… um değildir. Ve bunlar arabalar üzre dükkânlarında çam direklerin azîm burgular
ile delüp
tulumba ederler. Başka bir musanna‘-ı garâyibdir. Telattum-ı deryâda bir gemini …
Esnâf-ı tulumbacıyân: Dükkân yedi, neferât seksen, bunların dahi pîri ma‘lûmum değildir. Ve bunlar arabalar üzre dükkânlarında çam direklerin azîm burgular ile delüp tulumba ederler. Başka bir musanna‘-ı garâyibdir. Telattum-ı deryâda bir geminin armozları açılup rahnedâr olsa su girüp gark-ı âb olmak mertebesine vardıkda der-akab bu tulumbaları geminin bir kaç yerine koyup cümle suyu san‘at ile taşra çeküp atarlar, görmeğe muhtâc bir san‘atdır. Bu kâr ile bunlar dahi tay ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 163a ·
metinde göster ·
… endler üzre çığa teller ile zeyn olmuşdur. Ammâ ekseri kulakları yanların bıçağ
ile delüp
kanları akarak turna ve şahin ve horos telleri sokmuşlardır.
Ve her biri kırkar ve ellişer dirhem tüfeng atar. Ol kadar tüfeng-endâzlardır kim pireyi ururlar ve arkalarında birer Kürd kalkanları ve ellerinde kûpâl nâm çevgânları vardır ve başlarında alaca serbendler üzre çığa teller ile zeyn olmuşdur. Ammâ ekseri kulakları yanların bıçağ ile delüp kanları akarak turna ve şahin ve horos telleri sokmuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 254b ·
metinde göster ·
… alâmet dahi üç dâne çâr-kûşe mermerleri bir yerden bir darb-ı ok ile ve kurşum
ile delüp
anı dahi asakomuşlar, ammâ iç kal‘a kapusu üzre dörd aded pehlivân gürzlerin as …
Ve bu kal‘adan taşra varoşa dörd kat kal‘a kapusundan taşra çıkılır. Her kapu mâbeyninde dîdebânlar ve pâsbân ve nigehbânlar âmâde olup her bâbların aralarındaki rûy-ı dîvârlarda niçe bin gûne musanna‘ âlet-i silâhlar ile zeyn olmuşdur ve batı tarafına nâzır büyük kapu üzre selef pehlivânları azîm temâşâgâh alâmetler asmışlar. Cümleden biri bir tuç havânı ok ile urup bir tarafdan delüp bir tarafdan çıkmış aceb şast darbdır . Bir alâmet dahi üç dâne çâr-kûşe mermerleri bir yerden bir darb-ı ok ile ve kurşum ile delüp anı dahi asakomuşlar, ammâ iç kal‘a kapusu üzre dörd aded pehlivân gürzlerin asmışlar. Aceb pehlivânlıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 183a ·
metinde göster ·
… sun‘-ı Hudâ ma‘dendir kim bir dağdan çıkar. Ol dağı kûhkenler Ferhâdî külüngler
ile delüp
niçe yüz mağârâlardan yasdık gibi ve sandık gibi kıt‘a kıt‘a parçaları çıkarup …
Der-beyân-ı temâşâgâh-ı ma‘den-i zift-i siyâh: Avlonya sancağı hâkinde aceb sun‘-ı Hudâ ma‘dendir kim bir dağdan çıkar. Ol dağı kûhkenler Ferhâdî külüngler ile delüp niçe yüz mağârâlardan yasdık gibi ve sandık gibi kıt‘a kıt‘a parçaları çıkarup cemî‘i Frengistân'dan bâzergânları gelüp zift emîni bey‘ eder yetmiş yük akçe iltizâm mâl-ı pâdişâhîdir kim gâyet çok mâl-ı pâdişâhî hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 360b ·
metinde göster ·
… azup umku kâmil seksen kulaçdır. Garâ’ib anda kim üstâd-ı kûhken kayaları lağım
ile delüp
tâ Ohri gölünden ilm-i hendese ile su getirüp âb dollâblarıyla suyu çekilüp imâ …
Der-terkîm-i binâ-yı ibret-nümâ-yı âbâdân: Cümleden câmi‘-i Ayasofya-i Kebîr vâcibü's-seyrdir. Ammâ yukaru kal‘a önünde Ohrîzâde'nin pâdişâha hibe etdiği câmi‘ önünde bir âb-ı hayât su kuyusu var kim üstâd-ı Ferhâd bu çâh-ı mâya eyle Ferhâdî külüngler urup bir bi’r-i ibret-nümâ kazup umku kâmil seksen kulaçdır. Garâ’ib anda kim üstâd-ı kûhken kayaları lağım ile delüp tâ Ohri gölünden ilm-i hendese ile su getirüp âb dollâblarıyla suyu çekilüp imârete ve câmi‘in havuzu ve Hanefî çeşmelerine ve gayri yerlerde isti‘mâl olunur bir temâşâgâh-ı vâcibü's-seyrdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 371a ·
metinde göster ·
… bulsa esîr edüp kebâb eder. Zîrâ bunlar küffârın gemileri altına dalup ve burku
ile delüp
gark ederler.
Ve bu keferenin cümlesi firkatecidir. Gemilerine aslâ bir korsan gemisi yetişmemişdir. Q 56bP 56b Ve Freng-i bedreng bunları bulsa esîr edüp kebâb eder. Zîrâ bunlar küffârın gemileri altına dalup ve burku ile delüp gark ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y113a ·
metinde göster ·