… eğer Paşa'nın gözü önünde talduğı mahalden halâs olduğu mahalle gelince bir gün
iki gece
olup halâs olur.
Bu Hacı Nâsır dahi bir gemiye binüp rübbânlar buna abâ kebe verüp sarup sarmalayup ertesi gün Harkova'da Mustafâ Paşa'ya gelüp sergüzeşt [u] serencâmın, hakîr'e nakl etdüği gibi anlara nakl edince cümle halkı hayret alup Hacı Nâsır'ın yüzülen derilerine ilâc ederler. Meğer Paşa'nın gözü önünde talduğı mahalden halâs olduğu mahalle gelince bir gün iki gece olup halâs olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 164a ·
metinde göster ·
Anıniçün bu mukallidîn ser-çeşmesi Hasanzâde-i şebbâz hâlâ cemî‘i ulemâ ve sulehâ mâbeyninde makbûl [ü] mergûb idi. Ve haftada iki gece Murâd Hân huzûrunda mukallidlik edüp evvel özür dileyüp bu beyti terennüm ederdi. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 211a ·
metinde göster ·
… ânib-i şarka on iki sâ‘at seğirdüp andan büyük Heyhat'a çıkup anda dahi iki gün
iki gece
yine şarka çöl ü çölistân ve berr ü beyâbân içre seğirdüp dâr-ı amân Kırım diyâ …
Kırım'a giden hânlar bu kal‘ada cem‘ olup bin iki bin âdem olup pür-silâh Kılburun üzre cânib-i şarka on iki sâ‘at seğirdüp andan büyük Heyhat'a çıkup anda dahi iki gün iki gece yine şarka çöl ü çölistân ve berr ü beyâbân içre seğirdüp dâr-ı amân Kırım diyârının Orağzı nâm kal‘asına varup selâmet bulunur. Yohsa Allâhümme âfinâ bî-amân yoldur. Tatar kavmi bile havf ederler, zîrâ Kazak kâfirleri ormanlar içre pusu edüp âdem alup nehr-i Özü'de kayıklarına giderler ve's-selâm temme'l-kelâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 56b ·
metinde göster ·
Evvelâ ibtidâ gazâmız bin elli yedi târîhinde Karadeniz sâhilinde Tarabefzûn kurbunda Gönye kal‘asın Rus-ı menhûs Kazak-ı Ak aldıkda şehr-i Tortum'dan bilâ-fermân bir gün bir gecede ılgar edüp Gönye kal‘asına yetişüp küffâr-ı hâksâr derûn-ı kal‘ada mütehassın iken ibtidâ küffârın gemilerin feth edüp, ba‘dehû kal‘ayı muhâsara edüp kâmil iki gün iki gece pey-ender-pey ceng-âşûb edüp Hamd-i Hudâ Gönye kal‘asın feth edüp küffârdan istihlâs edüp bu kadar küffârı dendân-ı tîğdan 187b geçirüp bu kadar esîr [ü] mâl-ı ganâ’imler ile mansûr [u] muzaffer Erzurûm'a gelüp, ikinci gazâmız yine ol sene-i mezbûrda Acem hudûdunda Erzurûm hâkinde şuşik kal‘ası beği kal‘ayı Kızılbaşa vermek sadedinde iken yedi bin aded güzîde cürd atlı ile Defterdârzâde Mehemmed Paşa Seydî Paşa'yı serdâr edüp ale'l-gafle kal‘a-i şuşik altında kızılbaşı basup cümle kızılbaş-ı bed-ma‘âş-ı ser-tırâş edüp kal‘a-i şuşik'i dahi feth etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 187a–187b ·
metinde göster ·
… azâ-yı ekber dahi bir pâdişâh-ı âlî-tebâr zamânında olmayup kâmil on iki gün on
iki gece
dağlara firâr eden küffârların kelle ve paçaları ve esîr der-zincîrleri serâper …
Hulâsa-i kelâm bu gazâ-yı ekber dahi bir pâdişâh-ı âlî-tebâr zamânında olmayup kâmil on iki gün on iki gece dağlara firâr eden küffârların kelle ve paçaları ve esîr der-zincîrleri serâperde-i Süleymânî önüne gelüp kelleler galtân olup gelen üsârâları cümle getiren gâzîlere ihsân edüp niçesinin başına çığalar ve turna telleri ve zî-kıymet hil‘atler ve tîmâr u ze‘âmetler ihsân u in‘âmlar edüp bu uslûb üzre sene 948 târîhinin mâh-ı Rebî‘ulâhir'inin yigirmi tokuzuncu gün kal‘a-i Budin'i yedi kral-ı bî-dîn elinden halâs edüp ta‘mîr [ü] termîmine sa‘y [ü] ihtimâm edüp cemî‘i asâkir-i İslâmı Budin'e üşürüp eyle amâr etdi kim hâlâ sedd-i İskender-vâr bir hısn-ı hasîn-i üstüvârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 77a ·
metinde göster ·
… cümle dendân-ı tîğdan geçirüp bî-bâk ü bî-pervâ bu şehr-i Heyvar'da iki gün ve
iki gece
alacıklarımızda meks edüp hamd-i Hudâ bunda dahi elime üç aded pençe-i âfitâb K …
Kal‘ası yok, ammâ etrâfı sa‘b palanka ve amîk handaklı bir şehr-i azîmdir kim cümle yigirmi bin bâğ-ı İrem-misâl hânedânlı şehr-i müzeyyen idi. Ân-ı sâ‘atde kavm-i Tatar rûzgâr-ı zor-kârın üst yanına çıkup kırk bin Tatar yaylarının çilelerine ikişer aded tabur okları gezleyüp her oka birer kibrît bağlayup bu kadar âteşli okları şehir içre bârân-ı la‘net gibi yağdırup şehrin tahta örtülü hânedânları rûzgârın şiddetinden çayır çayır yanmağa başlayınca cümle küffâr âteş-i lât-ı melât-ı mühmelât içre kalup küffâr bu vâveylâda iken hemân Tatar fursatı ganîmet bilüp kal‘a şarampavlarından yol bulup cümle Tatar şehir içre dolup cümle yigirmi bin kadar esîr ve bu kadar mâl-ı ganâ’imle sîr olup iri cengâver Kazakların cümle dendân-ı tîğdan geçirüp bî-bâk ü bî-pervâ bu şehr-i Heyvar'da iki gün ve iki gece alacıklarımızda meks edüp hamd-i Hudâ bunda dahi elime üç aded pençe-i âfitâb Korol gulâmı ve bir aded müstesnâ bikr-i nâ-şüküfte kızoğlanı ve niçe sîm ü zer âvânî eşyâlar elime girdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 126b ·
metinde göster ·
bu yaylada gûnâ-gûn zevk u safâlar edüp andan yine yokuş aşağı 3 sâ‘atde enüp y …
Hulâsa-i kelâm iki gün iki gece bu yaylada gûnâ-gûn zevk u safâlar edüp andan yine yokuş aşağı 3 sâ‘atde enüp yine Nova kal‘asında konağımız olan yeniçeri ağası hânesine nüzûl edüp ol gün Dobra-Venediklilerin koyun da‘vâlarıyçün elimizde olan Sührâb Mehemmed Paşa'nın buyurdu-yı şerîfiyle mahkeme-i şer‘-i Resûl-i mübîne varup cümle a‘yân-ı vilâyet huzûr-ı şer‘a gelüp hâzır olduklarında bu hakîr buyurdu-yı şerîfi kırâ’at etdirüp sicill-i şer‘a buyurdu kayd olup cümle a‘yân-ı vilâyetin mazmûn-ı buyurdu-yı şerîf ma‘lûmları olunca cümle huzzâr-ı meclis eyitdiler kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 156a ·
metinde göster ·
"Vallâhi yuram, ya‘nî ağam, biz Yanık kal‘asından iki bin âdem bu mahalle gelüp
iki gece
idi yatup bu dereden gelen geçen Türk askeri üzre çıkalım, şikârlar alalım, Yan …
"Vallâhi yuram, ya‘nî ağam, biz Yanık kal‘asından iki bin âdem bu mahalle gelüp iki gece idi yatup bu dereden gelen geçen Türk askeri üzre çıkalım, şikârlar alalım, Yanığ'a tafra ile varalım derken çaşıtlarımız gelüp bire burada ne durursuz, deryâ gibi Türk askeri üzerinize geliyor, demişler. Askerimizin cânları başlarına sıçrayup yoldaşlarımız kaçmışlar. Biz dahi şu âteş başında iki koyun kebâbımız var idi. Ana muntazır olup birkaç kadeh şarâb ziyâdece içüp uyuya kalmışız. İşte başımıza böyle hâl geldi" dedikde hemân bu kâfirleri soyup bellerine bakdım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 25b ·
metinde göster ·
… n küffâr bu Litre kal‘asına istîlâ edüp hikmet-i Hudâ dest-i küffârda iken yine
iki gece
müsâfir olup seyr-i temâşâ etmek müyesser oldu.
Hamd-i Hudâ Uyvar fethi senesinde Siyâvuş Paşa birâderi Gâzî Abaza Sarı Hüseyin Paşa ile fetihde bulunup ibtidâ ezân-ı Muhammedî okuyup hizmetimiz sebkat etdiği bâlâdaki kürrâslarda evsâfiyle mastûrdur, ammâ yine gelesi sene Köpürlüzâde Fâzıl Ahmed Paşa Belgrad meştâsında iken küffâr bu Litre kal‘asına istîlâ edüp hikmet-i Hudâ dest-i küffârda iken yine iki gece müsâfir olup seyr-i temâşâ etmek müyesser oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 76b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu bu Kılburun'da bu kadar Özü nehri gemileri gelüp cümle mâlı ve hayvânâtları ol karşuya ubûr etdirüp ancak paşa kendüsi ve iç ağaları ve hâs tavla atlarıyla iki gece Kılburun'da kalup cümle evlerin üstlerindeki sazları ve kamışları atlara yedirdik, zîrâ bir derbend-i calender-i bî-emân yerdir. Özü nehri hod ne buz idi ve ne dürüst su idi. Gemiler birkaç günde gidüp gelince Kılburun'da burnumuzun kılları açlıkdan fırıl fırıl ötüp atlar evlerin sazların yedi. Bizler bâzların ölülerin yedik. Bunda dahi bir acâ’ib sunkur kuşum ölüp üç doğan kuşum kaldı. Ve bu Kılburun ka[l‘a]sında bir at yemi bir guruşa oldu. Ve bir etmek bir altuna çıkdı, zîrâ dörd bin kadar âdem böyle kal‘acıkda ne bulsunlar ve ne yesinler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 200b ·
metinde göster ·
… varup zülbiyyât ve katr-ı nebât-ı şarâb-ı nâb ile mest [ü] medhûş olup anda bir
iki gece
dîbâ ve zerbâf câmehâblarında müsâfirîn-i müslimîn ve gayri fecere-i müşrikîn h …
"Bir alay kefere ve fecere şarâb-ı şerr-âbdan nûş edüp Sakız şehrine istîlâ kasd edeler" deyü cümle müslimîn pür-silâh hâzırbâş gezerler. Ve hâkim tarafından içlerinde dîdebânlar bile giderler. Anda varup zülbiyyât ve katr-ı nebât-ı şarâb-ı nâb ile mest [ü] medhûş olup anda bir iki gece dîbâ ve zerbâf câmehâblarında müsâfirîn-i müslimîn ve gayri fecere-i müşrikîn hâb-ı râhatda yatırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y60b ·
metinde göster ·
… -i Süleymân Şâh'dan rehâ bulalı sedd-i İskender olmuşdur. Girid fethinden sonra
iki gece
bu cezîrede yatdım. Bir azîm limanı ve bir metîn kal‘ası var. Hâlâ ba‘zı muhîl …
Cezîre-i Körfos: Dâ’iren-mâdâr cirmi toksan mîldir. Delvinye hâkinde Sayda'ya iki mîl karîb cezîredir. Pençe-i Süleymân Şâh'dan rehâ bulalı sedd-i İskender olmuşdur. Girid fethinden sonra iki gece bu cezîrede yatdım. Bir azîm limanı ve bir metîn kal‘ası var. Hâlâ ba‘zı muhîl [ü] şeytanat içün binâlar ihdâs ediyorlardı. Venedik kâfirinin kilidü'l-bahridir. Bin mîl tûlu bir körfez ağzına vâki‘ olmuş cân kurtaranlarıdır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y125a ·
metinde göster ·
şâdumân çerâğân olup cihân cihân zevk [u] safâlar olunup ıyd-ı şerîfin ikinci g …
Netîce-i kelâm bu tertîb üzre iki gün iki gece şâdumân çerâğân olup cihân cihân zevk [u] safâlar olunup ıyd-ı şerîfin ikinci gün Hüseyin Paşa Şâm ve Mısır askerinden beş yüz tüfeng-endâz ve bin atlı serbâz cebel-i Arafât'a gönderüp suyun başın zabt etdiler. Ve yedi bayrak asker dahi Mekke ile Mîne bâzârı akabesinin iki cânibinde kayalar içre pusuya girmek fermân eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y328b ·
metinde göster ·
… r. Tûlu ve arzı sekizer konakdır ammâ huccâc-ı Mısır ile bir köşesinden iki gün
iki gece
ubûr etdik. Ammâ âdem deryâsı seyl suyu gibi akup ubûr ederdi.
Ve bu Tîh sahrâsının bir tarafı cânib-i garbda Ümm-i Hasan çölünde buhayre-i Tîne'ye(?) müntehîdir. Ve bir ucu cânib-i kıblede bender-i Süveys'de nihâyet bulur. Ve bir tarafı mezkûr konduğumuz Nevâtîr'a varır. Ve cânib-i cenûbu sahil-i Kulzüm'e varır. Mecmû‘u dâ’iren-mâdâr bir aylık çöldür. Ammâ Hikmet-i Hudâ Hazret-i Mûsâ bu çölde kırk yıl bir rivâyetde kırk gün perîşân olup gezmişler. Tûlu ve arzı sekizer konakdır ammâ huccâc-ı Mısır ile bir köşesinden iki gün iki gece ubûr etdik. Ammâ âdem deryâsı seyl suyu gibi akup ubûr ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y384a ·
metinde göster ·
Ve on bir medrese ve altı dârü'l-kurrâ ve üç dârü'l-hadîs ve kırk mekteb-i sıbyân-ı ebcedhân ve altı tekye-i dervîşân. Cümleden sâhil-i Nîl'de, fevkânî tekye-i İbrâhîm-i Gülşenî'dir. Otuz aded erbâb-ı ma‘rifetden tekmîl-i fünûn edüp Gülşenî'den rûşene erüp şen [ü] şâdumân olmuş ârif-i billâh cânlar var kim her biri bir celâl sâhibi âşıklardır. Hattâ Seyyid Ahmed el-Bedevî mevlûdu günleri bu âsitânede iki gün iki gece a‘yân-ı Mısır'a ziyâfetleri olup mevlûdü'n-nebî edüp cümle âşıkân hidmet-i pîr [ü] civânda olup tevâzu‘ meskenet birle hizmet ederler, ale's-sabâh Bedevî gemileri alay-ı azîm ile avm ederler. Azîm âsitâne-i Gülşenîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y134b ·
metinde göster ·
… ya haber edüp paşa dahi sürûr [u] şâdumânından vekîlharcına tenbîh edüp iki gün
iki gece
yine Ümmü'l-kıyâs'da azîm ziyâfetler olup bu ziyâfete ulemâ ve sulehâ ve sâdât- …
Bu ziyâfetler tamâm olup oldukda du‘â ve senâdan sonra Nîl-i mübârek havuzunun cânib-i erba‘asından sıza sıza gelüp taşrada cereyân eden ana Nîl ne mertebe cereyân ederse Ümmü'l-kıyâs havuzu içre dahi ol berâberlikde havuz içre gelür. Tathîr oldukdan yigirmi gün sonra nokta bu gece düşer, deyü paşaya haber edüp paşa dahi sürûr [u] şâdumânından vekîlharcına tenbîh edüp iki gün iki gece yine Ümmü'l-kıyâs'da azîm ziyâfetler olup bu ziyâfete ulemâ ve sulehâ ve sâdât-ı kirâmlar ve meşâyih-i izâmlardan gayrı askerî tâ’ifesinden bir ferd gitmez, ancak Ümmü'l-kıyâs nâzırı ve çavuşlar kethudâsı ve müteferrika başı ve yedi bölük ağaları ve tercümân başı gelüp ta‘âmı yiyüp giderler, paşa ağavâtları ile tercümânbaşı kalur. Zîrâ ziyâfet paşanındır, ammâ paşa gelmez. Ve ba‘de'l-asr ve ale's-sabâh ziyâfet tercümânındır. Ammâ ol gece bir Mevlûdü'n-Nebî olur kim niçe yüz şem‘-i kâfûrîler ile Ümmü'l-kıyâs bî-kıyâs kanâdîller ile dahi zeyn olup sabâha dek ihyâ-i ulemâ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y145b ·
metinde göster ·
… gâme-i şâdumânîler olur. Ammâ vezîr-i a‘zam bir kal‘a feth eylese on iki gün on
iki gece
donanma olur. Zîrâ "Mühür kimde ise Süleymân oldur". Ammâ sâde serdâr-ı mu‘azza …
Her ne gûne donanma olsa böyle hengâme-i şâdumânîler olur. Ammâ vezîr-i a‘zam bir kal‘a feth eylese on iki gün on iki gece donanma olur. Zîrâ "Mühür kimde ise Süleymân oldur". Ammâ sâde serdâr-ı mu‘azzam bir kal‘a feth etse on gün on gece yâhûd yedi gün yedi gece şâdumânî olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y213b ·
metinde göster ·
Ebü'l-Leys hazretlerinin ser-i sa‘âdetleri ucundaki sandûka içinde korlar. Çok …
Ve ol te’lîfâtı bir iki gece Ebü'l-Leys hazretlerinin ser-i sa‘âdetleri ucundaki sandûka içinde korlar. Çok vâki‘ olmuşdur kim birkaç günden ol nushayı sandûkadan çıkarup ba‘zı yeri hak olunmuş bulunur ve ba‘zı Q 241bP 238b yerleri tas[h]îh olunmuş bulunur. Bir kerre bir kimesnenin akâyide müte‘allık bir risâle te’lîfi sandûka içinde munharik bulunup sabâh cildi kavrulmuş bulunur. Ebünnûr Mehemmed Paşa asrında olmuşdur. Ya‘nî Hazret-i Ebü'l-Leys imâm-ı hümâmdır. Mevlûdunda ulemâ ve sulehâ ve huffâz-ı kelâmullâh cem‘ olup tâ sabâhlara dek üç gün üç gece niçe bin hatm-i şerîf tilâvet olunur. Böyle ulemâ-yı kibâr mevlûdu olur kim vasfında lisân kâsırdır. Andan cümle uşşâk Şeyh Ukbe'ye giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y223b ·
metinde göster ·
… arı ve revzenleri kanâdîller ile çerâğân edüp çârsû-yı bâzâr peydâ edüp iki gün
iki gece
cem‘iyyet-i uzmâ olup mevlûdü'n-nebî olur kim ibret-nümâdır.
Ve senede bir kerre mâh-ı [(---)] bir mevlûd-ı azîm olup İmâm şâfi‘î mezâristânı ve kömistânı ve amâristânı içre niçe kerre yüz bin âdem cem‘ olup cümle minâreleri ve kıbâbları ve revzenleri kanâdîller ile çerâğân edüp çârsû-yı bâzâr peydâ edüp iki gün iki gece cem‘iyyet-i uzmâ olup mevlûdü'n-nebî olur kim ibret-nümâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y264a ·
metinde göster ·
… iki yüz bin âdem hayme ve hargâhı ve bâr [u] büngâhıyla gelüp meks edüp iki gün
iki gece
cem‘iyyet-i uzmâ olup geceleri niçe kerre yüz bin kanâdîller ile çerâğân olup t …
Ziyâret-i eş-şeyh Sâdât-i Mağribî: Ulu âsitânedir. Bir câmi‘i ve tekyesi ve imâreti ve fukarâ hücreleri ile ma‘mûr [u] âbâdân bir âsitânedir. Mısır'da sâdât hazretlerinin ecdâd-ı izâmları (---)(---) hazretleri ile kırk nefer evlâdları ile medfûndur. Yılda bir kerre nısf-ı şa‘bânda bir mevlûdü'n-nebî olur kim iki yüz bin âdem hayme ve hargâhı ve bâr [u] büngâhıyla gelüp meks edüp iki gün iki gece cem‘iyyet-i uzmâ olup geceleri niçe kerre yüz bin kanâdîller ile çerâğân olup taraf taraf tevhîd-i sultânîler olur. Ve hayâtda olan evlâd-ı izâmında sâhib-i seccâde eş-şeyh Ebü't-tahsîs hazretleri etek dermeyân edüp cümle züvvârı ni‘met-i hon ile ziyâfetler edüp herkese birer künye ya‘nî lakab verüp ol kimesnenin gerdanına yâ bir Kişmîrî veyâhûd Lâhûrî veyâ dülbend ridâ verüp fukarâları olup bî‘at etmiş olur. Zîrâ tarîkleri tarîk-ı Vefâyî'dir, Hazret-i Resûl'e müntehîdir. Ulu âsitânedir, kuddise sırruhu. Ve yine bu âsitâneye karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y270b ·
metinde göster ·
bunda kâşif yanında haymelerimiz içre mihmân olup üçüncü günde Circe'de gemiler …
İki gece bunda kâşif yanında haymelerimiz içre mihmân olup üçüncü günde Circe'de gemilere koduğumuz hedâyâlar ve bâr-ı sakîller ile tevâbi‘lerimiz gelüp anlar Nîl'den hakîr yine Nîl'i cânib-i garba ubûr edüp andan Habîroğlu kasabasın ubûr edüp Nîl kenârınca beş sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·