… olundukda cümle paşa askeri ve ahâlî-yi vilâyet istikbâle çıkup bir alay-ı azîm
ile âheste
âheste,
Menzil-i kulle-i Baba Ahmed: Cümle guzât-ı müslimîn hissesinden Baba Ahmed'e bir esîr verilüp, ale's-sabâh Porolok dağın aşarken Hilevne sahrâsında paşaya müjde haberleri gidüp, andan aşağı Hilevne sahrâsına nüzûl olundukda cümle paşa askeri ve ahâlî-yi vilâyet istikbâle çıkup bir alay-ı azîm ile âheste âheste,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 147b ·
metinde göster ·
… u. Bizler bu mahalde ağırlık ile paşa kethudâsı ve hazînedâr ve sâ’ir ağavâtlar
ile âheste
reviş ile 6 sâ‘atde,
Menzil-i palanka-i Rajina: Bu mahalden İbrâhîm Paşa efendimiz Belgrad'a bin aded cürd atlı ağavât ile ve altı yüz yetmiş aded piyâde Hırvad sekbân yiğitleriyle vezîria‘zama revâne oldu. Bizler bu mahalde ağırlık ile paşa kethudâsı ve hazînedâr ve sâ’ir ağavâtlar ile âheste reviş ile 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 58b ·
metinde göster ·
… meteris "Bire meded fursat ganîmetdir" deyü herkes kazması ve küreği ve tüfengi
ile âheste
âheste ol şeb-i muzlimde kal‘a altına karîb şarampavlar önünde hemân yere çöküp …
Hemân bu mahalde cümle guzât-ı müslimîn-i erbâb-ı meteris "Bire meded fursat ganîmetdir" deyü herkes kazması ve küreği ve tüfengi ile âheste âheste ol şeb-i muzlimde kal‘a altına karîb şarampavlar önünde hemân yere çöküp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 109b ·
metinde göster ·
… arfetü'l-ayn içre küffârın taburuna çatdı. Hân hazretleri ise deryâ-misâl asker
ile âheste
âheste bir çapul yerden gelmede. Ammâ biz küffârı sahrâda coluguruz {râst gelir …
Ve cümle asker tarfetü'l-ayn içre küffârın taburuna çatdı. Hân hazretleri ise deryâ-misâl asker ile âheste âheste bir çapul yerden gelmede. Ammâ biz küffârı sahrâda coluguruz {râst geliriz} zann ederdik. Meğer küffâr havfinden Süd nehrine arka verüp cümle cünûd-ı anîd velîd-i pelîdiyle ol sahrâya konup üç kat handaklı bir tabur-ı azîm kazup kırk elli bin arabaların ve yigirmi bin hınto arabaların dâ’iren-mâdâr cümle kanad kanada ve tekerlek tekerleğe çitüp tabur etrâflarına arabaları dizüp cümlesin birbirlerine kalın zencîrlerle bağlayup arabaların iç yüzlerine derin handaklar kazup cümle handak toprakların dağlar gibi iç yüzlere yığup üstlerine balyemez ve şâhî topları koyup kırk yerde kûh-ı Demâvend-misâl toprakdan tabyalar ihdâs edüp durur ve yedi yerde bu tabur-ı azîme şarampavlı sarp parmaklı ağaç kapular yapmış. Bu taburun tâ ortasında bir küçük tabur-ı azîm dahi kazup anda avret ve oğlanları ve cebehâne ve mâl-ı hazâ’inleri koyup kamanup durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 113a ·
metinde göster ·
… erîli ve sâfî kırmızı şalvârlı köçekleri ellerinde sâde kargı sırıklı huddâmlar
ile âheste
âheste güzer ederler. Andan,
Alay-ı müteferrikagân: Bunlar Mısır'ın a‘yân-ı kibârları muhteşem ve mülebbes ü müzeyyen askeridir. Kafâlarında onar, on beşer yigirmişer müzeyyen ü müsellah serâpâ katîfe anterîli ve sâfî kırmızı şalvârlı köçekleri ellerinde sâde kargı sırıklı huddâmlar ile âheste âheste güzer ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y187b ·
metinde göster ·
… le ölelim, tek hemân sizinle refîk olup gidelim" deyüp ellerinde birer dest-çûb
ile âheste
âheste biz dahi anlara teba‘iyyet edüp netîce-i merâm altıncı günde dağ taş aşa …
"Ölürsek sizinle ölelim, tek hemân sizinle refîk olup gidelim" deyüp ellerinde birer dest-çûb ile âheste âheste biz dahi anlara teba‘iyyet edüp netîce-i merâm altıncı günde dağ taş aşarak,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·