deyüp üç murabba‘ ve bir semâ‘î ve ba‘dehû bir dü-beyt ile faslı tamâm etdiğimde cümle huzzâr-ı meclis engüşt-ber-dehen edüp hemân Hân eyninden tarz-ı Acemâne semmûr libâçesin kendi eliyle eynime giydirüp hezâr-ahsend deyüp bir Gürcî gulâmı ihsân etdi. Ve "sad-i lek bârekallah ey Kayser-zemîn âlüftesi" deyüp on tümen Abbâsî ve bir karaçabuk esb-i sabâ-reftâr hîbe eyleyüp bizden artık emîn olup bâde teklîfinde olmadı. Kâmil bir ay her şebimiz leyle-i kadr ve her rûzumuz yevm-ı ıyd-ı adhâ olup niçe bunun emsâli cân sohbetleri edüp şehr-i Tebrîz-i dilâvîzi seyr [u] temâşâ ederdik. Ammâ adl-i adâlet ve emn [u] emânlarına ve re‘âyâ vü berâyâ perver olmalarına ve zabt u rabt ve çârsû-yı bâzârının pâklığına ve narh-ı Şeyh Safîlerinin nizâm [u] intizâmlarına aşk-ı sad-lek aşk olsun. Zîrâ cemî‘î halkı ehl-i zevk ve ehl-i şevk ve ıyş [u] ışret sâhibleridir ammâ şâhrâhda aslâ mestâne bir kimesne yokdur. Gâyet mü‘eddeb halkı vardır kim anların hakkında bu şi‘r-i belîğ denilmişdir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 302a ·
metinde göster ·
Ve monla hazretleri dörd kerre dîvân-ı Budin'e örf-i izâfetiyle çıkup şer‘
ile fasl-ı
da‘vâ eder, ammâ Şâfi‘î ve Hanbelî ve Mâlikî mezhebi nâ’ibleri yokdur, zîrâ bu …
Ve monla hazretleri dörd kerre dîvân-ı Budin'e örf-i izâfetiyle çıkup şer‘ ile fasl-ı da‘vâ eder, ammâ Şâfi‘î ve Hanbelî ve Mâlikî mezhebi nâ’ibleri yokdur, zîrâ bu mezâhib-i sâlisden âdemler bu diyârda yokdur, ammâ cümle mezheb-i Nu‘mân ibn Sâbit İmâm-ı A‘zamîler ve hümâm-ı akdemîlerdir. Ve monlâya beher sene adâlet-i hak üzre bir hüccete yigirmi dörd akçe almak şartıyla on bin guruş pîş-tahta mahsûlü hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 78b ·
metinde göster ·
… üp ol sâ‘at Âdiliyye'ye matbah gidüp ertesi ale's-sabâh cümle paşalı sâde zurna
ile fasl
ederek paşa kethudâsıyla Mısır içinden ubûr eder. Ammâ bu alayda Mısır askerind …
Âsitâne-i sa‘âdete bu doğan hazînesine varan askeri izn-i pâdişâhî ile her kim teftîş edüp mevcûd nâ-mevcûd olanı yokladı ise yine sa‘âdetlü pâdişâh Mısır vezîrine doğan şalvârı kılıç kaftanın verüp on beş âdem ile kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek Mısır'a karîb Bilbeys'e geldükde bir âdemin ileri paşa kethudâsına gönderüp ol sâ‘at Âdiliyye'ye matbah gidüp ertesi ale's-sabâh cümle paşalı sâde zurna ile fasl ederek paşa kethudâsıyla Mısır içinden ubûr eder. Ammâ bu alayda Mısır askerinden dîvân çavuşları ve çavuşlar kethudâsı ve müteferrikabaşı ve tercümân ağadan gayrı yokdur, cümle paşalı alayıdır, ammâ mükellef alay ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y211a ·
metinde göster ·