İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

idem*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
47
isabet
45 cümle/beyitte
17,4
milyonda
tüm derleme göre
2
eserde geçiyor
8
farklı biçim
27 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi4618,8
Dede Korkut Kitabı130,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–47 / 47

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“idem*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS II 235a İdemez def‘ sakınmakla kazâyı kimse / Bin sakınsan yine ön son olacak olsa gerek
EÇS II 265b İdemez def‘ sakınmağla kazâyı kimse / Bin sakınsan yine ön son olacak olsa gerek
EÇS II 365a İdemez def‘ sakınmakla kazâyı kimse / Bin sakınsan yine ön son olacak olsa gerek
EÇS III 151b … âdir olmayup sümmün bükmün kalup lâl [u] hayrân olur. Niçe kerre cür’et-i kelâm idem sanup hasîr olup {kürsîden} iner. Ol asırdan berü eyle kalmış bir kürsî-i mekân …
EÇS III 182b İdemez def‘ sakınmakla kazâyı kimse / Bin sakınsan yine ön son olacak olsa gerek
EÇS IV 200a … kâm-ı Hazret-i Yûnus aleyhisselâm andadır. Andan aşağı âdem nazar etmeğe cür’et idemez . Gûyâ bir derk-i esfeldir. Nehr-i azîm cereyân edüp tarafeyni gül-i gülistân u …
EÇS IV 210b … ruş hâsıl eder, ammâ şecî‘ ü nâmdâr ve yarar paşa-yı kâmkânıdır. Değme âdem kâr idemez . Zîrâ (---) tarafı Saçlı dağının Yezîdî Ekrâdlarıdır. Bir tarafında Aşadı kavmi …
EÇS IV 212a … oylarsan bi-emri Hayy-ı Kadîr bu hıyye-i hakîr senin keştîni bu girdâbdan halâs idem ." deyü ta‘ahhüd eder. Hazret-i Nûh dahi "Nola yâ su‘bân, seni âdem etiyle doyla …
EÇS IV 219b … âd-ı bennâ cisrin zirvesin incecik etmiş. Ol mahalden aşağı âdem bakmağa cür’et idemez , ammâ aşağıları gâyet vâsi‘dir ve iki tarafında kal‘a kapuları gibi demir kapul …
EÇS IV 222a–222b … nehir iki fırka olur. Avınç deresinden gelen uyûndan nûş eder, nef‘in müşâhede idemez , ammâ kal‘a-i Bitlîs kayasının sağ tarafından cereyân eden uyûndan nûş edince h …
EÇS IV 222b … r ve yürüyüşler ve gûnâ-gûn şeb-hûnlar edüp yedi günde İskender bu kal‘ayı feth idemeyüp âciz-mânde kalır. Derûn-ı kal‘ada mutehassın olan Bedlîs'e İskender "Emânım emâ …
EÇS IV 226a … âdem gaşş u mebhût olur. Ve bu Deliklikaya kapusundan aşağı âdem bakmağa cür’et idemez . Gûyâ câh-ı gayyâ ve derk-i esfeldir. Andan,
EÇS IV 226b … üm olunur ındiyyât elfâz-ı dürer-bârları vardır, anı gayrı diyâr Ekrâdları fehm idemez ammâ bunlar on iki lisân-ı Ekrâd'ı fasîh ü belîğ bilürler. Bitlîs hânı olan vel …
EÇS IV 231b … k-ı âleme karşu ol kadar işedi kim selesi'l-bevle mübtelâ olan ol kadar teşâşür idemez . Hemân ol sarây meydânına monlânın sidiği istîlâ edince nehr-i Darb ve nehr-i B …
EÇS IV 232b … ından âlîdir. Bâ-husûs andan aşağı yalçın kayalardır. Âdem aşağı bakmağa cür’et idemez kim iki Süleymâniyye minâresi kaddi vardır. Bir iki gün mukaddem ol gayyâ deres …
EÇS IV 233b … harîr sabğ ederler kim diyâr-ı Acem'in Lahîcân şehri sabbâğları eyle harîr sabğ idemezler .
EÇS IV 233b … ahtiyânlar ta dip Firengîstân'a gidüp pesend ederler kim anlar bu gûne sahtiyân idememişlerdir . Ekseriyyâ güderi derisi işlerler. Moskov telâtin derisi işlerler. Rûm'da biz d …
EÇS IV 233b … güderi derisi işlerler. Moskov telâtin derisi işlerler. Rûm'da biz dahi telatin idemeziz ve Firengîstân'da Engürü sofu dahi işleyemezler. Hatta beher sene niçe bin kant …
EÇS IV 233b … mamışdır. Ve bu Bitlîs sahtiyânının rengârengi gibi kâfire müyesser olup taklîd idememişlerdir . Zîrâ Âl-i Abbâsiyân'dan Sultân Evhadullah'ın kârıdır kim Bitlîs şehrine mahsûs …
EÇS IV 236a … Ahmed Paşa'nın deyüp muhabbetnâmemi pâre pâre edüp "Koyuncular kethudâsını katl idem !..." dedin. Mudikî Alî Ağa ricâ edüp koyuncular kethudâm halâs olup Erzurûm'a g …
EÇS IV 239a … tin Timur yine Uzun Hasan Şâh'a ihsân edüp Dâr-ı Büleh olan şehr-i Ahlad'ı imâr idem derken fâtih-i Kostantiniyye Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân-ı Gâzî deryâ-misâl …
EÇS IV 240a–240b … bin âdemlerin maskat-ı re’sleri olup irs ile kendülere intikâl etmeğile ferâğat idemeyüp her biri birbirinden birer mîl ba‘îd hânelerde sâkin olurlar, ammâ gâyetü'l-gây …
EÇS IV 250a … konak Âdilcevâz'a gelüp meks etdikde kal‘aya istîlâ eden Kızılbaş-ı evbâş karâr idemeyüp kimi gemiler ile kal‘a-i Van'a ve kimi kal‘a-i Vastân ve Taht-ı Van'a firâr edü …
EÇS IV 270a … dahl düşdü. Anda ehl [ü] ıyâlin bırağup salt u sebükbâr kalup anda bir ân karâr idemeyüp niçe sarp dağlar aşup nâbûd [u] nâ-peydâ oldu.
EÇS IV 272a Hulâsa-i kelâm, hamd-i Hudâ "Kırk hatm-i şerîf tilâvet idem ' demek berekâtıyla cümle altmış nefer âdemleri meydân-ı siyâsetden kaldırup hay …
EÇS IV 281a–281b … -â-mâldir. Ve ahâlîsi cümle küffâr-ı dûzah-karârdır. Anda Müslümân bir ân karâr idemez , hemân temâşâ edüp giderler. Terk-i dünyâ şeklinde üç yüz mikdârı terzi kâfirle …
EÇS IV 281b … ed Paşa nâm bir vezîr-i hümâm deryâdan tarafa kârgîr binâ ile bir korkuluk sedd idem ve dağdan tarafa kûhkenlere kesdirüp şâhrâh-ı vâsi‘ idem deyü himmet etmişken K …
EÇS IV 281b … ile bir korkuluk sedd idem ve dağdan tarafa kûhkenlere kesdirüp şâhrâh-ı vâsi‘ idem deyü himmet etmişken Kızılbaş vilâyetimize âsân vech ile gelmeğe yol olur, deyü …
EÇS IV 287a–287b … lâ bir tarafdan urûcu mümkin değildir. Âdemden gayrı bu kal‘aya bir hayvân urûc idemez . Meğer murgân-ı hoş-elhânlar pervâz urup meks ideler. İçinde bir câmi‘i ve anbâ …
EÇS IV 289a … rken bunlar Acem'in önün alup eyle kılıç ururlar kim Kızılbaş bir baş cân halâs idemez . Hâlâ ol asırdan berü bunlara Gâzîkıranlı derler, ammâ çoğu Acem'e tâbi‘lerdir.
EÇS IV 290b–291a … fâ gelmişsen ve sen bözörklü ve bir buyuruk kuhsan. Bu kâr-ı evkârdan seni âgâh idem . Danışığıma gûşını mengûş dut galan." Kaçan kim biz öz hâlimizle bu şehrimizde …
EÇS IV 294b … ‘de'l-ezân "Yâ düşmenân-ı Alî-râ ve şehîdân-ı Kerbelâ-yı dilîrâ" deyü efsâneler idem derken bizi görüp dem-beste oldu.
EÇS IV 299b İdemez def‘ sakınmağla kazâyı kimse / Bin sakınsan yine ön son olacak olsa gerek.
EÇS IV 303b … benâm-ı Hudâ, sâniyen Muhammed levlâk ola ki} Rûmiyye hânı nâm bed-nâmı, bî-nâm idem , deyü kayd ü bend ile huzûruma getirüp ödün sınıhdırsam gerek idi. Rûm akaları …
EÇS IV 333b … let-i Diyârbekir'i İstac(ul)lu Muhammed Hân'a verüp andan kal‘a-i Mardin'i feth idemeyüp kal‘a-i Musul'u ve kal‘a-i Şehrezûl'u cümle peymân ile feth edüp âzim-i Irâk-ı …
EÇS IV 335b … esin küşâde edüp meni sâhib-ı Irâk etdin. Anın mukâbelesinde men de sana ivazın idem !" deyü kayd-ı hayât ile Bağdâd'ın ser-sâzengânlığın, ya‘nî babullukda gidibaşıl …
EÇS IV 351b … u‘âviye ve Yezîd'e ol kadar sebb ederler kim Kızılbaş-ı ser-tıraş ol kadar sebb idemez ve zerde ta‘âmın ve boza müskirin Mu‘âviye peydâ etdiğiyçün ne ne zerde yerler …
EÇS IV 352a–352b … ille üzre gelirken derûn-ı Hille'de olan asâkir-i İslâm kavm-i Acem'e mukâvemet idemeyeceklerin bilüp bu kadar cebehâne ve bu kadar mâl-ı erzâklarıyla hemân bir gice Hille kal …
EÇS IV 358b … ehr-i Furât ile bu kal‘alardan aşağı şehr-i Basra'ya bir gemi ve bir kelek ubûr idemezmiş . Hâlâ bu cezîre-i Kurna Mansûresi dahi hâk-i pâk ile mebnî şekl-i murabba‘ bir …
EÇS IV 378b … doğru söyle, sen ne gûne teshîre mâliksin, dürûğ deme, dürüst söyle. Seni rehâ idem !" der. Herîf-i mazlûm eydür: "Vallah hânım ahşam vâkı‘amda Hazret-i Yûsuf'u gör …
EÇS IV 380b … e kûh-ı Sincâr'ın lisân-ı Bapırîsi bir turfe lehcedir kim anı kavm-i Ekrâd fehm idemez . Ve lisân-ı kavm-i Harîr başkadır.
EÇS IV 396b … } "Sübhânallah ayâ bu ne asker ola." deyü ta‘accüb-künân olup vakt-i zuhuru edâ idem derken başına niçe âdem üşüp "Tiz bize imâmet eyle, bu kerre bu namâzı benî Âde …
EÇS IV 398a … -i Berkuk Şâh'lı ma‘mûr kasabacıkdır. Ammâ Urbân eşirrâsından mahsûllerin halâs idemezler . Ve,
EÇS IV 399b–400a … müdekkık kehenelerinden âdemler getirüp bir ferd-i âferîde bu kitâbları kırâat idemezler , illâ kavm-i Kabâbıta kırâat eder. Ve bu cümle kitâblar ceyran derisi üzre mast …
EÇS IV 404a … ine hâtır-mânde oldukda "İlâhî bu kavimden beni halâs edüp yedi deryâyı deverân idem ." dimiş idi. Du‘âsı müstecâb olup Yûnus Nebî balık karnına girince fakîr neheng …
EÇS V 9a … rdûnun germ [ü] serdin çekmişem. Hâşâ sümme hâşâ ben bundan sonra hânlığı kabûl idem . Hemân siz on iki aded ciğer-kûşe ve nûr-ı dîdelerimsiz. Hemân yek-dil [ü] yek- …
DK II 44 idem köpek saŋa didi köpek ḳaçan ḫaber virse gerek köpek ḳazanuŋ atınuŋ ayaġına çap …