşîdî cemî‘i ulemâ-yı Mısır'ı cem‘ edüp ne gûne hat idüğün istihrâc etmede âciz oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y235a ·
metinde göster ·
… rin zîr-i zemîninde bir tuc sandûka içre medfûndur. Cânib-i erba‘asında lisân-ı
İbrî
ile hatlar vardır, Kıbtîler fesâhat üzre okurlar, Aryâk ibn Ayvâm Y 385b Meli …
Bu İsvân kal‘ası hakkında ba‘zı müverrihîn Tûfân'dan evvel Âd binâsıdır derler. Muhakkakdır, zîrâ deyr-i Aryâk derler bir deyr-i azîm vardır, Melik Aryâk ol deyrin zîr-i zemîninde bir tuc sandûka içre medfûndur. Cânib-i erba‘asında lisân-ı İbrî ile hatlar vardır, Kıbtîler fesâhat üzre okurlar, Aryâk ibn Ayvâm Y 385b Melik yazar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y385a–Y385b ·
metinde göster ·
… iyyâ âsâr-ı binâları Hasaylîm ve babası Elûhîm ve dedesi Aryâk binâları vardır,
İbrî
hattı ile kayalar mastûrdur. Ba‘dehu Âd amâr etmiş. Tûfân'dan sonra Ebrehe harâ …
Ve Hazret-i Nûh aleyhi's-selâm bu Hasaylîm asrında gelüp Tûfân'da bu Hasaylîm Nûh Nebî ile gemide bile idi. Sekiz yüz sene mu‘ammer oldu. Anıniçün müverrihler bu İsvân içün Tûfân'dan evveldir derler. Zîrâ ekseriyyâ âsâr-ı binâları Hasaylîm ve babası Elûhîm ve dedesi Aryâk binâları vardır, İbrî hattı ile kayalar mastûrdur. Ba‘dehu Âd amâr etmiş. Tûfân'dan sonra Ebrehe harâb etmiş bir diyâr-ı yebâbdır. Bi-kavli Tevârîh-i Hıtat ve Muhammed ibn İshâk, rahmetullâh, ve Tevârîh-i Şehâbî'de dahi mufassaldır. Ammâ hakîr ayne'l-yakîn târîhleri ile tahrîr ederim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y385b ·
metinde göster ·
… bu mîllerde Eflâtûn ve Bokrât Sokrât Batlîmûs hukemâların ve gayrı etibbâların
İbrî
ve Süryânî, Yûnânî ve Teymânî vilâyeti(ni) hatları satır satır yazılmış ibret-n …
Ve bu mîllerde Eflâtûn ve Bokrât Sokrât Batlîmûs hukemâların ve gayrı etibbâların İbrî ve Süryânî, Yûnânî ve Teymânî vilâyeti(ni) hatları satır satır yazılmış ibret-nümâ hatları ve âlât-ı kîmyâ dahi yazılmış kazılmış durur. Ammâ cenûb tarafında olan sütûn-ı zenbûrî üzre kıblemize nâzır Ebû Alî Sinâ'nın kitâbesiyle amûd üzre Kûfî hat ile bu âyet tahrîr olunmuşdur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y406b ·
metinde göster ·
… dir. Ve cânib-i erba‘asında niçe bin suhuf nâzil olmuş nebîlerin savma‘alarında
İbrî
hatları ile alâmetleri var.
İslâmbol'da Ayasofya kubbesinden iki kat âlî altı aded kubbe-i sernigûndur. Ve ortasında cümle kubbelere havâle bir kubbe-i mînâsı var imiş. Hazret-i Risâlet tevellüd etdikleri gece isneyn gecesi Tâk-ı Kisrâ ve Kızıl Elma ve bu kubbe-i âlî münhedim olmuşdur, zîrâ (bir) zamân-ı Kaffâh Nebî'de bu câmi‘ puthâne idi. Ve niçe bin düvelden gerü kalmış binâ-yı kadîmdir. Ve cânib-i erba‘asında niçe bin suhuf nâzil olmuş nebîlerin savma‘alarında İbrî hatları ile alâmetleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y407a ·
metinde göster ·
… n ma‘lûm oldu kim ilm-i arûz ve ilm-i Farsî kadîm imiş. Lisân-ı Dehlevî dahi bu
İbrî
lisânına karîbdir.
Bu ebyâtlar tercemeleri ile müfte‘ilün müfte‘ilün vezni üzre bulunmuşdur. Bundan ma‘lûm oldu kim ilm-i arûz ve ilm-i Farsî kadîm imiş. Lisân-ı Dehlevî dahi bu İbrî lisânına karîbdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y423b ·
metinde göster ·