Şeyh Şâzilî'den sonra hayâl-i zılla şöhret veren oldur. Hayâl-i zıl perdesi içinde bir küçük perde dahi kurup gâyet hurde tasvîrler ile hayâl-i zıl oynatmak anın te’lîfi idi. Ve gâyet zen-dost olmağile hayâl-i zılda cüvân-nigâr taklîdi ve hoppa taklîdi ve dilsizler taklîdi ve dilenci Arab ve Arnavud taklîdi ve Bekrî Mustafâ ile dilenci kör Arab taklîdi, mîrasyedi çelebi ve devrânî çelebiler ve üç aşkıyâ çelebiler ve cüvân-nigâr ve cüvân ile nigâr hammâma girüp Gâzî Boşnak hammâmda cüvân-nigârı basup Karagöz'ü kîrinden uryân bağlayup hammâmdan çıkarmasın ve Hacı ivad babası Şerbetcizâde taklîdin, ve'l-hâsıl hayâl-i zılde üç yüz pâre taklîdleri vardır kim bir mukallid ana nazîre bir taklîd etmek mümkün değildir. Bir kere dinleyen mahabbet edüp elbette irşâd olması mukarrer idi. Zîrâ cemî‘i taklîdi tahkîk-i hakîkî olmak üzre netîce-i kelâmları cümle tasavvuf idi, yine böyle iken âdem gülmeden bayılırdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 211a ·
metinde göster ·
… e üçüncüsü Keysû ve bu Keysû'nun üç oğlu oldu. Biri Keys, biri Mevâl, biri Tayy
idi. Yine
Beşe'nin dördüncü oğlu (---)(---)(---)(---)(---) hikmet-i Hudâ babaları Beş …
Ammâ cümleden kabâ’il-i Hâşimî-i Kureyşî ve Ebathîdir kim Server-i kâ’inât ve Mefhar-i mevcûdât ol sülâle-i 256b Sâmî'den vücûda gelmişdir kim kevn ü mekân anınçün halk olup anın rû-yı âbına bâlâda tahrîr olunan elsîne-i muhtelife ve gûnâ-gûn kavm ile rûy-ı dünyâ müzeyyen olup ümmetlerinin destinde cümle milel-i muhtelife zâr [u] zebûnlardır. Kavm-i Arab'dan mâ‘adâ kabâ’il-i gûnâ-gûna acem derler. Anınçün ism-i şerîfleri "Seyyidü'l-Arab ve'l-‘Acem" deyü mevsûfdur. Bu bâlâda tahrîr olunan akvâmın netice-i ecdâdları Âdem-i Sânî, Hazret-i Nûh Necî evlâdlarından Sâm ve Hâm ve Yâfes'e müntehî olur. Dahi netice-i silsîle âhiri Âdem Safîy'de karâr bulur. Ez-în-cânib maksûd [u] merâmımız seyâhatnâmemizde Abaza kavminin ibtidâ zuhûru ahbâr-ı sikâdan Cevâhir-i Ahbâr tahrîr etmişlerdir kim ba‘de hicreti'n-Nebeviyye sene 25 târîhinde Hazret-i Ömer hilâfetinde kabâ’il-i Kureyş'den Beşe nâmında bir Arab meliki var idi. Ve hâkim-i kavî iktidâr idi. Irak ve Yesrib ve Bathâ ve Yemen ve Aden ve melik-i Seba‘ memleketlerine mutasarrıf idi. Bu mezkûr Beşe melikin beş evlâdı vücûda gelüp her biri birer fetâ bahâdır oldular. Büyük oğlu Cebel el-Hime ikincisi Arab ve üçüncüsü Keysû ve bu Keysû'nun üç oğlu oldu. Biri Keys, biri Mevâl, biri Tayy idi. Yine Beşe'nin dördüncü oğlu (---)(---)(---)(---)(---) hikmet-i Hudâ babaları Beşe, Arab melîki merhûm olup Hazret-i Ömer'in re‘yiyle mîr-i âşîretliği büyük oğlu Cebel el-Hime'ye tevcîh olundu. Bir gün bu Cebel el-Hime hatâ’en bir Arabın gözün çıkarup Arab huzûr-ı Hazret-i Ömer'e geçüp da‘vâ edince şer‘ ile Cebel el-Hime'nin gözün çıkarmak icâb etdi. Hemân Cebel el-Hime gayretinden nâmûs edüp ol gice cümle aşâ’ir [u] kabâ’iliyle ve dörd birâder-i cân-berâberiyle firâr edüp Antakiyye'de Harkil Krala varup bir karârgâh ister. Ol dahi Cebel el-Hime'ye Şam-ı Trablus dağların verüp leb-i deryâda bir şehr bünyâd eder. Hâlâ Cebeliyye şehri Cebel el-Hime binâsı olduğıyçün Cebeliyye derler. Bunda dahi kerr u ferr u dârât sâhibi olup Şam ve Medîne etrâfların nehb ü gârât başlayup üzerine Hâlid b. Velîd ve Esved ibn Mikdâd yüz bin asker ile hurûc edüp Cebel Cebelîde karâr edemeyüp gemilerle İspanya diyârına firâr edüp şehr-i azîm Avlonya dağlarında karâr etdiler. Kavm-i Kureyşî olduklarından sâkin olduğu dağlara Kuryeleş dağı ve Kuryeleş Arnavudu derler. Frenk lisânıyla muhtelit olduklarından Arnabud lisânı peyda etdiler. Hâlâ ol dağ Arnavudları cümle Arab gibi saçlı kavmdir. Ve şiğirleri ve türkileri Arab âğazeleridir. Anın içün Arnavud kavminin aslı Arabdandır kim cedleri Cebel el-Hime'dir. İlbasan kurbunda yatır. Ammâ mürted-i bî-dîn olmamışdır. Ba‘dehû evlâdı Dukad mürted olmuşdur. Avlonya ile Delvinye mâbeynindeki Dukad dağlarında sâkin olurlar. Esmerü'l-levn Arab gibi lehçeli ve saçlı Arnavudlardır. Ez-în-cânib Cebel el-Hime üzre gelen Hâlid ibn Velîd Cebel el-Hime'nin karındaşı Arab'ı ve Keysû'nun oğlu Keys'i ve Mevâl'i ve Tayy'ı kayd-bend ile Hicâz'a götürüp Bağdâd çölünde yurd verüp Keys, Keys urbânına melik oldu. Tay, Tay kabîlesine melik oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 256a–256b ·
metinde göster ·
… eni ısıran kara karıncayı çıkarup Yûsuf Kethudâ'ya verüp âzâd etdim, buyurdunuz
idi. Yine
şimdi buyurdunuz ki ol karınca bu kara mel‘ûndur, dediniz. {Sûre-i Feth'de} kâl …
"Amân sultânım vâkı‘anızda buyurdunuz ki ölü karıncalar içinde beni ısıran kara karıncayı çıkarup Yûsuf Kethudâ'ya verüp âzâd etdim, buyurdunuz idi. Yine şimdi buyurdunuz ki ol karınca bu kara mel‘ûndur, dediniz. {Sûre-i Feth'de} kâlallahu Ta‘âlâ Arapça der. Bu sultânımın rü’yâ-yı sâdıkasıdır. Vâkı‘anızda âzâd etdiğiniz hâlâ vâkı‘ada dahi beğ başıyçün ve azîz şerîf başıyçün ve merhûm u mağfûrun leh efendimiz Gâzî Murâd Hân rûhiyçün âzâd ediniz." deyü yer öpdüm."
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 271b ·
metinde göster ·
… -be-câ yerlerin münhedim etmişdi ve ibtidâ fâtihi Kara Biga Bay ismiyle müsemmâ
idi. Yine
anlar da Kara Biga Bay dediler. Tahfîf-i kelâm edüp "Bay" lafzın kaldırup hemân …
Ba‘dehû sene 766 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Evvel, ya‘nî Gâzî Hudâvendigâr ibn Sultân Orhân Rûm keferesi elinden kuvvet-i bâzû ile feth ederken usret çeküp ba‘de'l-feth câ-be-câ yerlerin münhedim etmişdi ve ibtidâ fâtihi Kara Biga Bay ismiyle müsemmâ idi. Yine anlar da Kara Biga Bay dediler. Tahfîf-i kelâm edüp "Bay" lafzın kaldırup hemân Karabiga nâmıyla ma‘rûf bir şehr-i mevsûfdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 89a ·
metinde göster ·
Lisân-ı Macar'da (---)(---) demekdir. Bânîsi Orta Macar kralı Palatinuş bandır. Sene 1004 târîhinde Fâtih-i Eğre Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis fethi idi, yine küffâr istîlâ etmişdi, ammâ bu sene-i garrâda Eğre paşası Filibeli Pirinççi Mehemmed Paşa ve i‘ânet-i Kaplan Paşa ile bu kal‘ayı feth edüp cümle kefereleri mutî‘ [u] münkâd olup amân demişler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 134a ·
metinde göster ·
… evleri ve dizdârı ve neferâtları ve nâ’ib-i şer‘îsi olup kapudan paşa hükmünde
idi yine
kapudanlara hâs kayd olunup ma‘mûr olmak fermân olundu.
Üç aded adacıklardır, ammâ büyüğü yigirmi mîl ihâta eden adadır. Kal‘asını sene (---) târîhinde Süleymân Hân asrında Piyâle Paşa feth etmişdir. Mâ-tekaddem Venedik elinde olup Ciniviz binâsıdır. Bir latîf sarp kaya üzre bir Şeddâdî taş binâ bir kal‘a-i ra‘nâ küçük sûr-ı üstüvârı vardır kim dâ’iren-mâdâr cirmi yedi yüz aded adımdır. Bir kapusu var. İçinde elli kadar evleri ve dizdârı ve neferâtları ve nâ’ib-i şer‘îsi olup kapudan paşa hükmünde idi yine kapudanlara hâs kayd olunup ma‘mûr olmak fermân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 329b ·
metinde göster ·
… edik'e günde birer altuna hidmet edüp Kandiye'de bizimle ceng eden cümle bunlar
idi. Yine
böyle iken müselmânız derler, ammâ yarar ve tüvâ[nâ] ve şecî‘ bahâdır fetâlardı …
Bunlar dâ’imâ Venedik'e günde birer altuna hidmet edüp Kandiye'de bizimle ceng eden cümle bunlar idi. Yine böyle iken müselmânız derler, ammâ yarar ve tüvâ[nâ] ve şecî‘ bahâdır fetâlardır. İşte Ârnâbûd kavm-i anûdun asl [u] fer‘leri böyle olmuşdur, ammâ Cebel-i Elheme Elbasan şehrinde İslâm ile merhûm olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 353a ·
metinde göster ·
… zre itmâm bulsa rûy-ı arzda berde ve bâhrde bu Alâ’iyye kal‘asının misli olmaya
idi. Yine
bu hâli üzre böyle bir seddi kûh-ı Bîsütûn kal‘a-i kebîr yokdur. Ammâ iç el olm …
Bu varoş tarafını selef krallarından biri bir denizden bir denize bin adım kumsal kara yerdir, anı kesüp iki liman denizin birbirine mahlût edüp "Alâ’iyye kal‘ası bir cezîre-misâl ola" deyü varup hayli derin handak kazmış, hâlâ âsârları zâhirdir. Ömrü vefâ etmeyüp hâli üzre kalmış, eğer ol mülâhaza üzre itmâm bulsa rûy-ı arzda berde ve bâhrde bu Alâ’iyye kal‘asının misli olmaya idi. Yine bu hâli üzre böyle bir seddi kûh-ı Bîsütûn kal‘a-i kebîr yokdur. Ammâ iç el olmak ile âdemi azdır ve bütün ehl (---)(---) sevâhil olduğundan hevâsı sakîldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y140a ·
metinde göster ·
… u‘m üzredirler kim haça gerilen Hazret-i Îsâ ola, hâşâ sümme, hâşâ. Ol Rûhullâh
idi yine
semâya urûc edüp Hazret-i İdrîs ile hem-celîsdir.
"Hay Îsâ olmasa ne işkence edersiz, deyüp halâs olmasın ricâ etmezlerdi" deyü ol mülâhaza ile kırk gün çarmıhda ol fakîr durup bir gece ümmet-i Îsâ Yahûdîlere rağmen ol çarmıhdaki na‘şı serîka eyleyüp hıfz edüp hikmet-i Hudâ ol dahi gâyib olup nasârâ kavmi ol zu‘m üzredirler kim haça gerilen Hazret-i Îsâ ola, hâşâ sümme, hâşâ. Ol Rûhullâh idi yine semâya urûc edüp Hazret-i İdrîs ile hem-celîsdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y225b ·
metinde göster ·
… ve Hazret-i Sa‘d bin Zeyd bin Ömer ve Hazret-i Ubeyde bin Cerrâh şâm'da halîfe
idi, yine
şâm kurbunda Erzen karyesinde medfûndur. Çâryâr ile bu on kişiye Cennet müjdele …
Hulâsa-i kelâm Çâryâr-ı Güzîn'den gayri Aşere-i Mübeşşere'nin ekseri bu Sa‘d-ı Vakkâs kubbesinde medfûn olduklarıyçün Kubbe-i Aşere derler. Ashâb-ı Aşere bunlardır. Evvelâ Çâryâr-ı Sıbteyn ve Talha bin Abdullâh ve Hazret-i Zübeyr bin Avvâm ve Hazret-i Abdurrahmân ibn Avf ve Hazret-i Y 299b Sa‘d ibn Ebî Vakkâs ve Hazret-i Sa‘d bin Zeyd bin Ömer ve Hazret-i Ubeyde bin Cerrâh şâm'da halîfe idi, yine şâm kurbunda Erzen karyesinde medfûndur. Çâryâr ile bu on kişiye Cennet müjdelenmişdir. Bunlardan mâ‘adâ ashâb-ı Cenâb-i Nübüvvet-me‘âbın haddi ve hasrı bî-nihâyedir. Lâkin inde ehli'l-hadîs mutemedün-anh muktezâsınca yüz on dörd bin nefer ashâb-ı güzîndir, demişler. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y299a–Y299b ·
metinde göster ·
câmi‘leri içine medfûndur. Menâkıbları hadden bîrûndur. Binden mütecâviz mücell …
Ziyâret-i azîm-i eş-şeyh şa‘râvî: Kutbiyyete kadem basmış idi. Yine câmi‘leri içine medfûndur. Menâkıbları hadden bîrûndur. Binden mütecâviz mücelled te’lîfâtları vardır kim ilm-i tasavvufda lâ-nazîrdir. Tabakât-ı şa‘râvî ve Mîzân-ı şa‘râvî cihân-ârâ kitâblardır. Hâlâ ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır. Ve Mısır içinde Koyun Bâzârı kurbunda Sirkeciler mahallesi içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y265b ·
metinde göster ·
… ⟧ edüp mürd olan Kabâbıta kavminin üstühânlarıdır kim mürd oldukları gün Temmûz
idi, yine
Temmûz'da yer kabûl etmeyüp taşra çıkar", derler.
"Sahâbe-i kirâm ile ceng Y 272a edüp mürd olan Kabâbıta kavminin üstühânlarıdır kim mürd oldukları gün Temmûz idi, yine Temmûz'da yer kabûl etmeyüp taşra çıkar", derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y271b–Y272a ·
metinde göster ·
… s binâ temeline derler. Ba‘de zamân bu şehr-i Kûs sene 414 târîhinde gâyet amâr
idi. Yine
ol asırda şehr-i Kûs kurbunda çöle bir konak karîb şehr-i Kıbt harâb olup tâ‘ûn …
İbtidâ şeddâd bin Edîm bin Elyûd Elnûd Elmûd şîrîn {Kaftarîm zamânında binâ olunmuşdur kim Kıft oğlanlarından Kûs adlu bir melik binâ eylemişdir. Lisân-ı Kıbtîde kûs binâ temeline derler. Ba‘de zamân bu şehr-i Kûs sene 414 târîhinde gâyet amâr idi. Yine ol asırda şehr-i Kûs kurbunda çöle bir konak karîb şehr-i Kıbt harâb olup tâ‘ûndan halkı Kûs'a firâr Y 382a etdiler. Anda dahi ecelden rehâ bulmayup anlar ile Kûs halkı bile helâk olup ol asırdan berü şehr-i Kûs amâr olamadı.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y381b–Y382a ·
metinde göster ·