doğmuşlardır. İki birâder-i cân-beraber bir anda merhûm olup Üçşerîfeli hatîres …
Monla Mehemmed bin Ya’kûb: Orhân oğlu Süleymân Paşa ile ibtidâ diyâr-ı Rûm'a geçen Ece Ya‘kûb neslinden olmağıla Ecezâde derler. Lisân-ı Türkî'de "ece", karındaşa derler. Hikmet-i Hudâ bu Monla Mehemmed ikiz doğmuşlardır. İki birâder-i cân-beraber bir anda merhûm olup Üçşerîfeli hatîresinde medfûn olup kabr-i Eceler derler. Selîm Hân-ı Evvel ulemâlarındandır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 168a ·
metinde göster ·
… idi, mâl-ı firâvâna mâlik idi. Cenâb-ı Kibriyâ ana Yûnus Nebî du‘âsıyla ol sene
ikiz
doğar iki evlâdı hâsıl olup Hazret-i Yûnus isimlerini Merâdin deyü nâm buyururl …
Bu kal‘a-i yed-i kudret hakkında niçe bin müverrihân-ı Arab u Acem ve Rûm u Yunaniyân ve gayrı milel-i edyân-ı bâtılân bizâyeleri zu‘munca çok evsâfın tahrîr etmişlerdir, ammâ târîh-şinâs Mıkdısî kavlince bu kal‘a-i Mardin'in imâretine sebeb bizzât Hazret-i Yûnus Nebî aleyhisselâm idi. Zirâ Yûnus Nebî vakt-i şitâda Musul kurbünde Beledü'l-hatîb şehrinde sâkin olurdu. Vakt-i yayda yaylaya çıkup bu cebel-i Mardin'de sâkin olup kisb-i tarâvet edüp ibâdet ederdi. Hâlâ kûh-ı Mardin'de niçe gâr-ı azîmler vardır, anda sâkin olup hâlâ savma‘a-i Yûnus Nebî derler bir gâr-ı yetîmân-ı kân-ı züvvârândır. Ol asırda bu cebele Kûh-ı Şâhika derlerdi. Bu cibâlin gârları içre bir ejderhâ peydâ olup Hazret-i Yûnus'a imân getürenlerden niçe bin ümmet-i Yûnus'u tenâvül etdi. Ba‘dehû Hazret-i Yûnus'dan niçe münkerîn mu‘cize isteyüp niçe bin kavm-i Yahûd. "Bu cebel-i Şâhika'da ejderi katl eyle, sana imân getirelim", dediler. Andan Hazret-i Yûnus aleyhisselâm nübüvvet kuvvetiyle ol ejdere bir taş urup katl edüp üç bin aded münkerîn İslâm ile müşerref olup bu cebelde sâkin olup Hazret-i Yûnus ile hem-civâr oldular ve günden güne bây oldular. Bu cebelde ejder hâsıl olduğundan bu kûh-ı bülende kûh-ı Mâr dediler. Bir sebeb-i tesmiyyesi dahi yine ümmet-i Yûnus Nebî'den bir ulu beğ var idi, mâl-ı firâvâna mâlik idi. Cenâb-ı Kibriyâ ana Yûnus Nebî du‘âsıyla ol sene ikiz doğar iki evlâdı hâsıl olup Hazret-i Yûnus isimlerini Merâdin deyü nâm buyururlar. Bu iki fetâ kırkar seneye bâliğ olduklarında Hazret-i Yûnus'un ta‘lîmiyle bu iki karındaş Cebel-i Mâr üzre bir sûr-ı kebîr edüp itmâm etdiklerinde Hazret-i Yûnus bu kal‘aya Merdeyn buyurdular. Zirâ iki merd-i meydân binâ etmişdir. Anınçün Merdeyn'den galat Mardin derler, ammâ diyâr-ı Acem'de yılan ve çıyan ve ejderhâ kânı olduğundan kal‘a-i Mâr-ı dîn derler. Diyâr-ı Arab'da kal‘a-i Şâhika derler, diyâr-ı Rûm'da Mardin derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 210a ·
metinde göster ·
müştak olduğundan mâ‘adâ üç evlâd müştakk olduğu karîbü'l-ahd vâki‘ olduğundan …
Acîbe-i diğer: Benî Âdem dahi "İkişer ikiz müştak olduğundan mâ‘adâ üç evlâd müştakk olduğu karîbü'l-ahd vâki‘ olduğundan gayrı yedisi bir anda doğduğun gördük", deyü Âdilcevâz ihtiyârları şehâdet etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 243a ·
metinde göster ·
… küçük oğlancıklara derler. Âb [u] hevâsı latîf olduğundan ekseriyyâ zenâneleri
ikiz
ikiz vaz‘-ı haml etdiklerinden hâlâ ve ol sıbyân [u] püserânları kesret üzre ol …
Lisân-ı Yörükân ve Çitağan üzre "Kızan" küçük oğlancıklara derler. Âb [u] hevâsı latîf olduğundan ekseriyyâ zenâneleri ikiz ikiz vaz‘-ı haml etdiklerinden hâlâ ve ol sıbyân [u] püserânları kesret üzre olduğundan Yörükân tâ’ifesi bu belîdeye Kızañlık ve Kızanlık deyü nâm vermişler. Bir rivâyetde Gâzî Hudâvendigâr asrında bu şehirde kaht-ı azîm olup kızlık olduğundan kızanlık demişler. Rûmeli eyâletinde Çirmen sancağı hâkinde voyvadalıkdır ve yüz elli akçe pâyesiyle şerîf kazâdır. Mahkemesi tâ şehrin ortasında Keçideresi suyu üstünde bâğ-ı İrem-misâl bir mahkeme-i şer‘-i Resûl-i mübîndir. Kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi ve bâcdârı ve harâc ağası ve şehir kethudâsı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 53a ·
metinde göster ·
… k oğlancıklara derler. Âb [u] hevâsı latîf olduğundan ekseriyyâ zenâneleri ikiz
ikiz
vaz‘-ı haml etdiklerinden hâlâ ve ol sıbyân [u] püserânları kesret üzre olduğun …
Lisân-ı Yörükân ve Çitağan üzre "Kızan" küçük oğlancıklara derler. Âb [u] hevâsı latîf olduğundan ekseriyyâ zenâneleri ikiz ikiz vaz‘-ı haml etdiklerinden hâlâ ve ol sıbyân [u] püserânları kesret üzre olduğundan Yörükân tâ’ifesi bu belîdeye Kızañlık ve Kızanlık deyü nâm vermişler. Bir rivâyetde Gâzî Hudâvendigâr asrında bu şehirde kaht-ı azîm olup kızlık olduğundan kızanlık demişler. Rûmeli eyâletinde Çirmen sancağı hâkinde voyvadalıkdır ve yüz elli akçe pâyesiyle şerîf kazâdır. Mahkemesi tâ şehrin ortasında Keçideresi suyu üstünde bâğ-ı İrem-misâl bir mahkeme-i şer‘-i Resûl-i mübîndir. Kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi ve bâcdârı ve harâc ağası ve şehir kethudâsı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 53a ·
metinde göster ·
… Hazret-i Âdem Havrân sahrâsında zirâ‘at edüp anda sâkin iken tenâsül olsun içün
ikiz
müştak olanları birbirinden ayırup gayri kardaşa kız verir. Hazret-i şîs ana bi …
Ve kelimâta gelseler bedî‘ü'l-beyân ve fasîhü'l-lisândırlar. Zîrâ bu şehrin mahbûb [u] mahbûbesinin çoğu Havrân diyârından gelmişdir. Ve sâhib-i tabî‘at olan kimesneler Havrân'dan kız alırlar. Havrân Hûrân'dan galatdır kim Hazret-i Âdem Havrân sahrâsında zirâ‘at edüp anda sâkin iken tenâsül olsun içün ikiz müştak olanları birbirinden ayırup gayri kardaşa kız verir. Hazret-i şîs ana bir kız karındaşlarından birini menkûhalığa kabûl etmeyüp Hazret-i Âdem âlem-i hayretde kalup Cenâb-ı Bârî'den nidâ P 106a gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y250b ·
metinde göster ·
… ya‘nî ekinci san‘atıyla kifâflanırken tenâsül-i kesîre olsun içün izn-i Hak ile
ikiz
ikiz müştak olan evlâdları birbirinden ayırup gayrısıyla müştak olana verirdi.
Ve bu Küteybe etrâfında olan karyelerde ol kadar mahbûbe pençe-i âfitâbe perî-peyker kamer tal‘at bâkire nâzenînler olur kim âdemin aklı perîşân olup niçe huccâc hacca gitmeden fârig olayazdılar. Zîrâ bu Havran Hûrân'dan galatdır. Hazret-i Âdem bunda sâkin olup dihkânî ya‘nî ekinci san‘atıyla kifâflanırken tenâsül-i kesîre olsun içün izn-i Hak ile ikiz ikiz müştak olan evlâdları birbirinden ayırup gayrısıyla müştak olana verirdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y259a ·
metinde göster ·
… ekinci san‘atıyla kifâflanırken tenâsül-i kesîre olsun içün izn-i Hak ile ikiz
ikiz
müştak olan evlâdları birbirinden ayırup gayrısıyla müştak olana verirdi.
Ve bu Küteybe etrâfında olan karyelerde ol kadar mahbûbe pençe-i âfitâbe perî-peyker kamer tal‘at bâkire nâzenînler olur kim âdemin aklı perîşân olup niçe huccâc hacca gitmeden fârig olayazdılar. Zîrâ bu Havran Hûrân'dan galatdır. Hazret-i Âdem bunda sâkin olup dihkânî ya‘nî ekinci san‘atıyla kifâflanırken tenâsül-i kesîre olsun içün izn-i Hak ile ikiz ikiz müştak olan evlâdları birbirinden ayırup gayrısıyla müştak olana verirdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y259a ·
metinde göster ·
… rd [ü] zenânı on senede bâliğ olur. Yedi ayda ve sekiz ayda vaz‘-ı haml etdükde
ikiz
doğar.
Hikmet-i Hudâ, havâsının letâfetinden zenânesi ve hayvânları senede ikişer ikişer doğurur. Ammâ âdemden gayrı behâyimleri beher sene üç kerre kuzular, ammâ gâyet nahîf ü za‘îf kuzuları hâsıl olur. Ve merd [ü] zenânı on senede bâliğ olur. Yedi ayda ve sekiz ayda vaz‘-ı haml etdükde ikiz doğar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y408b ·
metinde göster ·