İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

ile şeb

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
22
isabet
22 cümle/beyitte
8,2
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
34 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi229,0

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Bağlamlar 1–22 / 22

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“ile şeb” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 67b … edüp vezîr-i sânî pâyesi ihsân edüp taşra çıkardılar ve yine şeref-i sohbetleri ile şeb [u] rûz müşerref idiler.
EÇS II 308b–309b … âsıyla on cemâ‘at oda yeniçeriyle cânib-i Zengî'de meterise yigirmi aded toplar ile şeb [u] rûz kal‘aya amân vermeyüp döğerdi. Cümle beş koldan yigirmişer aded toplar …
EÇS III 33a … "benem dîğer nîst" diyen şehbâzlar ile cezîre-i Girid'e geçüp Deli Hüseyin Paşa ile şeb [u] rûz "mücâhidü fî sebîlillah" olup yüz aklıkları ederdi ve's-selâm.
EÇS III 47b … önderüp edâ-yı deyn ederiz" deyü hakîre bir hâne-i bî-minneti tehniye edüp paşa ile şeb [u] rûz sohbet-i hâs ederdik. Meğer paşa bir sebük-rûh ve yârândan Hâtem-i Tayy …
EÇS III 65b … afâ-yı Uryânî. Sayf u şitâda bî-pîrehen gezer, ammâ şiddet-i şitâda aşk-ı İlâhî ile şeb [u] rûz la‘l-gûn çehre ile arak-âlûd gezer. Ve Dervîş Ahmed-i Halhâlî, mecâzibû …
EÇS III 134b … : Sultân (---) vüzerâlarındandır. Bu dahi çârsû içinde izdihâm mahallinde olmak ile şeb [u] rûz cemâ‘at-i kesîreden hâlî değildir. Derûn-ı câmi‘ gâyet musanna‘dır. Mih …
EÇS III 161a … âra ihtiyâcı yok, {bir kat dîvâr-ı metîndir} ve bostâncıbaşı üç bin aded bâğbân ile şeb [u] rûz dîdebândır. Dâ’imâ hâfızı Hudâ-yı Nigehbândır. Ve cânib-i şarkîsi bir v …
EÇS IV 209b … n müsellimi (---) (---) Ağa ile ve Kelepür Hüseyn Ağa ile ve a‘yân-ı Diyârbekir ile şeb [u] rûz sohbet-i hâslar ve sâyd u şikâr-ı teferrücgâhlar edüp zevk ü safâlar ed …
EÇS IV 227a … gedâsı şehirden bu bâğlara göçüp kâmil sekiz ay bâğ faslı edüp bir hay [u] huy ile şeb [u] rûz Hüseyin-i Baykara fasılları ederler. Her bâğda gûnâ-gûn musanna‘ havz u …
EÇS V 96b … mâm ve Leysîzâde Çelebi ve Koca Ya‘kûb Çavuş ve Koca Mü’ezzin Mahmûd Çelebi'ler ile şeb [ü] rûz ihtilât edüp mu‘tâdımız üzre cümle ehl-i kubûru ziyâret ederken şehr-i …
EÇS V 128b–129a Bu câmi‘ dahi cemâ‘at-i kesîre ile şeb [ü] rûz mâl-â-mâldır, zîrâ şehrin izdihâmı mahallinde vâki‘ olup bir minâreli v …
EÇS VI 98a Bu ziyâretgâhları ve kal‘a-i Üstürgon'u alâ kadri'l-imkân niçe ahbâb ile şeb [ü] rûz seyr [ü] temâşâ etdiğimizin beşinci günü Sadrıa‘zam Köpürlüzâde Ahmed P …
EÇS VI 178a … ur ve paşamız Yentür Hasan Paşa ve Kanije gâzîleri ilâ hâze'l-ân altı bin asker ile şeb [ü] rûz ceng edüp küffârı Kanije gölüne komadılar ve Ölesi nâm varoşa ve Berekl …
EÇS VII 14a Ve bu kapuların araları asker ile şeb [ü] rûz pür olup tavla ve sadranc ve bir hâyhûdur kim ta‘bîr olunmaz ve gûnâ-gû …
EÇS VIII 315a … mâlik Acemzâde Reîs (---) Efendi mescidi, çârsû içinde bir tahtânî zâviye olmak ile şeb [ü] rûz cemâ‘atden hâlî değildir. Lâkin câmi‘ olmağa isti‘dâdı olup evkâf-ı kes …
EÇS VIII 352a Bu hakîre ceneral vâfir in‘âmlar ile şeb [ü] rûz ziyâfet-i azîmler edüp bir bednâm günlerinde bir top şâdımânları etdi k …
EÇS VIII 367b–368a … dları kitâbsız kefereler olup şeb [ü] rûz yine akrabâları olan müselmân Arnavud ile şeb [ü] rûz ceng ederler 368a ve esîr olur, tâ Ebü'l-feth Gâzî'ye gelince çok Arn …
EÇS IX Y247b … ğalarından bir a‘lâ hükûmetdir. Yedi kîse hâsıl olup iki yüz kavvâs ve levendât ile şeb [ü] rûz şâm'ın enderûn [u] bîrûnunda olan yetmiş beş şâhrâh-ı tavîlde ve üç bin …
EÇS X Y128b … emerler ile iç kal‘aya gelen sulardandır. İç kal‘a dibine gelüp andan dollâblar ile şeb [u] rûz çekilüp azîm su hazînesi kubbeleri vardır, anlar mâl-â-mâl olup ale's-s …
EÇS X Y235a … Ol taş tekne hâlâ mezkûr Sultân Câvlî zâviyesinin nerdübânı altında mâ-i zülâl ile şeb [ü] rûz memlû’dur. Âyende vü revende hayvânâtları suyun nûş ederler, yine leb-b …
EÇS X Y450b … dir. Yigirmi yedi bin bâğ u bostânında ve gül gülistânında mahbûb u mahbûbeleri ile şeb [ü] rûz sohbet-i hâssu'l-hâsı bir cây-ı menâsda ederler. Zîrâ bu şehrin gülistâ …
EÇS X Y450b … lesinde (---) câmi‘i dahi bir minâreli ma‘mûr câmi‘dir, ammâ çârsû içinde olmak ile şeb [ü] rûz cemâ‘atı firâvândır. (---) câmi‘i. (---) câmi‘i. Görüp ibâdet etdiğimiz …