İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

ibret

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
77
isabet
75 cümle/beyitte
28,5
milyonda
tüm derleme göre
3
eserde geçiyor
1
farklı biçim
26 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi7430,2
Dede Korkut Kitabı261,7
Kur’an Tercümesi Rylands Nüshası126,3

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 77

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“ibret” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
KuT Ku. T. 38/17a3 … çre ḳorḳunçnı buzarlar erdi ėwlerini öz eligleri birle müʾminler eligleri birle ʾibret alıŋlar ey közlügler iḍisi
EÇS I 154b … îf tilâvet edüp cümle huzzâr-ı meclise maktûlün yanında nasîhat edüp bu âdemden ibret alun deyü va‘z [u] nasîhat ederdi.
EÇS I 196b … ler. Ammâ nâr-ı cahîmden bir şerer görmek isteyen cân, şîşehâneleri görüp andan ibret alsın kim nâr-ı dûzah yanında bu nâr bir şererbâr değildir.
EÇS I 205a … rât ve oyuncaklar bir diyâra mahsûs değildir kim bin gûne oyunayacaklar vardır, ibret içün Hind ü Yemen'e götürürler. Elbette her sene birer muhîl [u] şeytanatlı şey …
EÇS I 205a Andan tâbûtcular bu sürûr [u] şâdumân mâbeyninde ibret içün sağîr ü kebîr servi tâbûtlar geçüp tâbûtcuların yanları sıra,
EÇS I 205a–205b Gûr kazanlar "Nerede kazalım" deyü ubûr etdiklerinde niçe âdem bu esnâfdan ibret alır. 205b
EÇS I 211b … leri enderdi. Ve her kelâmının netîcesin tasarruf ederdi. Anı dinleyen cihândan ibret alırdı. Kırk yedi yıl bu hakîr niçe bin pehlivân gördüm ammâ böyle bir nüktedân …
EÇS II 277b … ‘at cânib-i şarka göl kenarınca ağaç deryâsı içre sun‘-ı Hudâ dıraht-ı azîmleri ibret göziyle temâşâ edüp {giderken ağaç cisrden nehr-i Sakarya ubûr olunup Çifteler …
EÇS II 293b–294a … yâm Kaya Sultân kayadan kamîsı giyüp kirlendikde âteşde yakup pâk ve beyâz olup ibret içün yine giyerdi. Hayâl ü rakîk bir gömlek idi. Ekseriyyâ a‘yân-ı kibârda çokd …
EÇS II 353b–355b … abuçsuz ve silâh kuşandırmadan bizi ata bindirdi" deyü hakîri gösterdi. "Şundan ibret alsanız ne, cümlemize bu iş nasîhatdir. Gâfil baş terkidedir. Avret gibi boğazı …
EÇS II 360a–360b … anında kaldı. Zîrâ Çorum şehrinde paşaya hücûm eden Berber Bayrâm kapucubaşıdan ibret alındı. Ba‘dehû kapucubaşı emirleri paşanın kapucular kethüdâsı Alî Ağa'ya verü …
EÇS III 40a … yla tahrîr olunan İncîl'den bu âyet-i şerîfeler tahrîr olunup bu âsitânede niçe ibret nümâları temâşâ ederdik. Zîrâ cemî‘i asâkir-i İslâma mesîregâh [u] teferrücgâh- …
EÇS III 93a–93b … i eydür: "Yolsuz düşüp ahid bozdular, yolumuza söz atup la‘net etdiler. Bunlara ibret içün pâreleriz" deyince amân diyesiye kalmadı, cümlesi sekiz kişiye kılıç üşürü …
EÇS III 99a–99b … ehl-i hizmet, bî-garaz müselmân ve ehl-i ırz [ü] bî-hırs âdemler! Hasan Ağa'dan ibret almadınız mı? Mîrîye yetmiş kîse vermişken mü’ebbed hizmetin elinden alup nâ-mü …
EÇS III 100b–101a … âdet-i ezelî böyle ta‘alluk edüp bu cengde dahi Azak ve Hanya gazâsından ziyâde ibret aldık, aceb sırr-ı Hudâ idi. Bu mevtâlar dahi tarîk-i âm tarafeyninde on beş ad …
EÇS III 105b … dehû Sultân Hudâvendigâr Kosova cenginde ba‘de'l-feth-i fütûh lâşe-i Nasârâları ibret içün seyr [u] temâşa ederken lâşe-i murdârlar içinden Miloş Koblaki kâfir-i bed …
EÇS III 155a–155b … behişt-âyîn eyle bir huld-ı berîndir kim bunun çâr-kûşesinde dörd aded minâre-i ibret nümâları çâr rükni azîm gibi vâki‘ olmuşdur. Ve kubbe-i kâse-i nîl-gûn çâr minâ …
EÇS III 179b–180a … a‘ edüp kan eyleme. Ve herkes ile hüsn-i ülfet edüp kulûb yap. Bu karındaşından ibret al kim benim zamân-ı sadâretimde on yedi vezîria‘zam var idi. Biri ibtidâ Bektâ …
EÇS IV 232b … mâşâsın dahi idesin. Sarâyın kayalar tarafına nâzır şâhnişînlere varasın. Ta ki ibret göresin." dedikde paşa ol tarafa ve cemî‘i ehl-i teferrüc dahi ol cânibe varup …
EÇS IV 260a … âr kâfiri sar‘a dutarsa da getirin. Kal‘adan aşağı atayım ki bir silâhdâra dahi ibret olsun." deyince hemân Musâhib silâhdâr-ı sâbık Mustafâ Paşa ve gayrı musâhibler …
EÇS IV 280b … ıkda dîvân edüp ol dîvân-ı pâdişâhîde kellelerin galtân ederim ki bir beğe dahi ibret olup Van vâlîlerinin fermânına mutî‘ [u] münkâd olup dernek-i pâdişâhîde hâzır …
EÇS IV 332b Ehl-i hâl olan bu köhne-âbâdın harâbından ibret almak gerekdir kim âyet: Arapça nassı nâzil olmuşdur kim bundan ukalâ-yı dûrb …
EÇS IV 332b … erekdir kim âyet: Arapça nassı nâzil olmuşdur kim bundan ukalâ-yı dûrbîn-fikr ibret almak gerekdir.
EÇS IV 366b … i günde mezâristânı güc ile ubûr olunur. Ehl-i hâl olan bu diyâr-ı harâbdan çok ibret alır.
EÇS IV 378b … nâtın ta‘yîn eder. Bu ahvâle vâkıf olmuş âdemlerden istimâ‘ edüp bu sergüzeşt-i ibret tahrîr olunmuşdur. Hâlâ bu medrese bu kayası kenârında niçe sâhib-i sülûklar ge …
EÇS IV 399b … Ammâ ilm-i târîh ve ilm-i evvelîn ü âhirîn istersen, hâsıl olup bu edîm-i arzın ibret hırmeni mahsûlün dirersin, ve's-selâm. Ve illâ dahi ziyâde tama‘-ı hâma düşerse …
EÇS V 50b … btidâ kâfire imdâda geden Eflâk Boğdan askerin kırup sâ’ir küffârlar dahi andan ibret alup Rakofçi'ya aslâ imdâd gelmediğinden mel‘ûn kral münhezim oldu" deyüp ol ân …
EÇS V 61b–62a … ebed ile eşedd-i ukûbet lâzımdır kim bir dahi sizin gediğinizde olan ümerâlara ibret ola" deyü hakîr gerçekden hâkimâne vekâletim hasebiyle gazab-âlûd 62a olup,
EÇS V 65b–66a … n ol mâyide mahlûku kanında nice bed ve berekât olur. Bir kerre anı gören andan ibret alup böyle ibret-nümâ bir dalyan-ı temâşâgâhdır.
EÇS V 115a Andan binâ-yı ibret-nümâ nehr-i Sava kenârında tophâne kârhânesi vâcibü's-seyr ibret eserdir. Ve ibret-eser-i me’ser şehir hâricinde bir binâ-yı azîm bârûthânesi va …
EÇS V 129b–130a … evlerinde yakup zevk ederler. Bir turfa acâ’ib ü garâ’ib ibret-nümâdır. Ve bir ibret dahi bu şehirde karı ve buzu saman içine koyup mahzenlerde hıfz ederler. Ba‘deh …
EÇS V 170a … nar ve servi dırahtları sâyesinde bir müdevver havz-ı musanna‘ inşâ edüp çeşm-i ibret hîrelenir bir havz-ı şâfi‘îdir. Mezkûr minârenin kadehi ne haremde ve ne san‘at …
EÇS VI 13b … deyrin enderûn [u] bîrûnunda envâ‘-ı fusûs-ı mukavvem mahkûk-ı gûnâ-gûn ruhâm-ı ibret nümûn ma‘kûk ile ma‘kûd olunmuşdur. Ve cümle maksûrelerinin dîvârları mînâkârî- …
EÇS VI 19a Bu siyâseti gören asker-i İslâm ibret alup engüşt ber-dehen edüp çârsû-yı bâzârda bey‘ u şirâlar edüp mukaddemâ alına …
EÇS VI 86b Diğer pesendîde-i temâşâ-yı ibret : Mezkûr Ali Paşa tabyası kurbundaki su kullesindeki çarh-ı sihr-âsâr ile Tuna'd …
EÇS VI 95a … leymân Hân bu kal‘a-i Üstürgon'u feth {etdikde} bu câmi‘de tâ‘at-ı Sübhânî edüp ibret gözüyle enderûn [u] bîrûn-ı câmi‘i seyr [ü] temâşâ edüp buyururlar,
EÇS VI 108b Hemân bu mahalde kal‘adan bin mikdârı küffâr Üstürgon kırkınından ibret almayup kal‘adan atlısı ve yayanları yeniçeriler üzre çıkup bir şemme elbeşte c …
EÇS VI 128b … üp Filimenk diyârında henüz hâsıl olmuş ismine hunza derler. Hattâ bu lahanadan ibret içün koşuma koyup tâ Uyvar'a getirüp pirinç ile zerde edüp her kim tenâvül etdi …
EÇS VI 161a Bu kûh-ı bâlâya ibret gözüyle nazar eden Cenâb-ı bârî neye kâdir idiğin müşâhede eder. Ve bu kûh-ı Sü …
EÇS VII 53a Diğer teferrücgâh-ı ibret : Yine gece ile bir havz kenârına varup bâğbânların üstâd ehl-i vukûfları havuz …
EÇS VII 63b … hakîr hisset edüp vermedim, ammâ meğer bin altun verüp öğrenmeli bir ma‘rifet-i ibret imiş.
EÇS VII 108b Meşhûrâtından keskin ve aru, ya‘nî pâk, Tatar bozası olur. Hattâ ibret içün bu bozayı abdest makramasına koyup evlerine götürürler, bir katre akmaz. T …
EÇS VII 147a … et yerleri setr olur. Bu hâli Yezîdîler görüp yine Cenâb-ı Bârî'nin hikmetinden ibret almayup arkaları iki yarılan develerden Ehl-i Beyt-i İmâm'ı endirüp ol nâzenîn …
EÇS VII 147a … Ehl-i Beyt'in avret yerlerin Settâr-ı Bârî setr eder. Bundan dahi kavm-i Yezîd ibret almayup cümle Ehl-i Beyt-i İmâm Hüseyin'i şehîd ederler. Rahmetullâhi aleyhim e …
EÇS VII 160a Hamd-i Hudâ temâşâ edüp niçe sun‘-ı Hudâlardan ibret alup andan yine semt-i şarka 5 sâ‘at gidüp,
EÇS VII 186a Hikmet-i garîbe vü acîbe-i ibret : Bu Azak kavminin cemî‘i atları ve sığırları ve koyunları ve doğanları ve Karat …
EÇS VIII 214b … gulâmını sür‘atle çârsû başında imâret köşesinde salb etdirüp sâ’ir çinganelere ibret oldu.
EÇS VIII 226a … deyü mi‘mârârân-ı hısârân eyle nakl etdiler. Eyle bir kubbe-i bâlâdır kim âdem ibret nazarıyla nigerân etdikde dembeste vü hayrân olup merdüm-i dîdeleri hîrelenüp e …
EÇS VIII 237a Diğer temâşâ[-yı] ibret : Bu şehrin bir gûne dahi re‘âyâ kefereleri var. Freng şapkası gibi manlifke Efl …
EÇS VIII 248a … yük Ağrıboz kal‘ası cezîrede kalır. Bu kal‘a-i Ağrıboz'un bu mahallini görmeyüp ibret nazarıyla bakmayup geçenler bu rûy-ı arz-ı cihânda bir şey görmemiş ve bir sun‘ …