… larından olup Akkirmân fethinde şehîd olup na‘ş-ı şerîflerin Bâyezîd Hân sallar
ile getirüp
Şeyh İsmâ‘îl Mes‘ûdî cenbinde defn ederler. Ve,
Ve civârında Gâzî Arslan Beğ ve Durhan Beğ ve Evren Beğ. Bunlar Bâyezîd Hân umerâlarından olup Akkirmân fethinde şehîd olup na‘ş-ı şerîflerin Bâyezîd Hân sallar ile getirüp Şeyh İsmâ‘îl Mes‘ûdî cenbinde defn ederler. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 168a ·
metinde göster ·
… askerinden bir korucubaşı ele getirüp Serdâr İbrâhîm Paşa huzûruna kayd ü bend
ile getirüp
Âsaf-ı Berhıyâ İbrâhîm Paşa dili söyledir ve şâhın dahi geleceğin haber alır ve …
Bu sahrâ-yı hâmûnda yedi yerde püşte püşte benî Âdem üstühânları mâl-â-mâl idi. Bizimle refîk olan yasavul ağası olan Zâl-ı zamândan, "Bu üstühânlar nedir?" deyü su’âl etdikde ol kırçıl eyitdi: "Ey oğul! Sene 940 târîhinde Süleymân Hân Tebrîz'in Ucân yaylasında otururken Acem diyârın nehb ü gâret etmeğe İbrâhîm Paşa'yı seksen bin asker ile serdâr edüp Erdebil ve Merâğa ve Kehrevân ve Kum ve Kâşân câniblerin âlân u tâlân ide. Şâh dahi Osmânlı'nın bu hareketinden haberdâr olup yetmiş bin güzîde asker ile Halefüddîn Hân'ı sipehsâlâr-ı mu‘azzam edüp gönderüp bu Sercem sahrâsı içre iki asker meks ederler. Çün inâyet ü himâyet-i Bârî yârî olup Akkoyunlu beğzâdelerinden Murâd Beğ kim diyâr-ı Horasân'dan üç bin fetâsıyla gelüp Osmânlı'ya mu‘în ü yâr ve Kızılbaş'a adüvv-i hûnhâr olmuşdu. Hikmet-i Rabbânî mezkûr beğ karavulda nigehbânlık ederken Acem askerinden bir korucubaşı ele getirüp Serdâr İbrâhîm Paşa huzûruna kayd ü bend ile getirüp Âsaf-ı Berhıyâ İbrâhîm Paşa dili söyledir ve şâhın dahi geleceğin haber alır ve Hoca Hâfız-ı Şîrâzî Dîvânı'ndan tefe‘ül edüp bu beyt gelir. Şi‘r:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 304a ·
metinde göster ·
… i Kars'ı ve kal‘a-i Erzurûm'u feth edüp Abaza Paşa'yı Der-i devlete kayd ü bend
ile getirüp
yine Abaza Paşa'nın defter-i cürmüne Sultân Murâd Hân afv kalemin çeküp Bosna e …
Çün Hâfız Paşa Bağdâd'dan bî-feth hâ’ib ü hâsir geldikde sene 1036 târîhinde mühürden ma‘zûl olup Halîl Paşa diğer vezîria‘zam oldu ve 1036 sene-i mezbûrda Dişlen Hüseyin Paşa Abaza üzre me’mûr olup Kars kal‘ası istihlâsına gidüp Abaza Paşa eliyle Dişlen Hüseyin Paşa'yı şehîd etdi. Sene 1038 târîhinde Hüsrev Paşa vezîria‘zam olup serdâr-ı mu‘azzamlık ile Abaza Paşa üzre gidüp kal‘a-i Ahıçka'yı ve kal‘a-i Kars'ı ve kal‘a-i Erzurûm'u feth edüp Abaza Paşa'yı Der-i devlete kayd ü bend ile getirüp yine Abaza Paşa'nın defter-i cürmüne Sultân Murâd Hân afv kalemin çeküp Bosna eyâletin ihsân eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 335b ·
metinde göster ·
nakl-i meclis ederlerdi, zîrâ bu gölün mâhîleri misk gibi kokar, aslâ ve kat‘â …
Hattâ Sultân Murâd-ı Râbi‘'e âlât-ı meclis içün bu mâhîlerden tuzlayup ılgar ile getirüp nakl-i meclis ederlerdi, zîrâ bu gölün mâhîleri misk gibi kokar, aslâ ve kat‘â balık râyihası yokdur. Ve cemî‘i hükemâ kavlince balık muzırdır, lâkin bu gölün balığın Fireng zahmına mübtelâ olanlar yese bi-emr-i Hudâ şifâ bulur. Bu balıkların kebâbı ve çorbası ve tavası gâyet lezîz ve latîfdir. Hattâ bu hakîr-i pür-taksîr bu felek-i kec-revde çok tek ü bûm olup çok dâr [u] diyâr geşt [ü] güzâr eyledim, ammâ bu buhayrenin mâhîleri gibi mâ’ide görmedim. Gûyâ lezzetde ilikdir, ammâ cümleden memdûhu la‘lgûn pul ile halk olunmuş alabalığı ve sazan ve levrek balıklarının her biri ellişer vukıyye gelir gûnâ-gûn mâhîlerdir, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 178b ·
metinde göster ·
… leriyle Dervîş Ahmed ve Dervîş Türâbî at sâhibleri olan Tatarları kayd [u] bend
ile getirüp
,
Biz yine Tatar leşkerinin yanlarına gelüp gulâmlar esbâbları ve silâhların alup yedisinin dahi başların kesüp terkilerine asdılar. Bir sâ‘atden anı gördük, Maskov kâfirleriyle Dervîş Ahmed ve Dervîş Türâbî at sâhibleri olan Tatarları kayd [u] bend ile getirüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 182a ·
metinde göster ·
… dân-ı azîmdir kim vasfında lisân kâsırdır. Bunda gelini yüz bin gûne şâdımânlar
ile getirüp
Cum‘a gecesi beğe arûsu teslîm edüp ol gece sabâha dak bir ayş u ışret ve sâz s …
Ergiri kazâsı hudûdunda bâğ-ı İrem-misâl âb-ı hayâtları cârî ve revân bir dağ eteğinde cümle iki yüz aded kayağan örtülü Ârnâbûd evleridir, ammâ ahâlîsi müselmânlardır. Bir câmi‘i ve bir mescidi ve bir hânı ve bir küçük hammâmı var. Zeynel Paşa oğlu bunda çiftliği içre sâkindir. Gâyet hânedân-ı azîmdir kim vasfında lisân kâsırdır. Bunda gelini yüz bin gûne şâdımânlar ile getirüp Cum‘a gecesi beğe arûsu teslîm edüp ol gece sabâha dak bir ayş u ışret ve sâz söz ve hây hûy zevk u safâ-yı Hüseyin Baykara meclisleri oldu kim sabâhısı "Yetmiş aded şarâb fıçısı boş kaldı ve iki bin kebâbı tenâvül olundu" deyü tefâhur kesb etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 356a ·
metinde göster ·
… lde tobralar ile biz de taşırdık" deyince tîz ol on aded zebbâli dahi hımârları
ile getirüp
anlara dahi işkence edüp bülbül-i gûyâ gibi bir bir mâhiyyât-i hâl-i pürmelâlle …
"Vallâhi bizim taşrada on aded refîklerimiz vardır. Bu şehir içre zebbâl sûretinde hımârlar ile hidmet eder şeklinde haftada bir iki kerre bize gelüp toprak taşırlardı. Ve ba‘zı mahalde tobralar ile biz de taşırdık" deyince tîz ol on aded zebbâli dahi hımârları ile getirüp anlara dahi işkence edüp bülbül-i gûyâ gibi bir bir mâhiyyât-i hâl-i pürmelâllerin söylediler. Ammâ hücreleri içre lağım yolların bulamadılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y284b ·
metinde göster ·
… da âbâdân Urbân kurâları vardır. Cümle metâ‘ların ve âb-ı zülâl suların develer
ile getirüp
huccâcı ve hayvânâtların saky ederler. Ve ol kabîlenin cümle develeri ve koyunl …
Ve bu mahallin cânib-i selâsında âbâdân Urbân kurâları vardır. Cümle metâ‘ların ve âb-ı zülâl suların develer ile getirüp huccâcı ve hayvânâtların saky ederler. Ve ol kabîlenin cümle develeri ve koyunları bu deryâ kenârına gelüp bu deryâ suyu ile gasl ederler. Cümle hayvânâtda olan sakırka ya‘nî kene zehr-i mâr suyun te’sîrinden düşüp bu sâhil-i deryâya konan huccâca üşerler. Halâs mümkin değildir. Ammâ leb-i deryâdan alarka konulsa latîfdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y374b ·
metinde göster ·
… n deve yükü su alır, Q 191a azîm evkâfdır. Her sene bu suları Nîl'den develer
ile getirüp
sarnıclar leb-ber-leb olur. Ve hammâm ile orta kal‘a mâbeyninde yüz amûd üzre ⟦ …
Ve yine iç kal‘ada çârsû içinde Öküz Mehemmed Paşa'nın bir sarnıcı var, yigirmi bin deve yükü su alır, Q 191a azîm evkâfdır. Her sene bu suları Nîl'den develer ile getirüp sarnıclar leb-ber-leb olur. Ve hammâm ile orta kal‘a mâbeyninde yüz amûd üzre P 189a bir sarnıc var kim deryâ-misâl bir sarnıcdır. Hîn-i muhâsarada Yûsuf kuyusundan ve Nîl'den niçe kerre yüz bin deve yükü su getürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y85b ·
metinde göster ·
tarîk-ı âmlar üzre döküp halk sehel gezmeğe başlar. Zîrâ şehr-i Mısır içre aslâ …
Ol ecilden vâlî-i vilâyet ya‘nî subaşı kırk elli bin zebbâl hammârların türâb-ı yâbis ile getirüp tarîk-ı âmlar üzre döküp halk sehel gezmeğe başlar. Zîrâ şehr-i Mısır içre aslâ kaldırım yokdur. Anıniçün çamur olur kim Allâhümme âfinâ, böyle çamur meğer Silisre şehrinde ola. Lâkin diyâr-ı Mısır sevâhil memleket olmağile yılda bir kerre iki kerre yağmur yağar. Eğer Rûm gibi her bâr yağmur yağsa Mısır harâb olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y128a ·
metinde göster ·
… Nîl cezîrelerinde hâsıl olmuş Y 415a ılgın ve santa ve sac ağacların develeri
ile getirüp
kal‘ayı ma‘mûr etmeğe me’mûrlardır. Yohsa Rûm kal‘aları gibi dizdârı ve neferât …
Ve ekseriyyâ bu diyârın niçe kerre yüz bin kavmi karalar kara obalar ile konup göçerler, sahrânişîn âdemleri çokdur. Taşra varoş kal‘asın ta‘mîr ü termîm murâd edindiklerinde bu kavme fermân edüp Nîl cezîrelerinde hâsıl olmuş Y 415a ılgın ve santa ve sac ağacların develeri ile getirüp kal‘ayı ma‘mûr etmeğe me’mûrlardır. Yohsa Rûm kal‘aları gibi dizdârı ve neferâtları yokdur. Ammâ sehl cebehâne ve bârûd-ı siyâhı ve elli aded şâhî topları ve ba‘zı tüfeng-endâzları vardır, ammâ atmağa ol kadar cür’et edemezler. Gâyet vehhâm ve müdrik ve ihtimâlci kavmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y414b–Y415a ·
metinde göster ·