… Hazret-i Âdem Safî aleyhi's-selâm vech-i arza hübût etdükden sonra beş bin elli
iki sene
mürûr etdükde Yanko ibn Mâdyân'ın nebîresinden Vezendon nâm bir pâdişâh-ı zîşân …
Bânî-i sâbi‘: Binâ-yı şehr-i Makdon hakkında cemî‘i müvverrihân-ı mütekaddimîn tahrîrleri üzre İslâmbol sûrunun ve Ayasofya binâsının keyfiyyet-i binâsı bu yüzden tafsîl [ü] beyân ederler kim yedinci 10b kerrede ta‘mîr [ü] termîm eden Ebü'l-beşer Hazret-i Âdem Safî aleyhi's-selâm vech-i arza hübût etdükden sonra beş bin elli iki sene mürûr etdükde Yanko ibn Mâdyân'ın nebîresinden Vezendon nâm bir pâdişâh-ı zîşân zuhûr edüp cihâna ferr ü şevket salup cemî‘i memâlik-i Rûm'a ve bilâd-ı Frengistân ve Kızılelma'ya ve diyâr-ı Alman'a ve Karaman ve Yûnâniyan'a ve Bahr-i Rûm içre ve Ummân [u] Okyûnûs'da olan cümle cezâyirâta ve sâhil-i bahreynde olan bi'l-cümle memâlik-i mahrûse kılâ‘lara hükmü câri olup bi't-tamâm mülûk-i âfâk fermânına râm oldukdan sonra şehr-i Makdon'a gelüp gördü kim dedesi Yanko'nun binâ etdüği o şehr-i kadîm harâb [ü] yebâb olmuş, hemân sâ‘at Makdon'da meks edüp cemî‘i hukemâ ve kehene ve âsafları ile meşveret edüp cümle memâlik zabtı içün İslâmbol'u tahtgâh edinmek içün binâsına şürû‘ etdükde rû-yı arzda fermân-beri olan pâdişâhlara haber gönderüp her diyârın ilm-i hendesede üstâd-ı kâmil mi‘mâr ve ummâl ve bennâlarından on kerre yüz bin âdem cem‘ olup tâli‘-i imâreti seretân olsun deyü tenbîh edüp Edirnekapusu cânibinde bir rasad peydâ edüp bir mîl minâre üzre bir nâkûs ihdâs edüp âmâde idi. Sa‘d sâ‘at oldukda ol çanı çalup cemî‘i bennâlar ellerinde olan taş ve kireçleri zemîne bırağup esâs etmeğe muntazır dururlardı. Hikmet-i Hudâ bir leylek bir yılanı şikâr edüp ber-hevâ âşiyânına getirirken ol yılan leylek murgunun minkârından rehâ bulup hikmet-i Rabbânî mezkûr rasad çanının üzerine yılan düşünce çan çalınup cemî‘i ummâllar ellerinde olan hacerâtları ve cibs-i Horasânîleri zemîne bırağup tarfetü'l-ayn içre esâs-ı sûr bir zirâ‘-ı melikî zemînden âlî oldu. Cemî‘i müneccimîn ve kehhânîn
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 10a–10b ·
metinde göster ·
Der-beyân-ı tulû‘-ı Ebü'l-feth Sultân Mehemmed-i Sânî: Sene 834 târîhinde Ma‘nisa'da {Emîr isfendiyâr kızından} mütevellid olmuşdur. On üç yaşına bâliğ iken sene 847 târîhinde cülûs etdi. İki sene hilâfet edüp askerin fetretinden ve küffârın vefretinden hal‘ olunup pederleri yine pâdişâh olup kendüler Ma‘nisa'ya müteveccih olup beş sene zamân mürûr edüp sene 855 târîhinin mâh-ı Muharreminin on altıncı günü ki yevm-i hamîsdir yine taht-nişîn-i pâdişâh-ı Cem-cenâb olduğu sene sinn-i şerîfleri yigirmi seneye bâliğ imişler. "Rahmetü Rabbih" lafzı cülûs-ı sânîlerine târîh olmuşdur, sene 855.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 25a ·
metinde göster ·
{isfendiyâr Beğ kızından vücûda gelüp bir pâdişâh-ı Cem-cenâb Ebü'l-feth olmuşdur}. Müddet-i saltanat 31 sene ve müddet-i ömr 51 sene, vilâdetleri sene 834 ve on üç seneye bâliğ iken sene 847 cülûs etdi. İki sene saltanat sürüp sabîdir deyü küffârın vefret [ü] kesretinden hal‘ olunup pederleri Murâd Hân pâdişâh olup kendüler Ma‘nisa'ya hâkim oldular. Beş sene mürûrundan yine kul gulû edüp Murâd Hân ihtiyâr oldu deyüp sene 855 Muharreminin on altıncı günü ki yevm-i hamîsdir, def‘a-i sânîde yine taht-nişîn pâdişâh-ı kâmkâr oldu. Sinn-i şerîfleri yigirmi bir seneye bâliğ iken taht-ı sânî Edirne'de cülûs-ı sânî etdiğine târîhdir: Rahmetü rabbih, sene (---) vâkı‘ olmuşdur. Bir ehl-i dil, muhibb-i ulemâ ve şu‘arâ bir pâdişâh-ı deryâ-dil idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 98a ·
metinde göster ·
… yüz sene olmuşdu. Vilâdetden zamânımızda Murâd Hân-ı Râbi‘e gelince bin toksan
iki sene
olmuşdu.
Esnâf-ı kalkancıyân: Dükkân 10, neferât 30, bunların pîri Hazret-i Dâvûd'dur. Anların dest-i mübârekleri ile amel etdüği kalkan hâlâ Kudüs-i Şerîf'de Sahratullâh kubbesinin sol tarafında kubbe içre dîvârda maslûbdur. Pûlâd-ı Nahçıvânîden düzülmüş bir mücellâ kalkan-ı azîmdir. Efvâh-ı nâsda ana âyîne-i İskender derler ammâ galatdır, şuğl-ı Dâvûd Nebî olduğuna şübhe yokdur kim be-kavl-i Muhammed bin İshâk, Dâvûd Nebî zamânından vilâdet-i Resûlullâh'a gelince bin altı yüz sene olmuşdu. Vilâdetden zamânımızda Murâd Hân-ı Râbi‘e gelince bin toksan iki sene olmuşdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 181b ·
metinde göster ·
… Rûmeli'nde devletine rahne verüp feth [ü] fütûhâta mâni‘ oldu. Süleymân Çelebi
iki sene
ve yedi ay ve yigirmi gün pâdişâh olup Mûsâ Çelebi dahi Edirne'de pâdişâh olup …
Sene (---) târîhinde cülûsları Bursa'da vâki‘ oldu. Ammâ hemân ol sene Devlet-i Âl-i Osmân muhtell [u] müşevveş olup her tarafdan küffâr-ı dûzah-karâr İslâm üzre hücûm edüp devletinde birâderleri Süleymân Çelebi ve İsâ Çelebi ve Mûsâ Çelebiler Rûmeli'nde devletine rahne verüp feth [ü] fütûhâta mâni‘ oldu. Süleymân Çelebi iki sene ve yedi ay ve yigirmi gün pâdişâh olup Mûsâ Çelebi dahi Edirne'de pâdişâh olup İsâ Çelebi dahi Selânik câniblerinde bir alay eşirrâyı başına cem‘ edüp o dahi pâdişâhlık da‘vâsında idi. Âhir Koca Çelebi Mehemmed Hân üç birâderin bir senede civâr-ı rahmete gönderüp kendüsü müstakil pâdişâh olup cânib-i erba‘ada baş kaldıran küffârlara hücûm etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 235b ·
metinde göster ·
… hemmed-i Sânî on üç seneye bâliğ iken sene 847 târîhinde Ebü'l-feth tahta geçüp
iki sene
taht-nişîn pâdişâh olup "Bir tâze oğlandır, hılâfet hakkından gelemeyüp her tar …
Evvelâ kal‘a-i İzmir, kal‘a-i Güvercinlik ve vilâyet-i Cânik, tekrâr Selânik ve kal‘a-i Yanya ve kal‘a-i Yenişehr, kal‘a-i Tırhala, kal‘a-i Semendire, kal‘a-i Novoborda. Ve Destipot oğlunu harâca kesdi. Kul gulgule-i âm edüp ihtiyâr oldu deyü hal‘ edüp oğlu Sultân Mehemmed-i Sânî on üç seneye bâliğ iken sene 847 târîhinde Ebü'l-feth tahta geçüp iki sene taht-nişîn pâdişâh olup "Bir tâze oğlandır, hılâfet hakkından gelemeyüp her tarafdan düşman baş kaldırdı" deyü kul guluv edüp yine Koca Murâd-ı Sânî'yi taht-nişîn pâdişâh edüp Ebü'l-feth'i Mağnîsa'ya gönderdiler. Sene (---) yine Murâd Hân pâdişâh olup yine kul guluv edüp "Pâdişâhımız koca oldu, bize bir tüvânâ pâdişâh-ı zî-şân gerekdir" deyü sene 855 târîhinde yine Ebü'l-feth Sultân Mehemmed mâh-ı Muharremin on altıncı günü ki yevm-i hamîsdir, müstakil pâdişâh-ı kâm-kâr oldu. Sinn-i şerîfleri yigirmi bir seneye bâliğ idiler ki Edirne'de taht-nişîn olduğuna târîhdir: Rahmeti Rabbih, sene 855. (---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 236a ·
metinde göster ·
… sandıra ya‘nî İskender Târîhi'nde İskender-i Yunan, Hazret'den sekiz yüz seksen
iki sene
mukaddem bu şehr-i Makedon'da vücûda gelmişdir. Amma Filikos oğlu İskender Rûme …
Lisân-ı Yunaniyân'da Aleksandıra ya‘nî İskender Târîhi'nde İskender-i Yunan, Hazret'den sekiz yüz seksen iki sene mukaddem bu şehr-i Makedon'da vücûda gelmişdir. Amma Filikos oğlu İskender Rûmeli'nde Kaval'da mütevellid olmuşdur. Bu dünyâya dörd İskender gelmişdir, bi-kavli Yunaniyân. Ammâ bu İzmit'de vücûda gelen İskender-i azîmü'ş-şân pâdişâh olup İzmit'i eyle ma‘mûr edüp bir kal‘a-i metîn inşâ etmişdi kim İslâmbol'a mânend kal‘a idi. Hâlâ eser-i binâları ve burc [u] bârûları zâhir ü bâhirdir. Anınçün İzmit'e Tevârih-i Yunaniyân'da İskender Makedoniyye derler. Mâh-ı temmûzda İslâmbol mukabelesinde İskender Çamlıca dağında yaylalanırdı. Hâlâ Üsküdar, İskenderî'den galatdır. İzmit'in cânib-i şarkîsinde Sabanca gölün İskender kesüp İzmit Körfezine mahlût etdi. Sakarya nehriyle Karadeniz ve İzmit Körfezi mâbeyninde şehr-i Kocaili ve İzmit bir cezîre gibi kaldı. Niçe müddet İzmit cezîre olup ba‘dehû İslâmbol Tekürü Keştantış Sabanca halîcin yolun sedd edüp İzmit cezîre olmadan halâs oldu. Ammâ yine Âl-i Osmân murâd edinse Sabanca gölün İzmit körfezine mahlut etse bir kantar odun beş akçeye olup bir tahta iki akçeye olup cümle İzmit gemileri tâ Düzce bâzâra varup yanaşup ol mahal bender [u] iskele olurdu. Ez-în-cânib bu İzmit kal‘ası İslâmbol Rûmu keferesi elinde iken sene 731 târîhinde Orhân Gâzî feth etmişdir. Ammâ fethinde usret çekmeğile ba‘de'l-feth kal‘asın câ-be-câ münhedim etmişdir kim bir dahi küffâr tama‘a düşüp dârü'l-bevâr etmek arzûsuna düşmeyeler. Hâlâ ol zamândan bakıyyetü'l-inhidâm leb-i deryâda çâr-kûşe bir kapulu kulle-i azim cây-ı menâsı var. Bir dizdâr ve on neferâtı var. İçinde mâl-â-mâl âlât-ı keştî içün kerasteler vardır, gayrı şey yokdur. Orhân Gâzî deryâ-misâl asker ile bu kal‘ayı ibtidâ muhasara etmeğe Koca Bay'ı serdâr edüp "İznimdir var git" buyurmuşlar. kal‘a feth olup ismine "İznim git" demişler. İzmit, "İznim git"den galatdır. Ba‘zılar İznikmit derler, ba‘zılar İzmigit derler. Ba‘de'l-feth Koca Bay yine serdâr olup Kalipo vilâyetin feth edüp ismine Koca-ili dediler. İzmit ol hâk-i anber-pâkde vâkı‘ olmuşdur kim her tarafı kûşe-i İrem bir diyâr (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 242b ·
metinde göster ·
… telef olup ömre zamân ister. İlm-i nücûm üzre sizin müddet-i hilâfetinize otuz
iki sene
vardır. Şimden sonra taraf-ı Hakka yönelin ve dahi enfa‘ işler vardır, anı eyle …
Cemî‘î müverrihân-i âlemân tahrîrleri üzre kıbel-i Hak'dan İskender-i Zülkarneyn'e Arapça âyeti ile fermân olunup İskender sedd-i Ye’cûc'u binâ edüp bu Demirkapu zemînine gelüp görse kim Dağıstân hudûdunda sahil-i bahrde bir cây-ı dilküşâdır. Vezîri Rîstalis ve Fisagores-i Tevhîdî ve hazînedârı Bitilîs ve Câlinus ve Bukrât ve Sokrât hukemâ-yı kudemâ-yı dûr-bîn efkâr-ı cihân-ârâlar ile meşveret edüp bu Demirkapu zemînin irtifâ‘a alup bu Bahr-i Haraz'ın arzını Karadeniz'den 316a ziyâde irtifâ'da bulup Bahr-i Haraz'ı Karadeniz'e mahlût etmeğe murâd edinüp Bahr-i Haraz ile Karadeniz mâbeynine ilm-i hendese sâhibleri ukalâ-yı zû-fünûn mühendisler gönderüp üçüncü günde Dağıstân ve kûh-ı Elburz dâmeninden Karadeniz sâhilinde Mikrilistân hudûdunda Karadeniz'in nihâyeti olan nehr-i azîm Faşa çayına varup anda dahi irtifâ‘ alup ilm-i hendese ile Karadeniz'i Bahr-i Haraz'dan yigirmi arz-ı süflîde bulup üçüncü günde yine İskender'e mâ-vaka‘ı üzre takrîr ederler. Hemân İskender Bismillah ile bu Demirkapu kurbunda Bahr-i Haraz kenarında üstâd-ı kûhken ve nakkâblara mühimmât ve levâzımâtlar verüp yetmiş gün ka‘r-ı zemînde yedi bin adım zemîn içre giderler. Cümle hukemâ-yı kudemâ "Yâ İskender! Sen sedd-i Ye’cûc'ü binâ etmeğe me’mûr edin, buna me’mûr değilsin ve buna mübâşeret etmen tûl-i emeldir. Gerçi bu Bahr-i Haraz ile Bahr-i siyâhın mâbeyni dağlar aşup piyâde âdem üç günde reh-revlik edüp varır. Lâkin kûh-ı Elburz dâmeninde yalçın çakmak taşlı kayalar vardır. Anlara tîşe urup nakb edince niçe bin hazîne telef olup ömre zamân ister. İlm-i nücûm üzre sizin müddet-i hilâfetinize otuz iki sene vardır. Şimden sonra taraf-ı Hakka yönelin ve dahi enfa‘ işler vardır, anı eylen" deyü cümle hukemâ, İskender'in Bahr-i Haraz'ı Karadeniz'e mahlût etmemesine zâhib olup Karadeniz'i İslâmbol boğazından kesüp Üsküdar ile Sarâyburnu'ndan aşağı Makedonya şehrin gark etdirip ve Kaydefâ şehirlerin gark-ı âb etdirmeğe sevk ederler. Hikmet-i Hudâ İskender dahi ol gice bir muhavvif vâkı‘a görüp Bahr-i Haraz'ı Karadeniz'e halt etmeden ferâğat edüp yine cümle hukemânın re‘yiyle İskender-i Kübrâ bu Demirkapu'dan yedi konak Dağıstân dağları içre Karadeniz'e varınca üç kat rasîf sedd-i İskender ve üç kat handak-i azîm çeküp Bahr-i Haraz ile Bahr-i siyâhın mâbeynin sedd etmişdir kim şark cânibinde İrân u Tûrân kavmi, garb cânibinde Deşt-i Kıpçak kavmi ve Benî Asfer ve Sal‘ât ve Kırım ve Rus-ı menhûs tâ’ifesi mâbeynlerinde hudûd etmişdir kim hâlâ kûh-ı Elburz içinde ve Irak-ı Dâdyân dağlarında üç kat dîvâr ve üç kat handak hafr-i azîmi bu hakîr Evliyâ-yı pür-taksîrin manzûru olmuşdur. Ekseriyyâ Kırım'dan Kumuk diyârına giden hânlar im‘ân-ı nazar ile nazar etse ma‘lûmları olur. Bir rivâyetde İskender binâ etdüğü bu sedd-i rasîfdir, derler. Ammâ İskender hılâfetinden vilâdet-i Resûlullah'a gelince bi-kavli Muhammed ibn İshak 882 sene idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 315b–316a ·
metinde göster ·
… ebâb edüp ba‘dehû İskender-i Kübrâ asrında sehel imâr olmada iken İskender otuz
iki sene
hilâfetden sonra merhûm olup bu kal‘a-i Yunaniyân'dan kayâsıralar bir amel-i yı …
Bu Hamâ şehrine lisân-ı Yunan'da "Hamutân" derler, lisân-ı Parsî'de "Dârşenbit" derler. Lisân-ı Dürüzî'de "Şehrezûl" derler. Lisân-ı Arab'da "Hamâ" derler. Tûfândan sonra ibtidâ bânîsi Hâm b. Nûh aleyhi's-selâmdır. Gâyet imâristân olup Âsî nehri gelmezden mukaddem dörd kerre yüz bin bi’r-i azîmler ile reyy olur bir şehr-i azîm idi. Cümle kavmi Benî İsrâ’îlî olmak ile Hazret-i Yahyâ a.l.m. hûnını Buhtunnasr {kavm-i İsrâ’îl'den almak içün} bu şehr-i Hamutân'ı harâb [u] yebâb edüp ba‘dehû İskender-i Kübrâ asrında sehel imâr olmada iken İskender otuz iki sene hilâfetden sonra merhûm olup bu kal‘a-i Yunaniyân'dan kayâsıralar bir amel-i yığma püşte üzre bir kal‘a binâ etdi ve gâyet ma‘mûr olup kralı Şâm-Tarabulus'da İşpaniye Frengiyle ittifâk edüp Şâm ve Mekke ve Medîne yolların ve niçe şehirlerin harâb [u] yebâb etmeğe başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 25a ·
metinde göster ·
Dîğer hikmet-i garîbe [vü] acîbe: Bi-kavl-i müverrihîn, Hazret-i Risâlet-penâh'ın vilâdet-i şerîfinden sekiz yüz seksen iki sene mukaddem İskender-i Kübrâ asrında bu Gazze kurbunda leb-i deryâda şehr-i Askalân'dan tâ vilâyet-i Kıbrıs'a varınca deryâ içre bir vâsi‘ yol var idi. Cemî‘i tüccârân-ı berr ü bihâr ol câdde-râh ile cezîre-i Kıbrıs'a gidüp gelirlerdi. Hattâ Mısır'ın Kabâbıtalar asrında binâ olunan divârlarının amûd-ı müntehâları bu şâh-râh ile câmûslar ve develer çeküp Mısır'a gelmişler. Ba‘dehû İskender asrında Hamâlı bir Yahûdî Mısır'ın Nîl-i mübârekin sihr ile Hamâ şehrine getürürken bir şişe içre Nîl suyun zemîne urup Tene buhayresi zâhir olup Kıbrıs yolunun nısfı gark oldu ve ol râhın nısfı mukaddemâ İskender Karadeniz'i kesüp Akdeniz'e mahlût etdirdiği asrda külliyet üzre şehr-i Askalân ve şehr-i Gazze'den Kıbrıs'a yol gark olup ilâ yevminâ hâzâ mellâhlar deryâ içre cezîre-i Kıbrıs'dan gelirken ol yolları deryâda görüp sığlarından hazer edüp gemilerin alarka geçirirler. (---)(---)(---)(---)49a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 48b–49a ·
metinde göster ·
{Der-sitâyiş-i nehr-i azîm Edil}: Ammâ ru-yı arzda Cenâb-ı Bârî cümleden büyük Moskov diyârında nehr-i azîm Edil'i halk etmişdir kim tulû‘undan gurûbına gelince kırk mil ve elli mil arzı vardır. Ve umkı yigirmi kulaç ve otuz kulaç derindir. İbtidâ tulû‘ı Moskov diyârının cânib-i garbîsinde bahr-i Muhît kenarındaki dağlardan tulû‘ edüp yedi aylık yol cânib-i şarka cereyân edüp Heyhât sahrâsının şark tarafı nihâyetinde bahr-i Haraz'a (---) koldan derya-misâl mahlût olur. Moskov gemileri ve Acem'in Bakü ve Demirkapu ve Gilân gemileri bu nehre girüp Moskov'a tüccâr-ı sevdâgerân götürürler. Hattâ Murâd Hân-ı Sâlis'de Sokollu Mehemmed Paşa kal‘a-i Azak dibinden cereyan eden Ten nehrinin başı, Edil nehrine üç menzil olmağıla nehr-i Edil'den hafirler kazup nehr-i Ten'e mahlût etmeğe iki sene çalışup husûle gelmişken bi-emri Hayy [u] Kadîr şiddet-i şitâ gelüp asker kırılup cümle mühimmât anda kalup Moskov ahz eylemişdir. Eğer ol Edil ile nehr-i Ten birbirine mahlût olsa İslâmbol'dan gemilerle cümle asker-i İslâm cebehâne ve mühimmâtlarıyla Karadeniz'den Azak bahrine, andan nehr-i Ten ile tâ nehr-i Edil'e, andan gemiler ile Acem diyârında Demirkapu'yu ve Bakü'yü ve Şirvân [u] Şemâkı'yı ve Gîlân'ı bî-bâk ü bî-pervâ zabt etmek mümkin idi. Allahümme yessir. Hâlâ mülûk-ı Âl-i Osmân murâd edinse emr-i sehildir. Zîrâ Edil nehrine handaklar varmağa bir sâ‘atlik yer kalmışdır. Nehr-i Edil'in irtifâ‘ı âlîdir. Nehr-i Ten süflîdir. Ol ecilden nehr-i Edil deryâsı kal‘a-i Azağa gelirdi. Bu hakîrin Mehemmed Girây Hân asrında Edil handakları manzûrumuz olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 115a ·
metinde göster ·
… 'l-feth'i 100a halîfe etdiklerinde on üç sinne bâliğ iken sene 847 cülûs edüp
iki sene
saltanat sürüp yine kul gulû-yı âm edüp,
Ba‘dehû kul kendüyi hılâfetden "Kocamışdır" deyü hal‘ edüp oğlu Ebü'l-feth'i 100a halîfe etdiklerinde on üç sinne bâliğ iken sene 847 cülûs edüp iki sene saltanat sürüp yine kul gulû-yı âm edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 99b–100a ·
metinde göster ·
dest-i İslâm'da kalup bir cum‘a gün derûn-ı hisârda re‘âyâ olan kefereler hisâr …
Ba‘dehû bu kal‘a-i bî-misâlin evsâfın Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân istimâ‘ etdikde asker-keşân olup bu kal‘ayı muhâsara edüp hikmet-i İlâh fethi müyesser olmayup bî-feth avdet etdiğinden dağ-ı derûn olup sene-i âtîde yine asker-i deryâ-misâl ile sene 866 târîhinde gelüp amân u zamân vermeden feth edüp derûn-ı hisâra müstevfâ asâkir ve cebehâne koyup ba‘dehû iki sene dest-i İslâm'da kalup bir cum‘a gün derûn-ı hisârda re‘âyâ olan kefereler hisâr kapuların açup taşradan içeri küffâr dolarak cevâmi‘lerde ümmet-i Muhammedi kırarak kal‘ayı kabza-i tasarrufa alup câmi‘lerimiz yine kenîsalar edüp kâmil altmış yedi sene küffâr-ı füccârın elinde kalır. Tâ ki sene 934 târîhinde Süleymân Hân ümerâlarından Hüsrev Beğ Yayiçse içre olan küffârlara mâl-ı firâvânlar bezl edüp ve gûnâ-gûn ta‘ahhüdler edüp keferelerin gönlün eder. Meğer küffârın dağlarda bir deyrleri var imiş. Ol deyrde bed-âyîn ederlerken ol gece guzât-ı müslimîn şebhûn edüp kal‘anın her tarafından ve battâl kapu tarafından nerdübânlar ile nâmân voyvada ol gece derûn-ı hisâra girüp kal‘a-i Yayiçse'yi feth ederler. Müjdesine Gâzî Hüsrev Beğ'e giderler. Meğer Hüsrev Paşa sayd [u] şikârda bulunup safâsından üstündeki esbâbları ve atı ve donuyla müjde eden gâzîye ihsân edüp yine ol gâzîyi müjde ile Sultân Süleymân Gâzî'ye gönderüp {ol gâzîye} Yayiçse kal‘ası dizdârlığı sadaka olunur. Hâlâ Hüsâm Kapudan rahmetullâhi aleyh derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 151a ·
metinde göster ·
… kerre kaynadup altun ile mutallâ olmuş gümüş bıçak ve hançer gılâflarına sürse
iki sene
reng-i zerdi gidüp fenâ bulmaz. Hattâ bu hakîrin parmağında Ferîd Çelebi hattıy …
Tahrîr-i Tabahâne ılıcası: Bu mezkûr Yeşil Direkli germâbı kurbunda varoş-ı Tabahâne mahallâtı içre kurşum örtülü bir ma‘mûr ılıca-i azîmdir. Bunun dahi suyu mu‘tedilü's-sühûndur. Gâyet kükürd râyihalı âb-ı kibrîtdir. Hattâ kuyumcular bu mâ-i germâdan şişelerle alup âteşde kaynadup altun âvânî şeyler üzre dökse eyle mücellâ ve musaykal zer-i hâlis olup bir yıl kâmil rengi mütegayyir olmaz. İki kerre kaynadup altun ile mutallâ olmuş gümüş bıçak ve hançer gılâflarına sürse iki sene reng-i zerdi gidüp fenâ bulmaz. Hattâ bu hakîrin parmağında Ferîd Çelebi hattıyla zümürrûd üzre kazılmış "Seyyâh-ı âlem Evliyâ" deyü kazılmış bir gümüş hâtemim var idi. Bu Tabahâne ılıcasına ol hâtemle girüp taşra çıkdım. Hâtemim sîm-i hâlis iken zer-i hâlis rengin bağlamış. Tâ Uyvar fethine gidüp Belgrad'da bir sene meştâ edüp hâtemimim reng-i zerdine aslâ tagayyür gelmedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 85a ·
metinde göster ·
sonra hakîre ol dollâbı ve bu câmi‘-i Kızılelma'yı görmek müyesser oldu. Hâzâ m …
Hattâ peder-i merhûm âlem-i sabâvetimizde buyururlardı kim, "Süleymân Hân-ı Gâzî ile Kızılelma-yı Üstürgon'u feth etdiğimizde Kızılelma câmi‘i içinde bir dollâb kapağı dahi bizim âsâr-ı acîbemizdendir" deyü bu dollâbın evsâfını nakl ederlerdi. Hamd-i Hudâ kırk iki sene sonra hakîre ol dollâbı ve bu câmi‘-i Kızılelma'yı görmek müyesser oldu. Hâzâ min fazlı Rabbî.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 95b ·
metinde göster ·
"Sultânım kaçan kim bir vezîr Beç'e mutasarrıf olmak ister,
iki sene
kâmil Budin'de ve Üstolni-Belgrad'da ve Eğre vilâyetlerinde kışlalar verüp yüz …
"Sultânım kaçan kim bir vezîr Beç'e mutasarrıf olmak ister, iki sene kâmil Budin'de ve Üstolni-Belgrad'da ve Eğre vilâyetlerinde kışlalar verüp yüz bin Tatar askeriyle ve yüz bin Âl-i Osmân askeriyle kâfiristâna çapullar verüp cemî‘i kâfirin kolun kanatların kırup üçüncü yılda cümle hâzır mühimmâtlar ile hemân kar alaca olunca Beç kal‘asın muhâsara edüp yine Tatar askeri tâ Prağ'a ve Loncat'a ve İstirinye'ye varınca nehb ü gâret etmeden hâlî olmayup iki ayda kal‘a-i Beç'i aldı yâ almadı, hemân kış gelmeden askeri Beç altından çıkarup ibtidâ Üstolni-Belgrad yakındır, ana çıkmak gerek ki selâmet buluna. Eğer bu üslûb üzre Beç kal‘ası muhâsara olunup asker ile yek-dil [ü] yek-cihet olup "Mâl-ı ganâ’im sizin, kal‘a pâdişâhın" denilirse inşâallâh Beç değil Prag ve Amıstırdam ve Lonçat şehirleri bile feth olur" dedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 203a ·
metinde göster ·
… brâ zamânında amâr olmuşdur kim vilâdet-i Hazret-i Resâlet'den sekiz yüz seksen
iki sene
mukaddemdir. Ve Hazret-i Îsâ, Hazret'den altı yüz sene mukaddemdir. Bu kal‘a Îs …
Be-kavl-i tevârîh-i Yûnân ya‘nî hakîm Yanvan tahrîri üzre bu cezîre-i gülistânı ibtidâ İskender-i Kübrâ zamânında amâr olmuşdur kim vilâdet-i Hazret-i Resâlet'den sekiz yüz seksen iki sene mukaddemdir. Ve Hazret-i Îsâ, Hazret'den altı yüz sene mukaddemdir. Bu kal‘a Îsâ'dan iki yüz seksen iki sene mukaddem binâ olduğu Ker Elena deyrinde hatt-ı Latin ile beyâz mermer üzre târîhi mastûrdur. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Ciniviz krallarından Markadina(?) nâm kral-ı nâkâm Âl-i Emeviyyûn'dan Abdülmelik Halîfe'nin havfinden bu kal‘ayı inşâ etmişdir. Zîrâ Emeviyyûnun zamân-ı hilâfetlerinde cezîre-i Kıbrıs ve cezîre-i Girit ve cezîre-i Mora ve Mağrib-zemînde vilâyet-i Cezâyir ve İşpanya ve sâ’ir cezâyirânlar feth olup İslâmbol kal‘asın muhâsara ile feth edüp bâ-sulh Şâm'a avdet etdükde ol sene bu Sakız kal‘asın Ciniviz kralı binâ etmişdir. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Sultân Süleymân fethidir. Be-dest-i Piyale Paşa.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y55a ·
metinde göster ·
… et-i Îsâ, Hazret'den altı yüz sene mukaddemdir. Bu kal‘a Îsâ'dan iki yüz seksen
iki sene
mukaddem binâ olduğu Ker Elena deyrinde hatt-ı Latin ile beyâz mermer üzre târî …
Be-kavl-i tevârîh-i Yûnân ya‘nî hakîm Yanvan tahrîri üzre bu cezîre-i gülistânı ibtidâ İskender-i Kübrâ zamânında amâr olmuşdur kim vilâdet-i Hazret-i Resâlet'den sekiz yüz seksen iki sene mukaddemdir. Ve Hazret-i Îsâ, Hazret'den altı yüz sene mukaddemdir. Bu kal‘a Îsâ'dan iki yüz seksen iki sene mukaddem binâ olduğu Ker Elena deyrinde hatt-ı Latin ile beyâz mermer üzre târîhi mastûrdur. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Ciniviz krallarından Markadina(?) nâm kral-ı nâkâm Âl-i Emeviyyûn'dan Abdülmelik Halîfe'nin havfinden bu kal‘ayı inşâ etmişdir. Zîrâ Emeviyyûnun zamân-ı hilâfetlerinde cezîre-i Kıbrıs ve cezîre-i Girit ve cezîre-i Mora ve Mağrib-zemînde vilâyet-i Cezâyir ve İşpanya ve sâ’ir cezâyirânlar feth olup İslâmbol kal‘asın muhâsara ile feth edüp bâ-sulh Şâm'a avdet etdükde ol sene bu Sakız kal‘asın Ciniviz kralı binâ etmişdir. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Sultân Süleymân fethidir. Be-dest-i Piyale Paşa.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y55a ·
metinde göster ·
muhâsara-i ceng [ü] cidâl ve harb [u] kıtâl ile Melik Tâhir [[(---)(---)(---) …
Ve bu sahrâlar cümle Türkmân çerâgâhıdır. Sayf u şitâda nebâtâtı eksik değildir. Gâyet mahsûllü sevâhil yerlerdir. Ve bu sahrâ-yı âbâdânı [[(---) (---) (---)]] sene (---) târîhinde İşpanya keferesi destinden iki sene muhâsara-i ceng [ü] cidâl ve harb [u] kıtâl ile Melik Tâhir [[(---) (---) (---)]] sene (---) târîhinde emân ile feth edüp Şâm-ı Tarabulus paşasının hâssıdır ve subaşılıkdır. Ve yüz [[(---) (---) (---)]] kadıya üç kîse hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y181b ·
metinde göster ·
… skender'dir. Ol asırda otuz iki yıla bir karn derlerdi, iki karn ya‘nî iki otuz
iki sene
ya‘nî altmış [dörd] yıl pâdişâh olduğuyçün Zülkarneyn dediler. Bir rivâyetde al …
Bu gûne dörd İskender gelmişdir. Rûm kavmi Feylekos oğlu İskender-i Zülkarneyn Yûnânî'dir, derler, ammâ bir tevârihde İskender ibn Merzûbe'dir. İsmi Merziyâ'dır, künyeti İskender'dir. Ol asırda otuz iki yıla bir karn derlerdi, iki karn ya‘nî iki otuz iki sene ya‘nî altmış [dörd] yıl pâdişâh olduğuyçün Zülkarneyn dediler. Bir rivâyetde alnında iki et pâresinden boynuzları olduğundan Zülkarneyn dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y10b ·
metinde göster ·
… Hazret-i Risâlet-penâh'ın ammîsidir kim İbn Abdülmuttalib'dir. Lâkin hazretden
iki sene
büyük idi. Müddet-i ömürleri 85 sene. Hicret-i Nübüvvet'den otuz iki sene sonra …
Müddet-i saltanatları beş yüz yigirmi üç sene ve on bir ay ve bir gün oldu. Abbâs hazretleri Hazret-i Risâlet-penâh'ın ammîsidir kim İbn Abdülmuttalib'dir. Lâkin hazretden iki sene büyük idi. Müddet-i ömürleri 85 sene. Hicret-i Nübüvvet'den otuz iki sene sonra fevt olup kabri Medîne-i münevverede Bakî‘'de medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y24b ·
metinde göster ·
… etden iki sene büyük idi. Müddet-i ömürleri 85 sene. Hicret-i Nübüvvet'den otuz
iki sene
sonra fevt olup kabri Medîne-i münevverede Bakî‘'de medfûndur.
Müddet-i saltanatları beş yüz yigirmi üç sene ve on bir ay ve bir gün oldu. Abbâs hazretleri Hazret-i Risâlet-penâh'ın ammîsidir kim İbn Abdülmuttalib'dir. Lâkin hazretden iki sene büyük idi. Müddet-i ömürleri 85 sene. Hicret-i Nübüvvet'den otuz iki sene sonra fevt olup kabri Medîne-i münevverede Bakî‘'de medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y24b ·
metinde göster ·
… Ve her bâr ihsân [u] in‘âmın alup hırka-i gûnâ-gûnun geymek mukarrerdir. Ve bir
iki sene
hânesinde mihmân olmuş cân vardır. Bir kimesne istiskâl etmeğe kâdir değildir. …
Cümle ulemânın ser-çeşme ve ser-firâzı ve sâdât-ı kirâmın mümtâzı Nakîbü'l-eşrâf Seyyid Burhâneddîn-i Rûmî'dir. Hamîd sancağında Eğirdir şehrinde yine Seyyid Burhâneddîn hazretlerinin ırk-ı tâhirindendir. Ecdâdlarının niçe yüz keşf [ü] kerâmetleri zâhir ü bâhir olmuşdur. Ammâ kendüleri Mısır'da yetmiş yıldır kim sâkin olmuşlardır. Gâyetü'l-gâye sâhib-i kerem hânedân sâhibidir. Rûm ve Arab u Acem'den, Hind ü Sind ve Semerkand [u] Buhârâ'dan seyyâhân-ı cihân ki Mısır'a gele, elbette anın hâne-i bî-minnetinde mihmân olup şeref-i sohbetiyle müşerref olup ni‘met-i nefîsesin tenâvül ederler. Ve her bâr ihsân [u] in‘âmın alup hırka-i gûnâ-gûnun geymek mukarrerdir. Ve bir iki sene hânesinde mihmân olmuş cân vardır. Bir kimesne istiskâl etmeğe kâdir değildir. Hemân mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y74a ·
metinde göster ·
… almış müte‘addid hücreleri ve başka müsâfirîn ü mücâvirîn hâneleri var kim bir
iki sene
sâkin olmuş âdemler vardır, şeb [ü] rûz summât-ı Muhammedî'den tenâvül edüp sen …
Ammâ cümleden hazret-i Şeyh Bekrîzâde Azîz Mehemmed Efendi hazretlerinin ecdâd-ı izâmlarından intikâl edüp milk-i mevrûs-ı kadîmeleri olan sarây-ı âlîdir kim bu bürkenin cenûbî tarafı köşesin dutmuş bir kâşâne-i azîmdir kim kat-ender-kat kâ‘alar ve dîvânhâneler Y 132a ve gûnâ-gûn maksûre ve havz u şâzrevânlar ile müzeyyen üç yüz almış müte‘addid hücreleri ve başka müsâfirîn ü mücâvirîn hâneleri var kim bir iki sene sâkin olmuş âdemler vardır, şeb [ü] rûz summât-ı Muhammedî'den tenâvül edüp sene başında bir kat libâçesin alup du‘â-i hayr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y131b–Y132a ·
metinde göster ·
… mmed bin İshâk kavlince Hazret-i Risâlet-penâh'ın vilâdetinden sekiz yüz seksen
iki sene
mukaddem İskender-i Kübrâ bu kal‘ayı evvelki binâsından ziyâde tevsî‘ edüp ol k …
Ve müverrih-i âlem Muhammed bin İshâk kavlince Hazret-i Risâlet-penâh'ın vilâdetinden sekiz yüz seksen iki sene mukaddem İskender-i Kübrâ bu kal‘ayı evvelki binâsından ziyâde tevsî‘ edüp ol kadar ma‘mûr u müzeyyen ve alâyimâtlar ve tılsımâtlar îcâd etdi kim vech-i arzda eyle bir şehr-i azîm binâ olunmamış idi. Cemî‘i elsine-i milel temâşâsına gelirdi. Binâ eden İskender-i Zülkarneyn'dir kim nesebleri İbn Rûmî ibn Nîtî [Nebatî?] ibn Nu‘mân ibn Târic ibn Yâfes ibn Nûh aleyhisselâmdır. Ve bir kavilde İskender ibn Dârâb ibn Behmen ibn İsfendiyâr'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y314a ·
metinde göster ·
… Ömer radıyallâhu anh hilâfetinde Hazret-i Risâlet-penâh'ın intikâlinden yigirmi
iki sene
sonra Amr ibnü'l-Âs Mısır fethine gelüp Mısır'ı feth edüp Amr ibnü'l-Âs Hazret- …
Ve bu Sahâbe-i kirâmların sebeb-i şehâdetleri oldur kim Hazret-i Risâlet asrında bu Behnîsâ şehri ol kadar ma‘mûr [u] âbâdân idi kim misli meğer Ümmü Dünyâ Mısır ola idi. Ba‘dehu Rûm keferesi tama‘a düşüp İskenderiyye ve Mısır'ı ve bu Behnîsâ'ya istîlâ edüp mutasarrıf olup Kıbtî tâ’ifeleri re‘âyâ olup Melik Mukavkıs boybeği pâyesinde Kıbtîler üzerine hâkim kalup nihânîce Hazret-i Risâlet tarafına Zennûn-ı Mısrî gönderüp Yûnâniyân elinden vilâyetin halâsıyçün ricâ edüp ilticâ ederdi. Hikmet-i Hudâ Hazret-i Risâlet asrında fethi müyesser olmayup Hazret-i Ömer radıyallâhu anh hilâfetinde Hazret-i Risâlet-penâh'ın intikâlinden yigirmi iki sene sonra Amr ibnü'l-Âs Mısır fethine gelüp Mısır'ı feth edüp Amr ibnü'l-Âs Hazret-i Hâlid ibn Velîd'i otuz bin asker ile Behnîsâ gazâsına serdâr-ı mu‘azzam edüp gönderdi. Bir rivâyetde bizzât Amr ibnü'l-Âs bile idi derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
kâmil mutasarrıf olup niçe adl [u] adâlet edüp eyâlet-i Mısır'da eyle emn [ü] e …
Ba‘dehu Hüseyin Paşa efendimiz iki sene kâmil mutasarrıf olup niçe adl [u] adâlet edüp eyâlet-i Mısır'da eyle emn [ü] emân-ı Osmâniyân olup eyle ganîmet oldu kim ta‘bîr olunmaz. Ve Ümmü'l-kıyâs'dan tâ Kademü'n-Nebî'ye varınca seksen bin zirâ‘-ı melikî yerde bir hafr-i azîm kazup yetmiş seksen bin âdem ve on bin câmûs borc(?) cürâfayı çeküp derk-i esfel-misâl hafrden Nîl'i Eski Mısır önünde Bulak şehrine cereyân etdirüp anbâr-ı Yûsuf önüne bî-bâk ü bî-pervâ gılâl gemileri gelüp yanaşırlar idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
… nâsıb-ı dünyâ bir destmâl gibidir yılda bir kerre yenilmez(?) destmâl-misâldır.
İki sene
Mısır'a azîz olup veyâ Azîz ismine mazhar olduğıyçün ma‘zûz azîz ü mükerrem, ik …
Hakkâ ki zamân-ı Sultânzâde Cânpûlâdî'de dîdemiz dünyâ göziyle Mısır'ın bu mertebe görülmemiş bir mürtefi‘ müzeyyen olduğun gördük kim Ümmü Dünyâ nev-arûs gibi müzeyyen oldu. Âhirü'l-emr bu menâsıb-ı dünyâ bir destmâl gibidir yılda bir kerre yenilmez(?) destmâl-misâldır. İki sene Mısır'a azîz olup veyâ Azîz ismine mazhar olduğıyçün ma‘zûz azîz ü mükerrem, ikinci senede yine Kıbtî hisâbı üzre Tût başında sene 1084 Şa‘bân'ı gurresinde Defterdâr Ahmed Paşa'ya Mısır eyâleti ihsân olunup müsellimi Hazînedâr Mustafâ Ağa gelüp dîvân-ı Mısır'da Hüseyin Paşa efendimizden hil‘at geyüp Mısır ümerâlarından Kansu Beğ kâ’immakâm hil‘ati ile (---)(---)(---) olup şâd olup ve geyüp Mısır'a mutasarrıf oldular. Ertesi gün Cânpûlâdzâde'ye alay-ı azîm hâzır (---)(---) olup istemeyüp hemân kendü askeriyle Mısır içinde Ken‘ân Beğ'in (---)(---)(---) sarâyından ale'l-ittifâk a‘yân-ı Mısır konaklar verüp (---)(---)(---) tâ Ahmed Paşa'ya (---)(---)(---) Paşa gelince Q 351b oldu. P 345b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
… Asıl Kandiye bunun re’y-i tedbîriyle feth olmuşdur. Yedi sene yeniçeri ağası ve
iki sene
Bağdâd andan 3 sene sene 1102 Mısır oldu, hafizahullâhu ta‘âlâ.
Ve Abdurrahmân Paşa: Rûm'da Elbasan sancağında Pekin kal‘asında neşv [ü] nemâ bulmuş, Arnabudü'l-asl. Yeniçeri ocağından tulû‘ edüp Kandiye fethinde kul kethudâsı ve yeniçeri ağası bulunup üç sene yeniçeri[yi] Kandiye altında zabt [u] rabt edüp metrisde beklemişdir. Asıl Kandiye bunun re’y-i tedbîriyle feth olmuşdur. Yedi sene yeniçeri ağası ve iki sene Bağdâd andan 3 sene sene 1102 Mısır oldu, hafizahullâhu ta‘âlâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·