Ve şekl-i müdevverden tûlânîce kûşe kûşe vâki‘ olmuş bir sûr-ı
ibretdir
. Dâ’iren-mâdâr cirmi âheste reviş ile cümle (---)(---) adımdır. Ve cümle iki a …
Ve şekl-i müdevverden tûlânîce kûşe kûşe vâki‘ olmuş bir sûr-ı ibretdir. Dâ’iren-mâdâr cirmi âheste reviş ile cümle (---)(---) adımdır. Ve cümle iki aded kal‘a kapusu vardır. Evvelâ cânib-i şarka Zıbarı kapusu mekşûfdur. Bu iki kat kapu mâbeyninde bir seng-i hârâ vardır. Hîn-i fetihde Hazret-i Alî radıyallahu anh düşmana karşu ol taşı Zülfikâr ile iki pâre etmişdir. Bi-emri Hudâ gûyâ mânend-i hıyar dilmişdir. Hâlâ makâm-ı Alî nâmıyla ziyâretgâh-ı ünâsdır. Ve cânib-i garba bâb-ı Muzurî meftûhdur. Bu kapuya Musul kapusu dahi derler. (---)(---)(---)(---) Bâbü'l-ebvâb misilli metîn kapulardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 378a ·
metinde göster ·
… ı hâlleri ve kelimâtları yok putlardır, ammâ tebessüm-künân ve nigerân olmaları
ibretdir
, ammâ bu sûretlere münâsib, beyt:
Ammâ hakkâ ki ma‘bedgâh-ı müslimîn olacak bir deyr-i musanna‘dır kim enderûn [u] bîrûnu Mânî ve Hassân ve Behzâd ve Ağa Rızâ tasvîrleri gibi zî-rûh-misâl timsâlleri var kim hemân zebân-ı hâlleri ve kelimâtları yok putlardır, ammâ tebessüm-künân ve nigerân olmaları ibretdir, ammâ bu sûretlere münâsib, beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 106a ·
metinde göster ·
… ahi bir gûne turfa takye geyerler kim bu dahi vâcibü's-seyr bir tar[z] u tavr-ı
ibretdir
.
Ve cümle iki yüz aded dükkânlardır kim her eşyâ-yı zî-kıymet bulunur, ammâ bu şehrin re‘âyâ vü berâyâsı cümle Bulgar'dır. Avratlarının başları açık olup saçların bir gûne örerler kim bir diyâr zenânelerine mahsûs değildir illâ bu şehre nisvânlarına mahsûsdur. Ve takyeleri dahi bir gûne turfa takye geyerler kim bu dahi vâcibü's-seyr bir tar[z] u tavr-ı ibretdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 109b ·
metinde göster ·
… uzu kebâbları ve mu‘amberîn kuzu kapamaları ve mâhîçeleri ve hoşâbları olur kim
ibretdir
.
Der-vasf-ı ni‘met-i uzmâ-yı me’kûlât: Eyyâm-ı şitâda cemî‘i a‘yân-ı kibâr gezme nâmıyla ma‘rûf birbirlerine her gece birer hânedânda ziyâfet-i azîmler ederler kim bu da bir diyâra mahsûs değildir. Pesendîde ni‘metlerinden mümessek kuzu kebâbları ve mu‘amberîn kuzu kapamaları ve mâhîçeleri ve hoşâbları olur kim ibretdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 229a ·
metinde göster ·
… hâneleri ve ıstablları ve göl kenârında maksûreleri ve karındaşının sarâyı dahi
ibretdir
. Bunlar meşhûrdur.
Ve bu şehr-i mu‘azzam etrâfında aslâ kal‘a yokdur. Hemâ[n] şimâli ve garbı ve cenûbu ve kıblesi tarafı Ohri gölü olup şark tarafı tâ Uştuk yaylası eteklerine varınca serâpâ hıyâbân [u] gül-i gülistân içre bir şehr-i merâmdır. Etrâfında kal‘a olmak muhâldir, zîrâ bâğçeleri ve müşebbek bostânları cihânı zeyn etmişdir. Cümleden mükellef ü mükemmel sarây-ı azîm Ohrîzâde sarâyı kal‘a-misâldir. Müte‘addid dîvânhâneleri ve ıstablları ve göl kenârında maksûreleri ve karındaşının sarâyı dahi ibretdir. Bunlar meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 370b ·
metinde göster ·
… yla şehr-i Mısır'ı mâh-ı Muharrem'in on ikisine dek mu‘attar ederler, temâşâ-yı
ibretdir
. (---)(---)(---)(---)(---)
İşbu mâh-ı Muharremü'l-harâm'ın on ikinci gününe varınca İmâm Hüseyn mevlûdu gecesinin şehr-i Mısır içre niçe bin Yahûdîler üçer üçer bir yere gelüp ellerinde büyük zenbîller içre gûnâ-gûn ıtriyyât buhûrları satarken üçü bir yerden eyle feryâd ederler kim cemî‘i esvâkda ve mahallât derilerinde feryâdları âsumâna çıkar. Bu dahi bir âdet-i kadîmdir. Ve buhûr râyihasıyla şehr-i Mısır'ı mâh-ı Muharrem'in on ikisine dek mu‘attar ederler, temâşâ-yı ibretdir. (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y225a ·
metinde göster ·