… ib-i şarkda nehr-i azîm Araz'a mahlût [olur]. Bu şehrin cümle (---) aded toprak
ile örtülü
hâne-i kadîmleri vardır ve cümle mihrâbdır. (---) câmi‘dir. Evvelâ
Evsâf-ı kal‘a-i Gürcîstân-ı Kara Ardahân: Çıldır eyâletinde Selîm Hân-ı Evvel sene (---) târîhinde feth edüp sancak beği tahtıdır. Beğinin hâssı 300.000 akçedir. Sancağında ze‘âmet 8 ve timar 87, alaybeğisi ve çeribaşısı ve dizdârı ve iki yüz kal‘a neferâtı var. Beğinin cebelüleriyle cümle bin mikdârı asker olur. Ve yüz elli akçe pâyesiyle şerîf kazâ-yı nâgehânîdir. Ve cümle (---) aded nâhiye add olunur. Nakîbü'l-eşrâfı yokdur. Müftîsi Ahıska'dadır. Kal‘ası bir yalçın kaya üzre şekl-i murabba‘ Şeddâdî binâber kal‘a-i ra‘nâdır. Dâiren-mâdâr cirmi (---) adımdır. Ve aslâ bir tarafdan havâlesi yokdur. Cümle iki kat, yetmiş kulleli kal‘a-i ferah-âbâddır. Üç kapusu vardır, biri cânib-i (---)(---). Âsitâne tarafından bir oda cebecileri var. Bu şehr içre Kaya Paşa hânedânı meşhûrdur. (---)322b Bu şehrin zeylinden (---) çayı cereyân edüp cânib-i şarkda nehr-i azîm Araz'a mahlût [olur]. Bu şehrin cümle (---) aded toprak ile örtülü hâne-i kadîmleri vardır ve cümle mihrâbdır. (---) câmi‘dir. Evvelâ
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 322a–322b ·
metinde göster ·
… llelerin cümle üstlerini Melek Ahmed Paşa efendimiz kendi mâlıyla tahta şindire
ile örtmüşdür
.
Ve bu aşağı hisârın altı aded metîn kullelerinde nehr-i Turla'ya nâzır mehîb balyemez topları var kim Urus şaykaların aslâ geçirmez. Bu kullelerin cümle üstlerini Melek Ahmed Paşa efendimiz kendi mâlıyla tahta şindire ile örtmüşdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 38a ·
metinde göster ·
… serâmedli kullelerdir kim cümlesin efendimiz Melek Ahmed Paşa şindire tahtalar
ile örtüp
amâr etmişdir.
Ve Tuna kenârında Melek Ahmed Paşa kullesi, müceddeden nev-binâ bir kulle-i ra‘nâ-yı azîmdir kim Özü kâfirlerinden alınan topların yigirmi aded topları ve cebehâneleri kulleye konup gûyâ semender kullesi olup topları Karadeniz'e ve Tuna'ya nâzırdır. Ve cümle kulleleri biri biri içinde gömlekli serâmed kullelerin cümlesi sivri sivri tahta örtülü külâh kubbe-i serâmedli kullelerdir kim cümlesin efendimiz Melek Ahmed Paşa şindire tahtalar ile örtüp amâr etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 66a ·
metinde göster ·
… mî‘i kubâbları ve haremleri ve ıstablları ve devehâneleri serâpâ rasâs-ı nîlgûn
ile örtülüdür
. Üstâd-ı mermer-bür bu imâretin der [ü] dîvârlarına eyle Ferhâdî tîşeler urmuş …
Ve cümle (---) aded kârbânsarây var, ammâ cümleden Sultân Süleymân asrında binâ olunan Husrev Kethüdâ'nın kârbânsarâyın Süleymân Hân mi‘mârı Mi‘mâr Sinân ibn Abdülmennân bir mihmân-sarây-ı kârbân binâ etmiş kim gûyâ bir rabât-ı hısn-ı hasîn-i üstüvârdır. Cemî‘i kubâbları ve haremleri ve ıstablları ve devehâneleri serâpâ rasâs-ı nîlgûn ile örtülüdür. Üstâd-ı mermer-bür bu imâretin der [ü] dîvârlarına eyle Ferhâdî tîşeler urmuş kim vasfında lisân kâsır olup ta‘bîr ü tavsîfinden müberrâ bir âyende vü revendegân-ı mihmân-sarâydır kim diyâr-ı Rûm'da misli meğer Tatarbâzârcığı'nda makbûl iken Maktûl İbrâhîm Paşa hânı ola (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 98a ·
metinde göster ·
… bi bin reng değildir. Ve kurşum ma‘deni olur. Anıniçün bu Sarây şehrinde kurşum
ile örtülmüş
imâretler çokdur. Ve nühâs-ı hâlis ma‘deni olur, ammâ nâdirdir, lâkin "içinde a …
Andan hacer-i lâciverd ma‘deni olur, ammâ Firengî gibi bin reng değildir. Ve kurşum ma‘deni olur. Anıniçün bu Sarây şehrinde kurşum ile örtülmüş imâretler çokdur. Ve nühâs-ı hâlis ma‘deni olur, ammâ nâdirdir, lâkin "içinde altunu vardır" dirler. Anıniçün Bosnasarâyı'nda işlenen bakır âvânîleri Belgrad ve İslâmbol ve Kastamonu ve Tokat'da işlenmez. Hattâ altun ile mutallâ gûnâ-gûn şem‘dân ve buhûrdân ve gülâbdânlar işlerler kim görenler anları zeheb-i Bundukanî zann eder. Ve hadîd ma‘deni gâyet çokdur. Hattâ Foniçsa nâm kasaba dağlarında bî-hadd ü bî-kıyâs demir meğer Sofya-i sâfiye Samakov'unda çıka ve bu Foniçsa kasabasında işlenen demir silâh âlâtları şehr-i Virene'de ve Taşlıca'da ve Çaniçse kasabalarında işlenmez. (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 131b ·
metinde göster ·
… Paşa Budin vâlisi iken bu kal‘ayı ma‘mûr edüp kullelerin şindire tahta padavra
ile örtmüş
ve kifâyet mikdârı neferât ve şâhî toplar ve cebehâne komuş. Ba‘dehu Budin diyâ …
Ba‘dehu sene (---) târîhinde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân asrında be-dest-i Koca Mahmûd Paşa Sırf keferesi elinden al[ın]mışdır. Vidin sancağı hâkinde voyvadalıkdır ve yüz elli akçe kazâdır. Kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve kal‘a dizdârı ve elli aded hisâr neferâtları ve muhtesibi vardır, ammâ gayri zâbitleri yokdur. Kal‘ası bir kûh-ı bâlâ-yı azîm zeylinde bir sivri sarp kaya üzre havâleli bir küçücük taş bir hisâr-ı ra‘nâdır. Hattâ mürûr-ı eyyâm ile harâb olmuşken celâlî olan Abaza Paşa Budin vâlisi iken bu kal‘ayı ma‘mûr edüp kullelerin şindire tahta padavra ile örtmüş ve kifâyet mikdârı neferât ve şâhî toplar ve cebehâne komuş. Ba‘dehu Budin diyârına gitmiş. Hâlâ ma‘mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 58b ·
metinde göster ·
… n ile pîrâste pirinçden sarı teneke ve kırmızı bakır tahta ve kalaylı tenekeler
ile örtülü
hâneler imiş.
Bu mahalleler içre olan hânedânlar Süleymân Hân'ın ibtidâ fethinde eyle ma‘mûr u müzeyyen etmiş kim cümle çârsû-yı bâzârı ve cemî‘i hânedânları ve serâpâ şâhnişîn ve revzenleri billûr ve necef ve moran câmlar ile ârâste ve cümle evlerin sutûh dam u bâmları rusâs-ı hâs-ı nîlgûn ile pîrâste pirinçden sarı teneke ve kırmızı bakır tahta ve kalaylı tenekeler ile örtülü hâneler imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 81a ·
metinde göster ·
Ve nehr-i Neretva kenârında üç göz kârgîr binâ kiremitler
ile örtülü
tershâne gözleri var, Süleymân Hân zamânı bu kal‘ada üç kadırga dâ’imâ âmâde du …
Ve nehr-i Neretva kenârında üç göz kârgîr binâ kiremitler ile örtülü tershâne gözleri var, Süleymân Hân zamânı bu kal‘ada üç kadırga dâ’imâ âmâde dururmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 163a ·
metinde göster ·
… hta örtülüdür kim Sührâb Mehemmed Paşa Kanije vâlîsi iken bu kulleleri tahtalar
ile örtmüş
gâyet metîn ebrâclardır. Ve her kulle mâbeyni kâmil yüzer adımdır. Bu hisâb üzr …
Manzara-i aşağı kal‘a-i Şikloş: Cümle üç kat kal‘adır ve cümle on yedi aded Şeddâdî kaya kulle-i serâmedlerin tâ zirve-i a‘lâları sivri sivri tahta örtülüdür kim Sührâb Mehemmed Paşa Kanije vâlîsi iken bu kulleleri tahtalar ile örtmüş gâyet metîn ebrâclardır. Ve her kulle mâbeyni kâmil yüzer adımdır. Bu hisâb üzre aşağı kal‘anın dâ’iren-mâdâr cirmi bin yedi yüz aded hatvedir. Ve bu kal‘anın gird-â-girdi serâpâ yalçın kesme kaya handak-ı amîk ü arız ü mehîb hafr-i azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 171b ·
metinde göster ·
… a amân u zamân vermez kırkar ve ellişer pâre altun gibi mücellâ kırmızı keçeler
ile örtülü
ve üzerleri tahta damlı toplar var kim her biri birer kal‘a değer. Bu topların …
Ve bu kal‘anın dörd köşesinde Çâryâr-ı güzîn aşkına dörd aded tabya-i azîmleri var kim kal‘adan taşra birer burun gibi yüzer arşın göl içine çıkmış her biri birer Mardin ve Van kal‘alarına mânend tabyalardır. Ve her birinde her cânibe nâzır ikişer kat suya berâber şayka toplar ve mâ-fevkınde kat-ender-kat balyemez ve küffâra amân u zamân vermez kırkar ve ellişer pâre altun gibi mücellâ kırmızı keçeler ile örtülü ve üzerleri tahta damlı toplar var kim her biri birer kal‘a değer. Bu topların eşlerini(?) Akdeniz'de Rodos kal‘asında görmüşüm ve her topların elzem-i levâzımından olan mühimmât u levâ[z]ımâtları ve gülleleri ve paça[v]ra ve keçeleri ve masdarları ve lunbarların cümle âmâde olduğundan mâ‘adâ cümlesi ağızlı olup fitilleri ve topçuları şeb [ü] rûz her topun yanlarında yatırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 181a ·
metinde göster ·
Ve kırk pâre kadırga-misâl Urus şaykaları gibi küpeşteleri sazlar
ile örtülü
firkateleri var. Demirkapu'ya ve Bakü kal‘asına ve Gîlân şehrine (---)(---) (- …
Ve kırk pâre kadırga-misâl Urus şaykaları gibi küpeşteleri sazlar ile örtülü firkateleri var. Demirkapu'ya ve Bakü kal‘asına ve Gîlân şehrine (---)(---)(---)(---)(---) ve Maskov kralı vilâyetlerinde bin mîl mesâfe-i ba‘îde (---) nehr-i (---)(---)(---)(---) gider gemileri bâzergân götürüp getirir şaykaları var. Nehr-i Edil'e bu gemiler girüp Maskov'un (---) nâm tahtına gider. Gâyet yaraklı pür-silâh gemilerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 167a ·
metinde göster ·
… e kayıklar andan içeri kal‘anın içine girirler imiş. Hâlâ ol liman kapusu dîvâr
ile örtülüdür
kim bu liman kapusu kemeri üzre olan kullenin nehr-i Ten'e nâzır cânibinde on a …
Mâ-tekaddem küffâr asrında bu küçük kapu dibindeki kullede bir gemi limanı kapusu var. Cümle kayıklar andan içeri kal‘anın içine girirler imiş. Hâlâ ol liman kapusu dîvâr ile örtülüdür kim bu liman kapusu kemeri üzre olan kullenin nehr-i Ten'e nâzır cânibinde on arşın yüksekde bir kanatlı arslan tasvîri var. Çâr köşe beyâz mermer üzre tasvîr olunmuşdur. Üstâd-ı nakkâş Freng-i Mânî mermer-bür bu arslana bir emek sarf etmiş kim gören anı zî-rûh zann eder. Ol ecilden bu kulleye arslan kullesi derler. Ammâ kavm-i Freng böyle kanatlı arslan tasvîrlerine San Marko ve Santa Marko derler. Hattâ Bundukânî dedikleri Venedik küffârının sancağ u bayraklarında taşıdıkları kanatlı esed sûretidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 184a ·
metinde göster ·
külbe-i ahzânlar içinde âsûde-hâllerdir. Andan şehir içinde bir mürtefi‘ yerde …
Ziyâret-i iki Yürekli Alî Beğ ve buna karîb Gâzî Îsâ Beğ: Bu iki aded gâzî âdem ejdehâları Gâzî Evrenos'un evlâd-ı zevi'l-ihtirâmlarındandır kim Rûmeli diyârına bunlar dahi kılıç urup feth etmişlerdir. Bu bürâdereyn-i gâziyeyn pederlerinin taşra cenbinde medfûnlardır ammâ üzerlerinde kubâbları yokdur. Kiremit ile örtülü külbe-i ahzânlar içinde âsûde-hâllerdir. Andan şehir içinde bir mürtefi‘ yerde Ahmed Beğ mescidinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 231b ·
metinde göster ·
… ar ta‘alluk etmesin içün kimseye göstermez ve kış eyyâmlarında etrâfını keçeler
ile örtüp
keçe içre bir tağar âteş yakar, bir temâşâ dıraht-ı mudhikdir. Ve dahi,
Hikmet-i Hudâ Âl-i Osmân diyârında bundan gayri yerde kahve ağacı yokdur. Kal‘a kapusunun önünde yol aşırı Cerrâh Alî Çelebi dükkânının ardındaki bâğçesinde bir kahve ağacı var. Her sene bî-hisâb mahsûl verir. Eğer eşkâl-i dırahtı su’âl olunursa hemân Rûm diyârlarında hâsıl olan bir nâr ağacı gibi alçak ve küçük ağacı olur, gûyâ Yemen diyârındaki gibi ağaçdır. Ammâ nazar ta‘alluk etmesin içün kimseye göstermez ve kış eyyâmlarında etrâfını keçeler ile örtüp keçe içre bir tağar âteş yakar, bir temâşâ dıraht-ı mudhikdir. Ve dahi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 268a ·
metinde göster ·
… cemâlin görüp benim ridâmı mübârek yüzüne burka‘ edüp vücûd-ı pâkini bir ihrâm
ile örtüp
sabâha dek durdu. Çünki vakt-i seher oldu kolundaki elvân nûr renkleri zâ’il ol …
Sadrıa‘zamın kethudâsı Mahmûd Ağa ve niçe sâhib-i veğâ gâzîler görüp ordu şeyhülislâmı ve mollasından fetvâlar alup fermân-ı vezîr ile bu hakîr-i pür-taksîre haber edüp bu abd-i kemter dahi mübârek bedr-i münîr cemâlin görüp benim ridâmı mübârek yüzüne burka‘ edüp vücûd-ı pâkini bir ihrâm ile örtüp sabâha dek durdu. Çünki vakt-i seher oldu kolundaki elvân nûr renkleri zâ’il olup ancak avucundaki delikde sehel âteş gibi nûr berk ururdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 293a ·
metinde göster ·
… . Cümle sığâr u kibâr üç yüz pâre balyemez toplardır. Ve niçesi kırmızı çukalar
ile örtülü
toplardır. El-hâsıl eyle metîn ve müstahkemdir kim bu kal‘a gûyâ yek-pâredir.
"Böyle sulhdan hazz edüp yine sizinle dost olduk" deyü vâfir sürûrlar semtin gösterüp yanımıza âdemler koşup kal‘anın der-i dîvârları ve burc [u] bârûların seyr [ü] temâşâ etdik. Ne‘ûzü billâh hemân Kandiye kal‘asının Su kullesi-misâl bucak bucak tâk-ender-tâk odalar ve mazgalların cümlesi suya nâzır olup bunda olan serâmed toplar Kandiye'de değil belki Rodos kal‘asında yokdur. Cümle sığâr u kibâr üç yüz pâre balyemez toplardır. Ve niçesi kırmızı çukalar ile örtülü toplardır. El-hâsıl eyle metîn ve müstahkemdir kim bu kal‘a gûyâ yek-pâredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 320b ·
metinde göster ·
… esi âlî bir medresedir. Ve imâreti ve hânları ve cümle imârâtları serâpâ kurşum
ile örtülü
câmi‘-i bî-bedeldir.
Gedik Ahmed Paşa Bâyezîd-i Velî câmi‘i (---)(---) anın hayrât [u] hasenâtındandır. Bây u gedâya ni‘meti mebzûl olduğundan [[(---) (---) (---)]] lu yüz elli ayakdır. Arzı seksen Q 9aP 9a kademe ve iki kubbe yan yanadır ve bir musanna‘ tarz-ı kadîm mihrâb ve minberi var kim misli meğer Sinop şehrindeki minber ola. Ve taşra yan soffalarında altı aded sütûn üzre münakkaş latîf kubbelerdir. Ve hareminde âbdest havuzunun cânib-i erba‘asında şecere-i ibret-nümâlar ile müzeyyen bir haremdir kim sâye-i dırahtlardan aslâ güneş te’sîr etmez bir koyah yerdir. Ve bu hareme muttasıl âb [u] hevâsı latîf bir hammâm-ı müferrihi var kim hastalar girse hayât bulur. Ve bir medresesi var yetmiş hücredir. Ders-i âmı ve talebeleri mevcûddur. Müderrisîn mâbeyninde pâyesi âlî bir medresedir. Ve imâreti ve hânları ve cümle imârâtları serâpâ kurşum ile örtülü câmi‘-i bî-bedeldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y16a ·
metinde göster ·
… mestûr bir câmi‘-i ma‘mûrdur. Ammâ mihrâb üzre olan kubbe-i azîm rusâs-ı nîlgûn
ile örtülüdür
. Ve hareminin etrâfında altı mermer sütûn-ı ibret-nümûn üzre kubbelerdir. Ve ha …
Evvelâ câmi‘-î kadîm Sarhan Beğ câmi‘i fâtih-i vilâyetdir. Mâ-tekaddem bu câmi‘ kenîse imiş. Musanna‘ kubbeleri vardır ve serâpâ kubâbları kiremit ile kırmızı Horasânî kireç ile mestûr bir câmi‘-i ma‘mûrdur. Ammâ mihrâb üzre olan kubbe-i azîm rusâs-ı nîlgûn ile örtülüdür. Ve hareminin etrâfında altı mermer sütûn-ı ibret-nümûn üzre kubbelerdir. Ve hareminin vasatında bir âbdest havuzu vardır. Cânib-i erba‘asından uyûnları cârî âb-ı nâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y34a ·
metinde göster ·
… ândır. Ve her dükkânların önlerinde birer Y 49b soffalar üzre üstleri kiremit
ile örtülü
soffalardır. Anlarda dahi bâzâr günleri âdem deryâsı cem‘ olup ol soffalar üzre …
Ve Cümle esvâk-ı sultânîsi iki yüz ticâretkândır. Ve her dükkânların önlerinde birer Y 49b soffalar üzre üstleri kiremit ile örtülü soffalardır. Anlarda dahi bâzâr günleri âdem deryâsı cem‘ olup ol soffalar üzre metâ‘ların fürûht ederler. Ammâ bezzâzistânı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y49a–Y49b ·
metinde göster ·
… ldız ve poyraz rûzgârları tarafında bir varoş-ı azîmdir kim yigirmi bin kiremit
ile örtülmüş
kat-ender-kat beşer altışar tabaka ma‘mûr u âbâdân ve müzeyyen kârgîr binâlı ve …
Der beyân-ı imârât-ı varoş-ı İremezât: Bu kal‘anın taşrasında keşişleme ve garbî ve yıldız ve poyraz rûzgârları tarafında bir varoş-ı azîmdir kim yigirmi bin kiremit ile örtülmüş kat-ender-kat beşer altışar tabaka ma‘mûr u âbâdân ve müzeyyen kârgîr binâlı ve bâğ-ı İremli evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y59a ·
metinde göster ·
… errih ve musanna‘ câmi‘-i rûşendir. Ve kârgîr binâ kubbe-i âlîsi rusâs-ı nîlgûn
ile örtülüdür
. Ve miyân-ı dilberân gibi nâzük minâre-i serâmedi var. Ve hareminde havz u şâzr …
Evsâf-ı cevâmi‘: Evvelâ büyük kapu önüne yol aşırı Piyale Paşa câmi‘i ki fâtih-i vilâyetdir. Gâyet müferrih ve musanna‘ câmi‘-i rûşendir. Ve kârgîr binâ kubbe-i âlîsi rusâs-ı nîlgûn ile örtülüdür. Ve miyân-ı dilberân gibi nâzük minâre-i serâmedi var. Ve hareminde havz u şâzrevânı var. Ve cânib-i erba‘ası bâğ u bâğçe ve bîd-i sernigûnları var. Ve kapusu üzre târîhi var. Ammâ katı nâ-mevzûn olmağile tahrîre cür’et olunmadı. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y59a ·
metinde göster ·
… irmi kâmil bin adımdır. Ve kıbleye nâzır bir kapusu var ve içinde iki yüz kireç
ile örtülmüş
hâneleri var. Ammâ çârsû-yı bâzârı ve hân u hammâmı yokdur. Ancak bir mescidi v …
Ve kal‘ası bir kayalı bayır dibinde şekl-i murabba‘ bir binâ-yı kadîmdir kim diller ile her seng-i hârâsının evsâfı ta‘bîr olunmaz. Ve bânîsi ma‘lûm değildir. Ba‘zıları Cân bin Cân binâsıdır derler. Bir binâ-yı Kahkahâ'dır. Dâ’iren-mâdâr cirmi kâmil bin adımdır. Ve kıbleye nâzır bir kapusu var ve içinde iki yüz kireç ile örtülmüş hâneleri var. Ammâ çârsû-yı bâzârı ve hân u hammâmı yokdur. Ancak bir mescidi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y228a ·
metinde göster ·
hâlâ ben Mekke ve Medîne pâdişâhı oldum, ben Ka‘be-i şerîfi serâpâ dîbâ ve şîb …
"Bir avret Ka‘be-i şerîfi siyâh harîr ile örterse hâlâ ben Mekke ve Medîne pâdişâhı oldum, ben Ka‘be-i şerîfi serâpâ dîbâ ve şîb ü zerbâf üzre incü ve cevâhirli eşyâlar ile zerdûz perdelerle Ka‘be-i şerîfi örterim" deyü buyurduklarında cemî‘i ulemâ-yı Mısır ve mezâhib-i erba‘a sâhibleri ve Ebussu‘ûd-ı Cârihî halîfeleri destûr vermeyüp;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y57b ·
metinde göster ·
… rından aşağı ferci kalır. Cimâ‘ murâd edinen melâ‘în timsâhın kıç ayakların kum
ile örter
ve kuyruğu üzre dahi hayli kum yığar, ba‘dehu havf [u] haşyetsiz fi‘il-i şenî‘a …
Bu timsâh eşi ile cezîrelere çıkup cimâ‘ murâd edindikde dişisin arkası üzerine yatırup cimâ‘ ederken ba‘zı Arab tâ’ifesi belsovukluğu marazına mübtelâ olup anın def‘iyçün yâhûd nefs-i emmâresiyçün mezkûr herîf kendüyi rimâl ve çengelistân içinde pinhân edüp dahi timsâh cimâ‘ etmeden dişisi arkası üzre yatırken herîf kemîngâhdan zâhir olup bir na‘ra haykırınca timsâhın erkeği firâr edüp Y 162a kendüyi Nîl'e atup halâs olur. Lâkin dişisi arkası üzre kaskatı kalır, gûyâ kaplıbağa gibi kalır, aslâ harekete iktidârı olmaz. Zîrâ elleri kısacıkdır, mahâreti suda kuyruğuyla ve ağzıyladır. Tâ ki erkeği cimâ‘ edüp dişisin sırtı üstünden döndürmeyince hâli üzre kalır ve kıç Q 218b ayaklarından aşağı ferci kalır. Cimâ‘ murâd edinen melâ‘în timsâhın kıç ayakların kum ile örter ve kuyruğu üzre dahi hayli kum yığar, ba‘dehu havf [u] haşyetsiz fi‘il-i şenî‘a mübâşeret eder, ne‘ûzu billâh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y161b–Y162a ·
metinde göster ·
… açup defn ederler. Yüz iki yüz meyyiti bir fıskıyeye defn ederler. Ammâ toprak
ile örtmezler
, hemân kefenile şöyle korlar, kimi çürür ve kimi kadîd olur.
Ehl-i Mısır'ın bir âyîn-i latîfleri dahi elbette her cum‘a gecesi niçe yüz bin har-süvâr merdân u nisvân on iki karâfeye gidüp âdem deryâsı olup hatm-i şerîf ve Yâsîn-i şerîf tilâvet olunup cümle fukarâya tasadduklar verilüp ziyâret ederler. Ve cümle merkadleri kâ[r]gir binâ ile mebnî fıskıyye ta‘bîr etdikleri zîr-i zemînde mahâzinlerdir kim herbiri beytü'l-hüzünlerdir. Başka kapuları vardır, toprak ile mesdûddur, hîn-i mahallinde açup defn ederler. Yüz iki yüz meyyiti bir fıskıyeye defn ederler. Ammâ toprak ile örtmezler, hemân kefenile şöyle korlar, kimi çürür ve kimi kadîd olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y245b ·
metinde göster ·
… dur, gâyet mün‘ime hâtûn imiş. Selef Y 266a mülûklerinden Beyt-i şerîfi harîr
ile örtmek
bir pâdişâha nasîb olmayup hâlâ şecerüddür Hâtûn'a müyesser olup her sene yüz y …
Ammâ kabr-i şecerüddür ma‘mûr [u] âbâdândır. Evkâfı çokdur, gâyet mün‘ime hâtûn imiş. Selef Y 266a mülûklerinden Beyt-i şerîfi harîr ile örtmek bir pâdişâha nasîb olmayup hâlâ şecerüddür Hâtûn'a müyesser olup her sene yüz yetmiş kîse evkâfından masrûf olunup Mekke-i mükerremeye kisve-i şerîfe gider. Mısır'da Yûsuf köşkünde üç yüz âdem zerdûz harîr ile dokuyup tamâm ederler kim vâcibü's-seyrdir. Ve Karâfe-i suğrâda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y265b–Y266a ·
metinde göster ·