Hamd-i Hudâ bu hakîr'in dördüncü gazâsı bu Azak kal‘ası olup hakîr ol sene Kırım diyârında kalup cümle asker-i İslâm Tatar Hân gâzîleri ile Azak'da meştâ edüp serdâr-ı mu‘azzam kendü mensûbâtları ile donanma-yı hümâyûna süvâr olup Der-i devlete revâne oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 77a ·
metinde göster ·
… ânın ellerinde ve başlarında ucbe-likâ tâcları üzre gûnâ-gûn şükûfe ve ezhârlar
ile donanup
tarafeynde duran temâşâcılara şükûfe bezl ederler kim bir azîm ecnâs-ı mahlûk a …
Esnâf-ı bâğbân: Dörd mevleviyyet yerde cümle bâğ u bâğçe ve besâtîn aded 43950, hadîka-i ravza-i cinân, bâğ [u] bostândır kim gûyâ her biri İremezâtü'l-imâddır. Her bir bâğda birer âdemden kırk üç bin {tokuz yüz} elli âdem eder. Ammâ ba‘zı bâğda beşer onar âdem vardır. Bunların dükkân [ve] dezgâhları olmayup cümlesi terekecibaşı ma‘rifetiyle kırk bin asker-i pür-silâh ellerinde gûnâ-gûn kazmalar ve çapalar ve yabalar ve beller ve başlarında teller ve çapa taraklar ve tırmıklar ve küsküler ve aşlama destereleri ve keserler ve gûnâ-gûn bâğbânân âletleri ve niçe bin kınalı bostân dollâbları sığırların tezyîn edüp "Oha diha babam" diyüp "Allâh Allâh rahmet ver yâ Mevlâ, bereket ver yâ Mevlâ, kuvvet ver yâ Mevlâ" deyü feryâd [ü] figân edüp her bir bâğbânın ellerinde ve başlarında ucbe-likâ tâcları üzre gûnâ-gûn şükûfe ve ezhârlar ile donanup tarafeynde duran temâşâcılara şükûfe bezl ederler kim bir azîm ecnâs-ı mahlûk askerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 159a ·
metinde göster ·
… i'nde sebzehâne çardağın meyve-i ibret-nümâlar ile ve niçe yüz zerdûz yasdıklar
ile donadup
her şâhnişînlerinde mahbûb gulâmlar hidmet edüp ubûr ederler. Bu sebzehâne anla …
Andan yine bâzârbaşının alay-ı azîmi yürüyüp pâk müsellah askerler içre kızak-ı azîm üzre muhtesib çardağın ve Yemiş İskelesi'nde sebzehâne çardağın meyve-i ibret-nümâlar ile ve niçe yüz zerdûz yasdıklar ile donadup her şâhnişînlerinde mahbûb gulâmlar hidmet edüp ubûr ederler. Bu sebzehâne anların dahi kârhânesidir. Anıniçün tavanları ve direklerin atlas ve dîbâ ve zîbâ ile müzeyyen ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180b ·
metinde göster ·
… i bir kârhânedir. Bunlar dahi dükkânları arabalar üzre edüp sebiz-gûn bayraklar
ile donadup
âteşlerde tüfeng kaynadarak ve piyâdeleri tüfeng atarak ubûr ederler.
Bunların kârhâneleri yine tüfenghânede şâhrâhın sol tarafında hisâr dîvârı dibinde başka mescidli ve ta‘lîm-i tüfenghâneli bir kârhânedir. Bunlar dahi dükkânları arabalar üzre edüp sebiz-gûn bayraklar ile donadup âteşlerde tüfeng kaynadarak ve piyâdeleri tüfeng atarak ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 182a ·
metinde göster ·
… us askerleri bu kal‘ayı muhâsara etdiler. Deryâ tarafından iki yüz pâre kadırga
ile donanma-i
hümâyûna Kapudan Ca‘fer Paşa serdâr-ı mu‘azzam olup Bektâş Ağa donanma yeniçeri …
Sene (---) târîhinde Kuds-i Şerîf, kefere-i Freng-i bed-renk destinde iken bu kal‘a-i Şıkıf'ı Şıkıf nâm bir Dürüzî beğinin i‘ânetiyle İşpaniye binâ etmişdir. Ba‘dehû Kudüs'ü Nûreddîn-i Şehîd feth edüp bu kal‘ayı dahi Nûreddînü'ş-şehîd feth etmişdir. Ba‘dehû sene 922 târîhinde Selîm Hân fethidir, be-dest-i Yûnus Paşa. Şâm eyâletinde Kerk sancağı hudûdunda Zeydâniyye kazâsı ve subaşılığı hükmünde evc-i âsumâna ser çekmiş bir yalçın beyâz kûh-ı bülend üzre bir kal‘a-i ibret-nümâdır. Aşağı Tennûr nehrinden tâ kal‘anın zirve-i a‘lâsına iki sâ‘atde urûc olunur. Sene (---) târîhinde Ma‘ânoğlu Âl-i Osmân'a karşu durup ısyân etdikde bu kal‘aya yigirmi bin fitil tüfenk-endâz asker ile kapanup cenge âmâde oldukda kara tarafından eyâlet-i Karamân ve Sivas ve Mar‘aş, Adana ve Haleb ve Şâm ve Şâm Tarablus askerleri bu kal‘ayı muhâsara etdiler. Deryâ tarafından iki yüz pâre kadırga ile donanma-i hümâyûna Kapudan Ca‘fer Paşa serdâr-ı mu‘azzam olup Bektâş Ağa donanma yeniçeri ağası olup yetmiş seksen bin asâkir-i İslâm ile bu kal‘ayı muhâsara edüp bir taşına Ma‘ânoğlu bin baş alup öskes kal‘ayı vermeyüp asker-i İslâm hâ’ib ve hâsir gitdiler. Hâlâ Âl-i Osmân'ın meteris yerleri âşikâre durup niçe bin şühedâ-yı Âl-i Osmân medfûndur. Kıble tarafı nehr-i Tennûr deresine nâzır câh-ı gayyâdır. El-ıyâzen-billah âdem aşağı bakmağa cür’et edemez ve aşağı derenin bir tarafında Ba‘albek kal‘ası vâdîsinden gelen nehr-i Rıtân nehr-i Tennûr'a mahlût olur ve Şıkıf kal‘asına gelen Ayn-i Sûl karyesinden tulû‘ eden nehr-i Sûl bu nehr-i Tennûr'a mahlût olup mezkûr üç nehrin feryâd [u] figânından âdemin kulağı asam olup bir fersah yerden istimâ‘ olunur. Mezkûr kal‘a-i Şıkıf'dan Ma‘ânoğlu üstâd-ı kâmil kûhkenler getirüp kal‘adan aşağı nehirlere gelince bin iki yüz kademe taş nerdübân kesüp kal‘adan suya inilir nihânî su yolları vardır kim râygân değildir. Sene-i âtîde yine Ma‘ânoğlu üzre kel-evvel asker-i bî-pâyân ile Küçük Ahmed Paşa serdâr olup Ma‘ânoğlu'nu zorâzor kuvvet-i bâzû ile kal‘a-i (---)(---) çıkarup der-i devlete gönderüp huzûr-ı Murâd Hân-ı Râbi‘de kellesi galtân olup oğlu (---) Beği harem-i hâsda odasına aldı. Ammâ bu kal‘a-i Şıkıf'da hâlâ âdem âdemî-zât yok, ma‘mûr u âbâdân bir burc [u] bârûsuna rahne isâbet etmemiş şekl-i muhammes bir seng-binâ bir kal‘a-i zîbâdır. Her taş fîl cüssesi kadar var. Kat-ender-kat sarâyları ve müte‘addid hücreleri ve kâ‘aları ve bir câmi‘i ve gılâl anbarı ve cebehâne 38a odaları ve bârân-ı rahmetden nâzil olan mâ-i zülâl içün su sarnıçları var kim cümle binâlarında aslâ ahşâbâtdan bir hatab makûlesi yokdur. Cümle kârgîr binâlardır kim henüz üstâd-ı mi‘mâr elinden çıkmışdır. Ammâ bu kal‘ada sâ‘at gibi kurulu bir gûne un değirmeni vardır, diller ile ta‘bîr olunmaz san‘at-ı acîbdir. Bu kal‘a imâr olup benî Âdem ile pür olsa vâhid ke-elf bir kal‘a-i üstüvâr olurdu. Bu kal‘ayı temâşâ ederken ba‘zılar Zeydâniyye kal‘asın medh etdiler. Hemân aşağı ordu-yı İslâm'a inüp paşadan me’zûn olup kırk elli yiğit başıma cem‘ edüp nehr-i Tennûr'u geçüp yedi sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 37b–38a ·
metinde göster ·
… ir vezîr-i müdebbir-i dilîr idi. Bu kal‘ayı Kapudan Paşa iken fermân-ı pâdişâhî
ile donanma-yı
hümâyûnu üç yüz 56a pâre gemiyle bu mahalle yanaşdırup yedi ayda bu kal‘ayı t …
Sene 1036 târîhinde bu dahi Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘'in binâsıdır, be-dest-i Kapudan Çelebi Hasan Paşa. İslâmbol kurbunda Çatalca rabtasında tevellüd edüp Tabanıyassı Mehemmed Paşa çerâğlarından Hâtem-i Tay bir vezîr-i müdebbir-i dilîr idi. Bu kal‘ayı Kapudan Paşa iken fermân-ı pâdişâhî ile donanma-yı hümâyûnu üç yüz 56a pâre gemiyle bu mahalle yanaşdırup yedi ayda bu kal‘ayı tamâm edüp pâdişâha arz eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 55b–56a ·
metinde göster ·
… yrakların zeyn edüp ve cümle ağırlık[lar]ı olan Nemse arabaların dahi bayraklar
ile donadup
konağa gidüp cümle ağırlıkları yerleşdirüp ale's-sabâh bâzâr gün konağa gidüp y …
Sene 1074 mâh-ı zilka‘desinin (---) gününde Cum‘aertesi gün cümle ağırlıklar ile tuğları konakçıbaşı Beç'e götürüp konaklarımıza cümle hüddâmlarımız konup meks edüp ba‘dehu cümle hüddâmân pür-silâh olup mükellef ü mükemmel hazînedâr ağa ile geride âhen-pûş çârkâb tîrkeşli iç ağaları hazîne katârları ve arabaları ve develerin ardala ve nâkûsların çalarak ve cümle katârların havud ve hatablarına bayraklar zeyn edüp köslerin çalarak cümle çâşnigîrân ve kilarciyânlar pür-silâh küheylân atlar üzre ellerinde mızrakları üzre gûnâ-gûn harîr bayrakların zeyn edüp ve cümle ağırlık[lar]ı olan Nemse arabaların dahi bayraklar ile donadup konağa gidüp cümle ağırlıkları yerleşdirüp ale's-sabâh bâzâr gün konağa gidüp yerleşirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 54a ·
metinde göster ·
… sinde nice kal‘a ve nevâhî ve hâk-i pâke nice mâlik olabilir derse, nehr-i Edil
ile donanması
akup Bahr-i Harez'e girüp andan gemilerle Dağıstân çetinde Terek kal‘asına ve n …
Hâlâ bu Başdepe nâm mahal Terek kal‘ası hudûdunda Maskov kralı hükmündedir. Eğer su’âl olunursa Maskov vilâyeti Heyhât sahrâsının şimâli tarafında nehr-i Edil ve nehr-i Cayığ'ın öte tarafındadır, bu Dağıstân pâdişâhı ülkesinde nice kal‘a ve nevâhî ve hâk-i pâke nice mâlik olabilir derse, nehr-i Edil ile donanması akup Bahr-i Harez'e girüp andan gemilerle Dağıstân çetinde Terek kal‘asına ve niçe kend [ü] nevâhîlere mâlikdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 162a ·
metinde göster ·
Sene 1077 Zilhiccesi'nin onuncu gün ıyd-ı adhâda Karadeniz'den Ammârzâde Kapudan 195b Paşa on beş pâre kadırga ile donanma-i hümâyûn Kefe limanına azîm şâdımânlar ile girüp lenger-endâht oldukda cümle limanda olan kadırgalara cemî‘i keştîler safâ geldiniz topları ve tüfengleri atup kapudan paşaya şâdımânlar etdiler. Meğer bu kadırgalar içinde yeni olan Kırım hânı Çoban Geray Hân var imiş. Hân kapudan paşa başdardasında üç gün üç gece yatup cemî‘i Kırım halkı yeni hân geldiğin duyup şehr-i Kefe âdem deryâsı olup şâhrâhların izdihâmlarından geçilmez oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 195a–195b ·
metinde göster ·
… zârertesi vakt-i sabâhda cemî‘i guzât-ı müslimîn ile Sadrıa‘zam bir alay-ı azîm
ile donanma-i
hümâyûn sefînelerine süvâr olup du‘â vü senâ ve gülbâng-ı Muhammedî ile Kandiye …
ârâste kılup sene 1081 mâh-ı Muharremü'l-harâm'ının yedinci gün bâzârertesi vakt-i sabâhda cemî‘i guzât-ı müslimîn ile Sadrıa‘zam bir alay-ı azîm ile donanma-i hümâyûn sefînelerine süvâr olup du‘â vü senâ ve gülbâng-ı Muhammedî ile Kandiye'nin limanından alarka olup Kandiye limanı önünde cemî‘i keştîler görünme edüp tâ Venedik elçisi nâm la‘în Kumkapusu limanından üç pâre kadırgalarına süvâr olup donanma-i hümâyûn gemilerine ilhâk olunca ibtidâ başdarda-i hümâyûndan salpa demir silistireleri çalınup bir yaylım tüfeng ve toplar cümle kalyonlar ve kadırgalardan atılup rûy-ı deryâ mevc ü mevc edüp cûş u hurûşa kadırga ve kalyonların top u tüfeng sadâları münkatı‘ oldukda hemân Kandiye kal‘ası içinde kalan kırk yedi bin asker-i İslâm dahi bir ağızdan sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup her tarafdan kol kol gülbâng-ı Muhammedîler çekilüp anın dahi velvelesi tamâm olmadan kırk yedi bin asâkir-i İslâmın elli altmış bin aded sığâr u kibâr hüddâmlarının bellerinde ve ellerinde çakmaklı kol tüfengleri ve dalyan tüfenglerinin yüz bin kadar muşkat tüfenglerine bir yaylım âteş edüp anın dahi ra‘d-vâr gürüldüleri sadâsı tamâm olmadan Kandiye kal‘asının der-i dîvârları ve cemî‘i ebrâclar ve cümle tabyaları üzre âmâde durup sekiz yüz kırk altı pâre top-ı kûplara bir fitilden âteş edüp zemîn ü âsımân dir dir ditreyüp kal‘a-i Kandiye murğ-ı semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 329a ·
metinde göster ·
Anda hânedân sâhibi İbrâhîm Çelebi hakîre bir fırkateyi elli şehbâzı
ile donadup
altı atımız ve beş âdemimiz ile bizi firkateye koyup poyraz rûzgârı ile orsa or …
Anda hânedân sâhibi İbrâhîm Çelebi hakîre bir fırkateyi elli şehbâzı ile donadup altı atımız ve beş âdemimiz ile bizi firkateye koyup poyraz rûzgârı ile orsa orsa sekiz mîl yine Menteşe kenârınca,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y104a ·
metinde göster ·
… Ve Reşîd ve Dimyât sancaklarına İskenderiyye beği serdâr olup altı pâre kadırga
ile donanma-yı
hümâyûn ile tüccâr sefînelerin (---)(---)(---) sefere götürüp getirmeğe me’mû …
Ve biri dahi İskenderiyye sancağı dahi Dimyât Reşîd gibi Mısır dîvânından sâlyâne alup iki pâre kadırga ile kapudan paşa ile sefer eşer (---)(---)(---) sefer edüp. İskenderiyye sancağı âlîdir. Ve Reşîd ve Dimyât sancaklarına İskenderiyye beği serdâr olup altı pâre kadırga ile donanma-yı hümâyûn ile tüccâr sefînelerin (---)(---)(---) sefere götürüp getirmeğe me’mûrladır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y60a ·
metinde göster ·
… r-silâh olup küçük kayıkları ve kayasaları kızaklar üzre filandıra ve bayraklar
ile donadup
Mısır içinden bu gemileri çekerek, "Eyya mola ya mola" deyüp feryâd ederek Bula …
Bu esnâflar cümle Bulak şehrinde mevcûd olup cemî‘i gemiciler pür-silâh olup küçük kayıkları ve kayasaları kızaklar üzre filandıra ve bayraklar ile donadup Mısır içinden bu gemileri çekerek, "Eyya mola ya mola" deyüp feryâd ederek Bulak re’îsleri ile Eski Mısır re’îsleri birbirlerile top u tüfeng atup ceng eder şeklinde şâdumânîler ederek bu ecinne askeri ile Süveys kapudanının kethudâsı filandıra bayrakların ve orsa filandıra ve sancakların açup yetmiş seksen dilberânıyla muhteşemâne marankoz Y 169b başıyla atbaşı berâber mehterhânesin çalarak ubûr ederler. Bunların alayından gayrı sancak ve bayrak yokdur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y169a–Y169b ·
metinde göster ·