… eden Şehzâde Bâyezîd içün Acem'e elçilik ile gidüp Şehzâde Bâyezîd'i evlâdları
ile alup
Sivas kal‘asında ma‘nûkan şehîd edüp Paşa kal‘ası kurbünde defn etdiler. Ziyâre …
Dâmâd Hasan Paşa: Süleymân Hân'a dâmâd olup Acem'e firâr eden Şehzâde Bâyezîd içün Acem'e elçilik ile gidüp Şehzâde Bâyezîd'i evlâdları ile alup Sivas kal‘asında ma‘nûkan şehîd edüp Paşa kal‘ası kurbünde defn etdiler. Ziyâret etmişim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 48a ·
metinde göster ·
… âhir senesinde Mısır feth olup pederinden hilâfeti Çorlu ovası'n da dest-i kahr
ile alup
yine Çorlu'da çorlu olup sene (---) târîhinde merhûm olup bu kadar gazâ eyleyüp …
Sekiz sene hilâfetinde sekiz yüz kal‘a feth edüp âhir senesinde Mısır feth olup pederinden hilâfeti Çorlu ovası'n da dest-i kahr ile alup yine Çorlu'da çorlu olup sene (---) târîhinde merhûm olup bu kadar gazâ eyleyüp kılıcın arşa asdı, âhir-i kâr ömrü kemânın yasdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 100b ·
metinde göster ·
… [u]143a eşrâf [u] kibâr olsun anı miskînler ellerinde olan hatt-ı şerîfleri
ile alup
miskînhâneye götürürler. Zîrâ dıyâr-ı Rûm'da cüzâm marazı sârîdir deyü şehir iç …
Ve Tekye-i Miskînler, tarîk-i âm üzre şehir hâricinde bir tekyedir. Cümle miskînler anda sâkin olup nezerâtlar ile geçinirler. Şehir içre bir miskîn haber alsalar amân vermeyüp alup tekyelerine götürürler. İsterse a‘yân [u]143a eşrâf [u] kibâr olsun anı miskînler ellerinde olan hatt-ı şerîfleri ile alup miskînhâneye götürürler. Zîrâ dıyâr-ı Rûm'da cüzâm marazı sârîdir deyü şehir içre miskîn turmak memnû‘ olduğundan her şehir hâricinde başka miskînhâneler vardır. Kimse ile ihtilât etmeyüp başka sâkin olurlar. Ammâ Arabistân'ın Mısrında gâyet cüzâm âdem çokdur. Kubâ marazıdır deyü eli ve ayağı dökülmüş âdemler ile bir yerde yiyüp içüp yatup kalkarlar. Hikmet-i Hudâ evlâd-ı evlâdları dahi olursa elbette kaşları ve kirpikleri olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 142b–143a ·
metinde göster ·
… ciz-mânde kalmışlardı. Ba‘dehû Dânişmendiyân elinden Âl-i Selçûkiyân bir takrîb
ile alup
karâr etdiler. Ba‘dehû sene 795 târîhinde Âl-i Osmâniyândan Yıldırım Bâyezîd Hâ …
Kadîm-i eyyâmda kal‘ası Amâlika kavminin binâsıdır. Niçe yüz mülûkden kalmış kal‘a-i Kahkahâ-yı Rûmdur. Ba‘zı tevârîhde Ferhâd-ı kûh-ken binâ etdi, derler. Mahallinde tahrîr olunur. Ba‘dehû sene 476 târîhinden Âl-i Dânişmendiyye'den Sultân Melik Gâzî, Rûm keferesi elinden feth etmişdir. Niçe kerre İrân-zemînin Azerbaycân pâdişâhları muhâsara edüp fethinde âciz-mânde kalmışlardı. Ba‘dehû Dânişmendiyân elinden Âl-i Selçûkiyân bir takrîb ile alup karâr etdiler. Ba‘dehû sene 795 târîhinde Âl-i Osmâniyândan Yıldırım Bâyezîd Hân {üzre} Timur hurûc etdükde {Amasiyye kal‘asın Timur} feth etmesin deyü mukaddem târîh ile {Yıldırım Hân, Amasiyye'yi} feth edüp İsâ Çelebi'yi hâkim nasb edüp dârü'l-mülk-i taht-ı selâtîn olup hutbe tilâvet olundu ve "Azze nasruhû, duribe Amasiyye" deyü sikkeli akçesi kat‘ olundu. Zîrâ dağlarında ve şehr-i Gümüş'de sîm-i halisin üç yerde ma‘deni vardır. Ba‘dehû 280b pâdişâhlara mahsûs sarây-ı hâs ve bâğçe-i İrem binâ olunup tahtgâh-ı Âl-i Osmân oldu. Ebü'l-feth tahrîrinde eyâlet-i Sivas hâkinde Amasiyye beğinin tahtıdır. Sevâd-ı mu‘azzam ve taht-ı pâdişâh-ı mükerrem olmağıla bir kaç kerre ber-vech-i arpalık kânûn üzre bu sancak üç tuğlu vezîrlere sadaka olmuşdur. Taraf-ı pâdişâhîden kânûn üzre paşasının hâss-ı hümâyûnu 300.000, sancağında ze‘âmet 19, timar 422, alaybeğisi ve çeribaşısı ve yüzbaşısı vardır. Bu cümle erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı timar kânûn üzre cebelüleriyle üç bin asker olup alaybeğisi ve paşası sancağı altında sefer eşerler. Pâk ü müsellah ve mükemmel askerleri vardır. Ve üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâdır ve nâhiyeleri gâyet ma‘mûrdur. Evvelâ nâhiye-i İnebâzârı ve Geldikkân ve Akdağ ve Kağala nâhiyesi kasabadır. Ve sancağında tokuz kazâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 280a–280b ·
metinde göster ·
Hüsniyyât-ı düvüm oldur kim her giz Âl-i Muhammedîden şerîfe bâkireleri kul kısmına ve Abdullah oğluna vermeyüp yine kefinne verirler. Hakîr su‘âl edüp eyitdiler kim "Siz bir Kâfire avreti nikâh ile alup nazar-ı tohmadır, aslı müslimdir, deyü kâfire alırsız, ma‘kûl mezhebdir. Ammâ kızları kefinne vermeyüp kâfirden müslime versek, ihtimâldir nihâni mürted olup, nazar tohma olunca evlâd niçe olur. Belki ol Abdullah oğlu evlâdların bırağup kâfire firâr edüp, "Evlâdları anadan Âl-i Resûl" diyemeniz. Zîrâ sizin mezhebinizce nazar tohmadır deyü kâfir karısını alırsız. Bu kerre ol seyyideden tevellüd eden mürted-i billah evlâdları ne olmış olur" deyü bu mes’ele[y]i su’âl etdiler. Hemân hakîr eyitdim: "Cenâb-ı Bârî cemî‘î milel-i muhtelifenin, isterse Yahûd [ve] Nasâr olsun bellerinden inen evlâdları İslâm ile tevellüd edüp sonra peder u mâder ta‘lîmiyle dalâlete düşer" deyü bu hadîsi tilâvet etdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 302a ·
metinde göster ·
Sebeb-i tesmiyyesi (---)(---)(---) fâtihi Âl-i Selçukiyân'dan Kılıç Arslan İzzeddîn ibn Mes‘ûd sene tis‘a ve sittîn ve hamse-mi’e târîhinde Âl-i Dânişmend'in i‘ânetiyle bu şehr-i Rûm Yunaniyân elinden dest-i kahr ile feth etmişdir. Ba‘dehû Antâlî'den küffâr hurûc edüp Selçukiyân'ın inkırâz bulduğu mahalde bu kal‘a-i Bor'a küffâr istilâ edüp Bûr iken bî-nûr oldu. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Âl-i Osmân'dan Orhân Gâzî Hacı Bektâş-ı Velî i‘ânetiyle feth etdi. Ba‘de'l-Orhân Gâzî Karamânoğlu İbrâhîm Beğ bu şehre mutasarrıf oldu. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân dest-i kahr ile alup ilâ'l-ân dest-i Âl-i Osmân'dadır. Ammâ Süleymân Hân tahrîri üzre Konya eyâletinde Niğde beği sancağı hükmünde yüz elli akçe pâyesiyle şerîf kazâdır ve nâhiyesi cümle 13 aded kurâdır. Kadılara senevî bir yük akçe hâsıl olur. Taraf-ı pâdişâhîden hâkimi vâlide kethüdâsıdır kim hâss-ı hümâyûndan ifrâzdır. {Hâlâ şehrden altmış bin akçe hâsıl olup vâlide sultânlara gider. Ammâ mukaddemâ bu şehr içre cereyân eden Hemâm çayı üzre olan barud-ı siyâh değirmânlarına hâss idi. Hâlâ ref‘ olup vâlide voyvâdâsı zâbt eder}. Kethüdâyeri ve serdârı ve dizdârı ve muhtesibi ve subaşısı vardır, ammâ müftî ve nakîbü'l-eşrâfı yokdur, zîrâ tarafeyninde şehr-i Niğde ve şehr-i Aksarây dahi ba‘îdce şehr-i Kayseriyye mütfîlerine mürâca‘at ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 69a ·
metinde göster ·
tâ Çıldır sahrâsında at başı çelüp anda Şâh İsmâ‘îl ile savaş-ı perhâş edüp man …
Ba‘dehû Selîm Şâh-ı Evvel sene (---) târîhinde dest-i Acem'den dest-i kahr ile alup tâ Çıldır sahrâsında at başı çelüp anda Şâh İsmâ‘îl ile savaş-ı perhâş edüp mansûr u muzaffer olup dest-i Acem'den yedi hanlık ve yetmiş sultânlık ve yedi tümen tenlik-i Gürcîstân hanlığı ülkeler feth edüp ilâ-mâşâ'allah dest-i İslâm'da olup Süleymân Hân tahrîrî üzre eyâlet-i Rûm olup sene (---) târîhinde Murtezâ Paşa efendimize vezâret ile eyâlet-i Sivas ihsân olunup Haleb'den Urfa ve Rıkka ve Harrân ve Mar‘aş ve Kayseriyye seyâhatlerinden berü dörd ay seyâhât edüp Sivas'da şeref-i sohbetleriyle müşerref olup paşa kal‘asında sarâya muttasıl Çavuşzâde hânesin fakîre konak ihsân olunup belagân-mâ-belâğ ta‘yînâtlarımız alup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 74a ·
metinde göster ·
mutasarrıf oldular. Andan yine Ermenî keferesi destine girdi.
Ba‘dehû kefere-i Rûm bu Dârâ Şâh'ı 210b münhedim edüp cümle Âzerbaycân u İrân u Turan'a Yunaniyân istîlâ edüp Dârâ Şâh'ı harâca kesüp bu kal‘a-i Mardin'e mâlik olup binâ-yı azîm düyûrlar ihdâs etdiler. Zirâ Hazret-i İsâ aleyhisselâm asrında bu Mardin içre Buhtunnasr-ı sâhib-hurûcun bir puthâne-i âteşgedesi var idi. Buhtunnasr hûn-ı Yahyâ talebiyçün bu Mardin'den hurûc edüp Haleb'i ve Şâm'ı ve Beyt-i Makdis'i ve Beytü'l-hazân'ü ya‘nî şehr-i Safet'i ve Taberistân'ı ve Askalân'ı ve Arz-ı Hasan'ı ve Arz-ı Mısr'ı umûmen harâb u yebâb edüp yine kal‘a-i Mardin'e geldi. Anınçün Rûm kefereleri bu Mardin'e rağbet edüp Dârâ Şâh'ın destinden dest-i kahr ile alup mutasarrıf oldular. Andan yine Ermenî keferesi destine girdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 210a–210b ·
metinde göster ·
… an cümle tabaklar arasına girüp hân önündeki mümessek u muza‘fer pilavdan kepçe
ile alup
herkesin önündeki tabağa pilav-ı gûnâ-gûn kor idi. Meselâ, dâhil-i meclis olanl …
Ba‘dehû meydâna sâfî fağfûrî tabaklar ile yigirmi elvân pilavlar gelüp ve yigirmi kâse çobra gelüp çâşnigîrbaşı olan cümle tabaklar arasına girüp hân önündeki mümessek u muza‘fer pilavdan kepçe ile alup herkesin önündeki tabağa pilav-ı gûnâ-gûn kor idi. Meselâ, dâhil-i meclis olanlara kepçe ile hân önünden pilav ve cilav vermek ri‘âyet ola. Hulâsa-i kelâm Acem'in pilavından gayrı ni‘metleri memdûh değildir. Ve birkaç gûne çobraları var idi. Câ-be-câ dûzde bünyânları da memdûh-ı âlemdir. Gayri ta‘âmları olmadığından Kızılbaş-ı bed-ma‘âş derler. Hakîkatü'l-hâl Karaçi halkının ve Tülüngi nökerlerinin ma‘îşetleri gâyet bed olduğundan bed-ma‘âş derler. Ammâ efsâne kelâmdır. Her ne gûne ta‘âm tenâvül olunsa yine benî Âdem def‘-i cû‘ eder. İstersen şîr-i hurma [vü] katr-ı nebât ye, istersen siyâh kara darı ekmeği ye, cümle def‘-i cû‘ etmede yeksândır. Niçe ta‘âmlar tenâvül olunup destehânlar kalkup hoş-âblar gelmedi. {Zîrâ} diyâr-ı Acem hoşâb u zerde memdûh değildir. Zîrâ hoşâbı Hazret-i Osmân te’lîf etdi. Zerdeyi Yezîd'in pederi Mu‘âviye ibn Ebî Süfyân peydâ etdiğinden bu iki ni‘met ülke-i Acem'de memdûh değildir. Ammâ niçeler nihânîce yerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 290b ·
metinde göster ·
… kerre hemân Tatar askeri evvel taşra amân ile çıkan kralzâdeleri kayd [u] bend
ile alup
taburdan gerüye yan verince taburdan küffâr bu hâli görüp hemân ölüsü dirisine …
Hân bu hâli görüp "Min indillâh hayırlısı ola" deyüp Hân'ın iç ağaları hakîr ile feth-i şerîfe müdâvemetde iken cümle cüyûş-ı muvahhidîn atbaşı berâber taburun top altına karîb varıldıkda yüz bin Tatar yaylarının çilelerine ikişer üçer tabur okları gezleyüp şast ber-kabza çeküp tabura doğru şastlara küşâd verdiklerinde iki kerre yüz bin ok bârân-ı la‘net gibi tabur içre yağup niçe bin oklar üryân atlara güzer etdikde atlar âdemler[e] depme urup atlar rehâ bularak âdemleri depüp ısırarak kâfirlerin kellelerine oklar lâle gibi konarak derûn-ı taburda bir gırîv ü feryâd kopup Leh küffârı dahi yedi koldan tabur içine balyemez top-ı kûbları urarak bize imdâda gelen Kazak dahi tabur içre kurşumu yağdırarak bir hâl-i pürmelâl olup hemân derûn-ı taburdan sene 1067 Zilhicce'sinin yigirmi üçüncü günü tabur içinden Macar-ı küffâr-ı füccâr cenge âhenk edüp bir yaylım kurşum ve bir yaylım top atup tarafeynden üç sâ‘at ceng-i azîm olup bârûd-ı siyâhın dumanından göz gözü seçemez olup taşradan sadâ-yı "Allâh Allâh" ile ceng-i harbî-i Efrâsiyâblar ve tabur içinden "Yajuj Yajuj" sadâsıyla nâkûs ve torompete boruları sadâsı evce peyveste olup bu arada niçe bin cân ecel câmın nûş etdikde bir kerre hemân Tatar askeri evvel taşra amân ile çıkan kralzâdeleri kayd [u] bend ile alup taburdan gerüye yan verince taburdan küffâr bu hâli görüp hemân ölüsü dirisine binüp 44a taburdan cümle balyemez toplarıyla "Yajuj Yajuj" diyerek Tatarın ardı sıra kovarak sahrâ-yı (---) çıkdıkda gerüden Kazak ve Leh askeri tarfetü'l-ayn içre tabura koyulup ganîmete başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 43b–44a ·
metinde göster ·
… ân'ın izniyle 12b bu kal‘a-i Husvar'ı Kurs Macarı elinden kuvvet-i Âl-i Osmân
ile alup
bir kal‘a-i metîn etmişdir kim gece vâkı‘sında gören âdemin dudakları uçuklar. …
Ba‘dehu sene (---) târîhinde Erdel hâkimi Betlen Gabor kral Süleymân Hân'ın izniyle 12b bu kal‘a-i Husvar'ı Kurs Macarı elinden kuvvet-i Âl-i Osmân ile alup bir kal‘a-i metîn etmişdir kim gece vâkı‘sında gören âdemin dudakları uçuklar. Hâlâ içinde cümle keferesi Nemse ve kapdanı ve ir[ş]ekleri ve şagları ve nemeşleri cümle Nemse'dir, lâkin Zolomioğlu milkidir. Kal‘ası Hasun yaylası dibinde dîvârları dolma rıhtım-ı Şeddâdî sedd-i İskender-misâl beyâz kuğu gibi kal‘adır kim sûr-ı üstüvârının kaddi evc-i âsumâna berâber bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn nev-binâ bir hisâr-ı zîbâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 12a–12b ·
metinde göster ·
Delakoğlu i‘ânetiyle bu kal‘ayı binâ edüp Belgrad keferelerine huzûr vermeyüp a …
İbtidâ bânîsi sene (---) târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân'dır. Be-dest-i Gâzî şehâbeddîn Paşa binâ olunmuşdur. Bu kal‘ayı binâ edüp Belgrad kal‘ası kâfirlerin zebûn etmek içün Yıldırım Hân Semendire hâkimi Delakoğlu Duçye kâfirin kızın berâ-yı maslahat nikâh ile alup Delakoğlu i‘ânetiyle bu kal‘ayı binâ edüp Belgrad keferelerine huzûr vermeyüp amânların kesmişdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 31b ·
metinde göster ·
… ahi zamân-ı cehâletde iken İşpanya kralının bir kızın zu‘m-ı bâtıllarınca nikâh
ile alup
zifâf gecesi Ahmed Beğ'in babası Hersek ban kızı görünce aklı gidüp ol ân kıza …
Hersekoğlu Ahmed Paşa dahi zamân-ı cehâletde iken İşpanya kralının bir kızın zu‘m-ı bâtıllarınca nikâh ile alup zifâf gecesi Ahmed Beğ'in babası Hersek ban kızı görünce aklı gidüp ol ân kıza amân vermeyüp Hersek Bânû-yı İşpanya'nın bekâretin izâle etdikde hemân Hersekoğlu müte’ellim olup dâğ-ı derûnundan ol gece üç yüz kadar atlı ile bu Mileşova tahtından gâ’ib olup şehr-i Üsküp'de Ebü'l-feth Gâzî'ye gelüp sergüzeşt [ü] serencâmın bir bir takrîr edüp şehâdet parmağın kaldırup Akşemseddîn ve Velî Mahmûd Paşa huzûrunda İslâm ile müşerref oldukda ismine Ahmed derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 143a ·
metinde göster ·
… sâhibinindir, kepeği değirmencilerinindir. Lâkin kral bu unu sâhibinden akçesi
ile alup
zulm etmezler.
Ve bu şehrin âb [u] hevâsı gâyetü'l-gâye latîfdir. Ve bunda ağreb ü garâ’ibât acâ’ibâtdan çok şeyler vardır, ammâ bir gûne turfe su değirmenleri var, hem un öğüdür ve hem üç gûne un eler, garîb temâşâdır kim eleğe ve garbula âdem yapışmadan un elenir. Hâs unu kral içündür, mâ‘adâsı sâhibinindir, kepeği değirmencilerinindir. Lâkin kral bu unu sâhibinden akçesi ile alup zulm etmezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 50b ·
metinde göster ·
… amândan berü durduğu yerdeki uyuşuk kanları ve sarı sulu ahlâtları cümle sünger
ile alup
süngeri şarâb ile yaykayup yine kafâ içini ve beyni etrâfların pâk ü pâkîze sil …
"Âferîm sad bârekallâh işte sen bu ilme mukayyed olsan üstâd-ı kâmil cerrâh olurdun ve imâ‘n-ı nazar ile takayyüd edüp bakdığından bildim ki bu dünyâda çok şey görmüşsün", deyüp hemân acele ile mecrûh herîfin beynisi yanından bir çifte ile kurşumu alup bir sarı sünger gibi şey ile kurşumun bu kadar zamândan berü durduğu yerdeki uyuşuk kanları ve sarı sulu ahlâtları cümle sünger ile alup süngeri şarâb ile yaykayup yine kafâ içini ve beyni etrâfların pâk ü pâkîze silüp hemân yine acele ile kafâyı yerine koyup depesinden ve çenesi altından yassı kayışlarla muhkem sarup meydân-ı mahabbete bir kutu getirüp kodu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 62b ·
metinde göster ·
… e Sultân Bâyezîd-i Sânî vezîri Sencüvân Paşa Ciniviz Frengi elinden dest-i kahr
ile alup
hâlâ Kefe eyâleti hükmünde voyvadalıkdır. Bu Kabarta nehrinden berisi tâ kal‘a- …
Lisân-ı Frenk'de ismi (---) dir. Lâkin kayalarında inleri, ya‘nî mağâraları çok olmak ile kavm-i Tatar bu kal‘aya İnkirmân derler. Zamân-ı kadîmde bu cezîre-i Kırım Ciniviz Frengi elinde iken bu kal‘ayı Onanfarav nâm bir kral karısı binâ etmişdir. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Sultân Bâyezîd-i Sânî vezîri Sencüvân Paşa Ciniviz Frengi elinden dest-i kahr ile alup hâlâ Kefe eyâleti hükmünde voyvadalıkdır. Bu Kabarta nehrinden berisi tâ kal‘a-i Kefe’ye ve kal‘a-i Kerş'e varınca ve maşrık ve kıble taraflarında tâ Tat elleri içinden Basdak kal‘asına ve Tat kal‘asına ve Anapa kal‘ası burnuna ve Balıklava kal‘asına ve bu İnkirmân kal‘asın geçüp 120a tâ Sarkirmân kal‘alarına varınca cümle deryâ kenârlı ve Çadır dağları ve Menkup kal‘ası cümle Kefe eyâletidir kim Âl-i Osmân hükmündedir. Hânların zerre kadar dağlarda hükmü yokdur. Ancak leb-i deryâda Gözlev kal‘ası ve Kırım'ın ortasında çöl yerleri hânların hükmündedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 119b–120a ·
metinde göster ·
… ndan Yûsuf Salâhaddîn bu Sayda'yı küffâr-ı Freng-i bedreng elinden darb-ı kahır
ile alup
mutasarrıf iken küffâr-ı füccâr
Hikâye: Sene (---) târîhinde Mısır pâdişâhlarından Yûsuf Salâhaddîn bu Sayda'yı küffâr-ı Freng-i bedreng elinden darb-ı kahır ile alup mutasarrıf iken küffâr-ı füccâr
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y192a ·
metinde göster ·
… et-i şu‘ayb'ın çobanı idi. Hazret-i şu‘ayb'ın bir duhter-i pâkîze-ahterin nikâh
ile alup
dâmâd-ı şu‘ayb Nebî oldu. Hâlâ ol cebelde olan koyunlar ol döldendir.
Ve bu dağlarda bu halkın bir gûne küçük koyunları vardır, Hazret-i şu‘ayb koyunlarındandır. Zîrâ Hazret-i şu‘ayb Nebî mün'im ve mâldâr peygamber idi ve Hazret-i Musâ aleyhi's-selâm ba‘de'n-nübüvve Hazret-i şu‘ayb'ın çobanı idi. Hazret-i şu‘ayb'ın bir duhter-i pâkîze-ahterin nikâh ile alup dâmâd-ı şu‘ayb Nebî oldu. Hâlâ ol cebelde olan koyunlar ol döldendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y202b ·
metinde göster ·
… l ile mezkûr benderleri Portakal keferesi destinden kuvvet-i bâzû-yı Âl-i Osmân
ile alup
ve tokuz bin aded Portekiz küffârı esîr olup kırk bir pâre balkarmata gemileri …
Bu tuç direkler dahi Süleymân Hân'ın binâsıdır. Her biri üç âdem kaddi tuç ve musaykal sütûnlardır. Süleymân Hân'ın Seyyidvar altında rikâbdârı olan Kuzu Alî Ağa'dan mesmû‘umuz olmuşdur kim Süleymân Hân bu kırk bir aded tuç direkleri Mısır'da Tavâşî Süleymân Paşa'ya inşâ etdirüp Yemen gazâsına götürmek içün toplar idi. Ba‘dehu Süleymân Hân Ungurus seferlerinden Yemen gazâsına gidemeyüp Süleymân Paşa Yemen'i ve Hindustân'da Dîvâbâd'ı ve Ahmedâbâd'ı ve Bender'i ve Suratâbâd nâm benderleri iki yüz pâre keştî ile Süveys deryâsından varup altı ay kâmil ceng [ü] cidâl ve harb [u] kıtâl ile mezkûr benderleri Portakal keferesi destinden kuvvet-i bâzû-yı Âl-i Osmân ile alup ve tokuz bin aded Portekiz küffârı esîr olup kırk bir pâre balkarmata gemileri dahi feth olup mezkûr kal‘alara asâkir-i Âl-i Osmân'dan cengâver fetâlar konulup Süleymân Paşa, Süleymân Hân'a neccâblar ile bu feth-i meserreti arz etdükde Süleymân Hân'dan hatt-ı şerîf vârid olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y344b ·
metinde göster ·
Mısr'ın cânib-i erba‘asında yedi bin şühedâ Sahâbe-i kîram medfûndur derler. Hâ …
Ve bir kavlde Amr ibnü'l-Âs Mısr'ı ceng-i azîm ile alup Mısr'ın cânib-i erba‘asında yedi bin şühedâ Sahâbe-i kîram medfûndur derler. Hâsıl-ı kelâm Amr ibnü'l-Âs zamân-ı hükûmetinde Mısır ol kadar ma‘mûr oldu kim henüz arûs-ı dünyâ ümm-i dünyâya döndü.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y17a ·
metinde göster ·
… yağlar zâhir olup hekîmbaşı kendi eline kepçe alup ol sarı yılan yağların kepçe
ile alup
iri katremîz sırça şîşeler vardır, anlara doldurdu. Cümle küplerden böyle yağla …
Ba‘dehu cümle tathîr olmuş tuzlanan yılanları on iki kıt‘a kıt‘a sırçalı küplere koyup haremin bir köşesinde matbah ocakları üzre koyup altına santa ağacı âteşi germâ-germ verüp hekîmbaşının bir elinde asâsı ve bir elinde sâ‘ati. Aşçılar yine kendü halîfeleridir kim her biri tekmîl-i fünûn etmiş üstâd-ı kâmil telâmizlerdir, ancak hekîmbaşı hâzır olup evkât gözedir, üç sâ‘at yılanlar küpler içre kaynayup küpler üzre kehrübâr-misâl sarı sarı yağlar zâhir olup hekîmbaşı kendi eline kepçe alup ol sarı yılan yağların kepçe ile alup iri katremîz sırça şîşeler vardır, anlara doldurdu. Cümle küplerden böyle yağları cem‘ edüp katremîz şîşelerine doldurup yine yılanların küpleri altına germâ-germ âteş urdular. Ma‘lûm-ı sa‘âdet ola kim yılanlar tabh olduğu bakır âleti tancere ve kazgan değildir, zikr olunduğu üzre içi ve tışı sırçalı toprak küplerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y123a ·
metinde göster ·
… arz sâhibi ağadır. Ekseriyyâ gümrüğü Mısır beğlerinden yüz ellişer kîse iltizâm
ile alup
yılda iki yüz ve iki yüz elli kîse hâsıl eder. Zîrâ her senede cebr-i noksân be …
Ve bir hâkim dahi Mısır paşası tarafından bir mükellef ağa gümrük üzre havâle hâkimdir. Yevmiyye onar guruş gümrükden ulûfesi vardır. Âyende vü revende gemilerden birer guruş temkîn akçesi alır ve odun gemilerinden onar kantâr hatab alır ve niçe gûne işlere karışır, arz sâhibi ağadır. Ekseriyyâ gümrüğü Mısır beğlerinden yüz ellişer kîse iltizâm ile alup yılda iki yüz ve iki yüz elli kîse hâsıl eder. Zîrâ her senede cebr-i noksân beş yüz pâre gemi gelür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y345a ·
metinde göster ·
isim resimleri ve kurâ ve kasabâtları vatan-ı aslîleri ile ve eben an-ceddin ak …
Andan refîkımız Dervîş Alî Halhâlî ve Dervîş Nemedî ve Dervîş Lema‘î ve gergerden sâhibi Dervîş Ni‘metullâh selâm verdikde cümlesinin selâmların savt-ı a‘lâ ile alup isim resimleri ve kurâ ve kasabâtları vatan-ı aslîleri ile ve eben an-ceddin akrabâ ve ta‘allukâtları ile ayân [u] beyân etdi. Ammâ Dervîş Alî Halhâlî'ye,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y425b ·
metinde göster ·