… ânı Mehemmed Giray Hân hazretleri seksen yedi bin asker ile {Kırım'dan} iki gün
iki gecede
imdâda gelüp ol ân kendisi bir gemiye binüp Özü kal‘asına geçdikde Yûsuf Kethüd …
Yûsuf Kethüdâ {eydir}: "Bire Allâh kerîmdir, ya bu kadar mâl-ı ganâ’im pâdişâhımıza vâsıl olmasın mı? Tîz silâhlanınız, yohsa vallâhi sizi şeytân alır" dedikde anlar dahi silâhlanırken hikmet-i Hudâ-yı Bârî yârî kılup {nehr-i Özü'nün} karşu tarafından bir siyâh toz evc-i âsumâna burum burum oyulkanarak ber-havâ çıkmada. Hemân sâ‘at tarfetü'l-ayn içre karşu Kılburun kal‘asına askerin ucu gelüp {göründü}. Meğer bizzât Tatar Hânı Mehemmed Giray Hân hazretleri seksen yedi bin asker ile {Kırım'dan} iki gün iki gecede imdâda gelüp ol ân kendisi bir gemiye binüp Özü kal‘asına geçdikde Yûsuf Kethüdâ ve hakîr ve cümle a‘yân-ı Özü {Hân} huzûruna varup baş urup dest-i şerîflerin bûs edüp şerefyâb oldukda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 62b ·
metinde göster ·
… mu‘attal bırakdıklarından biz dahi şehri ıhrâk edüp mâl-ı ganâ’imimizle iki gün
iki gecede
ordu-yı İslâm yerine dâhil olduk, ammâ askerin yerinde yeller eser. Cümle refîk …
Ve âb [u] hevâsı ve binâsı gâyet şehr-i müzeyyen idi. Âl-i Osmân askeri geldiğin istimâ‘ edüp cümle kefereleri dağ ve bâğ ve râğlara firâr edüp şehir mu‘attal bırakdıklarından biz dahi şehri ıhrâk edüp mâl-ı ganâ’imimizle iki gün iki gecede ordu-yı İslâm yerine dâhil olduk, ammâ askerin yerinde yeller eser. Cümle refîklerimizle aklımız başımızdan gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 22b ·
metinde göster ·
… ale'l-umûm cümle Tatar'ı Seykel vilâyetine yine gönderüp bi-Rabbi Ka‘be iki gün
iki gecede
on bin altı yüz esîr ve bu kadar mâl-ı firâvân ile ordu-yı İslâma bay geldiler.
Ve yine bu menzilde üç gün meks olunup Seykel kâfirleri câ-be-câ kal‘aları ve kurâlarına gelüp şehirlerin amâr etmeğe başladıkları haberi gelince hemân serdâr-ı müdebbir Tatar'ın hâtırın ele almak içün ale'l-umûm cümle Tatar'ı Seykel vilâyetine yine gönderüp bi-Rabbi Ka‘be iki gün iki gecede on bin altı yüz esîr ve bu kadar mâl-ı firâvân ile ordu-yı İslâma bay geldiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 24b ·
metinde göster ·
… bin çuval saman ve kömürü Demirkapu'dan duhûl eden nehr-i Tuna'ya döküp üç gün
iki gecede
Duna ve Bınarhisâr ve Yenehisâr ve Çekmece halîclerinden kömür ve saman cereyân …
Hattâ Tuna'nın taşışına bu gârlardan "Tuna suları gibi bulanık sular Bınarhisâr'da ve Yenehisâr'[da] akar" deyü Çelebi Sultân Mehemmed'e bu Demirkapu ahvâllerin umûr-dîde ve kâr-âzmûde pîr-i fânîler bu gûne hikâyât u rivâyât u dirâyât etdiklerinde hemân Sultân Mehemmed-i âkıl âkılâne hareket edüp müşkil-küşâlik etmek içün re‘âyâ vü berâyâya bu kadar bin çuval saman ve talaş ve halaş ve kömür gönderüp Bunarhisâr'a ve Çekmecelere ulaklar gönderüp beri tarafda bu kadar bin çuval saman ve kömürü Demirkapu'dan duhûl eden nehr-i Tuna'ya döküp üç gün iki gecede Duna ve Bınarhisâr ve Yenehisâr ve Çekmece halîclerinden kömür ve saman cereyân etmeğe başlayup Mehemmed Hân-ı Evvel'e haberler gelüp andan ma‘lûm-ı sa‘âdetleri olur kim Çekmeceler ve Bınarhisâr ve Duna suları nehr-i Tuna'dandır deyü evkâfnâmelerinde musarrahdır, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 42b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu cümle kurâlarının mümkün olan varoşların ıhrâk bi'n-nâr edüp iki gün
iki gecede
bî-bâk ü bî-pervâ sâhil-i bahirde kona göçe yaka yıka üç bin aded Dodoşka Firen …
Ba‘dehu cümle kurâlarının mümkün olan varoşların ıhrâk bi'n-nâr edüp iki gün iki gecede bî-bâk ü bî-pervâ sâhil-i bahirde kona göçe yaka yıka üç bin aded Dodoşka Firengi esîri aldık. Lisânları Nemse ve Hırvad ve Firengce fasîh bu esîrlerin söz bilenlerinden su’âl edüp "Bizim Türk vilâyeti yakın mıdır?" dediğimizde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 185a ·
metinde göster ·
Bu dahi kral-ı dâll-ı bed-fi‘âl hükmünde metîn kal‘a imiş, Sadrıa‘zam feth etmiş, cümle cebehânesin Kanije'ye göndermiş ve kal‘asın ihrâk etmiş. Ancak kârgîr binâ deyrleri kalmış. Bu kal‘a altından sehel geçüp bir ormanlık içre girüp etrâfımıza karavullar koduğumuzdan sonra atlara yem asup ve bizler ta‘âm yeyüp yatdık, ammâ gâyet sarplık ve ağaçlık hıyâbân idi kim ta‘bîr olunmaz. Ve Kanije'den bu mahalle iki gün iki gecede geldik, ammâ Hudâ'ya ayândır aynlarımıza aslâ uyhu girmemişdir. Andan sabâh olup kalkdık. Kanije'den dutduğumuz otuzar guruşluk kulağızımızın birisi kaçmış, ikisi dur[ur].
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 7b ·
metinde göster ·
… Nîl kenârında Kınâ şehrinden bir günde bu Kuseyre iskelesine gelüp gemi ile bir
iki gecede
Yenbû‘a gelür, ol benderden bilâd-ı Funcistân hâkinde bender-i Etle, andan yine …
Ve cihet-i cenûbîsi bilâd-ı Sa‘îd-i âlî ve bender-i kal‘a-i Kuseyre kim nehr-i Nîl kenârında Kınâ şehrinden bir günde bu Kuseyre iskelesine gelüp gemi ile bir iki gecede Yenbû‘a gelür, ol benderden bilâd-ı Funcistân hâkinde bender-i Etle, andan yine bu bahr kenârında vilâyet-i Habeş hâkinde cebel-i Aclûle ve bender-i Dunkılab ve bender-i At ve Habeş paşası tahtı cezîre-i Sevâkin ve şehr-i Kîf ve şehr-i Dehlek ve cezîre-i Musova ve Harkova ve bender-i Zule ve kal‘a-i Hindiye ve bender-i Tuzla ve bender-i Behlûle ve bender-i Zeylâ‘. Bu benderler cümle Habeş hâkinde Bahr-i Kulzüm kenârındadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y371b ·
metinde göster ·
… kıpkırmızı kan gibi çamur gibi su zâhir oladüşer. Cümle ulemâ hamd edüp iki gün
iki gecede
hâfız-ı Kur’ânların tilâvet etdikleri iki yüz hatm-i şerîfi nokta nümâyân olunc …
Hikmet-i Hudâ ya ol gün ya ol gece Nîl'e nokta düşer. Nokta ta‘bîri oldur kim Ümmü'l-kıyâs havuzu içre tathîr olundukdan sonra âb-ı rakîk su dururken kıpkırmızı kan gibi çamur gibi su zâhir oladüşer. Cümle ulemâ hamd edüp iki gün iki gecede hâfız-ı Kur’ânların tilâvet etdikleri iki yüz hatm-i şerîfi nokta nümâyân olunca Mikyâs havuzunun cânib-i erba‘asına oturup cümle hatm-i şerîfleri tamâm edüp sâdât hazretleri anda bir du‘â ve senâ eder kim gûyâ âdem mebhût olup paşa vekîlharcı yüz kurbân edüp cümle ulemâya bezl ederler. Ve ba‘zı meşâyihlere ve sâdâtlara ve şeyh Bekrîlere birer beyâz sof geydirüp mahkeme tarafından nokta düştüğü mahalli sicill-i şerîfe kayd Y 146a edüp Nîl nâdîlerinin bir ihtiyârı paşaya müjde edüp bir beyâz sof geyüp yetmiş seksen altun ihsân dahi alup cümle ulemâ hamd [u] senâ edüp herkes hânesine giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y145b–Y146a ·
metinde göster ·
… ak şehrinden çıkup Reşîd'den geldiğimiz Nîl ile baş aşağı cereyân ederek üç gün
iki Q 292aP 289a gecede
Reşîd'e karîb Mahalletü'l-Emîr mukâbelesinde bâlâda tahrîr olunmuş bir tur‘a-i …
Evvelâ Bulak şehrinden çıkup Reşîd'den geldiğimiz Nîl ile baş aşağı cereyân ederek üç gün iki Q 292aP 289a gecede Reşîd'e karîb Mahalletü'l-Emîr mukâbelesinde bâlâda tahrîr olunmuş bir tur‘a-i azîm vardır, ana Burlos tur‘ası derler, boğaz ağzında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y341b ·
metinde göster ·
… elesine varup beş para dahi hımâr kirâsı verir, andan gemi ile bir gecede yâhûd
iki gecede
Cidde ve Yenbû‘ü'l-bahr'a varup bi-emrillâh beş on günde vâsıl olup bir altun i …
Nîl kenârında cümlesinin mahâzinleri vardır. Cümle gılâl ve gayrı mâl u menâl ile leb-ber-leb mahzenlerdir kim Mekke ve Medîne ve Habeş ve Yemen ve Aden'in iskelesidir. Huccâcın ba‘zı ârifi Mısır'dan bir ma‘âş gemisine binüp muvâfık eyyâm ile nehr-i Nîl üzre dörd beş günde emniyyet üzre bu Kınâ şehrine gelüp bundan bir günde eğer piyâde eğer hârsüvâr ve eğer şütürbâr olup Kusayr iskelesine varup beş para dahi hımâr kirâsı verir, andan gemi ile bir gecede yâhûd iki gecede Cidde ve Yenbû‘ü'l-bahr'a varup bi-emrillâh beş on günde vâsıl olup bir altun ile hac etmiş niçe yüz âdem ile görüşmüşüzdür. Böyle bir sehl tarîk yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y379b ·
metinde göster ·