on âdemdir. Bunlar Mısır'dan gelüp bir dükkân Ayasofya hammâmı mukâbelesinde, b …
Esnâf-ı subyacıyan: Dükkân iki nefer on âdemdir. Bunlar Mısır'dan gelüp bir dükkân Ayasofya hammâmı mukâbelesinde, biri Karaman-ı Kebîr'de idi. Bunlar subyaların cerre ve küplerde hıfz edüp bey‘ ederlerdi. Pirinci değirmenden çeküp pâk [ü] rakîk eleyüp, andan hamîr edüp furunda pişirüp, ba‘dehu cüllâb edüp eleklerden süzüp içine mî‘âd şekeriyle bir gece yatup ale's-sabâh kâse kâse satarken üzerine darçın ekerlerdi, aslâ südden fark olunmaz beyâz cüllâb idi. Bir günlüğü sehl-i dilberân olup cümle ulemâ ve sulehâlar mübtelâ olup hayli kâr ederlerdi. Bunlar dahi tahtırevânlar üzre dükkânlarında subya bey‘ ederek geçdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 213b ·
metinde göster ·
Ziyâretgâh-ı Âl-i Çobaniyân: Bunlar memâlik-i Âzerbaycân'a ve Ahlat'a mâlik olmuşlardı. Cümle on iki nefer kimesnelerdir. Bunlara efvâh-ı nâsda emîr derler. Cümle hayrât [u] hasenât sâhibleridir kim nehr-i Araz üzre altun halkalı cisri ve yine nehr-i Araz üzre Pasin sahrâsında Hasan kal‘ası kurbünde Çoban Köprüsü bunların binâsıdır. Asılları yine diyâr-ı Mâhân'dan tulû‘ edüp kavm-i Tatar iken ba‘de hicreti'n-Nebeviyye sene 123 târîhinde Âl-i Emeviyyûn'dan Şâm pâdişâhı Hişâm b. Abdülmelik hilâfetinde bu Çobaniyân ve kavm-i Dağıstân İslâm ile müşerref olup Âl-i Çobaniyân ve bu diyâr-ı Ermen'de şehr-i Ahlat'a mâlik olup bunda yatanları bildirir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 241a ·
metinde göster ·
Ve bunda konağımız sâhibi olan İmâm Şa‘bân Efendi ve Mustafâ Dede kırk üç yıldır kim gündüz sâ’im ve gece kâ’im olup otuz yıldan berü hatm-i şerîf ile kazâya kalan 55a namâzların ve teheccüd ve işrâk ve salât-ı ebvâbîn ve secde-i şükre müdâvemet edüp aslâ bir kimesne ile hem-sohbet olup bir kimesnenin ta‘âmların yemezler ve zî-rûh kısmından dahi bir şey tenâvül etmezler ve aslâ harâm esvâb geymezler. Ve kârları koyun yününden beyâz şeyh abâsı dokuyup kifâf-ı nefs edinüp halkdan münzevî iki nefer sulehâ-yı ümmetden âdemlerdir deyü hüsn-i hâl [ü] salâh-ı ahvâllerine cümle ehl-i beled şehâdet edüp hamd-i İlâh hânelerine konup ni‘metlerin tenâvül edüp du‘â-yı hayrlarıyla behre-mend olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 54b–55a ·
metinde göster ·
Acem gelüp kal‘ayı ol mahalde direk lağımlarına almağa mübâşeret etdiler. Ve bu …
Ve ol gün iki nefer Acem gelüp kal‘ayı ol mahalde direk lağımlarına almağa mübâşeret etdiler. Ve bu mahalde bir serdengeçdi ağamız dahi şehîd oldu. Ve bu gece la‘în Fargaçi kal‘ayı çerâğân edüp kal‘a dibindeki Acemler üzre ve meterislerdeki serdengeçdiler üzre ol kadar neft ve katrân ve top ve kumbara ve domuz ayağı ve paçarız ve zemberek ve el kumbaraları atdı kim hadd [ü] hasrı olmayup bu gece çok âdem şehîd oldu, zîrâ kralın imdâd gelmesi istimâ‘ olunup cân [u] gönülden savaş-ı perhâş olur oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 116b ·
metinde göster ·
… ar atıldı. "Âyâ bunun aslı ne ola?" derken hikmet-i Hudâ Boğdan beği tarafından
iki nefer
dil Sadrıa‘zama gelüp "Topların aslı ne idi?" deyü su’âl olundukda,
Ve ol gece kâfirin Komaran kal‘asından on pâre balyemez toplar atıldı. "Âyâ bunun aslı ne ola?" derken hikmet-i Hudâ Boğdan beği tarafından iki nefer dil Sadrıa‘zama gelüp "Topların aslı ne idi?" deyü su’âl olundukda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 116b ·
metinde göster ·
kulağızlarımız eyitdiler: "Bire kâfir sen ne zamân Komar kâfirlerine esîr oldun …
Hikmet-i Bârî hemân iki nefer kulağızlarımız eyitdiler: "Bire kâfir sen ne zamân Komar kâfirlerine esîr oldun. Bire 8b hayduk oğlu hayduk, bizi bu kadar gâzîlerin içinde hicâba koyup kâfire kaçup habar edüp hele sen Kanije'ye gelmezsin ola" deyü anlar dahi kulağızın yüzüne tükürürken hemân Tatar Satı Balı kulağızın yanından geçer gibi olup nice bir kılıç urdu ise kulağızın kellesi meydâna düşüp cümle gâzîler "Sad bârekallâh" deyü pesend etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 8a–8b ·
metinde göster ·
… u kadar at ve bu kadar esîrlerimiz var. Cümlemiz bir yere gelüp meşveret etdik.
İki nefer
kalan kulağızlarımız dahi orduya gitmeğe rızâ vermediler,
Bu kadar mâl ve bu kadar at ve bu kadar esîrlerimiz var. Cümlemiz bir yere gelüp meşveret etdik. İki nefer kalan kulağızlarımız dahi orduya gitmeğe rızâ vermediler,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 8b ·
metinde göster ·
… p at ve kılıç ve tüfeng gâ’ib olanın zararların ve katl olunan kulağızdan gayri
iki nefer
kulağızın ücretlerin çıkardıkdan sonra kırkar guruş fukarâ içün ve on guruş Kan …
Bunlardan mâ‘adâ fürûht etdiğimiz cümle on bin sekiz yüz yetmiş altun olup at ve kılıç ve tüfeng gâ’ib olanın zararların ve katl olunan kulağızdan gayri iki nefer kulağızın ücretlerin çıkardıkdan sonra kırkar guruş fukarâ içün ve on guruş Kanije'nin iki kapusunun bevvâbları ve kurbânlarıyçün ve Kanije kal‘ası dîvârları üzre yatan şühedâların kurbânları ve şühedâların helvâsı içün ve bizim sekiz nefer şehîd olanların lokmasıyçün ve bizden on sekiz aded yaralı gâzîlerimizin merhem bahâsıyçün mezkûr harc-ı masrûfları cümle ortadan çıkardığımız(?) guruş çıkdığından sonra cümlemiz kardaş gibi bir yere gelüp yine Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis Câmi‘inde pây-berâberce hakîrin defteriyle bin dörd yüz toksan yiğit (---)(---) altun hissemend olup câmi‘ hüddâmlarınada beş altun verüp hakîre dahi Feth-i şerîf tilâvet edüp niçe işlerinde ve kitâbet kısmetlerinde bulunduğum içün iki pay dahi ziyâde verüp üç pay almış oldum.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 9a ·
metinde göster ·
kölelerime dahi birer pay verüp cümle guzât gülbâng-ı Muhammedî çeküp cemî‘i şü …
Ve iki nefer kölelerime dahi birer pay verüp cümle guzât gülbâng-ı Muhammedî çeküp cemî‘i şühedâlar ve gâzîler ve pîr u perverler ve ser-çeşme-i şehîdân Hazret-i Hamza ve şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ rûhlarıyçün Fâtiha-i şerîfe tilâvet edüp herkes konaklarına gidüp Kanije içi ganîmet ü şâdımân oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 9a ·
metinde göster ·
… mmâ hakîr bu mahalde Hacı Mustafa Paşa efendimiz sarâyında meks etmek ile bizim
iki nefer
esîrlerimiz Mustafa Paşa söyledüp bildiler kim Semartin kapudanı oğludur ve bir …
Ammâ hakîr bu mahalde Hacı Mustafa Paşa efendimiz sarâyında meks etmek ile bizim iki nefer esîrlerimiz Mustafa Paşa söyledüp bildiler kim Semartin kapudanı oğludur ve biri kal‘a yüzbaşısıdır. Her birine beşer yüz guruş verdiler. Hakîr rızâ vermeyüp eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 27b ·
metinde göster ·
… n iki aded kâfirin başlarındaki şapkaları üzre nice ön elleriyle urdu ise ol ân
iki nefer
kâfirin beynileri taşra çıkup cân ber-cehennem mürd oldular. Hemân çâsâr önünde …
Temâşâ-yı garîbe-i küheylân: Çünki iki re’s atları bizim âhûr halîfeleri siyâh şapkalı kâfirlere teslîm edüp gitdiklerinde hemân eğersiz olan dîbâ çullu Tureyfî nâm küheylân-ı benâm gördü kim siyâh şapkalı kâfiristân içinde kalup gördüğü bildiği müselmân kıyâfetinde âdem yok, hemân bir kerre iki ayağı üzre kalkup yularını dutan iki aded kâfirin başlarındaki şapkaları üzre nice ön elleriyle urdu ise ol ân iki nefer kâfirin beynileri taşra çıkup cân ber-cehennem mürd oldular. Hemân çâsâr önünde arz-ı cür’et edem deyü birkaç kâfir at üzre hücûm edüp yularından {ata} yapışam zann etdiler. Anlardan dahi dörd kâfir depelenüp dümmin bünâgûşuna havâle eyleyüp bu Sarây Meydânı izdihâmında olan kâfir içine bu küheylân at-ı fakîr 66b girüp cümle küffârları birbirlerine katup cümle küffâr birbirlerin çiğneyüp at kâmil nîm sâ‘at kâfirler üzre berk-i hâtif gibi seğirdüp gezdikçe bu Sarây meydânında Âl-i Osmân'dan gelme bir at bi-emrillâhi te‘âlâ ol kadar kâfiri helc ü melc edüp kırup geçirüp ol kadar kâfir mecrûh olmuşdur kim hâlâ kâfiristânda dâstândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 66a–66b ·
metinde göster ·
… câdûlarının beşi yine yerden ber-hevâ olup gitdiler. Çerkes oburunun kanın emen
iki nefer
Abaza câdûların ol mahalde Çerkesler âteşe yakdılar.
Andan yedi dâne Çerkez oburuyla yedi dâne Abaza câdûları birbirlerine sarılup biribirlerinin gerdânları altlarına başların sokup yere düşdüler. Çerkesler seğirdüp birbirlerinden ırdılar, ammâ iki Çerkes oburunun gerdânından Abaza oburu Çerkes'in kanın içüp ölmüş, ammâ beşi sağ ve yedi aded Abaza câdûlarının beşi yine yerden ber-hevâ olup gitdiler. Çerkes oburunun kanın emen iki nefer Abaza câdûların ol mahalde Çerkesler âteşe yakdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 151b ·
metinde göster ·
… ından enüp birbirleriyle görüşüp öpüşüp yine semend-i küheylânlarına süvâr olup
iki nefer
şâh-ı düldül-süvârlar kerr ü ferr deverânlarıyla Şamhal Şâh'ın sarâyına varup z …
Bu şehir hâricinde Sultân Şamhal Mahmûd Şâh Hân'a karşu gelüp ikisi de atlarından enüp birbirleriyle görüşüp öpüşüp yine semend-i küheylânlarına süvâr olup iki nefer şâh-ı düldül-süvârlar kerr ü ferr deverânlarıyla Şamhal Şâh'ın sarâyına varup ziyâfet-i azîmler tenâvül olunup kal‘adan top şâdımânları olup Hân'ın cümle tevâbi‘ [u] levâhıklarına konaklar verilüp herkes mihmânsarâylarımıza gidüp Hân ile Sultân Mahmûd bir yerde kalup müşâvereye başladılar. Ba‘dehu Hân dahi konağına gelüp "Üç gün oturakdır" deyü fermânlar olundukda hakîr şehr-i Tarhu'yu seyr [ü] temâşâya şürû‘ etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 161b ·
metinde göster ·
… sünüleri vardır. Cümle konar göçer kavm [ü] kabîledir. İçlerinde Dâdeniyân'dan
iki nefer
şehzâdeleri vardır ve ulemâları gâyet çokdur.
Bu kavm-i Heşdek'in aceb atları ve yahşi kerevke zırhları ve ucu sivri Mâhân vilâyeti kılıçları ve yahşı vilâyet-i Mâzenderân tüfengleri ve yahşi vilâyet-i Şîrâz ve Gîlân'ın tîr ü kemânları ve yahşi kalkan ve sünüleri vardır. Cümle konar göçer kavm [ü] kabîledir. İçlerinde Dâdeniyân'dan iki nefer şehzâdeleri vardır ve ulemâları gâyet çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 173b ·
metinde göster ·
Urûm kralları karındaşlar idi. Birinin ismi Dimo, birinin Duka. Bu iki keferele …
İki nefer Urûm kralları karındaşlar idi. Birinin ismi Dimo, birinin Duka. Bu iki kefereler bu kal‘ayı iştirâk-i sevî üzre binâ etdiklerinden Dimo Duka'dan galat-ı meşhûr Dimetoka derler. Sene 762 târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân fethidir. Be-dest-i Gâzî Ferhâd Beğ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 205a ·
metinde göster ·
… t aldığımız buğday gemisin buğdayıyla yigirmi kîse uskota guruşuna alup yigirmi
iki nefer
esîr olan kâfirleri de on altı kîse guruşa halâs edüp bize vâfir ri‘âyet edüp,
Bu cezîreye yanaşup vere verüp nazaretelerinde yatmadan ac u zâc ve bir habbeye muhtâc kefereler paşa kethudâmızın başına üşüp ricâ ve minnet ile ganîmet aldığımız buğday gemisin buğdayıyla yigirmi kîse uskota guruşuna alup yigirmi iki nefer esîr olan kâfirleri de on altı kîse guruşa halâs edüp bize vâfir ri‘âyet edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 264a ·
metinde göster ·
Netîce-i merâm niçe yüz gûne mülûkdan mülûka ve melikeden melikelerin destlerine ba‘dehu Rûmeli diyârları tavâ’if-i mülûk şeklinde olup bu şehr-i azîm Sırf kralı Destpot nâm kral-ı dâllın Banya nâm bir oğlu ve Basanya bir veled-i pelîdi ellerinde bu şehir iştirâk-i sevîler üzre mutasarrıflar iken iki nefer karındaş-ı pelîd-i anîdler hüsn-i zindegâne edemeyüp birbirleriyle ceng-i azîm edüp âhır-ı kâr Basanya nâm şehzâde-i âzâde ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâlden halâs olup doğru Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân-ı Gâzî'ye gelüp şehâdet parmağın kaldıru[p] Hudâ-yı Bî-zevâl'i birleyüp kelime-i tevhîd getirüp huzûr-ı pâdişâhîde Akşemseddîn hazretlerinin ta‘lîm [ü] telkîniyle şeref-i İslâm ile müşerref olup bizzât Ebü'l-feth Sultân Mehemmed şehr-i Üsküb'den Arnavu[d] İskenderiyyesi fethine azîmet etmişken atf-ı ınânın bu Elbasan üzre çevirüp kırk bin asker ile Koca Mahmûd Paşa talî‘a-i asâkir-i kerrâr olup Basanya nâm müslim olan Mehemmed Beğ'in delâletiyle bir gece şehri bu kadar el basılup Basanya Mehemmed Beğ karındaşı Banya nâm kralı câme-hâbında basup dipdiri dutup katl edüp Âl-i Osmân i‘ânetiyle İslâma geldiğinden babası şehrin Mahmûd Paşa ile ma‘an feth ederler. Ve içinde olan Rûm ve Freng kâfirlerin cümle kırarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 364b ·
metinde göster ·
… râber andan sakkâlar ve akkâm u meş‘alciyân bu askerin mâbeyninde sâhib-şakâ on
iki nefer
alay çavuşları küheylân atların yancıklar ile bahrî hotaslar ve zîl [ü] bem ile …
Dahi ardı sıra çaşnigîr başı bayrağile atbaşı berâber dahi ardı sıra bayrağile âhûr kethudâsı ve sarrâcân dahi pür-silâh atbaşı berâber andan sakkâlar ve akkâm u meş‘alciyân bu askerin mâbeyninde sâhib-şakâ on iki nefer alay çavuşları küheylân atların yancıklar ile bahrî hotaslar ve zîl [ü] bem ile atların zeyn edüp kendüler dahi katîfe ve atlas şalvarlar ile serlerinde serbend ve hartâvî destârlar üzre Zâl ve Sâm u Nerîmân-vâr sâm süvâr tellerin ve gûnâ-gûn otagaların başlarına zeyn kılup destlerinde gümüş çevgânları ile asker içinde, "Aş-a, dur-a, sür-e" diyerek tablbâzlara turralar urarak ve gûnâ-gûn şakâlar ederek gâh ileri ve gâh geri gidüp alay düzerek ubûr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y312a ·
metinde göster ·
Hakîm-i vilâyet-i Tûnus ve İfrîkiyye. Cümle yigirmi
iki neferdir
. Sene 603. Abdülmü’min-i Emeviyyûn bu diyârları bin pâre gemiyle feth edüp Benî …
Hakîm-i vilâyet-i Tûnus ve İfrîkiyye. Cümle yigirmi iki neferdir. Sene 603. Abdülmü’min-i Emeviyyûn bu diyârları bin pâre gemiyle feth edüp Benî Hafs'ı bunda hâkim koyup münteşir olarak halîfe olup evlâdlarına âl-i Benî Hafz derler. Hazret-i Ömer'in kızı Hafsa evlâdlarıdır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y31b ·
metinde göster ·
… evkâf kâtibi ve evkâf mürşidi ve hekîmbaşının on aded halîfesi ve du‘âcı ve on
iki nefer
sayyâdlar ve pişiriciler ve kassâblar, hulâsa-i kelâm cümlemiz otuz nefer kimes …
Bu medresenin haremi etrâfında soffalar vardır, ol gün soffaları döşeyüp başda hekîmbaşı ve nâzır ağa ve evkâf kâtibi ve evkâf mürşidi ve hekîmbaşının on aded halîfesi ve du‘âcı ve on iki nefer sayyâdlar ve pişiriciler ve kassâblar, hulâsa-i kelâm cümlemiz otuz nefer kimesne idik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y121a ·
metinde göster ·
… a bir hatâ ile hark olsa, bu örücüler eyle örerler kim ke'l-evveldir. Dükkân on
iki, nefer
otuz. Ve,
Esnâf-ı örüciyân: Zî-kıymet eşyâları güve yese, Y 172b ya bir hatâ ile hark olsa, bu örücüler eyle örerler kim ke'l-evveldir. Dükkân on iki, nefer otuz. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y172a–Y172b ·
metinde göster ·
… . Rûmeli meydânında tekyeleri vardır. Cümle dilenciler anda cem‘ olurlar. Ve on
iki nefer
çavuşları vardır. Paşa kapusunda ve kadıasker kapusunda hâzırlardır. Paşa ne câ …
şeyh-i sâ’ilân ya‘nî dilenciler şeyhi: Bir âdemdir. Rûmeli meydânında tekyeleri vardır. Cümle dilenciler anda cem‘ olurlar. Ve on iki nefer çavuşları vardır. Paşa kapusunda ve kadıasker kapusunda hâzırlardır. Paşa ne cânibe azîmet etse, cümle dilencilere haber edüp ol tarîk-ı âm üzre kat-ender-kat olup dururlar. Cümle sâ’ilân-ı Mısır tokuz bindir kâmil ve dilenciler şeyhinin defterindedir. Paşadan ve a‘yândan takdîr olan mertebe ihsânlar alup hayır du‘â ederler. Ammâ bir dilenci bir âdeme zebândırâzlık etse şeyhine tenbîh edüp anın hakkından gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y178a ·
metinde göster ·
kimesneler hil‘at-ı pâdişâhî ile dilşâd olup âmâde olurlar. Tâ ki mâh-ı Recebü' …
Ardı sıra yeniçeri ocağından kethudâlığa yolu gelmiş birin yeniçeri ağası (---)(---)(---) münâsib ve beş bölükden dahi birer yolu Y 194b gelmiş mün‘im ihtiyârları ve birer çavuşlar ve birer bayrakdârlar ile (---)(---)(---)(---)(---)Q 230bP 227b Ve'l-hâsıl bu hazîneye me’mûr olanlardan yetmiş iki nefer kimesneler hil‘at-ı pâdişâhî ile dilşâd olup âmâde olurlar. Tâ ki mâh-ı Recebü'l-müreccebin gurresi ki oldu bir azîm summât-ı dîvânî olup cemî‘-i erbâb-ı dîvân ve cümle ulemâ ve sulehâ ve kadıasker ve nâ’ib-i dîvân ve şâhidân, kâtibân, sicilhân meydân-ı mahabbete gelüp dîvânhânede dağlar gibi yığılan sandûkları paşa kethudâsı birer birer paşa ve ulemâ ve sulehâ ve hazîne beği huzûrunda ad edüp hazîne beğine ve yedi ocak serdârlarına teslîm ederler. Ol mahalde paşa hazîne beğine hitâb edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y194a–Y194b ·
metinde göster ·
… dîvân efendisi kîsedârıyla cümle dîvân huddâmları efendilerin kîsedârları otuz
iki neferdir
, yevmiyye ikişer akçe mîrîden vazîfeleri var idi, İbrâhîm Paşa ref‘ etdi.
Ve dîvân efendisi kîsedârıyla cümle dîvân huddâmları efendilerin kîsedârları otuz iki neferdir, yevmiyye ikişer akçe mîrîden vazîfeleri var idi, İbrâhîm Paşa ref‘ etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y219a ·
metinde göster ·