… yeri demekdir. Hakîkatinde yine helâk olacak mahalde binâ olunmuş leb-i deryâda
iki dere
mâbeyninde bir yalçın kaya üzre karavulhâne-misâl bir şeddâdî taş binâ bir küçü …
Evsâf-ı kal‘a-i Heleke: Hereke dahi demişler. Sene (---) de, Çelebi Sultân Mehemmed Rûm keferesi elinden feth ederken hayli guzât-ı müslimîn şehîd olmağıla heleke ya‘nî helâk yeri demekdir. Hakîkatinde yine helâk olacak mahalde binâ olunmuş leb-i deryâda iki dere mâbeyninde bir yalçın kaya üzre karavulhâne-misâl bir şeddâdî taş binâ bir küçücük kal‘a-i ra‘nâdır. Cânib-i şimâle nâzır bir kapusu vardır. Kanadları ve içinde hâneleri yokdur. Hemân mu‘attal durur kal‘a dibinde Şarenmi suyundan bir değirmânı vardır. Kocaili sancağı hâkinde nâhiyedir. Andan yine cânib-i şarka leb-i deryâ ile 8 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 277a ·
metinde göster ·
… ‘a-i rengîn ve sengîn Şeddâdî binâ-yi metîn bir sûr-i (...). Zemîni eyledir kim
iki dere
ağzinda bir mürtefi‘ toprakli bir âlî bayir üzre vâki‘ olmuş tula binâ şekl-i m …
Serdâr-i zafer-şi‘âr kal‘a-i Kihalom altinda Rûmeli ve Anadolu vel-hâsil-i kelâm seksen yedi bin askerle kalup kral ile yek-dil [ü] yek-cihet olup hazîne-i pâdişâhî cem‘ine mukayyed olup tahsîl olan mâl-i pâdişâhî ve hazâ’in-i serdâr-i mu‘azzami ve gayri mâl-i vüzerâlari cümle kal‘a-i Kihalom içine koyup Hisim Mehemmed Paşa'yi ve Çatalbaş Paşa'yi ve Yentür Hasan Paşalari cümle askerleriyle kal‘a içine koyup muhâfazaci ta‘yîn etdi, ammâ nezâketle kal‘a kabza-i teshîre alinup cümle asker kal‘a altinda tinâb tinâba meks edüp kal‘aya seyr[e] gitdiler. Zîrâ bu kal‘a-i Kihalom gâyet sa‘b ve metîn hisâr-i üstüvârdir kim diyâr-i Erdel'in kilididir. Bir zemîn(?) vâdîde vâki‘ olmuşdur kim Saz Macari hâkiyle Seykel vilâyeti ve Erdel hâki arasinda üç vilâyet hudûdunda inşâ olunmuş gâyet latîf ve sîn kal‘a-i rengîn ve sengîn Şeddâdî binâ-yi metîn bir sûr-i (...). Zemîni eyledir kim iki dere ağzinda bir mürtefi‘ toprakli bir âlî bayir üzre vâki‘ olmuş tula binâ şekl-i müdevver bir kal‘a-i ra‘nâdir kim gûyâ kuğu gibi beyâz münevver bir kapulu ve yedi kenîseli ve mükemmel cebehâneli havâlesiz iki kat kal‘a-i şîrîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 26b ·
metinde göster ·
depeler mâbeyninde bir vâsi‘ öz içinde bâğlı ve bâğçeli ve mâl-â-mâl kârgîr bin …
Sitâyiş-i varoş-ı İştib: Kal‘anın cânib-i şarkîsinde iki dere depeler mâbeyninde bir vâsi‘ öz içinde bâğlı ve bâğçeli ve mâl-â-mâl kârgîr binâ tahtânî ve fevkânî ma‘mûr u müzeyyen cümle iki bin iki yüz kırk aded serâpâ kayağan taş örtülü hânedân-ı ra‘nâlardır. Ancak Ahmed Ağa sarâyı hâlâ yeni binâ olunmak ile kiremit örtmüş. Yohsa mâ‘adâ bay u gedâ büyûtları cümle kayağan ile mestûr büyût-ı ma‘mûrelerdir. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 37b ·
metinde göster ·
ağzında dörd aded evce münkalib olmuş yalçın mermer kaya üzre yine kayalardan o …
Hikmet-i Hudâ bu sahrânın nihâyetinde iki dere ağzında dörd aded evce münkalib olmuş yalçın mermer kaya üzre yine kayalardan oyulmuş bir cebel üzre bilâ-teşbîh Cebrâ’îl, bir kaya üzre Mîkâ’îl ve beride İsrâfîl ve beride Hazret-i Azrâ’îl timsâlleri var. Elsiz ve ayaksız ve başsız bir vücûddur, ammâ a‘zâ-yı cevârihden bir şey yokdur, illâ bir münevver yüz var. Cânib-i erba‘asında dörd çatal kanatdır ve iki çatal kuyruk mesâbesinde yine kayaya muttasıl perr [ü] bâllerin açup dururlar. Dördü dahi bir eşkâldedir, kanatları kûh-ı bâlânın tâ zirvesinden tâ süflîsine dek bir nakş-ı bûkalemûnlardır kim sihr-i i‘câzdır. Anları temâşâ edüp bunlara karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y428b ·
metinde göster ·