… olsa Karadeniz'den bir dahi nehr-i Sakarya ile düşman girmez ve İzmit şehri iç
il olup
şehr-i Bolu'ya varınca beş konak yer ammâr olup Bolu şehri iskeleye karîb olup …
Nehr-i azîm Sakarya : İki sâ‘at karîb ubûr edüp Kocaili içinde kasaba-i İrva kenarında bahr-i Siyâh'a munsab olup sehl himmet-ile nehr-i Sakarya bu buhayreye mahlût olmak şey-i kalîl idi. Ve bu buhayre İzmit körfezine üç sâ‘at karîb olmağıla bu gölün ayağı İzmit tuzlası önünde deryâya karışır. Hatta Sultân (---) asrında bu buhayreyi İzmit körfezine ilhâk eylemeğe niçe kerre yüz bin kazma ve çapa ve ırgad ve bennâ çalışup ittisâline sehl kalmışken "Vâfir genc ve ömr-i Nûh gerekdir" deyü İzmit halkının ığvâsıyla ferâğat etdiler. Ammâ eğer Sakarya nehri halîce ve halîc İzmit körfezine mahlût olsa Karadeniz'den bir dahi nehr-i Sakarya ile düşman girmez ve İzmit şehri iç il olup şehr-i Bolu'ya varınca beş konak yer ammâr olup Bolu şehri iskeleye karîb olup cümle İslâmbol'un gemileri tâ Bolu'ya yanaşup İslâmbol'da bir tahta üç akçeye ve bir kantar odun beş akçeye olup hayrat-ı azîm olurdu. Allahümme yessirü'l-hayr.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 277b ·
metinde göster ·
eyâletinde yedi sancakdır. Ammâ defter kethüdâsı ve defter emîni ve timar defte …
Andan bu kal‘a-i Kars eyâlet kayd olunup hâlâ dest-i Âl-i Osmân'da "Eyâlet-i Kars'a mutasarrıf olan vezîrim fülân paşa" deyü emr-i pâdişâhîde eyle tahrîr olunur. Acem serhaddi ağzında serhadd-i Dûdımân'dır. Niçe kerre ber-vech-i arpalık üç tuğlu vezîrlere ihsân olunmuşdur. Hâlâ paşasının taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnı 600.000 akçedir. Kadîm-i eyyâmda Erzurûm sancağı idi. Süleymân Hân tahrîrinde Pasin sancakları ilhâk olup eyâletinde yedi sancakdır. Ammâ defter kethüdâsı ve defter emîni ve timar defterdârı ve mâl defterdârı ve çavuşlar kethüdâsı ve emîni yokdur. Sancakları bunlardır kim zikr olunur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 323b ·
metinde göster ·
… m vermişlerdi. Bu iki bölükbaşılar dahi yigirmi iki aded bölükbaşılar zümresine
ilhâk olup
yigirmi altı bayrak olup her bayrakda yüzer yiğit olmayınca bayrak açmak ayb id …
Menzil-i Beğören köyü;: Deşan cebeli dibinde ma‘mûr karyedir. Mukaddemâ Köprü'ye giderken mihmân olmayup ubûr etmişdik. Ammâ latîf hevâdâr kend-i timardır. Andan kalkup (---) sâ‘atde tekrâr şehr-i Merzifon'a gelüp Defterdârzâde Mehemmed Paşa efendimize buluşup "iki yüz aded yiğit sarıcaları getirdim" dediğimizde safâsından raks edüp tiz iki bölükbaşıya hil‘atler ihsân eyleyüp serlerine birer Acem serbendi bend kılup bayrakların du‘â ve senâ ve gülbâng-ı Muhammedî ile açdırup hakîr bu iki bölükbaşıyı getirmeğile Evliyâ çerâğı Güzerli Bölükbaşı ve Habîb Bölükbaşı deyü nâm vermişlerdi. Bu iki bölükbaşılar dahi yigirmi iki aded bölükbaşılar zümresine ilhâk olup yigirmi altı bayrak olup her bayrakda yüzer yiğit olmayınca bayrak açmak ayb idi, on iki gün Merzifon'da meks olunmuşdu. On üç gün dahi hakîr Köprü şehri nevâhîlerinde asker cem‘ etmişdim. Mâh-ı Muharrem'in yigirmi yedinci gün tuğ kalkup 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 349a ·
metinde göster ·
… ayserîden bir melik-zâd / Hikem ilminde idi kâmil üstâd / Ekilürdü vilâyetde ad
ile / Olup
meşhûr o adl ile dâd ile / Ereğli oldu adı şimdi meşhûr / Ziyâret eyleyenler ol …
Mülûk-ı Kayserîden bir melik-zâdHikem ilminde idi kâmil üstâdEkilürdü vilâyetde ad ileOlup meşhûr o adl ile dâd ileEreğli oldu adı şimdi meşhûrZiyâret eyleyenler oldu mesrûrNice medh olmaya bu âb-ı seyyârKi sun‘ ile yaratmış anı SettârKi üç yüz altmış altı Hırk suyuAceb taksîm etmiş bunca suyuAkar Hırkî-misâl mâ-i CeyhûnGider sahrâlara gûyâ ki mecnûnOlur her kûşe anda sebzezârıBütün güller olur bülbül karârıAnın her kûşesi san bâğ-ı cennetHayat bulur kılanlar anda sohbet
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 18a ·
metinde göster ·
… esvâk-ı muhtasarlı ma‘mûr kasabadır. Ve yüz elli akçe kazâdır. Dâ’imâ Birecik'e
ilhâk olup
nâhiye olur. Hârûnu'r-Reşîd asrında bu dahi şehr-i ma‘mûr imiş. Âsâr-ı binâları …
(---) hâkinde nehr-i Murâd'ın cânib-i garbında çölistân içre bir kûh-ı bülendin zeylinde (---)(---) hâneli bâğsız ve bâğçesiz câmi‘ ve hân u hammâmlı ve esvâk-ı muhtasarlı ma‘mûr kasabadır. Ve yüz elli akçe kazâdır. Dâ’imâ Birecik'e ilhâk olup nâhiye olur. Hârûnu'r-Reşîd asrında bu dahi şehr-i ma‘mûr imiş. Âsâr-ı binâları ve nehr-i Furât'dan tur‘aları hâk-i rimâl-i pâk ile memlû olmuş, müfîd ü muhtasar bir kasabadır kim hâlâ Ayntâb'a bir konakdır ve Ayntâb'ın cânib-i kıblesindedir. Piyâde âdem bir günde varır ve gelir. Andan yine cânibi şarka 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 53b ·
metinde göster ·
… r sarây-ı âlîyi zer-ender-zere müstağrak edüp anda meks edüp cemî‘i sohbeti şâh
ile olup
sayd [u] şikârda cân sohbeti ederlerdi. Bir gün Bâyezîd Hân, Şâhı hânesine da‘v …
Ba‘dehû Bâyezîd Hân şâh ile müşerref oldukda Şâh Tahmâsb Bâyezîd'in başına cevâhir nisâr edüp sene 967 târîhinde Bâyezîd Hân'a Şirvân hanlığı verüp kabûl etmeyüp bî-hadd ü bî-kıyâs ta‘yînât u nukûd-ı akçe ve iki yüz boğça verüp bir sarây-ı âlîyi zer-ender-zere müstağrak edüp anda meks edüp cemî‘i sohbeti şâh ile olup sayd [u] şikârda cân sohbeti ederlerdi. Bir gün Bâyezîd Hân, Şâhı hânesine da‘vet edüp bir ziyâfet-i azîm edüp niçe yüz bin guruş değer zî-kıymet mücevher hançer ve kılıç ve gaddâre ve zeheb-i hâlis ile mebnî elli aded mücevher suhûnlar ve sîm âvânî siniler ve leğen ve ibrîk ve buhûrdân ve gülâbdân ve münebbed Hıtâyî kâseler pîşkeş verüp şâhın başına cevâhir nisâr edüp ba‘de's-sohbe şâh sarâyına giderken üç re’s mücevher zeynli küheylân at keşîde kılup şâh süvâr oldukda koltuğuna girüp yine farkına cevâhir ve dürr-i yetîm nisâr eder ve akîb-i şâhca üç kîse altun gönderüp şâhın cemî‘i nevkerlerin ihsân ile Bâyezîd Hân bây-ı yezîd eyledi. Vilâyet-i İrân-zemînin efvâh-ı nâsında bu gûne gütf ü gû olurdu kim "Allahu A‘lem Bâyezîd Hân ihsân [u] in‘âm ile İran-zêmine şâh olacakdır derlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 77b ·
metinde göster ·
… ü] gâret olunup katl-i âm olunurlar. Ammâ bu Eflâk ve Boğdan sancakları iltizâm
ile olup
sancaklarında timar ve ze‘âmet yokdur. Ammâ hîn-i seferde Eflâk ve Boğdan ve Si …
Livâ-yı Silistre: Paşa sancağı tahtıdır. İki sancak dahi iltizâm ile zabt olunur. Biri Eflâk'dır ve biri Boğdan'dır. Kâfiristân olmağıla beğleri her sene devlet-i aliyye tarafına biner kise-i Rûmî hizmet edüp mansıbları kendülere her sene mukarrer olur. İsyânları zuhûr ederse elleri vilâyetleri nehb [ü] gâret olunup katl-i âm olunurlar. Ammâ bu Eflâk ve Boğdan sancakları iltizâm ile olup sancaklarında timar ve ze‘âmet yokdur. Ammâ hîn-i seferde Eflâk ve Boğdan ve Silistre paşasıyla sefer eşüp üçer bin kefere askeri getirüp hizmet-i pâdişâhî oldukda kal‘alar meremmâtına ve handaklar tathîrine ve kal‘aya toprak sürüp top çitleri yapmağa me’mûrlardır. Ve kırk bin asker dahi Bucak Tatarı derler, cebe vü cevşenli ve sadaklı ve savanlı ve zora batar yigitlerdir. Paşa her kankı sefere gitse bile me’mûrlardır. Paşası da hâssına göre cebelüsiyle sefer eşer. Hâssı 4.489.665 akçedir. Kendi sancağında erbâb-ı zü‘amâsı 75, erbâb-ı timarı 422 vardır. Cümle eyâletinde ze‘âmet 188 ve cümle eyâleti timarı 1186. Hîn-i gazâda bu eyâlet-i Özi'de kânûn üzre cebelüleriyle paşa askeriyle ve kırk bin Bucak Tatarıyla ve üç bin Eflâk ve üç bin Boğdan askeriyle elli altı bin asker olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 117b ·
metinde göster ·
elbette ve elbette gelesin, fermânları geldikde Kürdistân ahvâlin tecessüs etme …
Ba‘dehû pâdişâhımdan ibrâm [u] ilhâh olup elbette ve elbette gelesin, fermânları geldikde Kürdistân ahvâlin tecessüs etmeden fâriğ olup Konya taraflarına geldiğimde gerüden yine Van Valisi (---)(---) paşa lalan ve Bitlis Hânı ve Hakkâri Hânı ve Mahmûdî Hânı lalalarından arz-ı mahzarlar gelüp feryâd [u] fiğânları evce peyveste olup Acem'den feryâdnâmeleri kan ile yazmışlar, deyü arzları huzûr-ı pâdişâhîde ibrâz edüp, işte pâdişâhım ol serhaddin ihtilâline göre ol tarafa bir müdebbir, kâr-âzmûde vezîr-i rûşen-zamîr olmuş, serdâr-ı mu‘azzamlığa lâyık Melek Ahmed Paşa lâzımdır, deyü re’y-i ahsen zann edüp ol tarafa me’mûr eyledik. Fermân pâdişâhımındır" deyü hâmûş-bâş oldu. Hemân sa‘âdetlü pâdişâh, kazıyye ma‘lûm deyüp tebessüm idip "Tiz devât ve kalem getirin" dedi. Derhâl sır kâtibi devât ve kilk-i cevher-nisâr getirüp dest-i şerîfiyle eyle bir hatt-ı şerîf tahrîr etdi kim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 183b ·
metinde göster ·
Cebehânesi ve topları ve neferâtları beğinin tarafındandır. İç
il olup
intihâ-yı serhad olmamak ile cümle mühimmâtları Âl-i Osmân tarafından değildir. …
Cebehânesi ve topları ve neferâtları beğinin tarafındandır. İç il olup intihâ-yı serhad olmamak ile cümle mühimmâtları Âl-i Osmân tarafından değildir. Bu kal‘anın dâ’iren-mâdâr cirmi (---) adımdır. Derûn-ı kal‘ada cümle 2.000 hâne-i zîbâlardır ve cümle sütûhları hâk-i pâk ile mestûr ve bâğ u bâğçeleri ma‘mûrdur kim Erganî engürü ve bâdesi gâyet meşhûrdur. Ve Şat nehrinin bir başı bu kal‘a hâyilindeki Taht-ı Maşad dağlarından çıkup Kara Âmid altında ubûr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 198a ·
metinde göster ·
Evliyâ'mın sözünden taşra taş koparırsanız sizden baş koparırım. Varın Allah iş …
Ve seksen aded mü’min ü muvahhid ve perhîz-kâr âdemler cem‘ edüp her birin paşaya gösterüp dünyâ kadar hazz edüp seksen aded âdeme bir kise guruş harcırâh verüp cümlesi paşanın dâmenin bûs etdiklerinde "Göreyim sizi, ırz [u] nâmûs-ı Muhammedî ile olup Evliyâ'mın sözünden taşra taş koparırsanız sizden baş koparırım. Varın Allah işiniz âsân ide." deyü hayr du‘âlar etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 285a ·
metinde göster ·
… ânesi bundadır, lâkin aşağı Kilidü'l-bahreyn kal‘aları olmak ile bu Gelibolu iç
il olup
azîm balyemez topları yokdur. Cümle sağîr ü kebîr yetmiş pâre şâhâne topları va …
Ve hünkâr câmi‘i ve hazâ’in-i mâl-ı pâdişâhî ve imâm ve mü’ezzin hânesi bundadır, lâkin aşağı Kilidü'l-bahreyn kal‘aları olmak ile bu Gelibolu iç il olup azîm balyemez topları yokdur. Cümle sağîr ü kebîr yetmiş pâre şâhâne topları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 94b ·
metinde göster ·
… ataklı sudur ve Pancova ve Tımışvâr hükmünde mu‘âf yüz elli akçe kazâdır, lâkin
ilhâk olup
Tımışvâr nâ’ibi hükm eder. Andan cânib-i şimâle,
Nehr-i Tımış nehr-i Tuna'ya mahlût olduğu bir çemenzâr şekl-i murabba‘ bir ağaç palankadır kim cirmi sekiz yüz adımdır. İçinde dizdârı ve elli aded neferâtları ve kifâyet mikdârı cebehânesi ve bir câmi‘i ve bir hânı ve çârsû-yı muhtasarı var, ammâ hammâmı yokdur ve ekseriyyâ evleri çitden ve hasır örtülüdür. Ve nehr-i Tımış tâ Erdel memleketinin dağlarından ve şebeş ve Logoş ve Façat ve Solmoş kal‘aları dağlarından gelüp Tımışvâr handakı içinden cereyân ederek bu mahalde nehr-i Tuna'ya munsabb olur küçük bataklı sudur ve Pancova ve Tımışvâr hükmünde mu‘âf yüz elli akçe kazâdır, lâkin ilhâk olup Tımışvâr nâ’ibi hükm eder. Andan cânib-i şimâle,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 116b ·
metinde göster ·
amâr olundukda bir şîrîn kal‘a olup derûn-ı hisâra kapudan ve neferâtlarına câm …
Lisân-ı Latin'de (---)(---)(---) demekdir. Bânîsi Engür krallarından Makşimelyan binâsıdır. Fâtihi sene 1001'de mukaddemâ küffâr Yenihisâr'ı bırağup firâr ederek gark-ı âb olduklarının ardları sıra Rûmeli Vezîri Mustafâ Paşa ve Yenihisâr Beği Rüstem Paşa ve umûmen Bosna askeriyle bu kal‘a-i Siska on gün döğüp 156a on birinci gün kal‘adan amân ile feth olup derûn-ı hisâra müstevfâ cebehâneler ve kifâyet mikdârı asker-i İslâm koyup Kırka sancağına ilhâk olup amâr olundukda bir şîrîn kal‘a olup derûn-ı hisâra kapudan ve neferâtlarına câmi‘ binâ olunup, andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 155b–156a ·
metinde göster ·
bir ân izn-i şerîflerinden gayri yerde hareket etmezdim. Ve dâ’imâ râzdaş ve sı …
Ve bir kimesneye şetm-ı fâhiş etmek ebedü'l-ebed mu‘tâdları değil idi. Hattâ bir kimesneye gâyet elem-zede olsa "Bire hayâsız, bire nâmerd" lafzından mâ‘adâ bir lafz-ı kabîh elfâz-ı dürer-bârlarından sâdır olmamışdı. Ve hakîr dâ’imâ hüsn-i rızâları ile olup bir ân izn-i şerîflerinden gayri yerde hareket etmezdim. Ve dâ’imâ râzdaş ve sırdaş ve hâldaş ve yoldaş ve karındaşı idim. Ve dükeli ezmânda nedîm-i hâssı ve muhâtabı idim. Ve hakîr hakkında bir kelâm-ı mürrin aslâ işitmedim. Her bâr lütf-i şermende ve bende ve hâkister-efkendesi idim. Hemân Cenâb-ı Bârî garîk garîk-i rahmet eyleye. Şimden gerü bize düşen anlara hayr du‘âdır. Rahmetullâhi aleyh. Rûhiyçün Allâh rızâsıyçün el-fâtiha. (---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 46a ·
metinde göster ·
… e yüz bin ibret-nümâ temâşâları var, ammâ emn [ü] amân olmayup Tatar-ı bî-karâr
ile olup
bu kadar ancak ahvâl-i vilâyete vakıf olduk.
Ve bu diyârda olan şükûfe aslâ Rûm diyârında yokdur. Bi-emrillâhi Ta‘âlâ bir gayri gûne şükûfelerdir ve gayri gûne râyiha-i tayyibeleri vardır. Bu şehrin ağreb ü garâ’ibât [u] acâ’ibâtından dahi niçe yüz bin ibret-nümâ temâşâları var, ammâ emn [ü] amân olmayup Tatar-ı bî-karâr ile olup bu kadar ancak ahvâl-i vilâyete vakıf olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 127a ·
metinde göster ·
… olunup yedi yüz aded gâziyân-ı mücâhidân câm-ı şehâdeti nûş edüp yerleri dâr-ı
illiyyîn olup
bu kal‘anın feth [ü] fütûhu Sultân Süleymân'a müjde olunup,
Bu mahalde iki bin kâfir katl olunup yedi yüz aded gâziyân-ı mücâhidân câm-ı şehâdeti nûş edüp yerleri dâr-ı illiyyîn olup bu kal‘anın feth [ü] fütûhu Sultân Süleymân'a müjde olunup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 173a ·
metinde göster ·
… n olunca hemân on bin aded serhadli tüfeng-endâz gâzîleri de gelüp bizim askere
ilhâk olup
cümle Tatar ve serhadli kırk yedi bin aded güzîde asker oldu.
"Ata dona mâlik olan garîb yiğitler mâl-ı ganâ’im isteyenler şimdi gidecek Tatar askeriyle gitsinler" deyü fermân olunca hemân on bin aded serhadli tüfeng-endâz gâzîleri de gelüp bizim askere ilhâk olup cümle Tatar ve serhadli kırk yedi bin aded güzîde asker oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 2a ·
metinde göster ·
… ı dalyan tüfengler ve başlarında sırma zerdûz keçe üsküfler üzre beyâz otağalar
ile olup
paşa-yı kâmkâr-ı bâ-vakâr ise zer-ender-zerre müstağrak olmuş küheylân at üzre …
Andan bizzât paşanın yemîn ü yesârında mataracıyân ve tüfengciyân kırmızı çuka dolamalar ile cevâhirli Sinân Paşa matarası kim kırk bin guruş kıymet takdîr olunmuşdur ve mücevher zer nişâneli ve sadefkâr kundaklı dalyan tüfengler ve başlarında sırma zerdûz keçe üsküfler üzre beyâz otağalar ile olup paşa-yı kâmkâr-ı bâ-vakâr ise zer-ender-zerre müstağrak olmuş küheylân at üzre Rüstemâne oturup başında Selîmî destârı üzre murassa‘ murğ-ı hümâ sorgucu ve eğninde semmûr kabaniçse üzre murassa‘ şemşîr çarkâb tîrkeş kuşanup ardı sıra kırmızı keçe üsküflü silihdâr ve çukadâr ve ardı sıra yüz çift pür-silâh iç ağaları cümle pür-silâh olup küheylân atlar üzre yancıklı ve bahrî hotaslı iç ağaların ellerinde gümüş sarılı siyâh sağrılı hıştlar ile ikişer ikişer 55a ubûr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 54b–55a ·
metinde göster ·
emîn oturur, zîrâ bender iskeledir. Ve yüz elli akçe pâyesiyle şerîf kazâdır. V …
Ve (---) yük akçe iltizâm olup emîn oturur, zîrâ bender iskeledir. Ve yüz elli akçe pâyesiyle şerîf kazâdır. Ve nâhiyesi (---) aded kurâdır. Kethudâyeri ve serdârı ve dizdârı ve üç yüz aded kal‘a neferâtları ve muhtesibi ve bâcdârı ve Tırhala sancağı zu‘amâsı ve erbâb-ı tîmârı muhâfazacıları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 237b ·
metinde göster ·
… isârları vardır ammâ fakîrlerdir. Hîn-i fetihde bu kal‘a Moton kal‘ası kazâsına
ilhâk olup
ilâ hâze'l-ân Moton nâhiyesi olup niyâbetdir. Ve bu kal‘aya ba‘de'l-feth Bâyezî …
Ve bu kal‘ada cümle yigirmi üç aded balyemez topları olup cümle liman ağzına bakar. Ve aşağıda Yeni Avarin kal‘ası burnun döğer serâmed toplardır. Ve bunun levendâtları aşağı Yeni Avarin kal‘ası kulundan fitoz ve yarar ve bahâdır ve nâmdâr neferâtları vardır. Cümle (---) aded merdüm-hisârları vardır ammâ fakîrlerdir. Hîn-i fetihde bu kal‘a Moton kal‘ası kazâsına ilhâk olup ilâ hâze'l-ân Moton nâhiyesi olup niyâbetdir. Ve bu kal‘aya ba‘de'l-feth Bâyezîd Hân deryâsından cânibine bir germe dîvâr-ı metîn binâ etmişler, ammâ câ-be-câ dîvâr rahnedâr olmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 267a ·
metinde göster ·
… kim gökde uçan ve yerde gezen ve gölde yüzen cemî‘i mahlûkât-ı mevcûdât emînin
iltizâmında olup
cümle kaçkın köleler ve cemî‘i yuvalar 368b ve bâc u bâzâr ve aded-i ağnâm ve …
Bu Üstürka kasabası ve kal‘ası Ohri sancağı hâkindedir, ammâ hükûmetinin salb [u] siyâseti ve cürm [ü] cinâyeti Ohri gölü emîni hükmünde olup maktû‘-ı kalem ve mefrûzu'l-kadem kırk yük akçe hâss-ı hümâyûn mâl-ı pâdişâhîli emânetdir kim gökde uçan ve yerde gezen ve gölde yüzen cemî‘i mahlûkât-ı mevcûdât emînin iltizâmında olup cümle kaçkın köleler ve cemî‘i yuvalar 368b ve bâc u bâzâr ve aded-i ağnâm ve ispençe ve kışla hakkı ve tütün hakkı ve dölüm hakkı ve beytü'l-mâl ve hâss u harâc ve hâne-i avârız el-hâsıl cemî‘i tekâlîf-i örfiyye-i şâkkalar cümle Ohri gölü emîninin hükmünde olup Ohri beğinin aslâ alâkası yokdur. Büyük emânetdir kim iki yüz aded neferâtlarıyla bu hükûmeti fermân-ı pâdişâhiyle zabt [u] rabt-ı tasarruf edüp şeb [ü] rûz gölün etrâfların askeriyle dolaşup hıfz [u] hırâset edüp gölün etrâflarında sayd olunan mâhîlerin öşr-i sultânîlerin alup anın izniyle sayyâdlar balık sayd ederler. Eğer emîninin izinsiz bir kimesne nihânî bir şibr mâhî sayd ederse tecrîm edüp siyâsetler ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 368a–368b ·
metinde göster ·
bildim "Mısır seyâhati bu za‘îfe müyesser olur" deyüp derûnum şehâdet etdi. Ol …
Hakîre ilhâm olup bildim "Mısır seyâhati bu za‘îfe müyesser olur" deyüp derûnum şehâdet etdi. Ol sâ‘at bir Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp rûh-ı şerîflerine hibe edüp şefâ‘atlerin ricâ etdim. Ve Mısır seyâhati müyesser olursa bir hatm-i şerîf tilâvet etmeğe ta‘ahhüd etdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y230b ·
metinde göster ·
… dan hıştlardır kim âdeme nişter gibi güzer eder. Ekseriyyâ ihtilâtları Portakal
ile olup
bey‘ [u] şirâ ederler. Bunlarda bin sene mu‘ammer olmuş pîl dişi ve gergedân bo …
Bu kavim Habeş ile Nîl-i mübârekin mâbeyni olan mâbeyne müstevlî olmuş kavm-i bî-pâyân-ı uryândır. Tâ bahr-i Muhît kenârında Portakal ile müşâ‘ yerleri vardır. Silâhları ceyrân boynuzundan hıştlardır kim âdeme nişter gibi güzer eder. Ekseriyyâ ihtilâtları Portakal ile olup bey‘ [u] şirâ ederler. Bunlarda bin sene mu‘ammer olmuş pîl dişi ve gergedân boynuzu ve keler derisi ve zebâd ve tibir gâyet çok olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y32a ·
metinde göster ·
irsâl olunan defâtir-i şerîf hatt-ı hümâyûn-ı sa‘âdet-makrûna muzâhir olup ba‘d …
Ve'l-hâsıl cemî‘i sıgâr u kibâr erbâb-ı dîvân-ı Mısır ve sâ’ir a‘yân-ı huzzâr mahzarlarında mukaddemâ tahrîr olunan vezîr-i mükerrem müşârun-ileyh en‘amallâhu ta‘âlâ aleyh hazretleri taraf-ı pâdişâhî ve cânib-i zıllullâhdan muhâfaza-i eyâlet-i Mısır-ı nâdiretü'l-asr Y 70a ihsân olunup tahiyye-i(?) evkât olan es‘ad sâ‘atde sadr-ı melek-fersâ-yı dîvân-ı âlî-i Mısır'a pertev-endâz olduklarında kalem-i rûznâme ve muhâsebeden ve sâyir mukâta‘ât tarafından harâc-ı arâzî ve sâyir aklâm-ı müteferrikadan dâhil-i hazîne tahsîl olunan emvâlin usûl-i defâtirde müfredâtile mazbûta ve mahfûza olduğu minvâl-i meşrûh üzre senevî îrâd u masârıfının mersûm u masûn u musahhah icmâlleri huzûr-ı sa‘âdetlerine arz olundukda revnak-bahş-ı sadr-ı âlî-i dîvân-ı Mısır oldukları târîhe dek vüzerâ-yı sâbıkînin zamânlarında olan ihtilâlden nâşî tahsîl olunan emvâl masârîf-i lâzimeye kifâyet etmedüği ecilden belki masârîf-ı seneviyye îrâd-ı senevîden zâyid olmağın beher sene taraf-ı Âsitâne-i sa‘âdete lâzımü'l-irsâl olan bin iki yüz kîse-i Mısrîden dörd yüz kırk iki kîse ile on yedi bin yüz elli üç para küsûr u noksân olduğundan mâ‘adâ taraf-ı Âsitâne-i sa‘âdetde tahrîr olunan minvâl üzre mecmû‘-ı masârıf-ı lâzimeden zahâyir-i sultâniyye ve gayrı elzem-i levâzımâtlar içün kilâr-ı âmireye lâzımü'l-irsâl olan eşyânın masârıfından kırk bir kîse ile yigirmi üç bin yüz otuz beş para tenkîs olmağın beher sene hazînenin itmâmına cem‘an dörd yüz seksen dörd kîse-i Mısriyye on beş bin iki yüz seksen sekiz para lâzım olduğun defâtir-i aklâm-ı Mısrıyye nâtık oldukda vezîr-i muhterem-i müşârün-ileyh eşbe‘allâhu ta‘âlâ ni‘amehu aleyh hazretleri i‘mâl-i efkâr-ı sâyibe buyurup zamân-ı emânlarında vâki‘ olan mahlûlâtları zabt ve emvâl-i zâyi‘ayı cem‘ edüp tahsîl olunan emvâl zamân-ı sa‘âdetlerinde masârîf-i lâzimeye kâfiye olundukdan sonra defâtir-i aklâmı müceddeden tahrîr ü tafsîl üzre taraf-ı Âsitâne-i sa‘âdete irsâl ve ahvâlât-ı lâzime-i memleketi telhîs buyurduklarında matrah-ı nazar-ı kabûl-i şehinşâhî ve mevki‘-i iltifât-ı hümâyûn-ı zıll-i ilâhî olup irsâl olunan defâtir-i şerîf hatt-ı hümâyûn-ı sa‘âdet-makrûna muzâhir olup ba‘de'l-vürûd kırâ‘at olundukda mazmûn-ı sa‘âdet-makrûnunda pâdişâh-ı Cem-cenâb-ı Cem-haşmet ve Dârâ-azamet buyurdular kim;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y69b–Y70a ·
metinde göster ·
… p cemî‘i menâsıblar tecdîd olduğu gibi sene başı olmağile Mısır hazînesi paşaya
ilzâm olup
tahsîline ihtimâm olunup defterdâr paşa ve çavuşlar kethudâsı ve müteferrikabaş …
Evvelâ bâlâda tahrîr olunan mukarrer gelüp cemî‘i menâsıblar tecdîd olduğu gibi sene başı olmağile Mısır hazînesi paşaya ilzâm olup tahsîline ihtimâm olunup defterdâr paşa ve çavuşlar kethudâsı ve müteferrikabaşı ve paşa kethudâsı ve şehir havâlesi ve havâle kâtibi, bu ser-i kârda olanlar ihtimâm ile ümenâ ve keşşâf ve mültezimîn ve vâlîler zimmetinde bevâkîleri tecessüs edüp tült-i evvel ve tült-i sânî ve tült-i sâlis ve sıtfî ve şitfî mâllarından galak olmayup bâkî kalmış mâlları meksûr ümenâlardan yüz Y 194a bin renc [ü] anâ çekerek tahsîl edüp der-hazîne eder. Ba‘zı husûlü mümkün olmayan keşşâfları ele getürüp Gavrî dîvânhânesinde makaraya kollarından çeküp salb edüp üstühânlarından kanlar cereyân ederek arıkhâne'de haps ederek mâl-ı pâdişâhî[yi] tahsîl ederler. Buna Hazîne-i kebîr derler, aceb dâhiye-i kübrâdır. Bu hazîne kanile kandan tahsîl olduğun beyân:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y193b–Y194a ·
metinde göster ·
… srâ ve leyle-i Kadir ve rûzları rûz-ı ıyd-ı ekber olur. On ikisi fermân-ı vezîr
ile olup
dellâllar nidâ eder. Biri bâlâda tahrîr olunan Seyyid Ahmed el-Bedevî mevlûdudu …
Bu mevlûd alaylarından sonra Mısır içinde her gece birer mevlûdü'n-nebî olup cümle üç yüz altmış mevlûdü'n-nebî olur kim geceleri leyle-i İsrâ ve leyle-i Kadir ve rûzları rûz-ı ıyd-ı ekber olur. On ikisi fermân-ı vezîr ile olup dellâllar nidâ eder. Biri bâlâda tahrîr olunan Seyyid Ahmed el-Bedevî mevlûdudur. İkincisi İbrâhîm-i Dessûkî mevlûdu. Üçüncüsü emîr-i hac huccâc ile Mısır'a geldü[kde] ve mâh-ı Safer'in yedinci gecesi Bâb-ı Nâsır dibinde Cânpûlâdiyye mevlûdu, bâlâda hac alayında tahrîr olunmuşdur, bu dahi fermân-ı vezîr iledir. Ve dördüncüsü,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y220b ·
metinde göster ·
… leri tamâm olup karârgâhları dârü'l-karâr oldu ve rûh-ı şerîfleri dâhil-i evc-i
illiyyîn olup
dâr-ı fânîden dâr-ı bâkîye irtihâl etdi, rahmetullâhi-aleyh. Târîh:
Hikmet-i Huda, mâh-ı mezbûrun on sekizinci gün ale's-sabâh cümle asâkir-i Mısır pür-silâh olup huccâc-ı müslimîni alay-ı azîm ile Bürketü'l-hacc'a velvele ve gulgule ve debdebe ve tantana ile alay sadedinde iken ol sâ‘at şeyh hazretlerinin rûh-ı pür-fütûhları cânib-i Hakk'a teveccüh etdükde câmi‘-i Ezher'de ve Mısır'ın cemî‘i hulefâ câmi‘lerinde salâlar tilâvet olunup şeyhin merhûm olduğu dâsitân-ı dostân olup cümle huccâc ve asâkir-i Mısır pür-silâh câmi‘-i Ezher'e varup cenâze-i şeyhe hâzır oldular. Azîzin rumûz-ı künûzları üzre niçe yüz bin asâkir-i İslâm ve niçe yüz bin fukarâ ve hâs u âm deryâ-misâl olup azîzin salât-ı cenâzesin câmi‘-i Ezher'de edâ edüp vasıyyetleri üzre dörd âdem hayvânı üzre tahmîl edüp niçe kerre yüz bin şukka-i alemler ile tevhîd [ü] tezkîr ederek huccâc-ı müslimîn alay ile şeyhi karâfe-i müsâfirîne götürüp anda seferleri tamâm olup karârgâhları dârü'l-karâr oldu ve rûh-ı şerîfleri dâhil-i evc-i illiyyîn olup dâr-ı fânîden dâr-ı bâkîye irtihâl etdi, rahmetullâhi-aleyh. Târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y276b ·
metinde göster ·
… nâ’ibi hükm eder, bir dahi taşra nevâhî nâ’ibi, biri dahi kazâ-i Fereskûr buna
ilhâk olup
nâ’ib hükm eder. Kazâ-i Dimyât'ın taht-ı hükûmetinde cümle on altı kurâdır, zîr …
Ve bir hâkim dahi hâkim-i şer‘-i Muhammedî'dir. Üç yüz akçe pâyesi ile sitte-i evvelin tahtabaşı mansıblarındandır. Bir müddeti yigirmi otuz kîse hâsıl alur mansıb-ı âlîdir, birkaç kerre beş yüz akçe mollâlara ihsân olunmuşdur. Şehir içre iki nâ’ibi hükm eder, bir dahi taşra nevâhî nâ’ibi, biri dahi kazâ-i Fereskûr buna ilhâk olup nâ’ib hükm eder. Kazâ-i Dimyât'ın taht-ı hükûmetinde cümle on altı kurâdır, zîrâ cânib-i erba‘ası deryâdır. Ammâ kazâ-i Fereskûr'da (---) pâre nâhiye kurâları vardır, senevî bu dahi yedi kîse hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y345a ·
metinde göster ·
… ddet-i hârda allâhümme âfinâ, ayneynime gûyâ bir perde ârız olup gece alîl gibi
illetli olup
rûz-ı rûşende yine ke'l-evvel olurdum.
Ve bu diyârda âdemin kuvvet-i basarı ziyâde oluyor. Zîrâ bu hakîr Fûncistân'ın Firkaniye [Firdâniye?] vilâyetinde iken ol şiddet-i hârda allâhümme âfinâ, ayneynime gûyâ bir perde ârız olup gece alîl gibi illetli olup rûz-ı rûşende yine ke'l-evvel olurdum.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·
… Paşa efendimizden hil‘at geyüp Mısır ümerâlarından Kansu Beğ kâ’immakâm hil‘ati
ile (---)(---)(---) olup
şâd olup ve geyüp Mısır'a mutasarrıf oldular. Ertesi gün Cânpûlâdzâde'ye alay-ı …
Hakkâ ki zamân-ı Sultânzâde Cânpûlâdî'de dîdemiz dünyâ göziyle Mısır'ın bu mertebe görülmemiş bir mürtefi‘ müzeyyen olduğun gördük kim Ümmü Dünyâ nev-arûs gibi müzeyyen oldu. Âhirü'l-emr bu menâsıb-ı dünyâ bir destmâl gibidir yılda bir kerre yenilmez(?) destmâl-misâldır. İki sene Mısır'a azîz olup veyâ Azîz ismine mazhar olduğıyçün ma‘zûz azîz ü mükerrem, ikinci senede yine Kıbtî hisâbı üzre Tût başında sene 1084 Şa‘bân'ı gurresinde Defterdâr Ahmed Paşa'ya Mısır eyâleti ihsân olunup müsellimi Hazînedâr Mustafâ Ağa gelüp dîvân-ı Mısır'da Hüseyin Paşa efendimizden hil‘at geyüp Mısır ümerâlarından Kansu Beğ kâ’immakâm hil‘ati ile (---)(---)(---) olup şâd olup ve geyüp Mısır'a mutasarrıf oldular. Ertesi gün Cânpûlâdzâde'ye alay-ı azîm hâzır (---)(---) olup istemeyüp hemân kendü askeriyle Mısır içinde Ken‘ân Beğ'in (---)(---)(---) sarâyından ale'l-ittifâk a‘yân-ı Mısır konaklar verüp (---)(---)(---) tâ Ahmed Paşa'ya (---)(---)(---) Paşa gelince Q 351b oldu. P 345b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
… rmeyüp Arab atları ile sana erişirler. Bu sevdâdan ferâgat eyle" deyü hâtıra bu
ilhâm olup
,
"Sen bunlara meydâna çıkup ok atınca ya vura, ya vurayazasın, bunlar seni çadırlara yetişdirmeyüp Arab atları ile sana erişirler. Bu sevdâdan ferâgat eyle" deyü hâtıra bu ilhâm olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·