Ammâ cümleden kabâ’il-i Hâşimî-i Kureyşî ve Ebathîdir kim Server-i kâ’inât ve Mefhar-i mevcûdât ol sülâle-i 256b Sâmî'den vücûda gelmişdir kim kevn ü mekân anınçün halk olup anın rû-yı âbına bâlâda tahrîr olunan elsîne-i muhtelife ve gûnâ-gûn kavm ile rûy-ı dünyâ müzeyyen olup ümmetlerinin destinde cümle milel-i muhtelife zâr [u] zebûnlardır. Kavm-i Arab'dan mâ‘adâ kabâ’il-i gûnâ-gûna acem derler. Anınçün ism-i şerîfleri "Seyyidü'l-Arab ve'l-‘Acem" deyü mevsûfdur. Bu bâlâda tahrîr olunan akvâmın netice-i ecdâdları Âdem-i Sânî, Hazret-i Nûh Necî evlâdlarından Sâm ve Hâm ve Yâfes'e müntehî olur. Dahi netice-i silsîle âhiri Âdem Safîy'de karâr bulur. Ez-în-cânib maksûd [u] merâmımız seyâhatnâmemizde Abaza kavminin ibtidâ zuhûru ahbâr-ı sikâdan Cevâhir-i Ahbâr tahrîr etmişlerdir kim ba‘de hicreti'n-Nebeviyye sene 25 târîhinde Hazret-i Ömer hilâfetinde kabâ’il-i Kureyş'den Beşe nâmında bir Arab meliki var idi. Ve hâkim-i kavî iktidâr idi. Irak ve Yesrib ve Bathâ ve Yemen ve Aden ve melik-i Seba‘ memleketlerine mutasarrıf idi. Bu mezkûr Beşe melikin beş evlâdı vücûda gelüp her biri birer fetâ bahâdır oldular. Büyük oğlu Cebel el-Hime ikincisi Arab ve üçüncüsü Keysû ve bu Keysû'nun üç oğlu oldu. Biri Keys, biri Mevâl, biri Tayy idi. Yine Beşe'nin dördüncü oğlu (---)(---)(---)(---)(---) hikmet-i Hudâ babaları Beşe, Arab melîki merhûm olup Hazret-i Ömer'in re‘yiyle mîr-i âşîretliği büyük oğlu Cebel el-Hime'ye tevcîh olundu. Bir gün bu Cebel el-Hime hatâ’en bir Arabın gözün çıkarup Arab huzûr-ı Hazret-i Ömer'e geçüp da‘vâ edince şer‘ ile Cebel el-Hime'nin gözün çıkarmak icâb etdi. Hemân Cebel el-Hime gayretinden nâmûs edüp ol gice cümle aşâ’ir [u] kabâ’iliyle ve dörd birâder-i cân-berâberiyle firâr edüp Antakiyye'de Harkil Krala varup bir karârgâh ister. Ol dahi Cebel el-Hime'ye Şam-ı Trablus dağların verüp leb-i deryâda bir şehr bünyâd eder. Hâlâ Cebeliyye şehri Cebel el-Hime binâsı olduğıyçün Cebeliyye derler. Bunda dahi kerr u ferr u dârât sâhibi olup Şam ve Medîne etrâfların nehb ü gârât başlayup üzerine Hâlid b. Velîd ve Esved ibn Mikdâd yüz bin asker ile hurûc edüp Cebel Cebelîde karâr edemeyüp gemilerle İspanya diyârına firâr edüp şehr-i azîm Avlonya dağlarında karâr etdiler. Kavm-i Kureyşî olduklarından sâkin olduğu dağlara Kuryeleş dağı ve Kuryeleş Arnavudu derler. Frenk lisânıyla muhtelit olduklarından Arnabud lisânı peyda etdiler. Hâlâ ol dağ Arnavudları cümle Arab gibi saçlı kavmdir. Ve şiğirleri ve türkileri Arab âğazeleridir. Anın içün Arnavud kavminin aslı Arabdandır kim cedleri Cebel el-Hime'dir. İlbasan kurbunda yatır. Ammâ mürted-i bî-dîn olmamışdır. Ba‘dehû evlâdı Dukad mürted olmuşdur. Avlonya ile Delvinye mâbeynindeki Dukad dağlarında sâkin olurlar. Esmerü'l-levn Arab gibi lehçeli ve saçlı Arnavudlardır. Ez-în-cânib Cebel el-Hime üzre gelen Hâlid ibn Velîd Cebel el-Hime'nin karındaşı Arab'ı ve Keysû'nun oğlu Keys'i ve Mevâl'i ve Tayy'ı kayd-bend ile Hicâz'a götürüp Bağdâd çölünde yurd verüp Keys, Keys urbânına melik oldu. Tay, Tay kabîlesine melik oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 256a–256b ·
metinde göster ·
ve kahren müyesser olup ba‘de'l-feth bir dahi küffâr istîlâ etmeğe tâlib u râgı …
Ol Gâzî Hudâvendigâr kim Edirne'yi feth etdikden sonra bu kal‘a-i Zağra Yenicesi'ne Lala Şâhin Paşa'yı sene 766 târîhinde serdâr-ı mu‘azzam edüp bu kal‘ayı muhâsara etdikde mel‘ûn Rûm kefereleri bâtıl dînleri gayretine ceng-i azîm edüp âhir fethi kılıç ile cebren ve kahren müyesser olup ba‘de'l-feth bir dahi küffâr istîlâ etmeğe tâlib u râgıb olmasın içün fermân-ı Murâd Hân ile Lala Şâhin Paşa bu kal‘ayı hâke beraber eyleyüp şehrini zamîme-i İslâm diyârı edüp nâm-ı Murâd Hân içün hutbe tilâvet olundu. İlâ-mâşâallah dest-i Âl-i Osmân'da Rûm diyârının Şâm-ı cennet-meşâmına mânend bir şehr-i dil-pesenddir. Hâlâ (---) eyâletinde (---) sancağı hâkinde Çirmen paşasının hâssıdır deyü ağası yüz aded tevâbi‘iyle hükûmet eder. Hâkim-i şer‘i üç yüz akçe pâyesiyle gâyet a‘lâ şerîf kazâdır ammâ kazâ-yı âsumânî değildir. Zîrâ bu şehrin a‘yân-ı ulemâsı katı çok olmağıla zulm u ta‘addî etdirmezler. Ber-vech-i adâlet kadıya senevî on kise mahsûl olur. Zîrâ (---) aded nevâhî kurâlarından cümle me’kûlât [u] meşrûbât bâd-ı hevâdır. Niçe kerre tekâ‘üd ihtiyâr eden beş yüz akçe mollalara bu kazâ sadaka olunmuştur. Bu şehrin imâristânı cümle Zağra sahrâsına vâki‘ olup cânib-i etrafı bağlardır. Ve tarafı şimâli ba‘îd dağlardır. Cümle şehr-i Zağra Yenicesi diyâr-ı Rûm'da üçdür. Ammâ bu Yenice cümle yedi mahalledir. Ve cümle (---) hâne-i zibâlardır. Tahtânî ve fevkânî bâğ u bâhçeli serâpâ la‘lgûn kiremit örtülü mükellef ve mükemmel a‘yân-ı eşrâf sarâyları ve gayri hâne-i Külbe-i ahzân-ı beytü'l-hazenlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 131b ·
metinde göster ·
… içinde üç kat palanka hisâr ve üç kat handak-ı üstüvâr ile ârâste cezîre olmak
ile cebehâne
ve toplar ile pîrâste olmuş bir sedd-i metîn ve bender-i hasîn bir cây-ı mûjıkh …
Nehr-i Doline kenârında vâki‘ olmak ile kavm-i Asfar bu kal‘aya Doline derler. İbtidâ bânîsi (---)(---) lisân-ı Lehce Kapusna (---) derler. Hâlâ Leh kralı hâkinde Sotnik {vezîr} hükmünde, ya‘nî Leh'in sancakbeği hükmünde üç kat geçit bataklık içinde üç kat palanka hisâr ve üç kat handak-ı üstüvâr ile ârâste cezîre olmak ile cebehâne ve toplar ile pîrâste olmuş bir sedd-i metîn ve bender-i hasîn bir cây-ı mûjıkhâne-i menhûsdur. Bu kal‘anın kıble tarafı Tatar'ın Kırım vilâyetine gider, çölistân-ı bî-amândır, ammâ yine ol tarafda nehr-i Özü kenârınca ma‘mûr Sarıkamış kal‘aları vardır kim Kırım diyârına yakındır, ammâ bu Kapusna şehri üç kat bataklık arasında on bin aded şindire ve tahta ve saz örtülü keferelerin menhûs hâneleridir. Câ-be-câ bölme bölme çârsûsu ve müfîd [u] muhtasar kenîseleri ve Doline nehri üzre su değirmenleri kenârında kal‘a poniki Hân'a ziyâfetler edüp hedâyâlar verdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 48a ·
metinde göster ·
arabaların ortaya alup geçdiler. Andan cümle yigirmi altı pâre münakkaş ve musa …
İbtidâ cümle Paşalı askeri andan asesbaşı ve subaşı askeri ikişer ikişer geçüp gitdiler. Andan kelle ve esîrleri getiren Akkirmân askeri andan Özü kal‘ası askeri çifte çifte küheylân atlar üzre ubûr etdiler. Andan cümle bin üç yüz aded arabalar içre gûnâ-gûn âlet-i silâh ve cebehâneler ile mâl-â-mâl altı bin yetmiş aded musaykal ve mücellâ dirhemli Kazak tüfenglerin mezkûr arabalar üzre zeyn edüp ve cümle üç yüz altmış aded haçlı bayrakları baş aşağı arabalar üzre edüp bu cebehâneleri cümle cebeciler çorbacıları ikişer ikişer dizilüp mükellef alayı ile cebehâne arabaların ortaya alup geçdiler. Andan cümle yigirmi altı pâre münakkaş ve musaykal ve mücellâ altun gibi şâhâne topları cümle at arabaları çeküp her atlar kim fîl kadar Krakov ve Daniska {vilâyeti} atları kim her {atın} ayaklarında ikişer okka na‘lları var idi. Bu topları cümle topçular askeri ve çorbacıları keşân ber-keşân getirdiler. Anlardan sonra iki bin aded yine kefere atların bakkal kefereleri çeküp küçük imrahor askeri getirdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 64b ·
metinde göster ·
… esiz neferât hâneleri ve anbârları ve cebehâne hazîneleri var, ammâ iç el olmak
ile cebehânesi
ve topları azdır.
Ve derûn-ı hisârda cümle yüz mikdârı bâğçesiz neferât hâneleri ve anbârları ve cebehâne hazîneleri var, ammâ iç el olmak ile cebehânesi ve topları azdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 170a ·
metinde göster ·
… ereleri yokdur ve buğday anbârları ve cebehâne mahzenleri var, ammâ iç el olmak
ile cebehânesi
ve topları azdır, ammâ her gece dîdebânları kal‘a bekleyüp mehterhâne çalınur v …
Ve derûn-ı hisârda cümle iki yüz aded bâğ u bâğçesiz hisâreri hâneleri var. Aslâ Rûm kefereleri yokdur ve buğday anbârları ve cebehâne mahzenleri var, ammâ iç el olmak ile cebehânesi ve topları azdır, ammâ her gece dîdebânları kal‘a bekleyüp mehterhâne çalınur ve göle nâzır metîn üstüvâr ebrâcları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 178a ·
metinde göster ·
… kâfire verdiklerinden bu kal‘aya aslâ yeniçeri komazlar. Hâlâ üç oda cebeciler
ile cebeci
ağası ve bir oda topçu ağası vardır. Ve muhtesibi ve bâcdârı ve harâc emîni şeh …
Bir kerre yeniçeriler bu kal‘ayı amân ile kâfire verdiklerinden bu kal‘aya aslâ yeniçeri komazlar. Hâlâ üç oda cebeciler ile cebeci ağası ve bir oda topçu ağası vardır. Ve muhtesibi ve bâcdârı ve harâc emîni şehremîni ve mi‘mâr ağası ve dizdâr ağası ve beş yüz kulu ve on iki ağalığı ve niçe yüz a‘yân-ı eşrâfları vardır. A‘yândan (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 9b ·
metinde göster ·
… n sarf edüp binâ etdikde içine dizdârı ve iki yüz seksen aded sekbân tüfenglisi
ile cebehâne
ve şâhâne topları ve zahîrelerin kodu. Bunun dahi üstü tahta örtülü ve cenûba n …
Der-sitâyiş-i kal‘a-i musanna‘-ı Çikişke: Bunu dahi sene (---) târîhinde Mehemmed Geray Hân binâ edüp Kırım'a aslâ Kalmık girmez oldu. Mukaddemâ bin elli senesinde Bahâdır Geray ve İslâm Geray Hânlar asrında aslâ Kalmığ'ın Heyhât sahrâsına geldiğin bile işitmezdik. Şimdi bu senelerde Heyhât'ı ve kal‘a-i Azağ'ı ve vilâyet-i Kazağ'ı geçüp cezîre-i Kırım'a istîlâ etmeğe başladı. Allâh hayrlar vere. Ammâ bu kal‘a bu mahalle binâ olunduğu aceb isâbet oldu, zîrâ karşu tarafı Azak denizi aşırı Heyhât sahrâsıdır. Kalmığ'ın ve Azak Kazağ'ının konup göçdüğü sâzlı yerlerdir. Bu kal‘aya Mehemmed Geray Hân aceb mâl-ı firâvân sarf edüp binâ etdikde içine dizdârı ve iki yüz seksen aded sekbân tüfenglisi ile cebehâne ve şâhâne topları ve zahîrelerin kodu. Bunun dahi üstü tahta örtülü ve cenûba nâzır demir kapusu var, ammâ gâyet bî-amân yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 143a ·
metinde göster ·
… ra yalnız çıkamaz. Elbette beş on âdem bir hurme hâtûnu "Vahdehu lâ-şerîke leh"
ile cebbâne
seyrine götürüp anda defn ederler. Bir dahi evine girmezler. Avretlere bu ömr-i …
Evvelâ bu diyârın ne mahbûbun ve ne mahbûbesin görmek olmayup hüsn-i bâ-kemâl bâ-cemâllerinin reng-i rûyları tahrîr olunmadı. Nisâ tâ’ifesi bu diyârda kapusundan taşra yalnız çıkamaz. Elbette beş on âdem bir hurme hâtûnu "Vahdehu lâ-şerîke leh" ile cebbâne seyrine götürüp anda defn ederler. Bir dahi evine girmezler. Avretlere bu ömr-i nâzenînlerinde büyük temâşâdır. Tâze gulâmları hod on yaşında saç sakal sâhibi olur. Sakalına ustura değiren gulâmı ve berberi katle berâber ibret-i âlem ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 163a ·
metinde göster ·
… ri ağası vardır kim cümle dörd bin aded güzîde yeniçerileri vardır. Ve dörd oda
ile cebeciler
ağası vardır kim cümle iki bin aded pür-silâh cebeciyândır.
Ve altı oda kapukuluyla haseki ağalardan yeniçeri ağası vardır kim cümle dörd bin aded güzîde yeniçerileri vardır. Ve dörd oda ile cebeciler ağası vardır kim cümle iki bin aded pür-silâh cebeciyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 184a ·
metinde göster ·
… nleri ve ebrâcları harâbcadır. Cebehânesi ve topları yokdur, zîrâ iç elde olmak
ile cebehâne
ve dizdârı ve neferâtları yokdur. Ancak Yahûdîleri çokdur.
Bir sahrâya vâki‘ olmuş havâlesiz şekl-i murabba‘ tula binâ bir kal‘a-i zîbâ cümle kârgîr seng ra‘nâ hisâr-ı üstüvârdır. Girdâ-gird cirmi bin adım bir küçük kal‘adır, ammâ içinde cuhûddan gayri kimesne yokdur. Bu kal‘anın nısfı âyende vü revendegânlara mihmânsarây hânlardır ve birez yeri meydândır. Ammâ bu kal‘anın handakı yokdur. Cümle iki aded kapuları vardır. Bir kapusu cânib-i kıbleye çârsû meydânına nâzırdır. Ve bir kapusu taraf-ı şarka nâzırdır. Câ-be-câ bedenleri ve ebrâcları harâbcadır. Cebehânesi ve topları yokdur, zîrâ iç elde olmak ile cebehâne ve dizdârı ve neferâtları yokdur. Ancak Yahûdîleri çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 208b ·
metinde göster ·
… r cemâ‘at el-hâsıl yigirmi aded odalar ile zümre-i yeniçeriyân ve cümle beş oda
ile cebeciyân
ve cümle beş oda ile topçuyân ve cümle bir oda ile kumbaracıyân, altı bölük sip …
Ve ana muttasıl zümre-i yeniçeriyândan Zağarcıbaşı Zülfikâr Ağa ve turnacıbaşı ve samsoncubaşı ve tebdîl olan Haseki Hasan Ağa ve seksen bir cemâ‘at ve elli bir cemâ‘at el-hâsıl yigirmi aded odalar ile zümre-i yeniçeriyân ve cümle beş oda ile cebeciyân ve cümle beş oda ile topçuyân ve cümle bir oda ile kumbaracıyân, altı bölük sipâhiyândan cümle altı bin aded serdengeçdi sipâhân, cümle bu İbrâhîm Paşa kolunda Anatolu sipâhîleriyle berâber meterise girilmiş idi. Ammâ hakkâ ki bu tarz [u] tavr üzre bir vezîr böyle meterise girmemiş idi, zîrâ zağarcıbaşı olan Zülfikâr Ağa, Gâzî Hüseyin Paşa asrından berü meteris ilminde ve asâkir-i İslâmı çeküp çevirmede tekmîl-i fünûn edüp bu Göllük tarafında ale't-tertîb meterisler etmişdir kim ta‘bîr ü tavsîf olunmaz. Cümle kırk pâre balyemez topları, cümle yedi yüz yetmiş aded meteris yolları aralarındaki balyemez toplar Göllük tarafın berbâd ederlerdi. (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 291a ·
metinde göster ·
"Vallâhi sünnet üzre şurût [u] kuyûduyla tahâret edüp ba‘dehu gasl ederken avret yerleri tüğlü idi ve koltukları altları ve başı cümle tüğlü idi. ‘Diyâr-ı gurbetdir, eyle olur, avret yerin tırâş etmemiş’ deyüp ba‘de'l-gasl kefenleyüp musallâda namâzın kılup tevhîd [ü] tezkîr ile cebbâneye götürüp defn edüp telkîn edüp cümle dönüp geldik. Ale's-sabâh gelüp cümle halk eyle gördük, benim sardığım kefen içinde işte bu keçiyi gördük" deyü bu gûne şehâdet etdiğinde Müftî Alî Efendi fetvâ verüp yine kefeniyle küşâde olan kabrine kefenli keçiyi defn edüp cümle halk târumâr oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 340a ·
metinde göster ·
… yüz bin ve yigirmi yedi bin sekiz yüz akçe eder. Bu hâsıllarından beş bin akçe
ile cebelüler
yazup me’mûr oldukları sefere alaybeğisi ve çeribaşısı livâsı altında eşmek şar …
Ve eyâlet-i Haleb cümle tokuz yüz üç kılıçdır. Yüz dördü ze‘âmetdir. Yedi yüz toksan tokuzu tezkerelü tîmârdır. Ve bu erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı tîmârın mutasarrıf oldukları (---) kurâdır. Ve senevî cümle mahsûlleri üç yüz yetmiş üç kerre yüz bin ve yigirmi yedi bin sekiz yüz akçe eder. Bu hâsıllarından beş bin akçe ile cebelüler yazup me’mûr oldukları sefere alaybeğisi ve çeribaşısı livâsı altında eşmek şartıyle sefere eşerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y169a ·
metinde göster ·
… -i Umûr ve Benî Zühd meks edüp tarâvet kesb ederler. Bu buhayre Minye buhayresi
ile cebel-i
Aclûn mâbeyne-hümâsında vâki‘ olmuşdur. Ve bu Zağr sâhilinin cânib-i garbîsinde …
Buhayre-i Zağr: Dâ’iren-mâdâr altı mîldir. Âb-ı hayât sudur. Gûnâ-gûn mâhîleri sayd olunup cânib-i erba‘asına kabâyil-i Vahîdât ve Âl-i Umûr ve Benî Zühd meks edüp tarâvet kesb ederler. Bu buhayre Minye buhayresi ile cebel-i Aclûn mâbeyne-hümâsında vâki‘ olmuşdur. Ve bu Zağr sâhilinin cânib-i garbîsinde bir beyâz kubbe-i münever vardır. Anda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y235a ·
metinde göster ·
… sarkıdup ol mükehhal gözler ile cemî‘i ulemâ-yı Mekke tazîm, tevkîr [ü] ihtirâm
ile cebel-i
Arafât'a çıkarırken cümle tablhâneler fâriğ olup va‘z [u] hutbeye muntazır olur …
Huccâc-ı zevi'l-ihticâca ma‘lûm-ı sa‘âdet ola kim yevm-i arefede vakt-i zevâl ki ola ya‘nî beyne's-salâteyn olup şems-i âlem-tâb cânib-i zevâle nüzûl etdükde Mekke mollâsı örf-i izâfetiyle bir beyâz kınalı bir nâka-i müzeyyene üzre süvâr olup kethudâsı licâmın çekerek ve cemî‘i huddâmıyla Hazret-i Âdem matbahından çıkup nümâyân oldukda boğazında rıdâsıyla ve örfünde bir arşın taylesân-ı Muhammedî sarkıdup ol mükehhal gözler ile cemî‘i ulemâ-yı Mekke tazîm, tevkîr [ü] ihtirâm ile cebel-i Arafât'a çıkarırken cümle tablhâneler fâriğ olup va‘z [u] hutbeye muntazır olurlar. Mollâ dahi âheste âheste alay-ı ulemâ-yı meşâyihân ile bu kadar yüz bin huccâc içre iki cânibine selâm vererek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y321b ·
metinde göster ·
Bu evsâf-ı şerîfin tahrîr etdiğimiz Beyt-i şerîf içün hubût-ı âdemden berü ma‘bed-i kadîm olmak ile niçe bin mülûk buna mâlik olduklarında niçe bin ceng [ü] cidâl ve harb [u] kıtâl olduğu kütüb-i tevârîhlerde musarrahdır. Ammâ Hicret-i Nebeviyye'nin sene 17'si târîhinde bizzât Hazret-i Risâlet-penâh Medîne-i münevvereden yetmiş dörd bin Sahâbe-i kirâm ve Muhâcirîn [ü] Ensâr ile gelüp Mekkeyi muhâsara edüp kuvvet-i bâzû ile cebren ve kahren seyf-i Muhammedî urarak Kureyş münkirleri destinden feth etdükde cemî‘i emvâl [ü] erzâkları ganîmet oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y349a ·
metinde göster ·
… arzı vâki‘ olmuşdur. Ammâ ancak bir ok menzili yerdir. Ve bu cebel-i Ebî Kubeys
ile cebel-i
Cezzel'e Ahşebân derler.
Ve bu dere içre üç şâhrâhı vardır. Gâyet ulu yollardır. Ve şimâl cânibinde Bâb-ı Mu‘allâ'ya varınca ulu tarîk-ı âmdır. Ve bir müntehâsı dahi Hammede cânibinde şebîke dedikleri mahalle varır. Ve cânib-i cenûbda Yemen râhı üzre Hazret-i Hamza'nın mevlûd-ı şerîfi olduğu mekâna müntehîdir. Ammâ bu şehr-i azîmin arzı cebel-i Cezzel dedikleri dağın yüzünde ve cebel-i Ebî Kubeys'in nısfından ziyâdesi ma‘mûrdur. Bu iki dağın üstü ve mâbeyni dahi ma‘mûrdur kim şehrin arzı vâki‘ olmuşdur. Ammâ ancak bir ok menzili yerdir. Ve bu cebel-i Ebî Kubeys ile cebel-i Cezzel'e Ahşebân derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y349b ·
metinde göster ·
… r. Hattâ Hazret-i Risâlet bu mahalde sa‘y-i Safâ ederken dest-i şerîfindeki asâ
ile cebel-i
Safâ'ya darb edüp asânın darbın dabbe istimâ‘ etdi, buyururlar imiş. Ve cebel-i …
Cebel-i Safâ: Mekke'nin cânib-i şarkında şehir içinde Safâ mahallinde bir alçak cebeldir. Hadîs-i şerîf ile müsbetdir kim eşrât-ı sâ‘âtde zuhur edecek Dâbbetü'l-arz bu cebelde mahpûsdur, buyurmuşlardır. Hattâ Hazret-i Risâlet bu mahalde sa‘y-i Safâ ederken dest-i şerîfindeki asâ ile cebel-i Safâ'ya darb edüp asânın darbın dabbe istimâ‘ etdi, buyururlar imiş. Ve cebel-i (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y361a ·
metinde göster ·
Ammâ Cenâb-ı Bârî'nin Y 14a nazarı ta‘alluk etdüği şehr-i kadîmî olmak
ile cebbâr
ve fâsık ve lûtî ve zânî ve zorba ve zemmâm ve nemmâm (---) mu‘ammer olmayup be …
Ammâ Cenâb-ı Bârî'nin Y 14a nazarı ta‘alluk etdüği şehr-i kadîmî olmak ile cebbâr ve fâsık ve lûtî ve zânî ve zorba ve zemmâm ve nemmâm (---) mu‘ammer olmayup belâsın bulur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y13b–Y14a ·
metinde göster ·
Evvelâ Mısır'ın yukaru iç kal‘ası cebel-i Mukattam'ın şimâlî ucunda bir burunda vâki‘ olmuş bir yalçın püşte üzre bir kal‘a-i zîbâdır. Ve cebel-i Cûşî'den kal‘aya bir top menzili yerdir, mâbeyne-hümâsı iki yüz zirâ‘ bir çukur taşlı deredir. Cümle vilâyet kûhkenleri dâ’imâ andan Ferhâd-vâr taş kesüp handak ederler. Ve kal‘a ile cebel-i Cûşî mâbeyni gâyet sengistândır. Hîn-i muhâsarada metrise girmek mümkin değildir. Ve kal‘anın dağ tarafı gâyet metânet üzre mebnîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y77b ·
metinde göster ·
… âlâ Mısır-ı Atîk'dir ol şehre cebel-i Cûşî'nin zıllı karâr bulur. şehr-i Fustât
ile cebel-i
Mukattam zıllinde medfûn olan ümmet-i Muhammed ehl-i cennetdir deyü râvîleri il …
Evvelâ Mısır-ı Kâhire'nin cânib-i şarkîsinde şehre hâ’il Cebelü'l-Mukattam nâmıyla meşhûr-ı âfâk olan cebel ma‘bedhâne-i Hazret-i Mûsâ ve Hazret-i Hârûn ve Hazret-i Îsâ olmağile hakkında Hazret-i Risâlet-penâh'ın kelâm-ı dürer-bârlarından niçe hadîs-i sahîh vârid olup ümmetlerin Mısır fethine tergîb etmişlerdir. Ba‘de'l-feth Hazret-i Amr ibnü'l-Âs asrında on yedi bin Sahâbe-i kirâm Cebelü'l-Mukattam'ın zıllinde medfûn olunmuşlardır. Hâlâ efvâh-ı nâsda mezkûr cebel-i mübâreke Cûşî dağı derler. şems-i âlem-tâb kubbe-i felekden baş Q 254bP 251b gösterdikde mezkûr cebelin sâyesi tâ Nîl-i mübârek sâhilinde şehr-i Fustât ki hâlâ Mısır-ı Atîk'dir ol şehre cebel-i Cûşî'nin zıllı karâr bulur. şehr-i Fustât ile cebel-i Mukattam zıllinde medfûn olan ümmet-i Muhammed ehl-i cennetdir deyü râvîleri ile niçe hadîs-i sahîh vardır. Cebelü'l-Mukattam lafzı katm'dan me’hûzdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y256b ·
metinde göster ·
mezheb-i nâ-hak Berâbire âdemleri muhtelitdir. Fûnc meliki i‘mâr etmiş bir alay …
Bu kavmin içinde Mâlikî mezheb-i hak ile Cebrî mezheb-i nâ-hak Berâbire âdemleri muhtelitdir. Fûnc meliki i‘mâr etmiş bir alay küstâh kavmdir. Bunların şeyhleri Şeyh Sa‘îd-i Cebrî'dir, kırk bin kadar cebrî ve cebbârî kavme mâlikdir. Ammâ cümlesi gâyet şâtır u fettân kavmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y409a ·
metinde göster ·