… n Süleymân Hân'ın halvethânesinde başpapas krala kılıç kuşadup yine alay-ı azîm
ile Beç
kal‘asına girüp tahtına cülûs eder.
El-hâsıl bu şehirde bir hafta oturup her gün gelüp pâdişâhâne seyr-i safâlar ve temâşâlar edüp zevk u safâlar ederdik. Dahi niçe bin gûne ibret-nümâ şeyler gördük, ammâ tahrîri mümkin değildir. Rûm u Arab u Acem'de ve cemî‘i kâfiristânda bu bâğ-ı hıyâbân-ı İrem meşhûr-ı âfâk olup hasretü'l-mülûk bir cinîn-i ravza-i musanna‘dır. Hattâ bir kral cülûs etdikde alay-ı azîm ile Beç'den bunda gelüp Sultân Süleymân Hân'ın halvethânesinde başpapas krala kılıç kuşadup yine alay-ı azîm ile Beç kal‘asına girüp tahtına cülûs eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 53a ·
metinde göster ·
kal‘asın muhâsara etdikde yüz elli bin asker-i Tatar-ı adû-şikâr ile Sâhib Gera …
Ammâ kaçan ki Süleymân Hân seksen yedi bin asker ile Beç kal‘asın muhâsara etdikde yüz elli bin asker-i Tatar-ı adû-şikâr ile Sâhib Geray Hân geldikde Süleymân Hân ol gün Tatar Hân'ı Kırım'a gönderdi ve askerin yüzün dönderdi. Tatar askeri ise Âl-i Osmân'a lâzımlı askerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 55b ·
metinde göster ·
… e meştâ edüp hemân nevrûzdan mukaddem kar alaca olmağa başlayınca asker-i İslâm
ile Beç
altında kar üzre meks edüp sâ’ir tedârikler görülünce evvelbahârda gelüp deryâ- …
Ve bu Beç kal‘ası Alaman dağı eteğindedir. Kışı gâyet katı olup sâ’ir diyârlardan üç ay evvel kışı gelir. Bu kal‘ayı muhâsara eden bir yıl mukaddem Budin'de meştâ edüp hemân nevrûzdan mukaddem kar alaca olmağa başlayınca asker-i İslâm ile Beç altında kar üzre meks edüp sâ’ir tedârikler görülünce evvelbahârda gelüp deryâ-misâl Tatar askerin Âl-i Osmân ordusu etrâfında kondurup kâfiristânın her tarafların vurdurup Beç'e imdâda gelen leşker-i küffârı kırdırup kal‘ayı murâd üzre muhâsara etmek gerek, zîrâ bu kal‘a-i Beç iklîm-i sâdisde bulunup ilm-i usturlâb üzre be-kavl-i Batlîmûs-ı hakîm bu beldenin arz-ı beledi (---)(---) ve tûl-ı nehârı (---)(---) olup (---) derîce (---) ve dakîkadır. Anıniçün kışı şedîd olur. Ve biz bu Beç'de iken atvel-i nehârı mahallî idi, on sekiz buçuk sâ‘at ve bir dakîka idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 55b ·
metinde göster ·
… ayırup dağları ve bayırları cürfler eyleyüp üç sâ‘at kâmil yol ile Tuna'yı zor
ile Beç
kal‘ası altına getirmişler, ammâ yine bu mahalde yolların sedd edüp Tuna'yı Beç …
Ve Beç kal‘asına gelen Tuna'yı bu mahalde ana Tuna'dan ayırup dağları ve bayırları cürfler eyleyüp üç sâ‘at kâmil yol ile Tuna'yı zor ile Beç kal‘ası altına getirmişler, ammâ yine bu mahalde yolların sedd edüp Tuna'yı Beç kal‘ası önünden kesmek kâbildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 73b ·
metinde göster ·
… çâsârın tahtı olan Beç ü Piç ve pîç-ender-pîç kal‘ası ola. Hudâ-yı Bîçûn Yanık
ile Beç
ü Piç kal‘alarının dahi fethleri müyesser ola.
Ammâ böyle bir kal‘a-i Kahkahâ mânendi kâmil pey-ender-pey otuz altı senedir kim seyyâh-ı âlem olup ekâlîm-i seb‘a seb‘a-i seyyâre-v[â]r seyerân u deverân ve geşt [ü] güzâr etdiğim İslâm pâdişâhları ve gayri müslim krallarının on yedi pâdişâhlık yerlerin seyr [ü] temâ[şâ]lar edüp sağîr ü kebîr cümle üç bin yedi yüz altmış aded kal‘aların im‘ân-ı nazar ile nazar etdim, ammâ bu kal‘a-i Kandiye gibi bir sûr-ı üstüvâr-ı bî-hemtâ görmedim. Meğer bu kal‘aya mânend Alman diyârında Nemse çâsârının hükmünde nehr-i Tuna kenârında ciğer yakan Yanık kal‘ası ve çâsârın tahtı olan Beç ü Piç ve pîç-ender-pîç kal‘ası ola. Hudâ-yı Bîçûn Yanık ile Beç ü Piç kal‘alarının dahi fethleri müyesser ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 308a ·
metinde göster ·